Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.032.948

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Hâzim El-kâdî

Ebû Hâzim el-Kâdi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 197 (m. 813)'de Basra'da doğdu. Basra âlimlerinden fıkıh ilmini öğrendi. Hane­fi fıkhında hocalarını geride bıraka­cak bir seviyeye ulaştı. Şam, Filistin ve Bağdat kadılığına tayin edildi. 292 (m. 905)'de Bağdat'ta ve­fat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kara Dâvûd

Vehbi Tülek

Kara Dâvûd rahmetullahi aleyh, Kânuni Sultan Süleymân Hân devrinde yetişen Osmanlı âlimlerindendir. İzmit'te doğdu. 948 (m. 1541)'de Bursa'da vefât etti. Yıldırım semtinde yaptırdığı câminin bahçesine defnedildi. Yazdığı Şerh-i Delâil-i Hayrat, "Kara Dâvûd" ismi ile meşhûrdur. Bu eserden bazı bölümler:

Hindistanlı Velî Abdülvâhid-i Lâhorî

Vehbi Tülek

Yusuf Sicistânî

Vehbi Tülek

Yusuf Sicistâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. İran'da Sicistân'da doğdu. Bağdad'da zamanın fıkıh âlimlerinden ilim öğrendi. Anadolu Selçuklu Sultanının daveti üzerine Sivas'a geldi ve burada talebe yetiştirdi. 638 [m. 1240]'da Sivas'ta vefat etti. Münyetül-müfti kitabında buyuruyor ki:

Kıvâm-üs-sünne

Vehbi Tülek

Nasr Bin İbrâhim

Vehbi Tülek

Nasihat Etmek Kolay, Onu Yerine Getirmek Zordur!

Vehbi Tülek

Bu Kitaplar Medîne'ye Gönderilecek

Vehbi Tülek

Müferric Bin Muvaffak

Vehbi Tülek

İmânı Zayıf Olanlar Şeytana Aldanırlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

"encümen-i Bîzebân"

Cünnetü'l-esmâ

Kabahat Kilincin Midir?

Sarik Ve Sakal

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek