Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.835.506

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Büyüklüğün Sirri

Osmanlı Devletinin Viyana'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebi ni aradıkları halde bulamayan Avrupa'ya, İstanbul'daki İngiliz sefiri bir gün şu şifreli mektubu yazıyordu:"Buldum...Buldum... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum... Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyorlar, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi millettten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekalarını ölçüyorlar. Keskin zekalı çocuklar seçilerek, saray mektepleri ve sonra da Enderun Mektebi içinde değerli öğretmenler tarafından okutuluyorlar. İslam bilgileri, İslam ahlakı, fen, kültür dersleri verilerek, kuvvetli ve başarılı bir Müslüman olarak yetiştiriliyorlar. Bunların arasından da Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar, Sokollular ve Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları çıkıyor. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu mektepleri ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, Müslümanları ilim ve fende geri bırakmak lazımdır."

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mürüvvet, Iyilik Etmeyi Sevmektir

Seyyid Abdullah İbri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'da Tebriz şehrinde doğdu. Doğum târihi belli değildir. 743 (m. 1343)'de Tebriz'de vefât etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bilâl-i Habeşî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Peygamber efendimizin vefâtından sonra Bilâl-i Habeşi ayrılık acısına tahammül edemez olmuş ve artık bir daha ezan okumamıştır. Resûlullah'a olan muhabbetiyle her gün yanıp tutuşuyor, gözyaşı döküyordu. Sonra da Medine'de kalmaya tahammül edemediği için Şam'a gitmeye karar verdi. Hz. Ebû Bekir kalmasını arzu edince, "Yâ Ebâ Bekir sen beni âzad etmemişmiydin? Eğer kendin için âzad etmişsen kalayım, Allah için âzad etmişsen müsâade et gideyim" dedi. Hz. Ebû Bekir "İstediğin yere gidebilirsin" diyerek müsâade etti. Böylece Şam'a gidip orada yerleşti...

Biz Ona 'mübarek Ağaç' Diyorduk

Vehbi Tülek

Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

Vehbi Tülek

Fahrülislâm Muhammed Fârikî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 429 (m. 1037)’de Meyyâfârikîn’de (Diyarbakır-Silvan) doğdu. Burada ve Diyarbekir’de devrinin büyük âlimlerinden fıkıh dersleri aldı. Daha sonra Bağdat’a giderek Nizâmiye Medresesi’nde müderris olarak görevlendirildi. 507’de (m. 1114) Bağdat’ta vefat etti. “el-Umde fî fürûi’ş-Şâfiiyye” isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Kötülüklerin Anahtarı Kibir Hayırların Anahtarı Tevâzudur

Vehbi Tülek

Baş, Bedene Göre Ne Ise

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Ömrünü Boşa Harcayandan Hayırsız Bir Kimse Yoktur

Vehbi Tülek

nefsim Bana Acımıyor!..

Vehbi Tülek

Ebû Câfer Bin Sinan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İftiranin Neticesi

İftiranin Neticesi

Bir zaman Hasan Ünsi Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa'ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını istedi. Paşa bu sözler üzerine; "Peki onu nefy edelim. Bir yere sürelim." dedi. O gece Paşa yatmak için başını yastığa koydu. Lâkin yastığı alevli bir ateş sardı. Paşa birden bire geriye çekilip ayak ucunda durdu ve korkuyla bakmaya başladı. Etrafına seslendi. Ev halkı koşup geldi. "Ne oldu?" dediklerinde; "Başımı yastığa koyunca, yastığı bir ateş kapladı. Ondan korktum!" cevâbını verdi. Bunun üzerine evdekiler; "Paşa hazretleri ateş falan yok. Okuyun da yatın." dediler. O da; "Okumadan yattığım yoktur. Mutlakâ okur, öyle yatarım." dedi. Paşa tekrar yatağa girip başını yastığa koyduğunda yine aynı ateşli alevi gördü. Hemen sıçrayıp; "Söndürün, söndürün!" diye bağırmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Hizir Ve Gelin

Anzakli Ömer

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Evliyalar Ölmez İmiş

Arkadaşlarımı Korumak Için

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek