Memleketin Manevi Destekçileri Onlardır
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.322.438
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
1520 senesinde, babası Yavuz Sultan Selim'in vefatından sonra tahta çıkan Kanuni Sultan Süleyman, ilk seferini Belgrad üzerine yaptı ve 12 Temmuz 1521'de burçlara zafer sancağını çekti. Haçlı devletlerinin Akdeniz'deki müstahkem kalesi olan Rodos, aynı zamanda korsanların da üssü haline gelmişti. Akdeniz'in neresinde bir Müslüman gemisi yakalansa, buraya getirilirdi. Batı Akdeniz'de İspanyollardan kaçabilen bir Müslüman gemisi, doğu sularında mutlaka Rodosluların eline düşerdi. Ada zindanları Türk ve Müslüman esirleri ile dolup taşıyordu. Osmanlı donanması bu suları kontrol edecek kadar güçlü değildi. Bu yüzden ticari gemiler her zaman bir tehlike ile karşı karşıya idi.
Kânûni Sultan Süleymân Zigetvar seferine çıkmadan önce hazırlıklarını tamamlayıp, evliyâ kabirlerini ziyâret edip zafer kazanmak için duâ etti. Ayrıca hayatta olan evliyâ ve ulemâdan da duâ istedi. Devrin meşhûr evliyâsı olan Bahri Dede'den de duâ iste mişti. Ayrıca fakirlere muhtaçlara dağıtır diye bir kese içinde bin flori altın hediye etti. Bahri Dede bu hediyeyi kabul edip bir yere sakladı. Sonra savaşa kendisinin de katılacağı nı söyledi. Ordunun hareket günü gelince o da orduyla yola çıktı. Böyle evliyâ bir zâtın aralarında bulunması pâdişâh, komutanlar ve askerler için büyük bir ümit ve moral oldu.
Osmanlılar zamânında Edirne'de doğup büyüyen Behişti hazretleri, tasavvuf büyüklerinden olup aynı zamanda iyi bir edip ve şair idi. Merkez Efendinin sohbet ve hizmetinde kemâle gelmiştir...
Behişti hazretleri, Osmanlılar zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. Aynı zamanda büyük edib ve şâir olan bu mübarek zatın asıl ismi Ramazan'dır. Ancak o "Behişti" diye tanındı. Edirne vilâyetine bağlı Vize kasabasında doğup yetişti. Daha çok Çorlu'da ikâmet etti...
İbni Ferrâ rahmetullahi aleyh, kırâat, kelâm, hadis, târih ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve "Tabakât-ı Hanâbile" kitabının yazarıdır. 451 (m. 1059) yılında Bağdad'da doğdu. 526 (m. 1131) yılında Bağdad'da şehid edildi. "Tabakât-ı Hanâbile" adlı eserinde rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Müslümânların birinci halifesi olan Hazret-i Ebû Bekir, Aşere-i mübeşşerenin (Cennetle müjdelenen on kişiden) birincisidir. Peygamberlerden sonra, bütün insanların en üstünüdür. Bütün gazâlarda bulundu. Âyet-i kerimeler ile medh olundu. Kur'ân-ı kerimi kitâb hâlinde ilk toplayan budur. 13 [m. 634] senesinin Cemâzil-âhir yirmisekizinci salı gecesi, altmışüç yaşında vefât etti. Resûlullahın yanındadır.
Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.