Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.168.075

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

1683 II. Viyana hezimetinden sonra bütün Orta Avrupa'yı istila eden Avustur ya'nın elinden, bu ecdad yadigarı toprakları kurtarmak için bir çok askeri harekatta bulunan Osmanlı kuvvetleri, her seferinde mağlubiyete uğradılar. Sadece, Sultan II. Süleyman Han, dedesi I. Süleyman Han'ın fetheylediği Belgrad'ı geri alabildi. 1695'de tahta çıkan II. Mustafa Han, genç ve gözüpek bir hükümdardı. Padişah olur olmaz, kaybettiğimiz toprakların geri alınması siyasetini takibetmeğe başladı. 8 yıl süren kısa hükümdarlık devrinde 3 defa sefere çıkarak, bizzat Ordu-yu Hümayuna kumanda etti. Tahta çıktığı sene, ilk seferine çıkarak Lugoş zaferini kazandı. Ertesi sene tekrar sefere çıkılmasına karar verildi.

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kötülükten Kaçan Çok Ecir Kazanır

Ebû Ahmed Nişâbûri hazretleri hadis âlimlerindendir. 293 (m. 905)'de doğdu. 375 (m. 985)'de vefât etti. "Hüseynek" ismiyle tanınmıştır. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A­na­do­lu Ve­li­le­rin­den Ho­ca Ah­med Fa­kih

Vehbi Tülek

Ho­ca Ah­med Fa­kih haz­ret­le­ri, Ho­ra­san'da dün­ya­ya gel­di. Bu­ra­da med­re­se tah­si­li gör­dü ve fı­kıh­da­ki üs­tün bil­gi­sin­den do­la­yı ken­di­si­ne "fa­kih" de­nil­di. Ay­rı­ca İran Ede­bi­ya­tı'na va­kıf ol­du ve pek çok şi­ir­le­ri var­dır.

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Vehbi Tülek

hükümdar Bağda Bardak Masada!..

Vehbi Tülek

Eski Yemen hükümdarlarından zalim birisi varmış. Zevk ve sefa içinde yaşarmış. Bu zalim hükümdar bir gün, yeni yaptırdığı bir bağa asma diktiriyormuş. İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlendirmeden çalıştırıyormuş...

Maksat, Allahü Teâlanın Rızâsına Kavuşmaktır

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Tâhâ-i Hakkârî

Vehbi Tülek

Ebu Hanife Zamanının En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Nefsi Islah, Nafilelerin En Faydalısıdır

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı Nasûh Çelebi Belgrâdî

Vehbi Tülek

Hırsızlık, Büyük Günahlardan Biridir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Bize Teveccüh Edin

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Değişen Sizin Kalbiniz

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek