Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.207.711

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhlardan Ve Çirkin Işlerden Korunmak Için

Konyalı Behçet Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1727 (H.1140) senesinde Konya'da doğdu. Bursa'ya giderek hem Kâdiriyye, hem de Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Seyyid Burhâneddîn Mehmed Efendinin talebesi oldu. Ondan Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet, diploma aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhaşşi Sinânüddîn Efendi

Muhaşşi Sinânüddin Efendi, 1487 (H.893) senesinde Tokat-Erbaa'da doğdu. Amasya Medresesinde Taşköprülü Muslihuddin Efendiden ilim tahsil ettikten sonra İstanbul'a gelip Muhyiddin Fenâri'nin talebeleri arasına dâhil oldu. Mezun olduktan sonra çeşitli vilayetlerde kadılık ve nihayet Anadolu Kadıaskerliği yaptı. Ebüssü'ûd Efendi vefât ettiği zaman Şeyhülislâmlığı teklif ettikleri halde kabûl etmedi. 1578 (H.986) senesinde İstanbul'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kâinatın Efendisi Zamanın Güneşidir

Vehbi Tülek

Celâleddin ibn-i Hatib Dâreyyâ hazretleri siyer, hadis ve fıkıh âlimidir. 745 (m. 1344)'de doğdu. 811 (m. 1408)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Benî Kureyzalı Zebir Bin Bata

Vehbi Tülek

Kederden Sevince Âdile Sultan

Vehbi Tülek

Âdile Sultan, Sultan İkinci Mahmud Han'ın kızı, Sultan Abdülmecid Han'ın da kız kardeşidir. Divan edebiyatı şairidir. 1825 yılında, İstanbul'da, Sultan 2. Mahmud ve Zernigar Sultan'ın kızı olarak dünyaya geldi... Babası Mahmud Han da şair bir padişahtı...

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bu Evde Senin Ne Işin Var

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

ehl-i Yâsîn İsmâil Cebertî

Vehbi Tülek

Kulluktan Daha Şerefli Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddîn Ali Semerkand

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Kul Hakkı

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Keramete İnanmayan Âlim

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek