Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.372.051

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Oğul! Sorulmayan Şeye Cevap Verme!

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyâsından olup Sultan Birinci Ahmed Hanın hocasıdır. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kosova Şehidi

Ağabeyi Süleymân Şahın Rumeli fetihleri sırasında vefât etmesi üzerine Şehzade Murad Osmanlı tahtına veliahd tâyin edildi (1359). Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa'ya davet edilip Osmanlı tahtına geçti. (1360).Sultan Murâd Han, ilk iş olarak devletin başşehri Bursa'da lüzumlu tâyin ve icrâatlarda bulundu. Şehzâdeler meselesini halletti. Önce, Karadeniz Ereğlisi ve Ankara fethedildi. Lala Şâhin Paşayı ilk serdar ve sadrazam yaptı. Bursa kâdısı Çandarlı Halil Paşayı da kazasker tâyin etti. Devletin içişlerini hallettikten sonra, Anadolu'dan Rumeli'ye yöneldi. 1361'de Çorlu, Keşan, Dimetoka, Pınarhisar, Babaeski, Lüleburgaz ve 1362'de Edirne fethedildi. Bizans Devletinin İstanbul'dan sonra ikinci önemli şehri olan Edirne'nin fethi, Türkler'in Avrupa'ya kesin olarak yerleşmelerini temin etti. Trakya'da stratejik bir mevkide bulunan Edirne, Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki fetihlerinde bir askeri harekât noktası oldu. Her geçen gün şehrin imar faâliyetleri artarak; genişledi. Ardından sıra ile; Gümülcine, Zağra, Yenice ve Filibe fethedildi. Rumeli'nde fethedilen Avrupa topraklarına, Osmanlı iskân siyâsetince, Türk-İslâm ahâlisi yerleştirildi. Bu arada Osmanlının âdil idâresinden memnun kalan Hıristiyan ahâli de seve seve Türklerin hâkimiyeti altına girdiler.

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad'a bir ara şiddetle para lâzım olmuş, Padişah bu parayı Çandarlı Halil Paşa'dan borç alarak temin etmişti. Padişah'ın Çandarlı'dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad'a şöyle bir teklifte bulunmaktan kendini alamamıştı...-Devletlû Sultânım, padişahlara hazine gerektir. Müsaade eder ve ferman buyurursanız, hazine cem'ine çalışalım... Padişah bunun üzerine;-Nasıl ve nereden hazineye gelir toplayacaksın? diye sormuş. Fazlullah Paşa da cevaben şunları söylemişti:-Bu vilâyet halkının malı ve parası çoktur. Padişahlar için arada sırada bir yolunu bulup onlardan para ve mal toplamak münasip düşer. Padişah, Paşa'nın bu teklifine son derece hayret etmiş, ona şu karşılığı vermişti: -Hay Fazlullah! Bu söz ne sözdür, bu re'y ne re'ydir! Böyle bir şeyi nasıl söyler, nasıl teklif edersin? Bilmez misin, bizim idaremizde üç helâl lokma vardır: Biri madenler, biri haraç, biri de gazâlarda alınan ganimetlerdir. Bizim askerimiz gâzi askerlerdir. Bunlara helâl lokma gerektir. Bir padişah ki askere haram lokma yedirir, o asker artık harâmi olur. Harâminin ise sebâtı olmaz. Bir küçük mukâvemetle karşılaşsa, hemen firâr eder. Bundan sonra neticenin ne olacağı ise mâlumdur...

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülmelik Rekâşî

Abdülmelik Rekâşi hazretleri hadis hafızı, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 190'da (806) Basra'da doğdu. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. Sonra Bağdat'a yerleşerek vefatına kadar burada hadis rivayet etti. 276 (m. 890)'da vefat etti. Müslüman kardeşine yardım hakkındaki şu hadisleri nakletti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hep Iyi Insanlarla Beraber Olun

Vehbi Tülek

Abidin Paşa Osmanlı Devleti'nin son senelerinde hizmet etmiş bir İslam âlimi ve devlet adamıdır. 1843 yılında şimdi Yunanistan'da olan Preveze'de doğdu. Memleketinde iyi bir tahsil gördükten sonra İstanbul'a giderek devlet hizmetine girdi. Çeşitli vilayetlerde valilik ve bir süre Hariciye Nazırlığı (Dışişleri Bakanlığı) yaptı. İstanbul Merkezefendi Dergâhı Şeyhi Nûreddin Efendi'ye intisap ederek tasavvuf yolunda ilerledi. 1906 yılında İstanbul'da vefat etti. Sultan 2. Abdülhamid devrinde Ankara valisiyken şehre Elmadağ'dan su hattı yaptırdı. Bu vazifede iken Mevlâna Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin Mesnevisini şerh etti. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Hafız Mehmed Ali Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi, son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1814'te Kastamonu'da doğdu. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Kastamonu'daki halifesi Şeyh Ahmed Siyahi hazretlerine intisab ederek ondan icazet aldı. Kastamonu'da yüzlerce talibe Nakşibendi yolunu öğretti. 1912'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Allahü Teâlâ Iyi Huyluları Sever

Vehbi Tülek

Pîr Mu­ham­med Ve Ab­dül­gaffâr Gen­cevî

Vehbi Tülek

Hâline Bakıp, Gafletten Uyan!

Vehbi Tülek

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Vehbi Tülek

Begaviyyü’l-kebir

Vehbi Tülek

Son Nefes Endişesi Ile Hep Ağlayan Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Sarik Ve Sakal

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Gerçek Zehir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek