Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.111.869

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimden, Günahları Çok Olanlara Şefaat Edeceğim

Şireveyh bin Şehridâr Deylemî hazretleri hadîs ve târih âlimidir. 445 (m. 1053) senesinde İran’da Hemedan'da doğdu. 509 (m. 1115) senesinde vefât etti. Hadîs öğrenmek ve dinlemek için Bağdad, Kazvin ve İsfehân’a gitti ve birçok âlimden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Firdevs-ül-Ahyâr adlı eserinde, rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazılarında, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Tealanın Her Emrinde Kolaylık Vardır

Ebû Bekr-i Sûsi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam yakınlarında bulunan Remle kasabasında otururdu. 386 (m. 996)'da Şam'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Tövbe Edenleri Sever

Vehbi Tülek

Seyyid Müştak Efendi Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1758 (H.1172) senesinde Bitlis'te doğdu. Hasan Şirvânî'nin sohbetlerinde bulunup talebelerinden oldu. İcâzet ile şereflendi. 1790-1814 senelerinde İstanbul'a geldi. 1831'de (H.1247) Muş'ta vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Muhammed Herevî

Vehbi Tülek

Ahmed bin Muhammed Herevi hazretleri tefsir ve hadis âlimidir. Afganistan'da Herat'ın Faşân köyünde doğdu. Nişabur ve Buhara âlimlerinden ilim tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 401 (m. 1011)'de vefat etti.
Bu mübarek zat buyurdu ki:

Sû-i Zan, Yanlış Karar Vermeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Görür Gibi Ibâdet Ediniz

Vehbi Tülek

Ne Mutlu Bu Kur’ân-ı Kerîmi Okuyan Dillere

Vehbi Tülek

Dinlerin En Hayırlısı Ve Ümmetlerin En Üstünü

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

“bu Hususlara Karışmak Bize Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Üç Kandil

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Helvaci Çocuk

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek