Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.776.630

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Ebû Müslim Havlânî hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Yemen'de Havlan köyündendir. 681 (H.62) senesinde Şam'da vefât etti. Peygamber Efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medîne'ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin vefât ettiğini haber aldı. Bunun üzerine geri döndü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Rus çarı I. Nikola, koyu bir Türk düşmanı olarak tarihe geçmişti. Osmanlı İmparatorluğu için "Hasta Adam" tabiri ilk kullanan odur. 1844'de İngiliz Kralını ziyareti esnasında Osmanlı İmparatorluğunun paylaşılmasını teklif etmişti. Fakat İngilizler, Rusya'nın daha fazla kuvvetlenmesinin, ileride kendilerine zararı olacağı düşüncesi ile bu teklifi reddettiler. Bunun üzerine Rus hükûmeti, Ortodoks azınlıkların haklarını korumak ve bunun takibini yapmak üzere, İstanbul'a yeni bir büyükelçi tayin etti. Esas maksatları, uygun bir zamanı kollayıp, aniden Osmanlı topraklarına saldırmaktı.

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Ertuğrul Gâzi bir gece ulemâdan bir kimseye misâfir oldu. Sohbet esnâsında Ertuğrul Gâzi, yüksekçe bir yerde duran kitabı göstererek ne olduğunu sordu. Ev sâhibi; "Bu kitap Allahü azimüşşân hazretlerinin Resûl-i ekremine indirdikleri Kur'ân-ı kerimdir." cevâbını aldı. Sonra ev sâhibi uyumak için gittiğinde, Ertuğrul Gâzi mushafın bulunduğu odada sabaha kadar mushaf-ı şerifin huzûrunda hürmet ve tâzim ile ayakta durdu. Fakat sabaha karşı bir ara dayanamayıp uykuya daldı. Bu sırada rüyâda kendisine; "Sen benim kelâmıma hürmet ve tâzimde bulundun, ben de senin evlâdına kıyâmet gününe kadar dâim olacak bir ulu devlet ihsân eyledim." diye hitâb olunduğunu işitti.

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azap Tuzağına Düşenler!..

Ebü'l-Hasan Bekri hazretleri Mısır'da yetişen velilerden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. İmâm-ı Şâfii hazretlerinin kabri civârına defnedildi.
Ebü'l-Hasan Bekri hazretleri sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbrâhim Tennûrî Hazretleri

Vehbi Tülek

İbrâhim Tennûri hazretlerinin Sivaslıdır. Akşemseddin hazretlerinin talebesidir. Hocası Akşemseddin'le birlikte İstanbul'un fethinde de bulunduğu rivâyet edilmiştir. 1482 (H.887) senesinde Kayseri'de vefât etti...
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Onlar Ne Isrâf, Ne De Cimrilik Ederler

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Şirbînî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. Mısır’ın Şirbîn köyünde doğdu. Tahsil için Kahire’ye gitti. Zekeriyyâ Ensârî ve Şehâbeddin Remlî’nin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra Mansûrî Külliyesi’nde tefsir hocalığına tayin edildi. 977 (m. 1570)’de Kahire’de vefat etti. “Muğni’l-muhtâc” isimli eseri, Nevevî’nin “Minhâc” şerhidir. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Mest Ve Mezheplere Göre Mesh Müddeti

Vehbi Tülek

Hazreti Cebrâil'in Şükür Namazı

Vehbi Tülek

Mallarınız Ile Herkesi Memnun Edemezsiniz

Vehbi Tülek

İbn-i Mesrûk Tûsî

Vehbi Tülek

Muslihiddin Lârî

Vehbi Tülek

Namazı Ilk Vaktinde Kılmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Adalet Ve Tevazu

Latif Bir Şikayet

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Altıyüz Dirhemlik İp

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek