Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.317
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Barbaros Hayreddin Paşa Preveze'de, Alman İmparatoru Büyük Karl'ın (Şarlken) amirali Andrea Doria kumandasındaki haçlı donanmasını imha ettikten sonra, daha önceden Osmanlı Devleti himayesine sığınarak yardım isteyen ve Kanuni'nin Viyana seferi ile Alman İmparatoru nun esarerinden kurtularak tahtına tekrar oturan Fransa kralı François (Fransua), Osmanlı devletiyle yaptığı ittifaktan ve Barbaros'un kazandığı zaferden cesaret alarak, Almanlarla müttefik olan komşusu Savoie (Kuzeybatı İtalya'da) dükalığının eline geçmiş olan Nice şehri nin onlardan alınarak Fransa'ya geri verilmesi için Kanuni'den yardım istedi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han Barbaros Hayreddin Paşa'yı çağırarak:-Akdeniz'e sefere çıkcaksın. Nice şehri ve civarındaki kaleleri fethedeksin! Emrini verdi.
"Savaş, cesur milletlerin ilacı, korkak milletlerin ecelidir..."Osmanlı Sultanı III. Ahmed Han'a, Sadrazam cevap verdi:-Ne doğru söylersiniz Devletlûm... Şu Deli Petro, hakikaten eceline susamış!1711 yılı, mübarek Ramazanın 28. günü...Topkapı sarayında Büyük Divan toplantısı yapılmakta...Bütün Devlet Ricali mevcut.Şeyhülislam Paşmakçızade Ali Efendi merak ediyordu:-Biz şimdiye kadar Padişahımızı sulh taraftarı görmüşüzdür. Muharebe için zaruret mi zuhur etti? Veziriazam Baltacı Mehmed Paşa cevap verdi:-Ruslar, Eflak-Buğdan Voyvodalarını kışkırtır...Mora'da ihtilal tertip ederler.
Abdüssamed Palembangi hazretleri Endonezya'da yaşamış İslam âlimlerindendir. 1116 (m. 1704)'de Sumatra adasının Palembang şehrinde doğdu. Tahsilini Mekke'de tamamladı. Orada Semmâniyye tarikatının kurucusu Muhammed Semmân'a intisab etti. Memleketine dönünce bu tarikatı Sumatra'da yaydı. 1203 (m.1788)'de orada vefat etti. "Zühretü'l-mürid fi beyân-i kelimeti't-tevhid" adlı eserinde şunları anlatmaktadır:
Abdullah Şârmesâhi hazretleri, Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 589 (m. 1193) senesinde Mısır'da doğdu. 669 (m. 1271) senesinde orada vefât etti. Bu mübarek zat, vefatına yakın bir sohbetinde buyurdu ki:
Kâdı Şüreyh hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. Babası, kabilesi nâmına elçi olarak Medine'ye gelmişti. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) görünce Müslüman oldu. Resûlullah efendimiz ona Ebû Şüreyh ismini verdi. Kâdı Şüreyh, hazret-i Ömer tarafından Kûfe'ye kadı [hakim] yapıldı. Hazreti Ömer, Hazreti Ali ve İbn-i Mes'ûd'dan (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. 79 [m. 698] senesinde, 120 yaşında vefât etti. Şöyle anlatılır:
Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.