Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.931.630

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Şerefüddin Hakkârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1074 (H. 467) senesinde Lübnan’da Ba'lebek’te doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkârî’de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî ve birçok zatın derslerinde yetişerek icazet aldı ve Hakkârî’ye giderek bir dergâh açtı, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan Şeyh Lâhık, hocasının bir kerametini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hiddet Değil Gayret

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuşdur

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Ali Necîb Safvetî hazretleri meşhûr velîlerdendir. Mısır'da yaşadı. Emir Ahmed Hayâlî'nin oğludur. 1596 (H.1005) senesinde vefât etti. İlim tahsîline başlayıp başta tefsîr olmak üzere çeşitli ilimlerde yetişip yükseldi. Tasavvufta babasından feyiz alıp kemâle erdi ve onun yerine geçti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tokatlı Edhem Çelebi

Vehbi Tülek

Edhem Çelebi 1301 yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren dayısı olan büyük veli Acepşir hazretlerinden ders almaya başladı. Ondan aldığı ilim ve feyzlerle kemâle erdi. 1350'de Zile'de vefât etti. Kabri, Zile'de Mûsâ Fakih türbesindedir. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce sevdiklerine buyurdu ki:

Her Sıkıntıdan Sonra Ferahlık Vardır

Vehbi Tülek

Müslümanda Bulunması Gereken Üç Haslet

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhayrız hazretleri Tabiînden meşhûr hadîs âlimidir. 99 (m. 717) senesinde Kudüs’te vefât etti. Birçok âlimden hadîs-i şerîf dinleyip, rivâyet etmiştir. Rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhûr hadîs kitaplarında yer almıştır. Abdullah bin Muhayrız hazretleri, son derece sabırlı ve mütevâzi bir zât idi. O, kendisinin dîn-i İslâmı yaşamadaki gayreti ve takvâsı için bir şey verilmesini istemezdi. Tanındığı zaman oradan uzaklaşırdı. Bu hâli de Eshâb-ı kiramın (aleyhimürrıdvân) hâline tam uygun idi ki onlar kendilerini tanıyıp Eshâb’dan oldukları için normal fiyatından çok tenzilât yapanlardan bir şey satın almazlardı...

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Sohbetiyle Bereketlen!

Vehbi Tülek

Allahın Yardım Nûrları Altında Olan Kullar

Vehbi Tülek

“vallâhi Muhammed Beni Öldürdü!..”

Vehbi Tülek

Din Düşmanlarının Eziyetlerine Sabredin

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Leys Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

At Hirsizi

Sarik Ve Sakal

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Gül Yaprağı

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek