Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.688.735

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mahkemeye Hazirim

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Malik Bin Dinar'ın Zenci Kölesi!..

Basra'da kuraklık had safhadaydı... Müminler son bir kere daha bir tepenin üstüne çıkarak Cenab-ı Hakk'a dua etmeye başladılar. Akşam olup ortalık kararmaya başlamasına rağmen havada tek bulut bile görülmedi...
Şehre dönmeye başladılar. Tam bu sırada sırtında yamalı bir aba bulunan güler yüzlü bir zenci köle ortaya çıktı ve ellerini açarak şunları söylemeye başladı:
"Yâ Rabbi! Ben kuluna olan sevgin hürmetine, bekledikleri yağmuru esirgeme!.."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplerinizi Tertemiz Yapınız

Vehbi Tülek

Ali Şüsteri hazretleri Endülüs'teki evliyânın büyüklerindendir. 668 (m. 1269)'da hacdan dönerken Mısır-Dimyât'ta vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Son Devir âlimlerinden Ahmed Davudoğlu

Vehbi Tülek

Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey

Vehbi Tülek

Kâdı Burhâneddin Ahmed, 745 (m. 1344) senesinde Kayseri'de doğdu, iyi bir tahsil ve güzel bir terbiye gördü. Kâdılık, vezirlik, atabeklik ve sultanlık yaptı. 800 (m. 1398) senesinde vefât edip Sivas'ta defnedildi...

Geçim Darlığı Çeken Istigfâra Devam Etsin!

Vehbi Tülek

Muhammed Murâd Efendi

Vehbi Tülek

Güzel Rüyalarımızı, Salih Kimselere Anlatmalıdır

Vehbi Tülek

Mütevazı Şair Yenişehirli Avni

Vehbi Tülek

Eyüplü Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Mescid Yapmanın Ve Tâmir Etmenin Fazîleti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allah Haramdan Kaçani Korur

Helvaci Çocuk

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Altıyüz Dirhemlik İp

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek