Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.434.604

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum

Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazı kıldırdı. Alâeddin Esved de, odasından çıkıp namaza katıldı. Namazdan sonra bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeble dinledi. Sonra başını kaldırıp;"Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i hükümleri beyân etmek için bir hâkim-i samedâni lâzımdır. Talebenizden birini benim ile sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, merâmını arzetti.

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Muhammed Sekafi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Haddâd ve Hamdûn Kassâr'ın sohbetlerine katıldı. Kısa zamanda velilik bilgilerinde de yükselip kâmil, olgun bir zât oldu. 939 (H. 328) senesinde Nişâbur'da vefât etti. Kendisi anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Bugün Sana Misafir Geldim

Vehbi Tülek

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlimlerindendir. İsmi Abdullah’tır.  1146 (m. 1733) senesinde şimdi Gürcistan’da bulunan Ahıska şehrinde doğdu. Babasının vefâtından sonra Kars’a gelerek, Berküşâdî’den usûl-i fıkıh ve hadîs ilimlerini okudu. Bu hocası tarafından kendisine icâzet ve “Ziyâüddîn” lakabı verildi. Orada bir müddet kaldıktan sonra Erzurum’a, sonra Diyarbakır’a gitti. Oradaki âlimlerden, İslami ilimleri okuyup icâzet aldı. 1175 (m. 1761) senesinde İstanbul’a gitti.  Burada çok talebe yetiştirdi. 1228 (m. 1813) senesinde Üsküdar’da vefât etti. En büyük eseri olan “Revâmîz-ül-a’yân” kitabında şöyle anlatır:

Nefis, Hîleler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir!

Vehbi Tülek

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

Ebü'l-Feth Missisi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 448 (m. 1056)'da Adana'nın Misis (Bugünki adı Yakapınar) kasabasında doğdu. 542 (m. 1147)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

Trablus'ta Kurulan İtalyan Mahkemesi!

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Vassaf-zâde

Vehbi Tülek

Cesur Desinler Diye Savaştın

Vehbi Tülek

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Karşılık Beklemiyorum

Kul Hakkı

Latif Bir Şikayet

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Garip Karşilanan Bir Adak

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek