Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.653.719

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Az Vermez

Sultan II. Mahmud, çocukların Kur'ân-ı Kerim öğrendikleri mektebi gezerken içlerinden bir küçük dikkatini çeker ve yaklaşarak sorar:

" Sen sınıfın kaçıncısısın?Küçük, cevap verir:

" İnsana kendini medhetmek düşmez efendim, hocama sorun. Padişah cebinden bir altın çıkarır ve küçüğe uzatır; fakat o almaz, babasının "nereden buldun?" diye kendisini sıkıştıracağını ileri sürer.

" Padişah verdi, dersin, diye akıl verince de şu karşılığı verir:

" Padişah verseydi böyle az vermezdi, der efendim!Bu defa elini cebine sokup avuç dolusu altın çıkaran hükümdar;

" Sen hakikaten sınıfın birincisiymişsin, diyerek avuç dolusu altını cüz çantasının içine boşaltmak zorunda kalır

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın vefâtından sonra yerine oğlu İkinci Selim Han pâdişâh olup tahta geçmişti. Bir gün saltanat kayığı ile Boğazı gezmek için çıktı. Giderken Boğaz'daki bâzı yerleri yanındakilere soruyordu. Beşiktaş'a geldiklerinde, kendisine; "Efendim burası Beşiktaş'tır ve Yahyâ Efendi hazretleri oturur. Buralarını o ihyâ etmiştir." dediler. O zaman Sultan Selim Han; "Yahyâ Efendi nasıl biridir?" diye sordu. Ona; "Sultanım! Yahyâ Efendi, babanız Cennetmekân hazretlerinin süt kardeşi idi. Babanızla çok iyi görüşürlerdi." dediler. O zaman Sultan Selim Han; "Evet, babamla olan yakınlığını ve dostluğunu bilirim. O babama her ne derse babam şüphesiz yerine getirirdi.

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zikir, Allahü Teâlâyı Hâtırlamak Demektir

Kâdı Sirâcüddin-i Ermeneki hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 644 (m. 1246)'da, Mısır'da bulunan Ermenek'te doğdu. 725 (m. 1325) senesinde İran'da Kûs kadısı iken vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ümit Ediyorum Ki Sen O Kimselerdensin

Vehbi Tülek

İshak ibn-i Râheveyh hazretleri hadis, fıkıh ve tefsir âlimidir. 161 (778)'de Merv'de dünyaya gel­di. Abdullah bin Mübarek ve İmam-ı Şafii gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden de Ahmed bin Hanbel, Buhâri, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizi, Nesâi rivayette bulundular. 238'de (m. 853) vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Biz Kuluz, Başıboş Değiliz

Vehbi Tülek

Kardeşim Ağır Hasta Ya Resûlallah

Vehbi Tülek

Abdülaziz Dehlevi hazretleri hadis âlimidir. Meşhûr âlim Şah Veliyyullah Dehlevi'nin oğludur. 1159 (m. 1746) senesinde Hindistan-Delhi'de doğdu. 1239 (m. 1824) senesinde aynı yerde vefât etti. Nakşibendiyye yolunun büyüğü olan babasından ilim öğrendi. Elliye yakın eser yazdı. Bunlardan Tefsir-i Azizi'de diyor ki:

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Vehbi Tülek

Büreyde Bin Hasib

Vehbi Tülek

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

Ebül-hasan Bakûbî Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Amr Bin As

Vehbi Tülek

Abdülkadir Muhâcir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Her Şeyi Göze Almıştı!

Korkma!

Kum Ve Kaya

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek