Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.646.319

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Eğri Seferiyle ilgili olarak talebelerinden Receb Efendi şöyle nakleder: "Şemseddin Sivâsi bir gün bu fakiri odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mardinli Abdüsselam Efendi

Abdüsselam Efendi Osmanlı fıkıh âlimidir. 1786'de Mardin'de doğdu. Tahsilini İstanbul'da ta­mamladıktan sonra Mardin'e dönerek müftülük ve müderrislik yaptı. 1843'te orada vefat etti. "el-Kirâtıyye" isimli eseri, Ferâiz ilmine dairdir. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Denizde Şehit Olmak Daha Faziletlidir

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Beyyâni hazretleri tefsir ve hadis âlimidir. 247 (m. 861)'de Endülüs'te (İspanya) Beyyane'de (Baena) doğdu. 340 (m. 951)'de Kurtuba'da (Cordoba) vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Eshâb-ı Kirâma Hürmet Etmek Esastır

Vehbi Tülek

Hocalık Ve Talebelik Takvâ Ile Olur

Vehbi Tülek

Debbağ Ebû Zeyd Üseydî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus'un Kayravân şehrinde doğdu, 1300 (H. 699) senesinde yine orada vefât etti. Zamanındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Abdüsselâm el-Murtâtî'ye talebe olup, ondan tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvufî mârifetlere kavuşup evliyâlık derecesine ulaştı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vâiz Ve Fakîh Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Kadızâde Ahmed Emîn Efendi

Vehbi Tülek

Şemseddîn Muhammed Dâvûdî

Vehbi Tülek

Abdülvehhab Sâbûnî

Vehbi Tülek

İzzeddîn Alî Cezerî

Vehbi Tülek

Ahmed Kuddûsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Adalet Ve Tevazu

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bana Delil Getir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Helvaci Çocuk

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek