Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.397
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Avusturya ordusu, bir serhad kalesi olan Temeşvar'ı muhasara etmişti. Kaleyi, ihtiyar fakat çok tecrübeli bir asker olan Koca Cafer Paşa' nın elinden almak zordu. Kale 4 sene düşmana karşı koydu. Açlık, yorgun luk kale muhafızlarını bezdirmedi. Halbuki kaleye 4 yıldır bir yerden yardım gelmemişti. Avusturyalılar kaleyi savaş ile alamayacaklarına kanaat getiren düşman kumandanı Koca Cafer Paşa'ya bir mektup gönderdi. Mektupta:
"Zahireniz tükenmiştir, büyük bir Avusturya ordusu da üzerinize doğru geliyor. Kalenize imdad gelme ihtimali da kalmamıştır. Kaleyi teslim ederseniz, yol harçlığı olarak size birkaç bin duka altın verilecek tir." Deniyordu.
1300'lü yılların başı: Yer Bursa. Tahtta Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid, Kadılık postunda ise, Molla Şemsüddin Fenari oturuyor. Padişah bir konuda şahitlik ekmek üzere mahkemede, Kadı huzurunda... Evvela hüviyet tespiti. Ardından Emir Sultan'ın gürül gürül sesi: "Hünkarum: Teri cemaat baisi cerh idüğün şuyu bulmağilen... şehadetün caiz değildir." Yani: "Namazlarını cemaatle kılmadığın söylentisi çıktığı için şahitliğini kabul etmiyorum." Osmanzade Taib'in "Hadikatüsselatin" isimli eserine göre: "Hünkar, sarayı hümayünları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkatı hamsede cemaate müdavemet buyurdular." Evet ya: Padişah sarayının avlusuna bir cami yaptırdı ve beş vakit namazını burada cemaatle kılmaya başladı. Ancak ondan sonra şahitliği kabul edilmiş olmalı. "Bağımsız yargı", meğer ne anlama geliyormuş? Yıl 1393...
Gazetemizin kurucusu değerli insan rahmetli Enver Ören, 10 Şubat 1939'da Denizli-Honaz'da dünyaya geldi. 22 Şubat 2013'te İstanbul'da vefat etti. Çok dindar olan babasından, sonra da Kuleli Askeri Lisesinde öğrenci iken kimya öğretmeni olan Hüseyin Hilmi Işık Hocadan "rahmetullahi aleyh" iyi bir din eğitimi aldı. Bu sebeple bütün öğrencilik yıllarında ve hayatının bütün safhasında Allahü tealanın emir ve yasaklarına titizlikle riayet etti ve dürüstlüğü ile herkesin hayranlığını kazandı. Onun en meşhur özelliği, herkese karşı güleryüzlü ve çok cömert olmasıydı. Fakat bu cömertliği, şan ve şöhret kazanmak, insanların kendisini methetmeleri için değil, sadece Allah rızası için idi. Bir gün bu hususta şunları söyledi;
Bayramzâde Zekeriyyâ Efendi Osmanlı devletinin yirmibirinci şeyhülislâmıdır. 920 (m. 1514)'de Ankara'da doğdu. 1001 (m. 1593)'de vefât etti. "Hidâye şerhi" isimli eseri çok kıymetlidir. Bu kitapta diyor ki:
İshak Cemâleddin Efendi Anadolu'da yetişen âlimlerden ve evliyâdandır. Aksaray'da doğdu. Konya Medreselerinde çeşitli âlimlerden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Meşhûr Osmanlı âlimleri, Kâdızâde, Molla Muslihuddin Kastalâni ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Bir müddet müderrislik yaptı. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvâni'nin halifelerinden Habib Ömer-i Karamâni'ye bağlandı. 1526 (H.933) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halkalarında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâtınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Altından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben vaziyeti öğrenince ona dedim ki :