Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.335.804

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Çengeloğlu, II. Mahmud Han devrinde ünlü bir Amiral idi. Akdeniz'in Afrika kıyılarında başladığı denizcilik hayatında cesareti ve yiğitliği ile nam salmış, İstanbul'a gelip tersaneye girdikten sonra da, kumanda kabiliyetini göstererek hızla ilerlemiş ve Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin en üst makamı olan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmişti. Tophane Müşirliğine tayin edildiğinde, Galata ve Beyoğlu kabadayılarını hizaya getirerek asayişi sağlamıştı. Halk onu "Deli Herif" diye seviyor ve takdir ediyordu.

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Bütün ömrünü mücadele ile, cihad ile geçiren Barbaros Hayreddin Paşa'nın kendi hatıratında geçen şu hadise dünyanın "rahat" yeri olmadığını göstermesi bakımından ibret vericidir:"Cezâyir'i ve çevresini fethettikten sonra, kendi kendime, "Elhamdülillah, Allahü teâlânın yardımı ile nerede düşman varsa yola getirdik, bize baş kaldıracak düşman bırakmadık. Gazâ yoluna da tekneleri göndererek boş bırakmadık. Artık biraz da kendi rahatımıza bakalım" dedim.O gece bir rü'yâ gördüm. Rü'yâmda ak sakallı, nûrâni yüzlü bir zât dedi ki, "Yâ Hayreddin! Yalan dünyada rahat olmaz. Rahat, Cennet-i a'lâda olur. Seferlere devam et! Sana müjdeler olsun ki, adanın fethi yakındır. Cenâb-ı Hakkın yardımı seninledir."

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Biriniz Bir Hata Yapmış Olmasın

Şerifzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1553 (H.960) yılında Isparta-Eğirdir'de doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamladı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Nakibü'l-eşrâflık ve Rumeli Kâdıaskerliği yaptıktan sonra emekli oldu. 1630 (H.1040) da İstanbul'da vefât etti. Şerifzâde hazretleri Menâkıb-ı Evliyâ isimli eserinde, Allah dostları olan veliler hakkında şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Duanın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Ebül-Kâsım Semerkandi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 556 [m. 1161] senesinde vefât etti. (Câmi'ul-fetâvâ) kitabı meşhurdur. Bu kitabında diyor ki:

Âhiret Yolculuğu Için Takvâyı Azık Edinin

Vehbi Tülek

Tövbeyi Geciktirmek Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Fethi hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 814 (m. 1411)'de İran'da, Şirâz'da doğdu. 895 (m. 1489)'da vefât etti. Bir dersinde talebelerine şunları anlattı:

Şâfiî Ve Şâzili Alvân Hamevî

Vehbi Tülek

Şuayb Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Abdüllatîf Câmî

Vehbi Tülek

Eğirdirli Velî Berdeî Sultan

Vehbi Tülek

Ey Gençler! Fırsatı Ganimet Biliniz

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Altıyüz Dirhemlik İp

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Allah'ın Emaneti

Korkma!

Sonunda Orta Yolu Buldular

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek