Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.893.762

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Resûlallah! Ecelimin Yaklaştığını Zannediyorum

Şeyh Ebü'l-Hattâb hazretleri hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Tariyye beldesinde doğdu. 1029 (H. 420) senesinde vefât etti. Hadîs râvilerinden Anbese hazretlerinin torunu olup, ilim ve edeb üzere yetişti. Fıkıh ilminde üstün bir dereceye yükseldi. Sâdık ve sâlih, güzel, doğru rüyâlar görürdü. Kendisi anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Yavuz Sultan Selim, her meseleyi, akıllı ve olgun veziri Piri Mehmet Paşa ile istişare eder, onun bilgi ve görüşlerinden istifade ederdi. Bir gün sohbette, kendisine şu soruyu sordu:-Piri Lalam! Allahü Teâlânın emri, Resûl-i Ekrem efendimizin mucizesiyle Mısır'ı fetheyledik. Hâdim-ül Haremeyn olmakla şereflendik. Gittiğimiz yerlerde fetihler müyesser oldu. Emrimize muhalefet edecek kimse kalmadı. Bu halde devletimizin zevali ihtimali var mıdır?Piri Mehmet Paşa'nın, sanki çağlar ötesini görüyormuşçasına verdiği cevap şöyleydi:-Dedelerimizin koydukları kanun ve kaideler yürürlükte kalıp tatbiki devam ettikçe, bu devletin zevali, yıkılması mümkün değildir. Ama evlatlarınızın hilafetleri zamanında, akılsız vezirler tayin edilir, rüşvet kapıları açılıp rütbe ve makamlar ehli olmayanlara verilir ve devlet işlerinde kadınların hükmü yürürse, o zaman bu devlette karışıklık ve düzensizlik hüküm sürer.

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülcebbâr Mâzenderânî

Abdülcebbâr Mâzenderâni hazretleri fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İran'ın Mâzenderân bölgesinde doğdu. 500 (m. 1107) senesinde Mâzenderân'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Duanın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Ebül-Kâsım Semerkandi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 556 [m. 1161] senesinde vefât etti. (Câmi'ul-fetâvâ) kitabı meşhurdur. Bu kitabında diyor ki:

Konuşma âdâbı Ve Çok Konuşmanın Zararları!

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Menârî'nin Söz Dinlemez Yeğeni

Vehbi Tülek

Seyfeddin Menâri hazretleri, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'nin yetiştirdiği büyük velilerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Ferket kasabasına bağlı Menâr köyünde doğdu. Orada yetişti. Oraya nisbetle "Menâri" denilmiştir...

Bi'r-i Mâûne Şehitleri

Vehbi Tülek

Ahmed Zâhid Enderabî

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân Efendi

Vehbi Tülek

Din Kardeşine Yardım Etmenin Fazileti

Vehbi Tülek

Aile Efradı Ile Sohbet, Güzel Ahlâktandır

Vehbi Tülek

Ebû Mus'ab El-kureşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Salavat-ı Şerifin Bereketi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kabahat Kilincin Midir?

Firkateyne Bininiz

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek