Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.869.171

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Şeyh Abdülmu'tî büyük velilerdendir. Kuzey Afrika memleketlerinden birinde doğdu. Gençliğinde zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. Mekke’ye giderek, o sene hac için orada bulunan Zeynüddîn Hâfî hazretleriyle tanışıp, onun talebeleri arasına katıldı. Mekke-i mükerreme büyükleri arasında Şeyh-ül-Harem lakabıyla, kerâmet ve hâlleriyle de Müslümanlar arasında meşhûr oldu. On beşinci asrın sonlarında Mekke-i mükerremede vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Al Mührü Ver Mührü

Zurnazen Mustafa Paşa, sadece 4 saat süren Başvekilliği ile, Osmanlı tarihinde "görev süresi kısalığı" rekorunun sahibi. Buna rağmen o dört saat içinde Mührü Hümayunu birkaç tayin kararnamesinin üstüne bastı. (1656)Ama aslında onunkinden de kısa olanı var. Bırakın icraata girişmeyi, koltuğuna bile oturmaya fırsat bırakmayan, nerdeyse göz açıp kapayıncaya kadar sürmüş bir sadrazamlık.

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Viyana seferine çıkan Osmanlı ordusu, Budapeşte önlerine gelmiş, şehri kuşatmıştı. O gün, civarda dolaşan bir yaancı yakalandı ve doğruca Veziriazam İbrahim Paşa'nın huzuruna çıkarıldı. İbrahim Paşa adama Hırvatça sordu:-Sen kimsin?-Kralım Ferdinand'ın subayıyım efendimiz.-Demek casusluk niyetiyle geldin. Ne öğrenmek istersin?-Vazifem, ordunuz hakkında bilgi toplamaktı.Yakalanan casus, en azından hapsedilir. Ama İbrahim Paşa gülerek:-Var istediğin bilgiyi topla, dedi ve emir subayına dönüp, casusa istediği her şeyin gösterilmesini emretti. Alman subayı böylece âdeta misafir muamelesi gördü. Osmanlı ordugahını baştan başa dolaştı, askeri birlikleri inceledi. Sonra tekrar huzura çıkarıldı. İbrahim Paşa onu salıverirken:-Haydi git, dedi, gördüklerini kralına anlat!... anlat ki, karşısındaki ordunun yenilmez olduğunu anlasın ve bu savaştan vazgeçsin.

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Işin Bir Güç Bir De Kolay Tarafı Vardır

Ebü’l-Hattâb bin Saîd hazretleri fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Yemen’de, Cebele şehri yakınlarında doğdu. 1264 (H.663) senesinde vefât etti. Fakîh Muhammed bin Ömer hazretlerinin talebesi olup, ondan da birçok zât istifâde etmiştir. Ebü’l-Hattâb bin Saîd hazretleri, fıkıh ilminde derin âlim ve velîlik yolunda tam ve yüksek bir dereceye sâhipti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali Mâzeri hazretleri, Mâliki mezhebi Hadis, kelâm, fıkıh âlimlerindendir. 1061'de Tunus'ta Mehdiyye şehrinde doğdu. 1141 yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önceki bir dersinde buyurdu ki:

Fahreddin Zeylâî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebî Zeyd

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebi Zeyd hazretleri, 922 yılında İspanya'nın (Endülüs) Nefza şehrinde doğdu. Daha sonra Afrikiyye'ye (Tunus) gelerek Kayrevân'a yerleşti ve "Kayrevâni" nisbesiyle meşhûr oldu. Kuzey Batı Afrika'da Mâliki mezhebini, yetiştirdiği talebeleri ve yazdığı kitaplarıyla yaygın hale getirdiği için "Mâlik-üs-Sagir" lakabıyla tanındı. 996'da Kayrevân'da vefât edip oraya defnedildi...
Abdullah bin Ebi Zeyd hazretleri buyurdu ki:

Farz Namazı Özürsüz Kazaya Kalanlar

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Alkame Bin Kays

Vehbi Tülek

Kurtuluş, Sâlihlerin Sohbetindedir

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Büyüklere Saygı Küçüklere Şefkat

Vehbi Tülek

Yemenli Velî Ahmed Bin Alevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Başka Du Bilmez Misin?

At Hirsizi

Allah’a Firar Et

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek