Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.609.286

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Silada

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hamza Efendi

Hamza Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Malatya'nın Darende kazasında doğmuş ve 1694 (h.1105) senesinde orada vefat etmiştir. Çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Alışveriş bilgilerini anlatan (Bey' ve şirâ risâlesi) çok istifadelidir. Bu kitapta buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanların En Fazîletlisi Allah Yolunda Cihâd Edendir

Vehbi Tülek

Abdürrazzâk San’ânî hazretleri Hadîs ve fıkıh âlimidir127 (m. 744)’de Yemen’de San’a’da doğdu. 211 (m. 826)’da vefât etti. Hadîs ilminde, hafız (yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezbere bilen) bir zât idi. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Kısa zamanda yükselip herkes tarafından tercih edilen bir âlim oldu. Dînî mes’eleleri çözmesi için, her taraftan kendisine müracaat ederlerdi.  Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden ba’zıları:

Onun Gönderilmesi Ile Peygamberlik Son Buldu

Vehbi Tülek

Resulullah Güldüğü Zaman, Duvarlar Üzerine Nur Verirdi

Vehbi Tülek

İbrâhim Bâûnî hazretleri Şâfîî mezhebi âlimidir. 777 (m. 1375) senesinde Suriye’de bulunan Safd’da doğdu. Devrinin büyük âlimlerinin derslerine devam ederek icazet aldı ve Safd’da kadılık vazîfesine tayin edildi. Sonra Şam’da Benî Umeyye Câmi hatîbliğini ve Şemisatiyye Medresesi’nde başmüderrislik vazîfesini yaptı. 870 (m. 1465) senesinde Şam’da vefât etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Minhât-ül-lebîb fî Sîret il-Habîb” isimli eserinde şöyle anlatır:

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

Bu Ayda Rahmet Kapıları Açılır

Vehbi Tülek

Müzhirüddîn Harezmî

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Şirvânî

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Abdülmelik Bin Umeyr

Vehbi Tülek

Çölde Taze Ekmek Ikram Eden Zat!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Yüz Vermedin!

Alabilirsen Al

Sakin Kalyona Binme

Keramete İnanmayan Âlim

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek