Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.666.038

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirimli Ahmet

93 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının en şiddetli günlerinde, Akçaabat sokaklarında bağıran tellalın söyledikleri sözler halkın yüreğine hançer gibi saplanıyordu:-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskof gavuru onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven kara Moskofa karşı silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin!O sırada Moskoflar kıt'alar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Akçaabat o tarihlerde ne kadar yerdi ki zaten! Kasabayı kır gezintisine çıkar gibi işgal edeceklerdi! Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyor:-Olamaz!...İmkansız!... bir kasaba. Çoluk-çocuk, kadın! Bunların yarısı kadar da ihtiyar. Korkak herifler. Nasıl yüz çevirirsiniz?

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyidleri Üzen Mûsâ Beyin Sonu!

Bir gün, Irak'tan iki seyyid genç, altı katırı hediyelerle yükleyip, Nehri'ye, Seyyid Tâhâ-i Hakkâri hazretlerine getirmek için yola çıktılar. Hârunân denilen köyden geçerken, Seyyid Tâhâ hazretlerinin büyüklüğünü inkâr eden Mûsâ Bey adındaki zât, katırları yükleri ile birlikte gasbetti. Gençler ağlayarak Nehri'ye gelip Seyyid Tâhâ hazretlerini bu durumdan haberdâr ettiler. Seyyid Tâhâ, Mûsâ Beye haber gönderip;
"Bu katırların yükleri bana âit olduğundan, yükler senin olsun. Bu gençler seyyiddirler. Onlara merhamet et, katırlarını teslim et" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftihârüddin Tâhir Buharî

Vehbi Tülek

İftihârüddin Tâhir Buhari hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 482'de (1090) Buhara'da doğdu. Mâverâünnehir Hanefi uleması ara­sında meselede müctehid sayılan Buhâri, 542'de (m. 1147) Serahs'ta vefat etti ve Buhara'ya götürülerek orada defnedildi. "Hazânetü'l-fetâvâ" isimli eseri çok kıymetlidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Büyük Velî Seyyid Ali

Vehbi Tülek

Fitne Ve Karışıklık Zamanlarında

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân el-Hattâbi hazretleri hadis ilminde huccet (üçyüzbin hadis-i şerif bilen) ve Şafii mezhebindeki büyük fıkıh âlimlerindendir. 319 (m. 931)'de Afganistan'da Büst şehrinde doğdu. 388 (m. 998)'de Büst'te vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Eshâb-ı Kiramın Hepsi Övülmüştür

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddîk Hazretleri

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Rıfâî

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Sen, Kendi Hatalarına Ağla

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bereketi Var Mı?

Bize Teveccüh Edin

Değişen Sizin Kalbiniz

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek