Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.448

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yedi-sekiz Hasan Paşa

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Devamlı Salevât Okuyan Adam!..

Tebe-i tâbiinin büyüklerinden olan Süfyân-ı Sevri hazretleri Mekke-i mükerremeye gittiği zaman halk başına toplanır, bilmedikleri ve anlayamadıkları hususları sorarlardı. Hepsine teker teker cevap verir, müşkillerini hallederdi...
Bu mübarek zat bizzat kendisi anlatır:
"Bir gün Kâbe-i şerifi tavaf ederken devamlı salevâtı şerife okuyan birini görünce ona şöyle sordum:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıllı Bir Kimse Hanımını Üzmez

Vehbi Tülek

Karagümrüklü Sâlih Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. 1203 (m. 1788) senesinde, İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu. Sâlih Efendi, tahsilini İstanbul'da yaptı. Zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Fâtih Câmii'ndeki derslere devamla, akli ve nakli ilimlerde olgunlaştı. Hocalarından icâzet aldı. 1296 (m. 1879) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir gün hanımından şikâyet eden bir ahbabına şu nasihati yaptı:

Emri Altındakilere Merhamet Etmeyen

Vehbi Tülek

el-vâiz Abbâs Bin Hamza

Vehbi Tülek

Abbâs bin Hamza hazretleri, hadis âlimi, hatib ve velilerdendir. Ebû Bekr Hafid'in torunudur. 900 (H. 288) senesinde vefât etti. Zünnûn-i Mısri ve Bâyezid-i Bistâmi gibi büyük âlimlerle sohbet etmiştir. Hadis-i şerif öğrenmek için memleketleri gezerdi. Evliyânın meşhûrlarından ve "Şam'ın güzel kokulu çiçeği" diye meşhur Ahmed bin Ebi'l-Havâri hazretlerinden hadis-i şerif okudu...

cenâzesi Günlerce Güneş Altında Kalır!

Vehbi Tülek

İmân Ve Itikâd Hakkında...

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Her Işin Başıdır

Vehbi Tülek

Radıyyüddîn Haddâd

Vehbi Tülek

Muhammed Kurtubî

Vehbi Tülek

İbn-ül-hüzhib

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Sarik Ve Sakal

B0r Çuval Toprak

Yuhçu Baba

Bunlar Şarapti

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek