Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.643.542

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abbasi Halifesi Me'mûn

Me'mun, Abbasi halifelerindendir. Halife Hârun'ür-Reşid'in oğludur... Hârun'ür-Reşid'in ölümünden sonra oğlu Emin tahta geçti. Hârun'ür-Reşid, Emin'i veliahd yapmış, ondan sonra da kardeşi Me'mûn'un, hükümdar olmasını kararlaştırmıştı. Emin, hükümdar olunca kardeşi Me'mûn'u veliahdlıktan azletti. Çünkü saltanatı oğlu Abdullah'a bırakmak istiyordu..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Velîlere Yakınlık, Insanı Allahü Teâlâya Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Ali bin Sehl İsfehânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdadî, Ebû Tûrâb Nahşebi gibi büyük zatlarla görüştü. Muhammed bin Yûsuf hazretlerinin talebesidir. Remle’de otururdu. 261 (m. 874)’de vefât etti. 

Bid’at Sahibi Kimse Tövbe Etmedikçe

Vehbi Tülek

Benimle Sohbet Etmek Ister Misiniz?

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ömer Verrâk hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Afganistan'da Tirmiz'de doğdu. 893 (H.280) senesinde Belh şehrinde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden ve evliyânın meşhurlarından olan Ahmed bin Hadreveyh ve Muhammed bin Ali Hâkim Tirmizi'nin derslerinde ve sohbetlerinde bulunup kemâle erdi.

Ebû Bekr Melekdâd

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Yılandan Zararlıdır

Vehbi Tülek

Cennet Iyilere Cehennem Ise Günâhkârlaradır

Vehbi Tülek

Günahkâra Müjde Ver Sıddıkları Ise Korkut

Vehbi Tülek

Seçilmişlerin Kalpleri Temizdir; Onlar Insanların Önderleridir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sehnûn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah'ın Emaneti

Başka Du Bilmez Misin?

Geç Gelen Kurtarıcı

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Delik Kova

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek