Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.900.736

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti. Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Yüz Karasi

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Takvâdan Üstün Bir Şey Yoktur

Eşref Emir Cihângir hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. İran'da Semnan'da doğdu. 808 (m. 1405)'de Hindistan'da Cunpûr'da vefât etti. Şeyh Alâ-ül-Hak'ın talebesidir. Kâdı Şihâbüddin Devletâbâdi ile mektuplaşırlardı. Bir mektubunda buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Asım Bin Ömer Katâde

Vehbi Tülek

Asım bin Ömer Katâde hazretleri, Tabiin'in meşhurlarından olup, ilk siyer âlimlerindendir. Çocukluk ve gençlik yılları doğum yeri olan Medine'de geç­miştir. Dedesi Katâde, Bedir Gazvesi'ne katılan meşhur sahabilerdendir. 120 (m. 738)'de Medine'de vefat etmiştir. Kitabında şöyle nakleder:

Tevazu Gösteren Zengin Insanların En Kıymetlisidir

Vehbi Tülek

Kötülük Yaptığında Üzülen, Iyiliklerine Sevinen Mümindir

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî hazretleri Tebe-i tâbiînin hadîs ve tefsîr âlimlerindendir. 132 (m. 749)’de Horasan’da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)’de, Askalân’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Ebü’l-hasen Cevcerî

Vehbi Tülek

Feyizler, Resûlullahın Kalbinden Yayılmakta

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Rübûbiyyetini âciz Kullarına Bırakmaz!

Vehbi Tülek

İslam Dini Geçmiş Dinlerin Süzülmüş Kaymağı Gibidir

Vehbi Tülek

Ebülleys-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Hürmet Etmek Esastır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Delik Kova

Keramete İnanmayan Âlim

Alabilirsen Al

Kabahat Kilincin Midir?

Hakikati Görmek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek