Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.837.135

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, Macaristan Kralına Yanoş Zapolya'nın tayin edildiğini bütün Avrupa'ya bildirmişti. Fakat Avusturya kralı Ferdinand bunu tanımıyor, kendisinin aynı zamanda Macaristanın da kralı olduğunu iddia ediyordu. Zapolya'nın ölümünde onbeş gün önce bir oğlu olmuştu. Ferdinand bunun gayrimeşru olduğunu, kendi çocuğu olmadığını ileri sürerek yeniden Macarisan tahtı üzerindeki hak iddia etmeye başladı. Kanuni, bu durumun ne derece doğru olduğunu araştırmak için Macaristan'a bir çavuşun gönderilmesini emretti. Çavuş, Budin'e gelince, Zapolya'nın karısı İzabella kucağında çocuğu ile onun yanına geldi ve:-İşte Zapolya'nın ve benim oğlumu Padişah'ın himayesine bırakıyorum...dedi.Bu sözler üzerine Çavuş:-Çocuğunuz şu andan itibaren Macaristan kralıdır ve Osmanlı himayesi altındadır. Bunun için Padişahımız Sultan Süleyman Han adına yemin ediyorum...dedikten sonra İstanbul' a döndü ve padişaha hadiseyi arzetti.

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâeddin Ali Fenâri

Osmanlı devletinde yetişen âlimlerin ve velilerin büyüklerinden ve Şemsüddin Fenâri'nin torunlarından. İsmi, Ali bin Yûsuf Bâli bin Şemsüddin Muhammed Fenâri'dir. Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmı Molla Fenâri'nin oğlu Molla Yûsuf'un çocuğudur. Lakabı Alâeddin olup, dedesine nisbetle Fenâri dendi. Bursa'da doğup büyüdü. Doğum târihi bilinmemektedir. 1497 (H.903) senesinin sonlarına doğru Bursa'da vefât ettiği rivâyet edilmektedir. Dedesi Molla Fenâri'nin kabrinin yanına defnedildi.
Alâeddin Fenâri, küçük yaştan itibâren ilimle meşgûl olmaktan çok zevk duyardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi hazretleri Hindistan'ın büyük tefsir, hadis, kelâm, tasavvuf ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1702 (H.1114)'de Delhi'de doğdu. İslami ilimlerde tahsilini tamamladıktan sonra Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu ve büyük derecelere kavuştu. 1762 (H.1176)'da Delhi şehrinde vefât etti. Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi buyurdu ki:

İstiğfar Edenlere Çıkış Yolu Vardır

Vehbi Tülek

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Vehbi Tülek

Ebu Abdullah bin Bekkar hazretleri hadis âlimlerinin meşhûrlarındandır. 256 (m. 869)'da vefât etti. Onun rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

Oruç Tutanın, Tövbe Edenin Günâhları Yanar, Yok Olur!

Vehbi Tülek

Onlara Sabah Akşam Ateş Gösterilir!

Vehbi Tülek

Kelâm Ve Tasavvuf âlimi Muhammed Bin Fadl

Vehbi Tülek

Velî Kulların Alâmetleri

Vehbi Tülek

Zeyneddin Muhammed Ebu’s-sürûr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:

- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.


Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Abdullah Bin MübÂrek

B0r Çuval Toprak

Sarik Ve Sakal

Abdullah El-acemî

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek