Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.545.194

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler.

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü Muti' El-belhî

Ebü Muti' el-Belhi hazretleri İmâm-ı Azam Ebû Hanife hazretlerinin talebesi ve Fıkhü'I-ekber ile Fıkhü'l-ebsat adlı eserlerin râvisidir. 115 (m. 733) yılında Afganistan'da Belh'te doğ­du. İlk tahsilinden sonra Kûfe'ye gitti ve ora­da İmam-ı Azam hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. sonra Belh'e dönderek orada talebe yetiştirdi. 199 (m. 814)'de Belh'te ve­fat etti. Bir dersinde talebelerine şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah âşıklarını Üzmemeli

Vehbi Tülek

Mimârzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 934 (m. 1527)'de Haleb'de kadı iken vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) vesile ederek, Allahü teâlâdan bir şey istemek mevzûunda şunları anlattı:

İnsanlar Boş Şeylerle Meşgul Oluyorlar!

Vehbi Tülek

Çelebi Sâlih Efendi

Vehbi Tülek

Çelebi Sâlih Efendi, İstanbul'da yetişen evliyâdandır. 1203 (m. 1788) senesinde, İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu. 1296 (m. 1879) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bu mübarek zat, Fâtih civârında, Tahtadâra Dergâhı'nda Mesnevi-yi şerif okuturdu. Bu eserden bazı ibretli sözler:

Muhabbet, Her Türlü Kiri Ve Lekeyi Temizler

Vehbi Tülek

Göklerin Anahtarı "lâ Ilahe Illallah"tır

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehlinin Kalbinde Kir Ve Kötülük Olmaz

Vehbi Tülek

Mütevazı Şair Yenişehirli Avni

Vehbi Tülek

Neccar İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Emirlere Riâyet Ve Ibâdete Devam Etmek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Sarik Ve Sakal

İsmail Hakki Efendi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek