Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.159.241

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân Han Sineçâk Yûsuf Baba hakkında anlatılanları ve tasavvuftaki yüksek derecesini işitmişti. Sine-çâk Yûsuf Baba'yla sohbet etmek ve ondan istifâde etmek üzere saraya dâvet etti. Fakat Sineçâk Yûsuf Baba, sultanlardan, devlet adam larından ve dünyâ adamlarından uzak durmayı kendine prensip edindiği için dâveti kabûl etmedi. İkinci ve üçüncü dâvetleri de kabul etmeyince, Kânûni Sultan Süleymân; "O gelmezse biz gideriz" deyip saltanat kayığına bindi ve Sütlüce İskelesine yanaştı. Sineçâk Yûsuf Baba'ya, Sultan sizi ziyârete geliyor" diye haber verdiklerinde; "Söyleyin gelmesin!" buyurdu.

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalb Ve Ruh, Cisim Değil, Cevherdir

İbrâhim Reyyâhî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 1180 (m. 1766)’da Tunus’un Tesfûr denilen bölgesinde doğdu. 1266 (m. 1850)’de Tunus’ta vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Erdebilli Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Erdebilli Sinân Efendi, Azerbaycan'da, Erdebil köylerinden Râmiye'de doğdu. Önce Erdebil'de tahsil yaptı. Sonra Tebriz'e geldi. Orada Dede Ömer Rûşeni hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Hocası onu İstanbul'a gönderdi. İstanbul'da Ayasofya Câmii yakınındaki dergahında vaazlar verdi. Zamânın ileri gelenlerine nasihat verdi. 1544 (H.951) tarihinde İstanbul'da Koşuyolu'nda vefât etti.
Sinân Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Evlat Ve âileye Dâimâ Tatlı Sözlü Olmalıdır

Vehbi Tülek

Ali Bin Ebû Talha

Vehbi Tülek

Ali bin Ebû Talha hazretleri Tebe-i tâbiinin meşhur tefsir ve hadis âlimlerindendir. Aslen Cizreli olup Suriye'nin Humus şehrine yerleşti ve 143 (m. 760)'da vefat etti. "Sahifetü Ali bin Ebi Talha" diye bilinen "Tefsir sahifesi" ile tanınmıştır. Bu kitabında, "Sabır" hususunda şunları yazmaktadır:

Ebû Bekr (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kalpler Ancak Zikrullah Ile Mutmain Olur.

Vehbi Tülek

Amr Bin Alî Fellâs

Vehbi Tülek

her Üzüntü Fazîlettir!..

Vehbi Tülek

Arkadaşın Için, Tatlı Ve Serin Su Gibi Ol

Vehbi Tülek

Eyyûbzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

At Hirsizi

Sarik Ve Sakal

Helvaci Çocuk

Abayi Yakmak

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek