Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.268.716

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhakkak Ki Münâfıklar, Cehennemin Dibindedirler

Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Kendi İşimi Yapayim

Fatih, hocası Molla Gürani Hazretlerini çok severdi. Onu bir şekilde mükafatlandırmak istiyordu. Bir gün ona:

"Hocam, çoktandır düşündüğüm bir şeyi size açayım. Ben sizi Vezir ve Sadrazam yapmak istiyorum, ne dersiniz?" dedi. Genç padişah, hocasının bu teklif karşısında minnet ve şükranla dolacağını ve bunu memnuniyetle kabul edeceğini tahmin ediyordu. Fakat Molla Gürani:"Hayır, münasip değildir. Bir kere, ben iyi veya kötü bir ilim adamıyım. Ama siyasette muvaffak olup olamayacağım belli değildir. Hırs yüzünden, yapamayacağım bir işe kalkışırsam devlete zarar veririm. Lakin daha mühim sebep de şudur; emriniz altında bu kadar kıymetli devlet adamları vardır. Onların hepsi, bir gün çalışmalarının mükafatlarını görme emelindedirler. Onlar siyaset basamaklarını tecrübeyle aşıp birer birer yükselirlerken benim gibi dışarıdan biri bu mevkiye gelirse, şevk ve cesaretleri kırılır. En iyisi, ben kendi işimi yapayım, siz de o makama onlar arasından ehil olan birisini getiririniz.

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de ömürleri kısa sürmüştür. Kendisine mahsus hususiyetleri, bilhassa kendi dışındaki dinlere tanıdığı çok geniş haklar, daha doğru bir ifade ile diğer dinlerin islerine, ibâdetlerine ve âdetlerine hiç karışmamakla özellik gösteren Türk adaleti çok yüksek meziyetlere sahip bir adalettir.Onaltinci yüzyıl için F. Dowey söyle demektedir; "Birçok Hıristiyan, adaleti ağır ve kararsız olan Hıristiyan ülkelerindeki yurtlarını bırakarak, Osmanlı ülkelerine gelip yerleşiyorlardı. Onbesinci yüzyıl için F. Babinger ise; "Osmanlı padişahının ülkesinde herkes kendi hâlinde.bahtiyâr olabilirdi. Mutlak bir dini hürriyet hüküm sürerdi ve kimse su veya bu inanca sahip olduğundan dolayı bir güçlükle karsılaşmazdı." demektedir. Bizzat padişah adalete itaat ederdi. Üçüncü Sultan Mustafa Hân (1757-1774) beylerbeyi sarayını genişletmek istemişti. Bunun için civardaki bir dul kadının arsasını almak lâzımdı. Kadın arsasını satmak istemeyince, padişah zorla arsayı almayı aklından geçirmedi. Fakat sarayın eskiyen bir kısmını yıktırdı ve halka mahsus bir bahçe hâline getirdi.

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gasbedilen Bir Mal, Alanın Mülkü Olmaz!

Muhammed Hevâri hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 1350 (H.751) senesinde Fas'ta Magrâve'de doğdu. Bâce'de ilim öğrenmeye başladı. Sonra Mısır, Şam, Mekke ve Medine'ye giderek büyük âlimlerden ilim öğrendi. Sonra Cezâyir'in Vehrân şehrine gidip talebe yetiştirdi. 1439 (H.843) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülkahir Bağdadi

Vehbi Tülek

Abdülkahir Bağdadi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 350'de (m. 961) Bağdat'ta doğdu. Bağdat'ta tahsiline başladı. Daha sonra İran'da İsferâin'e gitti ve Ebû İshak el-İsferâini'nin derslerine devam etti. 429 (m. 1037) yılında orada vefat etti. Vefatına yakın günlerde buyurdu ki:

"şâh-ı Nakşibend" Behâeddîn Buhârî

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! İhlas Üzere Ol

Vehbi Tülek

Ebû Tâlib-i Mekki hazretleri sofiyye-i aliyyenin meşhurlarındandır. 386 [m. 996] senesinde Bağdad'da vefat etti. Tasavvuf büyüklerinin hâl tercümelerini yazdığı "Kût-ül-kulûb" kitabı meşhurdur. Bu kitapta buyuruyor ki:

Yeni Olan Her Şey Eskir, Gençler Ise Ihtiyarlar

Vehbi Tülek

Siz İsâ Hakkında Ne Diyorsunuz?

Vehbi Tülek

Ölülerin Ruhuna Okuyup Bağışlamak

Vehbi Tülek

Ebü'l-yümn Tâcüddîn Kindî

Vehbi Tülek

Hendekte Yaşanan Mucizeler

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyaret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah Diyen Genç

Ölüyü Diriltemem

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Bunlar Şarapti

Firkateyne Bininiz

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek