Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.279

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Ermeni olaylarının cereyanı sırasında Sultan İkinci Abdülhamid'e şiddetle muarız olan ve hükûmetine yazdığı raporla İngiltere hariciye nazırı (dışişleri bakanı) Lord Salzbury'nin Türkiye aleyhinde icra ettiği teşebbüslerin ve nihayet parlâmentoda söylediği şiddetli nutkun âmillerinden bulunan İstanbul'daki İngiliz elçisi Sir Flip Küri'nin teşebbüsü neticesiz kalınca İstanbul'dan gönderilecekti... Vedânâmesini takdim için hariciye nezaretine tevdi ettiği huzura naliyet istidası padişah tarafından bilhassa uzatıldıktan ve binaenaleyh sefir epeyce kızdırıldıktan sonra nihayet huzura kabul olundu.

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Konya Vâlisi Ferid Paşa, Hacı Abdullah Efendinin ziyâretine geldi. Birkaç gün Seydişehir'de kalan Paşa, Abdullah Efendinin sohbetlerine katıldı. Paşa ayrılmak üzere izin isteyince, Abdullah Efendi, işlerinin hayırlı olması için Paşaya duâ etti. Paşa ayrılırken; "Duâ buyurun efendim! İlk fırsatta ziyâretinize tekrar geleceğim." deyince, Abdullah Efendi; "Seydişehir'e son gelişiniz, bir daha görüşemeyeceğiz." buyurdu. Bu sözlerden Ferid Paşa üzülünce, Abdullah Efendi; "Merak etmeyin netice hayırlıdır." dedi. Seydişehir'den ayrılan Ferid Paşa AntalyaSancağına teftiş için gitti. Burada sadrâzam olduğuna dâir telgraf alarak hemen deniz yoluyla İstanbul'a gitti. Bir daha Seydişehir'e gelmek nasib olmadı.

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hiç Kimseyi Onun Önüne Geçirmez

Vassaf Abdullah Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının yetmişincisidir. 1073 (m. 1662)'de Akhisar'da doğdu. 1174 (m. 1761)'de İstanbul'da vefât etti. Ebû Bekir ve Ömer'in (radıyallahü anhüma) faziletleri ile ilgili şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplerin De Pası Vardır Ve Bu Pas Istiğfarla Giderilir!

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Melîhî hazretleri hadîs, lügat ve fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Herat’ta doğdu. 463 (m. 1070) yılında vefât etti. Birçok âlimden hadîs-i şerîf işitti. Duyduklarını yazarak ezberledi. Fıkıh ve hadîs ilminde zamanın ileri gelen âlimlerinden oldu. Talebe yetiştirip kitaplar yazdı.

Özür Sahibinin Abdesti Ne Zaman Bozulur?

Vehbi Tülek

Mehmed Behâeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudsi Bozkıri hazretlerinin oğlu olan Mehmed Behâeddin Efendi 1831'de doğmuştur. Uzun müddet Konya Bekir Sami Paşa Medresesinde müderrislik yaptı. 1906 yılında vefât etti. Türbesi Konya'dadır...
Mehmed Behâeddin Efendi vefatından bir müddet evvel talebelerine buyurdu ki:

Verâ Ve Takvâ Denince Ebû Abdullah El-mukrî

Vehbi Tülek

kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Sadaka Verdiğin Zaman Sakın Başa Kakma!

Vehbi Tülek

Pertevniyâl Vâlide Sultan

Vehbi Tülek

Ölü, Kabre Konduğu Vakit

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Tüccarin Rüyasi

Arafatta Görüşürüz

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Firkateyne Bininiz

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek