Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.401.464

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; "Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana izâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dininizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir gayr-i müslimden devletçe haraç isteniyor? Bu nasıl iştir. Bu şekilde hareket dininizde var mıdır?" dedi. Yahyâ Efendi bunları duyunca; "Hayır. Dinimizde ölmüş bir gayr-i müslim vatandaştan haraç alınmaz. Sonra çok fakir kazandığıyla güç geçinen kimseden ve çok yaşlı olanlardan da haraç alınmaz. Bunlar affolunmuşlardır. Sultânımız ona muhtaç değildir." dedi. O zaman papaz; "Efendi şunu iyi bil ki, bizden ölen kimsenin bile haracını isteyip, her yıl alırlar. Bunu ben size soruyorum. İslâm dini bunun alınmasını istiyor mu? Ne olur bunu Sultan Süleymân Hana arzedin, haber verin, sorun?" dedi.

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Ermeni vakayiinin (olaylarının) cereyanı sırasında Sultan Hamide şiddetle muarız olan ve hükûmetine yazdığı raporla İngiltere hariciye nazırı (dışişleri bakanı) Lodr Salzbury'nin Türkiye aleyhinde icra ettiği teşebbüslerin ve nihayet parlâmentoda söylediği şiddetli nutkun âmillerinden bulunan İstanbuldaki İngiliz elçisi Sir Flip Küri'nin teşebbüsü neticesiz kalınca İstanbul'dan kaldırıldı. Vedânâmesini takdim için hariciye nezaretine tevdi ettiği huzura naliyet istidası padişah tarafından bilhassa uzatıldıktan ve binaenaleyh sefir epeyce kızdırıldıktan sonra nihayet huzura kabul olundu.

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertliğin En Yüksek Derecesi

Matar Bâzerâyi hazretleri Irak'ta yetişen evliyânın büyüklerindendir. Necef'te doğdu. 550 (m. 1155)'de vefât etti. Seyyid Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebelerindendi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonsuz Olarak Ateşte Yanmak Felâketi!

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebi Zeyd hazretleri tefsir, kıraat, kelâm, hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 922 yılında İspanya'nın (Endülüs) Nefza şehrinde doğdu. Daha sonra Afrikiyye'ye (Tunus) gelerek Kayrevân'a yerleşti ve "Kayrevâni" nisbesiyle meşhûr oldu. Kuzey Batı Afrika'da Mâliki mezhebini, yetiştirdiği talebeleri ve yazdığı kitaplarıyla yaygın hâle getirdiği için "Mâlik-üs-Sagir" lakabıyla tanındı. 996'da Kayrevân'da vefât edip oraya defnedildi.

Şeytanın Işi, Insanları Kandırmaya Çalışmaktır!

Vehbi Tülek

Şeytan Cimrileri Çok Sever

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah el-Havlâni hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerindendir. 181 (m. 797)'de doğdu. 267 (m. 880)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Şâhî Mûytâb Hazretleri

Vehbi Tülek

Âlimin Huzûrunda Sükût Edip, Edeb Ile Dinlemeli

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Muaviye

Vehbi Tülek

Eve Girerken Besmele Çekin

Vehbi Tülek

Şefkatli Ve Merhametli Olanı Herkes Sever

Vehbi Tülek

Âlimin Konuşması Karanlıkları Yok Eder

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Dört Şey Mühimdir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek