Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.316.849

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa Kaptan-ı Derya olduğu ilk zamanlarında 1768-1770 Osmanlı-Rus savaşı devam ediyordu. Rusların Akdeniz'e gönderdikleri Baltık donanması, İngiliz donanması ile takviye edilerek Osmanlı donanması ile çarpışmış, fakat bu muharebe de kesin bir netice alınamamıştı. Anadolu'nun Ege kıyılarına yakın Koyun Adaları civarın da yapılan asıl muharebe, Hasan Paşanın kalyonu ile Rus Amirali Spidirov'un gemisi arasın da oldu. Hasa Paşa, Rus gemisinin kendi kalyonuna yanaştığı bir sırada, birkaç çarmıh halatını kestirdi. Her ipe salıncak gibi, birkaç Türk levendi yapışıp, 30 kadar yiğitle birlikte Rus gemisine atladı. Düşman gemisinde yapılan kahramanca çarpışma esnasında Hasan Paşa bir kurşun yarası almışsa da, belli etmeden bir müddet daha cenk ettikten sonra kendi gemisine geçti. Bu beklenmeyen baskın ile şaşkına dönen Ruslar, telaşa kapılarak kendi cephaneliklerini ateşlediler. Ateş Osmanlı gemisine sıçrayınca her iki gemi de yanmaya başladı. Gemide kalmanın imkansız hale gelmesi üzerine Hasan Paşa, yatağanını ağzına alarak beraberindekilerle denize atladı ve bir tahta parçasına tutunup karaya doğru yüzdü. Bu sırada gönderilen bir kayığa binerek kurtulmayı başardı. Hasan Paşaya, gösterdiği bu kahramanlık sebebiyle Beylerbeyi rütbesi verildi.

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Nefsim! Allahü Teâlâdan Utan

Feridüddin-i Attâr hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1119 (H.513) senesinde Nişâbûr'da doğdu. Rükneddin-i Ekaf isminde büyük bir zatın dergâhına giderek, talebelerinden oldu.
Feridüddin-i Attâr, bir sohbet esnasında amel yaparken riyanın, korkunç bir afet olduğunu, Allahü teâlânın rızasına uygun olmayan işlerin, amellerin beyhûde olduğunu söyledikten sonra şöyle bir menkıbe anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pir Ali Efendi, Tekirdağ yakınlarındaki Malkara kasabasında doğdu. Malkara'daki vazifesine devâm ettiği sıralarda, Mısır'da bulunan İbrâhim Gülşeni hazretlerinin, zamânın pâdişâhı Sultan Süleymân'ın dâveti üzerine İstanbul'a geldiğini söylediler. Pir Ali de, İbrâhim Gülşeni hazretlerinin sohbetlerinde bulunmak için hanımı ile İstanbul'a geldiler. İbrâhim Gülşeni'nin yanına gitti. Elini öpmek için izin istedi. O zaman İbrâhim Gülşeni; "Pir Ali Dede, bizi buraya getiren, senin bize olan muhabbetindir" buyurdu. Burada Pir Ali, İbrâhim Gülşeni hazretlerinden çok istifâde etti.
Ömrünün sonuna kadar Malkara'da yaşayan Nasûhzâde Pir Ali Efendi, 1545 (H.952) yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, sevenlerinden birine yazdığı mektupta buyurdu ki:

Dört Imamı Taklîd Etmek Vâcibdir

Vehbi Tülek

Duânın Kabûl Olmasının Şartları Ve Edepleri.

Vehbi Tülek

Huccetullah Muhammed Nakşibend, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin ikinci oğludur. 1624 (H.1034) senesinde dedesi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin vefât ettiği yıl doğdu. O doğacağına yakın babası Muhammed Ma'sûm'a, İmâm-ı Rabbâni hazretleri; "Bu yakınlarda doğacak oğlun, yüksek mârifetlere ve sırlara kavuşacak, zamânının anlamaktan âciz kalacakları bir insân-ı kâmil olacaktır" buyurdu. Ona Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin ismini verdiler.

Her Asırda Peygamber Geldi

Vehbi Tülek

Abdestte Kullanılan Suya "müstamel Su" Denir

Vehbi Tülek

Âşık Paşa Ali Bin Muhlis

Vehbi Tülek

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Es’ad “es’ad Erbilî”

Vehbi Tülek

İzin Verin, Aişe'nin Evine Gideyim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Evliyalar Ölmez İmiş

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek