Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.876.170

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebiyle suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâdeyi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Hadis âlimi İbrâhim Bin Muzaffer

İbrâhim bin Muzaffer hazretleri, hadis âlimlerindendir. 546 (m. 1151)'da doğdu. 620 (m. 1223) senesinde Musul'da vefât etti. Musul'daki en büyük hadis âlimi idi. İşte, kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kemâleddîn Demîrî

Vehbi Tülek

Kemâleddin Demiri hazretleri Mısır'da yaşamış olan hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 742 (m. 1341)'de Demire adlı köyde doğdu. Bahâeddin Sübki'nin derslerinde yetişti. Daha sonra Mısır'ın büyük âlimlerinden ders alarak tefsir, hadis, fıkıh ve fıkıh usulünde mütehassıs ol­du, fetva ve tedris icazeti aldı. 808 (m. 1405) tarihinde Kahire'de vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kara Sevdaya Tutulan Yahudi

Vehbi Tülek

Kelimelerin Üstündeki Ve Altındaki Işaretler

Vehbi Tülek

Ebû Amr ibn-i Zekvân hazretleri "Kırâat-i seb'a" imamlarından İbn-i Amir'in meşhur iki râvisinden biridir. 173'te (m. 789) Şam'da doğdu. İmam-ı İbn-i Âmir'in talebesi olan Yahya Zimâri'nin talebesi Eyyûb bin Temim'den kıraat tahsil etti ve vefatından sonra Şam'da hocasının yerine "kıraat şeyhi" oldu. 242'de (m. 857) Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ebû Sâlim Iyâşî

Vehbi Tülek

Rabbine, Onu Görür Gibi Ibâdet Et

Vehbi Tülek

Hanefî Mezhebinde Mestin Hükmü

Vehbi Tülek

İmân, Allahü Teâlânın Fazlıdır, Ihsânıdır

Vehbi Tülek

Hayır Söylemek Şeytanı Uzaklaştırır

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İmâm-ı Nesâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Abdullah Bin MübÂrek

Firkateyne Bininiz

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Derdi Olan Neylesin?

Şikayet

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek