Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.627.799

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Otlukbeli Savaşi

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

1853 senesinde Rus ordusu, Tuna kıyısındaki Silistre kalesini kuşatmıştı. Buraya yardım için memleketin her tarafından akın akın gönüllü geliyordu. Bunlar arasında Aydın'ın tanınmış efelerinden 100 kişi ile Isparta eşrafından birçokları vardı. Gelenlerden en çok dikkat çeken biri de 7 yaşında, mükemmel silahlanmış bir çocuktu. Kale kumandanı bu çocuğa hayretle bakarak:-Bu kimdir? Diye sordu. Babası selam vererek öne çıktı ve:-Oğlumdur efendim. Moskofa karşı harp açıldığını duyunca bir türlü yanımdan ayrılmadı. Din ve devlet uğrunda ölmeye geldi.Bu sahne bütün askerlerin gözlerini yaşarttı. Kumandan çocuğu okşadı. Harp başladıktan sonra bu Anadolu çocuğu babasının yanından ayrılmadı ve onunla beraber savaştı. Hatta bir hücumda babası esir düşerken onu kurtarmağa muvafak oldu.

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Hayseme Bin Harb

Ebu Hayseme bin Harb hazretleri hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 160 (m. 777)'de doğdu. 234 (m. 848)'de Bağdâd'da vefât etti. Onun rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âtıfzâde Hüsâmeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Atıfzâde Hüsâmeddin Efendi rahmetullahi aleyh, Yüzsekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1214 (m. 1799) senesinde İstanbul'da doğdu. 1288 (m. 1871) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Yâ Resûlallah, Bu Zat Ne Hayır Yapardı?

Vehbi Tülek

Seyyidet Nefîse

Vehbi Tülek

Dünyâya düşkün olmaması, haramlardan çok sakınması, kerem ve cömertliği ile meşhûr hanım velilerden. İsmi, Nefise binti Hasan olup, hazret-i Ali'nin dördüncü göbekte torunudur. "Tâhire" ve "Kerimet-üt-dâreyn" lakabları vardır. 762 (H.145) senesinde Mekke-i mükerremede doğdu. Annesi, Lübâne binti Abdullah bin Abbâs bin Abdülmuttalib'dir. 823 (H.208)'de Kâhire'de vefât etti...

İnsan, Korku Ve Ümit Üzere Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

“yemek Âdâbı” Hakkında

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Yahyâ Acîsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Allah’a Firar Et

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Firkateyne Bininiz

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Dört Şey Mühimdir

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek