Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.523.509

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Vaktiyle ticâri izin kâğıdını kaybeden bir denizci yeniden çıkartmak için ilgili merciye mürâcaat etmiş. Me'mur sormuş:

"Adın ne? "Kara Ali. "Memleketin? "Karabiga."Nereden geliyorsun? "Karadeniz'den. "Yükün? "Kara boya. "Nereye gideceksin? --Karamürsel'e. "Dönüşte uğrayacak mısın? "Hayır. Orada gemiyi karaya çekeceğim. "Eee?... "İş ortağım Karaman'dan Karadağoğlu Kara Mustafa'yla buluştuktan sonra kararlaştır dığımız üzre gemiyi ona havâle edeceğim ve karadan Mekke-i Mükerreme'ye Kara örtülü Beytullah'a yüz sürmeye gideceğim. "İnşâllah oradan yüz aklığıyla dönersin! "Orasını kara toprağa gömüldükten sonra kararımızı verecek olan bilir. Memur artık dayanamamış ve; "Zift mi kesildin be adam, demiş

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tasavvufu Inkâr Edenler Ve Kerîmüddîn Bâbâ Ebdâl

Kerimüddin Bâbâ Ebdâl, Hindistan'ın büyük velilerindendir. Doğum târihi belli değildir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin önde gelen talebelerindendi. Çok kerametleri görüldü. Yaşadığı beldede insanları İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yoluna davet etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Garip Derviş Hacı Mesud

Vehbi Tülek

Çanakkale Savaşı'ndayız... Mülazım Emin, çiçeği burnunda bir Harbiye'li. Mektebi bitirmiş, cepheye sürülmüş. Gönderildiği alay, ateş hattında kırılıyor. Gençler yiğitler biçiliyor... Bir zaman, geriden ikmal getirerek işi idare etmek istiyorlarsa da gün oluyor, ikmal de yetmiyor. Alaydan arta kalanları derleyip, toplayıp İzmir'in Alipınar köyüne getiriyorlar.
Acemiler gelecek, alay tamamlanacak, talim görecek ve yine cepheye sevk edilecek...

Samarra'nın Güneşi İmâm-ı Ali Nakî

Vehbi Tülek

Akıl, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Rızkullah Temimi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerinin en büyüklerindendir. 401 (m. 1011)'de Bağdad'da doğdu. 488 (m. 1095)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ziyâeddin Semînî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Onlara Cennetler Hazırladı

Vehbi Tülek

Dünyâda, Saâdetin Anahtarına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturana, Hikmet Verilmez!

Vehbi Tülek

Âmir Bin Abdullah Anberî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavv1f Bedî’uddîn Sehârenpûrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Kadin Akli

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gerçek Zehir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah Nasil Misafir Edilir?

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek