Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.288.557

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Saray kâtiplerinden Esad Bey anlatır:Bir gece önemli bir şifre almıştım. Bunu Sultan Abdülhamid Hân'a imzalatmak için, yatak odasının kapısını çaldım. Kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra, tekrar çaldım. Yine açılmadı. Üçüncü defa vuracağım sırada kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu. bana şöyle dedi:"Evlâdım, beklettim kusûruma bakma! Daha kapıyı birinci çalışında kalktım. Gecenin bu saatinde geldiğine göre, mühim bir evrak olduğunu anladım. Abdestsiz idim. Bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım. Abdest almak için geciktim. evrakı oku da dinliyeyim!..." Evrakı okudum. Besmele çekerek imzaladı. "Hayırlı olur inşâallah!" dedi.

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sabır Mehmed Dede

Sabır Mehmed Dede hazretleri, tarikat büyüklerinden olup, Gelibolu Mevlevihanesi'nin banisidir. 1090 (m.1679) yılında Gelibolu'da vefat etti. Bir sohbetinde zikir hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerif Yazıp Satmak Hakkında

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Muhammed bin Aydemir hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 750'de (m. 1349) Kahire'de doğdu. Türk asıllıdır. Askerlik mesleğine gö­re yetiştirildi, fakat ilme olan merakı se­bebiyle Hanefi fakihlerinden fıkıh ilmi tahsil etti. 809'da (m. 1407) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

kalbin Katılaşırsa!..

Vehbi Tülek

Dinlerini Dünya Için Satanlar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Ahmed Hafâci hazretleri Hanefi mezhebi âlimlerindendir. 979 (m. 1571)'de Mısır'da doğdu. Buradaki tahsilinden sonra, İstanbul'a gidip, büyük âlimlerin ders ve sohbetlerinde bulundu. Üsküp gibi Rumeli beldelerinde kadılık yaptı. Sultan Dördüncü Murâd Hân tarafından Selanik kadılığına tayin edildi. Buradan Mısır kadılığına gönderildi. 1069 (m. 1659)'da Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

"bedeli" Çanakkale'de "bedeni" Gazze'de!..

Vehbi Tülek

Melun Şimirin Saliha Hanımı

Vehbi Tülek

ben, Ölüyü Diriltemem!

Vehbi Tülek

Dünya, Yolcunun Bineği Gibidir

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Abdullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Birbirinizi Sevmek Için Selâmlaşınız!​

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Delik Kova

SelÂmetle Gidip Gel

Tüccarin Rüyasi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Helvaci Çocuk

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek