Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.507.513

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanim Özür Dileriz

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Hafız Ali Efendi, Kıbrıs'ta yetişen velilerdendir. 1846 (H.1262) senesinde Kıbrıs'ın Limasol şehrinde doğdu. Derslerinde Ehl-i sünnet itikâdını, Eshâb-ı kirâm sevgisini, dört büyük halifeyi üstün bilmenin ehemmiyetini anlatırdı. Ehl-i beyte derin bir muhabbet besler; "Onları sevip tâbi olanlar kurtulmuştur" derdi. Hafız Ali Efendi 1926 (H.1345) senesinde Kıbrıs'ın Baf kasabasında vefât etti. Hocası İbrâhim Sıdkı Efendinin yanına defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdadi Ve Tûr-i Sînâ'daki Râhib

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin bir talebesi anlatır: Hocam Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri ile Hicâz'a gidiyorduk. Tûr-i Sinâ dağına varınca, hocam dağa çıktı. Biz de onunla birlikte çıktık. Mûsâ aleyhisselâmın durduğu makâmda durdu. Üzerimizi o makâmın heybeti kapladı. Hepimizi vecd hâli kapladı ve kendimizden geçtik. Bulunduğumuz yerin yakınında bir kilise vardı. Kilisedeki râhib bize;
-Ey ümmet-i Muhammed "sallallahü aleyhi ve sellem"! Bana cevâb veriniz, diye bağırdı.

Abdullah Bin Cahş (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ahi Evran Ve Fatıma Bacı

Vehbi Tülek

Dün bahsettiğimiz gibi, Ahi Evran, beş yıllık tutukluluk süresini bitirdikten sonra Denizli'ye gitti. Bir müddet sonra Sadreddin-i Konevi hazretlerinin isteği üzerine, diğer ulemâ ile birlikte Konya'ya döndü. Konya'da bir müddet ikâmet edip, Müslümanları irşâd ile meşgûl oldu...

Ebû Osman Yuneynî

Vehbi Tülek

Bu Haberler, Sağlamdır Ve Doğrudur

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâmın Hakkı Için Istemek.

Vehbi Tülek

Asr-ı Saadetteki Bazı Münafık Ve Casuslar!

Vehbi Tülek

Vesvese Şeytandandır Ve Günahtır

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Âmidî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Adalet Ve Tevazu

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah El-acemî

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek