Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.771.478

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Seyyid Abdülazîz Debbağ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1679 (H.1090) senesinde Fas'ta Fes şehrinde doğdu. 1720 (H.1132) senesinde orada vefat etti. Seyyid Ahmed bin Abdullah'ın sohbetlerine devam etti ve kemâle erdi. Hocasının vefâtı üzerine, halîfesi olarak yerine geçti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Birinci Dünyâ Savaşı'nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalayıp yutmak için çok kesif bir câsusluk ve propaganda faâliyetlerine girişmişlerdi. Bu çalışmalar sonucunda Hint Müslümanlarının aşırı dostluk ve bağlılıklarına mukâbil Arap dünyâsında bâzı çözülmeler başlamıştı. Birçok Arap liderlerine Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla kurulacak devletlerden taçlar vadedilerek ayrılık telkin edilmekteydi...

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahreddîn İbnü'l-mâristâniyye

ahreddin İbnü'l-Mâristâniyye Hanbeli fıkıh âlimidir. 541 (1146)'da Bağ­dat'ta doğdu. Annesi bir hastanede mâristâniyye (hemşire) olduğu için İbnü'l-Mâristâniyye diye tanın­dı. Bağdat'ta meşhur âlimlerden fıkıh tahsil ettikten sonra "Dâr'ül-ilm" adın­da mektep açarak talebe yetiştirdi. Tiflis Emirine elçi olarak gönderilen İbnü'l-Mâristâniyye, Bağdat'a dönüşü sırasında 599 (m. 1203)'de Nahcıvan'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden: El-müzenî

Vehbi Tülek

Bekr bin Abdullah el-Müzeni hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. 726 (H.108) senesinde vefât etti...
Bekr bin Abdullah el-Müzeni, bir cumâ günü vaaza gittiği câmide cemâat oldukça kalabalıktı. Vaazında bir ara; "Bana, câmide bulunanların en hayırlısı ve iyisi sorulsaydı, insanlara en çok nasihat eden, emr-i bil-mâruf ve nehy-i anil münker yapan, iyiliği emredip, kötülükten nehyedeni, alıkoyanı arar bulur ve onu gösterirdim." Yine, bana; "İnsanların en şerlisi, kötüsü kimdir?" diye sorulsaydı, insanları en çok aldatanı bulur, onu gösterirdim" dedi.

İbrâhim Bin Şehriyâr Hemedânî

Vehbi Tülek

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

İmâm-ı Birgivi hazretleri Osmanlı Hanefi mezhebi âlimlerinin meşhûrlarındandır. İsmi Muhammed, babasınınki Ali'dir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. Önce babasından ilim öğrendi. Sonra İstanbul'da Semâniyye Medresesinden mezun oldu. İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazifesi sırasında Bayrâmiyye tarikatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamâni'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İkinci Selim Hanın hocası Atâullah Efendi, Birgivi'nin ilimdeki kudretini takdir ederek kendisini, Birgi'de yaptırdığı medresenin müderrisliğine tâyin etti. 1573 (H.981) senesinde İzmir'in Ödemiş ilçesinin Birgi kasabasında vefât etti. Vefatından önce şöyle vasiyet etti:

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Saadet Güneşi Seyyid Fehim-i Arvâsî

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti!..

Vehbi Tülek

Her Peygamberin Havârisi Vardır

Vehbi Tülek

Tevâzu Gösterenin Anlayışı Artar

Vehbi Tülek

Kabir Ziyareti Ölümü Hatırlatır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Ahde Vefa

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Evliyalar Ölmez İmiş

Sünnet Akçesi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek