Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.493.697

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

36 - Gel Kerem Eyle

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han devri, dış politikada Osmanlı devletinin en başarılı olduğu bir dönemdir. Bütün Avrupa devletlerini idare ederek, iç savaş yapmadan 33 yıl geçmişti. 19. yüzyıl sonlarında Rusya, sınırlarını Japon denizine kadar genişletti ve yayılmacı siyaseti, uzakdoğu için de bir tehdit unsuru olmuştu. Bu yüzden Japonya İmparatorluğu, Rus tehlikesine karşı Osmanlı devleti ile işbirliği yapmayı kararlaştırdı. Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askeri harekata hazırlanıyordu. Sultan Abdülhamid, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu işbirliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya'nın Rusya'ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897'de İstanbul'a geldi. Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bilmediğini, âhireti Düşünen âlimlere Sor

Hâlid Zibâri hazretleri Osmanlı devrinde yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1826 (H.1242) senesinde Diyarbakır'da doğdu. Tasavvuf büyüklerinden olan Şeyh Muhammed Ayni'nin sohbetlerinde yetişti ve kerâmet sâhibi kızı Fâtıma-ı Sâliha ile evlendi. Hocasının emri ile ona vekil olarak insanları irşâd için Basret köyüne gitti. 1863 (H.1280) senesinde Şırnak'ın Basret köyünde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebedi Azaptan Kurtulmak Için

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Zeytûni hazretleri Hanbeli mezhebindeki fıkıh âlimlerindendir. 498 (m. 1104)'de Bağdad'da doğdu. 586 (m. 1190)'da vefât etti. Bir dersinde Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimize tazim hakkında buyurdu ki:

Muhammed Osman El-mergânî

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Atıyye el-Avfi hazretleri Kûfe'de yaşamış olan Tabiin'in büyüklerinden olup tefsir ve hadis âlimi idi. Doğduğu zaman Hazret-i Ali "radıyallahü anh", "Bu Al­lah'ın bir atıyyesidir" diyerek adını Atıyye koydu. Ebû Said el-Hudri, Ebû Hüreyre, Abdullah İbn-i Abbas gibi sahâbilerden hadis tahsil etti. 111 (m. 729)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

silsile-i Aliyyeden Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Zekvân Bin Abdullah Teymî

Vehbi Tülek

Mallarınız Ile Herkesi Memnun Edemezsiniz

Vehbi Tülek

öl Dedi Öldü diril Dedi Dirildi

Vehbi Tülek

Nûri Bin Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

Haram Olan Emirlerine Itaat Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bizi Hatirlayin!

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hayat Kurtaran Yalan

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek