Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.546.330
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
"Savaş, cesur milletlerin ilacı, korkak milletlerin ecelidir..."Osmanlı Sultanı III. Ahmed Han'a, Sadrazam cevap verdi:-Ne doğru söylersiniz Devletlûm... Şu Deli Petro, hakikaten eceline susamış!1711 yılı, mübarek Ramazanın 28. günü...Topkapı sarayında Büyük Divan toplantısı yapılmakta...Bütün Devlet Ricali mevcut.Şeyhülislam Paşmakçızade Ali Efendi merak ediyordu:-Biz şimdiye kadar Padişahımızı sulh taraftarı görmüşüzdür. Muharebe için zaruret mi zuhur etti? Veziriazam Baltacı Mehmed Paşa cevap verdi:-Ruslar, Eflak-Buğdan Voyvodalarını kışkırtır...Mora'da ihtilal tertip ederler.
Osmanlı devletinde bir devre adını veren ve 50 yıldan fazla hizmet eden Sokollu Mehmet Paşa, 1505 yılında Bosna'da Vişegrad kasabasında dünyaya geldi. Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında, çok zeki olduğu farkedilerek saraya alındı ve iyi bir eğitimden geçtikten sonra devlet hizmetine girdi. Çeşitle vazifelerde bulunduktan sonra 1565'de veziriazam oldu. Kanuni Sultan Süleyman Han'ın son seferinde bulundu ve onun vefatını askerden gizleyerek muhtemel bir bozgunu önledi. Daha sonra padişah olan II. Selim Han'a sadrazam oldu ve devlet idaresini tamamiyle eline aldı. Bir çok seferlere serdar-ı ekrem olarak katıldı ve hepsinde muzaffer oldu. 1571'de İnebahtı'da donanmanın, düşman donanmasının baskını neticesinde yakılmasından sonra, kısa bir zamanda tekrar yeni ve muazzam bir donanma inşa ettirdiler ve Kılıç Ali Paşa'ya teslim ettiler. -Cihanda Osmanlı devletinden daha büyük bir devlet yoktur, derdi.
Dahîm bin Yetim hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 170 (m. 786) senesinde Şam’da doğdu ve 245 (m. 859) senesinde Remle şehrinde (Filistin’de) vefât etti. Hadîs ilminde “Hâfız” derecesine yükselmişti. Fıkıh ilminde de büyük bir âlimdi. İmâm-ı Evzâî’nin mezhebinde idi. Ürdün ve Filistin Kâdılığına tayin edildi. Sonra Mısır’da “Kâdı’l-kudât” (Temyiz reîsi) olmak için talepte bulundu ve hemen bu vazîfeye getirildi. Buyurdu ki:
Yahya bin Ebû Bekr Âmiri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 816'da (m. 1413) Yemen'de doğdu. Kendi devrinde Yemen'in önde gelen âlimlerindendi. 893 (m. 1488)'de Haraz'da vefat etti. İslamiyette süt kardeşlik hakkında buyurdu ki:
Ebü'l-Mugire Mansûr bin Zâzân rahmetullahi aleyh, Tabiinden hadis ve kırâat âlimidir. Aslen Vâsıtlıdır. 129 (m. 746) yılında taundan vefât etmiştir. Mansûr bin Zâzân birçok hadis-i şerif rivâyet etmiştir.
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.