Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.584.777

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Papazlar

Fatih, Rumeli Hisarı gibi, Bizans'ın boğazını sıkacak dev eseri, üçbuçuk ayda tamamladı. Başta kendisi olmak üzere bütün Vezirler sırtlarında taş taşıdı. Dürüstlükle, harcından çalınmadan yapılan eser, 550 senedir dimdik ayakta. 17 Ağustos'ta moloz yığını olan binaların mimar ve mühendisleri bundan ders almalıdır! Çeşitli yalanlarla suçladıkları fethin babası, din ayrımı gözetmeksizin Rum, Ermeni ve Yahudilere inanç ve icrai sanat hürriyetini tattıran insandır. 52 günlük bir muhasaradan sonra, Türk askerleri İstanbul surlarından, coşkun bir sel gibi akıyordu. Bizans halkı ise, ölüm korkusu ile Ayasofya'da toplanmışlar ve gaipten bir kurtarıcı bekliyorlardı.

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa ordusunun taarruzla yenilmez bir kuvvet olduğuna kanaat getiren Ruslar, bu defa bu orduyu dört taraftan kuşatarak, açlık ve cephane darlığı ile teslim almaya karar verdiler. Plevne'deki ordunun Süleyman Paşa ve Mehmed Ali Paşa ordularıyla irtibatını kesmek suretiyle yenilebileceğine inandılar. Ruslar, bütün dünyaya karşı şeref ve namuslarını ancak, Osman Paşa'yı esir almakla kurtarabileceklerdi. Plevne önlerinde kanlı çarpışmalardan sonra Hafız Ahmed Paşa ile 53 zabit ve 2235 askerimiz Ruslara esir düştü. 2000 askerimiz de şehid olmuştu. Rusların zayiatı da 118 zabit ve 3203 askerdi. Rus generali Gorko, esir alınan Hafız Ahmed Paşa'yı yanına getirterek, ona elini uzattı ve:-Ben sizi bir kahraman olarak tanırım, dedi. Hafız Ahmed Paşa da cevap olarak, yerde kanlar içinde yatan şehidleri göstererek, yavaş ve titrek sesle:-Asıl kahraman bunlardır, dedi.

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Sözleri Yazın, Îmân Kokusu Geliyor

Pîr-i Horasan hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Asıl adı Ahmed bin Harb’dir. Nişabur'da doğdu. Süfyân bin Uyeyne, Yahyâ bin Muâz ve başka gönül sultanı ehil zâtların sohbetlerinde bulunarak ilim öğrenip olgunlaştı. İlim ve fazîlette üstün derecelere yükseldi. 848 (H.234) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mîrek-i Belhî

Vehbi Tülek

Mirek-i Belhi hazretleri, Türkistan'da yetişen büyük tefsir âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Fadl Ravvâsi'dir. "Tefsir-i kebir" isimli eserin sahibi olan Ravvâsi, 413 (m. 1022)'de Belh'de vefât etti. Cuma sûresini tefsir ederken buyuruyor ki:

Muhammed Bahşî

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

İffet, Kişiyi Her Türlü Rezillikten Korur!

Vehbi Tülek

Tâhir-i Lâhorî

Vehbi Tülek

Vekî Bağdâdî

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Mesud

Vehbi Tülek

Sâlihler Cehenneme Hiç Gitmeyecektir

Vehbi Tülek

Her Işin Bir Güç Bir De Kolay Tarafı Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

"encümen-i Bîzebân"

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek