Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.634.487

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yahya Ağa

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanları Kurtuluş Yoluna Kavuşturanlar

Hamza Nigâbî Efendi Osmanlı velîlerinden olup Şerif’tir. Karabağ’da doğdu. Amasya'ya giderek Nakşibendî-Halidî şeyhi İsmail Şirvanî hazretlerine talebe oldu. İcazet alarak halifelik verildi ve insanları irşad etmesi için Harput’a gönderildi. 1304 (m.1886)’da orada vefat etti. Cenazesi Amasya'ya nakledildi. Eserlerinden “Nigârname” meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küfre Düşmekten Çok Korkmalı, Az Konuşmalı

Vehbi Tülek

Molla Abdürraûf hazretleri Osmanlı âlimlerinin meşhûrlarından olup, büyük âlim Molla Arâb hazretlerinin oğludur. 932 (m. 1525)'de Bursa'da doğdu. 1009 (m. 1600)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi, Rumeli'de yetişen velilerdendir. Doğum târihi ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Halvetiyye tarikatında idi. 1610 (H. 1019) senesinde Bulgaristan'ın batısında Köstendil'de vefât etti. Büyükköprü denilen kabristana defnedildi. Ârif, kâmil, âlim, ilmiyle amel eden mübârek bir zat idi.

Hasan Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Karahisârî Abdürrahîm Efendi

Vehbi Tülek

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Vehbi Tülek

En­dü­lüs­lü â­lim İbn­-i Reyûlî

Vehbi Tülek

Muğlalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Namazda Fâtiha Okumak Vâcibdir

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Yedi Harf Üzerine Indi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Arkadaşlarımı Korumak Için

Kabahat Kilincin Midir?

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek