Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.851.555

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, "Pamuk Kâdı" diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Alâeddin Esved, Osmanlının namlı Kara Hoca'sı, Osmanlı Devletinin temellerini sağlamlaştırıp, askeri ve mâli teşkilâtlarını kuran, evlât ve torunlarının da, yüz elli yıl devlete en üst seviyede hizmet etmesine vesile olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşayı da yetiştirdi. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi, Kara Hoca'nın evine gelip, talebelerinden birini, kendisine yardımcı olmak için vermesini isteyince, Çandarlı Kara Halil'i verdi.Bu hâdise şöyle cereyân etti: Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandı lar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazı kıldırdı.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mîrek-i Belhî

Mirek-i Belhi hazretleri, Türkistan'da yetişen büyük tefsir âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Fadl Ravvâsi'dir. "Tefsir-i kebir" isimli eserin sahibi olan Ravvâsi, 413 (m. 1022)'de Belh'de vefât etti. Cuma sûresini tefsir ederken buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Eşkâr

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Eşkâr hazretleri, meşhûr hadis âlimlerindendir. 780 (m. 1378)'de Kâhire'de doğdu. 863 (m. 1459'da vefât etti. Eserlerinde zikrettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Kadızâde Şemseddin Efendi

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek

Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Şeytan Cimrileri Çok Sever

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Mükennâ

Vehbi Tülek

Ebedi Olan Şeyler Için Endişe Etmeli

Vehbi Tülek

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

İbn-i Azzûz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bize Teveccüh Edin

Bize Teveccüh Edin

1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Gerçek Zehir

Bizi Hatirlayin!

Yüz Vermedin!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek