Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.474.718

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde hac dönüşü Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Yunan isyânı sırasında yeniçeri ve sipâhilerin daha fazla bozulduğunu gören Sultan Mahmûd Han, bu fesât yuvalarını ortadan kaldırmaya karar verdi. Yeniçerilerin artan tecâvüz ve zorbalıkları kamuoyunu da aleyhlerine çevirmişti. Pâdişâh, Yunan isyânının bastırılmasıyla kavuşulan sulh devresinde önce, orduyu ıslâha girişti. Ancak askeri tâlim ve terbiyeye karşı çıkan yeniçeriler, isyân mânâsında kazan kaldırdılar. Buna karşılık Sultan Mahmûd Han da sadrâzam, şeyhülislâm ve devlet erkânını toplayarak yeniçerilerin artık hıyânette bulunduk larını, bu sebeple tedbir alınmasını belirtti. Âlimler, din ve devletin bekâsı için bu fesat yuvasının ortadan kaldırılması gerektiğini bildirdiler. Şeyhülislâmın fetvâsı ile sancak-ı şerif çıkarılarak, dinine ve pâdişâhına bağlı olanların onun altına gelmesi ve mücâdeleye girişmesi istendi. Böylece eşine ilk defâ rastlanan bir olayla pâdişâha bağlı birlikler halkla bütünleşerek fitne ve fesat yuvası yeniçeri ve sipâhi ocaklarını ortadan kaldırdılar.

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mü­fes­sir Ve Mu­had­dis Mu­ham­med Bin Ka'b

Mu­ham­med bin Ka'b el-Ku­ra­zi, Ta­bi­in dev­ri­nin bü­yük­le­rin­den­dir. Hic­re­tin 40'ın­cı (m. 660) se­ne­sin­de Haz­re­ti Ali'nin hi­lâ­fe­ti­nin son­la­rın­da doğ­du. Kur'ân-ı ke­ri­min tef­si­rin­de, bi­rin­ci ta­ba­ka­yı teş­kil eden âlim­ler­den­dir. Bü­yük mü­fes­sir­ler­den olup, ay­rı­ca mu­had­dis­ler ya­nın­da da si­ka (gü­ve­ni­lir) olan râ­vi­ler­den­dir. Biz­zat Ab­dul­lah İbn-i Ab­bâs'dan ve Ab­dul­lah İbn-i Ömer'den tef­sir öğ­ren­miş­tir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

Niyâzî-i Mısrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Halvetî yolunun Mısriyye kolunun şeyhidir. Adı Muhammed olup babasınınki Ali Çelebi'dir. 1618 (H.1027) senesinde Malatya'nın Soğanlı köyünde doğdu. Tahsîlini tamamladıktan sonra, Malatya'da bulunan Halvetî şeyhi Hüseyin Efendinin sohbetinde bulunarak, ondan feyiz aldı. Bağdât'a ve Kâhire'ye gitti. Kâdiriyye tarîkatı büyüklerinden olan bir zâtın dergâhında misâfir kaldı ve talebe oldu. Câmi-ul-Ezher'de hem ders verdi. Sonra Bursa'ya gitti. Sultan Dördüncü Mehmed Hânın dâveti üzerine İstanbul'a giden Niyâzî-i Mısrî, Ayasofya Câmiinde vaaz verdi. Bir vaazı yanlış anlamalara sebep oldu. Kendisini çekemeyenlerin şikâyeti üzerine Limni'ye gönderildi. 1693 (H.1105) senesinde Limni adasında vefât etti.

İmam-ı Mâverdî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Abdullah Bin Mürteiş

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Abdullah bin Muhammed Mürteiş, aslen Nişâbur'un Hire nâmıyla meşhûr mahallesinden olup Bağdâd'a yerleşmişti. Şunûziyye Mescidinde sohbetine devam edenlere Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlatır, dünyanın zevk ve eğlencelerinin geçici, âhiretin ise ebedi olduğunu bildirirdi.
Bu mübarek zat, Ebû Hafs-ı Haddâd'ın talebelerindendir. Ayrıca Cüneyd-i Bağdâdi, Ebû Osman Mağribi ve diğer büyük zâtlarla görüşüp sohbet etti. Kısa zamanda yetişip Irak'ta zamânının bir tânesi oldu. Dünyâya düşkün olmaması, haram ve şüphelilerden çok sakınması belli başlı vasıflarıydı.

Ayasofya'nın Duvarındaki Levha!..

Vehbi Tülek

Rabbinizin Huzurunda Hesaplaşacaksınız

Vehbi Tülek

Nefsimin Güzel Gördüğü Hiçbir Işi Güzel Görmedim

Vehbi Tülek

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

Zâlimler Için Hiçbir Yardımcı Yoktur

Vehbi Tülek

İhtiyar Mücahid Ve Pehlivan Büteyrak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Hizir Ve Gelin

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Başka Du Bilmez Misin?

Arafatta Görüşürüz

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek