Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.676.112

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya'nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant'a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu'ya gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

40 - Şeytani Döven Türk

Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa der ki:-Aydın Reis, Devlet-i Osmani'de yetişmiş olan en kıymetli denizcilerdendir.Aydın, aslen Karamanlıdır ve Kemal Reis'in yetiştirmelerindendir. Kemal Reis, Eğriboz adasını fethetmiş ve oraya yerleşerek leventler yetiştirmeye başlamıştı. Bunlardan biri olan Aydın, kısa sürede kendini ispat etmiş ve Kemal Reis'in dikkatini çekti. Ona kendi kadırgasında görev verdi.

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Benim Peygamberlik Hakkımı Gözetiniz!

Kâdı Becli Kûfi hazretleri Hanefi mezhebinde meşhur fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 189 (m. 804) senesinde vefât etmiştir. İmâm-ı Azam hazretlerinin yetiştirdiği yüzlerce âlim arasında ilk on âlimden biridir. Hadis ilminde de âlim olup, Ahmed bin Hanbel, O'nun hadis ilminde güvenilir olduğunu söylemiştir. Eshab-ı kiramın üstünlüğü hakkında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hidâyetullah Erbilî

Vehbi Tülek

Hidâyetullah Erbili hazretleri, Ehl-i sünnet âlimlerinin ve evliyânın en yükseklerinden olan Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerindendir. Kuzey Irak'ta bulunan Erbil beldesindendir. Önceleri ümmi idi. Sonra âlim oldu.

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Duâ Ve Istiğfarı Üçer Defa Yapmalı

Vehbi Tülek

Amr bin Abdullah Sebîî hazretleri Tabiînin büyüklerindendir. 33 (m. 653) senesinde Kûfe’de doğup, 127 (m. 744) yılında Kûfe’de vefât etti. Zamanında Kûfe’nin en büyük âlimi idi. Hazreti Ali’nin (radıyallahü anh) zamanına yetişti. O’nu hutbe okurken gördü ve dinledi. Arkasında cuma namazı kıldı. Yetmiş veya seksen Sahâbe’den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Rivâyet ettiği bazı hadîs-i şerîfler:

Kur’ân-ı Kerîmi Okuma Adabı

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislamı Dürrizade Arif Efendi

Vehbi Tülek

Tevrat'ı Yırtan Yahudi'nin Imanı

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti Nefse Muhâlefettir

Vehbi Tülek

Ahmed Sayyâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Abayi Yakmak

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Bülbülün Zikri

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Yirmi Saniyede

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek