Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.640.920

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Hemhal Olmak

Silada

Her Şeyi Göze Almıştı!

Adam Olmazsan

Hizir Ve Gelin

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alçakliğin Böylesi

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

İsmâil Semmûye hazretleri büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İran'da İsfehân'da doğdu. 267 (m. 880)'de aynı yerde vefât etti. Hadiste, hafızlık derecesine ulaşmıştı. Yani yüz bin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere bilir ve okurdu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yedi Yüz Senelik Oruç Sevabı

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Hulvâni hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 490 (m. 1097)'de Şam yakınlarında Hulvan'da doğdu. 546 (m. 1151)'de vefât etti. Oğluna yaptığı nasihatlerde buyurdu ki:

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Ey Hristiyanlar! İnsâf Ediniz

Vehbi Tülek

Mehmed Zihni Efendi son devir Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1846'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra ulûm-i âliyye şehâdetnâmesi aldı. Galatasaray Sultânisi (Lisesi) ve Mekteb-i Mülkiyye (Siyasal Bilgiler Fakültesi) ulûm-i diniyye muallimliği, Maarif Nezâreti (Milli Eğitim Bakanlığı) Encümen-i Teftiş (Teftiş Kurulu) başkanlığı görevlerinde bulundu. Stockholm'de toplanan Şarkiyat Âlimleri Kongresi'ne davet edilerek altın madalya ile ödüllendirildi. 1913 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Çok eser yazdı. Abdullah-ı Tercümân'ın Hristiyanlığa reddiye olarak yazdığı Tuhfetü'l-erib kitabını tercüme etti. Bu eserinde buyurdu ki:

İngiliz Subayın Ibretlik Sonu!..

Vehbi Tülek

Hacı Muharrem Sırrî Efendi

Vehbi Tülek

ey âdemoğulları, Kalkınız!

Vehbi Tülek

Bu Alçak Dünyâ, Salih Kullara Zindandır

Vehbi Tülek

Nesibe Hâtûn Ve Habib Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Adam Başka, Adam Kılığına Giren Başkadır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kum Ve Kaya

Abdullah Bin MübÂrek

Garip Karşilanan Bir Adak

Gerçek Zehir

Sarik Ve Sakal

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek