Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.614

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Sultan II. Murad Han vefatından önce bir gün gezmeye çıkmıştı. Bir köprü aşında bir dervişe rastladı. Selam verdi. Derviş yaklaşıp:"Hey padişahım! Tövbeye niyetlen, çünkü vâden yakındır!" dedi. Padişah, dervişe teşekkür edip dualarda bulundu. Kendisine ölümü hatırlatanı çok sever, Allahü Teâlânın rızası için yapılan nasihatleri can kulağı ile dinlerdi. Yanında bulunan İshak Beye dervişi sordu. Emir Sultan'ın müridlerinden olduğunu söyledi. Emir Sultan'ın adını duyan padişah da: "Bunda bir hikmet var" dedi ve tevbe-i nasuh etti. yanındaki bey ve paşalara dönüp:"Yarın mahşer gününde şahit olun. İşte bütün günahlarıma tevbe ediyorum" dedi.

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

1513 yılı baharında Batı Akdeniz sularında pervasızca dolaşan bir korsan gemisi. Güvertede orta yaşlı, kırmızı sakallı, yüzü deniz rüzgarlarıyla sertleşmiş, tecrübeli bir kaptan. Adı, Oruç, fakat leventleri ona Baba Oruç diyorlar. Muavinleri, Kazdağlı Salih ve ihtiyar Süleyman Reisler. Bir hafta kadar İtalya sahillerinde dolaştıkları halde bir tüccar gemisine tesadüf edemediler. Üsleri olan Cerbe adasında eli boş dönmek itibarlarını sarsacak. Sonra, Tunus sultanına vergi de verecekler.

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi, kıymetli âlim ve veliler yetiştirmiş bir aileden olup eski Maraş Müftisidir. 1918 yılında vefât etti. Kabri, Kahramanmaraş'ta Şâzibey Câmii bahçesindedir...
Mustafa Efendi vefatından kısa bir zaman önce bir vaazında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Anlamalıdır Ki, Ilim Üstâddan Öğrenilir

Vehbi Tülek

Mevlânâ Abdülulâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1928 (H. 1347)'de aynı yerde vefât etti. İlk tahsilinden sonra Kâsım Nânûtevî'den ilim öğrendi. Mevlânâ Ahmed Ali Sehârenpûrî'den de hadîs-i şerîf okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Delhi Hüseyinbahş Medresesinde müderrisliğe başladı. Mevlânâ Abdülulâ hazretleri zamânında Hicaz'da Vehhâbîler, kabirleri yıkıp, Müslüman âlemi rencide etmişlerdi. Bunun üzerine Medârik-i Işk adlı eserini yazarak, İbn-i Teymiyye ve onun yolunda gidenlere cevap verdi. Bu kitabında şöyle nakleder:

İslâmiyete Uyanların Nefisleri Temizlenir

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Haddâd

Vehbi Tülek

Ebû Bekr bin Haddâd rahmetullahi aleyh, Şafii fıkıh âlimi, muhaddis ve kadıdır. 264 (m. 878) yılında Mısır'da doğdu. Seksen yaşlarında iken hacdan dönüşünde hastalanıp, Mısır'a girerken, 345 (m. 956) senesinde vefât etti. Vefat etmeden kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hazreti Ali'nin Katili İbni Mülcem

Vehbi Tülek

hilm Kılıcı Demir Kılıçtan Keskindir!

Vehbi Tülek

“reis-ül-kurrâ” İmâm-ı Âsım

Vehbi Tülek

Yahy (aleyhisselÂm )

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Sayyâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah Diyen Genç

Sonunda Orta Yolu Buldular

İmanı Ona Kafidir

Korkma!

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek