Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.805.196

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan Muharebesinde Macar ordusunu arkadan çevirerek tamamen imha eden Gazi Bali Bey, bu savaştan yıllar geçtikten sonra, sancakbeyliği alameti olarak kendisinde bulunan iki tuğa ilave olarak, bir tuğ daha verilmesi için Padişaha ricada bulundu. Terfi ve terakkinin muayyen yaş, kıdem ve hizmet mukabili olduğunu bilen Kanuni, ona şu cevabı yazdı:"Yadigarım ve muhterem lalam Gazi Bali Bey!Berhudar olasın, yüzün ak olsun...

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tefsîr Rivayet Ile Tevil Dirâyet Ile Yapılır

Amâsi Bayram Efendi Anadolu'da yaşayan âlim ve velilerdendir. Merzifon'da doğdu. Bayram Efendi, küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Tahsilini tamamlayıp ilimde yükseldikten sonra Amasya Müftülüğüne ve Sultan Bâyezid Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. Medine-i münevvere, Trablusşam, Sofya, Konya ve Kayseri kâdılığı yaptı. Bazı velilerle görüşüp sohbetlerinde bulundu. 1709 (H.1121) senesinde Konya'ya giderken Eskişehir'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-ferec Abdülvâhid Şîrazî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ferec Abdülvâhid Şirazi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. Aslen Şirazlı olup Urfa-Harran'da doğdu. Soyu meşhur sahâbi Sa'd bin Ubâde'ye (radıyallahü anh) ulaşmaktadır. Bağdat'­ta Kâdi Ebû Ya'lâ el-Ferrâ'dan fı­kıh okudu. Daha sonra Şam'a yerleşti ve birçok talebe yetiştirdi. 486 (m. 1094)'de orada vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Bir Yol Gösterici Bulamayan!..

Vehbi Tülek

Mustafa Efendi, Osmanlılar zamânında İstanbul'da yetişen velilerden olup seyyiddir. Fâtih Câmii Medresesinde müderrislik yaptı. Hâfız Muhammed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı...

Ebül-hayr Fârûkî

Vehbi Tülek

Nedâmet, Pişmanlık Duymak Tövbedir

Vehbi Tülek

Şeytanın Sevdiği Kimse!..

Vehbi Tülek

İbadetlere Bir Şey Ilave Etmek Bidattir

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey Lüzumsuz Yaratılmamıştır

Vehbi Tülek

Ahmed Rıfâî'nin Merhameti...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

O Kullarına Çok Merhametlidir

Anzakli Ömer

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek