Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.801.899

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Üçüncü Murâd Hanın yerine geçen Üçüncü Mehmed Han ve ondan sonra tahta çıkan Birinci Ahmed Han da Şeyh Hüdâyi hazretlerine büyük bir saygı ile bağlı idiler.

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler.

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakîrler Için Defter Tutmayan Esnaflar

Abdullah bin Hüseyn Nâsıhî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 373 (983)’de Buhara’da doğdu. Buradaki büyük âlimlerden fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. Buhara kadılkudâtlığı yaptı; ders ve fetva verdi. 447’de (m. 1055) Buhara’da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık hazretleri, "Oniki İmâm"ın altıncısı ve Hazret-i Ali'nin torunlarındandır. Tâbiin devrinin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup, tasavvufta büyük rehberlerden olan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen Nakşibendiyye yolu âlimlerinin dördüncüsüdür.
Bu mübarek zata bir gün; "Allahü teâlâ, fâizi niçin haram kılmıştır?" diye sordular. Buyurdu ki: "İnsanların birbirine iyilik yapmaları, ihsânda bulunmaları için, Allahü teâlâ onu haram etti. Fâiz haram olmasaydı, birbirine karşılıksız iyilik yapan kalmazdı. Yapılan her iyiliğin karşılığı olarak dünyâda menfaat bekleyen çok olurdu."

İnsanı Allahü Teâlâdan Uzaklaştıran Sebepler!

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddîk Hazretleri

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddik hazretleri, Hindistan'da yaşayan büyük velilerden olup, İmam-ı Rabbâni Ahmed-i Fârûki Serhendi hazretlerinin torunu, Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin en küçük oğludur. 1649 (H.1059) senesinde Serhend'de dünyâya geldi. Babasının mübârek teveccühleri altında yetişti. Zamânın kutublarından oldu. 1719 (H.1131) senesinde vefât etti.

Bilmiyorum Demek, Ilmin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah-ı Ensârî

Vehbi Tülek

Namazda Yanlış Okumanın Hükmü

Vehbi Tülek

benim Kurtarıcım Namazdır!

Vehbi Tülek

Seyyid-i Sırdan Ve Kibirli şeyhül-islâm

Vehbi Tülek

Mümin, Hep Belalarla Baş Başadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Örümcek Ağı

Bunlar Şarapti

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Bunlar Şarapti

Pişman Oldular!

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek