Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.407.394

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

İstanbul'un fethinden önceki umumi hücûm için bütün hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, 28 Mayıs akşam yemeğini müteâkip istirahate geçti. Güneş battıktan bir müddet sonra karanlık, İstanbul'u örttüğünde şehir halkı bir alev kümesinin ortasında kaldığını dehşetle farketti. Dört bir yanı alev alev yanıyordu. Hoca Sâdeddin Efendi bu manzarayı şöyle nakleder: "O gece pâdişah, zaferleri rehber edinen askerlerine kargı ve mızraklar üzerine meşâleler, şem'alar dikip ol yere batasıca kavmin karşısında mumlar yakarlar deyü buyurdu. Böylece meş'aleler gece karanlığında ışık salınca, yalın kılıçların çakıp parlatılmasına girişildi.

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslâmiyet Ilim Üzerine Kurulmuştur

Abdurrahmân Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. Medrese tahsilinden sonra İstanbul vilâyeti mahkeme reisliği, temyiz âzâlığı görevlerinde bulundu. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 11 Mart 1914'te vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Topal Sineğe Yenilen Nemrud

Vehbi Tülek

Nûh aleyhisselâmdan çok sonra Bâbil'de hüküm süren, yıldızlara ve putlara tapan Keldâni kavminin o devirdeki kralı olan Nemrûd, insanları kendine ve putlara taptırıyordu... İbrâhim aleyhisselâm Nemrûd'u Allahü teâlâya imân etmeye dâvet etti. Nemrûd, bunu reddettiği gibi, İbrâhim aleyhisselâmın kendisine secde etmesini istedi. Secde etmeyince, hapsettirdi ve ateşte yakılmasını emretti...

Necmeddîn Dâye Râzî

Vehbi Tülek

Selîm El-mesûtî

Vehbi Tülek

Selim el-Mesûti, Lübnan evliyâsının meşhurlarından olup 1832 (H.1248) senesinde Şam'da doğdu. Vefât senesi belli değildir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden, büyük İslâm âlimi İbn-i Âbidin'in talebelerinden Abdulgani Meydâni hazretlerinden ilim öğrendi. Seyyid Fehim Arvâsi ve İbn-i Âbidin hazretlerinin talebesi olan büyük âlim Yûsuf Nebhâni şöyle anlatır:

Ebü'l-cevza Rabaî

Vehbi Tülek

Çalışabilenin Zekât Istemesi Haramdır

Vehbi Tülek

Hazreti Haris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Âlimleri Hafife Alma!..

Vehbi Tülek

Allahım! Onu Bana Şefaatçi Eyle!

Vehbi Tülek

Göz­ya­şı De­nin­ce... Atâ Es-sü­ley­mî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Dört Şey Mühimdir

Allah Diyen Genç

SelÂmetle Gidip Gel

Dört Şey Mühimdir

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek