Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.578.737

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Herkes Yediğini Gönderir

Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.

Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.
Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Kimse Ölünce, Onun Kıyâmeti Kopmuş Olur!

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 560’ta (m. 1165) Tebriz’de doğdu. Bağdat’a gidip Şehâbeddin Sühreverdî hazretlerineintisab etti. İcazet verilerek Hindistan’a gönderildi. Önce Delhi’ye, sonra Bedâyûn’a, oradan Bengal’deki Panduh kasabasına giderek insanları irşad etti. 642 (m. 1244)’de orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ebü'l-fadl Defterî Muhammed Bitlisî

Vehbi Tülek

Muhammed Bitlisi (Molla Ebü'l-Fadl Defteri) Osmanlılar zamanında yetişen Hânefi mezhebi âlimlerinin büyüklerinden olup, meşhûr âlim Molla İdris-i Bitlisi'nin oğludur. 982 (m. 1574)'de Şam'da vefât etti.

Bir Kimsenin Imanı Son Nefesinde Belli Olur

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvi hazretleri, on sekizinci asırda yaşayan meşhûr velilerden olup, Osmanlı sultanlarından Üçüncü Ahmed Hanla görüştü. Bir gece rüyâsında Peygamber efendimiz ona; "Sultan Ahmed'e git, Mora Adasını fethedeceğini müjdele. Hemen asker gönderip, orayı fethetsin" buyurdu. Bunun üzerine İstanbul'a doğruca Pâdişâhın sarayına gidip huzûruna çıktı. Hiç kimse ona mâni olmadı. Pâdişâha gâyet tesirli bir sesle; "Sultan Ahmed! Harekete geç! Ben Resûlullah'ın elçisiyim!" deyince, Sultan da derhal sefer hazırlığına başladı. Mora Adasını bütün çevresiyle birlikte üç ayda zaptetti... Ahmed Akvâvi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Eshâb-ı Kirâm Düşmanlığı!..

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiklerine Ihsân Eder

Vehbi Tülek

Kâfirler Için Çılgın Bir Ateş Hazırladık

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Ubeydullah-ı Hakkârî

Vehbi Tülek

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Fani Dünya

Latif Bir Şikayet

Pişman Oldular!

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek