Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.550.138

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşanın Rumeli'de giriştiği fütuhat, küffar diyarında görülmedik bir tesir bıraktı. Balkanlardaki krallar, Bizans İmparatoruna gönderdikleri haberde:"Şimdiye kadar Rum ülkesi, Müslüman saldırılarından korunabilmekteyken, İslam ordularının askısı iyice artmış ve güçleri çoğalmıştır. Karşı çıkmakta gevşeklik gösterirsek, hepimizin yok olmasına ve onların güçlenmesine yol açılmış olur. Henüz ayakları iyice yere basmadan onları topraklarımızdan kovmak için birlikte hareket edelim."

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Birinci Cihan Harbi patlak verip yedi düvelle savaşa girildiğinde, Anadolu coğrafyasının eli silah tutan gökçek yüzlü bütün yiğitleri askere çağrılır. Bu daveti alanlar arasında, bıyığı henüz terlemiş Murat isminde bir delikanlı da vardır. Yozgat'ın Sorgun kazasının Karayakup köyünden olan bu yiğidi, önce başını kınalar öyle selametler anacığı...Murat 3. taburda yerini aldığında, komutanı Sabri Bey'in dikkatini çeker. Başı kınalı bu Anadolu çocuğunu çağırır ve kınanın sebebini sorar. Murat, mahcup mahcup boynunu büker önce... Komutanına cevap veremez bir türlü... Ardından, bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü'ye bir mektup yazdırır:"Anacığım! Kardeşlerimi askere gönderirken başlarına kına koyma... Zabit efendi bana sordu da cevap veremedim. Kardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar..."

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Seydî Alizade Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Molla Çelebi’nin medresesinde ilim öğrendi. Bursa, Ankara ve Akşehir, İznik ve Edirne medreslerinde müderrislik yaptı. Sonra Bursa ve Mekke kadılığına, daha sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Bu eserinde zekâtla ilgili bazı meseleleri şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Imân Edenler! Allahı Çok Zikrediniz

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hüseyin hazretleri Mısır'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 790 (m. 1388)'de Bulak kasabasında vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ebûbekr Ibn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Ebü’l Hüseyin Şirvânî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Şirvâni hazretleri, Azerbaycan velilerdendir. Şirvan'da doğdu. Onuncu asrın ortalarında vefât etti. İlim öğrenmek için çok yerleri dolaştı. Mısır'da yerleşti. Sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Vefâtına kadar orada ikâmet etti. Ömrünün sonlarına doğru felç oldu. Eli ayağı tutmaz, ayağa kalkamazdı. Fakat, müezzinin namaz için ikâmet okumaya başladığı andan, namazını bitirdiği âna kadar olan zamanda ve sohbet esnâsında çok sağlam olur, hiçbir şeyi kalmazdı. Bu zamanlar hâricinde, yine felçli hâle dönerdi. Mekke-i mükerreme'de vefât etti. Vefât ettiğinde 124 yaşlarındaydı...

Ali Kiyâl Herrâsî

Vehbi Tülek

Haram Olan Şey, Her Hâlükârda Haramdır

Vehbi Tülek

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Vehbi Tülek

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Vehbi Tülek

Bid'atlerin Hepsi Dalâlettir!

Vehbi Tülek

Firavun Ve Sihirbazlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bana Delil Getir

Gül Yaprağı

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Değişen Sizin Kalbiniz

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek