Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.693.638

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine baðlayan gece, civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete, sinsi sinsi yaklaþıp Erzurum'un meþhur Aziziye Tabyası'na girmeyi baþarmıþtı. Türk-Rus harbinin kanlı ve karanlık günleriydi; tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler kahpece. Ve arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir mukavemet görmeksizin Aziziye Tabyası'na yerleþtiler.Bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker, koþa koþa Erzurum'a varıp kara haberi yetiþtirdi. Minarelerden sabah ezânı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye baþladı.

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Hiçbir Şeye Benzemez

Şeyh Nûr Muhammed Pütni hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. Şöyle Rivâyet edilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinimizde En Kıymetli Şey Verâ Ve Takvâdır

Vehbi Tülek

Ebü’l-Hüseyin Verrâk hazretleri sofiyye-i aliyyedendir. İran’da Nîşâbur’da doğdu ve orada yaşadı. Ebû Osman el-Hîrî’nin sohbetlerinde yetişti. 320 (m. 932)’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Doğru Sözlü Ve Ihlaslı Olanların Rızkı Artar!

Vehbi Tülek

Ferec bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Milâdi on dördüncü yüzyıl başlarında Yemen'in Cünd şehrinde vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Şeyh Îsâ el-Hattâr hazretlerinin terbiyesinde yetişti. Güzel hâlleri ve kerâmetleri görüldü. Hocasının vefâtından sonra El-Cünd şehrine yerleşip vefâtına kadar burada kaldı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İlim, Senin Için Mal Ve Sermayedir

Vehbi Tülek

Allah'ın Rahmetinden Ümidini Kesmeyesin!

Vehbi Tülek

Hak Teâlâ, Tevazu Göstereni Yükseltir

Vehbi Tülek

İbn-i Cemâl El-mısrî

Vehbi Tülek

Her Iş, Allahü Teâlânın Dilemesi Ile Olur

Vehbi Tülek

Bu Kulumu Cehenneme Atın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Gül Yaprağı

İmanı Ona Kafidir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hizir Ve Gelin

Karşılık Beklemiyorum

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek