Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.633.657

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bedeli Çanakkale’de

Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi (1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden ya muaf ya da maksureli (tecilli) tutulmuş gençlerdir. Bu iki kanun sultani mektepleri talebe ve mezunları askerlik vazifesinden " maksureli" ettiği gibi, Balkan Harbi sırasında mer'i olan 1909 kanunu da üstelik bütün İstanbul halkını askerlik vazifesinden azade kılmaktadır.Bu şehit ve gazilerin hepsi 17-22 yaşındayken ve bir kısmı henüz mektebin lise ve orta kısmında, bir kısmıysa mezun ve İstanbul Darülfünunu veya Avrupa üniversite lerinde tahsildeyken, birbir leriyle yarış edercesine askerlik şubelerine koşmuşlar ve gönüllü olarak askere yazılmışlardı. Hatta içlerinden Irak Cephesi'nde şehit düşen 646 Celal İbrahim seferberliğin ilanıyla beraber geceden gidip askerlik şubesinin kapısında sabahlamış ve " 1 Numaralı Gönüllü" yazılmak şerefini elde emiştir.

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlara Muhâlefet Etmekten Uzak Ol!

Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri büyük velîlerdendir. İran’da Nişâbûr’da doğdu. 969 (H.359) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulunmuş, bu âlimlerden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Vehbi Tülek

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Onun Yanındakilere Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Hocasında Kusur Gören Insanların En Aşağısıdır

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Bekr Sekâfî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de doğdu. 10 yaşına basınca babası da vefât etti. Bunun üzerine yetiştirilmesini amcası Şeyh Ömer Muhdâr üzerine aldı ve onu kızı ile evlendirdi. Onu tasavvuf yolunda yetiştirdi. Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi. 1460 (H.865) yılında Terim şehrinde vefât etti. “El-Kibrît-ül-Ahmer” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Nefsi Ve Kalbi Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Ahmed Saîd-i Farûkî

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimize Salevât Okumak

Vehbi Tülek

“kolumu Kesiver Kumandanım!..”

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rahmeti Yetişmezse

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Hizir Ve Gelin

Padişah Ve At

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

İmanı Ona Kafidir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek