Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.490.665

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde Marmara denizine ulaşır ulaşmaz, bölgedeki şartlar gereği donanma kurdular. Hiç denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara' ya açıldılar. Bu donanma, Marmara denizinde faaliyet gösterdi ve Bizanslılar'la muhatap oldu. Akça Koca'nın komutanlarından Karamürsel Bey, İzmit Körfezi'nin güney kıyılarını zaptetti ve bu bölgede bir tersane kurarak inşa ettiği hafif ve süratli gemiler ile Bizans donanmasının bu kıyılara yaptığı taarruzları durdurdu. Karamürsel ismi verilen bu teknelerin daha sonra yeni şekilleri yapıldı fakat isim aynı kaldı ve yakın zamana kadar sahil güvenlik teknelerine verilmeye devam etti. Yine bu sıralarda Orhan Gazi'nin bu küçük donanma ile Bizans üzerine başarısız bir seferini görüyoruz.

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muslihuddîn Efendi

Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve büyük velilerdendir. 1502 (H.908) senesinde Filibe'ye bağlı Anbarlı köyünde doğdu. Tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Sonra İstanbul'a gelip, Küçük Ayasofya Dergâhına yerleştirildi. Vaaz ve sohbetlerinin yanında, hadis-i şerif ve tefsir okutmakla da meşgûl oldu. Bir kısım âlimler ona talebe olup feyz aldılar. Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa onun talebeleri arasındaydı. Osmanlı pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân da ona muhabbet edip, sohbet meclislerinde bulundu. Bâzan da saraya dâvet edip, sohbetleriyle şereflenirdi.
Nûreddinzâde, 1573 (H.981) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, İstanbul'da Edirnekapı dışında, Sırt Tekkesi bahçesindedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Temiz Kalpten Çıkan Nasihatler Tesir Eder

Vehbi Tülek

Şehâbeddin Ahmed ibn-i Arslân hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Türkmen asıllıdır. 767 (m. 1366)'de Mısır'da doğdu. 844 (m. 1440)'da Kahire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kâbe-i Muazzama On Kere Inşa Edildi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Abdurrahman

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Abdurrahman hazretleri tabiinin meşhur fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Medine'de doğdu. İyi bir tahsil görmüş, Âişe, Ümmü Seleme, Ammâr bin Yâsir, Ebû Hüreyre (radıyallahü anhüm) gibi birçok meşhur sahâbiden hadis dinlemiştir. 94 (m. 713)'de Medine'de vefat etti. Nalettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Eyüplü Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

İyi Ve Kötü Huyları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Esad Efendi

Vehbi Tülek

ömür Çok Değerli Sermayedir

Vehbi Tülek

Sana Faydası Olmayan Sözü Terk Et

Vehbi Tülek

Şeyh Sinan Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Altıyüz Dirhemlik İp

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek