Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.595.418

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abd'den Haraç Aliyorduk

A.B.D. bandıralı ticaret gemileri, Akdeniz'de 1773'den itibaren seyretmeye başlamışlardı. Fakat bilhassa Akdeniz, tamamiyle Osmanlı Denizcileri'nin kontrolunda idi. Bu görevi, Cezâyir Beylerbeyliği'mize bağlı, filolar sürdürüyordu. İşte bu yüzden A.B.D. gemileri de, Cezâyirli görevlilerle anlaşmak mecburiyetinde idiler. Yeni kurulan A.B.D. harp gemileri ise, kendi teknelerini korumaktan uzaktılar. Durumu gözden geçiren, Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, Cezâyir Beylerbeyimize müracaata karar verdi. Yapılan müzakereler sonunda, anlaşmaya varıldı. 21 Safer 1210 (5 Eylül 1775) tarihinde, bir Anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre; Amerika Birleşik Devletleri, her yıl Cezâyir Beylerbeyliği'mize 642000 Altın dolar ve 12000 Osmanlı Altını Vergi (Haraç) ödemeyi, kabul ve taahhüt etti. Buna mukabil Cezâyir de, Amerikan Bandıralı hiçbir ticaret teknesine dokunmamayı kabul ve taahhüt etmişti.A.B.D. tarihinde, yabancı dille (Osmanlı Türkçesi) imzalanan tek antlaşmadır. Ayrıca başka bir devlete, vergi (haraç) ödemeyi taahhüt eden de, tek antlaşmadır. Bu tarihi vesikayı, devletleri adına imza eden görevliler:George Washington (A.B.D. Cumhurbaşkanı) ve Hasan Paşa (Cezâyir Beylerbeyi ve Dayısı).

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'sinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.
Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş.

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bakkalzâde İsmail Hakkı Efendi

Bakkalzâde İsmail Hakkı efendi son devir Osmanlı müderrislerindendir. 1830 senesinde Trabzon-Çaykara'ya bağlı Ataköy'de (Şinek) doğdu. Trabzon civarındaki medreselerde büyük âlimlerden ilim öğrendi. Sonra Çaykara Medresesinde müderrislik yaptı. Rusların Trabzon'u işgali sırasında yaptığı vaazlarla halkı cihada çağırdı; talebelerinden kurduğu birliklerle Rus ordusu­nun Baltacı deresinden geçmesine en­gel olmaya çalıştı. 1921'de doğduğu köyde vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kıyamet Günü Kendisine Gıpta Edilecek Kimse

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Mısır'ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; "Ey Şihâbüddîn! İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...

Kader, Tedbir Ile, Sakınmakla Değişmez

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed, Suriye'de dünyaya geldi. Büyük âlimlerden tefsir, hadis ve kıraat ilmini öğrendi. Kendisi de çok talebe yetiştirdi...

Ali bin Muhammed es-Sehâvi, Suriye'de yaşamış olan tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerdendir. 1163 (H.558) senesinde Suriye'de Sehâ kasabasında dünyaya geldi. İlim tahsil etmek için önce Mısır'a gitti. İskenderiye şehrinde büyük âlimlerden tefsir, hadis ve kıraat ilmini öğrendi. Sonra Kahire'ye gelerek burada Şafii fıkhı üzerinde çalıştı ve bu sahada zamanın önde gelen âlimlerinden oldu...

Ubeydullah-ı Hakkârî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Bin Hâmid

Vehbi Tülek

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

Ey Basîret Sâhipleri! İbret Alınız!

Vehbi Tülek

Hayvanlar Gibi, Yok Edilecekler

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Revâhâ (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Anzakli Ömer

Namazini Ben Kildirayim

Allah Diyen Genç

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek