Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.634.107

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

6 Mayıs 1876 târihinde Avrethisarlı bir Bulgar kızı İslâmiyeti inceleyerek Müslüman olmaya karar vermişti. Bu maksatla Müslümanlığı tescil ettirmek için Selanik'e gitmek üzere yola çıktı. Ancak kızın niyetini öğrenen bâzı Hıristiyanlar telgrafla Amerikan konsolosunu durumdan haberdar ettiler. Telgrafı alan ve koyu bir İslâm düşmanı olan konsolos, kıza mâni olmak için 150 kişilik bir Rum ve Bulgar çapulcusunu istasyona yığdı. Kız, istasyona geldiğinde, konsolosun emriyle harekete geçen kalabalık, kızı, hükümet konağına götürmekle görevli üç zaptiyenin elinden zorla aldılar. Hakâretlerde bulunarak yaşmağını ve ferâcesini parçaladılar. Gözü dönmüş saldırganlar sürüsünün elinden kurtulmak isteyen kız, Müslüman olduğunu haykırmaya ve imdat istemeye başladı. Kızın yardımına koşan birkaç Müslüman feci şekilde dövüldü. Kız da konsolosluk arabasıyla Amerikan konsolosluğuna götürüldü. Bir Osmanlı şehrinde Bulgar da olsa Müslüman olmuş bir kıza yapılan saygısızca muâmele ve mâni olmak isteyenlerin ağır şekilde hırpalanması havanın elektriklenmesine sebep oldu.

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Abdullah ibn-i Hafif, Şafii mezhebi kelam âlimlerindendir. İmâm-ı Eş'ari'nin en meşhûr talebelerinden olup, Şeyh-i Şiraziyyin "Şirazlıların şeyhi, üstâdı" ismiyle meşhûr olmuştur...
Bu mübarek zatın bütün gıdâsı her gece sâdece yedi adet kuru üzümdü. Bedenen hafif, rûhen yüksek bir hâle sâhipti.
İbn-i Hafif hazretleri kendisi anlatır:
Gençliğimde, İmâm-ı Eş'ari hazretlerini görmek için Basra'ya gitmiştim. Basra'ya vardığımda, heybetli ve güzel yüzlü, yaşlıca bir zât gördüm. Ona, "Ebü'l-Hasan Eş'ari hazretlerinin evi nerededir?" dedim. "Onu niçin arıyorsun?" dedi. "Onu seviyorum ve görüşmek istiyorum" dedim. Bana, "Yarın erkenden buraya gel" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta, meşhur seyyah ve aynı zamanda Maliki mezhebi fıkıh âlimidir. Fas'ın Tanca şehrinde 1303 (H.703) senesinde dünyaya geldi. Yirmi iki yaşına kadar kendi memleketinde ilim tahsil etti. Daha sonra seyahatlere çıkarak yirmidokuz sene boyunca dünyanın birçok memleketini gezdi. İlk olarak hacca gitmek niyetiyle Fas'tan ayrıldı. Yol boyunca Cezayir, Tunus, Trablusgarb, Mısır ve Hicaz'ı gezerek inceledi. Hacdan sonra Asya seyahatine başladı ve Suriye, Anadolu, Irak, İran, Türkistan, Orta Asya, Çin, Sumatra, Hindistan'ı gezip memleketine döndü...

cenâze Namazımı Emîr Külâl Kıldırsın

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Abdullah bin Necmeddin el-Mısri, evliyânın büyüklerinden olup, Mısır'da yaşamıştır. Âriflerin gözbebeği, evliyânın baş tâcı, yüksek ve kıymetli hâllerin sâhibi, kerâmetleri açık ve tasarrufu kuvvetli bir zâttı. Yüksekçe bir kürsünün üzerine çıkıp, din ve hakikat ilimlerini anlatırdı. İslâmiyetin emir ve yasaklarını bildirir, evliyâlığın yüksek hâllerini haber verirdi. Onun meclisi, âlim ve veliler ile dolup taşardı. Himmet ve yardımı ile tasarrufu kuvvetli olup, duâ ve murâdı çabuk hâsıl olanlardandı.

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Bürzûlî

Vehbi Tülek

Fâni Geçici Olanı Verip Bâki, Kalıcı Olanı Al!

Vehbi Tülek

İstenmeden Gelen Şeyler Tevekkülü Bozmaz

Vehbi Tülek

Asım Bin Ömer Katâde

Vehbi Tülek

Birbirinize Sırt Çevirmeyiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Her Şeyi Göze Almıştı!

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Ölüyü Diriltemem

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek