Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.442.142

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi'den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müminin Sahûrunun Hurma Ile Olması Ne Güzeldir

Şeyh Abdülhay Celvetî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Edirne'de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlı İbrâhim Efendi'dir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. Edirne Selîmiye Câmii vâizliğine ve tekke şeyhliği, İstanbul'da Eminönü Yeni Câmi vâizliği, Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesi şeyhliği yaptı. 1705’te (H.1117) İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haccın Zâhirî Edebleri

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Sübki hazretleri Şafii âlimlerindendir. Kâhire'de 745 (m. 1344) senesinde doğup, 764 (m. 1362)'de vefât etti. Haccın zâhiri edeblerini şöyle anlattı:

Allahü Teâlâyı Bilmek En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Şefaati Seçtim Ve Size Haber Vermek Istedim

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Muhammed bin Dübeysi hazretleri hadis hafızı ve kıraat âlimidir. 558'de (m. 1163) Irak'ta Vâ­sıt'ta doğdu. Burada hadis öğrendi ve hafızlık derecesine yükseldi. Sonra Bağ­dat'a yerleşen İbnü'd-Dübeysi kıraat okutmaya başladı. 637 (m. 1239)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

Mehmed Talui Efendi

Vehbi Tülek

Bu, Sana Layık Bir Ibadet Değildir

Vehbi Tülek

Allah Için Bir Şey Isteyene Veriniz

Vehbi Tülek

Kitaptan Ve Sünnetten Ancak Müctehid Anlar

Vehbi Tülek

Bir nebbaş'ın Başına Gelenler

Vehbi Tülek

Ebû Ömer Kâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Dört Şey Mühimdir

Padişah Ve At

Allah Nasil Misafir Edilir?

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek