Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.285.813

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs, Her Işini Allah Rızâsı Için Yapmaktır

Molla Sincârî hazretleri büyük velîlerdendir. Kuzey Irak’ta Sincâr'da doğdu, on ikinci asrın sonlarında, seksen yaşlarında iken orada vefât etti. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On üç yaşında Bağdat'a gitti. Orada büyük âlimlerden fıkıh, tefsîr, kelâm, hadîs ve tasavvuf ilimlerini öğrendi. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Saltanat Ki

Bugün İstanbul'da oturup da bu şehrin Laleli diye bir semti bulunduğunu bilmeyen yoktur Burada yine bu isimle anılan bir de tarihi cami vardır. Bu semt ve cami hakkında ilginç bir hikaye anlatılmaktadır: Laleli Camiini Sultan III. Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir zatın yaşadığını öğrendi. İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu. Cami inşatını denetleme ye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi. Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti. Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden çok istifade etti. İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı. Ayrılacağı sırada bu zata soru sordu:

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri bir gün Ahmed Hanı ziyârete gitmişti. Pâdişâh; "Efendim! Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin, kıyâmet günü talebelerine ve pekçok günahkâr mümine şefâat edeceği hakkında rivâyetler var. Bu rivâyetlerin doğruluğu hakkında ne buyurursunuz? diye suâl eyledi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hemen cevap vermedi. Bir müddet murâkabe hâlinde kaldıktan sonra; "Bu söz doğrudur." buyurdu. Sonra Padişâh; "Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?" diye sorunca, Mahmûd Hüdâyi ellerini kaldırarak: "Yâ Rabbi! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakirlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve ölecek lerini bilip haber versinler." diye duâ eyledi. (Âlimler ve evliyâ bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup kimselerin hiç denizde boğulmadıklarını ve pekçok kimsenin de vefât günlerine yakın, öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler.)

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şafiî Fıkıh âlimi Muhammed El-eşhâr

Muhammed el-Eşhâr, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Lakabı Cemâlüddin'dir. 945 (m. 1539) senesinde Yemen'de bulunan "Beyt-üş-Şeyh" köyünde doğdu. 991 (m. 1583) senesinde yine aynı yerde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mübarek Gecelerin Kıymetini Biliniz

Vehbi Tülek

Ebû Hafs Akberi hazretleri Hanbeli mezhebindeki fıkıh âlimlerindendir. Irak'ta doğdu. İlim öğrenmek için Kûfe, Basra ve Bağdad'da gitti. 387 (m. 997)'de orada vefât etti. Bir dersinde Mübarek geceleri anlatırken buyurdular ki:

Borcumu Ödemek Nasip Eyle Yâ Rabbî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dîneverî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dineveri hazretleri, Bağdad'da yetişen Hanbeli âlimlerindendir. 532 (m. 1138) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Artık O Mescidlere Gidip Gelen Kalmamıştır

Vehbi Tülek

Şeyh İbrahim El-mücahid

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Insanı Dört Zıt Şeyden Yarattı!

Vehbi Tülek

Halepli Velî Ebû Bekr Efendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-mugîre

Vehbi Tülek

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kabahat Kilincin Midir?

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek