Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.017.442

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çal Çoban Çal

Yıldırım Bayezid Han'ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas'da vali olarak bulunuyordu. Timur Han bütün İran'ı ele geçirip bir kasırga gibi Doğu Anadolu'ya girdi. Osmanlı Devletinin o zamanki en uzak noktası Sivas idi. Timur, hızla Sivas'ı kuşattı ve teslim olmasını istedi. Fakat şehrin kumandanı olan Ertuğrul bunu reddedince şiddetli bir kuşatma başladı. İçeriden elde ettiği adamları, şehrin kapılarını gizlice Timur askerine açınca, Sivas Timur'un eline geçti. Ertuğrul ise bir avuç askeriyle çarpışa çarpışa şehid oldu. Bu haber Yıldırım'a ulaşınca acılar içinde kaldı. Bir yandan Ertuğrul gibi bir oğul, diğer yandan Sivas gibi bir kalenin kaybı onu çok sarstı. Bu yüzden efkar dağıtmak için arasıra Uludağ sırtlarına doğru gezintiye çıkıyordu. Yine birgün yanında veziri olduğu halde dağ eteklerine çıkmıştı. Biraz sonra, koyunlarını otlağa salmış, sırtını bir ağaca yaslamış bir çobanın, kavalıyla içli havalar çaldığını duydular ve oraya yöneldiler. Bir müddet gözyaşları içinde onu dinledikten sonra Yıldırım Bayezid Han:"Çal çoban çal...Keyif de senin, rahat da senin. Kaybettiğin neyin var ki. Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal..."

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hayırlı Işe Besmele Ile Başlamalıdır

Mevlânâ Hüsâmeddin Pârisâ hazretleri Hâce Alâüddin-i Attâr'ın yüksek talebelerinden ve halifelerindendir. Kabri Afganistan'da Belh şehrindedir. Mevlânâ Hüsâmeddin Pârisâ buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Tâcüddin İbrâhim Karamâni hazretleri, aslen Manavgatlıdır. Piri Halife'den zamânın zâhiri ilimlerini öğrendi. Önce Konya'ya, sonra da Bursa'ya gitti ve orada Abdüllatif Makdisi'nin hizmet ve sohbetinde bulunup, onun teveccühlerine kavuştu. 1467 (H.872) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Zeyniler semtinde hocası Abdüllatif Makdisi'nin yanındadır.

Tâcüddin hazretleri bir sohbetinde buyurdu ki:

Abdürrahîm Müeyyedî

Vehbi Tülek

Günahı Küçük Görmek Gibi Bir Musîbet Yoktur!

Vehbi Tülek

Ahmed bin Ebü'l-Hayr hazretleri âlim ve evliyanın meşhurlarındandır. Yemen beldelerinden Zebîd'de doğdu. 1328 (H.729) senesinde aynı yerde vefât etti. Önce babasından, sonra âlimlerden ilim öğrendi. Hadîs-i şerîf ilminde üstün bir dereceye yükseldi. Kendisinden de Yemen'in âlimleri istifâde ettiler. Sohbetlerinde şöyle anlattı:

Günâhına Tövbe Etmek Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Mansur Buhûtî

Vehbi Tülek

Ziyâd Bin Ebî Süfyân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Mütevazı Şair Yenişehirli Avni

Vehbi Tülek

Dil Ve Kulak, Kalbin Anahtarıdır

Vehbi Tülek

İnsaflı Davranmayı Kendine Vazîfe Bil

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Fani Dünya

Derdi Olan Neylesin?

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Latif Bir Şikayet

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek