Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.223.300

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kırklar Makâmı'ndaki "kutlu" Toplantı

Noktacı Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Midilli Adasında doğdu. 1574 (H.982)'te vefât etti. İlim öğrenmek için Şam'a gidip bir müddet orada kaldı. Sâlihiye'ye gidip Şeyh Üveys Halvetînin derslerine ve sohbetlerine devâm edip tasavvufta yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Sultan İkinci Bâyezid Han zamanında Kili ve Akkerman alınmış, Osmanlılar Boğdan prensliğiyle Karadeniz arasına girerek, Boğdan'ın deniz yolunu kapamışlar, bu sebeple prensliğin ekonomik varlığı tehlikeye düşmüştü. Boğdanlılar bu iki kalenin geri alınmasını düşündüler. Kalenin zabtından sonra, Akkerman'da kalmış olan bâzı Boğdanlılar, Boğdan prensine haber gönderip, onu kalenin alınması için davet ettiler. Boğdanlılar, kale muhafızları nın gafletinden istifâde ile ipler takarak bir kısmı kaleye çıktı. Bir kısmı da iplerin üzerinde iken muhafızlar haber alarak kaleye girenleri yakalayıp, diğerlerinin de iplerini kestiler. Boğdan beyinin bu hareketi üzerine Rumeli beylerbeyi Hadim Ali Pasa'ya Boğdan seferine çıkması emredildi.

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tamah Eden, Dâimâ Sıkıntı Içinde Yaşar!

Celâlüddîn Hürmâlî hazretleri büyük velîlerdendir. Irak'ta Şehrezûr'a bağlı Kayneyce köyünde doğdu. Bölgedeki meşhûr medreselerde ilim tahsil edip icâzet aldı ve Hurmal kasabasındaki Câmi-i Kebîr'e müderris tâyin edildi. Bu sırada Kâdiriyye yoluna girip bu yolun büyüklerinden Şeyh Hasan Gelezerde hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Hocası ona icâzet verip kendisine halîfe yaptı. 1815 (H.1231) senesinde Biyâre'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çocukları Sevindirene Verilen Köşkler

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhayrız hazretleri Tâbiinin meşhur hadis âlimi ve velilerindendir. Kudüs'te doğdu. 717 (H.99) senesinde orada vefat etti. Eshab-ı kiramdan bazıları ile görüşerek hadis rivayet etti. Rivâyetleri Kutüb-i-Sitte denilen meşhur hadis kitaplarında yer almıştır. Şöyle nakleder:

Ölmeden Evvel Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Ali Ûşî

Vehbi Tülek

Sirâcüddin Ali Ûşi hazretleri kelam âlimi ve şair olup, Özbekistan'da, Fergâna Müftüsü idi. 575 (m. 1180)'de vefât etti. Ehl-i sünnet itikâdını nazım olarak anlatan "Kaside-i Emâli"si meşhûrdur. Emâli Kasidesi'nin bir kısmı şöyledir:

İnsanların En Akıllısı Kimdir

Vehbi Tülek

malım Yok Diye Gam Çekme!

Vehbi Tülek

Abdülganî Nablüsî Hazretleri

Vehbi Tülek

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Vehbi Tülek

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Cemâ'a

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Hizir Ve Gelin

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Ölüyü Diriltemem

Başka Du Bilmez Misin?

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek