Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.585.377

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İyiliğe Karşı, Iyilik Yapmak Insanlık Vazîfesidir

Abdülhalim Çelebi Sultan 2. Bâyezid ve Yavuz Sultan Selim devri Osmanlı âlim ve velilerindendir. Kastamonu'da doğdu. Zamânın âlimlerinden ayrıca Molla Alâeddin-i Arabi'nin hizmetlerinde bulunup, nakli ve mânevi ilimleri ondan tahsil etti. Yavuz Sultan Selim Han Trabzon'da vâliyken Abdülhalim Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyiz aldı. Pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Mısır Seferinde beraberinde götürdü. 1516 (H.922) senesinde, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte gittiği Mısır Seferi dönüşünde, Şam'da vefât etti. Bir defasında padişaha şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Bin Zer

Vehbi Tülek

Ömer bin Zer hazretleri, Tebe-i tâbiin devri velilerindendir. Aslen Hemedanlıdır. Kûfe'de yaşadı. Vefât târihi bilinmemektedir. Kıymetli sohbetleri vardı...

Ömer bin Zer hazretleri bir gün cemâate; "Kalplerinizin katılığını, gözlerinizin donukluğunu ve câhilliğinizi bana yüklüyorsunuz. Allahü teâlânın kitâbından size nasihat etmezsem beni suçluyorsunuz. Lâkin kim hayrı ararsa bulur" buyurdu...

Allah'ın Râzı Olduğu Yola Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

En Emin Yol!..

Vehbi Tülek

Ebû Ali Cürcâni hazretleri, Horasan âlimlerinden olup evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asırda yaşadığı bilinmektedir.
Ebû Ali Cürcâni'ye; "Allah'a giden yol nasıldır?" diye sorulunca, şöyle buyurdu: "Kulu, Allah'a kavuşturan yollar çoktur. En açık ve şüpheden uzak olanı; sözüyle, işiyle, niyetiyle ve maksadıyla sünnete uymaktır. Zirâ Allahü teâlâ, Nûr sûresinin 54. âyet-i kerimesinde meâlen; "Eğer Resûlüme uyarsanız, hidâyete erersiniz" buyuruyor."

Selîm Kırımî

Vehbi Tülek

İlimsiz Zühd, Kirişsiz Yaya Benzer

Vehbi Tülek

Birini Seviyorsan, Onun Düşmanını Sevemezsin

Vehbi Tülek

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Vehbi Tülek

Fetvada Halka Imam, Takvada Melek Gibiydi

Vehbi Tülek

Muhammed Es’ad “es’ad Erbilî”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Hayat Kurtaran Yalan

Bana Delil Getir

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek