Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.599.140

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Huri Kizi İstiyorum

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bütün Peygamberler Aynı Şeyi Söylemiştir

Abdülkâdir Cibâlî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. Tunus’ta doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Zeytûne Medresesi müderrislerinden ilim öğrendi. Birçok ilimde yüksek derecelere kavuştu. Cibâlî, ilim tahsilini tamamladıktan ve icâzet (diploma) aldıktan sonra, birçok yerde ders verdi. Sonra Zeytûne Câmii’ne müderris olarak tayin edildi. 730 (m. 1341)’de Tunus’ta vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahirette Bütün Insanlar Ve Canlılar Diriltilecek

Vehbi Tülek

Üstâd Ebû Mensûr Bağdâdî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi, Abdülkâdir bin Tâhir olup, "Üstâd" lakabı ile tanınır. Bağdad’da doğup yetişti. Çocukluğunda babası ile beraber Horasan’a gidip, Nişâbûr âlimlerinden ilim ve hadîs-i şerîf öğrendi. Daha sonra İsferâîn’e gidip, Ebû İshâk İsferâînî’nin derslerine devam etti. Onun vefâtı üzerine talebelere ders okuttu. 420 (m. 1029) senesinde İsferâîn’de vefât etti. “El-Fark beyn-el-firâk” isimli eserinde buyuruyor ki:

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

Ey Hayır Ehli, Hayra Koş

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Serrâc hazretleri Bağdad'da yetişen büyük hadis âlimlerindendir. 417 (m. 1026) senesi sonlarında Bağdad'da doğdu. 500 (m. 1106) senesinde vefât etti. Naklettiği, Ramazan-ı şerif ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Sünnetleri Öğrenmek Sünnet Farzları Öğrenmek Ise Farzdır

Vehbi Tülek

Muharebe Eden, Ibâdet Edenden Üstündür!

Vehbi Tülek

Ebû İshak Kâzerûnî

Vehbi Tülek

Sıbgatullah-ı Bervecî

Vehbi Tülek

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Vehbi Tülek

yetişin! Allah Düşmanı Burada!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Alabilirsen Al

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Şikayet

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek