Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.642.064

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Okuyana Ağaç

Kemal Paşazade Tarihinin 8. cildinde, Sultan II. Bayezid Han zamnında yaşanan şöyle bir hadiseyi nakleder:Draç kalesinin Venedikli muhafızları endişeli bir bekleyiş içerisindeydiler. Duymaktan kork tukları haber gecikmemiş, Elbasan Sancakbeyi Evrenosoğlu İsazade Mehmed Bey kumandasındaki Osmanlı akıncılarının yaklaştığını öğrendiler.Venedik, bu liman kalesine ayrı bir önem veriyordu. Zira onu kaybederse, Mora kıyıların dan olduğu gibi Arnavutluk'tan da tamamen sökülüp atılacak, sonunda Akdeniz'den silinecekti. O yüzden Draç'ı savunma tedbirlerine titizlik gösterilmiş, tahkimat hayli teferruatlı tutulmuştu

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II. Abdülhamid Hanın, harp hakkındaki bilgi ve tecrübelerine başvurmayı uygun buldular. Bu maksatla İshak Paşayı Beylerbeyi Sarayına gönderdiler. 33 sene gibi uzun bir müddet Avrupa siyasetine hakim olmuş Sultan II. Abdül hamid Han cevabında:"Bu vaziyette artık benim verebileceğim bir fikir, tavsiye edebileceğim bir tedbir kalmamıştır. Zira bu zavallı devlet, harb-i umumiye sürüklendiği gün münkariz olmuştur. Sizi bana gönderenler, harbe girmeden önce göndermeliydiler. Dünyanın karalarına ve denizlerine hakim olan devletlere karşı Almanya ve Avusturya ile birleşip ateşe atılmak, tarihin ender kaydettiği hatalardandır." Dedi.

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kıyamette Ilk Sual Namazdan Olacaktır

Abdürrahîm Ebnâsî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 829 (m. 1426) yılında Kahire’de doğdu. 891 (m. 1486)’da vefat etti. Zamanındaki pek çok âlimden rivayette bulundu. Onlardan ilim aldı. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hammâd Bin Müslim Debbâs

Vehbi Tülek

Hammâd bin Müslim hazretleri, Bağdât'ta yetişen büyük velilerdendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni'nin tasavvuf ilmini öğrendiği hocalarındandır. Aslen Şamlı olup, hayâtı Bağdât'ta geçti. Doğum târihi bilinmemektedir. 1131 (H.525) senesinde vefât etti...

Selçuklu Sultanı Alparslan

Vehbi Tülek

Mağarada Uzlete Çekilen Zatın Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Mevlânâ Şâh Kubâd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Dede Ömer Rûşenî’nin talebesi oldu. Kendisinden yüksek mânevî ilimleri öğrenip icâzet aldı. 1543 (H.950) târihinde Şirvan’da vefât etti.
Şâh Kubâd hazretleri ümmî olduğu hâlde, ibâdet ile alâkalı meseleleri çok iyi bilirdi. Âlimlere hatâlarını söylerdi. “Ben bir ümmî kişiyim. Fakat bu meseleyi şöyle bilirim” diyerek, o âlimin hatâsını dolaylı yoldan söylerdi...

Velîler, Lamba Gibi Aydınlatırlar

Vehbi Tülek

Tehlikenin Başı Haram Yemektir

Vehbi Tülek

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Vehbi Tülek

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

Tevâzudan Daha Iyi Bir Şey Görmedim

Vehbi Tülek

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Minareden Okunan Şiir

Abdullah El-acemî

Zalimlere Dersini Verdi!

Hayat Kurtaran Yalan

Arafatta Görüşürüz

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek