Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.992.267

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hazar Kanali Projesi

1569'da Rusya'nın Hazar kıyılarındaki ilerlemelerinin önünü almak, Astırhan'ı kurtarmak ayrıca İran üzerine yapılacak seferlerde Hazar Denizi vâsıtasıyla askere kısa zamanda zahire ve harp malzemesi yetiştirebilmeyi sağlamak gâyesiyle Volga Nehri ile Don Nehirlerinin birbirlerine çok yaklaştıkları bir noktada kanal açma teşebbüsüne girişildi. Ancak kış mevsiminin gelmesi üzerine çalışmalar tamamlanamadı. Ertesi yıl da İran ile Rusya'nın Kırım Hânını kandırmaları yüzünden, tekrar işbaşı yapılamadığından bu büyük teşebbüs gerçekleştirilemedi.Kıbrıs'ın fethinden sonra Kırım Hanına bir miktar asker ve top gönderen Selim Han, 1569'da Astırahan Seferi başarısızlığını telâfi etmek ve daha fazla genişlememeleri için gözdağı vermek üzere Rusya içlerine bir sefer düzenlenmesini emretti. Nitekim 1571 baha rında harekete geçen Devlet Giray Han, 120.000 kişilik süvâriden meydana gelen ordusu ile Rusya üzerine yürüdü. Çok sür'atli hareket eden Devlet Giray, yaptığı muhârebe lerde Rus ordularını on binlerce zâyiât verdirerek dağıttı ve Moskova'ya girdi. 150.000 esirle Kırım'a dönen Devlet Giray Han, bu zaferi üzerine Taht-alan lakabıyla anıldı. Ertesi yıl tekrar sefere çıkan Devlet Giray Han, Oka Nehrine kadar uzandı. Bu başarıları üzerine İkinci Selim Han, murassâ kılıcı, hil'at ve nâme-i hümâyûn göndererek Devlet Giray'ı tebrik etti. Çar, Osmanlı Devletine bağlı Kırım Hanlığıyla, yılda 60.000 altın vergi vermeyi kabûl ederek barış yaptı.

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed'in sadrazamlarından Mahmut Paşa da, tarihimizde cömertliği ile ünlüydü. Mahmutpaşa Çarşısı, bu çarşının üstündeki zarif cami, ayrıca İstanbul'dan başka Ankara, Bursa, Edirne ve Sofya'daki birçok vakıf eser, onun adını günümüzde de yaşatmaktadır.Her vesile ile yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmut Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Ele konağında verdiği iftar ziyafetleri dillere destandı. Buradaki ziyafetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için... Onun sofrasında oruç açanlar, her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini dört gözle beklerlerdi. Dişlerine takılma ihtimali olan sert bir nesneyi yakalama ümidiyle... Çünki, Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine altınlar attırırdı. İşte bu olay, hâlâ herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep oldu: "Kısmetinde olanın kaşığına çıkar."

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ubeyd Bin Hâris (radıyallahü Anh)

İslam ordusuyla müşrik ordusu Bedir'de karşı karşıya geldi... İlk karşılaştıklarında; mü'minler, müşrikleri az, müşrikler de mü'minleri az ve zayıf görerek her iki taraf da çarpışmağa isteklenmiş ve heveslenmişti...
Resûl-i ekrem efendimiz, meydana çıkıp Müslümanların saflarını düzeltti. Bâzıları saftan ileri çıkmışlardı. Sanki, düşman üzerine ilk önce biz gideceğiz diyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Artık O Mescidlere Gidip Gelen Kalmamıştır

Vehbi Tülek

Muammer Mezûrî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendi. İsmi Yahyâ’dır. 1736 (H. 1146)’da doğdu. Bağdat’ta, meşhur âlimlerden din ve âlet ilimlerini öğrendi. Bilhassa fıkıh bilgilerinde çok ilerledi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Hindistan’dan Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinden aldığı feyzlerle Irak’a dönünce onun ilimdeki üstünlüğünü, tasavvufdaki derecesini anlayıp, teslim oldu. 1834 (H.1250) de Bağdat’ta vefât etti.

Âlimler, Zamanlarının Işık Kaynaklarıdır

Vehbi Tülek

Hanefi Fıkıh âlimi Alâüddin Haskefî

Vehbi Tülek

Alâüddin Haskefi, Suriye'de yaşamış olan Hanefi fıkıh âlimidir. Hanefi mezhebi fıkıh kitaplarının en kıymetlilerinden olan "Dürr-ül-Muhtar" kitabının müellifidir. 1612 (H.1021) senesinde Diyarbakır vilayetine bağlı Hasankehf kazasında dünyaya geldi.
ıÜü(Burada yeri gelmişken belirtelim ki, "Dürrü'l-Muhtar" Hanefi fıkıh kitabı olan "Tenviru'-Ebsar" kitabının şerhidir. Alâüddin Haskefi tarafından "ed-Dürrü'l-Muhtâr fi Şerhi Tenvirü'l-Ebsâr" adıyla şerhedilmiş. Bu şerhe İbni Abidin hazretleri tarafından "Reddü'l-Muhtâr ale'd-Dürrü'l-Muhtâr" adıyla bir hâşiye yazılmıştı, ki bu hâşiye "İbni Abidin" adıyla medreselerde uzun süre okutulmuştu.
Seyyid Ahmet Tahtavi tarafından "Hâşiye ale'd-Dürrü'l-Muhtar Şerhu Tenviru'-Ebsar" adıyla dört cilt olarak genişletilmiş. Bu hâşiye Ayntablı Abdürrahim Efendi tarafından Türkçe'ye çevrilmiş. Dürrü'l-Muhtar'ın bir hâşiyesi de İbrahim Halebi tarafından "Tuhfetu'l-Ahyâr ale'd-Dürrü'l-Muhtar" adıyla yapılmıştır. Molla Miskin Şerhi de vardır.)

Amr Bin Meymûn

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Annân

Vehbi Tülek

Muhammed Zeytûne

Vehbi Tülek

17 Mart 2025 vehbi Tülek ebû Hişam El-kûfî küçüğümüze Acımayan, Büyüğümüze Hürmet Etmeyen B

Vehbi Tülek

Hocanı Seveni Sev Ve Ona Yardımcı Ol

Vehbi Tülek

Âlimin Yüzüne Bakmak Ibâdettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Allah Haramdan Kaçani Korur

A'meş Ve Hanımı

Gerçek Zehir

Yuhçu Baba

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek