Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.647.241

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanları Yanından Uzaklaştırdı!

Ali Kazvâni hazretleri, Osmanlı devrinde Suriye'de yaşayan velilerdendir. 1483 (H.888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 1548 (H.955) senesinde hac farizasını yerine getirdikten sonra, Peygamber efendimizi ziyâret için Medine'ye giderken, Mekke-i mükerreme ile Tâif arasında vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabirde Şaşılacak Şeyler Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Bedi'uddin Sehârenpûri, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin en meşhurlarındandır. Hindistan'da Sehârenpûr'da doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Zaman zaman İmâm-ı Rabbâni'nin sohbetlerini dinlemeye Serhend'e giderdi. Ne zaman Serhend'e mübârek hocasının huzûruna gitse kendiliklerinden buyururlardı ki: "Sen şu hâldesin, bundan sonra şöyle şöyle olacak." Gerçekten buyurdukları gibi vâki olurdu. Dâimâ ona hâllerini söyler, bu yolda ilerlemesini sağlar ve kontrol ederdi. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Bedi'uddin Sehârenpûri'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

İnsanlarla Münâkaşa Ve Münâzara Yapma

Vehbi Tülek

Esile Kıza Saldıran Hamele'nin Sonu!..

Vehbi Tülek

Esile, güzel ve yiğit bir kızdı. Babası onu koyunları otlatsın diye kıra gönderirdi... Bir gün yine koyunları otlatıyordu. Bir ara rüzgâr yüzündeki örtüyü açıverdi. O anda oradan geçmekte olan Hamele adlı genç, onun güzelliği karşısında fikrini bozuverdi! Genç kıza seslendi:
- Esile, beni reddetme. Seninle beraber olalım. Esile'nin cevabı makuldü:
- Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet sahibi isen beni babamdan iste!

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

Tabiinin Büyüklerinden Muttalib Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Allah Ile Kul Arasındaki Işlere "diyânât" Denir

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden: El-müzenî

Vehbi Tülek

malları Verip, Hâlleri Aldık

Vehbi Tülek

​irâde Etmek, Başka Râzı Olmak Başkadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

İmanı Ona Kafidir

Abdullah El-acemî

İmanı Ona Kafidir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek