Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.780.264

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Sirâc-ül-Hind hazretleri Hindistan’daki evliyânın büyüklerinden olup Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. İsmi Şah Abdülazîz Gulâm Halim-i Fârûkî Dehlevî'dir. 1746 (H.1159) senesinde Dehli'de doğdu. 1824 (H.1239) senesinde aynı yerde vefât etti. Nakşibendî yolunun büyüğü olan babasından edeb öğrendi. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında iken babasının vazîfelendirdiği hocalardan okudu. Babasının vefâtı üzerine Rahmaniyye Medresesinde ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Acluni

Muhammed Acluni hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. Ürdün'ün doğusundaki Aclun'da doğdu. İlk tahsilin­den sonra Şam'a giderek zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh ve fıkıh usulü okudu. Sonra Şam'daki medreselerde fıkıh ve siyer okuttu. 831 (m. 1427)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abbâdî Mekkî

Vehbi Tülek

Abbâdi Mekki hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinden olup 814 (m. 1411)'de Mekke-i mükerremede doğdu. 880 (m. 1475)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Her Şey O’nun Hürmetine Yaratıldı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Muhammed Ezheri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1714 (H.1126) senesinde Cezâyir'de doğdu. 1793 (H.1208) senesinde orada vefât etti. Küçük yaşta Kâhire'ye gitti. Ezher Câmii hatibi ve imâmı Muhammed bin Sâlim Hafnâvi'den, ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğrendi. Sonra memleketine dönerek talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Kececizâde Fuat Paşa

Vehbi Tülek

Son Nefeste Imân Selâmeti Ver Allahım

Vehbi Tülek

Ziyâd Bin Ebî Süfyân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dünyâda, Saâdetin Anahtarına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Mushaf-ı Şerif Yazıp Satmak Hakkında

Vehbi Tülek

Kuss Bin Saide

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Bana Delil Getir

Abdullah Bin MübÂrek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Anzakli Ömer

"encümen-i Bîzebân"

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek