Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.647.775

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahr-ül-fârisî Hazretleri

Fahr-ül-Fârisi hazretleri, hadis, kelâm ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen İran'ın Şiraz şehrindendir. 1134 (H.528) yılında doğdu. 1225 (H.622) yılında Mısır'da vefât etti. Bir vâzında tövbe hakkında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'nin Katili İbni Mülcem

Vehbi Tülek

Hazreti Ali radıyallahü anh, sabah namazını kılıyordu... Hiç beklenmedik bir anda, İbn-i Mülcem isminde bir namerd tarafından, sırtından zehirli hançerle vurularak yaralandı. İbn-i Mülcem, o anda kaçmayı başardı, ancak kısa sürede yakalandı. Halife'nin huzuruna getirdiler. Hazreti İmam, kendisini vuranı tanıyordu. Çünkü daha evvel İbni Mülcem denen hain, kendisine hizmet etmiş, ekmeğini yemiş ve Hazreti Ali'den çok yardım görmüştü. Daha o zamanlar Hazreti Ali;
- Ya İbni Mülcem! Benim ecelim senin elinden olacak, buyurarak büyük bir keramet izhar etmişti. Hazreti Ali böyle söylediği zaman, İbni Mülcem;
- Ya İmam! Böyle bir şey yapacak olursam ellerim kurusun, madem öyle şimdi sen beni öldür, deyince, Hazreti Ali kendisine;
- Bu suçu işlemeden seni nasıl öldürtür veya hapse attırabilirim. O takdirde ben zalim olurum, buyurmuştu...

Helâle Harama Riâyet Etmeye Mecbûruz

Vehbi Tülek

I­rak Velî­le­rin­den Ebû Bekr Ensârî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr En­sâ­ri, Irak ve­li­le­rin­den ve Han­be­li mez­he­bi fı­kıh âli­mi­dir. Şöy­le an­la­tı­lır: Bir hac mev­si­mi son­ra­sı Mek­ke-i mü­ker­re­me­de ka­lan Ebû Bekr En­sâ­ri, uzun sü­re aç kal­dı. Aç­lı­ğı­nı gi­de­re­cek bir şey de bu­la­ma­dı. Ni­hâ­yet bir gün ib­ri­şim bir ke­se gö­rüp al­dı. Doğ­ru­ca kal­dı­ğı eve gi­dip o ib­ri­şim ke­se­yi aç­tı. İçin­de pı­rıl pı­rıl, ben­ze­ri bu­lun­ma­yan, in­ci­den bir ger­dan­lık ol­du­ğu­nu gör­dü...

Meydanların Arslanının Sen Olduğunu Anladım!

Vehbi Tülek

DÂvûd (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Sıla Bin Eşyem Ve Amca Kızı Muaze

Vehbi Tülek

Dav'ü's-sabâh (Âcibe Bağdadiyye)

Vehbi Tülek

Harputlu Ömer Nâimî Efendi

Vehbi Tülek

Şeytan, Aranızdaki Boşluklarda Dolaşır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu: - Bu güzel nar bahçesi kimin? - Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı - Oğlun, uşağın var mı? - Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz - Peki ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Arafatta Görüşürüz

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Korkma!

Allah Haramdan Kaçani Korur

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek