Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.575.159

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beytim, Ümmetim Için Birer Teminattır

Hasan bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 409 (m. 1018) senesinde Semerkand’da doğdu. 491 (m. 1098) senesinde vefât etti. “Bahr-ül-Esânid fî sıhahil mesânid” adlı eserinde yüz bin hadîs-i şerîf topladı. Diğer bir eseri de “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet”dir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönder di. Elçi, protkol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da ziyaret etmesi icabederken Mençikof, sadrazamı ziyaret ettikten sonra Hariciye nazırı Fuad Paşa'yı görmeden elçilik binası na gitti. Bunun üzerine Hariciye Nazırı Fuad Paşa bunu şahsına hakaret kabul ederek istifasını verdi.

Bulanık suda balık avlamayı pek seven İngiliz elçisi, Fuad Paşa'nın dargın olmasından istifade ederek:-Efendim size olan bu hakaret nedir? Devlet müşkilat içindeyken sizin gibi kıymetli bir şahsın iş başından bir kasd-ı mahsusa ile uzaklaştırılması iyi bir şey olmasa gerek. Sonra bbu devletin hali ne olur? Dedi.Fuad Paşa:-Elçi hazretleri, müşkülata uğrayan devlet, o makama benden daha emin ve daha erbab bulup getirmekte zorluk çekmez. Şu esnada o makama daha ehil birini getirmek lazımdır. Devlet-i Aliyye'de zor işlerin ehli olan zevat eksik değildir. Elçi hazretleri merak buyurmasın lar, benim istifamı kabul edenler, devletin halini bizden daha iyi düşünürler, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakir Olan Borçluları Sıkıştırma!

Hüseyn Nakkaş Efendi Osmanlı Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Tebrîz’de doğdu. Asrının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, fazilet, güzel ahlâk ve yüksek ilim sahibi oldu.

Bu mübarek zat, Osmanlı Sultanı İkinci Bâyezîd Hân zamanında İstanbul’a geldi. Şeyh Muzafferüddîn Şirvânî, Mevlânâ Ya’kûb bin Seyyid Ali gibi zâtların ilim sohbetlerinde bulunup, istifâde etti. Bir medresede müderris olarak vazîfelendirildi. Bu medresede vazîfeli iken 964 (m. 1556) senesinde İstanbul’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Nesefî

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Nesefi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 414 (m. 1023)'de Türkistan'da Nesef'te vefât etti. Kâdı idi. Bir dersinde, "Duânın fazileti" hakkında şunları anlattı:

“hat Üstâdı” Hamid Aytaç

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hanbel

Vehbi Tülek

Ahmed bin Hanbel, aslen Basralıdır. Babasının ismi Muhammed bin Hanbel'dir. Dedesi Hanbel bin Helâl, Basra'dan Horasan'a gelip yerleşmiş ve Emevi Devletinde Serahs vâliliği yapmıştır. Babası asker (subay) idi. Ahmed bin Hanbel'in âilesi, annesi ona hâmile iken, Merv'den Bağdat'a göçmüş ve o Bağdât'ta doğmuştur.
İlk önce İmam-ı a'zam hazretlerinin talebesi olan İmam-ı Ebu Yusuf'tan fıkıh ve hadis ilminde ders alan bu mübarek zat, bundan sonra da üç sene Huşeym'in derslerine devam etmiş, ondan hadis-i şerif dinlemiştir. Bundan başka Bağdad'da bulunan meşhur âlimlerden de ders aldı.

Bâyezîd Han'ın 'baba' Dediği Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Size Cömertlik Ve Güzel Huy Yaraşır

Vehbi Tülek

Selîm Fetihpûrî

Vehbi Tülek

Tövbe Eden Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

İnsanlara Muhâlefet Etmekten Uzak Ol!

Vehbi Tülek

Ahiretini Ihmâl Eden Kimselerin Vay Hâline!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Dört Şey Mühimdir

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Karşılık Beklemiyorum

Kul Hakkı

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek