Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.799.438

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin esaretten kurtardığı Fransız kralı François ölmüş, yerine geçen II. Henri de, Alman tehdidine karşı Osmanlı himayesinin devamı için İstanbul'daki büyükelçisi Gabriel d'Aramon'u vazifelendirdi. D'Aramon, 1 Şubat 1553 günü Fransa kralı adına Osmanlı devleti ile bir anlaşma imzaladı.Bu anlaşma, tarihte benzeri görülmemiş bir sözleşme niteliğindeydi. Fransızlar, Osmanlı yardımına karşılık senede 300.000 altın ödemeyi taahüd ediyorlardı. Ancak bu para ödenince ye kadar Fransız donanması Osmanlıların elinde rehin kalacaktı. II. Henri, Kanuni Sultan Süleyman Han'ı Avrupa'nın tek imparatoru olarak tanıyor ve kendisinin de onun himayesinde olduğunu kabul ediyordu. Ayrıca gönderdiği mektupta da şöyle diyordu:

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yanlışı, Doğrusundan Çok Olan Kimseler

Radıyyüddin Muhammed el-Halebi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 908 (1502)'de Halep'te doğdu. Şam ve Halep'te fıkıh tahsil etti. Halep'te başmüderris oldu ve talebe yetiştirdi. 971 'de (m. 1563) Halep'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yeryüzündeki Dostları

Vehbi Tülek

Muhammed bin İshâk Gülâbâdi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde âlimdir. Buhârâ'nın Gülâbâd Mahallesinde doğmuştur. 380 (m. 990) senesinde Buhârâ'da vefât etti. Gülâbâdi hazretleri, Tearrûf adlı eserinin mukaddimesinde şöyle buyurmaktadır:

Gıybet, Amelleri Boşa Çıkarır

Vehbi Tülek

İbn-i Neciyye

Vehbi Tülek

İbn-i Neciyye rahmetullahi aleyh, Hanbeli tefsir ve fıkıh âlimlerindendir. 508 (m. 1114) senesinde Şam'da doğdu. Sonra Mısır'a gidip yerleşti. 600 (m. 1203) senesinde Mısır'da vefât etti.

Bu mübarek zat buyurdu ki:

Bâbürlü Hükümdarı Evrengzib

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Olanla Yetin, Olmayan Şeye De Râzı Ol

Vehbi Tülek

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Vehbi Tülek

Melekler, Kur’ân-ı Kerim Okunan Yere Toplanırlar

Vehbi Tülek

Kıyamet Için Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Derdi Olan Neylesin?

9 Evi Dolaşan Kelle

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Abdullah El-acemî

Dört Şey Mühimdir

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek