Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.265.582

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hirka-i SaÂdet Töreni

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odasının temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Câferi Sâdık'a Itiraz Eden Adam

Süf­yân-ı Sev­ri haz­ret­le­ri, bir gün Câ­fer-i Sâ­dık'ın evi­ne git­ti. Câ­fer-i Sâ­dık ona şöy­le bu­yur­du: "Ey Süf­yân! Sen, za­man za­man sul­tân ile gö­rü­şü­yor­sun. O se­ni arı­yor, sen de ona gi­di­yor­sun. Ben ise, müm­kün mer­te­be sul­tan­dan uzak du­ru­yo­rum. Za­mâ­nın hâ­li bu­nu icâb et­ti­ri­yor. Ya­nım­dan he­men çık, git!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Kanâat Edeni Zengin Kılar

Vehbi Tülek

Ebû İsmail Sülemi hazretleri hadis âlimlerindendir. 280 (m. 893) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şerifler Sünen-i İbn-i Mâce ve Sünen-i Tirmizi'de yer almıştır. Rivâyet, ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre hazretlerinin asıl adı Abdürrahmândır. Hicretin 7. senesinde Hayber'de Müslüman oldu. Gençliğinde fakirlik ve sıkıntı içinde yaşamıştır. Yemen'deki Devs kabilesinin ileri gelenlerinden ve meşhûr şâir olan Tufeyl bin Amr vâsıtasıyla iman ettiğinde 30 yaşını geçmişti...
Ebû Hureyre hazretleri, Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadis-i şerif bilen ve rivâyet edenlerdendir. İsmi Abdurrahman bin Sahr'dır. Künyesi Ebû Hureyre'dir. Bu künyenin verilişini kendisi şöyle anlatır:

bu Îmânım Bana Kâfidir

Vehbi Tülek

Sen Allahü Teâlâya Nasıl Duâ Ederdin?

Vehbi Tülek

Balıkesirli Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Olmayanla Arkadaşlık Etmekten Sakın

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

İsmâil Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sarik Ve Sakal

Kul Hakkı

Değişen Sizin Kalbiniz

Arafatta Görüşürüz

"encümen-i Bîzebân"

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek