Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.070

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İbretli Dava

Hızır Bey yorucu bir günün ardından gitme hazırlığı içindedir. Ancak kapı önünde dolaşan tedirgin gölgenin farkına varır. Birisi eşikte eyleşmekte gidip gidip dönmektedir. Mübârek ansızın kapıyı açar "Buyurun!" der. Adamcağız yakalanmışlığın pişmanlığı ile girer içeri. Kılık kıyafetine bakılırsa Hıristiyan tebâdan biridir. Ancak yüce veli onu güler yüzle karşılar, yer gösterir. Hatta bakar hâlâ mütereddit elceğizi ile cezve sürer mangala. Adamcağız fincanı zor tutar zira eli kolu sarılıdır. Hızır bey sorar: -Eline n'oldu? -Kırdırdılar efendim. -Kim kırdırdı? -Sultanımız! -Öyle bir hakkı var mıymış? -Bilmiyorum efendim. -Mevzû ne peki! -Ben mimarım efendim. Evet, Sultanımıza kubbeleri Ayasofya'dan geniş ve yüksek bir cami yapabileceğimi vaâd ettim ama...

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han, fethettiği beldeleri kendi haline bırakmayarak imarına çalıştı. İstanbul'un fethinden sonra Edirne'ye geri dönerken, oğlu Bayezid'e bir saray yapılmasını emretti. Daha sonra Eyüp Sultan Camii, türbesi, medresesi, imaret ve hamamı yapıldı. Sekiz kilise, medrese haline getirildi. 1470 yılında kendi simiyle yaptırdığı caminin etrafında meşhur Sahn-ı Seman medresesini kurdu. Medreselerin açıldığı sırada koca Fatih, külliyede kendisine de bir oda ayrılmasını istedi. Fakat müderrisler: "Burada bir odanız olabilmesi için önce imtihana girin, Danişmend (Asistan) olun, tercih ettiğiniz ilim şubesinde tez yapın, eser verin, sonra müderrisliğe erişin. Ancak ilim ocağında bu şekilde makamınız olur." dediler.Fatih Sultan Mehmed Han, bunun üzerine müderrislerin koştukları şartları gerçekleştir dikten sonra Sahn-ı Seman'da oda sahibi olabildi.

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tîmûr Han'ı Hayretler Içinde Bırakan Zat!

Ebü'l-Hasan Türkmâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Mahmûd bin Mevdûd'dur. Soyu, Mısır hâkimi Aybek Türkmâni'ye ulaşır. Mısır'da doğdu. 1424 (H.828) senesinde Azerbaycan'da Meraga'da vefât etti. Herat'a varıp Mirim hazretlerinin sohbetine katıldı. Kısa zamanda icâzet alıp irşâda başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölümden Şüphen Varsa, Uyuma

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh ibn-i Sahnûn hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 202'de (m. 817) Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. Mısır ve Hicaz'a giderek zamanın büyük âlimlerinden Mâliki fıkıh ilmi tahsil etti. Kayrevan'a dönerek talebe yetiştirdi. 256 (m. 870)'da vefat etti. Uyuma âdâbı hakkında şöyle buyurdu:

Kur'an, Bize Resûlullahın Okuduğu Gibi Ulaşmıştır

Vehbi Tülek

Çok Istiğfar Eden Kimseye Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Celâleddin Kazvini hazretleri fıkıh, hadis ve edebiyat âlimidir. 666 (m. 1268)'de Musul'da doğdu. 739 (m. 1338)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Râfiî

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmak Kalbin Cilasıdır

Vehbi Tülek

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Bâki-billah

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin, Uyması Gereken Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Sonunda Orta Yolu Buldular

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Sünnet Akçesi

Kul Hakkı

Zalimlere Dersini Verdi!

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek