Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.966
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından üç hizmetçi kahve ikramına başlarlardı. Kahvenin soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. Stil takımları tombak, gümüş veya pirinçten yapılmıştır. Kahve ikramında ayrıca yuvarlak stil örtüsü kullanılırdı. Atlas veya kadifeden yapılan bu örtü sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemelidir. Stil takımı ve örtüsünün zenginliği ailenin varlık derecesini yansıtırdı.
İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan tepsiyi taşıyan hizmetçi, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar, ikinci hizmetçi stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, stildeki güğümden kahveyi doldurur, fincanı altın,tombak, gümüş veya porselen zarfa yerleştirir, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek misafirlere ikram ederdi. Tiryakiler kahve ile birlikte nargile veya uzun çubuklarda tütün içerlerdi.
28 Mayıs 1453...İstanbul'un fetih gününün arefesi...Topkapı surları dışında kurulmuş Osmanlı çadırlarında meşaleler sabahlara kadar yanarken, Anadolu sipahilerinden, Azep askeri olan Ulubatlı Hasan'ın heyecanı da son raddelerine gelmişti. İstanbul'u muhasara eden Osmanlı askerinin kumandanı, Sultan I. Mehmed Han ise bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Toplar sabaha kadar aralıksız ateşe devam edeceklerdi. Kara tarafında, 100.000 kişilik bir kuvvet, ordugahın sağ tarafında, yaldızlı kapı karşısında, 50.000 kişilik diğer bir kuvvet ise sol cihette dizilmişlerdi. Padişah ise, 15.000 Yeniçeri ile merkezde idi. 70'den fazla harp gemisi de limanda idi.
İbn-i Melek (Abdüllatif Efendi) hazretleri, İzmir'in Tire kazasında medfun bulunan büyük İslam âlimidir. (Menar Şerhi) kitabı meşhurdur. Timur Han Anadolu'yu işgal ettiğinde Tire'ye de gelmişti. Bu sırada yanında bulunan Seyyid Şerif Cürcâni hazretleri, İbn-i Melek ile görüşmüş ve onun ilimdeki yüksekliğine hayran kaldığını söylemişti.
İbn-i Melek hazretlerinin asıl adı Abdüllatif Efendi idi. İbn-i Melek olarak çağırılmasının rivayeti şu şekilde anlatılmaktadır:
Muammer Bakkâl hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 429 (m. 1038)'de Bağdad'da doğdu. 506 (m. 1112)'de orada vefât etti. Sık sık halife ve devlet adamlarına nasihatlerde bulunurdu. Bir defasında Selçuklu veziri Nizâm-ül-mülk'e şöyle nasihatte bulundu:
İkinci Bâyezid Han Venediklilerin elinde olan ve Akdeniz'deki Osmanlı hâkimiyetinin kurulmasına engel teşkil eden Lepante (İnebahtı) ve Navarin limanlarıyla, Modon ve Koron kalelerini bir an önce fethetmek istiyordu... Sultan İkinci Bâyezid Han karadan, Kaptan-ı derya Küçük Dâvûd Paşa da denizden 270-300 parçadan kurulu donanma ile 1499 yılı baharında Gelibolu'dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden; Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek Reisler de aralarına katılmışlardı...
Eskiden, yoldan geçen birisi, bahçesinde acâyip hareketler yapan bir adama sorar:-Niye öyle tepinip duruyorsun?-Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Başındaki çıngırak ne?-Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için, çıngırakla ses çıkarıyorum. Sâhipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Peki, sırtındaki yük nedir?