Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

CÂmide Nargile

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cahillerin Sevgisine Rağbet Etme

Zeyneddin Halili hazretleri Tefsir ve hadis âlimidir. 803 (m. 1401)'de Filistin'deki el-Halil'de doğdu. 876 (m. 1472)'de orada vefât etti. Tefsirinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazdaki Kusurlar "tesbîh" Ile Örtülür

Vehbi Tülek

Burhâneddin ibn-i Firkâh hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 660 (m. 1262)'de doğdu. 729 (m. 1329)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki

Allahü Teâlâ, Iyilerin Hürmetine Bağışlar

Vehbi Tülek

Muvaffak Harezmî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Velid Muvaffak Harezmi hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Mekkelidir. Harezm'de yerleşti. 568 (m. 1172) yılında Harezm'de vefât etti. İmâm-ı a'zam hazretlerinin üstünlüklerini anlatan "Menâkıb-ül-İmâm-il-a'zam Ebi Hanife" adlı eseri meşhûrdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

Şeyh Ulemâ

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Ne­ne Ha­tun Ve ­kar­de­şi Ha­san

Vehbi Tülek

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Leys Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Ey Îman Edenler Sabrediniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Sakin Kalyona Binme

Abdullah El-acemî

Arkadaşlarımı Korumak Için

Adam Olmazsan

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek