Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.104.804

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bunlar, Yağmacı Semiyyîn Kabîlesinden Birine âittir!

İbn-i Ömer Zeyla'î hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen’in Kızıldeniz sâhilindeki Vâdiyi Mûr'da doğdu. Luhayye kasabasına giderek burada ilim tahsil etti ve tasavvuf büyüklerinin terbiyesinde yetişti. Mânevî derecelere yükseldi. Evliyâlık makâmı verildi. Kerâmetleri görüldü. 1307 (H.707) senesinde Kızıldeniz sâhilindeki Luhayye kasabasında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefâtıyla, 30 Ekim 1757'de hükümdâr oldu. Çalışkan ve azim sâhibiydi. Devlet işlerini iyi tâkip ederek, mâli ve askeri sâhalarda ıslâhatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları sulh ve sükûn içinde geçti. İlk sadrâzamı Koca Râgıb Paşayı tahta çıkışından vefâtına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyân eden (1756-1763) "Yedi Yıl Harbleri"nde müttefiklerden her biri Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya veFransa ittifaklarına katılmaları hâlinde, siyâsi, askeri ve mâli vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle tâkip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sâhiplerinin menfaatkâr ve plânlı hareketlerini yerinde teşhis edip, onları ustalıkla oyaladılar. Süratle ordunun, donanmanın techizine ve yenilenmesine, mâliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. İstanbul'da bulunan Baron de Tott, Tophâneyi tanzim etmekle vazifelendirildi. Baron de Tott, Tophâneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdâfaası için boğaz içindeki kalelerin plânlarının tanzimiyle Hasköy'de yeni bir top dökümhânesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tâdili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mârifetin Hakîkati!..

Ahmed bin Ebû Verd, evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğup büyümüş ve orada yetişmiştir. Milâdi dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât ettiği tahmin edilmektedir. Muhammed bin Ebû Verd'in kardeşi olup, ikisi de zamanlarının meşhûr velilerindendir. Cüneyd-i Bağdâdi'nin yakınlarından olup, onun, Sırri-yi Sekati'nin, Hâris-i Muhâsibi'nin, Bişr-i Hafi'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'ın sohbetinde bulunmuş, tasavvufta yetişip, yükselmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvi hazretleri, on sekizinci asırda yaşayan meşhûr velilerden olup, Osmanlı sultanlarından Üçüncü Ahmed Hanla görüştü. Bir gece rüyâsında Peygamber efendimiz ona; "Sultan Ahmed'e git, Mora Adasını fethedeceğini müjdele. Hemen asker gönderip, orayı fethetsin" buyurdu. Bunun üzerine İstanbul'a doğruca Pâdişâhın sarayına gidip huzûruna çıktı. Hiç kimse ona mâni olmadı. Pâdişâha gâyet tesirli bir sesle; "Sultan Ahmed! Harekete geç! Ben Resûlullah'ın elçisiyim!" deyince, Sultan da derhal sefer hazırlığına başladı. Mora Adasını bütün çevresiyle birlikte üç ayda zaptetti... Ahmed Akvâvi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Zekât, Gazâb-ı Ilâhîyi Söndürür

Vehbi Tülek

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Berbehâri hazretleri, kerâmet sâhibi evliyâ zâtlardan ve Hanbeli mezhebinin meşhûr fıkıh âlimlerindendir. Tam ismi, "Hasan bin Ali Berbehâri", künyesi, "Ebû Muhammed"dir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329)'da vefât etti. Hanbeli mezhebinde zamânının en meşhûr fıkıh âlimi idi. Berbehâr, Hindistan'da yetişen bir baharatın ismidir. O zaman bunu getirtenlere "Berbehâri" denilmiştir. Bu işle uğraştığı için Hasan bin Ali'ye de bu lakab verilmiştir. Bugün bu işle iştigal edenlere "baharatçı" denilmektedir.

Belâ Ister Gibi Duâ Doğru Değildir!

Vehbi Tülek

İbrahim Edhem Hazretleri

Vehbi Tülek

Rüzgâr, Ekseriya Geminin Istemediği Taraftan Eser

Vehbi Tülek

Ccemâatte Rahmet, Ayrılıkta Azap Vardır!

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyenin Ilmine Güvenilmez!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Cüzcânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Dört Şey Mühimdir

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Üç Kandil

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Arafatta Görüşürüz

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek