Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.917
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Kânûni Sultan Süleymân Han 11 Haziran 1534'te Irakeyn seferine çıktığında 20 Temmuz'da Konya'ya geldi. Burada otağını kurup birkaç gün kaldı. Bu esnâda Konya'da medfûn bulunan başta Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi olmak üzere velilerin kabirlerini ziyâret etti. Kânûni, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanında dervişlerin namaz kılacakları, âriflerin duâ edip yalvaracakları bir mescid yaptırdı. Ayrıca Behâeddin Sultan Veled hazretlerine âid eski ve yıkık bir medreseyi tâmir ettirip yeniledi. Bu sırada Çelebi Hüsrev hazretleri de dâhil olmak üzere mevlevi şeyhlerinin sohbet meclislerinde bulunup duâlarına kavuştu.
1-18. asırda, Osmanlı sarayında Vâlide Sultan olarak 40 yıla yakın yaşamış olan 4. Sultan Mehmed Hân'ın annesi Turhan Sultan, Ukraynalı bir köylü kızı idi. 9-10 yaşlarında Tatarlar tarafından kaçırılmış ve Osmanlı sarayına Süleyman Paşa isminde bir vezir tarafından verilmişti. Turhan Sultan, esircilerin eline düştüğü zaman, köyünde 1 yaşında bir erkek kardeş bırakmıştı. Bu çocuk da 8-9 yaşında iken Tatarlar tarafından çalınıp İstanbul'da bir manava satıldı. Yusuf adı verilen ve Müslüman olan bu çocuğu, manav, bir baba şefkati ile büyüttü. Yusuf büyüyünce, İstanbul'da Manav Güzeli lakâbı ile şöhret buldu. Birgün bu dükkânın önünden geçen Vâlide Sultan, Manav Güzeli'ni uzaktan görür görmez kardeşi olduğunu anladı. Çocuğu saraya getirdi. Vâlide Sultan kardeşini bulunca pek çok sevindi. Manavı memnun edip, Yusuf'a devrin kıymetli hocaları elinde ciddi tahsil yaptırttı, fakat devlet işlerine karıştırtmayarak kendisini kâhya tâyin etti. Manav Güzeli Yusuf, ölünceye kadar İstanbul'da zengin ve kibar bir hayat sürdü.
Hüseyin Nakkaş Efendi Osmanlılar zamanında yetişen fıkıh âlimlerindendir. İran'ın Tebriz şehrinde doğdu. 964 (m. 1556) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Ebû Ahmed Ebdal Çeşti hazretleri, evliyânın büyüklerinden Ebû İshâk Çeşti hazretlerinin en büyük talebelerindendir. 260 (m. 873) senesinde doğdu. 355 (m. 965)'de vefât etti.
Ebû Ahmed Ebdal Çeşti, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:
Ebü'l Hasen hazretleri, Bağdad'da yaşamış olan evliyadandır. İlim ve takva sahibi bir zat idi. Evinden dışarı çok az çıkardı. Ruzbehan-ı Bakli ile sık sık görüşürdü. Bu zat kimdir derseniz, kısaca bahsedelim. (Ruzbehan-ı Bakli'nin asıl adı Ebu Muhammed Şirazi'dir. Kübreviyye meşayıhındandır. Necmüddini Kübra'nın mürşididir. Ebu Necibi Sühreverdi'nin halifesi olan Ammar Yaser'in halifesidir. 1209 tarihinde Şiraz'da vefat etti. Tefsiri arayis, Kitab-ül envar ve Şerh-ul-şathiyyat kitapları vardır.)
Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.