Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.203

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Osmanlılarda ilk önemli matematikçi ve astronom 1440'da vefat eden Bursa'lı Kadizade Rumi'dir. Musa Paşa da denen Kadızade-i Rumi, önce Bursa' da öğrenim gördü. Matematik ve astronomiyi Molla Fenari' den öğrendi. Kadızade, öğretimini Bursa'da yaptı. Kız kardeşinden başka kimseye haber vermeden Horasan'a oradan Türkistan'a giderek bilgisini artırmaya çalıştı. Timur Han'ın torunu Ulug Bey (1394-1449) zamanında Semerkand'da bulunduğu sırada, müdür Gıyaseddin Cemşid'in ölümü üzerine Semerkand rasathanesi müdürlüğüne, aynı zamanda Semerkand Medresesi baş müderrisliğine getirildi. Dört köşe olan bu medresenin dört tarafında dört sınıf vardı. Bir gün Uluğ Bey, müderrislerden birini görevden uzaklaştırdı. Kadızade, bunu protesto etmek için derslerine girmedi. Uluğ Bey, onu hastalandı sanarak ziyarete geldi. Karşısında Uluğ Bey'i gören gören Kadızade, 20. yüzyıl profesörlerine örnek olabilecek şu açıklamayı yapmış:" Biz müderrisliği, hiçbir kimseyle ilgisi olmayan bir görev zannederdik. Halbuki şimdi bunun da hüküm sahiplerinin elinde oyuncak olduğunu gördük. Öyleyse biz de dersten vazgeçtik."Bunun üzerine Uluğ Bey, görevden aldığı müderrisi eski görevine döndürdü ve bir daha bu işlere karışmayacağını açıkladı. Tarihte gerçekten büyük olan bilim adamlarının ve yöneticilerin varlığına bir örnek.

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coşar, kâh akar sular gibi. O yanık Kahire aksanı ile okumaya başladı mı, dinleyenler bir hoş olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sıcak damlalar kayar. Şah İsmail'in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu'da cinayetler, baskınlar birbirini izler, halk canından bezer. Geceleri kapı sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir ağırlık vardır. Hani sıkıntı, kasvet karışımı bir şey. Kargaşa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunluları da sarar. Öyle çok cami yıkılır ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlı geçti sanır.

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pîr Ahmed Çelebi

Pir Ahmed Çelebi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 952 (m. 1545)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

hâlâ Maksadına Kavuşamadın Mı?

Vehbi Tülek

Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretleri, babası Derviş Osman Efendi'yi şöyle anlatır: "İsmâil Fakirullah hazretlerinin hizmetçilerinin başı ve evlâdı gibi olan babam Derviş Osman Efendi, artık elliiki yaşına girmişti. Bu fâni dünyânın fenâlığından kurtulmak ve bir an önce Allahü teâlâya kavuşmak arzusuyla yanmağa başlamıştı...

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

En Büyük Mucize Kur'ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Nasiruddin bin Ya'kûb hazretleri kelam âlimlerdendir. 700 (m. 1300)'de Haleb'de doğdu. 763 (m. 1362)'de Şam'da vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Süleyman Neş’et Efendi

Vehbi Tülek

bu Kemikleri Kırmayınız!..

Vehbi Tülek

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Kuss Bin Saide

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Hâlid Bin Ma'dân

Vehbi Tülek

Kelime-i Şehâdeti Söyleyemeyen Adam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bizi Hatirlayin!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Her Şeyi Göze Almıştı!

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek