Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.513.101

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Yıldırım Bayezid Hân, 1396 Niğbolu Zaferi'nden sonra Rabbine karşı bir şükran ifâdesi olarak Bursa'ya büyük bir câmi yaptırmaya karar verdi. Câminin inşasında çalı şanların ekmek ihtiyacını yakında küçük bir fırını bulunan Somuncu Baba karşıladı. Ulu Câmi'nin bir Cuma günü açılmasına karar verildi. Bursalılar bu muhteşem câmiyi hınca hınç doldurmuşlardı. Başta pâdişah Yıldırım Bayezid Hân, Şeyhülislam Molla Fenâri, gönüller sultanı Emir Sultan, diğer ulemâ ve devlet erkanı açılış için hazırdı. Yıldırım Bayezid Hân, câminin açılış hutbesini okuması için Emir Sultan'ı görevlen dirdi. Emir Sultan, "Sultanım, zamanımızın büyük âlimi burada iken, bizim hutbe okumamız uygun düşmez." diyerek affını istedi.

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde en büyük yenileşme hareketlerini yapan Sultan II. Mahmud, bütün bu icraatları için Şeyhülislam Mehmed Tahir Efendi'den fetvalar almıştı. Bilhassa Yeniçeri ocağının kaldırılması için verdiği fetvaya çok memnun olan padişah, ona çok kıymetli bir elmas yüzük hediye etmişti.

Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Nizam-ı Cedid ordusunun kıyafetleri de Avrupa'dan örnek alınmıştı. Bilhassa Yeniçeri kavuğu yerine miğfer giyilmesi gerekiyordu. Bunun için de yine Şeyhülislam'ın fetvası gerekliydi. Mehmed Tahir Efendi saraya davet etdildi. Padişah, Şeyhülisamı, yüzü güneşe karşı gelecek şekilde oturttu. İkindi güneşi, Tahir Efendi'nin tam gözüne geliyor ve onu fazlasıyla rahatsız ediyordu. Bu yüzden devamlı olarak eliyle güneşe karşı gölgelik yapmaya çalışıyordu. İşte istediği fetvayı almak isteyen padişah o esnada sordu:-Efendi Hazretleri, görüyorum ki güneşe dayanamadınız, ya benim askerlerim, kafirlerle güneşe karşı nasıl harbederler, diye sorunca Şeyhülislam:-O halde kavuk yerine miğfer giyilebilir, şeklinde padişahın istediği fetvayı verdi.

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Molla Fenârî

Molla Fenâri (Muhammed bin Hamza) zamanının en güçlü ve büyük âlimlerindendi. Faziletli, sağlam karakterli, yüksek ahlâklı üstün bir insandı. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı "Fenâri" nisbetiyle meşhur oldu. Osmanlı Devletinin ilk şeyh-ul-islâmı ve büyük veliledendir...
Bu mübarek zat, uzun zaman Bursa'da kalan ve "Somuncu Baba" diye tanınan Hâmid-i Aksarâyi'den de ilim ve feyz aldı. Büyük bir veli ve yüksek âlimlerden olan Somuncu Baba, önceleri Bursa'da yaptırdığı fırında pişirdiği ekmekleri satarak geçinirdi. O sırada Molla Fenâri de Bursa'da kadılık yapıyordu. Somuncu Baba'nın ilimdeki ve velilikteki üstünlüğünü bilenlerdendi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sıratı Kolay Geçmek Istersen

Vehbi Tülek

İbnü'l-Feleki hazretleri büyük hadis âlimlerindendir. 427 (m. 1036) senesinde İran'da Nişâbûr'da vefât etti. Kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Son Nefes Endişesi Ile Hep Ağlayan Zat

Vehbi Tülek

Ali Ibn-i Ehı'l-menûfî

Vehbi Tülek

Ali ibn-i Ehı'l-Menûfi rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi âlimlerindendir. 823 (m. 1420)'de Mısır'da Menûf şehrinde doğdu. 889 (m. 1484)'de Kâhire'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir talebesine şunları söyledi:

İsmâil Cerrâhî

Vehbi Tülek

Molla Yegân

Vehbi Tülek

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebû Mûsâ Cezûlî

Vehbi Tülek

Temiz Kalpten Çıkan Nasihatler Tesir Eder

Vehbi Tülek

Kâbe-i Muazzama On Kere Inşa Edildi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

SelÂmetle Gidip Gel

Adalet Ve Tevazu

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Adalet Ve Tevazu

Kadin Akli

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek