Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.230.559

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüzükoyun, Şeytanların Uyuma Şeklidir!

Vasfî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1733 (H.1146) senesinde Nâzilli'de doğdu. 1801 (H.1216) senesinde aynı yerde vefât etti. Zamânının usûlüne göre birçok hocalardan ilim tahsîl etti. Ayrıca, babasından tasavvuf dersleri alıp yetişti. Talebelerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid zamanlarında Sadrazamlık vazifesinde de bulunmuş olan Ahmed Vefik Paşa, Paris Büyükelçilisiyken, Müslümanları ve Osmanlıları küçük düşüren bir piyesin oynanacağını duyunca, buna diplomasi yoluyla engel olmaya çalışır. Fakat muvaffak olamaz. Oyunun sahneye konduğu gece tiyatro ya gider. İmparator III. Napolyon da bu gala gecesine davetlidir. Oyun başlamadan İmparatorun locasına gider ve oyunun durdurul ması için tekrar ricada bulunur, fakat ters bir cevapla karşılaşır.

Ahmed Vefik Paşa, oyunu durdurmak için bir şeyler yapmak lüzumunu hisseder. Perde açılır açılmaz, locadan sahneye atlar ve seyircilere:"Ben sahici Osmanlı ve Müslümanım. Düzmelerini bırakın da beni seyredin" diye haykırır. Bu şekilde seyircileri kendine çekerek oyunu oynatmaz.

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bütün Dostların Mezar Kapısından Dönerler

Ahmed Gavsi Dede Mevlevi şeyhlerindendir. İstanbul'da doğdu. Bursa Mevlevihânesi Şeyhi olan Sâlih Dede Efendiye talebe oldu. Hocasının emri üzerine Konya'ya gitti. Sâlih Dede Efendinin vefâtından sonra İstanbul'a geldi. Galata Mevlevihânesi Postnişinliğine tâyin edildi. 1697 (H.1109) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi'den anlatırdı. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsan, Yapamayacağı Şeyi Vadetmemeli

Vehbi Tülek

Ubeydullâh ibn-i Ebi'r-Rebi' hazretleri nahiv ve tefsir âlimidir. 599 (m. 1203)'de Endülüs'te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Orada zamanın ileri gelen âlimlerin­den ders aldı. İşbiliye'nin Hristiyanlar tarafından işgalinin ardından Şeriş'e (Jerez), sonra da Fas'ta Sebte'ye hicret etti. Burada çok talebe yetiştirdi. 688 (m. 1289)'da vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Günah Işlemek Kalbi Karartır

Vehbi Tülek

Akıllı, Günahlarını Tövbe Ile Örtendir

Vehbi Tülek

Ahmed Fahri Efendi, Celveti şeyhlerindendir. Tekirdağ'da Şarköy'de doğdu. Keşan'da Süleyman Zati Efendi'nin oğlu Hüseyin Şahin Efendi'ye intisab etti ve sülûkunu tamamlayarak hilâfet aldı. Sonra İstanbul'a gelerek Kasımpaşa'da Ali Efendi Dergâhında talebe yetiştirdi. 1214 (m. 1799)'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Harputlu Hacı Ömer Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

İki Cihânın Bedbahtı Bel'am Bin Baura

Vehbi Tülek

Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

haydi Oğul Haydi Git Ya Gâzi Ol, Ya Şehit!

Vehbi Tülek

Cemâleddîn İshak Fakîh

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sarik Ve Sakal

Geç Gelen Kurtarıcı

Latif Bir Şikayet

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek