Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.693.368

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nerede Dert Varsa Deva Oraya Koşar!

Destine Hâtun evliyâ hanımlardan olup Mevleviye tarikatının büyüklerindendir. On yedinci yüzyılda yaşadı. Babası, Mevleviye tarikatının ileri gelenlerinden Şeyh Muhammed'dir. Babasından; tefsir, hadis ve medreselerde okutulan bütün ilimleri öğrendi ve Mesnevi'yi incelikleri ile okudu. Zamânının büyük bir kısmını, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesinde sâlihâ hanımlar için yapılan kafeste ibâdet, zikir ve murâkabe ile geçirirdi. Babasının vefâtından sonra dergâhı idâre etmek kendisine kaldı. Seksen senelik ömrünü hep Allahü teâlâ ile berâber bulunarak, âhireti düşünüp hazırlık yaparak geçirdi. Bu hâlde iken vefât etti. Hanımlara Mesnevi'den okuyarak şöyle sohbet ederdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Için Sev Allah Için Darıl

Vehbi Tülek

Ebü'l-Bekâ Muhammed Hâdiri hazretleri hadis, nahiv, kırâat ve fıkıh âlimlerindendir. 747 (m. 1346) senesinde doğdu. 824 (m. 1421) senesinde Haleb'de vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

İşi, Sözüne Uygun Olmalıdır

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşî

Vehbi Tülek

Şâh Muhammed Bedahşi hazretleri, Hindistan'ın meşhûr velilerindendir. 1582 (H.990) senesinde Afganistan'da, Bedahşan bölgesinde doğdu. İlk tahsilini Belh'de yaptı. Sonra Hindistan'a geldi. Tasavvufta Şeyh Miyânmir'in sohbetlerinde bulunarak Kâdiri yolunda kemâle erdi. Kısa zamanda yükselip üstün hallere kavuştu. 1661 (H.1072) senesinde vefât etti.

Bedahşi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kerâmet Ile Sihir Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Fakirler, Benimle Cennete Girecek

Vehbi Tülek

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

Evliyazâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Evliyânın Kızmasında Da Merhamet Vardır!

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Ben Şehîd Değil Miyim?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Bunlar Şarapti

Ölüyü Diriltemem

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Karşılık Beklemiyorum

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek