Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.594.788

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz'i taşıyan Sultaniye vapuru, 29 Haziran 1867 Cumartesi günü Toulon limanına girince, adeta yer yerinden oynadı. Limandaki Fransız savaş gemi erinde bulunan ve sahilin çeşitli kesimlerine konulan toplar sürekli ateşleniyor, III. Napoléon'un seçkin misafiri, kulakları sağır edici gümbürtülerle istikbal ediliyordu. O gün kaç top mermisinin havaya savrulduğu bilinmiyor. Ama büyükçe bir meydan muharebesindeki sarfiyat ölçüsünde olduğu tahmin ediliyor. Vapur ağır ağır ilerliyor, salvo ların ardı arkası kesilmiyordu.

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Meyyit, Selam Vereni Tanır

Yahyâ bin Rebi hazretleri tefsir, hadis, fıkıh, ferâiz, kelâm ve kıraat âlimlerindendir. 528 (m. 1134)'de Vâsıt şehrinde doğdu. 606 (m. 1210)'da Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

İbrâhim Mervezi hazretleri Şafii müctehididir. Horasan bölgesinde Merv'de doğdu. Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı tahsil etti. Hayatının sonuna doğru Kahire'ye yerleşti ve İmam Şafii'nin ders verdiği yerde hocalık yaptı. 340 (m. 951)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Evliyânın Ilhamı Yalnız Kendisine Senettir

Vehbi Tülek

Şemsüddîn İbn-i Vücûhî hazretleri kırâat ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 582 (m. 1187) senesinde doğdu. 672 (m. 1273) senesinde Bağdad’da vefât etti. Kırâat ilmini el-Fahr-ül-Mûsulî’den öğrendi. İbn-i Rüzbe, es-Sühreverdî ve birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledi ve rivâyette bulundu. Bir dersinde şunları anlattı: 

Âlimin Ölümü, Büyük Musîbettir

Vehbi Tülek

ba­bam­dan Ba­na ­çok Borç Kal­dı!..

Vehbi Tülek

Rüzgâr Olmasaydı, Dünya Kötü Kokardı!

Vehbi Tülek

Zikreden Dil, Şükreden Kalp, Sabreden Beden

Vehbi Tülek

Olanla Yetin, Olmayan Şeye De Râzı Ol

Vehbi Tülek

Mütevazı Şair Yenişehirli Avni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Yuhçu Baba

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Kum Ve Kaya

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek