Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.283
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Kânûni, Belgrad'ı fethettikten sonra, Avrupalıların kendi içişleriyle uğraşmalarından da istifâde ederek, Rodos'u fethetmeye karar verdi.Kânûni'nin bu niyetini öğrenen şövalyelerin başı Vilye dö Lil Adam, hazırlık yaparak, şövalyeleri topladı ve yiyecek stoku yaptı.Seferin serdârlığına İkinci Vezir Mustafa Paşa tâyin edildi. 300 harp ve 400 nakliye gemisinden meydana gelen donanmanın sevk ve idâresi ise, Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetişen meşhur amirâl Kurdoğlu Muslihiddin Reis'e verildi. 4 Haziran 1522'de İstanbul'dan donanmayla harekete geçen Mustafa Paşa, 24 Haziran'da Rodos'a geldi. Kânûni Sultan Süleymân ise, 16 Haziran'da kapıkulu ve eyâlet askerleriyle birlikte İstanbul dan kara yoluyla harekete geçti.
Birinci Ahmed Hanın sultân olduğu zaman, Osmanlı Devleti çok zor şartlar ile karşı karşı ya idi. Devlet batıda Avusturya ve doğuda İran ile harp hâlinde bulunduğu bu sırada; içte celâli adı verilen âsiler yirmişer otuzar bin kişilik gruplar meydana getirmişler, köyleri yakıp yıkmaya, üzerlerine gönderilen orduları bozmaya başlamışlardı. Bu iç gâile, Osmanlı Devletini temelinden sarsacak bir manzara görünümündeydi. Bilhassa İran, bu iç fitneyi körüklüyor ve Osmanlı Devleti içerisindeki hurûfiler de bütün güçleri ile bu fitne hareketlerini destekliyorlardı.Bostan Çelebi hazretleri, Sultan Birinci Ahmed'in tahta geçmesinden sonra büyük ceddi Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin mânevi işâreti üzerine İstanbul'a geldi. Kadir gecesi olması muhtemel bir gecede Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin kabr-i şerifini ziyâret etti. Aynı gece Sultan Ahmed Han da şöyle bir rüyâ gördü:
Muhammed bin Ömer Gamri hazretleri, evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. 1384 (H.786) senesinde Mısır'ın Gamr bölgesinde doğdu. 1445 (H.849) senesi Şâbân ayının sonlarında Mahallet-ül-Kübrâ denilen yerde vefât etti. Yaptırdığı câminin yanına defnedildi. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:
Yâkût El-Habeşi hazretleri ariflerin ve evliyânın büyüklerinden ve meşhurlarındandır. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 707 (m. 1307) senesinde Mısır'da İskenderiye şehrinde vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Bu mübarek zat buyurdu ki:
Ali bin Abdullah Tevâşi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 748 (m. 1347)'de Hicaz bölgesinde Hail'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Bunlardan biri şöyledir:
Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak: