Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.666.122

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya'da yaşadı. Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Penç kalesi, Süleymân Şah zamânında mücâhid gâziler tarafından alınmak istendi. Kaleyi top ve tüfekle günlerce muhâsara altında tuttular. Bu sırada yirmiden fazla gâzi, orduya azık getirmek için, Penç Kalesinin ilerisindeki Lince vilâyeti taraflarına giderlerken, yolda bol miktârda ganimet ele geçirdiler. Gaziler bu ganimetin verdiği sevinç içinde yollarına devam ederlerken, karşılarına yedi yüz kadar düşman askeri çıktı. Gâzilerin sayısı az olduğu için onlara teslim oldular. Düşman askerleri bunları alıp, Lince'ye yedi gün mesâfe uzaklıkta ve deniz kenarında bulunan Papa Suntüres Kalesine hapsettiler. Bu kalenin tâmire ihtiyâcı vardı. Bu yüzden esir müslümanları tâmir için gündüz çalıştırırlar, gece hapsederlerdi. Bu esirlerin içinde, Ahmed Zâza isminde bir zât vardı. Bu zât şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sözlerinden Istifade Edilen Kullar

Ebü'l-Hüseyn Kurâfi hazretleri Mısır'da yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. 270 ( m. 884)'de Kâhire'de doğdu. Dimyat'ta otururdu. 380 (m. 990)'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin İyâş

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin İyâş, sâlih, faziletli ve çok ibâdet eden bir zâttı. Fıkıh ilminde de geniş bilgiye sâhipti. Elli sene yumuşak yatakta yatmamıştı. Kur'ân-ı kerimi çok okurdu.
Bişr bin Hâris hazretleri anlatır:
-Ebû Bekr bin İyâş'ın şöyle dediğini duydum: "Ey sağımda ve solumda bulunan Kirâmen kâtibin melekleri, benim için, Allahü teâlâya duâ ediniz. Çünkü siz, Allahü teâlâya benden daha çok ve daha iyi itâat ediyorsunuz, emirlerine uyuyorsunuz..."

Belek Bey

Vehbi Tülek

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Tahmân hazretleri tabiinden hadis, fıkıh ve kelâm âlimidir. 80'de (m. 699) Afganistan'da Herat'ta doğdu. Bağdad ve Hicaz'a giderek Süfyân-ı Sevri hazretleri gibi ta­biin âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye yerleşti. İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretleri ile görüştü. 168'de (m. 784) Mekke'de vefat etti. Buyurdu ki:

Dinlerini Dünya Için Satanlar

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yusuf-i Hemedani

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Atâ Bin Yesâr

Vehbi Tülek

Dâvûd Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Er-riyâşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek