Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.836
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Donanma, ordu yürürken Muzafferen ileri,Üzengi öpmeye hasretti garbın elçileri…Fransa Kralı I. Fransuva, 1525 Pavye Muharebesinde Almanlara esir düşünce, annesi Düşes Dangolem vasıtasıyla Osmanlılardan yardim istedi. Bunun üzerine Kânûni'nin krala gönderdiği mektup onun Avrupa devletlerine bakış açısını çok güzel ifade etmektedir. Ocak 1526 tarihli mektup şöyeledir:
711 tarihinde Kuzey Afrika'yı baştan başa kat eden Müslüman mücahidler, İspanya'ya girdikten sonra orayı terk edinceye kadar İberik yarımadasını medeni eserlerle süslemiş, çok sayıda kültürel ve sosyal müesseseler meydana getirmişlerdi. Müsümanlar, İspanya topraklarına ayak basar basmaz, ırk, din, dil, mezheb ve soy farkı gözetmediler. Got, Vandal, Romalı, Hristiyan ve Yahudi demeyip herkese Müslümanlar gibi haklar tanıdılar. Endülüs ( III. Abdurrahman, II. Hakem gibi) büyük hükümdarlar gördü. Parlak devirler yaşadı. Orada (Kurtula Camii gibi) âbideler, (Medinetü'z-zehra gibi) saraylar yapıldı. Doğuda Bağdad, batıda Kurtula, dünya yüzünde İslâm medeniyetinin gözler kamaş tıran merkezleri haline geldi. Kurtuba'da kadınlardan alimler, sairler ve muallimler yetişti.
Muhammed Askalâni hazretleri hadîs ve fıkıh âlimidir. 763 (m. 1362) senesinde Filistin’de Askalân’ın Berme köyünde doğdu. Zamanındaki birçok âlimler ile görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Sonra Şam, daha sonra Kâhire’ye gitti. Oradaki âlimlerden ilim tahsil edip icâzet aldı. Nihayet Kudüs’e gidip Selâhiyye Medresesi’nde ders vermeye başladı. 831 (m. 1428) senesinde Kudüs’de vefât etti. Birçok eser yazdı. Yazdığı eserlerden En-Nebzet-ül-elifiyye fil-usûl-il-fıkhıyye’de buyuruyor ki:
İbn-i Gazzi hazretleri Fıkıh, hadis ve tefsir âlimidir. 904 (m. 1499)'da Şam'da doğdu. 984 (m. 1576)'da aynı yerde vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Ebü'l-Mekârim Abdülehad Nûri hazretleri, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. 1594 (H.1003) senesinde Sivas'ta doğdu. İlim tahsiline Sivas'ta başladı. İstanbul'da tamamlayıp zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek derecelere ulaştı. 1651 (H.1061) senesinde vefât etti. Daha üç yaşında iken annesinin amcası büyük âlim Şemseddin Sivâsi'nin nazar ve feyzine kavuştu. Çok kerametleri görüldü. Talebelerinden Karabaş Mahmûd Efendi şöyle anlatır:
Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.
Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.