Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.944.454

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâya Düşkün Olanlar, Lezzette Sınır Tanımazlar!

Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden ve evliyâdan oldu. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Otlukbeli Savaşi

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Ebubekir Kâni Efendi, 18. Yüzyılın tanınmış edebiyatçılarındandı. Bilhassa hiciv eserleri ile meşhur olmuştu. Divan'ı, Hasbıhal isimli hiciv eseri ve Münşeat adlı mektupları edebiyatımızda mühim bir yer tutar. Bu mektuplar arasında, bir kediyi konuşturarak yazdığı Hirername önemlidir. Kâni Efendi, Eflak Voyvodası İskerletzade Konstantin Efendi'nin özel katipliğini yapmak üzere Bükreş'e tayin edilmişti. Burada, Voyvo danın yeğenine de Türkçe öğretmenliği yapmıştı. Daha sonra Limni Adasına gönderilmiş, bir süre sonra da İstanbul'a dönmüştü. Bükreş'teki ikameti sırasında ona muhalif olanlar, Efendi'nin tanassur ettiğini, yani Hristiyan olduğunu söylemeye başladılar. Bu söylenti kulaktan kulağa geçerken şekil değiştirerek, onun bir Romen kızına gönlünü kaptırdığı, onu elde etmek veya nikahına almak için din değiştirdiği şeklinde yayıldı. O sırada 70 yaşında bulunan Kâni Efendi, dedikoduculara, iki asırdır dilimize bir atasözü olarak yerleşen tarihi cevabını verdi:"Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani"

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tasavvuf Ehlinin Kalbinde Kir Ve Kötülük Olmaz

Şeyh Abdüsselâm hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 907 (m. 1501)'de doğdu. Şah Nizâm Nârnûli'den hilâfet aldı. 1033 (m. 1623)'de vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâlimden Ve Ona Yakın Kimseden Uzak Dur!

Vehbi Tülek

Lütfullah Karamâni Efendi, Emir Sultan hazretlerinin üçüncü halifesidir. Karaman'da doğdu. İlim tahsili için Gelibolu'ya geldi. Bu sırada oraya gelen Şeyh Bedreddin Efendi'ye intisab ederek tasavvuf yolunda ilerledi. Bursa'da Emir Sultan hazretlerinin kabrini ziyâret ederek onun üveysisi oldu. 1488 (H.894) senesinde Bursa'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Vehbi Tülek

eshabım Hakkında Konuşan Bu Mudur?

Vehbi Tülek


Eshâb-ı kiramın büyüklerinden Ebû Mûsâ el-Eş'ari buyurdu ki: Ben Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" hazretlerinin huzûr-ı şeriflerinde idim. Medine-i münevvere bağlarından bir bağda idik. Bir şahıs geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Hazret-i Resûl-i ekrem bana buyurdu ki: (Var, kapıyı aç. Cennet ile onu müjdele!) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ebû Bekir'dir. Resûlullahın buyurduğu şey ile müjde verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...
Ondan sonra bir şahıs dahâ geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" buyurdu ki: (Var kapıyı aç ve Cennet ile ona müjde ver.) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ömer'dir. Ona, Resûlullah hazretlerinin buyurdukları şeyi haber verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...

Günahkârın Kabrinden Yükselen Alevler

Vehbi Tülek

İmâm-ı Birgivi'nin Vasiyetnâmesi

Vehbi Tülek

o Oynadığın Eller Kefenin Olsun!..

Vehbi Tülek

Yemekle Dolan Midede Hikmet Durmaz!

Vehbi Tülek

Evliyânın Sohbetinde Öyle Bir Tesir Olur Ki!

Vehbi Tülek

Mutasavvıf Ve Müfessir İsmail Hakkı Bursevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Bunlar Şarapti

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Sarik Ve Sakal

Helvaci Çocuk

Sarik Ve Sakal

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek