Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.440.576

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaptığın Iyiliği Çok Görerek Başa Kakma

İbn-ül-Havrânî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1156 (H.551) senesinde Şam'da vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de çok kimse ilim tahsil etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Sultan Abdülhamid Han'ın son senesinde İttihad ve Terakki Partisi iktidarı ele geçirince, halkı padişah aleyhine çevirmek ve kendi partilerine üye yapmak için çalışmalara başladılar. Bunlardan Dr. Nazım, Aydın'a giderek, tütün tüccarı sıfatıyla beldenin ileri gelenleriyle görüşü yordu. Bu arada meşhur efelerden Çakıcı Mehmed Efe'nin yanına da gitti. Sohbet esnasında Efe'ye:"Sultan Abdülhamid devlete hainlik ediyor. Bilhassa ortalığı hafiyelerle doldurdu. Bunla rın hemen dağıtılması lazım" demesi üzerine Efe, Nazım Bey'e dönerek:"Padişah memlekete hainlik etmez. Hafiye işine gelince, ben bir eşkıyayım. Dağda geze bilmem için jandarmaalrın hareketlerinden haberdar olmam lazım. Bu köylerde benim yirmi den fazla hafiyem var. Eğer onlar olmasa ve bana zamanında haber iletmeseler, bir gün bile bu dağlarda dolaşamam. Benim gibi bir eşkıyanın hafiyeye ihtiyacı oluyor da bu devletin padişahının niçin olmasın. Onun da hafiyeleri olmasa, bir gün bile bu devlet ayakta kalamaz. Bana böyle münasebetsiz laflar etmeyin ve derhal burayı terkedin" diyerek Nazım Bey'i kovdu

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coşar, kâh akar sular gibi. O yanık Kahire aksanı ile okumaya başladı mı, dinleyenler bir hoş olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sıcak damlalar kayar. Şah İsmail'in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu'da cinayetler, baskınlar birbirini izler, halk canından bezer. Geceleri kapı sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir ağırlık vardır. Hani sıkıntı, kasvet karışımı bir şey. Kargaşa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunluları da sarar. Öyle çok cami yıkılır ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlı geçti sanır.

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennetin Kapısını Çalmaya Devam Et

Ebü'l-Hasen El-Kereci hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 458 (m. 1066)'de doğdu. 532 (m. 1137)'de vefât etti. Orucun fazileti hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Ali bin Abdullah hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 814 (m. 1411)'de Mısır'da doğdu. 889 (m. 1484)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, "Namazın Ehemmiyeti"ni şöyle anlattı:

Ahmed Bin Muhammed Fûrekî

Vehbi Tülek

Yumuşak Davranmayan Hayır Yapmamış Olur

Vehbi Tülek

Nâsırüddîn Muhammed el-Medenî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen Semerkandlı bir aileden olup Medine’de doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Bağdat’a giderek meşhur âlimlerden fıkıh dersi aldı ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 556 (m. 1161)’de vefat etti. “el-Fıkhü’n-nâfi” isimli eserinde şöyle nakleder:

Doğru Olursan, Allah Utandırmaz

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiram, âyet-i Kerimeyle Methedildi

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Abdülazîz Dîrînî

Vehbi Tülek

Abbasi Halifesi Harun Reşid

Vehbi Tülek

Velînin Kerâmeti Haktır

Vehbi Tülek

Şeyh Elvan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Delik Kova

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

"encümen-i Bîzebân"

Tüccarin Rüyasi

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek