Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.329.966

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Eshâb-ı Kirâm Aleyhinde Konuşanın Cezası

Molla Câmî hazretleri büyük velilerdendir. Horasan’da, Cam kasabasında 817’de (m.1415) doğdu. 898’de [m. 1492] Herat’ta vefat etti. Behâeddîn Buhârî hazretlerinin halifelerinden Sa'deddîn-i Kaşgârî meclisinde kemâle geldi. Sultanlardan ve hele vezir Ali Şîr Nevâî’den çok saygı görürdü. Fatih Sultan Muhammed hazretleri ile de mektuplaşırdı. Fatihin daveti ile Konya’ya teşrîf etti ise de padişah vefat ettiğinden görüşemediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

HüdÂyî Yolu

Sultan Ahmed Han, büyük bir câmi yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tesbit ettirdi. Temel atma merâsimi için hocası Aziz Mahmûd Hüdâyi ve diğer âlimleri dâvet etti. Kurbanlar kesildi. Temel atmak için ilk kazmayı, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazret leri vurdu. Pâdişâh, yoruluncaya kadar temel kazdı. Böyle bir başlangıçtan yıllar sonra, câmi yapıldı ve açılışını yapmak ve Cumâ hutbesini okumak üzere Aziz Mahmûd Hüdâyi dâvet edildi. Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu. Önce bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Sonra fırtına ile berâber denizde dalgalar büyüdü, yükseldi ve şiddetlen di. Bu şartlar altında Üsküdar'dan Sarayburnu'na geçmek imkânsızlaşmıştı. Ne var ki Şeyh hazretleri Hünkâra söz vermişti. Bu sebeple Üsküdar iskelesine geldi ve bir kayık kiralayarak içine atladı. O binince sâdık talebeleri durur mu? Hemen onlar da bindiler. Böylece Şeyh hazretleri yanında birkaç talebesiyle birlikte Sarayburnu'na doğru açıldı.

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Selmân-ı Fârisî (radıyallahü Anh)

Selmân-ı Fârisi hazretleri, İslamiyetin doğuşundan önce İran'da İsfehân şehrinde dünyaya gelmişti. Mecûsi idi. İrân'da iken kiliseye girip Hristiyan oldu. Babasının kendisine zulmetmesi üzerine Anadolu'ya kaçıp, kiliselerde hizmet etti. Nihayet Şâm'a geldi. Medine'de âhir zamân Peygamberinin çıkacağını bir papazdan işitti. Âlim oldu. Resûlullahın Medine'ye hicret edeceğini öğrendi. Fakat oraya girerken, köle yaptılar. Bir Yahudi onu satın aldı. Daha sonra Medine'de başka birine sattı. Hicretten sonra, Medine'ye gelerek, Peygamber Efendimiz'de evvelce işitmiş olduğu alâmetleri gördü. Hemen imân etti. Çok hâlis Müslümân oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplerin De Pası Vardır Ve Bu Pas Istiğfarla Giderilir!

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Melîhî hazretleri hadîs, lügat ve fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Herat’ta doğdu. 463 (m. 1070) yılında vefât etti. Birçok âlimden hadîs-i şerîf işitti. Duyduklarını yazarak ezberledi. Fıkıh ve hadîs ilminde zamanın ileri gelen âlimlerinden oldu. Talebe yetiştirip kitaplar yazdı.

Ey Mahmûd! Uzat Elini Seni Yukarı Çekeyim

Vehbi Tülek

Şekle Değil Manaya Bak!..

Vehbi Tülek

Ali Behçet Efendi, Anadolu'da yetişen velilerdendir. Konya ulemâsından Ebû Bekr Efendinin oğludur. 1727 (H.1140) senesinde doğdu. Karamanlı Abdullah Efendi ve meşhûr âlim Abdüssamed Efendiden icazet aldıktan sonra Bursa'ya, oradan İstanbul'a gitti. Sultan Üçüncü Selim'in Üsküdar'da ihyâ ettiği Selimiye Câmii yanındaki dergâhta tefsir, hadis, Mesnevi-i Şerif ve İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin Mektubât'ını okuturdu. Mesnevi'den okuduğu bazı beyitler: "Sen insan bedenini insanın kendisi sanmadasın. Oysa bu beden ruhun elbisesinden başka nedir ki? Hiç insanın değeri giydiği elbiseyle ölçülür mü? Değer ya da değersizlik onun ruhuyla ilgilidir, bedeniyle değil. O halde sen gözünü ten elbisesinden çek de o libasın içindekine dikkat et. Şekle değil manaya bak. Eğer şekilce benzerlik insan olmaya yetseydi iyi de kötü de bir olurdu..."

Molla Hasen Bey

Vehbi Tülek

Müslümana Hüsnüzan Etmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Kâdı Alâeddîn Konevî

Vehbi Tülek

Onların, Açlıktan Yüzleri Sararmıştı

Vehbi Tülek

Hazret-i Ali Ve Yemenli Adam

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Örümcek Ağı

O Kullarına Çok Merhametlidir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Helvaci Çocuk

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek