Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.585.731
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
II. Abdülhamid Han'ın Medine ve Bagdat Demiryolu Projesi, dünya çapında başlı başına bir hâdise teşkil etmektedir. Türkiye üzerinden ve Bagdat-Musul istikâmetinden Medine'ye varacak demiryolu güzergâhı ucuz ve rahat bir ulaşım imkânı sağlayacağı gibi, ticari hareketi, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden istifade imkânını geliştirecekti. Bir yandan Musul-Bağdad-Medine fevkalâde imkânlarla merkeze bağlanırken öte yandan Musul ve Suriye üzerinden İran ve Pakistan'a ayrılacak hat. Orta Asya'ya kadar ulaşma fırsatı temin edecekti. İstanbul-Basra arasında yaklaşık 4 bin km'yi bulan bu proje o zamana kadar gercek leştirilen hemen bütün hatlardan daha büyük ve kapsamlıdır. Chicago'dan Los Angeles'a giden Santa Fe hattından (ki bu hat o tarihte 2246 km idi) ve Omaha'dan San Fransisco'ya giden Union Pasific Demiryolu'ndan daha uzundu.
İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.
Şemseddin Nevâci hazretleri şâir, edib ve Şafii mezhebi âlimlerindendir. 785 (m. 1383)'de Kâhire'de doğdu. 859 (m. 1455)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Hacı Torun Efendi, Kayseri evliyâsındandır. 1799 (H.1214) târihinde doğdu. Asıl adı Muhammed Sâlih'tir. Medrese tahsilini Kayseri'de tamamladı. Bir aralık hacca da giden Hacı Torun Efendi, gidiş ve dönüşlerinde Mekke, Medine ve Şam gibi Osmanlı vilâyetlerindeki âlimlerle karşılaşmış ve onlarla ilmi sohbetlerde bulunmuştur... Bir vaazında buyurdu ki:
Ebû Ammâre Zeyyât hazretleri Tabiinin büyüklerinden olup, İmâm-ı A'zam Ebû Hanife ile aynı zamanda 80 (m. 700) doğmuş, ondan altı yıl sonra 156 (m. 773)'de Irak'ta, Hulvan'da vefât etmiştir. İmâm-ı A'zam Ebû Hanife, Hamza'ya "İki şeyde bizden üstünsün. Biz bu iki şeyde seninle münâzara etmeyiz, elinden almak istemeyiz. Biri Kur'ân-ı kerim okumak, diğeri de ferâiz ilmidir" buyurmuştur. Şöyle buyurdu:
Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.