Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.640.752

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Denizalti

1719 yılında Sultan III. Ahmed Hân, şehzâdeleriyle İstanbul'dan 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu vesileyle İstanbul'da onbeş gün onbeş gece şenlikler yapılmış, halkın yüzü gülmüştü. Bu şenliklerde bütün halka yemekler verilmiş, herkese hediyeler dağıtılmıştı. Osmanlı tarihindeki sünnet düğünlerinin en muhteşemi olarak bilinen bu düğünde sanatkârlar ve esnaf da olanca hünerlerini göstermişti. Bu gösterilerden biri vardı ki anlatmaya değer: Düğünün son günlerinden bir gün Pâdişah Aynalıkavak Kasrı'ndaydı. Herkes kayıklarla Haliç'e dökülmüştü. Denizin yüzü kayıklarla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın imkânı yoktu. Gemilerin üzeri de mahşer gibiydi. Bu gösteride, Mimarbaşı İbrâhim Ağa'nın yaptığı gemi büyüklüğündeki bir timsah modeli, üst çenesini açıp kapayarak yarım saat kadar deniz yüzünde dolaştıktan sonra denize daldı. Zevkle seyredilen bu gösteri çok da takdir toplamıştı. Fakat o da ne? Bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bu sefer hayrete dönüştü. Timsah ağzını açıp durdu, ağzından rengârek kıyâfetli beş tane çocuk çıkıp oynamaya başladı. Mimarbaşının bu timsahı dünyanın bundan üç asır kadar önce tecrübe edilmiş ilk denizaltı gemisi sayılmaktadır

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennemin En Aşağı Derecesinde Olanlar!

Hüseyin bin Hasen Halimi hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 38 (m. 949) senesinde Buhârâ'da doğdu. Orada yetişti ve kadılık yaptı. 403 (m. 1012) senesinde vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim tahsil etti ve hadis-i şerif rivâyet etti. Halimi hazretleri buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocazâde Muslihuddin Efendi

Vehbi Tülek

Hocazâde Muslihuddin Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Fâtih Sultan Mehmed'in hocalarındandır. 838 (m. 1434)'de Bursa'da doğdu. Sultaniye Medresesi'nde Hızır Bey'in derslerine devam etti. Sultan II. Murad Hocazâde'yi Bursa'daki Esediye Medresesi müderrisliğine tayin etti ve şehzade Mehmed'in terbiyesine memur etti. Hocazâde 893 (m. 1488)'de Bursa'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

Fahreddîn Acemî Ve Vezîr Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân zamânında, Hurûfiliğe mensûb bazı sapık kimseler Fâtih'in hizmetine girdiler. Fâtih, ilme ve ilim adamlarına değer verir, onları sarayında korurdu. Âlimlere hürmet eder ve onlara geniş imkânlar sağlardı, işte bundan istifâde etmek isteyen Hurûfi bozuk i'tikâdındaki bazı kimseler, yaldızlı sözler ve hilelerle sultânın gözüne girdiler...

Ubeyd Bin Hâris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Şeytanın Hilesi Mal Iledir

Vehbi Tülek

"altıncı İmam" Câfer-i Sâdık

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Ankaralı Gelin Karyağdı Hatun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Ahde Vefa

"encümen-i Bîzebân"

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Anzakli Ömer

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek