Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.285.005

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Yıldırım Bayezid Hanın bir mahkemede şahitlik etmesi gerekiyordu. Padişah mahkeme ye geldi ve herkes gibi o da ellerini önüne bağlayıp ayakta bekledi. Devrin Bursa Kadısı Molla Fenari, padişahı süzdükten sonra; "Senin şahitliğin kabul değildir. Zira sen namazlarını cemaat ile kılmıyorsun. Elinde imkanı olduğu halde cemaate gelmeyen bir kimse, yalancı şahitlik edebilir demektir." Bu itham karşısında herkes Yıldırımın hiddetlenmesini bekliyordu. Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti ve hemen sarayının yanına bir cami inşa ettirmeye başladı.

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

27 - Yavuz Sultan Selim Ve Muhammed Bedahşi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Ridâniye Seferinde Şam'a geldi. Kendisine Muhammed Bedahşi' den söz edilince, daha önce duyduğunu ve pek yakında ziyâretine gideceğini söyledi. Yavuz Sultan Selim Han zâten uğradığı her memlekette, mukaddes makamları, ilim adamlarını ziyâret etmeyi, tasavvuf büyükleriyle görüşmeyi, duâlarını almayı ihmâl etmezdi. Şam'da kaldığı süre içinde, Şeyh Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin kabrini yaptırdı. Medreselere uğrayıp, talebeye yardımda bulundu. Bu arada Emeviye Câmiine gitti. O civarda yaşayan ve herkes tarafından büyük hürmet gösterilen Muhammed Bedahşi'nin iki defâ evine giderek ziyârette bulundu.

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullahın Açıkça Bildirdiği Şeyleri Tasdik Eden Mümindir

Şeyhzâde Mehmed Efendi Osmanlı tefsir ve fıkıh âlimlerindendir. Aslen İzmitli olup babasının adı Muslihuddin Mustafa’dır. Tahsilini İstanbul’da yaptı. Tefsir ve fıkıh ilimlerinde yetişerek Beyzâvî’nin “Envârü’t-tenzîl” kitabına yazdığı hâşiye ile meşhur oldu. İstanbul’un değişik medreselerinde müderrislik yaptı. 951 (m. 1544)’de vefat etti. “Envârü’t-tenzîl hâşiyesi”nde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Sühreverdî

Vehbi Tülek

Şeyh Sühreverdi hazretleri Tokat evliyasındandır. 1335 yılında vefat etmiştir. Türbesi Turhal'dadır. Bir dersinde buyurdu ki:

Ahmed Bin İshâk Saffâr

Vehbi Tülek

Âlimlerin Farklı Ictihadları Rahmettir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hüseyn İbnü'l-Muzaffer hazretleri hadis hafızıdır. 286'da (m. 899) Bağdat'ta doğdu. İbn-i Cerir Taberi, Begavi ve Tahâvi gibi âlimlerden hadis tahsil etti. Ken­disinden Dârekutni, Ebû Nuaym İsfahâni ve Sülemi gibi büyük âlimler hadis rivayet etti. 379'da (m. 989) Bağdat'ta vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Süfyân Bin Uyeyne

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hasan Tayyibî

Vehbi Tülek

Hocasına Edeple Bakan Hak Yoluna Girmiş Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Sînâ'yı Şaşkına Çeviren Hadise!

Vehbi Tülek

cennete Girmeme Kefil Olur Musunuz?

Vehbi Tülek

Pîr Muhammed Erzincanî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sakin Kalyona Binme

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kadin Akli

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek