Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.812.092

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud devrinde Ruslarla yapılan bir savaşta, Celveti dervişlerinden Molla Mehmed esir düşer. Diğer Osmanlı esirleriyle birlikte cephe gerisine götürülür. Bir müddet sonra esirler bir meydan da ictima edilir. Rus kumandanı General Plotanof, esirleri tek tek süzerken, Derviş Mehmed'in önünde durur. "Sen kimsin, hünerin nedir, ne iş yaparsın" gibi sorular sormaya başlar. Tercüman tarafın dan Derviş Mehmed'e izah edilen sorular üzerine: "Ben Hazret-i Üftade dergahının dervişiyim ve o varlığa bağlıyım. Celvetiye müntesibi olanlar suda boğulmazlar ve ateşte yanmazlar." Şeklinde cevap verir.

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Ömer bin Abdülazîz hazretleri Tâbiînin büyüklerinden olup adâleti, insâfı ve güzel ahlâkı ile meşhur sekizinci Emevî halîfesidir. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunudur. 679 (H.60) târihinde Medîne’de doğdu. 720 (H.101) târihinde Humus’ta şehîd edildi. Halîfeliğini adâlet ile yürütüp, Hulefâ-i Râşidîn’in (Dört büyük halîfe) yolundan ayrılmadı. Zamanında kurt ile kuzu berâber yaşadı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz Kılan, Dînini Sağlamlamış Olur

Vehbi Tülek

Ebû Sevr hazretleri büyük fıkıh ve hadis âlimidir. 170'te (m. 786) Bağ­dat'ta doğdu ve orada tahsil gördü. Fıkıhta ve hadiste mutlak müctehid idi. İmam-ı Azam hazretlerinin en büyük talebesi olan Muhammed Şeybâni'den ve İmam-ı Şâfii hazretlerinden fıkıh öğrendi. Kendisi bir mezheb kurdu, fakat kısa zamanda unutuldu. 246 (m. 860)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kıraatin Başlangıcı Nakle Dayanır

Vehbi Tülek

Sarı Yâkub Hazretleri

Vehbi Tülek

Sarı Yâkub hazretleri, Konya velilerindendir. Aslen Karamanlı olup ilk tahsilinden sonra Molla Fenâri hazretlerine talebe olmuş, Çelebi Sultan Mehmed Han devrinin tanınmış ilim adamları arasına girmiştir. Konya'da kendi adıyla anılan mahalle ve câmii vardır. Kabri de kendi adını taşıyan mezarlıktadır.
Sarı Yâkub hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kalbe Gelen Iyi Ve Kötü Düşünceler.

Vehbi Tülek

Abdülmelik Füleyh Bin Süleyman

Vehbi Tülek

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Vehbi Tülek

Ömer Bin Meûd El-bezzâr

Vehbi Tülek

Hâfız Abdülazîm-i Münzirî

Vehbi Tülek

Nefsine Yakın Olan Her Şey Dünyâdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu: - Bu güzel nar bahçesi kimin? - Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı - Oğlun, uşağın var mı? - Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz - Peki ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Örümcek Ağı

Firkateyne Bininiz

Bunlar Şarapti

İftiranin Neticesi

Garip Karşilanan Bir Adak

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek