Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.686.991

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Bâli Mehmed Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Kütahya’da doğdu. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu ve icâzet aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. 1485 (H.890) senesinde Afyonkarahisar’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

1509'da Memlük Sultanı Kansu Gavri, Portekizliler ile Kızıldeniz'de savaşmak için gerekli donanma malzemesini ve ateşli silahı Osmanlı Devleti'nden istemişti. Osmanlı Devleti de, 1511 yılında, 400 top, 40 kantar barut ve bir miktar bakırdan olusan bir yardım yaparak Memlükları Hristiyan Portekizlilere karşı desteklemişti. Bu yardımlar arasında gemi yapım malzemesi yanında asker ve arkebüzler (uzun namlulu tüfek) de bulunmaktaydı. Diğer taraftan İslam dünyasında ateşli silahların kullanımında önemli bir yeri olan Memlüklar, Kansu Gavri devrinde bir reform teşebbüsünde bulunmuşlarsa da Ridaniye'de, Osmanlilar karşısında mağlup olmaktan kurtulamamışlardı.

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Müderris Ebû İshâk-ı Şîrâzî

Ebû İshâk-ı Şirâzi hazretleri, meşhûr âlim ve velilerdendir. 1003 (H.393) senesinde, İran'ın köylerinden biri olan Firûzâbâd'da doğdu ve orada büyüdü. İlk tahsiline Firûzâbâd'da başladı. Daha sonra Şiraz'da tahsiline devam etti. Ondan sonra ilim öğrenmek için önce Basra'ya gitti. Sonra, 1024 (H.415) senesinde, 22 yaşında iken Bağdât'a gelip ilim öğrendi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Niçin Bizden Ibret Almadın

Vehbi Tülek

Mekki bin Ebi Tâlib hazretleri büyük kırâat ve tefsir âlimidir. 355 (m. 966)'da Tunus'ta Kayrevan'da dünyâya geldi. 437 (m. 1045)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) vefât etti. Mülk sûresinin fazileti hakkında buyurdu ki:

Nefsini Islah Eden, Saadete Kavuşur

Vehbi Tülek

Emin Kimse Pek Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Ebû Şâme Makdisi hazretleri Hadis, fıkıh, kelâm, târih, kırâat ve nahiv âlimidir. 599 (m. 1202)'de Kudüs'te doğdu. Kendi zamanında Şam'daki büyük âlimlerden ilim tahsil etti ve icazet alarak talebe yetirtirdi. 665 (m. 1267)'de Şam'da vefât etti. El-Mekâsid-üs-seniyye kitabında buyurdu ki:

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Meleklerin Göklere Çıkardığı Namaz

Vehbi Tülek

Necmeddîn İmâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Ibâdetin Sahih Ve Makbûl Olması Için

Vehbi Tülek

Ziyaeddin Makdisi

Vehbi Tülek

Hazreti Abdullah Ve Hazreti Âmine Tevhîd Inancındaydı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Şikayet

Pişman Oldular!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Tüccarin Rüyasi

Geç Gelen Kurtarıcı

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek