Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.370.522

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Oğul! Sorulmayan Şeye Cevap Verme!

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyâsından olup Sultan Birinci Ahmed Hanın hocasıdır. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

II. Murad Han devrinin meşhur Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân, hacca gittiğinde, Kâhire'ye uğradı. Orada Molla Gürâni'yi tanıyıp, onun dine bağlılığını ve ilimdeki yüksek derecesini görünce, Anadolu'ya getirmek istedi. Lütuf ve iltifât göstererek berâber gelmesini söyledi. O da bu teklifi kabûl ederek, Molla Yegân ile birlikte geldi. Meşhur âlim Molla Yegân, hacdan döndüğünde Sultan İkinci Murâd Hanın otağına gidip, bir sohbet yaptı. Sohbet sırasında Pâdişâh; "Gezip gördüğün yerlerden bize ne armağan getirdin." diye sordu. Bunun üzerine Molla Yegân; "Tefsir, hadis ve fıkıh ilminde iyi yetişmiş bir âlim getirdim." diyerek, hiçbir milletin kültür târihinde görülmeyen durumu bildirdi. Sultan; "Şimdi nerededir?" deyince, "Dışarıda beklemektedir" cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâh, onu içeri getirmelerini söyledi. Molla Gürâni içeri girip selâm verdi. Sohbet sırasında Molla Gürâni'nin konuşması ve hâli, Pâdişâh'ın hoşuna gitti. Onu hemen dedesi Murâd-ı Hüdâvendigâr Gâzinin eski kaplıcadaki medresesine müderris tâyin etti. Daha sonra Yıldırım Medresesine müderris likle vazifelendiril di. Bir müddet bu vazifede kalan Molla Gürâni, Sultan İkinci Murâd Hanın oğlu Şehzâde Mehmed'in, yâni Fâtih'in yetiştirilmesiyle görevlendirildi.

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında Bursa'da yaşlı bir hanımın saati kaybolmuştu. Kadıncağız ertesi gün, doğru vilâyet konağına koştu. Vâli Ahmed Vefik Paşa'nın huzûruna çıktı. 'Vâli paşam, dedi. Benim baba yâdigârı bir saatim kayboldu. İşittim ki sizin sihirli bir gözlüğünüz varmış, onu gözünüze takınca bütün kayıp şeyleri görüp bulurmuşsunuz. Ne olur benim saatimi de bulun!' dedi.Vefik Paşa, hükûmete ve hükûmet adamına karşı duyulan bu saf ve temiz inancı sarsmak istemedi. Kadıncağıza saati iyice târif ettirdi. Sonra:'Peki hanım teyze. Sen şimdi git, yarın gel. Ben inşaallah bu gece saatini bulurum.' dedi. Sonra çarşıya bir adam gönderip târif edilene en yakın bir saat satın aldırdı. Ertesi gün gelen yaşlı kadına bunu teslim ederken:'Al saatini teyze. Yalnız saatine mukayyet ol. Bir daha kaybedersen bizim gözlük de artık işe yaramaz!' yollu tenbihte bulunmayı da ihmal etmedi.

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Kara Müftü adıyla tanınan Abdülkadir Efendi rahmetullahi aleyh, Çorum'da yaşamış olan İslam âlimlerinden olup Nakşibendi şeyhlerindendir. 40 sene Çorum'da fetva makamında bulundu ve 1201 (m. 1787) tarihinde vefat etti. "Velediye Risalesi" üzerine bir şerh yazmıştır. Bu eserinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

senin Hâllerin Tamamlanmadı

Vehbi Tülek

Muhammed Ma'sûm hazretleri Hicri ikinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin üçüncü oğludur. "Silsile-i aliyye"nin yirmi dördüncüsüdür. Lakabı "Urvet-ül-vüskâ"dır. Yani (sağlam ip, kendisine uyulan büyük âlim) demektir. 1599 (H. 1007) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrinde doğdu...

Maşallah Deyince Nazar Değmez

Vehbi Tülek

Evliyânın En Üstünleri Eshâb-ı Kirâmdır

Vehbi Tülek

Bedreddîn Ayni hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 762 (m. 1360) senesinde Anteb’in Kepken Mahallesinde dünyâya geldi. Küçük yaşında ilim tahsiline başladı. Evvelâ doğduğu şehirde, sonra Besni, Kâhta, Malatya ve Haleb’de devam etti. Sonra Şam, Kudüs ve Kâhire’ye gitti. Mısır Hanefî Kâdı’l-kudâtlığına ve Evkaf Nâzırlığına tayin olundu. 855 (m. 1451) senesinde Kâhire’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Bugün, Dünkü Günün Yarınıdır!

Vehbi Tülek

Sadreddîn Horasânî

Vehbi Tülek

Samarra'nın Güneşi İmâm-ı Ali Nakî

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

İbrahim Nureddin Efendi

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehline Muhabbet, Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'ın Emaneti

Allah'ın Emaneti

Ümm-i Süleym radıyallahü anha, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:

- Babasına haber vermeyin.

Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:

- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Helvaci Çocuk

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Ölüyü Diriltemem

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek