0lk “Derya Beyi” Kara Mürsel Gazi

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 25 Ocak 2007

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâeddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir’den Bursa’ya nakledildi. Anadolu içlerinde ve Batıda yıldırım süratiyle fetih hareketlerine girişildi. Askerî, idârî faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdî müesseseler kuruldu. Aşîret kuvvetlerine ilâveten “yaya” denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327’de Bursa’da gümüş akçesini bastırdı. Tâyinlerde bulunup, Akça Koca’ya Kandıra, Kara Mürsel’e İzmit Körfeziningüneyi ve Abdurrahmân Gâzi’ye de yeni fethedilen Aydos ve Samandıra’nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazîfeliydiler.

Devamını oku...

Mısırlı velî Ebussuud Carihi

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 24 Ocak 2007

Ebussuud Carihi, Mısır’da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Doğum tarihi bilinmiyor. Mısır’da birçok âlimden ders alarak ilim ve tasavvufta yüksek derecelere erişti. Halktan ve devlet adamlarından çok hürmet gördü. Herkes onun duasını almak ve himmetine kavuşabilmek için dergahına gelir, tamirat işleriyle uğraşırdı...
Ebussuud Carihi hazretleri, yer altına bir sığınak yapmıştı. Ramazan ayının başında oraya girer ve ibadetle meşgul olurdu. Yalnızca Kadir Gecesi bir tas su içerdi. Çok kerametleri görülmüştü. Bazen kendisini bir hal kaplar ve uzun zaman kendine gelemezdi.

Devamını oku...

“Yeter ki mübarek yüzünüzü göreyim!”

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 23 Ocak 2007

Mısır’da Tanta şehrinde yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri uzun boylu, buğday tenli idi. Her an Allahü teâlâyı düşünür, O’nun muhabbetinin ve heybetinin tesiri ile kendinden geçerdi. Kırk gün ve daha ziyâde bir şey yiyip içmez ve uyumazdı. Gözlerinin karası, bir ateş koru halindeydi. Yüzünde çiçek hastalığından kalma bir eser olarak üç nokta bulunuyordu. Biri sağ, biri de sol yanağında olup, diğeri de burnunun yukarı kısmındaydı. Küçüklüğünden beri başına şal sarar, yüzünü de iki nikapla örter, böyle gezerdi. Zaten yüzünü bu şekilde Afrika bedevîleri gibi örttüğü için kendisine “Bedevî” deniyordu.

Devamını oku...

Bir hikmet ehli Abdullah bin Muhammed

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 23 Ocak 2007

Abdullah bin Muhammed el-Osmânî, Mısır’da yaşayan evliyanın büyüklerindendir. Hazret-i Osman’ın soyundan geldiği söylenir. Bu sebeple kendisine “Osmânî” nisbesi verilmiştir. Doğum tarihi hakkında bir bilgi yoktur. Kahire’de yaşamış ve orada vefat etmiştir.

Bu mübarek zat, haramlardan son derece sakınırdı. Bu sebeple Kahire’deki el-Hakim Camii’nde itikaf ederdi. Abdullah bin Muhammed el-Osmânî, hikmetli sözleriyle ve nasihatleriyle meşhurdur. İşte size o güzel sözlerden bir demet:

Devamını oku...

Bir hikmet ehli Abdullah bin Muhammed

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 22 Ocak 2007

Abdullah bin Muhammed el-Osmânî, Mısır’da yaşayan evliyanın büyüklerindendir. Hazret-i Osman’ın soyundan geldiği söylenir. Bu sebeple kendisine “Osmânî” nisbesi verilmiştir. Doğum tarihi hakkında bir bilgi yoktur. Kahire’de yaşamış ve orada vefat etmiştir.
Bu mübarek zat, haramlardan son derece sakınırdı. Bu sebeple Kahire’deki el-Hakim Camii’nde itikaf ederdi. Abdullah bin Muhammed el-Osmânî, hikmetli sözleriyle ve nasihatleriyle meşhurdur. İşte size o güzel sözlerden bir demet:

Devamını oku...

Fakîh hükümdar İkinci Hakem

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 21 Ocak 2007

Endülüs Emevi Devleti 765-1031 yılları arasında İspanya’da hakimiyet kurdu. İspanya’ya ilk olarak 711 tarihinde Tarık bin Ziyad kumandasında çıkan Müslümanlar, kısa zamanda bütün yarımadayı fethettiler. Burası Şam’daki Emevi halifeliğine bağlı bir eyalet olarak idare edildi. Abbasi hanedanı halifeliği ele alınca, Emevi ailesinden Abdurrahman bin Muaviye Kurtuba’ya giderek emirliğini ilan etti (756). Sonra da Halife olarak tanındı.

Devamını oku...

Şâfiî fıkıh âlimi Ahmed bin Ömer

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 20 Ocak 2007

Ahmed bin Ömer, (Ebü’l-Abbâs) büyük velîlerdendir. Ömrü Ehl-i sünnete hizmetle geçmiştir. Bilhassa “Münazara” ve “Cedel” ilminde(muhalif tarafın fikirlerini çürütüp kendi fikirlerini benimsetmek üzere geliştirilen ilim) onun karşısına çıkanlar mağlup olurlardı. Ayrıca, uzakta olan Ehl-i sünnet muhaliflerine de reddiyeler yazıp gönderirdi. Kendisine “Elbâz-ül-eşheb” denilirdi. 249 (m. 863) yılında doğdu. 306 (m. 918) senesinde vefât etti. Kabri Bağdâd’dadır.

Devamını oku...

Endülüs Emevi Halifesi Hakem bin Abdülmelik

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 19 Ocak 2007

Hakem bin Abdülmelik, Endülüs Emevi halifelerindendir. İspanya, 711 tarihinde Tarık bin Ziyad kumandasındaki Müslümanlar tarafından fethedildi. Önce Şam’daki Emevi devletine bağlı bir eyalet idi. Sonra 765-1031 yılları arasında Endülüs Emevi Halifeleri Endülüs’te hakimiyet kurmuştur. İlk hükümdar I. Abdurrahman’dan itibaren Üçüncü Hişam’la sona eren bu devlet, 275 sene yaşadı. Üçüncü Abdurrahman’a kadar “Kurtuba Emirliği” diye adlandırılan devlete bu hükümdar zamanında “Endülüs Emevi Hilafeti” namı verildi. Hükümdar, “Emir-ül Mü’minin” unvanını aldı.

Devamını oku...

Büyük mutasavvıf Ali Râmitenî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 18 Ocak 2007

Ali Râmitenî hazretleri, İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ yakınlarındaki Râmiten kasabasında doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1328 (H.728) yılında Harezm şehrinde vefât etti...
Ali Râmitenî hazretleri, memleketi olan Râmiten’de küçük yaştan îtibâren ilim tahsîline başladı. Akıl ve zekâsının parlaklığı, kavrayış kâbiliyetinin yüksekliği dolayısıyla kısa zamanda ilim yolunda yükseldi. Sonunda herkese ilim saçan, yol gösteren, kalbinden nûr ve hikmet kaynakları fışkıran hazret-i Şeyh Mahmûd-i İncirfagnevî’ye kavuştu...

Devamını oku...

Şâfiî fıkıh âlimi Hüseyin bin Ahmed

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 17 Ocak 2007

Haleb’de dünyâya gelen Hüseyin bin Ahmed el Mûsulî hazretleri, küçük yaştan îtibârenilim tahsîl etti. Zamânındaki âlim ve velîlerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Mûsul’a gelip orada yerleşti. Zâhirî ve bâtınî ilimlerde yüksek bir âlim ve tasavvuf yolunda olgun bir velî oldu. Bilhassa Şâfiî fıkhında âlim idi. İnsanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlattı. Onların dünyâ ve âhirette saâdet ve mutluluğa kavuşmaları için gayret etti. Pekçok kerâmetleri görüldü...

Devamını oku...