Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.556.843

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanim Özür Dileriz

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Sakız Adasını Venedikliler yeniden istilâ etmişler, oradaki müslüman halka eziyet ve işkencelerde bulunmuşlardı. Bunlara karşı Mezomorto HüseyinPaşa komutasında bir donanma gönderildi. Bu donanma Sakız'ı almak üzere savaşa girdi. Osmanlı yiğitleri Sakız'da çarpıştıkları bir sırada, Nasûhi Efendi, Üsküdar'daki dergâhında kırk gün süren bir halvete çekildi. Kimsenin olmadığı bir odada Allahü teâlâyı zikreder, oruç tutar, namaz kılar, Kur'ân-ı kerim okuyarak ibâdet ederdi. Bir gün yakın dostlarına; "Elhamdülillah Sakız Adası ehl-i İslâma nasib oldu." buyurdu. Yakın dostları bugünün târihini bir yere kaydettiler. Birkaç gün sonra fetih haberi duyuldu. Aylar sonra Sakız Adasının fethine katılan gâzilerden bâzıları Nasûhi Efendinin dergâhına ziyârete geldiler. Adanın fethi sırasında, Venediklilere karşı elinde kılıç olduğu halde asker kıyâfetinde olmayan pekçok yiğitle birlikte Nasûhi Efendiyi çarpışır gördüklerini söylediler. Adanın fetholunduğu günü bildirdiler. Talebeler daha önce kaydettikleri târihle karşılaştırdıkla rında bunun, bildirilen güne rastladığını hayretle müşâhede ettiler.

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanefî Fıkıh âlimi Burhâneddîn Zernücî

Burhâneddin Zernüci hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Hayâtı ve babasının adı hakkında kaynaklarda fazla bir bilgi yoktur. "Hidâye" kitabının sâhibi Burhâneddin Merginâni'nin ve meşhur fıkıh âlimi Kâdı Hân'ın talebesidir. Fıkıh ilmine dair eserleri vardır. Bunlardan "Ta'lim-ül-müteallim" adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Vehbi Tülek

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Sadık Bir Talebe Seyfüddîn Menârî

Vehbi Tülek

Seyyid Bilâl

Vehbi Tülek

Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz hazretlerinin komutanlarından Seyyid Bilâl Türk gönüllü savaşçılar birliği ile Karadeniz kıyısından Bizans'a doğru hareket etmişti. Niyetleri en kestirme yol olan denizden İstanbul önlerine varmaktı. Ancak yola çıktıktan birkaç gün sonra şiddetli bir yağmur ve fırtınaya yakalandılar. Seyyid Bilâl hazretleri ve gâziler güçlükle Sinop limanına sığındılar...

Kur’ân-ı Kerîm Mahlûk Değildir

Vehbi Tülek

Şehit âlim El-buveytî

Vehbi Tülek

Malatyalı Abdülbâsıt Efendi

Vehbi Tülek

Eshâbıma Düşmanlık Etmekten Sakınınız!

Vehbi Tülek

Dilerse Azap Eder Dilerse Affeder

Vehbi Tülek

İstediğin Gibi Yaşa Mutlaka Öleceksin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Başka Du Bilmez Misin?

Gerçek Zehir

Sünnet Akçesi

Abdullah El-acemî

Örümcek Ağı

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek