Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.702
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.
Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:
Ubeydullah bin Bâki-Billah hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hocası olan Muhammed Bâki-billah'ın büyük oğludur. Küçük yaşta babası vefât edince İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin teveccühleri ile yetişti ve önde gelen talebelerinden oldu. On sekizinci yüzyılın sonlarında vefât etti. Kabri Delhi'dedir. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Emir Burhân, Silsile-i aliyye büyüklerinden biri olan Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin büyük oğludur. On altıncı asırda yaşamıştır. Emir Burhân'ın hocası, Behâeddin Buhâri hazretleridir. Babası Seyyid Emir Külâl onun hakkında; "Bu çocuk bizim burhânımız, delilimizdir" buyurmuştur. Onun yetiştirilmesi için, talebesi Behâeddin Buhâri hazretlerini vazifelendirmiştir. Seyyid Emir Külâl hazretleri, Behâeddin Buhâri hazretlerine şöyle buyurmuştur:
Evliyânın meşhûrlarından Akşemseddin hazretlerinin oğlu Fadlullah Efendinin hizmet ve sohbetlerinde yetişip kemâle gelen Şeyh Muhammed Efendi, zâhiri ve bâtıni ilimlerde derin âlim ve veli bir zât oldu. İlim tahsilini tamamlayıp kemâle geldi. Tasavvufta yüksek derece ve olgunluklara kavuşup, kendisini ibâdet ve tâata verdi.
Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.