Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.037.956

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resulullah'ın En Büyük Mucizesi, Kur'ân'dır

Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624 (H.1034) senesinde Hindistan'da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

19 - Oruç Reis

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud, çocukların Kur'ân-ı Kerim öğrendikleri mektebi gezerken içlerinden bir küçük dikkatini çeker ve yaklaşarak sorar:

" Sen sınıfın kaçıncısısın?Küçük, cevap verir:

" İnsana kendini medhetmek düşmez efendim, hocama sorun. Padişah cebinden bir altın çıkarır ve küçüğe uzatır; fakat o almaz, babasının "nereden buldun?" diye kendisini sıkıştıracağını ileri sürer.

" Padişah verdi, dersin, diye akıl verince de şu karşılığı verir:

" Padişah verseydi böyle az vermezdi, der efendim!Bu defa elini cebine sokup avuç dolusu altın çıkaran hükümdar;

" Sen hakikaten sınıfın birincisiymişsin, diyerek avuç dolusu altını cüz çantasının içine boşaltmak zorunda kalır

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Emîr Hamza

Seyyid Emir Hamza, babası Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. İlimde ve tasavvuf hâllerinde zamânının bir tânesi oldu. Babasının vefâtından sonra, onun yerine geçip, yıllarca insanlara doğru yolu gösterdi.
Seyyid Emir Hamza, vefat ederken talebelerine şöyle vasiyet etmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Haddâd

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Haddâd rahmetullahi aleyh, Şafii fıkıh âlimi, muhaddis ve kadıdır. 264 (m. 878) yılında Mısır'da doğdu. Seksen yaşlarında iken hacdan dönüşünde hastalanıp, Mısır'a girerken, 345 (m. 956) senesinde vefât etti. Vefat etmeden kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Mürşidin Azarlaması Dünyâ Için Değildir

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkî

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr hazretleri, çok âbid bir zat idi. Bir ân Allahü teâlâdan gâfil olmazdı. Devamlı namaz kılardı. Her gece, Resûlullah efendimize üç bin salevât-ı şerife okurdu. Zamânın sultânı dâhil, birçok kimse, kendisine her türlü maddi imkânı sağlamak için sâdece bir işâretini bekledikleri hâlde, Hâce hazretleri fakirlik içinde yaşamayı tercih ederdi. Bir şey veren olursa, onunla iktifâ ederlerdi. Zor durumda kalınca, hanımı, komşuları olan bakkalın hanımından borç ister, bununla yiyecek bir şeyler alırdı.

Bitmek Tükenmek Bilmeyen Hazîne!

Vehbi Tülek

Vesvese Ederek Dinde Haddi Aşanlar

Vehbi Tülek

Şehîd Hacere Hanım

Vehbi Tülek

Hâfız, Ne Söylersen Kitaptan Söyle

Vehbi Tülek

Kalbin Ve Bedenin Musîbeti!..

Vehbi Tülek

Doğruluk, Sözün Süsüdür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Allah Diyen Genç

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Korkma!

İsmail Hakki Efendi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek