Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.427.157

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Isyan Ve Günah Işlenen Yerdir

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra'nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Osmanlı'nın şanını, sadece harp meydanlarında değil, diğer sahalarda da yücelten lerden biri de cihan pehlivanı Filiz Nurullah idi. Avrupalıların "fevkalbeşer" insanüstü dedikleri bu koca adam, daima geçim sıkıntısı çekiyordu. Çünkü çıktığı minderlerde hiçbir güreşçi onu mağlup edemiyor, bu yüzden kimse de onunla güreşmek istemiyordu. Güreş yapamayın ca da parasız kalıyordu.1894'de Koca Yusuf ile birlikte gittikleri Paris'te önüne gelen bütün güreşçileri en çok on dakika içinde yenerek büyük bir nam kazandı. Bu yüzden güreş organizatörleri onu başka güreşlere sokmadılar.İvan adında bir Rus güreş organizatörü, onu Rusya'ya götürdüğü takdirde ilgi toplayıp büyük paralar kazanacağını düşündü ve İstanbul'a geldi. Filiz Nurulah'ı buldu ve ona Rusya'da güreşler yapmasını teklif etti. Ayrıca, hiçbir Türk güreşçisinin Rusya'ya gitmeyeceğini zannederek, onu teşvik için dedi ki:

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Sultan Birinci Mahmûd Hanın İran üzerine ordu gönderdiği sırada, Mehmed Emin Tokâdi hazretleri bir sabah vakti talebelerinden İshakzâde Yahyâ Efendinin evine gitti. Mübârek gözleri âdetâ kan çanağına dönmüştü. "Benim için bir oda ayırınız!" dedi. Sonra kendisi için ayrılan odaya girip, orada tefekküre, murâkabeye başladı. O gün ikindi namazı vaktinde abdest ve namaz için dışarı çıktı. Talebesi; "Bir mikdâr yemek yeseniz münâsib olurdu efendim." deyince; "Yok Yahyâ Efendi. Ben senden yemek isteyecek vakti bilirim." buyurup, tekrar odasına girdi. Ertesi gün ikindi vaktine doğru neşeli bir halde dışarı çıkıp; "Elhamdülillah! Allahü teâlâ duâlarımı kabûl buyurdu. Şu anda Mahmûd Han zafere ulaştı. Sultan Mahmûd'dan çok ikrâm gördüm. Şimdi de ona duâ ederek zafere ulaşmasına vesile olduk. Böylece hakkını ödedik. Bu günü bu saati bir yere yazınız." buyurdu.Daha sonra Sultan Mahmûd'un zafere ulaştığı haberi geldi. Tam Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin zafere ulaştığını müjdelediği gün ve saate rastlıyordu.

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun vefatında sonra dergâhına şeyh oldu. Çok kerametleri görüldü: Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

sekran Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Bâli Efendi, Anadolu'daki evliyânın büyüklerindendir. Zâhir ve bâtın ilimlerinde âlim bir zât idi. Babası Amasyalı olup, Sultan İkinci Bâyezid Hanın oğlu Şehzâde Ahmed'in hocası idi. Yavuz Sultan Selim Han tahta geçince, bâzı yerlerde kâdılık vazifesi verildi. Tire'de kâdı iken, oğlu Şeyh Bâli doğdu. Bâli Efendinin doğum târihi bilinmemektedir. Allah aşkı ile mest olup cezbeye tutulduğu için kendinden geçmiş mânâsında "Sekran" lakabı verildi...

İki Cihânın Bedbahtı Bel'am Bin Baura

Vehbi Tülek

Dırar Ibni Ezver radıyallahü Anh

Vehbi Tülek

Dı­rar ib­ni Ez­ver ra­dı­yal­la­hü anh Ese­do­ğul­la­rı­nın en zen­gin­le­rin­den­di. Ba­ba­sı "eğ­ri bo­yun­lu" an­la­mı­na ge­len Ez­ver la­ka­bıy­la ta­nın­dı­ğı için o da Dı­rar ib­ni Ez­ver di­ye şöh­ret bul­du. Asıl adı Dı­rar ib­ni Ma­lik ib­ni Evs el-Ese­di'dir. 630 m. se­ne­sin­de ka­bi­le­sin­den bir he­yet­le Me­di­ne'ye gel­di. Re­su­lul­lah sal­lal­la­hü aley­hi ve­sel­lem efen­di­mi­zin hu­zu­run­da "La­miy­ye" ka­si­de­si­ni oku­du.

Muhammed Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Bûşencî

Vehbi Tülek

Günde Beş Vakit Namaz Kılınması Emredilmiştir

Vehbi Tülek

Verdiğini Az Gören Kimse Cömerttir

Vehbi Tülek

Hacı Zihni Efendi

Vehbi Tülek

Ey Tavır Ve Hareketleri Güzel Olan âşıklar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Abdullah El-acemî

Sünnet Akçesi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek