Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.592.787

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Cemâlüddîn el-Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 1185 (H.581) senesinde Kudüs’te doğdu. Şam'da; Bağdâd'da, İsfehan'da, Mısır'da, Mekke ve Medîne'de büyük âlimlerden hadîs-i şerîf dinledi, fıkıh ilmi tahsil etti. 1232 (H.629) senesinde Şam'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün Konya Vâlisi Ferid Paşa, Hacı Abdullah Efendinin ziyâretine geldi. Birkaç gün Seydişehir'de kalan Paşa, Abdullah Efendinin sohbetlerine katıldı. Paşa ayrılmak üzere izin isteyince, Abdullah Efendi, işlerinin hayırlı olması için Paşaya duâ etti. Paşa ayrılırken; "Duâ buyurun efendim! İlk fırsatta ziyâretinize tekrar geleceğim." deyince, Abdullah Efendi; "Seydişehir'e son gelişiniz, bir daha görüşemeyeceğiz." buyurdu. Bu sözlerden Ferid Paşa üzülünce, Abdullah Efendi; "Merak etmeyin netice hayırlıdır." dedi. Seydişehir'den ayrılan Ferid Paşa AntalyaSancağına teftiş için gitti. Burada sadrâzam olduğuna dâir telgraf alarak hemen deniz yoluyla İstanbul'a gitti. Bir daha Seydişehir'e gelmek nasib olmadı.

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Muhammed Sekafi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Haddâd ve Hamdûn Kassâr'ın sohbetlerine katıldı. Kısa zamanda velilik bilgilerinde de yükselip kâmil, olgun bir zât oldu. 939 (H. 328) senesinde Nişâbur'da vefât etti. Kendisi anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mücîrüddîn Abdurrahmân Uleymi

Vehbi Tülek

Mücirüddin Abdurrahmân Uleymi hazretleri tefsir âlimidir. 860 (m. 1455)'te Ku­düs'te doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh, hadis, kı­raat ve tefsir dersleri aldı. Remle'de ve sonra Kudüs'te kadılık yaptı. Daha sonra emekliye ayrılıp Mescid-i Aksâ'da kitap yazmak, ders ve fet­va vermekle meşgul oldu. 928 (m. 1522)'de Kudüs'te ve­fat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lârî

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lâri (rahmetullahi aleyh), Abdurrahmân-ı Câmi hazretlerinin önde gelen talebelerinden olup, 912'de (m. 1506) Afganistan'da Herat'ta vefat etti. Hocasının yazdığı Nefehâtü'l-üns kitabını şerh ederkek Tekmile-i Nefehâtü'l-üns adını verdi. Bu kitabında şöyle nakleder:

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

Kur'an, Bize Resûlullahın Okuduğu Gibi Ulaşmıştır

Vehbi Tülek

Fenalıkların Başı Fena Arkadaştır

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Insanları Incitmemektir

Vehbi Tülek

Hekîmşah Kazvînî

Vehbi Tülek

Hamza-i Kebir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Kum Ve Kaya

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah Haramdan Kaçani Korur

İcÂzetin Sirri

9 Evi Dolaşan Kelle

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek