Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.124.538

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz'un Kuvveti

YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Şevnî

Nûreddin Şevni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 944 (m. 1537) senesinde Mısır'da vefât etti. Resûl-i ekreme (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) çok salevât okurdu. Çok kerâmetleri görüldü. Âlim, kâmil, zâhid olup, takvâ ve vera sahibi bir zât idi. Vefatından kısa bir zaman evvel şöyle vasiyet etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ali Bin Fudayl

Vehbi Tülek

Ali bin Fudayl, hadis âlimidir. Büyük velilerden Fudayl bin İyad'ın oğludur. Vera ve takvası çok fazlaydı... Bir gün ağlıyordu. Babası Fudayl bin İyad;
-Yavrucuğum, niçin ağlıyorsun? diye sordu. Şöyle cevap verdi:
-Ey babacığım! Eğer kıyâmet günü bir araya gelemezsek, hâlimiz nice olur? Onun için ağlıyorum!..
Bunun üzerine Fudayl hazretleri oğluna buyurdu ki:
-Yavrucuğum Abdullah bin Mübârek buyuruyor ki; Allahü teâlâ için dünyâdan kesilen kimsenin hali ne güzeldir...
Ali bin Fudayl bu sözleri duyunca düşüp bayıldı.

Melekler, O Namazı Göğe Çıkarır

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Alî bin Muhammed Sehâvî hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. 558 (1163)’de Mısır’ın Sehâ beldesinde doğdu. İlim tahsili için İskenderiye’ye gitti. Tefsir ve kıraat sahasında büyük bir âlim oldu ve Şam’a giderek çok talebe yetiştirdi. 643’te (m. 1245) orada vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde vebâ hastalığı ile ilgili şöyle buyuruyor:

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

İçinde Bulunduğumuz ânı Değerlendirmek

Vehbi Tülek

Yaratıcı Kadîmdir Ve Hiçbir Şeye Benzemez

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Abdülmelik Bin Umeyr

Vehbi Tülek

Ebü’l Mecd Hakîm Senâî

Vehbi Tülek

Radıyyüddîn Haddâd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Derdi Olan Neylesin?

Ahde Vefa

Cünnetü'l-esmâ

Kadin Akli

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek