Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.770.816

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Seyyid Abdülazîz Debbağ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1679 (H.1090) senesinde Fas'ta Fes şehrinde doğdu. 1720 (H.1132) senesinde orada vefat etti. Seyyid Ahmed bin Abdullah'ın sohbetlerine devam etti ve kemâle erdi. Hocasının vefâtı üzerine, halîfesi olarak yerine geçti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirimli Ahmet

93 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının en şiddetli günlerinde, Akçaabat sokaklarında bağıran tellalın söyledikleri sözler halkın yüreğine hançer gibi saplanıyordu:-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskof gavuru onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven kara Moskofa karşı silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin!O sırada Moskoflar kıt'alar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Akçaabat o tarihlerde ne kadar yerdi ki zaten! Kasabayı kır gezintisine çıkar gibi işgal edeceklerdi! Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyor:-Olamaz!...İmkansız!... bir kasaba. Çoluk-çocuk, kadın! Bunların yarısı kadar da ihtiyar. Korkak herifler. Nasıl yüz çevirirsiniz?

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Urre

Muhammed Urre hazretleri, Şam'da yetişen Şâfii mezhebi âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Tasavvufta Düsûkiyye koluna mensub idi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1590 (H.999) senesinde vefât etti.
Muhammed Urre hazretleri, Rodos'un fethi sırasında, Kânûni Sultan Süleymân Hânın önünde bizzat çarpıştı ve askeri gayrete getirerek, dualar ederek fethin müyesser olmasında tesiri oldu. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Yakınlık, Lezzettir

Vehbi Tülek

Abdullah el-Baltaci hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 658 (m. 1260) senesinden sonra vefât etti. Ebü'l-Feth el-Vâsıti'nin ileri gelen talebelerindendir. Buyurdu ki:

Bişr Bin Gıyas Merîsî

Vehbi Tülek

İlimde Esas Olan Allah Korkusudur

Vehbi Tülek

Fertekli Osman Efendi Nakşibendî şeyhlerindendir. Niğde'ye bağlı Fertek köyünde doğdu. Mısır'da tahsilini ve manevî terbiye ve tahsilini tamamladıktan sonra memleketine dönerek tedris ve irşadla meşgul oldu. 1811 (H. 1225)’de Niğde’de vefat etti. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Halife Mu'tasım Ve Fitnecilerin Marifeti!

Vehbi Tülek

Korsanları Helak Eden Bir Avuç Toprak

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Vehbi Tülek

Merhamet Edene, Allahü Teala Merhamet Eder

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyen Kimse

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Ali Bin Şihâb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Şikayet

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hakikati Görmek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek