Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.584
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu. İşte bir patrik seçimi hikayesi: Rum patrikhane heyetine, imparator, kimi patrik seçeceklerini emirle bildiriyordu. Güya seçilen yeni Patrik, Bizans sarayına gelip durumu arz ediyordu.
Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi: - Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...
Ali Ca'fer Şirvâni hazretleri Azerbaycan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Şirvan'da doğdu. Hicri dördüncü asrın ortalarında Mekke'de vefât etti.
Abdülvehhâb Enmati hazretleri hadis âlimidir. 462'de (m. 1069) Bağdat'ta doğdu ve orada yaşadı. Zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil ederek "Bağdat muhaddisi" ve "hadis hafızı" unvanları verildi. Vefatına kadar hadis okuyup okutmaya ve talebe yetiştirmeye devam etti. 538 (m. 1143)'te Bağdat'ta vefat etti. Orucun fazileti hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:
Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin'in kazâlarından Şavşat'ta doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendî Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785 senesinde vefat etti...
Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.