Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.483.223

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezara Girmeden, Nefsin Şerrinden Emin Olmayın!

Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz'de doğdu. Belh'e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn'in terbiyesini ona havâle etti. Talebesi Mevlânâ Celâleddîn ile birlikte Anadolu’ya hicret ederek Konya'ya geldi sonra Konya'dan ayrılıp Kayseri'ye yerleşti ve burada 1240 (H.638) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

59 - Fatih İle Molla Gürani

Fatih Sultan Mehmet'in hocalarından Molla Gürani, padişah ile senli benli konuşacak kadar samimi idi. Onun huzurunda gayet rahat hareket eder ve vezirlere de gerektiğinde ihtarlarda bulunurdu. Bir gün padişaha, sultanların lokmalarının çoğunun şüpheli olduğunu söylemişti.

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resmizade Mehmed Efendi

Resmizade Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Mudurnulu olup, ilk tahsilini yaptıktan sonra İstanbul'a gitmiş ve öğrenimini bitirdikten sonra da müderris olmuştur. Edirne'de müderris iken 1108 (m. 1697) senesinde vefat etmiştir. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebül-abbâs El-basîr

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs el-Basir hazretleri, Endülüs'te yetişen büyük velilerdendir. On ikinci asrın ikinci yarısında yaşadı. İki gözü doğuştan âmâ idi. Memleketinde bir zaman kaldıktan sonra Mısır'a gitti. Nil Nehri kenarında yerleşti. Mısır'dan yürüyerek hacca gitti. On üçüncü asrın başlarında vefât etti. Mısır-Kahire'de, Kurâfe-i Sugrâ denilen yerde defnedildi...
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

"kayyûm-i Zaman" Muhammed Sibgatullah

Vehbi Tülek

Âlimlerden Sorup Öğreniniz

Vehbi Tülek

Süleymân Bâci hazretleri Endülüs'te yetişen Mâliki mezhebi âlimlerindendir. 403 (m. 1013)'de Endülüs'te (İspanya) Batalyûs'ta (Badajoz) doğdu. 474 (m. 1081)'de Mursiye'de (Murcia) vefât etti.

Şems-i Tebrîzî Konya Yollarında

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Cemâ'a

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Ilmi Ile Amel Etmelidir

Vehbi Tülek

Celâleddîn Rûyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sıdk Ve Muhabbetin Alâmeti Ahde Vefadır

Vehbi Tülek

Firavun Ve Sihirbazlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Evliyalar Ölmez İmiş

Geç Gelen Kurtarıcı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek