Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.001.602

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Yavuz Sultan Selim, Safevilerle yapılan Çaldıran Savaşı'nda elde edilen zaferden sonra, İran sınırını güvenlik altına almak maksadıyla, İdris-i Bitlisi'yi, daha önce Şah İsmail'e bağlılık bildirmiş Kürt ve Türkmen emirlerinin Osmanlı Devleti'ne tâbi olmalarını sağlamak için, bölgeye göndermişti. Nitekim İdris-i Bitlisi buralarda çok başarılı çalışmalar yapmıştı. Osmanlı Devleti'ne tâbi olan emirlere, oturdukları yerler yurtluk ve ocaklık olarak ikta edilmiş, buradaki aşiretlerin Osmanlı Devleti'ne tâbi olmaları sağlanmıştı. Kanuni Sultan Süleyman, Tebriz seferinde Hemedan ve Kirmanşah yolunu takip edip Cebel-ü Hamrin, Sülükân Çayırı ve Leylan'dan geçerek 1534'te Kerkük şehrine girdi. Kerkük, Osmanlı idaresine girmeden önce de Türkmenlerin elinde bulunduğundan "Gökyurt" olarak adlandırılmış ve resmi kayıtlara böyle geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman Kerkük'te yirmi sekiz gün kaldı. Aynı sene içinde Kanuni'nin Bağdad seferi ve Bağdad'ın fethiyle Musul bölgesinde Osmanlı hâkimiyeti kesinleştirilerek altı sancak ihtiva eden eyalet merkezi yapıldı. Bazı kaynaklarda verilen bu bilgiye karşılık 1312 tarihli Musul salnâmesinde 1090 (1679-80) yılında Musul'un eyalet olduğu ve üç sancağı ihtiva ettiği belirtilmektedir.

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşıl dı. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin bütün taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşın mış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyordu. Hemen Türkiye' nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturuldu. Ortaya bir sürü fikir atıldı. Her kafadan bir ses çıktı ama sonuç alınamadı. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyordu. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyordu. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme buldu. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not vardı. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelendi. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektuptu. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıktı: "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yaptı. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarıldı. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı'nda saklanıyor.

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlimlerin En Faydalısı...

Abdurrahmân bin Mehdi hazretleri, evliyanın büyüklerinden ve hadis âlimlerindendir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. 813 (H.198) senesinde aynı yerde vefât etti. Tahsiline Kur'ân-ı kerimi ezberlemekle başladı. Sonra devrin büyük âlimlerinin vaaz meclislerine devâm etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Abdülkerîm Cîlî

Vehbi Tülek

Abdülkerim Cili hazretleri 1365 (H.767) senesinde Bağdad'da doğdu. 1428 (H.832) senesinde vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Çok zeki ve kavrayışı yüksekti. Onu Zebid bölgesindeki büyük evliyâ Şerefüddin İsmâil bin İbrâhim el-Ceberti'ye gönderdiler. Kısa zamanda o büyük zatın teveccühlerini kazandı. Bilhassa hadis, fıkıh ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı...
Abdülkerim Cili hazretleri, talebelerini, bilhassa nefsin ve şeytanın aldatmalarına karşı çok uyarır, dikkatli olmalarını öğütler ve hocalarının sözünden hiç çıkmamalarını sıkı sıkıya tembih ederdi. İblisin şöyle dediğini bildirirdi: "Vallahi, bana göre bin âlimi aldatmak, imânı kavi bir ümmiyi aldatmaktan daha kolaydır."

Dünya âhiret Için Bir Vâsıtadır

Vehbi Tülek

Şeyhîzâde Damad Efendi

Vehbi Tülek

Şeyhizâde Damad Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Babası Gelibolulu Şeyhi Mehmed Efendi'ye nisbetle "Şeyhizâde", Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi'nin damadı olduğu için "Damad Efendi" olarak bilinir. Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'nin mülâzemetinde bulundu. Müderrislik, kadılık, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği yaptı. 1078'de (m. 1667) vefat etti. Buyurdu ki:

Hakîkat Ehlinin Alâmeti

Vehbi Tülek

Müslümânlar, İmâm-ı Azam’ın Ev Halkı Gibidir

Vehbi Tülek

Yunan Bozguna Uğradı Fakat Şehîdimiz Çok!

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn-i Râzî

Vehbi Tülek

Beni Geçmek Isteyen Bu Kadın Kimdir?

Vehbi Tülek

Mübarek Bir Torun Hâce Hasan Attâr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gerçek Zehir

Gerçek Zehir

Vaktiyle bir kasabada, kayınvalidesiyle birlikte yaşayan bir gelin vardı. İkisinin de kişiliği tamamen farklıydı. Sık sık kavga edip tartışırlardı. Evde huzur kalmamış, bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından, annesi ile karısı arasında kalan koca için de, ev cehennem haline gelmişti.Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğruca babasının eski bir arkadaşı olan yaşlı bir aktara gitti ve derdini anlattı. İlim ve marifet sahibi olan yaşlı aktar, ona bitkilerden yaptığı bir karışım hazırladı ve üç ay boyunca hergün azar azar, kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyledi. Zehir az az verilecek, böylece kaynanayı gelininin öldürdüğü belli olmayacaktı. Yaşlı aktar gelin hanıma, kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için, kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Karşılık Beklemiyorum

Abdullah-i EnsÂrî

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Helvaci Çocuk

İsmail Hakki Efendi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek