Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.669.962

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya'da yaşadı. Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şek Mi, Eşek Mi?

Fatih Sultan Mehmed Hân hazretleri Sahn-ı Semân'a müderris olacak hocaların kütüb-i sitte ile lugatten Sıhâh-ı Cevheri, Kâmus, Tekmile ve emsâlini hıfz ve cem etmişkimselerden olmasını şart koşmuştur. Oraya müderris olmak için imtihana hazırlanan Molla Lutfi ile Uslu Şücâeddin, bir gün, bir yerde karşılaşırlar. İmtihana ve lugate müteallik konuşurlarken Şücâeddin:"Sıhah'da müşkilâtım çok. Hemen her satırın başına şek (şüphe)işâreti koyuyorum, der.Molla Lutfi şu cevabı verir:"Vâkıa ben de şek ediyorsam da, sen benden eşek (Arapça ismi tafdil sigası ile, daha ziyade şüpheci mânâsına) imişsin!..

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet, mürşidi Akşemseddin'den ayrı, İstanbul'da geçirdiği günlerde Şeyh Vefa'ya fazla ilgi göstermiş, yalnızlığına onda deva aramış, fakat ikisi arasında geçen çok ince bir hesapla bu ilgisine, Şeyh Vefa tarafından bir cevap bulamamıştı. Bir rivayete göre, Sultan Fatih tam üç defa Şeyh Vefa'yı makamında ziyarete gitmiş, fakat, üçünde kendisini görmeden göremeden dönmüştür. Sultan Fatih, Şeyh Vefa'nın tekkesi önündeki demir kapıya gelmiş, fakat kapıyı kilitli bulmuştur. Bahçede ne bir kul, ne bir can... Hükümdar ârif bir kişiydi. Bunun ne demek olduğunu anladı. Rengi kül gibi solmuştu.Bu yapılan ona hükümdar olarak değil, insan olarak dokunuyordu. O, yaralıydı, dinlenecek, dertlerini dökecek bir makam, sığınacak bir yer arıyordu.

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Harputlu Yusuf Efendi

Harputlu Yusuf Efendi "rahmetullahi aleyh" Bingöl evliyâsındandır. 1822 (H.1238)'de Bingöl'e bağlı Adaklı ilçesinin Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde doğdu. Tahsilini Erzurum'da yaptı. Harput'a giderek arkadaşı Mahmûd-i Sâmini ile birlikte Şeyh Ali Sebti hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Hocası tarafından vazifeli olarak köyüne gönderildi. Osman Bedreddin Efendi onun talebelerindendir. 1908 (H.1326)'de doğduğu köyde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüseynî Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Hüseyni Muhyiddin Efendi, Kanuni Sultan Süleymân Hân devri İslâm âlimlerindendir. Seyyid olup, Hazreti Hüseyin'in soyundan olduğu için, "Hüseyni" denilmiştir. Ankara'da doğdu. Ankara, Merzifon ve Tokat medreselerinde müderrislik yaptı. Sonra Şehzâde Mehmed, Manisa'da sancak beyi iken hocası oldu. 947 (m. 1540)'da Manisa'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, Şehzadeye nasihat verirken şunları anlatmıştı:

Bir Gönül Sultanı Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Şikâyeti Terk Et

Vehbi Tülek

Ali bin Hind el-Fârisi hazretleri Fars'da (İran) yetişen âlim ve velilerin büyüklerindendir. Dördüncü hicri asrın ilk yarısında yaşadı. Cüneyd-i Bağdadi gibi büyük âlimler ile görüşüp sohbetlerinde bulundu ve kendilerinden feyz aldı. Evliyâlık yolunda çok yüksek makamlara kavuştu. Kerâmet sahibi bir zât idi.

Muhlisler Ve Sâdıklar...

Vehbi Tülek

Bid’at Ehli Ile Mücadele Ederim

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Nefsi Ve Kalbi Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Muhammed Huccetullah

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kiramın Hepsi Övülmüştür

Vehbi Tülek

derdinizi Hasırpûş Dede'ye Anlatınız!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Değişen Sizin Kalbiniz

Altıyüz Dirhemlik İp

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah Nasil Misafir Edilir?

Minareden Okunan Şiir

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek