Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.686.392

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Ezan Sesi

Kavuk Yerine Miğfer

Abdullah Bin MübÂrek

Sarik Ve Sakal

Evliyalar Ölmez İmiş

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Özdemir Bey, Mısır'daki Memlûk Türk beylerindendi. Yavuz tarafından Mısır'ın Osmanlı idaresine geçmesiyle o da Osmanlı ordusuna katıldı ve vali Süleyman Paşa'nın hizmetinde Sancak Beyi (Tümgeneral) rütbesine yükseldi. Bu vazifedeyken, 1541 senesinde emrindeki kuvvetlerle güneye ilerleyerek önce Sudan, sonra Habeşistan, Eritre, Somali topraklarını fethetti. Bu ülkelerin kralları Osmanlı tâbiyetini tanıdılar. Buraların ahalisi putperest idi. İslamiyeti bu insanlara ilk tanıtan Özdemir Paşa oldu. Kısa bir zaman içinde, bazı hristiyan Habeş kabileleri dışında bu memleketlerin ahalisi tamamen Müslüman oldu.Özdemir Paşa'nın bu başarıları padişaha kadar ulaştı. Kanuni Sultan Süleyman Han, onu İstanbul'a davet ederek görüşmek istedi. Sevimli, zeki, konuşkan ve yüksek bir terbiye ve edeb sahibi olan Özdemir Paşa'yı çok sevdi ve ona Beylerbeyi (Orgeneral) rütbesini verdi. Bir süre İstanbul'da kalan Paşa, bu zaman zarfında padişah ile bir çok defa, hem de bir dost muamelesi görerek sohbet etti. Kanuni'ye, Afrika'nın stratejik önemini, buralarda Portekiz donanmasının görülmeye başladığını, eğer Osmanlı devleti olmazsa, hristiyanlığın yayılabile ceğini padişaha anlattı. Kanuni de onu "Habeşistan Beylerbeyi" tayin ederek tekrar Afrika'ya gönderdi. Böylece Afrika'da yeni bir Osmanlı eyaleti kuruluyordu.

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mübarek Bir Torun Hâce Hasan Attâr

Büyük veli Hâce Hasan Attâr'ın anne tarafından dedesi, Şâh-ı Nakşibend Behâeddin-i Buhâri hazretleridir. Dedesi Şâh-ı Nakşibend hazretleri küçük Hasan'ı çok severdi. Bir gün Hasan Attâr, çocuklarla birlikte oynarken, dedesi Behâeddin-i Buhâri oradan geçiyordu. Hasan Attâr bir buzağıya binmeye çalışıyor, diğer çocuklar da onun etrâfında koşup, böylece eğlenmekteydiler. Behâeddin-i Buhâri hazretleri durup küçük Hasan'a teveccüh etti ve; "Yakın bir zamanda, bu çocuk bir bineğe biner, şevketli hükümdarlar, atının üzengisini tutarak yanında yürür" buyurdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Otuz Dokuzu Gam, Biri Ferahlık Denizi

Vehbi Tülek

Ali Musannifek hazretleri Hanefi âlimlerinden ve Fahreddin-i Râzi'nin torunlarındandır. 803 (m. 1401)'de İran'ın Bistâm kasabasında doğdu. 875 (m. 1470)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Müzhirüddîn Harezmî

Vehbi Tülek

Hakkıyla Acıyan, Affeden Ancak Sensin Ya Rabbi!

Vehbi Tülek

İbn-i Vehb hazretleri meşhur hadîs âlimlerindedir. 125 (m. 742)’de Mısır’da doğdu. 197 (m. 812)’de Mısır’da vefât etti. Fıkıh ilminde de çok yüksek idi. Başta Hazreti İmâm-ı Mâlik olmak üzere büyük zâtlardan ilim tahsil etti. İbn-i Vehb (rahmetullahi aleyh), Hazreti İmâm-ı Mâlik’ten rivâyetle buyurdu ki: “Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin kabr-i şerîfini ziyâret edip, selâm vermek isteyen kimse, (Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtühü) demelidir.”

Muaviye (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bedreddîn Zerkeşî

Vehbi Tülek

Birini Seviyorsan, Onun Düşmanını Sevemezsin

Vehbi Tülek

Ahmed Hamevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şehriyâr Deylemî

Vehbi Tülek

Çanakkale Şehidi Hasan Ethem Bey

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Altıyüz Dirhemlik İp

Derdi Olan Neylesin?

Hakikati Görmek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Korkma!

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek