Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.859.291

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. Sonra Tokat'a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H. 972)’de orada vefât etti. Talebelerine âhirette pişmân olmamaları ve istenmeyen durumlarla karşılaşmamaları için devamlı nasîhatlerde bulunurdu. Bu hususta şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tuzlu Kahve

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müstekîmzâde Süleymân Sadeddîn Efendi

Müstekimzâde Süleymân Sadeddin Efendi, İstanbul'un büyük evliyasından Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin talebelerinden, âlim ve veli bir zattır. 1131 (m. 1719)'da İstanbul'da doğdu. Mehmed Emin Tokâdi, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin halifesi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yusuf Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Yusuf alyhisselam, Yâ'kûb aleyhisselâmın oğludur. Hz. Yâ'kûb'un on iki oğlu vardı. Fakat hepsinden çok Hazret-i Yusuf'u severdi. Onda başka bir güzellik, başka bir zekâ ve kabiliyet belirtisi vardı. Daha on iki yaşında iken, bir gece rüyasında, on bir yıldız ile güneşin ve ayın kendisine secde ettiklerini görmüştü. Bu rüyasını babası Hazret-i Yâ'kûb'a söyledi. O da, kıskançlık doğurmasın diye: "Çocuğum, bu rüyayı kardeşlerine söyleme" diye tembih etti.

Safranbolulu İsmâil Necâtî

Vehbi Tülek

Süleyman Kilâî

Vehbi Tülek

Süleyman Kilâi hazretleri Mâliki hadis âlimidir. 567 [m. 1172] de İspanya'da, Gırnata'da (Granada) doğdu, 634 [m. 1237] de Belensiye (Valencia)'da İspanyollarla cihad ederken şehid oldu. Misbâh-üz-zülâm isimli eseri Hadis-i şeriflere dairdir. Bu kitabındaki bazı hadis-i şerifler:

Ömer Fuadi Hazretleri

Vehbi Tülek

Hazreti Safiyye (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Talebenin Terine Karşılık Olarak Kan Veren Zat

Vehbi Tülek

Sû-i Zan, Yanlış Karar Vermeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Rumeli Velîlerinden Sofyalı Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Abdülvasi Dimetokî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

SelÂmetle Gidip Gel

Başka Du Bilmez Misin?

Cünnetü'l-esmâ

Garip Karşilanan Bir Adak

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek