Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.071.374

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Huzur Dersleri

Osmanlı pâdişâhları zaman zaman ulemâdan ileri gelenleri saraya davet ederler, ilmi mütâlaalarını dinliyerek istifâde ederlerdi. Huzurda âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tefsir leri anlatıldığı gibi müsbet ilimler, edebi konular konuşulur, ilmi müzâkereler yapılırdı. Sâdece Osmanlılarda görülen ve hangi târihte ihdâs edildiği kesinlikle belli olmayan huzûr derslerinin Osmân Gâzi ile başladığı iddia edilmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa 1759 yılında bir kânunla huzur dersleri denilen ve Ramazanın birinden onuncu gününe kadar devam eden bir ders ihdâs etmişti. Ramazandaki huzur derslerinin mevzuu dini konular olurdu. Kâdı Beydâvi Tefsiri'nin okunması genelde âdet hâline gelmişti. Huzur hocalarını şeyhülislâm seçerdi.Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında huzur dersleri Ramazanda ikindi namazından sonra haftada iki gün esasına göre Yıldız'daki Çit Kasrında yapılır ve Sultan Abdülhamid Han yüksekçe bir mindere otururdu. Karşıda ders veren ile dinleyiciler bulunurdu. Dâvet üzerine devlet ricali de derste hazır olurdu. Pâdişâh dersi anlatan ile buna sual soranların münâzaralarını dinlerdi. Her derste ders anlatan ve ona sual soranlar değişik olurdu.Huzur dersleri Osmanlı Devleti ve Hilâfetin ilgâsına kadar (3 Mart 1924) devam etti. Son huzur dersi Halife Abdülmecid Efendi zamânında ve 1923 (H. 1341) Ramazanı'nda yapılmıştır.

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Avrupa Hristiyan dünyası, kendi aralarında devamlı savaşsalar da Osmanlılara karşı daima tek vücut halinde birleşmişlerdi.

I.Viyana kuşatması sırasında, şehri savunan Haçlı ordusunun subaylarından bir Alman ile bir Portekizli, bir mesele yüzünden akşam münakaşa etmişler ve sabahleyin de birbirlerini, surlar üzerine çıkarak düello yapmaya davet etmişlerdi. Sabah olunca, herkesin huzurunda surlara çıktılar ve tam kılıçlarını çektikleri sırada, Osmanlı topçu ateşi başladı ve surların o kısmında açılan gedikten içeriye Osmanlı askeri hücum etti. Bu topçu ateşi sırasında Alman subayının sağ, Portekizlinin de sol kolu kopmuştu. Bu iki düşman, içeri hücum eden Osmanlı askerine karşı yanyana geldiler ve adeta tek vücut gibi bitiştiler. Biri sol, diğeri de sağ eline aldıkları kılıçlarıyla Osmanlı askerine karşı çarpışmaya başladılar. Nihayet şehid düşen Osmanlı askeri arasında kendileri de düşüp kaldılar.

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur'ân-ı Kerime Çok Hürmet Etmelidir

İzzeddîn bin Abdüsselâm hazretleri Mısır'daki evliyanın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Sultân-ül-Ulemâ ismiyle şöhret buldu. 1182 (H.578) senesinde doğdu. İbn-i Asâkir, Âmidî ve birçok âlimden ilim öğrendi. Berekât bin İbrâhim'in sohbetlerine devam etti. Şam'da ders verdi. Tekrar Kahire'ye gitti. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelmeden önce, fıkhi konularda fetvaları sadece Abdülazîm Münzirî verirdi. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelince, Abdülazîm Münzirî fetva vermedi. Kendisinden fetva isteyenleri, İzzeddîn bin Abdüsselâm'a gönderdi. 1262 (H.660) senesinde Kahire'de vefat etti. Kur'ân-ı kerimin mahluk olduğunu söyleyen itikatları bozuk kimseler vardı. İzzeddîn bin Abdüsselâm'ın bunlara yazdığı akaid yazısı şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ramazan Mahfî Efendi

Vehbi Tülek

Ramazan Mahfi Efendi, Anadolu velilerindendir. 1542 (H.949) senesinde Afyonkarahisar'da doğdu. 1586 senesinde İstanbul'a geldi ve Kocamustafapaşa civârında Bezistâni Hâce Hüsrev Beyin yaptırdığı dergâhta hak yolun bilgilerini öğretmekle meşgûl oldu. 1616 (H.1025) târihinde İstanbul'da vefât etti...
Ramazan Mahfi Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Cihangirli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Cihangirli Hasan Efendi İstanbul velilerindendir. 1512 (H.970) senesi Harput şehrinin Perçih köyünde doğdu. 1663 (H.1074) senesinde İstanbul Cihangir'de vefât etti. Cihangir Câmii yakınına defnedildi...

Allahü Teâlânın Birinci Emri Iman Etmektir

Vehbi Tülek

Talebe, Arkadaşları Ile Sohbet Etmelidir

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Muhafaza Edecek Olan Da Biziz

Vehbi Tülek

Buhârâ Çarşısındaki Nûr Yüzlü Zât

Vehbi Tülek

Susan Güzel Suâl Sorar Ve Güzel Anlatır

Vehbi Tülek

Âhirette Istirahatin En Güzeli âbidler Içindir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Abdullah-i EnsÂrî

Arafatta Görüşürüz

Kul Hakkı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek