Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.628.063

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

1683'deki II. Viyana bozgunundan sonra, Osmanlı ordusu bütün cephelerde yeniliyor, on binlerce şehidin kanlar pahasına fethedilen şehirler, kasabalar, kaleler, birer birer düşman eline geçiyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın bergüzarı olan Belgrad bile elimizden çıkmıştı. Koca Osmanlı İmparatorluğu bir felakete doğru sürükleniyordu. Hazine tamtakırdı. Orduda disiplin diye bir şey kalmamıştı. Güngörmüş, tecrübeli askerler:-Ah, diyorlardı, eğer Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kıyılmasaydı, devlet bu hallere düşmezdi.

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed'in sadrazamlarından Mahmut Paşa da, tarihimizde cömertliği ile ünlüydü. Mahmutpaşa Çarşısı, bu çarşının üstündeki zarif cami, ayrıca İstanbul'dan başka Ankara, Bursa, Edirne ve Sofya'daki birçok vakıf eser, onun adını günümüzde de yaşatmaktadır.Her vesile ile yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmut Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Ele konağında verdiği iftar ziyafetleri dillere destandı. Buradaki ziyafetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için... Onun sofrasında oruç açanlar, her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini dört gözle beklerlerdi. Dişlerine takılma ihtimali olan sert bir nesneyi yakalama ümidiyle... Çünki, Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine altınlar attırırdı. İşte bu olay, hâlâ herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep oldu: "Kısmetinde olanın kaşığına çıkar."

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şefaatim Vâcib Oldu” Ne Demek

Ebû Abdullah Tilmsâni hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. Cezayir'de Tilmsân'da doğdu. 871 (m. 1467)'de, Lübnan'da Beyrut'ta vefât etti. Kitabında naklettiği, Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kabr-i şerifini ziyârete dâir hadis-i şerifler hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her âyetin Hakkını Vererek Okumalı

Vehbi Tülek

Minkârizâde Yahyâ Efendi, Osmanlı Şeyhülislâmlarının kırk ikincisidir. 1018 (m. 1609) senesinde Antalya'nın İbradı kazasında doğdu. 1088 (m. 1677) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Et-Tibyân fi âdâb-il-Kur'ân" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Kırâat Imamlarından Abdullah Bin İdris

Vehbi Tülek

Kudürî Ahmed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Kudûri hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi, Ahmed bin Muhammed el-Bağdâdi olup, 362 (m. 973)'de Bağdad'da doğdu. 428 (m. 1037) senesinde orada vefat etti. Muhtasar-ı Kudûri diye tanınan meşhûr fıkıh kitabında "Misafir namazı" bahsinde buyuruyor ki:

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktu

Vehbi Tülek

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Nefsin Isteklerini Terk Edemeyenler

Vehbi Tülek

Tatlı Sözle Nasihat Edilir

Vehbi Tülek

Ölmek, Yok Olmak Değildir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hayat Kurtaran Yalan

Allah Diyen Genç

Sarik Ve Sakal

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek