Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.541.789

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Cihan Sultanı IV. Mehmed Han huzurlarına, Rus elçisini lütfen kabul buyurdular... Elçinin kirli sakalı göbeğine kadar uzanıyordu. Sırtındaki ayı postu ise yerleri süpürüyordu. Büyük bir reverans yaptı, eğildi ve:-Yeryüzünün en haşmetli Hükümdarına, Rus çarının saygı ve selamlarını sunarım!... dedi. Üstelik sırıtıyordu. Mâbeyn Çavuşu hayretle ona bakıyordu. Daha fazla eğilmesin bekledi. Fakat beklediği olmadı. Doğrulup konuşmasına devam etti:-Haşmetlû Rus çarımın ricaları şudur ki... demeğe kalmadan Çavuşun iri pençesi ensesine yapıştı:-Bre mel'un!... Padişah efendimizin huzurlarında eğilmesini dahi beceremezsin!... Senin gibilere konuşmak haramdır...diye çıkıştı. Sonra aslan pençesiyle, bu edep bilmezi yere kapaklattı.

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

kalbleri De Tedavi Edebilir Misin?..

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin (Ma'rifetnâme) adlı eseri çok kıymetlidir. Onda yazılı hadis-i şeriflerde buyuruyor ki: (Mes'ûd o kimsedir ki, dünyâ onu terk etmezden önce, o dünyâyı terk etmiştir.), (Arzûsu âhiret olup, âhiret için çalışana, Allahü teâlâ dünyâyı hizmetçi yapar.), (Yalnız dünyâ için çalışana, yalnız kaderinde olan kadar gelir. İşleri karışık, üzüntüsü çok olur.)

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Vehbi Tülek

Cündeb bin Damre, çok zengin ve çok yaşlı ve dört erkek evlâd sahibi Mekkeli bir Müslümandı. Hicret edememeşti. Birçok Müslüman Mekke'den Medine'ye; Resulullah'ın yanına göçmüşken O'nun hâlâ Mekke'de durup kalması yüreğini yakıyordu. Nisâ sure-i şerifesi, bu yangını harlandırdı; ihtiyar çınar tutuştu. Sure-i şerifede mealen "Mü'minlerden mazereti olmadan yerlerinde oturup kalanlar; elbette mallarıyla canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerle bir olamazlar!.." diye buyuruluyordu... Cündeb radıyallahü anh, Rabbine yalvarmaya başladı:

Âhiretin Azapları Pek Acı Ve Sonsuzdur

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyaret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Süleymân Sûsi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1037 (m. 1627)'de Fas'ta Sûs vilâyeti Târûdânt beldesinde doğdu. 1094 (m. 1683)'de Şam'da vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Ebû Zür’a Dımaşkî

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Derviş Hacı

Vehbi Tülek

Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Mal Harcamakla Azalır, Ilim Sarf Etmekle Çoğalır

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bize Teveccüh Edin

Delik Kova

Kadin Akli

İmanı Ona Kafidir

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek