Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.391.174

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri I. Sultan Ahmed'in de mürşidi idi. Hükümdardan büyük saygı görüyor, kendi de hükümdarı seviyor ve sayıyordu. Arayı pek fazla uzatmadan birbirini ziyaret ederlerdi. Biri din ve maneviyatın sultanı, diğeri devletin sultanı, bu iki insan uzun süre birbirini görmeden duramazdı. Sultan Ahmed'in en mutlu anları şeyhiyle beraber olduğu anlardı. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri ziyaretine geldiğinde onun hizmetini bizzat kendisi yapardı. Aziz Mahmud'un Topkapı sarayında yine padişahı ziyaret ettiği bir gün namaz vakti yaklaşmış, Aziz Mahmud Hazretleri de abdest alıp hazırlanmak istemişti. Derhal leğen ve ibrik istendi.

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Mâlum Sultan Abdülhamid Han, hal'inden sonra Selânik'teki Alatini köşküne hapsedildi. Bir gün Alatini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, sultan Abdülhamid Han'la konuşmak için izin isteyerek huzûruna gelip:

-'Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. beni mâzur görünüz dört düvelle harp hâlinde olduğumuzu söylemem gerekiyor.' deyince Sultan hayretle:

-'Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Hemen Allah ordu-yı hümayuna nusret, kuvvet versin, inşaallah zafer bizimdir?' diye sordu. asim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi konuşuyordu:

"Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.' Sultan:

"Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!..Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..' diye sordu.

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Riya, Hayırlı Amelleri Yok Eder

Bâlizâde Mustafa Efendi Otuzsekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İlk tahsilinden sonra, zamanının âlimlerinden ilim öğrenip yükseldi. Galata Kadılığı, Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskerliği, nihayet Sultan Dördüncü Mehmed Hân tarafından Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1072 (m. 1661) senesinde İstanbul Sütlüce'de vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Dost, Sana Nasihat Edendir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Sincârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Musul yakınlarında Sincâr kasabasında hicri ikinci asrın birinci yarısında doğup, üçüncü asrın birinci yarısında vefât etti. Gençliğinde Şam’a gelerek İbrâhîm bin Edhem hazretlerinin sohbetinde bulunup, O’na, hizmet etmekle şereflendi. Onu tanıyanlardan biri anlatır:

Necmeddîn İsfehânî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ömer Gamrî

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ömer Gamri hazretleri, evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. 1384 (H.786) senesinde Mısır'ın Gamr bölgesinde doğdu. 1445 (H.849) senesi Şâbân ayının sonlarında Mahallet-ül-Kübrâ denilen yerde vefât etti. Yaptırdığı câminin yanına defnedildi. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Hoş Geldin Ey Ölüm Hoş Geldin

Vehbi Tülek

Hazreti Haris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey

Vehbi Tülek

Kim Kanâat Ederse Geçimi Iyi Olur

Vehbi Tülek

Hüseyin Bin Abdullah

Vehbi Tülek

bunu Sana Kim Haber Verdi?..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Altıyüz Dirhemlik İp

A'meş Ve Hanımı

Kadin Akli

Garip Karşilanan Bir Adak

Sarik Ve Sakal

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek