Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.670.391

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

İkinci Selim kaşlarını çattı:-Şu Kıbrısçık adasının fethi gayri elzem oluptur. Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Fatih'ten sonra Padişahlar, ancak çok önem verdikleri toplantılara katılırlardı. Veziriazam Sokollu, bu meselede nedense tereddüt gösteriyordu:-Böyle küçük bir adanın zaptı, em uzun sürebilir Sultanım!.. Hem de Saltanatınıza ne ilave edebilir ki? Üstelik 40.000 duka altını vergilerini her yıl muntazaman öderler!..Padişah bu sözlere sinirlendi:-Sen ne söylersin Paşa!.. Billur kasede de olsa, bal şerbeti içindeki küçük bir sinek, sizlerin midesini bulandırmaz mı yoksa?

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tefekkür Eden Beşer Aklı Hayrette Kalır

Molla Hayreddin Halil Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir.

Kastamonu-Küre'de doğdu. 1475 (H.879) senesinde Taşköprü'de vefât etti. İlk öğrenimini memleketinde yaptıktan sonra Bursa'ya gitti. Şemseddin Fenâri'nin oğlu Yûsuf Bâli'den de bir müddet ilim öğrendi. Kastamonu-Taşköprü'deki medreseye müderris tâyin edildi. Vefât edinceye kadar burada kaldı. Daha sonra bu âile Taşköprüzâde diye anılmaya başlandı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

devecibaşı Ahmed Sârbân

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân hazretleri, Tekirdağ-Hayrabolu'da doğdu. 1545'te yine aynı şehirde vefât etti. Ahmed Sârbân, küçük yaşta ilim öğenmeye başladı. Daha sonra Yeniçeri Ocağında "26. Orta"yı meydana getiren "Deveci Ortası"na kaydoldu. Çalışkanlığı ve zekâsı sâyesinde Devecibaşılığa kadar yükseldi. Kânûni Sultan Süleymân Hanın Irakeyn Seferine Sârbânbaşı, yani "Devecibaşı" olarak katıldığından bu lakapla tanındı.
Yine bu seferde, orduda gönül ehli Pir Ali Sultan adında mübarek bir zât vardı. O, Ahmed Sârbân'ı gördüğü anda ondaki ilme karşı kâbiliyet ve istidâdı sezdi. Kendisine pekçok nasihatlerde bulundu. Ahmed Sârbân sefer dönüşü görevinden ayrılarak kendisini tamâmen Pir Ali Sultan'ın sohbetlerine verdi ve onun muhabbet halkasında eridi. Gönlünden dünyâ ve makam sevgileri silindi gitti...

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Allah Korkusu, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr el-Betâihi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak'ta Betâih'te on ikinci asrın sonları ile on üçüncü asrın başlarında yaşadı.

Bîçâre Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

İnsanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

Vehbi Tülek

Ayn-ül-kudât Hemedânî

Vehbi Tülek

Edep Timsali Kâtip İsmâil Enarânî

Vehbi Tülek

Ölüm Hastalığında Bir Vasiyet Yazmalıdır!

Vehbi Tülek

Emri Altındakilere Merhamet Etmeyen

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Hizir Ve Gelin

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek