Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.981.454

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rehberimiz Bize Sabrın Meyvesi Tatlı Olur Dedi

Ahmed Cüzeyrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1483 (H. 887)’te Cizre’de doğdu. 1580 (H. 987)’de orada vefat etti. İlk tahsilinden sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkâri'de ilim tahsîl etti. Doğu Anadolu'nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi. Ahmed Cüzeyrî hazretleri ilâhî bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir. Bir şiirinde bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

rahmete Kavuşmuş Bahtiyar Kimse...

Malik bin Dinar, evliyânın büyüklerindendir. Hasan-ı Basri hazretlerinin talebesidir. Basra'da doğdu. 748 (H.131) târihinde vefât etti. Bu mübarek zat, kendisinin bizzat yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenaze taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan çok kimse yoktu. Cenazeye neden az iştirak olduğunu sordum. Dediler ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aşçı Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Aşçı Dede hazretleri 1828 (H.1244) senesinde İstanbul'da Kandilli'de doğdu. Erzincan'da, Vehbi Hayyât'ın (Terzi Baba) halifesi olan Hacı Fehmi Efendi'ye talebe oldu ve yüksek derecelere kavuştu. Talebe yetiştirmek için icazet alarak İstanbul'a döndü. Bir hac seferinde Medine'de vefât ettiği ve orada defnedildiği nakledilmiştir.
Aşçı Dede hazretleri sohbetlerinde, büyük üstadı İmamı-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat kitabını okurdu. Vefatından kısa bir zaman önce şu mektubu okuyordu:

Allahü Teâlânın Rızasını, Sevgisini Kazananlar

Vehbi Tülek

Kelâmımı Onun Diliyle Bildiririm

Vehbi Tülek

Şükrullah Rûmi hazretleri Sultan İkinci Murâd Hân zamanında yetişen Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında 864 (m. 1459)'da İstanbul'da vefat etti. Behcet-üt-tevârih kitabı meşhurdur. Bu kitabında şunları anlatır:

Ebû Sa'd Mâlinî

Vehbi Tülek

En Çok Korkulacak Şey!..

Vehbi Tülek

Nîmete Şükür, Belâya Sabır...

Vehbi Tülek

Rüyâda Resûlullahı Gören Borçlu Adam!

Vehbi Tülek

bu Kimseye Sual Sormayın!

Vehbi Tülek

Zilhiccenin Ilk On Gününün Fazileti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Adam Olmazsan

Alabilirsen Al

Allah Diyen Genç

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek