Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.434.526
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
1520 senesinde, babası Yavuz Sultan Selim'in vefatından sonra tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman, ilk seferini Belgrad üzerine yaptı ve 12 Temmuz 1521'de burçlara zafer sancağını çekti. Haçlı devletlerinin Akdeniz'deki müstahkem kalesi olan Rodos, aynı zamanda korsanların da üssü haline gelmişti. Akdeniz'in neresinde bir Müslüman gemisi yakalansa, buraya getirilirdi. Batı Akdeniz'de İspanyollardan kaçabilen bir Müslüman gemisi, doğu sularında mutlaka Rodosluların eline düşerdi. Ada zindanları Türk ve Müslüman esirleri ile dolup taşıyordu. Osmanlı donanması bu suları kontrol edecek kadar güçlü değildi. Bu yüzden ticari gemiler her zaman bir tehlike ile karşı karşıya idi.
Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdi. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Duru mu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler.
Ali bin Sehl İsfehani rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, İsfehân'da dünyaya geldi. Filistin'de Remle'de otururdu. 261 (m. 874)'de İsfehân'da vefât etti. Cüneyd-i Bağdadi gibi büyük zatlarla görüştü.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
Ahmed ibn-i Hicci hazretleri fıkıh ve târih âlimlerindendir. 751 (m. 1350)'de doğdu. 816 (m. 1413)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İbn-i Cüreyc hazretleri tefsir âlimlerindendir. 699 [h.80] senesinde doğdu, 766 [h. 149] senesinde, Mekke'de vefât etti. (Tefsir) ve (Sünen) kitâbı vardır. Tefsir kitabında, "Kehf" sûresinin 10. âyetinden itibaren şöyle anlatmaktadır:
Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?