Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.099.738

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kıyamet Günü Kendisine Gıpta Edilecek Kimse

Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Mısır'ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; "Ey Şihâbüddîn! İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tabiinin Büyüklerinden Muttalib Bin Abdullah

Muttalib bin Abdullah bin Hantab, Tabiindendir. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Hadis sahasında önde gelen âlimlerdendir. Hazreti Muaviye'nin (radıyallahü anh) halifeliği zamanında Şam'da yaşadı. Eshab-ı kiramdan bazıları ile görüştü ve onlardan Hadis-i şerifler rivayet etti. Bunlardan bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

Ali bin Sehl İsfehani hazretleri, Remle'de otururdu. 261 (m. 874)'de vefât etti. Hadis-i şerif ilminde sika (güvenilir) bir râvi idi. Velid bin Müslim, Haccâc bin Muhammed, Zeyd bin Ebiz-Zerkâ, Damra bin Rebia, Şebâbe bin Sevvâr Müemmil bin İsmâil ve başka zâtlardan rivâyetlerde bulundu. Kendisinden de, Ebû Dâvûd, Nesâi, İbn-i Huzeyme, İbn-i Cerir, Muhammed bin Hârûn er-Re'yâni, Ebû Zür'a, Ebû Hâtem ve başka zatlar rivâyette bulunmuşlardır.

Kalpleri Saf Ve Nurlu Olanlar

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Muhammed Kadri Hazîn

Vehbi Tülek

Muhammed Kadri Hazin ilk derslerini, âlim ve sâlihlerden olan babası ve dedesinden aldı. Ancak, küçük yaşlarda anne ve babasını kaybetti. O sırada evlerine Gavs-ı Geylâni'nin geldiğini gördü. Ona; "Oğlum üzülme! Baban, Rabbi'nin dâvetini kabûl ederek gitti. İşte her hususta babanım. Maddi ve mânevi hiçbir şeyden endişe etme" buyurdu.
Seyyid Muhammed Kadri Hazin, zâhiri ilimleri Molla Abdurrahmân'dan öğrendi. Sonraları Şeyh Muhammed Said'in sohbetlerine devâm etti. Bağekun'da oturan Şeyh Muhammed Said'i dört defâ ziyâret etti. Bu ziyâretleri sırasında vilâyet makâmının en üst derecelerine kavuştu.

Biz Kıyâmet Gününde Bu Şekilde Kalkarız

Vehbi Tülek

Ahmed Rıfâî’nin Dayısı Mansûr El-betâih

Vehbi Tülek

Kıraatin Başlangıcı Nakle Dayanır

Vehbi Tülek

Müctehid Yanılsa Bile Bir Sevap Kazanır!

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Ben Şehîd Değil Miyim?

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Olanlar!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Yuhçu Baba

SelÂmetle Gidip Gel

Adam Olmazsan

Sarik Ve Sakal

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek