Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.053.982

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Arabaci

Düyûn-u Umûmiye Başkâtibi Hasan Şevki Efendi o akşam, dairesindeki işlerini geç saatte ancak bitirebilmiş, neyse ki Yakacık'taki yazlığına gitmek için en son trene yetişebilmişti. Kartal istasyonuna geldiğin de etrafta kimsecikler kalmamıştı. Yatsı ezanları okunuyordu. Yakacık'a gitmek için bu saatte nereden fayton bulacaktı? Yaya gitmek en az iki saat sürerdi. Biraz ilerde zaptiye karakolu vardı. Oraya gidip vaziyeti anlattı. Hemen etraftaki kahvehane leri araştırdılar ve biraz sonra, bir ayağı topal, genç bir arabacı geldi. Hasan Şevki Efendi hemen faytona atladı ve Yakacık'a doğru yola çıktılar. Adam, gecenin bu vaktinde önüne çıkan zoraki işten pek memnun olmamışa benziyordu. Hırsını atlardan alırcasına insafsızca kamçılıyordu. Derken bir yokuşun başında atlar durdu. Daha yarım saatlik yol vardı. Şevki Efendi arabacıya yaklaştı ve:-Bırak dinlensinler, sonra hiç yürümezler... diye bağırdı.

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

v Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanım Sahâbî Ümmü Zer

Ümmü Zer Gıfariyye (radıyallahü anhâ) Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Ebû Zer-i Gıfari hazretlerinin hanımıdır. Sâde bir hayat sürmüşler, zühd ve takvâ çizgisinde bir ömür geçirmişlerdir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Oğlum! Kendini Istiğfara Alıştır

Vehbi Tülek

Cemâleddin ibn-i Receb hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 736 (m. 1336)'da Bağdad'da doğdu. 795 (m. 1393)'de Şam'da vefât etti. Letâif-ül-meârif adlı eserinden bölümler:

Dede Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Şa'rânî

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Şa'râni hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898)'de doğdu. 1565 (H.973)'de Mısır'da vefât etti. Henüz yedi yaşında Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Genç yaşında, hadis ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da Aliyy-ül-Havvâs hazretlerinin sohbetlerinde olgunlaştı.

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâzü'l-a'zam

Vehbi Tülek

O Gün, Kâfirler Için Çok Sıkıntılıdır

Vehbi Tülek

İsraf Eden âlime Verilen Ders

Vehbi Tülek

Zekâtını Vermeyenin Şehadeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

SelÂmetle Gidip Gel

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bize Teveccüh Edin

Kabahat Kilincin Midir?

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek