Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.754.278

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hocalık Ve Talebelik Takvâ Ile Olur

Debbağ Ebû Zeyd Üseydî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus'un Kayravân şehrinde doğdu, 1300 (H. 699) senesinde yine orada vefât etti. Zamanındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Abdüsselâm el-Murtâtî'ye talebe olup, ondan tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvufî mârifetlere kavuşup evliyâlık derecesine ulaştı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kim Ki, Şüpheli Şeylerden Sakınırsa

Hâkim el-Kebir hazretleri meşhur hadis âlimidir. 285 (898) yılında Nişâbur'da doğdu. İlim merkezlerine gi­derek birçok âlimin hadis derslerine katıl­dı. Horasan'ın birçok şehrinde kadı­lık yaptı. 378 (m. 988)'de Nişâbur'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Mev­lâ­nâ Ah­med Ber­ki, Af­ga­nis­tan'da ilim öğ­ret­mek­le meş­gûl idi. Bir gün, ta­nı­dık­la­rın­dan ve hem­şeh­ri­le­rin­den bir tüc­car Hin­dis­tan'a git­miş ev­li­yâ­nın en bü­yük­le­rin­den İmâm-ı Rab­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin soh­bet­le­ri­ni din­le­miş­ti. Dö­nü­şün­de de İmâm-ı Rab­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin in­san­la­rı hak yo­la sevk eden kıy­met­li mek­tup­la­rın­dan ge­tir­miş­ti...

Sihir Yapan, Yaptıran Ve Inanan Bizden Değildir

Vehbi Tülek

kötürüm Bir Oğlum Var!..

Vehbi Tülek

Abdullah Kassâr hazretleri, hicri onuncu asrın sonlarında Horasan'da yaşamış velilerdendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Kendisi bizzat şahit olduğu hadiseyi şöyle anlatmıştır:

Doğru Olursan, Allah Utandırmaz

Vehbi Tülek

Bugün Böyle Bir Zât Yok!

Vehbi Tülek

Kıyamette En Şiddetli Azap Kime Yapılacaktır?

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fadl Belhî

Vehbi Tülek

Namaz Kılarken Atılan Tokat!..

Vehbi Tülek

Kim Bana Mirasçı Olursa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Evliyalar Ölmez İmiş

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek