Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.971

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Sıdk Ve Ihlâs Ile Ibâdet Et!

Vehbi Tülek

Hâce Behâeddin Zekeriyyâ hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan'da Mültân şehrinde doğdu. Buhârâ'da yedi sene ilim tahsil etti. Sonra hacca gitti. Hacdan sonra, Mekke-i mükerremede kalıp ilim tahsiline orada devâm etti. Bağdât'a gelip o zamânın büyük velilerinden Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin talebelerinden oldu. Kısa zamanda yetişerek, hırka giyme nimetine kavuştu. Tekrar Hindistan'a döndü. O zamanda Hindistan'da bulunan en büyük velilerden Feridüddin-i Genc-i Şeker ve Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr Kâki hazretleri ile aynı zamanda yaşamışlardır. Birbirlerini çok severlerdi ve birbirlerine çok bağlı idiler. 1266 (H.665) senesinde orada vefât etti.

Şefkatli Babanın Sözünü Iyi Dinle

Vehbi Tülek

“beşinci İmam” Muhammed Bâkır

Vehbi Tülek

Muhammed Bâkır hazretleri 676 (H.57) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 731 (H.113) senesinde aynı yerde vefât etti. Cennetü'l-Baki Kabristanında babasının yanına defnedildi.
Bu mübarek zat, Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmını görenlerin zamanında yetişen en büyük velilerdendir. Hazret-i Câbir ve hazret-i Enes bin Mâlik ile görüşüp onlardan ve Tâbiinden olan büyük zâtlardan ilim öğrenip hadis-i şerif rivâyet eden Muhammed Bâkır hazretleri Medine'nin büyük fıkıh âlimlerinden oldu. Zamânında bütün dünyâdaki evliyânın feyz kaynağı oldu. Evliyâlık yolunda olanlara feyzler onun vâsıtasıyla geldi. İmâmlığı on dokuz sene sürdü.

Nasipli Hükümdar Seyf Ibni Zilyezn

Vehbi Tülek

İsmail Bin Abdülganî

Vehbi Tülek

Müderris Hamza Efendi

Vehbi Tülek

Yahy (aleyhisselÂm )

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez!

Vehbi Tülek

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sünnet Akçesi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bülbülün Zikri

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek