Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.120.779

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

26 Ağustos 1526...Osmanlı ordusu Mohaç ovasında...Güneş henüz doğmamış!Başlarında Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han. Muhteşem Otağ-ı Hümayun, "Hünkar Tepesi"ne kurulmuş. Burası ovanın en yüksek noktası. Osmanlı ordusunun mevcudu 100.000'i buluyor. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa, sol kanada Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa kumanda ediyorlar. Öncü kuvvetlerin başında meşhur Akıncı Sultanoğlu Gazi Bali Bey, artçı kuvvetlerin başında ise Gazi Hüsrev Bey bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu iki cesur akıncı beyinin de öz dayılarıydı. Osmanlılarda bulunan yeni dökülmüş 300 kadar ağır top, dünyada henüz görülmemişti.200.000 kişilik düşman ordusunun 50.000'i Papalık, Lehistan, Çek, Slovak, Hırvat, askeri idiler. Macar kralı II. Layoş'un imdat istemesi üzerine yardıma gelmişlerdi. Yardıma gelmişlerdi. Onların da 100 kadar topu.

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han çocuk yaşta tahta geçtiği için yeniçeri ve sipahilerin zorbalık ları artmıştı. Hüsrev Paşa ve Topal Recep Paşa gibi vezirler de el altından bu zorbaları destekliyor ve onların gücü sayesinde mevkilerini elde tutuyorlardı. Nitekim Sultan Murad, Hafız Ahmed Paşayı Sadrazam yaptığı zaman askeri ayaklandıran Recep Paşa sadrazamlığı ele geçirdiği gibi, Hafız Ahmed Paşa, Hasan Halife ve Padişahın çok sevdiği muhasibi Musa Çelebiyi çeşitli hilelerle öldürttü. Sultan Murad Han, Musa Çelebinin katlini işitince acı bir ah çekip; "Yâ Rab! Bu mazluma kıyan zalimlerin haklarından gelmeye sen bana kuvvet ver" diyerek ağladı.

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbe, Tövbeden Tövbe Etmektir

Ahmed bin Ebi Bekr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Terim şehrinde doğdu. 1004 (m. 1595)'de aynı yerde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizler De Yakında Sizlere Kavuşacağız

Vehbi Tülek

Malkaralı Yahyâ Efendi Osmanlı döneminde, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Tekirdağ-Malkara'da doğdu. 1013 (m. 1604)'de Mekke-i mükerremeden İstanbul'a deniz yoluyla dönerken, haçlı korsanları tarafından şehid edildi. Cenâzesi denize bırakıldı. Bir dersinde buyurdu ki:

Câhilin Görmesi Gözle Akıllının Ise Kalpledir

Vehbi Tülek

Yemek Ve Içmek Ilaç Gibidir

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsiyye hazretleri evliya hanımlardandır. Bağdat'ta yaşadı. Daha önceleri cariye idi. Azad edilince salih bir zat olan Ebû Abdullah el-Berâsi ile evlendi. Ebû Abdullah el-Berâsi anlatır: "Birgün Cevhere bana; "Ey efendi! Kadınlar Cennet'e girdiklerinde süslenir ziynetlenirler mi?" diye sordu. Ben de evet dedim. Bunun üzerine bir feryat koparıp bayılıp, yere düştü. Daha sonra kendine geldi. Ona; "Bu ne hâldir." dedim. Bana; "Şu hâlimi düşünüyorum da dünya nimetlerinden kavuştuğum şeyler beni korkutuyor ve ahirette mahrum kalacağımı zannettim." diye cevap verdi.

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

Ebu Amr El-haffâf

Vehbi Tülek

Âlimi Ziyâretten Maksat...

Vehbi Tülek

o Hâller, Şeytanın Oyunudur!..

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Nizâmeddîn Hâmûş

Vehbi Tülek

İbrâhim Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Delik Kova

Cennetlik Hanım Isteyen...

Üç Kandil

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Derdi Olan Neylesin?

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek