Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.828.709

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Boynuzsuz Koç

Bir Kurban Bayramı arefesinde, Şâir Fitnat Hanım kurbanlık almak için Bayezid Meydanında dolaşıyormuş. Şâir Haşmet de oradaymış. Abdest-namazla pek alâkası olmayan bu şâir, fırsat buldukça Fitnat Hanım'a takılır, onun iğneli sözlerine muhatap olurmuş. Fitnat Hanım'a orada ne aradığını sormuş, o da kurbanlık koç alacağını söylemiş. Şâir Haşmet: "Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?" diye yine takılmış. Fitnat Hanım da sözünü esirgemeden cevap vermiş: "Olmaz, bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz'in Sadrazamlıklarını yapmış olan ünlü devlet adamları Âli Paşa ile Fuad Paşa iyi arkadaştılar. Fuad Paşa, bir sohbette, bir soru üzerine Âli Paşa ile aralarındaki farkı şöyle anlatmıştı:

"Âli Paşa ile ben muhallebiciye benzeriz. O, nefis muhallebi yapar, fakat satmasını bilemez. Ben yapmasını bilmem, lakin satmasını bilirim. O, muhallebi satmak için sokağa çıkıp da korkunç seda ve eda ile "muhallebi" deyince çocuklar korkup kaçarlar. Ben tablayı başıma koyup çacukların hoşuna gidecek bir ses tonuyla "küçük beylerim, küçük hanımlarım, güzel muhallebim, kazandibim var" diye mahalle aralarında dolaşmağa başlayınca çocuklar oyuncakçı geçiyormuş gibi hemen etrafıma dizilirler. Kadınlar pencerelerden seslenip, tablanın üstün de ne varsa alırlar.

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Unutulmamak Istiyorsan!..

Ahmed Ayderûsi hazretleri büyük velilerdendir. 1482 (H.887) senesi Yemen'de doğdu. 1516 (H.922) senesi Aden'de vefât etti. Âlim ve veli bir zât olan babasından okuyup icâzet, diploma aldı. Kalp ilimlerinde yükseldi. İnsanlara doğru yolu, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını göstermekle meşgûl oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhsân Ettiğini Hatırlayan Kimse Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım el-Mukri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan âlimlerinden idi. 378 (m. 988)'de Nişâbûr'da vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Yalanı Çok Olanlar Cehenneme Layıktır

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...

Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

biraz Yavaş Konuş Herkes Duyacak!..

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Olmayan Kimseler

Vehbi Tülek

Ahmed Semanî Hazretleri

Vehbi Tülek

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Talebe, Gafletten Uyanmak Isterse

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Allah Diyen Genç

Cennetlik Hanım Isteyen...

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

A'meş Ve Hanımı

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek