Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.632.231

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu'nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat'taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu'na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra:-Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der:

-Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Cihanın boyun eğdiği Padişahın fermanı okunuyordu. Sultanlar Sultanı 2. Bayezid-i Veli, Preveze Sancakbeyine:"İlk yaz olup, çiçekler açıncaya dek, 40 pare tekne hazırlatup, deryaya salasın!"Sancakbeyi Mustafa Bey, şanı yüce fermanı üç kere okuyup başına koydu. Ve hemen gerekeni yapmaya koyuldu.Bu 40 gemi ile Donanma-yı Hümayun'a katılacak ve Yunanistan seferine çıkacaktı. Fakat karanlık gecede kara düşler gören kara niyetli kafirler, Preveze'ye ani bir baskın yaptılar. Tersane kızaklarında bulunan gemilerin yarısını yaktılar. Buna rağmen Mustafa bey gemilerin yarısını kurtarmış ve düşmanları cehenneme yolcu etmişti.

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çelebi Sâlih Efendi

Çelebi Sâlih Efendi, İstanbul'da yetişen evliyâdandır. 1203 (m. 1788) senesinde, İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu. 1296 (m. 1879) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bu mübarek zat, Fâtih civârında, Tahtadâra Dergâhı'nda Mesnevi-yi şerif okuturdu. Bu eserden bazı ibretli sözler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ameller Niyetlere Göredir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hüseyn İmrâni hazretleri Şafii mezhebi âlimlerinden olup, 489 (m. 1096)'da Yemen'de doğdu. 558 (m. 1163)'de orada vefât etti. İhlâs hakkında şunları söyledi:

Hâris El-muhâsibî

Vehbi Tülek

Hatâ Ve Kusurları Affet, Görmezlikten Gel!

Vehbi Tülek

Ahmed Hicâbî Efendi Kastamonu velîlerinin büyüklerindendir. Soyu Resûlullah efendimize uzanmakta olup seyyiddir. Büyük velî Seyyid Ahmed Siyâhî hazretlerinin oğludur. 1826 (H.1242) senesinde dünyâya geldi. Babası Ahmed Siyâhî hazretlerinden sarf, nahiv, fıkıh, hadîs ve kelâm tahsilinden sonra babası kendisine icâzet verdi. İcâzetnâmenin özü şu şekildedir:

Her Işimizde Ihlâs Üzere Olmalıyız

Vehbi Tülek

Ebû Said Kûzegerânî

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Abdülvehhab Sâbûnî

Vehbi Tülek

Harran'dan Yükselen Nur Fahrüddîn İbni Teymiyye

Vehbi Tülek

Hayrın En Iyisi Ile Şerlerin En Kötüsü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Helvaci Çocuk

Gül Yaprağı

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Altıyüz Dirhemlik İp

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek