Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.452.876

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Büyük Devlet Olmak

Mısır hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Fransa ile İngiltere'ye bir oyun oynamıştı. Takvimler 1801 yılını gösterirken, İskenderiye yakınlarında bir yerde, çok çok eski zamanlarda Sezostris tarafından yontturulmuş iki sütun vardı. Bunlardan biri çölün yumuşak kumlarına sere serpe uzanmış yatıyor; diğeri de zaman ile inatlaşır gibi hâlâ dimdik ayakta duruyordu. Her ikisi de yekpâre olan bu sütunlar, Kleopatra tarafından, artık harâbe olan ilk yerlerinden alınıp kendi adına inşâ ettirdiği mâbedde kullanıldığı için halk arasında, "Kleopatra sütunları" olarak biliniyordu. Kavalalı, bir gün yanına Fransız ve İngiliz askeri erkânını almış harâbeleri gezdiriyordu. Sütunların yanına geldiklerinde her iki heyetin kumandanlarına hitâben, "Bu sütunlardan birer tanesini beğeniniz" deyiverdi.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

Naime Sultan

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kelâm Ve Fıkıh âlimi Ebû İshâk İsferâînî

Kelâm ve fıkıh âlimi Ebû İshâk İsferâini İ'tikâd Risalesi'nde buyuruyor ki: Biliniz ve i'tikâd ediniz ki; âlem, Allahü teâlâdan başka olan mâsivâdır (her şeydir). Yine i'tikâd ediniz ki, âlemi bir yaratan vardır. Bu yaratıcı kadimdir. Mahlûkattan hiçbir şeye benzemez. Zihinlerde, vehimlerde kabul edilebilecek bir sıfat olarak tasavvur edilemez...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâbe-i Muazzama Ne Zaman Yapıldı

Vehbi Tülek

Cemal el-Uceyli hazretleri Mısır'da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. Mısır'da Uceyl köyünde doğdu. 1204 (m. 1789)'da Kâhire'de vefât etti. El-Fütühât-ül-ilâhiyye bi tavdihi tefsir-i Celâleyn adlı eserden bazı bölümler:

Ubeydullah-ı Hakkârî

Vehbi Tülek

Ümmetim Için En Korktuğum Şey

Vehbi Tülek

Ebü'l-Meâli hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 822 (m. 1419)'da Kudüs'te doğdu. 905 (m. 1499)'da aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Amasyalı Nuh Efendi

Vehbi Tülek

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

Vehbi Tülek

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Vehbi Tülek

Hâfız, Ne Söylersen Kitaptan Söyle

Vehbi Tülek

Hadîs âlimlerinden Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen, Haramdan Kurtulamaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Derdi Olan Neylesin?

Gül Yaprağı

Ahde Vefa

Cünnetü'l-esmâ

Zalimlere Dersini Verdi!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek