Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.576.022

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Sakız Adasını Venedikliler yeniden istilâ etmişler, oradaki müslüman halka eziyet ve işkencelerde bulunmuşlardı. Bunlara karşı Mezomorto HüseyinPaşa komutasında bir donanma gönderildi. Bu donanma Sakız'ı almak üzere savaşa girdi. Osmanlı yiğitleri Sakız'da çarpıştıkları bir sırada, Nasûhi Efendi, Üsküdar'daki dergâhında kırk gün süren bir halvete çekildi. Kimsenin olmadığı bir odada Allahü teâlâyı zikreder, oruç tutar, namaz kılar, Kur'ân-ı kerim okuyarak ibâdet ederdi. Bir gün yakın dostlarına; "Elhamdülillah Sakız Adası ehl-i İslâma nasib oldu." buyurdu. Yakın dostları bugünün târihini bir yere kaydettiler. Birkaç gün sonra fetih haberi duyuldu. Aylar sonra Sakız Adasının fethine katılan gâzilerden bâzıları Nasûhi Efendinin dergâhına ziyârete geldiler. Adanın fethi sırasında, Venediklilere karşı elinde kılıç olduğu halde asker kıyâfetinde olmayan pekçok yiğitle birlikte Nasûhi Efendiyi çarpışır gördüklerini söylediler. Adanın fetholunduğu günü bildirdiler. Talebeler daha önce kaydettikleri târihle karşılaştırdıkla rında bunun, bildirilen güne rastladığını hayretle müşâhede ettiler.

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kemâleddîn Ibni Hümâm

Kemâleddin ibni Hümâm hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Aslen Sivaslıdır. 790 [m. 1388] senesinde doğdu, 861 [m. 1456]'de Kahire'de vefât etti. (Hidâye) şerhi olan (Feth-ul kadir) kitâbı ve (Tahrir) kitâbı çok kıymetlidir. Feth-ul kadir kitâbında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâmil Ve Mükemmil Muhammed Masûm

Vehbi Tülek

Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretleri, evliyânın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimidir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin üçüncü oğludur. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine; "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin yirmi dördüncüsüdür. 1599 (H. 1007) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrine iki mil uzakta bulunan Mülk-i Haydar'da doğdu.

Câferi Sâdık'a Itiraz Eden Adam

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdülaziz bin Muhammed hazretleri, hadis âlimlerindendir. Tabiinden olup, Medine'de doğdu. 189 (m. 804) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği bir hadis-i şerif:

sen De Savaşa Katıl Yâ Vahşi!..

Vehbi Tülek

Selâhaddîn Uşâkî

Vehbi Tülek

onun Üç Gün Ömrü Kaldı!..

Vehbi Tülek

Büyük Mücâhid Tac'ül-mülk Böri

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Ücret Ile Okumak, Bâtıldır

Vehbi Tülek

Çocuklar, Ana Baba Elinde Bir Emanettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Dört Şey Mühimdir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Şikayet

Allah'ın Emaneti

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek