Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.342.874

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Devleti Ve Endülüs

711 tarihinde Kuzey Afrika'yı baştan başa kat eden Müslüman mücahidler, İspanya'ya girdikten sonra orayı terk edinceye kadar İberik yarımadasını medeni eserlerle süslemiş, çok sayıda kültürel ve sosyal müesseseler meydana getirmişlerdi. Müsümanlar, İspanya topraklarına ayak basar basmaz, ırk, din, dil, mezheb ve soy farkı gözetmediler. Got, Vandal, Romalı, Hristiyan ve Yahudi demeyip herkese Müslümanlar gibi haklar tanıdılar. Endülüs ( III. Abdurrahman, II. Hakem gibi) büyük hükümdarlar gördü. Parlak devirler yaşadı. Orada (Kurtula Camii gibi) âbideler, (Medinetü'z-zehra gibi) saraylar yapıldı. Doğuda Bağdad, batıda Kurtula, dünya yüzünde İslâm medeniyetinin gözler kamaş tıran merkezleri haline geldi. Kurtuba'da kadınlardan alimler, sairler ve muallimler yetişti.

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbim Şefaat Için Bana Izin Verir

Abdülmelik Harkûşi hazretleri tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde âlimdir. 407 (m. 1016)'de İran'da, Nişâbûr'da vefât etti. Delâil-ün-nübüvve adlı kitabından bir bölüm:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhlis Baba

Vehbi Tülek

Muhlis Baba, Osmanlı Devletinin kuruluş devri velilerindendir. Aslen Karamanlıdır. Osman Gâzi ile berâber birçok gazâlara katılmıştır. Kabri Bilecik'te, Şeyh Edebâli türbesindedir.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Vehbi Tülek

şeyh-ül Umran Umran Sülüst

Vehbi Tülek

Şeyh-ül Umran hazretleri, İbrahim aleyhisselam gibi bir peygamberin anıldığı örnek davranış ve aynı güzel huyun "ebedileştirdiği" nice cömert insanlardan biridir... Öyle ki karşısında bir misafir olmadan yemek yemezdi. Eğer misafirsiz kalırsa daima günlerini oruçlu geçirirdi...

Ebû Ömer Kâdî

Vehbi Tülek

Kara Sevdaya Tutulan Yahudi

Vehbi Tülek

Ubâde İbni Sâmit (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Cenâb-ı Hak, Hazreti Âdem'in Çocukları Ile Bu âlemi Süsledi

Vehbi Tülek

Her Sınıfın Bir Himmeti Vardır

Vehbi Tülek

Sâdık Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Bize Teveccüh Edin

Gerçek Zehir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Örümcek Ağı

Allah Nasil Misafir Edilir?

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek