Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.323.781

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

1683'deki II. Viyana bozgunundan sonra, Osmanlı ordusu bütün cephelerde yeniliyor, on binlerce şehidin kanlar pahasına fethedilen şehirler, kasabalar, kaleler, birer birer düşman eline geçiyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın bergüzarı olan Belgrad bile elimizden çıkmıştı. Koca Osmanlı İmparatorluğu bir felakete doğru sürükleniyordu. Hazine tamtakırdı. Orduda disiplin diye bir şey kalmamıştı. Güngörmüş, tecrübeli askerler:-Ah, diyorlardı, eğer Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kıyılmasaydı, devlet bu hallere düşmezdi.

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrâhim Bin Edhem Hazretlerinin Oğlu

İbrahim'in babası Edhem, Belh diyarının hükümdarıydı. Kendisi Şehzâde olup, her türlü imkâna sâhip, her istediğini yer, her istediğini giyer, her emri hemen yapılırdı. Fakat bir gün Allah aşkı ile yandı tövbekâr oldu. Evini barkını terk etti. Memleketi Belh'ten ayrıldığında geride süt emen bir oğlu kalmıştı. Çocuk büyüdü. Zengin oldu ve bir gün vâlidesine;
-Anneciğim, ben gidip, babamı bulmaya çalışacağım ve hizmetinde bulunacağım, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Emânullah Lâhorî Hazretleri

Vehbi Tülek

Emânullah Lâhori hazretleri, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin huzûr ve sohbetlerinde kemâle gelen velilerin büyüklerindendir. Hocası İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, rûhlara hayat veren teveccüh ve himmetleriyle yetişerek, evliyâlık yolunda çok ilerlemişti. Kendisi de bu yolda çok talebe yetiştirdi. İmâm-ı Rabbâni Müceddid-i elf-i sâni hazretleri bu yüksek talebesine yazdığı mektublardan birinde özetle buyurdu ki:

Sevilen Mürşidin Kitapları Okununca Da Feyz Gelir

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" kırkıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Adana'da doğdu. İlk tahsilini tamam­ladıktan sonra İstanbul'a geldi ve burada medrese tahsilini yaptı. Müderrislik, kadılık, Anadolu kadıaskerliği ve Rumeli kadıaskeriliği vazifelerinden sonra şeyhülislâm oldu. 1656'da Belgrad'da vefat etti. Sabır hakkında buyurdu ki:

Başka Mezhebi Taklit Eden, Kendi Mezhebinden Çıkmaz!

Vehbi Tülek

Sabrın Başlangıcı Acı Sonu Bal Gibi Tatlıdır!

Vehbi Tülek

Basra Fukahâsından Câbir Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Velîlere Yakınlık, Insanı Allahü Teâlâya Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Bütün Kötülüklerden Sana Sığınırız Allahım

Vehbi Tülek

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Minareden Okunan Şiir

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Keramete İnanmayan Âlim

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Her Şeyi Göze Almıştı!

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek