Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.522.276

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yüzbaşi Şevket

Çanakkale kara savaşlarında, 31. Alayın 10. bölüğünün kumandanı Üsteğmen Şevket Kumkale ve Orhaniye Tabyalarında görevlendirilmişti. Düşman Donanmasının yoğun topçu ateşi desteği ile karaya çıkan Anzak askerleri, Orhaniye Tabyasını tahrip etmek için saldırıya geçti. Üsteğmen Şevket, erlerine fazla kayıp verdirmemek için açık araziden geçireceği bölü ğüne şu emri verdi: "Arkadaşlar, ben şimdi karşıya sıçrayacağım. Bu yolu salimen geçersem, oradan size nasıl hareket edeceğinizi bildireceğim. Eğer ki geçerken vurulursam, cesedimi kendinize siper yaparak yaparak hücuma devam edin. Orhaniye'yi alın ve beni o tabya içine gömün."Bunları dedikten sonra emir eri ve borazancı askeri de alarak açık araziden hücuma geçti. Ama ne geçiş... Çok hafif bir yara ile beirlediği yere ulaşmıştı. Bölüğüne de verdiği işa retlerle, onları da kayıpsız olarak yanına ulaştırdı. Onuncu bölük oradan, düşman siperleri üzerine "Allah Allah" nidalarıyla öyle bir hücuma geçti ki, düşman askerleri kaçmaktan başka çare bulamadılar. Düşman büyük kayıp vermişti. Ölenlerin cesetlerini siperlerde bıraktılar.

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yunan Prensi Yorgi, Başkumandan sıfatıyla, melanetlerine hız vermek için Yenişehir e gelmişti. Şehir varoşlarına hakim bulunan av köşkünün salonunda perdeleri sonuna kadar açık, gayet yüksek ve geniş pencerenin önünde duruyordu. Ellerini arkasında kavuşturmuş, ileride, uzakta ve aşağılarda, şehirden çıkıp tepelerin arasında kaybolan yola dikkatle bakı yordu. Arkasında bekleyen yaverinin yüzüne bakmadan:-Mükemmel!...diye konuştu. İşte yolun nihayetinde son müfrezeler de kaybolmak üzereler. Askerimize giydirilen kıyafet tam istediğim gibi. Eşkıyadan farkları yok. -Evet Ekselans. Bu çok güzel düşünülmüş bir plan. Kahraman askerlerimiz, bu eşkıya kıyafetleriyle Müslüman köylerini basıp, çoluk çocuk katletmeye, soyguna işkenceye başlayın ca, Osmanlı hükûmeti her şeye rağmen harekete geçmek mecburiyetinde kalacak. Eşkıya kı yafetindeki yiğit askerlerimizi takibe ve kovalamaya başlayacak. O zaman, her zamanki gibi Osmanlılar, Yunan tebeayı katlediyor...soykırıma başladı diye yaygara koparıp bütün Avru pa'yı ayaklandıracağız. Osmanlılarla aramızda bir savaş çıktı mı, ilk durağımız İstanbul olur.

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrahim Bin Edhem

İbrahim bin Edhem'in babası Belh Padişahı idi. Kendisi Şehzade olup tahtta oturur, avlanmayı severdi. Bir gece tahtı üzerinde uyuya kalmıştı. Gece bir gürültü ile uyandı. Tavanda birisi vardı.
-Kim o? diye seslendi. Tavandaki;
-Devemi kaybettim, onu arıyorum, dedi.
-Hey şaşkın, damda deve mi aranır?
Damdaki kimse şöyle seslendi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ya'kûb El-esam

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ya'kûb el-Esam hazretleri hadis âlimidir. 247'de (m. 861) İran'da Nişâbur'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra İsfahan, Mekke, Bağdat, Mısır, Şam gibi ilim mer­kezlerinde meşhur âlimlerden hadis tahsil etti. Sonra Nişâbur'a dönerek çok talebe yetiştirdi. 346 (m. 957)'de Nişâbur'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Âlimin Sözü Doğru, Yediği Helâl Ise

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Nasûhzâde Pir Ali Efendi, Tekirdağ yakınlarındaki Malkara kasabasında doğdu. Malkara'daki vazifesine devâm ettiği sıralarda, Mısır'da bulunan İbrâhim Gülşeni hazretlerinin, zamânın pâdişâhı Sultan Süleymân'ın dâveti üzerine İstanbul'a geldiğini söylediler. Pir Ali de, İbrâhim Gülşeni hazretlerinin sohbetlerinde bulunmak için hanımı ile İstanbul'a geldiler. İbrâhim Gülşeni'nin yanına gitti. Elini öpmek için izin istedi. O zaman İbrâhim Gülşeni; "Pir Ali Dede, bizi buraya getiren, senin bize olan muhabbetindir" buyurdu. Burada Pir Ali, İbrâhim Gülşeni hazretlerinden çok istifâde etti.
Ömrünün sonuna kadar Malkara'da yaşayan Nasûhzâde Pir Ali Efendi, 1545 (H.952) yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, sevenlerinden birine yazdığı mektupta buyurdu ki:

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak

Vehbi Tülek

"ben Sana Nimetim, Sen Bana Mihnetsin"

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Şefaat Ederim”

Vehbi Tülek

Yakub Bin İbrahim

Vehbi Tülek

Sadaka, Verenin Kabir Ateşini Söndürür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'ın Emaneti

Allah'ın Emaneti

Ümm-i Süleym radıyallahü anha, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:

- Babasına haber vermeyin.

Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:

- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Kul Hakkı

Kadin Akli

Minareden Okunan Şiir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek