Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.340.899

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Şemseddin Sivasi hazretleri birgün, Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından saraya dâvet edildi. Uzun müddet sohbette bulundular. Bu sohbette Şeyhülislâm Sâdeddin Efendi de hazır bulundu. Sohbet esnâsında pâdişâh, Şemseddin Sivâsi'ye; "Tarafımızdan sizi sefere dâvet etmek üzere gönderilen kapıcıbaşımız sizi yola çıkmak üzere hazır bulmuş. Hazırlıklı olduğunuza göre, bu işin sonununda ne olacağını bilirsiniz. O hâlde bizi müjde işâretinizle sevindirip, neticeden haber vermenizi isteriz." dedi. Bunun üzerine Şemseddin Sivasi; "Hadis-i şerifte; "Amellerin en faziletlisi, müminleri sevindirmektir." buyruldu. Mâlûmunuz ola ki Eğri Zaferi biraz zahmet çektikten sonra müyesser olacak. Düşman yenik ve perişân olacaktır. Hatırınızı hoş tutun." müjdesini verdi.

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefâtıyla, 30 Ekim 1757'de hükümdâr oldu. Çalışkan ve azim sâhibiydi. Devlet işlerini iyi tâkip ederek, mâli ve askeri sâhalarda ıslâhatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları sulh ve sükûn içinde geçti. İlk sadrâzamı Koca Râgıb Paşayı tahta çıkışından vefâtına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyân eden (1756-1763) "Yedi Yıl Harbleri"nde müttefiklerden her biri Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya veFransa ittifaklarına katılmaları hâlinde, siyâsi, askeri ve mâli vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle tâkip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sâhiplerinin menfaatkâr ve plânlı hareketlerini yerinde teşhis edip, onları ustalıkla oyaladılar. Süratle ordunun, donanmanın techizine ve yenilenmesine, mâliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. İstanbul'da bulunan Baron de Tott, Tophâneyi tanzim etmekle vazifelendirildi. Baron de Tott, Tophâneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdâfaası için boğaz içindeki kalelerin plânlarının tanzimiyle Hasköy'de yeni bir top dökümhânesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tâdili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz Kılamadan Cennete Giden Zat!

Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadis-i şerif rivâyet edenlerdendir. Yemen'in Devs kabilesindendir. Hadis-i şerif öğrenme husûsundaki gayreti çok fazlaydı. Bir defâsında hazret-i Âişe vâlidemizden; "Resûlullah'ın sözlerini ve hâllerini siz mi çok biliyorsunuz, yoksa Ebû Hureyre mi?" diye sordular. Şöyle cevap verdi:
"Ebû Hureyre bilir. Çünkü ben ev işleriyle meşgul olurdum. Yemin ederim ki, Ebû Hureyre bütün vaktini Resûlullah'ın huzûrunda geçirmiştir."
Ebû Hureyre'nin Sevgili Peygamberimizin vefâtından sonra en çok sevdiği ve meşgul olduğu iş, hadis-i şerif rivâyet edip yaymak olmuştur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mol­la Câmînin Ehl­-i Beyt Sev­gi­si

Vehbi Tülek

Mev­lâ­nâ Ab­dur­rah­mân Câ­mi haz­ret­le­ri Hi­rat'ta ye­ti­şen âlim ve bü­yük ve­li­ler­den­dir. 1414 (H.817) de İran'ın Câm ka­sa­ba­sın­da doğ­du. İmâm-ı Mu­ham­med Şey­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin nes­lin­den­dir. Hik­met­li söz­le­ri çok­tur. Bu­yur­du ki:

Abdullah Mürteiş

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavv1f Bedî’uddîn Sehârenpûrî

Vehbi Tülek

Hindistan'da yetişen velilerden Bedi'uddin Sehârenpûri hazretleri, akli ve nakli ilimlerde âlim idi. Dünyaya hiç meyletmez, haramlara düşmek korkusuyla şüphelilerden sakınırdı.
İmam-ı Rabbâni hazretlerin hizmet ve sohbetinde uzun zaman bulundu ve çok hallere ve yüksek derecelere kavuştu. Hilafet-i mutlaka ile tedrise mezun olup, çok talebesini tasavvufta yüksek derecelere eriştirdi...

Âriflerin Allahü Teâlâdan Dileği

Vehbi Tülek

Herkes Mülkünü Dilediği Gibi Kullanabilir Mi?

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Peygamberimizin Ismiyle Bereketlenmek Için

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerîfe Bakarak Okumak

Vehbi Tülek

Sizin Şerrinizden Nasıl Kurtuluruz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Altıyüz Dirhemlik İp

Sakin Kalyona Binme

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek