Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.523.244

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti, adayı fethettikten sonra, Kıbrıs'da adaletin tam tesisi ve Venediklilerin vergi adaletsizliklerinin ortadan kaldırılması için gereken bütün hukuki düzenlemeleri de yapmıştır. İslam hukuku­nun tatbiki yanında, özellikle haraci arazi vergilerinin dü­zenlenmesi ile alâkalı olarak 980/1572 tarihli Kıbrıs Adası Kanunnâmesi hazırlanmıştır. Biz bu kanunnâmeyi uzun uzadıya zikredecek değiliz. Ancak Kıbrıs'daki vergi adaletini sağlayan giriş mahiyetindeki kısmını özetle­yeceğiz. Diğerlerininin ise, orijinalini vermekle yeti­neceğiz:Kıbrıs Kanunnâmesi'nin Mukaddemesi:"Venedikli kâfirler zamanında Kıbrıs ahalisinin mah­sulatından, bazılarından altıda bir; bazılarından beşte bir; bazılarından dörtte bir ve bazılarından da üçte bir alınıyordu.Ada halkı arasında Farikoz denen bir gurup haftada iki gün beglerine ve toprak sahiplerine çalışmakla mükel­lefdi.Ahali ve büluğa eren gençler, 60, 80, 90 akçe arasında değişen maktu vergilerini verdikden sonra ken­dileri, oğulları ve kızları için ayrı ayrı tuz hakkı adı altında ayrıca beşer akçe verirlerdi.Ziraat edilen arazilerden kesin olarak üçte bir ürün alınırdı.Ahalinin kısrağı katır doğursa 60 akçe; tay doğursa 25 akçe; inekleri doğursa beş akçe; her koyun ve kuzu­dan bir akçe alınırmış.

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nazillili Hakkı Efendi

Nazillili Hakkı Efendi, Osmanlı fıkıh âlimi olup seyyiddir. Nazilli'de doğdu, Mekke-i mükerremede 1301 [m. 1884] de vefat etti. Üstadları Ödemişli Halil Efendi ve Muhammed Cân Mekki vasıtası ile Abdullah-i Dehlevi'ye vasıl olmakdadır. "Hazinetül-esrâr" kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âilene Rıfk Ile Muâmele Eyle Ve Onu Dövme

Vehbi Tülek

Seyfullah Kâsım Efendi Osmanlı devletinde yetişen velîlerdendir. 1601 (H.1010) senesinde İstanbul’da vefât etti. Babası, Seyfullah Kâsım Efendi’yi, iyi edeb ve terbiye olması için Ümm-i Sinân hazretlerine teslim etti. Seyyid Kâsım Efendi, onun yanında zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Ümm-i Sinân hazretlerinden icâzet aldı. Seyfullah Efendi birçok eser yazdı. Yazdığı eserlerden “Âdâb-ül-Menâzil” kitabında şöyle anlatır:

Ben Duâmı Şefâat Için Sakladım

Vehbi Tülek

Seyyid Emir Burhân

Vehbi Tülek

Emir Burhân, Silsile-i aliyye büyüklerinden biri olan Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin büyük oğludur. On altıncı asırda yaşamıştır. Emir Burhân'ın hocası, Behâeddin Buhâri hazretleridir. Babası Seyyid Emir Külâl onun hakkında; "Bu çocuk bizim burhânımız, delilimizdir" buyurmuştur. Onun yetiştirilmesi için, talebesi Behâeddin Buhâri hazretlerini vazifelendirmiştir. Seyyid Emir Külâl hazretleri, Behâeddin Buhâri hazretlerine şöyle buyurmuştur:

Ahmak Kimselerle Münâkaşa Etme

Vehbi Tülek

Malda Zekâttan Başka Hak Yoktur

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Saymerî

Vehbi Tülek

Ebû Abbâs Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Mazlumun Duâsı Reddolunmaz

Vehbi Tülek

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Adalet Ve Tevazu

Başka Du Bilmez Misin?

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Allah Diyen Genç

Bana Delil Getir

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek