Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.271.520

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyüklerine Itâat Etmemenin Netîcesi!

Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevî

Büyük mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevi hazretleri, Azerbaycanlı velilerdendir. Kâmil ve mükemmil bir zat idi. En büyük talebelerinden biri, Şems-i Tebrizi'nin torunlarından olan Pir Muhammed Gencevi'dir...
Şeyh Abdülgaffâr hazretlerinin âilesi bir gece yarısı; "Sizden sonra yerinizi hangi oğlunuza bırakacaksınız?" dediler. "Oğullarımızın bizim yerimize geçme hakları yoktur. Yerime Pir Muhammed geçecek, ona bırakacağım" deyince, râzı olmadılar. "Oğullarından birini elbette yerine bırakmalısın" dediler ve bu hususta ısrar ettiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Menârî'nin Söz Dinlemez Yeğeni

Vehbi Tülek

Seyfeddin Menâri hazretleri, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'nin yetiştirdiği büyük velilerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Ferket kasabasına bağlı Menâr köyünde doğdu. Orada yetişti. Oraya nisbetle "Menâri" denilmiştir...

Alaaddin Bağdâdî

Vehbi Tülek

Kudürî Ahmed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Kudûri hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi, Ahmed bin Muhammed el-Bağdâdi olup, 362 (m. 973)'de Bağdad'da doğdu. 428 (m. 1037) senesinde orada vefat etti. Muhtasar-ı Kudûri diye tanınan meşhûr fıkıh kitabında "Misafir namazı" bahsinde buyuruyor ki:

Eshâb-ı Kirâmın En Faziletlileri

Vehbi Tülek

Gelen Feyiz Ve Bereketler Hep Velîler Sebebiyledir

Vehbi Tülek

Allah'ım! Ondan Aldığını Geri Ver!

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Seyyid Atâ

Vehbi Tülek

Seçilmişlerin Kalpleri Temizdir; Onlar Insanların Önderleridir

Vehbi Tülek

Bilmez Misin, Her Işin Hayırlısı Ortasıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

İsmail Hakki Efendi

Ahde Vefa

Cennetlik Hanım Isteyen...

Kadin Akli

Altıyüz Dirhemlik İp

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek