Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.925.966

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Kimselere Yaklaş Kötülerden Uzaklaş!

Seyyid Âdem Bennûrî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'da Serhend'in Bennûr kasabasında doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden olan Hâce Hıdır'dan feyiz aldı. Sonra Hâce Hıdır'ın işâreti ile İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin huzurlarına kavuştu. Birkaç ay gibi kısa bir müddette, eşsiz derecelere ulaştı. İmâm-ı Rabbânî, Seyyid Âdem-i Bennûrî'ye icâzet verip, insanlara doğru yolu göstermek vazîfesi ile Bennûr'a gönderdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

66 - Para Böyle Günler İçindir

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

93 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının en şiddetli günlerinde, Akçaabat sokaklarında bağıran tellalın söyledikleri sözler halkın yüreğine hançer gibi saplanıyordu:-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskof gavuru onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven kara Moskofa karşı silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin!O sırada Moskoflar kıt'alar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Akçaabat o tarihlerde ne kadar yerdi ki zaten! Kasabayı kır gezintisine çıkar gibi işgal edeceklerdi! Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyor:-Olamaz!...İmkansız!... bir kasaba. Çoluk-çocuk, kadın! Bunların yarısı kadar da ihtiyar. Korkak herifler. Nasıl yüz çevirirsiniz?

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbimden Üç Şey Istedim

Abdurrahmân bin Yûsuf el-Cevzi hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerinden olup, meşhur âlim, Abdurrahmân Cevzi'nin torunudur. 606 (m. 1209)'da doğdu. 656 (m. 1258)'de Hülâgu'nun Bağdad'ı istilâsı sırasında şehid edildi. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Nikâh Yapmayı Emretmekte

Vehbi Tülek

Mecdüddin-i Mûsuli hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 599 (m. 1202) senesinde Musul'da doğdu. Şam'a giderek meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Yaşadığı devirde, fıkıh ve usûl ilimlerindeki âlimlerin en büyüğü oldu.

Dünyâda Hak Ile Bâtılın Karışması Lâzımdır!

Vehbi Tülek

her Üzüntü Fazîlettir!..

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Pârisâ, Şah-ı Nakşibend hazretlerinin en sevdiği talebesi olan Muhammed Pârisâ hazretlerinin oğludur. Doğum târihi bilinmemektedir. 1460 (H.865) senesinde vefât etti. Kabri Belh şehrindedir...

Abdurrahman Bin Âiz

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Doyması Yemekle Olan Kimse, Dâimâ Açtır

Vehbi Tülek

yeni Çağın Bayraktarı Ulubatlı Hasan

Vehbi Tülek

Talebe, Murâdına Ermek Için Çalışır

Vehbi Tülek

Siz, Hidâyete Götüren Rehber Olacaksınız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Başka Du Bilmez Misin?

Sarik Ve Sakal

Minareden Okunan Şiir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Adalet Ve Tevazu

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek