Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.112.437

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimden, Günahları Çok Olanlara Şefaat Edeceğim

Şireveyh bin Şehridâr Deylemî hazretleri hadîs ve târih âlimidir. 445 (m. 1053) senesinde İran’da Hemedan'da doğdu. 509 (m. 1115) senesinde vefât etti. Hadîs öğrenmek ve dinlemek için Bağdad, Kazvin ve İsfehân’a gitti ve birçok âlimden ilim öğrenip hadîs-i şerîf dinledi. Firdevs-ül-Ahyâr adlı eserinde, rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazılarında, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

36 - Gel Kerem Eyle

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548'de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerin den Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunanlarla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti.

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hendekte Yaşanan Mucizeler

Ömer bin Şebbe en-Nümeyri hazretleri fıkıh, hadis ve tarih âlimidir. 173'te (m. 789) Basra'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. 262 (m. 876)'da Sâmerrâ'da vefat etti. Târihu'I-Medineti'I-münevvere adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalancılarla Beraber Olmaktan Sakının

Vehbi Tülek

Ebû Hasin El-Vâdii hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Kûfe'de doğdu. Bağdâd'da hadis-i şerif öğrenip ilim tahsil ettikten sonra Kûfe'ye döndü. 296 (m. 909)'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Arabistân'da Şairlik En Yüksek Derecede Idi

Vehbi Tülek

Cenâzede Bulunmak Sünnet-i Müekkededir

Vehbi Tülek

Şihâbüddin ibn-i Hicci hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 751'de (m. 1350) Şam'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Kudüs, Medine ve Halep gibi şehirlerde ilim tahsil etti. Şam'da müderrislik, kadı nâibliğini ve Emeviyye Camii'nin hatipliğini yaptı. 816 (m. 1413)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Ey Nefsinin Kurtuluşunu Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

Sâlih Kimseye Gıpta Edilmesi Vâcibdir

Vehbi Tülek

hindistan'ın Aynası Ahî Sirâc

Vehbi Tülek

İki Cihânın Bedbahtı Bel'am Bin Baura

Vehbi Tülek

Celâleddîn Rûyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Bağdâtlı Velî Ebû Hamza

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Korkma!

B0r Çuval Toprak

Abdullah El-acemî

SelÂmetle Gidip Gel

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek