Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.793.127

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul'da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul'da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas'ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî'nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından dâvet edilince yeğeni Abdülehad Nûrî'yi de berâberinde İstanbul'a getirdi. Abdülehad Nûrî bir yandan medrese tahsîline devâm ederken bir yandan da dayısından tasavvuf terbiyesi gördü. Ayasofya, Fâtih ve Sultan Ahmed Câmilerinde vaaz vermeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buyurun Cenaze Namazina

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanda Bulunan Üç Şey: Akıl, Kalb Ve Nefis

Ebû Sa'd Ahmed Mâlini hazretleri hadis âlimi ve evliyanın meşhurlarındandır. Afganistan'da Herat'ın Mâlin köyünde doğdu. Cürcân, Nişâbur, İsfahan, Bağdat, Şam, Mısır, Mekke ve Medine gibi yerleri dolaşarak pek çok ilim tahsil etti. 409'da (m. 1018) Mısır'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Ömer Ve Takva Sahibi Genç

Vehbi Tülek

Hazret-i Ömer'in (radıyallahü anh) halifeliği zamanında ibadet ehli, son derece takva sahibi bir genç vardı. Hazret-i Ömer'in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi, Allahü teala ve Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" sevgisiyle doluydu. Vakit namazlarında cemaati kaçırmaz, namazdan çıkar çıkmaz evine döner ve ihtiyar babasının hizmetini görürdü...

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Abdurrahman-ı Şebrîsî

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1213 (m. 1799)'da Kayseri'de doğdu. 1302 (m. 1885)'de orada vefat etti. Asıl adı Mehmed Sa­lih'tir. Müderris Göncüzâde Kasım Efendinin yanında tahsilini tamamlaya­rak Kayseri Câmi-i Kebirine dersiam oldu. Yazdığı İşârâtü'l-Kafân adlı eserini Sultan Abdülmecid'e takdim edip iltifata mazhar oldu. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Ahmed Muhtar Beyefendi

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Ben, Allaha Ve Resûlüne Îmân Ettim

Vehbi Tülek

Susmaktan Güzel Haslet Yoktur

Vehbi Tülek

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Namaz, Dünyadan âhirete Yükselten Bir Merdivendir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Anzakli Ömer

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kabahat Kilincin Midir?

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek