Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.565
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.
Sultan III. Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm.- Hayırdır inşallah?..- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani?- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.
Haris Bin Ebu Usame hazretleri hadis hafızıdır. 186'da (m. 802) Bağdat'ta doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Tahsil için Mekke, Medine ve Basra gibi ilim merkezlerine gitti. Meşhur âlimlerden hadis öğrendi. 282 (m. 895)'de vefat etti. Eshâb-ı kirâmın fazileti hakkında şunları nakletti:
Damadzâde Feyzullah Efendi 95. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112'de (m. 1700) Bursa'da doğdu. Tahsilini tamamlayıp Galata, Bursa ve İstanbul Kadısı, sonra Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskeri oldu. 1168'de Şeyhülislâm tayin edildi. 1175 (m. 1761)'de vefat edince Sütlüce'de yaptırdığı dergâha defnedildi. Bir dersinde şunları anlattı:
Ahmed Raûfi Efendi İstanbul'da yaşamış olan evliyadan olup, Halvetiyye tarikatinin Ramazâniyye şubesinin Raûfiyye kolunun kurucusudur. 1068'de (m. 1657) Üsküdar' da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Köstendilli Şeyh Ali Efendiye intisab ederek ondan Halvetiyye hilafeti aldı. Sultan 3. Osman kendisini ziyaret ederdi. 1170 (m. 1756)'da Üsküdar'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.