Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.368.406

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Selanik Vak’asi

6 Mayıs 1876 târihinde Avrethisarlı bir Bulgar kızı İslâmiyeti inceleyerek Müslüman olmaya karar vermişti. Bu maksatla Müslümanlığı tescil ettirmek için Selanik'e gitmek üzere yola çıktı. Ancak kızın niyetini öğrenen bâzı Hıristiyanlar telgrafla Amerikan konsolosunu durumdan haberdar ettiler. Telgrafı alan ve koyu bir İslâm düşmanı olan konsolos, kıza mâni olmak için 150 kişilik bir Rum ve Bulgar çapulcusunu istasyona yığdı. Kız, istasyona geldiğinde, konsolosun emriyle harekete geçen kalabalık, kızı, hükümet konağına götürmekle görevli üç zaptiyenin elinden zorla aldılar. Hakâretlerde bulunarak yaşmağını ve ferâcesini parçaladılar. Gözü dönmüş saldırganlar sürüsünün elinden kurtulmak isteyen kız, Müslüman olduğunu haykırmaya ve imdat istemeye başladı. Kızın yardımına koşan birkaç Müslüman feci şekilde dövüldü. Kız da konsolosluk arabasıyla Amerikan konsolosluğuna götürüldü. Bir Osmanlı şehrinde Bulgar da olsa Müslüman olmuş bir kıza yapılan saygısızca muâmele ve mâni olmak isteyenlerin ağır şekilde hırpalanması havanın elektriklenmesine sebep oldu.

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebülbekâ Eyyüb Kefevî

Ebülbekâ Eyyüb Kefevi hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. 1028'de (1619) Kırım'da Kefe şehrinde doğdu. Tahsi­lini Kefe'de tamamladıktan sonra Sadrazam Der­viş Mehmed Paşa'nın daveti üzerine İstanbul'a gitti. Önce Birgi, sonra Filibe kadılığı yaptı. Oradan emekli olarak İstanbul'a geldi. 1094 (m. 1683)'de vefat etti. Tuhfetü'ş-şâhân adlı eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

Ali bin Sehl İsfehani rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, İsfehân'da dünyaya geldi. Filistin'de Remle'de otururdu. 261 (m. 874)'de İsfehân'da vefât etti. Cüneyd-i Bağdadi gibi büyük zatlarla görüştü.

Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Müjde! Sâlih Bir Evlâdın Olacak!

Vehbi Tülek

Mücahede Ve Riyâzet!..

Vehbi Tülek

Âdem-i Bennûri hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerinden olup, seyyiddir. Doğum târihi bilinmemektedir. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek huzur ve sohbetlerinde yetişip icâzet almakla şereflendikten sonra Bennûr'a gitti. Vefat edeceği sene, Peygamber efendimizin ve Beytullah'ın aşkıyla yanmakta idi. Harameyn-i şerifeyne, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvereye doğru yola çıktı...
Âdem-i Bennûri hazretleri, hacdan sonra Medine-i münevvereye gidince, Kabr-i Nebevi'yi ziyâretinde, Peygamber efendimiz onun selâmını aldı ve pek az kimseye nasib olan müsâfeha etmek şerefine kavuştu. Ziyâretten sonra, memleketine dönmek üzere ayrılmak istediği zaman, Resûlullah efendimizden saâdet müjdesi aldı. Kendisine hitâben; "Ey oğlum! Sen benim yanımda kal!" buyuruldu. Bunun üzerine orada kaldı ve 1644 (H.1054) senesinde vefat etti.
Bu mübarek zat, vefatından evvel yanındaki talebelerine nasihat olarak buyurdu ki:
"Allahü teâlânın evliyâsı, yemek, içmek ve uyku ile, başkasının hakkında konuşmakla, birisine vurmakla bu makâma kavuşmadı. Ancak mücahede (nefsin istemediği şeyleri yapmak) ve riyâzet (nefsin arzularını yapmamak) çekmekle kavuştu...

Eshâbım, Ümmetim Için Sığınaktır

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Vehbi Tülek

Muhakkak Ki Münâfıklar, Cehennemin Dibindedirler

Vehbi Tülek

Şehitler Diledikleri Yerlere Uçarlar

Vehbi Tülek

Muhammed Husrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

SelÂmetle Gidip Gel

Bülbülün Zikri

İsmail Hakki Efendi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Başka Du Bilmez Misin?

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek