Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.689.392

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Herşey Aslina Çeker

Bir padişah Hızır (aleyhisselam)'ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı:"Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım" dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: "Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz" Adamın karısı kanaatkar biriydi:"Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten" dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi.

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Hatibzâde Muhyiddin Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 864 (m. 1460)'da Amasya'da doğdu. Tefsir, hadis, fıkıh, kı­raat ilmi tahsil etti. Amasya ve Bursa'da çeşitli medre­selerde müderrislik yaptı; sonra İs­tanbul'a çağırıldı. Ayasofya Camii Medresesinin ilk müderrisi oldu. 940 (m. 1534)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âmâ Kadının Vebalı Oğlu!

Vehbi Tülek

Enes bin mâlik (radıyallahü anh) Eshab-ı kiramın büyüklerindendir. En çok hadis-i şerif rivayet eden odur. İşte o hadis-i şeriflerden bazıları:

Farzları Ve Harâmları Öğrenmek De Farzdır

Vehbi Tülek

Muhammed Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Muhammed Sâdık hazretleri, Hindistan'ın en büyük velilerinden olup, İmâm-ı Rabbâni müceddid-i elf-i sâni Ahmed-i Fârûki Serhendi hazretlerinin birinci oğludur. 1591 (H.1000) senesinde Serhend'de doğdu. 1616 (H.1025) senesinde tâûn hastalığından Serhend'de vefât etti...

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Ebû Câfer El-kaarî

Vehbi Tülek

Sen Şark Ehlinin Önderi Olacaksın

Vehbi Tülek

Hazreti Ahrem Ve Resûlullahın Develeri

Vehbi Tülek

Dil Ve Gramer âlimi Halil Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Abdullah El-acemî

Sonunda Orta Yolu Buldular

İftiranin Neticesi

Altıyüz Dirhemlik İp

Gül Yaprağı

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek