Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.778
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
15 Mayıs 1570'de Kıbrıs'ın fethi ile görevlendirilen Lala Mustafa Paşa, 1570 Mayıs' ında adaya asker çıkardı. Önce Lefkoşe ve sonra Magosa'da yaptığı şiddetli çarpışmalar ve muhâsaradan sonra bir yıl içinde kaleyi fethetti. Anadolu Türklerini yerleştirip idâri teşkilâtı kurduktan sonra, 15 Eylül 1571'de adadan ayrıldı ve büyük karşılama merâsimi, gürleyen top sesleri arasında İstanbul'a geldi. 1578 yılında İran orduları tarafından ülkeleri istilâ edilen sünni Dağıstan, Şirvan ve Gürcistan beylerinin ağır İran tazyikleri karşısında Osmanlı Devletinden yardım istemeleri veİran kuvvetlerinin Irâk'ta Osmanlı topraklarına tecâvüz ederek 29 Mayıs 1555 Amasya antlaşmasını bozmaları üzerine İran'a karşı harbe karar verildi. Divân-ı Hümâyûnda yapılan toplantı sonunda tecrübeli vezir Lala Mustafa Paşa, İran Serdârı tâyin edildi.
Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)
Molla Atâullah Efendi Sultan İkinci Selîm Hanın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazâsının Birgi beldesindendir. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Sultan İkinci Selîm Han Şehzâde iken hocalığı ile vazîfelendirildi. Selîm Han tahta geçince, Atâullah Efendiyi câmilerde halka vaaz ve nasîhat etmesi için vazîfelendirdi. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında şöyle anlattı:
Hüseyn bin Abdullah Subeyhî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra’da doğdu. Zamanının âlim ve büyüklerinden ilim öğrendi. Pek kıymetli kitaplar yazdı ve yüzlerce talebe yetiştirdi. Basra’dan ayrılıp Tûs’a gitti ve 320’den (m. 932) önce orada vefât etti.
Ebü'l-Abbâs Seyyâri, evliyânın büyüklerindendir. Fıkıh ve hadis ilimlerinde büyük bir âlim, faziletler ve kerâmetler sahibi olup, Ebû Bekr-i Vasıti'nin en büyük talebesi idi. 340 (m. 951) senesinde Merv şehrinde vefât etti. Kabri orada olup, herkes tarafından ziyâret edilmektedir. Kabrini ziyâret edip, bu zât hürmetine Allahü teâlâya duâ edip isteklerini arz edenlerin, murâdlarına kavuştukları görülmüştür...
Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak: