Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.620.353

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Diye Akçe Versin

Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazın Hakîkatini Anlayamayanlar

Yanyalı Yûsuf Efendi Nakşibendi yolunun büyüklerindendir. Rumeli'de bulunan Yanya beldesindendir. İstanbul'da ilim tahsil etti. 1245 (m. 1829) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde İmam-ı Rabbâni hazretlerinin Mektubat kitabını çok okurdu. Bir sohbetinde şu mektubu okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâdı Bedrüddîn Şiblî

Vehbi Tülek

Kâdı Bedrüddin Şibli rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam'da doğdu. 769 (m. 1367)'de Trablus'ta vefât etti. "Âkâm-ül-mercân" adındaki eserinde, Allahü teâlânın ibâdet etmeleri için yarattığı kullarından olan cinler hakkında geniş bilgi vermektedir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Tasavvuf, Nefsin Bütün Isteklerini Terk Etmektir

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Abdurrahim Abbâsî

Vehbi Tülek

Abdurrahim Abbâsi hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 1462 (H.876) senesinde Kahire'de dünyaya geldi ve Yavuz Sultan Selim Han'ın Mısır'ı fethetmesinden sonra İstanbul'a gelerek burada talebe yetiştirmeye devam etti...
Abdurrahim Abbâsi hazretleri, İstanbul camilerinde, insanlara doğru yolu göstermeye çalıştığı vaazlarında ve sohbetlerinde sık sık buyururdu ki:
Allahü teâlâ için sevmek, O'nun için buğzetmek, imânın en güvenilir ve sağlam kulplarındandır. Emr-i ma'rûf ve nehy-i münker, iyiliği emredip kötülükten alıkoyma, herkese, imkânı nisbetinde lâzımdır.

Mübah Şeylere Kimse Mâni Olamaz

Vehbi Tülek

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Sâlim Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunun Dilini Bağla!

Vehbi Tülek

Cehennem Ateşinden Uzaklaşmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Arafatta Görüşürüz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Latif Bir Şikayet

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek