Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.122.266

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Osmanlı'nın Amerika'daki son büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey, Sâdettin Nihat Paşa (Polonyalı Bilinski)'nın oğlu (Alfred) olarak 1862'de Midilli'de doğmuştur. Babası gibi o da Müslümanlığı kabul etmiş ve Ahmet Rüstem adını almıştır.Ahmet Rüstem Bey, Beyaz Saray'ı ziyaretinde, yerde serili ayyıldızlı halıyı görmüş ve kıyâmeti koparmıştı: "Bu yere serdiğiniz ve çiğnenmesini istediğiniz halı, benim memleketimin şerefidir. Üzerinde hem dini inancımızın hem de bayrağımızın ayyıldızı var. Onun yeri, ayakların altı değil, ellerin erişemeyeceği yükseklerdir. Bu halı buradan kaldırılana kadar, sarayınıza adım atmam mümkün olmayacaktır."

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Taşkesenli Gazi İbrahim Efendi

İbrahim Efendi, Anadolu'da yetişen velilerdendir. 1855 (H.1272) senesinde Bingöl'de doğdu. Küçük yaşta tahsil hayatına başlayan İbrâhim Efendi, çeşitli medreselerde eğitim gördü. Amcasının oğlu Şeyh Ahmed Efendinin sohbetlerinde kemâle geldi. Hocası Ahmed Efendi ile Erzurum'a gidip, Taşkesen köyüne yerleşti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Başka, Adam Kılığına Giren Başkadır!

Vehbi Tülek

Hüseyin Hamevi hazretleri Suriye'deki evliyânın büyüklerindendir. 1106 (m. 1694)'de Şam'da vefât etti. Cenâze namazını Şeyh Abdülgani Nablüsi hazretleri kıldırdı. Bir talebesine yazdığı mektûbunda buyurdu ki:

"kebîr-ül-evliyâ" Celâleddîn Hindî

Vehbi Tülek

Dâvûd-i Kayserî

Vehbi Tülek

Dâvûd-i Kayseri hazretleri, Osmanlı Devletinin kuruluş döneminde yetişen âlim ve velilerdendir. 1258 (H.656) veya 1261 (H.659) senelerinde doğduğu tahmin edilmektedir. Kayseri'de doğmuştur...

Eshâb-ı Kirâmı Ve Ehl-i Beyti Sevmek

Vehbi Tülek

beni Bu Zalimin Elinden Kurtar!..

Vehbi Tülek

Şehzade Ömer Faruk Efendi

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Mensûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

Gözyaşı Denince Küllab Bin Ceri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Hizir Ve Gelin

Altıyüz Dirhemlik İp

İmanı Ona Kafidir

Bereketi Var Mı?

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek