Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.607.856

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Bir gün, Sultan II. Mahmud Han'ın Sadrazamlarından İzzet Paşa, tebdil-i kıyâfetle Eyyüb' deki Ömer Rızâi Efendi'nin dergahına geldi. Şeyh hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Şeyh hazretleri hiç bir sıkıntısından bahsetmeyip hayır duâda bulundu. Bu sırada Rusya Çariçesi Katerina'nın İslâm düşmanlığından ve kabul edilemeyecek tekliflerinden bahsedip duâlarını istedi. Şeyh hazretleri ise; "Gönlünü ferah tut. İnşâallahü teâlâ kısa bir zaman sonra habisin ölüm haberini alırsın." buyurdu. Öte yandan binânın hâline vâkıf olan İzzet Paşa, saraya döndükten sonra ilk olarak mimar ağayı azledip yerine başkasını tâyin etti.

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han devri devlet adamlarından olan tarihçi Ahmed Cevdet Paşa Paşa, Çerkes Hasan Bey'in yakalanıp karakola götürülmesinden sonra verdiği ifadesini şöyle anlatır:"Bugün hanemden çıkarak Bâb-ı Seraskeriye geldim. Beni kumandan paşanın yanına götürdüler ve memur olduğum altıncı orduya göndermek üzere karakol altına aldılar. Akşam üstü Daru'ş-şura-yı Askeri reisi Redif paşa beni çağırub: "Bağdad'a gitmedin mi, neden gitmiyorsun ve serkeşsin" diyerek tekdir etdikden sonra ben dahi: "Eğer yarın gitmez isem tard edin, ne yaparsanız yapın" dedim. Bunun üzerine:"Kumandan paşayı te'min eyler" dedi. Tekrar kumandan paşanın yanına gidüb:

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Beni Kimseye Muhtaç Etme Yâ Rabbî

Kâsım Ali Bedahşi hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Hicri onbirinci asrın ortalarında vefât etti. Rivâyet edilir ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Nasûhi Mehmed Efendi Halveti şeyhlerindendir. Halveti-Şâbâni tarikatının Nasûhiyye kolunun kurucusu olup, 1060 (m. 1650)'de Üsküdar'da doğdu. Şeyh Karabaş Veli'ye intisap etti. İcazet alarak Mudurnu'ya gitti ve halkı irşad etmeye başladı. Sonra İstanbul'a döndü. 1130 (m. 1718)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

Rabbinize Istiğfar Edin Ki

Vehbi Tülek

Erzincanlı Hâcı Fehmi Efendi son devir velilerindendir. Erzincan'da yaşadı. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin yolunun âdâb ve erkânını Erzincan'da yayan Terzi Baba'ya talebe oldu. Onun sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. "93 Harbi" olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus harbinde Hâcı Fehmi Efendi de, yetmiş-seksen kişilik talebeleri ve sevenlerini toplayıp cepheye koştu. Büyük kahramanlıklar gösterdi. 1298 (m. 1890) senesinde Mekke-i mükerremede, hac esnasında hastalandı ve vefât etti. Hâcı Fehmi Efendi bir sohbetinde buyurdu ki:

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

İyi Ve Kötü Huyları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Kabir Azâbı Rüyâ Gibi Değildir

Vehbi Tülek

bâlî Sultan Abapûş-i Velî

Vehbi Tülek

Molla Câmî'ye Iftira Atan Bedevînin Sonu

Vehbi Tülek

iki Çul Sahibi Abdullah El-müzeni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Allah'ın Emaneti

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek