Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.074

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Çehrin Kalesi muhâsara edildi. Muhâsaranın başlamasından üç ay geçmesine rağmen bir netice alınamadı. Zaman zaman asker arasında, Sultan Süleymân'ın Kânunnâmesinde; "Yeniçerilerin üç aydan fazla muhâsara üzerinde kalmayacağının" yazılı olduğu konuşulmaya başlandı. Bu sırada bir ikindi vakti sefer kumandanının çadırına bir derviş geldi. Komutan ona çok hürmet etti. Sohbetin sonunda derviş; "Bu gece mânâ âleminde Mevlânâ Celâleddin Rûmi hazretlerinin bütün halifeleri talebeleri ile gelip kalenin hizâsında murâkabe hâli üzere oturduklarını gördüm. İnşâallahü teâlâ yarın ikindi vakti kalenin alınma ihtimâli vardır." dedi ve askerin kaleye gireceği yeri gösterip, oradan ayrıldı. Komutan bu haber üzerine rahatladı. Bu hâdiseyi gören Sâkıb Dede'de bambaşka haller oldu.

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Numune Mektebi Ve Mehmed Reşad Han

1900'lü yılların başındayız... Devlet idaresine tamamen hakim olan İttihatçılar istedikleri kabineyi iş başına getiriyorlar, istemediklerini ise baskı ve tehditle görevden uzaklaştırıyorlardı. Sultan Abdülhamid tarafdarı diyerek pek çok kişiyi idam ettirdiler. Memlekette can, mal ve namus emniyeti kalmadı. Devlet düşmanlığı, küfr ve dinden dönme moda olmağa yüz tuttu. Her vilayette zalimler, asiler ve zorbalar türedi. Bunun neticesi olarak Arnavutluk'ta isyan hareketleri başladı. Sultan Reşad 16 Haziran 1911'de Kosova'ya gitti. Yüz bin Arnavud ile cuma namazı kıldı. Huzur'u temin etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Lâzım Olan Edepler

Vehbi Tülek

Necmüddin el-Esfûni hazretleri Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. 677 (m. 1278) senesinde Mısır'da Esfûn beldesinde doğdu. 750 (m. 1350) senesi Mekke'de vefât etti. Fıkıh ilmini Şeyh Behâüddin el-Kıfti'den öğrendi. Kırâat ilmine de vâkıf idi. Kavs denilen yerde ders verdi. Buyurdu ki:

Mevlânâ Ebû Saîd

Vehbi Tülek

Abdülazîz Nesefî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Nesefi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Kûfelidir. 533 (m. 1138) yılında vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:
Hanefi mezhebinde, namazın sünnetleri şunlardır:

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Saray Hocası Molla Şemseddîn

Vehbi Tülek

Özrü Kabul Etmeyen Adamın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

En Kıymetli Zamân Gençlik Zamânıdır

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

Zinaya Yaklaşmak Haram Kılınmıştır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Keramete İnanmayan Âlim

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Ölüyü Diriltemem

B0r Çuval Toprak

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek