Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.531
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Sultan II. Mahmud'a, o zamana kadar hiç yemediği "Keçiboynuzu"nu çok medhettiler. Padişah da bu kadar övülen bu meyveyi merak etti ve:-Getirin bakalım nasıl bir şeydir! Dedi.Bu emir üzerine getirilen keçiboynuzlarından birini ağzına aldı, fakat biraz çiğnedikten sonra attı. Yanındakiler:-Niçin attınız efendimiz, diye sorunca:-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem! Cevabını verdi.
Sahte tarikatler türediğini duyan İkinci Bayezid Han, bir meclis kurdurdu. Bu mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Kim hak yolda kim batıl yolda, bu düğümün çözülmesi için Ahmed Şemseddin (Marmaravi) hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.
Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.
Ebü'l-Hasen el-Cüzâmi, hazretleri tefsir, hadis ve kelâm âlimlerindendir. Endülüs'te Meriyye şehrinde 440 (m. 1048) senesinde doğdu. Lizbon kadısı Ebû Ömer bin Abdülberr'in icâzet verdiği büyük âlimlerdendir. Tefsir, hadis ve usûl-i din (kelâm) ilimlerinde kıymetli eserler yazdı. 532 (m. 1137) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:
Biraz sonra, tarihin en mühim, en amansız ve en büyük savaşı başlayacaktı... Muhammed aleyhisselam, Eshabıyla sabah namazını kıldılar. Sonra da Eshabına, cihad ve şehidlik hakkında hitab ettiler... Hazreti Ömer radıyallahü anh o anı şöyle anlatıyor:
Muhyiddin Karabâği hazretleri Osmanlı fıkıh âlimidir. Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde doğdu. Orada ilk tahsilinden sonra İstanbul'a geldi. Burada medrese tahsilinin tamamladıktan sonra İznik'teki Süleyman Paşa Medresesi'ne tayin edildi. 942 (m.1535)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.