Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.598.170

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Valideciğim,Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dalâlette Olan Amcan Öldü

Hassan bin Atıyye hazretleri ilk hadis âlimlerindendir. Basra'da doğdu. Şam'da yaşadı. Ebû Ümâme el-Bâhili, Said bin Müseyyeb ve Nâfı'den rivayet­te bulundu. Kendisinden hadis rivayet edenlerin en meşhuru Evzâi'dir. 130 (m. 748)'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Muhammed Kadri Hazîn

Vehbi Tülek

Muhammed Kadri Hazin ilk derslerini, âlim ve sâlihlerden olan babası ve dedesinden aldı. Ancak, küçük yaşlarda anne ve babasını kaybetti. O sırada evlerine Gavs-ı Geylâni'nin geldiğini gördü. Ona; "Oğlum üzülme! Baban, Rabbi'nin dâvetini kabûl ederek gitti. İşte her hususta babanım. Maddi ve mânevi hiçbir şeyden endişe etme" buyurdu.
Seyyid Muhammed Kadri Hazin, zâhiri ilimleri Molla Abdurrahmân'dan öğrendi. Sonraları Şeyh Muhammed Said'in sohbetlerine devâm etti. Bağekun'da oturan Şeyh Muhammed Said'i dört defâ ziyâret etti. Bu ziyâretleri sırasında vilâyet makâmının en üst derecelerine kavuştu.

Azamet Ve Kibriyâ Bana Mahsustur

Vehbi Tülek

Budin Beylerbeyi İbrâhîm Paşa

Vehbi Tülek

Avusturya İmparatorluğu hakimiyetinde bulunan Macar beylerinden Tökeli İmre 1673 yılında ayaklandı, sonra Osmanlı Cihan Devleti'ne sığındı. Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Budin Beylerbeyi Uzun İbrâhim Paşa'yı, Serdar (başkomutan) atayarak, Tökeli İmre'yi Orta Macaristan'ın başına geçirmekle görevlendirdi...

Günahkâr Kimse Herkesin Yanında Aşağılanır!

Vehbi Tülek

Nûreddîn Zeyyâd

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, Nefsi Bağlayan Iki Yulardır!

Vehbi Tülek

Ebü’l-mehâsin Rûyânî

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Herkes Anlayamaz

Vehbi Tülek

Temim Kabilesinden Eksem Bin Sayfî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bunlar Şarapti

Yüz Vermedin!

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek