Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.160.676

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Açlık, Iyi Insanın Gıdâsı, Ibâdet Rûhunun Süsüdür

Medeni İbrâhim Efendi Anadolu evliyâsındandır. Sinop-Boyabat'ta doğdu. İstanbul'da ilim tahsili yaptı. Sonra tasavvufa meyledip Alacahisarlı Hasan Efendiden feyiz aldı. İcazet verilerek Kırım'da Kefe'ye gönderildi, bir müddet talebe yetiştirdi. Sonra Medine-i münevvereye gitti ve orada yerleşti. 1601 (H.1010) senesinde Medine'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Merrakûşî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Merrakûşi hazretleri, 1210 (H.607) yılında doğdu. Aslen Cezayir'deki Tilemsan şehrindendir. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Tilemsan ve Merrakeş'teki âlimlerden ders aldıktan sonra ilmini ilerletmek üzere İskenderiye'ye gitti. Çeşitli âlimlerden ilim tahsil etti. Mâliki mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Sohbetleri, birçok talebeyi tasavvufta yüksek derecelere kavuşturdu.
Ebû Abdullah Merrakûşi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetlerinde şöyle buyurdu:

Abdulmuttalibin Son Anları...

Vehbi Tülek

Namazdaki Kusurlar "tesbîh" Ile Örtülür

Vehbi Tülek

Burhâneddin ibn-i Firkâh hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 660 (m. 1262)'de doğdu. 729 (m. 1329)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki

Cemaleddin Malâtî

Vehbi Tülek

Haşim Bin Utbe (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmet Bin Yahya Münîrî

Vehbi Tülek

Kul Hakkı Ve Helalleşmek

Vehbi Tülek

Cömertlik, Cennet Ehlinin Ahlâkındandır

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Alabilirsen Al

Altıyüz Dirhemlik İp

Kum Ve Kaya

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek