Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.335.373

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Ünsi Hasan Efendi dâimâ ibâdetle meşgûl olur, inzivâ hâli yaşar, devlet adamlarıyla görüşmek istemezdi. 1711 senesi Veziriâzam olan Baltacı Mehmed Paşa bir müddet sonra Moskova seferine tâyin edilmişti. Sefere çıkmazdan önce duâ için nice kere Şeyh Ünsi Efendiyi dâvet etti. Ünsi Efendi özürler bildirip, dâvetine gitmedi. Vezir Mehmed Paşa; "O halde biz onun yanına gideriz. kapısı açık olsun." diye haber gönderdi. O gece tebdil-i kıyâfet edip yatsıdan sonra dergâha geldi. Vezir tevâzu gösterip Ünsi Hasan Efendinin ellerinden öptü. Huzûrunda edeb ile oturdu. Sonra da; "Efendim! Benim babam da Halveti tarikatının önde gelen büyüklerindendir. Bana duâ ediniz. Kerem ve himmet ediniz. Ömrümde sefer nedir, asker idâresi ve sevki nedir bilmem. Sizin duâ ve yardımlarınıza muhtâcım. Yoksa ben bu işin ehli ve erbâbı değilim. Bu işin hakkından dahi gelemem." dedi. Bunun üzerine Ünsi Hasan Efendi ona; "Moskof kâfirlerinin mağlub olacağını, aman dileyeceğini, hor ve hakir olacağını, sulh isteyeceğini, başından sonuna olacak şeyleri açıkça bildirdi. Baltacı Mehmed Paşa üç saat kadar orada kalıp, sonra edeb ile ayrıldı. Ertesi gün evde bulunan hanımlar, Hasan Efendinin veziriâzama olan sözlerini etrâfa söylediler. Hakikaten bir zaman sonra dedikleri meydana çıktı.

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhabbetin Şartlarına Son Derece Dikkat Edin

İbrâhim Sıdkı Efendi Kıbrıs'ta yetişen velilerdendir. On dokuzuncu asırda yaşadı. Tahsil için Anadolu'ya gelip zamânın âlimlerinden ilim öğrenen İbrâhim Efendi, tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'a döndü. Çok talebe yetiştirdi Kıbrıs'ın Baf kasabasında vefat etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasûhî Üsküdârî

Vehbi Tülek

Nasûhi Üsküdâri hazretlerinin babası Sipâhi Seyyid Nasûh Beydir. İsmi "Muhammed", babasının ismine nisbetle "Nasûhi" Üsküdar'da doğup yaşadığı için "Üsküdâri" nisbeleriyle meşhûr olmuştur. Doğum târihi bilinmemektedir. Ancak 1647 (H.1057), 1648 (H.1058) senelerinde İstanbul'da, Üsküdar'da doğduğu tahmin ediliyor. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar-Doğancılar'da Nasûhi Dergâhı bahçesindedir. Sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir...

Nurlu Seyyid Muhammed Sâlih

Vehbi Tülek

Ezan, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Sâlihzâde Mehmed Emin Efendi 107. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1117'de (1705) Edirne'de doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik ve kadılıklarda bulundu. Anadolu, sonra Rume­li Kadıaskeri oldu. Nihayet Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Emekli olunca Bursa'ya yerleşti. 1191'de (m. 1777) orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Allahü Teâlâya Sıdk Ve Ihlâs Ile Ibâdet Et!

Vehbi Tülek

Resûl-i Ekrem, Bütün âlemlerin Peygamberidir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebi Bekr-i Siddîk (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kârda Olanlar, Allahı Zikredenlerdir

Vehbi Tülek

Cenâzede Bulunmak Sünnet-i Müekkededir

Vehbi Tülek

Sünnet-i Müekkede Ve Sünnet-i Gayr-i Müekkede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Latif Bir Şikayet

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Helvaci Çocuk

Arafatta Görüşürüz

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek