Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.060.096

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"bu Çamurlu Kaftanım Kabrime Örtülsün

Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne'ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm'in padişahlığında onun yanında bulunarak cihada teşvik etti. 1526'da Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'nin vefâtı üzerine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bu göreve getirildi. İbni Kemâl Paşa, cinnîlere de fetvâ verirdi. Bunun için "Müfti-yüs-sekaleyn" (İnsan ve cinlerin müftüsü) adı ile meşhûr oldu. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Görev Şuuru

Osmanlıların ilk Şeyhülislamı Molla Fenari (1350-1431) Şeyhülislam olmadan önce Bursa kadısı idi. Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın aldı. Fakat alış-verişin hemen arkasından atın hasta olduğunu farketti. Geri ver mesi gerekiyordu, ama satın aldığı adamı zorluk çıkartır, atın hastalığını kabul etmez diye önce kadıya gidip resmi kanaldan işi sağlama bağlamak istedi. Mahkemeye gittiğinde kadıyı (Molla Fenari) yerinde bulamadı. İşini ertesi güne bıraktı. Fakat at o gece öldü. Adam ertesi gün olanları kadıya anlattı, mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sordu. Molla Fenari "Senin zararını ben ödeyeceğim" dedi. Adam hayretle kadıya baktı, "Niçin siz ödeyeceksiniz, konuyla hiçbir ilginiz ve suçunuz yok ki..." dedi. Molla Fenari, "Evet öyle görünüyor ama aslında benim de suçum büyük. Eğer sen dün makamıma geldiğinde ben yerimde olsaydım, olaya müdahale eder, atı geri verdirir, paranı iade ettirirdim. At da sahibinin elinde ölmüş olurdu. Bu imkân şimdi yok olmuştur. Senin zararına benim makamımda bulunmamam sebep olduğu için zararını ben ödeyeceğim" dedi ve ödedi.

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sabır, Fakru Zarûrette Kalanların Azığıdır

Ahmed Hammâmî Halvetî tarikatinin büyük velîlerdendir. Suriye’de Hama'da doğdu. Burada Ebü'l-Vefâ Alvânî'den ilim öğrendi. Sonra, hocasının kardeşi Şeyh Muhammed'in derslerini dinledi. 1608 (H.1017) senesinde Halep'te vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahtan Başka Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Hayâtizâde Mehmed Emin Efendi Altmışbeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. 1160 (m. 1748)'da Şam'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sana Faydası Olmayan Sözü Terk Et

Vehbi Tülek

Ahkâm-ı İslâmiyeyi Yerine Getirmek

Vehbi Tülek

Hasen ibn-i Habib Nişâbûri hazretleri tefsir âlimidir. İran'da Nişâbur'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerden tefsir, ha­dis, fıkıh, kıraat ilim tahsil ederek asrın müfessiri sayıldı. Sa'lebi gibi önde gelen âlimler onun talebelerindendi. İbn-i Habib 406 (m. 1016)'da vefat etti. Şöyle nakleder:

İşlerinde Orta Yolu Tut!..

Vehbi Tülek

İslâm Adâletine Hayran Kalan Hristiyanlar

Vehbi Tülek

Allah'ı Sevmenin Alâmeti, Ona Itaati Sevmektir

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin De Senin Üzerinde Hakkı Vardır!

Vehbi Tülek

Sahip Olduğun Değerin Farkında Değilsin

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

B0r Çuval Toprak

Ölüyü Diriltemem

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Zalimlere Dersini Verdi!

Helvaci Çocuk

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek