Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.748.269

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehlini Sev Ve Kitaplarını Oku!

Şerîf el-İdrisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hazret-i Hasan soyundan olup, şerîflerdendir. 1614 (H.1023) senesinde Mağrib (Fas) beldelerinden Miknâset-üz-Zeytün denilen yerde doğdu. 1674 (H.1085) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çandarli Kara Halil

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Çandarlı Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Gerçekte korsan olarak vasılandırılması ve isimlendirilmesine rağmen Türk korsan sınıfı, âdi bir deniz haydudu sınıfı değildi. Bunlar, karadaki Akıncılar'ın denizdeki mukabiliydi ler, yani "Deniz akıncıları" idiler. Bunlar denizde düşman gemilerini tâkip eder, düşman ülkelerin sahillerini vurur, onların deniz kuvvetlerini tesirsiz hâle getirmeye çalışırlardı. Kendileriyle barış hâlinde bulunmayan hıristiyan devletlerin ekonomik ve moral bakımından sarsılmasını, bu devletler arasındaki deniz irtibatının kesilmesini hedef alırlardı. Bu sınıf içinde başta Barbaros olmak üzere Osmanlı denizciliğinin en büyük amiralleri yetişmiştir ki, bunlar 18. yüzyıla kadar Türk denizcilik tarihinin en parlak sahifelerini yazmışlardır. Binaenaleyh, Türk korsanlarını âdi birer deniz hırsızı olarak değerlendirmek, hem tarihi vak'aları yanlış değerlen dirmeye yol açar, hem de müslüman Türklerin tarihi başarılarını büyük bir taassupla hâlâ hazmedemeyen hıristiyan Avrupalılara iştirak etmeye sebep olur.

Burak Reis

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İsraf Eden âlime Verilen Ders

Hâtim-i Esam hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Şakik-i Belhi'nin talebesi, Ahmed-i Hadraveyh'in hocasıdır. Afganistan'da Belh'te doğdu. 852 (H.237) senesinde orada vefât etti. Kendisine "Esam" (sağır) denilmesinin sebebi şudur: "Birisi onunla konuşurken kazayla yellendi. Hâtim-i Esam o şahıs utanmasın diye; "Yüksek sesle konuş, ancak yüksek sesle konuşulanları duyabiliyorum" dedi ve bu hâlini o kişinin ölümüne kadar kırk yıl sürdürdü. Bu yüzden ona "Esam" denilmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyidleri Üzen Mûsâ Beyin Sonu!

Vehbi Tülek

Bir gün, Irak'tan iki seyyid genç, altı katırı hediyelerle yükleyip, Nehri'ye, Seyyid Tâhâ-i Hakkâri hazretlerine getirmek için yola çıktılar. Hârunân denilen köyden geçerken, Seyyid Tâhâ hazretlerinin büyüklüğünü inkâr eden Mûsâ Bey adındaki zât, katırları yükleri ile birlikte gasbetti. Gençler ağlayarak Nehri'ye gelip Seyyid Tâhâ hazretlerini bu durumdan haberdâr ettiler. Seyyid Tâhâ, Mûsâ Beye haber gönderip;
"Bu katırların yükleri bana âit olduğundan, yükler senin olsun. Bu gençler seyyiddirler. Onlara merhamet et, katırlarını teslim et" buyurdu.

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-berekât Bedreddîn Gazzi

Vehbi Tülek

Ebü'l-Berekât Bedreddin Gazzi hazretleri tefsir, kıraat, hadis, fıkıh âlimidir. 904 (m. 1498)'de Şam'da doğdu. Sübki ve Nesâi'de kıraat ve tecvid, Makdisi'den hadis, Mısır'da Kastalâni Süyûti'den fıkıh icazeti aldı. Emeviyye Camii'nde şeyhü'l-kurrâlık ve mak­sure imamlığı yaptı. 984 (m. 1577)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hadîs-i Şerîfleri Tespit Ve Tetkik Hususu

Vehbi Tülek

Zahîrüddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Namazı Kendimize Mîrac Yapmalıyız

Vehbi Tülek

Keşke Kocam Böyle Siyah Olmasaydı!

Vehbi Tülek

Bid’atlerin Hepsi Dalâlettir

Vehbi Tülek

Eşkıyâ Tehlikesi Geçene Kadar Yola Çıkmıyoruz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Sünnet Akçesi

Bunlar Şarapti

Abdullah-i EnsÂrî

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Zalimlere Dersini Verdi!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek