Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.613.379

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaratılanların En Üstünü Peygamberimizdir

Şemseddîn Muhammed Şîrâzî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh, hadis ve tefsir âlimlerindendir. 549 (m. 1154) yılında doğdu. Şam’da daha birçok âlimden hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerini tahsil edip, icâzet aldı. Şam kadılığına tayin edildi. Vefâtına kadar kadılık yaptı. 635 (m. 1237) yılında Şam’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Hayatı denizlerde su üstünde geçen Barbaros Hayreddin Paşa; dinine bağlı, kâmil bir müslümandı. Geceyi üçe ayırırdı. Birinci kısmında Kur'an-ı kerim okur, ikinci kısmında ibadet eder, kalan kısmında da istirahate çekilirdi.Rumca, İtalyanca, Arapça, Rusça, İspanyolca gibi dilleri çok iyi konuşurdu. Oniki sene şeref ve zaferlerle Osmanlı'ya hizmet eden Kaptân-ı derya Barbaros Hayreddin Paşa, Osmanlı Devleti'nin sınırlarını Fas'a kadar uzattı. Beşiktaş'ta bir medrese inşa ettirdi. Serveti ile, İstanbul'un muhtelif semtlerinde hanlar, hamamlar, konaklar, evler, değirmenler, fırınlar yaptırarak, gelirlerini hayır kurumlarına ve kurduğu medresede kalan öğrenci ve muallimlerin masraflarına tahsis etti.

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alî Bin Abdullah Semhûdî

"Yâ Rabbi! Resûlünü vesile edenlerin tevbesini kabûl edeceğine söz verdin. Ben de, yüce Peygamberinin huzûrunda senden af diliyorum."

Ali bin Abdullah Semhûdi hazretleri, 844 [m. 1440] senesinde Mısır'da dünyaya geldi; 911 [m. 1506]'de Medine'de vefât etti. Çok kitâp yazdı. "Hülâsa-tül-vefâ" kitâbında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Velîde Bulunan Nûrlar!..

Vehbi Tülek

Dâvûd-i İskenderi hazretleri, Mısır'da yaşamış olan Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 1333 (H.733) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Bu mübarek zatın kıymetli sözlerinden bâzıları şunlardır:

Kâdı Burhâneddîn Ahmed Bey

Vehbi Tülek

Kûfe Kadısı İyas El-müzenî

Vehbi Tülek

İyas bin Muaviye el-Müzeni, Hicri 46. yılda Arabistan'da doğdu. Müzeyne kabilesine mensup çocukta, çocukluğundan itibaren asalet ve zekâ işaretleri belirdi. Ailesiyle birlikte Basra'ya gitti, orada yetişti ve tahsilini orada yaptı. Halife Ömer bin Abdülaziz onu Kûfe'ye kadı olarak tayin etti. Vefatına kadar da bu vazifede kaldı...

Seyyid Abdülaziz

Vehbi Tülek

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Sâlihler Cehenneme Hiç Gitmeyecektir

Vehbi Tülek

Abdülmecîd Şirvânî

Vehbi Tülek

Abbas Bin UbÂde (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Seyfeddîn-i Fârûkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

At Hirsizi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Örümcek Ağı

Onun Görmediği Yer

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek