Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.908

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Ebü'l-Hasen Kerhi hazretleri Hanefi mezhebinin ilk fıkıh âlimlerindendir. 260 (m. 874) yılında Kerh'te doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin halifelerinden Muhammed Şeybâni'nin talebesi Mûsâ bin Nasr'dan Hanefi fıkhını tahsil etti. 340 (m. 952)'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr hazretleri, hacda iken garip bir rüya görmüştü... Uyanınca rüyada kendisine bahsedilen "Muhammed oğlu Abdurrahmân" adındaki kimseyi aramaya başladı. Sordukları kimse "Aradığın kimse her yıl hacca gelir" dediler. Araya araya onu bir köşede Kur'ân okurken buldu. Abdurrahmân onu görünce bir âh çekip bayıldı. Daha sonra şöyle dedi:
-Allahü teâlânın beni affetmediğini söylemeğe geldin değil mi?
Mâlik bin Dinâr hazretleri çok şaşırdı. Ona hayret edip sordu:
-Sâlihlerden birine benziyorsun. Çok merak ettim. Acaba, Allahü teâlâ seni niçin affetmiyor.

Şehit Oğlu Şehit Binbaşı İzzet Bey

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Muhammed Ezheri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1714 (H.1126) senesinde Cezâyir'de doğdu. 1793 (H.1208) senesinde orada vefât etti. Küçük yaşta Kâhire'ye gitti. Ezher Câmii hatibi ve imâmı Muhammed bin Sâlim Hafnâvi'den, ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğrendi. Sonra memleketine dönerek talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Nasrâniyyet Ve Yahûdiyyet Bâtıl Olmuşlardır

Vehbi Tülek

Nefis, Çok Övülmesi Yüzünden Firavunlaştı

Vehbi Tülek

Ameli Doğru Olmayanın Bedeni Temiz Olmaz

Vehbi Tülek

Günah Işleyenlerle Arkadaşlık Etmek

Vehbi Tülek

Ey Allah’ın Sevgili Kulu, Bana Duâ Et

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Insanları Incitmemektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bana Delil Getir

Zalimlere Dersini Verdi!

Yüz Vermedin!

Bülbülün Zikri

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek