Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.606.991

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zağanos Mehmed Paşa

Fâtihin şehzâdeliğinde lalalık yapan Zağanos Mehmed Paşa, ona Rumca ve Lâtinceyi öğretti. Sultan İkinci Murâd Hanın vefâtından sonra pâdişâh olan Fâtih Sultan Mehmed Hanın yakını, en güvendiği devlet adamı olarak vezirliğe yükseltildi. İstanbul'un fethi için genç pâdişâhı devâmlı teşvik etti. Rumeli Hisarının yapımında bizzat çalıştı.İstanbul kuşatmasında Cenevizlilerin harekâtına karşı bugünkü Beyoğlu sırtlarını tuttu. Haliç cephesi tamâmen Zağanos Paşa kumandasındaydı. Kuşatma esnâsında muhâsaranın kaldırılması gerektiğini ileri sürenlere karşı, büyük ve kahraman veli Akşemseddin, Molla Gürâni, Molla Hüsrev'le birlikte muhâsaranın fethe kadar devâm etmesini istedi. İstanbul'un fethinde büyük faydası görüldü. Fetihten sonra Galata'nın Cenevizlilerden sulhla alınmasını sağlayan anlaşmayı imzâladı.1460'ta Mora'da çıkan isyânı bastırmakla görevlendirildi. 1461'de Fâtih Sultan Mehmed Hanın Trabzon-Rum İmparatorluğuna açtığı sefere katıldı. Trabzon'un fethi üzerine buranın ilk sancakbeyi oldu. Daha sonra Gelibolu sancakbeyi ve kaptan-ı deryâlık vazifelerinde bulundu. 1469'da Balıkesir'de vefât etti. Balıkesir'de yaptırdığı pekçok eserin en önemlileri kendi adını taşıyan câmi ile çeşmesidir. Bir de hamam yaptırmıştır.Zağanos Mehmed Paşa, çalışkan, sadâkatle devletine bağlı, bilgili, hayırsever bir vezirdi. Oğlu Ahmed Çelebi, Sultan İkinci Bâyezid ile Yavuz Sultan Selim Han devirlerinde iki defâ defterdârlık vazifesi yapmıştır.

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

"Hilafet nedir ve niçin bu kadar önemlidir?" Bu soruların enteresan cevaplarını Rıza Tevfik şöyle anlatıyor;İngilizlerin parmağı olan 31 Mart Hadisesinin tertipçilerinden olan Rıza Tevfik, bu ihtilal sonrası İngiliz sefaretine gittiğinde çok soğuk karşılanır. Rıza Tevfik bunlara bir mana veremez. Bir süre sonra ingiltereye gittiğinde ingilterenin Türkiye büyükelçisi Lord Nicholson'ı ziyaret eder ve bu soğuk karşılamanın nedenini sorar ve şu ibretli cevabı alır: -Biz jön Türkleri teşvik ettik çünkü ihtilal olacak ve sultanla hilafet alaşağı edilecekti. Fakat aldandık, beklediğimiz neticeyi alamadık. Gerçi Kanun-i Esasi geldi fakat sultan ve hilafet yerinde kaldı." Bu cevap üzerine Rıza Teyfik şu soruyu sorar; -İngiltere Devleti'ni hilafet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor.?"-Haa biz Mısır'da, Hindistan'da İslam kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlar ca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki sultan yılda bir defa bir selam-ı şahane, bir de hafız Osman hattı Kur'anı Kerim gönderiyor, bütün İslam ümmetini hudutsuz bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyor."

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

beni Defneyle Ve Kabrimde Gecele!

Süfyân-ı Sevri hazretleri 713 (H.95) senesinde Kûfe'de doğdu. 778 (H.161)'de Basra'da vefât etti. Tebe-i tâbiinin büyüklerindendir. Hikmetli sözleriyle insanlara nasihatlerde bulunup, hak yolun bilgilerini öğretti. Bu hususta nasihatleri pek çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ubeydullah Serahsî

Vehbi Tülek

Ubeydullah Serahsi hazretleri hadis hafızı, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. İran'da Serahs'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Nişâbur'a giderek orada hadis âlimlerinden ders alarak tahsilini tamamladı ve Fârâb'da yerleşerek burada hadis dersleri verdi. 241 (m. 855)'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Kibir, Başkalarını Küçük Görmeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Suriyeli Velî Ali Kazvânî

Vehbi Tülek

İslam âlimlerinin büyüklerinden olan Ali Kazvâni (Kizvâni) hazretleri, Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. Gençliğinde Seyyid Ali bin Meymun Magribi adlı büyük bir zâtın talebesi idi. Bir gün, üzgün bir hâlde memleketini terk edip, batı tarafına gitti. Şeyh Seyyid Ali'nin vefâtından sonra halifesi olan Şeyh bin Arafa, Seyyid Ali'nin talebelerinden Şeyh Alvân'a mektup gönderdi. Mektupta;
"Cenâb-ı Hakk'ın kapısından hiç kimse kovulmaz. Hocamız Seyyid Ali'nin, Ali Kazvâni'yi kovmaktan maksadı, terbiye ve hâlini düzeltmesi içindi. Siz onu niçin kabûl etmiyorsunuz?" diye yazıyordu...

Rabbimden Üç Şey Istedim

Vehbi Tülek

Nasihat Vermek Kolay Kabul Etmek Güçtür

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehlinin Kalbinde Kir Ve Kötülük Olmaz

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sûka

Vehbi Tülek

Benim Peygamberlik Hakkımı Gözetiniz!

Vehbi Tülek

Bedenin Hastalığı Günah Ilacı Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Fani Dünya

Bize Teveccüh Edin

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek