Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.388.845

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Dilsiz Dili

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Sarayda İftar

Sarik Ve Sakal

Hizir Ve Gelin

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hemhal Olmak

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-yümn Tâcüddîn Kindî

Ebü'l-Yümn Tâcüddin Kindi hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 520'de (m. 1126) Bağdat'ta doğdu. Yedi yaşında iken Kur'an-ı kerimi ezberledi, on yaşında Kıraat-i aşereyi tamamladı. Sıbtü'l-Hayyât'tan kıraat, Ebû Mansûr Kazzâz'dan hadis ilmi tahsil etti. 613 (m. 1217)'de Şam'da vefat etti. Kur'ân-ı kerim okuma âdabı hakkında şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Medîne'nin Her Tarafını Aydınlatan Kıvılcım

Vehbi Tülek

Şebab bin Hayyad hazretleri Hadis âlimlerinden ve tarihçidir. Mısır'da, el-Usfur'da doğdu. 240 (m. 854)'de vefât etti. Târih-üz-zamân vel-Urcân isimli kitabında şunları nakleder:

Kulumun Bana Olan Zannının Yanındayım

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hakkârî

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hakkâri rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. "Adiyy bin Müsâfir" ismiyle meşhur oldu. 1074 (H. 467) senesinde doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkâri'deki dergâhında vefât etti. İlk tahsilinden sonra Bağdad'a giderek Abdülkâdir-i Geylâni ve birçok âlimden ilim ve tasavvuf terbiyesi aldı. Çok kerâmetleri görüldü. Talebelerinden Şeyh Ömer şöyle anlatır:

İslâmiyetin Aslı Üçtür: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Bid’at Ehlinin Dinden Çıkması Kolay Olur!

Vehbi Tülek

Kimde Allah Korkusu Varsa!..

Vehbi Tülek

Âlim Manifaturacı “demir Hoca”

Vehbi Tülek

Abdülmelik Harnûtî Ve Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Ahmed Ziyâeddîn Ve Tövbekâr Kemancı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Allah Diyen Genç

Firkateyne Bininiz

Hizir Ve Gelin

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek