Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.582.822

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Kiyamet

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günâhlarını Küçük Görmekten Sakın!

Şeyhülislâm Abdullah-i Ensârî hazretleri Hanbelî mezhebinin büyük âlimlerindendir. 396 (m. 1006) senesinde, Afganistan’da Herât’ta doğdu. 481 (m. 1185) senesinde orada vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yûnus Bin Ubeyd

Vehbi Tülek

Yûnus bin Ubeyd hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Basralıdır. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Enes bin Mâlik'i gördü. 756 (H.139) yılında vefât etti. Hadis ilminde, yüz bin hadis-i şerifi râvileri ile birlikte ezbere bilen hadis hafızlarındandı.

Yûnus bin Ubeyd, sohbetlerinde buyurdu ki:

Şehit Gencin Hûrisi aynâ-yı Merdiyye

Vehbi Tülek

Dinleyeni Sıkacak Kadar Uzun Konuşmamalıdır

Vehbi Tülek

Şemsüddin Megûşi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimidir. Tunus'ta doğdu. Kanuni Sultan Süleymân Hân onu İstanbul'a davet etti. İstanbul'daki âlimler arasında meşhur oldu. Daha sonra, Mısır'a gitmek için izin istedi. 947 (m. 1540)'da Kâhire'de vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Abdülvehhâb Müttekî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Hatırla Kurtulanlardan Ol

Vehbi Tülek

Bir Garip Müderris Molla Lütfi

Vehbi Tülek

Allah En Çok, Ahlâkı En Güzel Olanı Sever

Vehbi Tülek

Hakkıyla Acıyan, Affeden Ancak Sensin Ya Rabbi!

Vehbi Tülek

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

İmanı Ona Kafidir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kum Ve Kaya

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Namazini Ben Kildirayim

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek