Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.548.133
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.
Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.
Sidi Muhammed Ebû Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1161 (m. 1748) senesinde Fas’ın güneyindeki Batı Sahra denilen yerde doğdu. Yedi yaşına gelince kırâat âlimlerinden İmâm-ı Nâfi’nin kırâati üzere, Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Sonra usûl ve fürû’ ilimlerini öğrendi. Fas’a giderek hadîs dersleri aldı. Sonra talebe yetiştirmeye ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunda da çok ilerledi. Bir gece Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) rüyâsında gördü. Resûl-i ekrem ona; “Sen benim hâlis evlâdımsın. Senin soyun Hasan bin Ali’ye ulaşır” buyurdular. 1203 (m. 1788) senesinde Batı Sahra’da vefât etti...
Mehmed Şühûdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. Şimdi Bulgaristan’da olan Hasköy'de doğdu. 1612 (H.1021) senesinde Babaeski'de vefât etti. Babaeski kasabasında Ali Paşa Câmii'nde imâm-hatiplik yaptı. Tasavvufta Şeyh Yâkûb Efendinin sohbetinde kemâle erdi. Bir vaazında şöyle buyurdu:
İbrâhim bin Usayfir hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Kâhire'de doğdu. 942 (m. 1535) senesinde aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:
Abdülaziz Debbağ hazretleri'ninbir grup talebesi bir yere gitmek için yola çıktılar. Yanlarında eşkıyâ saldırısına karşı koyacak hiç bir şey yoktu. Geceyi tenha ve korkunç bir yerde geçirdiklerinden, içlerinden iki kişi uyumadı. Bunlar yakınlarında bir arslanın dolaştığını fark ettiler. Biri diğerine;
-Kimseyi uyandırma sonra paniğe kapılabilirler, dedi.
Sabah olunca yakınlarında ölü bir tavşana rastladılar ve yollarına devam ettiler. İşlerini görüp geri dönerken konakladıkları yerde, bir kişi uyumayıp arkadaşlarını bekledi. Hocaları Abdülaziz Debbağ'ın huzuruna geldiklerinde uyumayan talebe;
-Efendim! Müsâde ederseniz biraz uyumak istiyorum. Çünkü dün gece hiç uyumadım,dedi.