Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.974
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:
Rus çarı I. Nikola, koyu bir Türk düşmanı olarak tarihe geçmişti. Osmanlı İmparatorluğu için "Hasta Adam" tabiri ilk kullanan odur. 1844'de İngiliz Kralını ziyareti esnasında Osmanlı İmparatorluğunun paylaşılmasını teklif etmişti. Fakat İngilizler, Rusya'nın daha fazla kuvvetlenmesinin, ileride kendilerine zararı olacağı düşüncesi ile bu teklifi reddettiler. Bunun üzerine Rus hükûmeti, Ortodoks azınlıkların haklarını korumak ve bunun takibini yapmak üzere, İstanbul'a yeni bir büyükelçi tayin etti. Esas maksatları, uygun bir zamanı kollayıp, aniden Osmanlı topraklarına saldırmaktı.
Sekizinci yüzyılda Kûfe ve Şam taraflarında yaşamış olan evliyâdan ve İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Kûfe'de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 802 (H.186) senesinde Şam taraflarında Masisa şehrinde vefât etti...
Ebussuud Carihi, Mısır'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Doğum tarihi bilinmiyor. Mısır'da birçok âlimden ders alarak ilim ve tasavvufta yüksek derecelere erişti. Halktan ve devlet adamlarından çok hürmet gördü. Herkes onun duasını almak ve himmetine kavuşabilmek için dergahına gelir, tamirat işleriyle uğraşırdı...
Ebussuud Carihi hazretleri, yer altına bir sığınak yapmıştı. Ramazan ayının başında oraya girer ve ibadetle meşgul olurdu. Yalnızca Kadir Gecesi bir tas su içerdi. Çok kerametleri görülmüştü. Bazen kendisini bir hal kaplar ve uzun zaman kendine gelemezdi.
Mehir parasıyla hanımına bir şeyler almak için pazara çıkan siyâhi fakir damat Sa'd, bir ses duyar!.. Resûlullah'ın münadisi pazar yerinde şöyle bağırmaktadır:
"Ey Allah'ın süvarileri! Geliniz, cihad var, cihaaad!.."
Sa'd bunu duyar duymaz şöyle düşünür:
"Allahım! Yerlerin ve göklerin Rabbi... Ben bu paraları, Allah'ın, Resûlünün ve mü'minlerin sevdiği yola sarf edeceğim..."
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."