Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.874.393

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Bir gün cihân pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân Han, Yahyâ Efendi hazretlerine bir hatt-ı şerif gönderdi ve; "Ağabey! Sen ilâhi sırlara vâkıfsın, bilirsin. Kerem eyle de bize Osmanoğullarının âkıbetinin ne olacağını haber ver. Nesli kesilip yok mu olacak. Yok olacaksa, bu hangi sebeptendir." dedi. Hatt-ı şerifi okuyan Yahyâ Efendi eline kalem kâğıt alıp; "Kardeşim! Neme gerek." diye iri harflerle yazıp Kânûni'ye gönderdi. Kânûni, Yahyâ Efendiden gelen mektûbu okuduğunda hayretler içinde kaldı. Fakat bir şey anlamamıştı. Derhal bir kayık hazırlanmasını emretti ve bu bilmece sözün mânâsını anlamak için Yahyâ Efendinin dergâhına geldi.

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmaz dı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenlerden bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Dükkî

Muhammed Dükki hazretleri evliyanın büyüklerindendir. İran'da Dinever'de 240 (m. 854) doğ­du. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Bağ­dad'a gitti. Büyük veli İbnü'l-Cellâ hazretlerine talebe oldu. Cüneyd-i Bağ­dadi ile görüştü. Meşhur âlimlerden kıraat ve hadis okudu. 360 (m. 971)'de Bağdad'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kibirli Olanları Elbette Sevmez

Vehbi Tülek

Nûreddin Mahmûd Hamevi hazretleri Şâfii hadis ve fıkıh âlimidir. 750 (1349)'da Suriye'nin Hama şeh­rinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam ve Mısır'a git­ti. Tekrar Hama'ya dönerek talebe yetiştirdi. Bunların en meşhuru İbn-i Hacer Askalâni'dir. Sonra Hama ka­dılığına tayin edildi. 834'te (m. 1431) Hama'da vefat etti. ''Tehzibü'l-Metâli'' isimli eserinde şöyle nakleder:

Dünyâ Ne Demektir Biliyor Musunuz?

Vehbi Tülek

Habîb-i Râî Hazretleri

Vehbi Tülek

Habib-i Râi hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. Sekizinci yüzyılda Bağdât'ta yaşamıştır. Koyun otlattığı için "Râi" diye tanınmıştır. Râi, "çoban" demektir. Bahreyn'de doğdu. 748 (H.130) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan (aleyhimürrıdvân) Selmân-ı Fârisi'nin sohbetinde bulunmakla şereflendi...
Habib-i Râi hazretleri vefatından kısa bir zaman önce, kendisinden nasihat isteyen bir gence buyurdu ki:

Özür, Yalnız Abdesti Bozan Şeylerdir

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebî

Vehbi Tülek

Es'ad Bin Ebî Nasr El-mihenî

Vehbi Tülek

Vefâttan Sonra Bizim Mekânımız Burasıdır

Vehbi Tülek

Bidat Ehli, İslam âlimini Beğenmez

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Her An Allahü Teâlâ Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Sünnet Akçesi

Sakin Kalyona Binme

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

A'meş Ve Hanımı

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek