Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.089
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Zurnazen Mustafa Paşa, sadece 4 saat süren Başvekilliği ile, Osmanlı tarihinde "görev süresi kısalığı" rekorunun sahibi. Buna rağmen o dört saat içinde Mührü Hümayunu birkaç tayin kararnamesinin üstüne bastı. (1656)Ama aslında onunkinden de kısa olanı var. Bırakın icraata girişmeyi, koltuğuna bile oturmaya fırsat bırakmayan, nerdeyse göz açıp kapayıncaya kadar sürmüş bir sadrazamlık.
20 Cemaziyelevvel (29 Mayıs) Salı sabahı ezan ve namazdan sonra, Türk ordusunun büyük ve tarihi hareketi başladı. Ordu, hem kara, hem de denizden bütün cephelerden harekete geçti. Toplar, hep birden şehir üzerine çevrilerek ateşlendi. İlk hamlede iki bin merdivenle 50 bin yiğit ileri atılmış, harbin en şiddetli anında, Akşemseddin ile Molla Gürani ateş hattına girerek, gazâ yolunda şehidlik mertebesine ulaşmayı taleb ile askere önderlik edip örnek olmuşlardı. Bizzat genç hükümdar dahi, askeri tehyic edici sözlerle, elinde kılıç ile Topkapı gediğine saldırmıştı. Bu sırada Ulubatlı Hasan adındaki muazzez nefer, tekbirlerle Topkapı suruna sancak dikti. Böylece İslâm dilâverlerinin ve Oğuz kavminin, asırlardan beri hayal ettigi mukaddes bir rüya gerçekleşiyordu. Ulubatlı, Hz. Peygamberin müjdesine mazhar olarak 30 kadar arkadaşıyla şehâdet mertebesine ulaştı.
Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 716 (m. 1316) senesi Receb ayının yirmiyedisinde Tunus'ta doğdu. 803 (m. 1401) senesi Cemâzil-âhır ayının yirmidördünde vefât etti.
İbn-i Arafe, çok ibâdet ederdi. Namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibâdetlerin edeblerine dahi uymayı kendine vazife bilirdi. 750 (m. 1349) senesinde, Büyük Câmi'de imâm ve hatib oldu. 773 (m. 1371) senesine kadar bu vazifede kaldı. Ömründe, namazına mâni olacak hiçbir özrü olmadı. Çok hac etti. Dünyâ ve âhıret hayırlarını toplamıştı. Her zaman, önceki âlimlerden bahseder, delillerini Selef-i sâlihinden getirirdi.
Kanije, Macaristan ve Avusturya sınırlarında küçük bir kaledir. lll. Mehmed Han zamanında ve 1600 tarihinde Avusturya'dan alınmıştı. Fakat ertesi yıl, 1601'de Avusturya Arşidük'ü Ferdinand büyük bir kuvvetle bu kaleyi kuşatmıştı...
Kanije'yi savunan askerlerimiz çok zor durumda kalmışlardı. Kaleyi kuşatan yüz bin kişilik düşman kuvveti yüklendikçe yükleniyordu. Üstelik Kanije önündeki nehri de doldurmaya başlamışlardı. Bunu yaptıkları takdirde kaleyi korumak çok güçleşecekti. Düşmanlar sonunda nehri doldurmayı başardılar. Kanije önündeki nehri, nisbeten geçit verdiği yerde sazlarla doldurup, üzerine çitten siperler yerleştirdiler. Bunun yanı sıra bir de tahtadan muntazam bir köprü yaptılar ve bunu kalenin hendeğine bağladılar. Artık hendeği rahatlıkla aşabileceklerdi...
Osman Serûci hazretleri, Endülüs, yani İspanya'da yetişen büyük velilerdendir. İspanya'nın kuzeyinde bulunan Elvira şehrinde yaşadı. 1299 (H.698) senesinde vefât etti...
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Görünüşü düzeltmekle adam olunamayacağına dair, Bayezid-i Bistami hazretlerinden şu kıssa meşhurdur: Müridlerinden biri:
"Paltonuzdan bir parça verseniz de teberrüken üzerimde taşışam!…" der. Bayezid-i Bistami hazretleri cevaben:
"Oğlum, sen adam olmazsan, Bayezid'in paltosuna değil, derisini yüzüp, içine girsen fayda vermez!" buyururlar.