Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.818.581

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tavsiye Etmem Majeste

Fransa İmparatoru III. Napolyon, sarayda verilen bir baloda Osmanlı sefir Ahmed Vefik Paşa'nın yanına yaklaşmış, o vakitler bir vilayetimiz olan Beyrut'a sözü getirerek:

-Şu anda Beyrut'u işgal etmek üzere bir tümen Fransız askeri yola çıkıyor, diye sefirimizi tehdid eder. Paşa:-Tavsiye etmem Majeste, der. Osmanlı süngüleri Fransız askerini denize döker...İmparator alay ederek:-Ekselans, bu sonuca askeri bilgilerine mi dayanarak varıyorlar, diye sorunca, Vefik Paşa:-Hayır, tarihi bilgilere dayanarak... amcanız I. Napolyon da Akka kalesi önünde böyle bir ders almışlardı, diye cevap verir.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Karamanoğlu 2. Mehmed Bey, Osmanlı Hükümdarı Çelebi Mehmed Han ile akraba olmasına rağmen, onunla sürekli savaşırdı. Bir defasında Osmanlı askeri Rumeli'de seferdeyken, 1413 senesinde Bursa'yı kuşatmış, fakat kaleyi savunan Hacı İvaz Paşa'yı teslime mecbur edememişti. Bunun üzerine kendi öz dayısı olan ve bütün dünya Müslümanlarının kahraman sıfatıyla tanıdıkları Yıldırım Bayezid Han'ın kabrini yakmak gibi akıl almaz bir harekette bulundu.

Ağustos ayında, Edirne'de vefat etmiş olan Musa Çelebi'nin cenazesinin Bursa'ya getirilmekte olduğu haberini alınca, Bursa kuşatmasını bırakarak geri çekilme emrini verdi. Bu emri gururuna yediremeyen "Harman Danası" lakaplı bir subayın Karamanoğluna sorduğu şu soru, onun idamına sebep olmuştu:"Sultanım, sen Osmanoğlu'nun ölüsünden böyle kaçarsın, eğre dirisi gelseydi halin nice olurdu!"

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saatlerce Kaynatıldığı Hâlde Bir Türlü Pişmeyen Et

Muhammed bin Yûsuf Senûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1428 (H.832) senesinde Cezâyir'de Tilmsân şehrinde doğdu. 1490 (H.895) senesinde Tilmsân'da vefât etti. Memleketinde büyük âlimlerden ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir ân Rabbinden Gâfil Olma Sakın

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Cârihi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 930 (m. 1523) senesinde Mısır'da vefât etti. Şehâbeddin Merhûmi'den ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Hârika ve kerâmetler sahibi idi. Çok talebe yetiştirdi. Ebüssü'ûd Cârihi buyurdu ki:

Hayâ Ve Imân Birbirine Bağlıdır

Vehbi Tülek

Hâlid Bin Velid (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hâlid bin Velid hazretleri, 21 (m. 642) yılında Humus'ta hastalandı. Yanında silah arkadaşları vardı. Vefat edeceği sırada kılıcını istedi. Kabzasını tutarak şefkatle okşadı. Sonra:
"Nice kılıçlar elimde parçalandı, işte bu benim ölümümü görecek olan son kılıcımdır. Beni en çok üzen, hayatı hep savaş meydanlarında geçip, yatak yüzü görmemiş olan bu Hâlid'in yatakta ölmesidir. Resûlullah'ın hiçbir Eshâbı, rahat yatağında ölmedi. Ya savaş meydanlarında veya uzak beldelerde Din-i İslâmı yayarken garib olarak şehid oldu.

Yalan Söyleyen Çirkin Ve Zelîl Olsun!

Vehbi Tülek

Muhtaçların Sığınağı Şerîf Tlemsânî

Vehbi Tülek

Bedenin Hastalığı Günah Ilacı Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

Ölüme Hazırlık Yapanlar Yok Mu

Vehbi Tülek

Resulün Getirdiği Din De Kendisi De En Üstündür!

Vehbi Tülek

Ebû Yahya Gırnâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

SelÂmetle Gidip Gel

Minareden Okunan Şiir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Başka Du Bilmez Misin?

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek