Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.074.328

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Ilk Itirâzı, Secde Etmemek Oldu!

Hâce Ahmed bin Mevdûd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1113 (H.507) senesinde Afganistan'ın Çeşt beldesinde doğdu. 1181 (H.577)'de aynı yerde vefât etti. Evliyânın meşhûrlarından Hâce Mevdûd Çeştî hazretlerinin oğludur. Babasının ders ve sohbetlerinde yetişip kemale erdi. Evliyâlıkta üstün derecelere yükseldi. Babası onu kendine halîfe, vekil tâyin etti. Babasının vefâtından sonra, talebeleri yetiştirmekle vakitlerini geçirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çaldiran MuhÂrebesi

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hudûdunu genişleten Şah İsmâil, 1510'da doğudaki sünni Özbekleri de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vâsıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başladı.Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlıyı arkadan vurmak emelinde olan Şâh İsmâil'e kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sadaka, Belaların Giderilmesi Içindir

Hamidüddin Sivâli hazretleri Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. VII. (m. XIII.) yüzyılın başlarında Hindistan'da Delhi'de doğdu. Ecmir'e giderek Çeştiyye tarika­tının kurucusu Hâce Muinüddin Çeşti'ye intisap etti. Sülkünü kısa sürede tamamlaması üzeri­ne şeyhi kendisine "Sultânü't-Târikin" un­vanını verdi. Hilâfet aldıktan sonra Sivâl köyüne yerleşti ve talebe yetiştirdi. 674 (m. 1276)'de burada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûri hazretleri Hindistan'da yaşamış olan İslam alimlerindendir. 1029 (m. 1620)'da Burhanpûr'da vefat etti. Tuhfetü'l-mürsele adlı eserinde şöyle yazmaktadır:

Şihâbüddîn Ahmed Delcî

Vehbi Tülek

Onun Annesini Buraya Getirin

Vehbi Tülek

İbn-i Zenceveyh hazretleri hadis âlimlerinden olup hafız, yani ravileriyle birlikte yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilenlerdendi. Horasan'ın Nesâ kasabasında 180 (m. 796)'da doğdu. 251 (m. 865)'de vefât etti. Kitabında şöyle nakleder:

Tövbe, Akıllı Kimsenin Ihtiyâcı Olan Bir Şeydir

Vehbi Tülek

İslâm Düşmanlarının Duâları Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Vesvese Şeytandandır Ve Günahtır

Vehbi Tülek

Kalpteki Vesveseden Kurtulmanın Yolu

Vehbi Tülek

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Vehbi Tülek

Zeyrekzâde Rükneddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Abdullah-i EnsÂrî

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek