Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.360

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Talebe, Kalp Hastalığını Hocasına Söylemelidir

Ali Geylâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin soyundandır. 1040 (m. 1630)'da Suriye'de Hama'da doğdu. 1113 (m. 1701)'de orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Râbi'a-i Adviyye (rahmetullahi Aleyhâ)

Vehbi Tülek

Râbi'a-i Adviyye hazretleri, Tâbiinden ve hanım velilerin büyüklerindendir. Babasının adı İsmâil'dir. 752 yılında Kudüs civârında vefât etti. Basra'da Zühd ve salahı ile meşhur idi...
Süfyan-ı Sevri ve Hasan-ı Basri bu mübarek kadının ilminden istifade etmiş, feyz almışlardır. Gönlü aşk-ı ilâhi ile dopdoluydu. Gözü devamlı yaşlıydı. "Bizim istiğfârımız yeni bir istiğfâra muhtaçtır" derdi. Geceleri kâim (huzûr-i ilâhide ibâdet hâlinde), gündüzleri sâim (oruçlu) idi.

Cennet Için Ağlayan Cennete Kavuşur

Vehbi Tülek

Namazı Kendimize Mîrac Yapmalıyız

Vehbi Tülek

Kâdı Yakub Berzebini hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh, tefsir ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 409 (m. 1018)'de Bağdad'ın Berzebin köyünde doğdu. 486 (m. 1093)'de vefât etti. Bir dersinde şöyle yazmaktadır:

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Nesefî

Vehbi Tülek

“ebü’l-abbâs” İbn-i Atâ

Vehbi Tülek

sen Beni Rüyâda Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Akıllılık, Daha Üstün Olan Bir Akla Uymaktır

Vehbi Tülek

Sizler, Insanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Allah Diyen Genç

Yuhçu Baba

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

SelÂmetle Gidip Gel

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek