Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.684.324

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Millî Şehid KemÂl Bey

Birinci Dünya Savaşı'nda Boğazlıyan'da kaymakam olarak bulunan Kemâl Bey, Mütareke olunca, Ermenilere zulüm yaptığı iddiası ve işgalci İngiliz-Fransız makamlarının baskısı ile haksız yere idâm edilmişti. (19 Nisan 1919) Sirkeci Gümrük Müdürlüğü'nden emekli Arif Bey, Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu bulunan oğlu Kemâl Bey'e her günkü gibi yemek götürmek için, Kadıköy'deki evinden çıkmış, Beyazıt Meydanı'na varmıştı. Vakit akşam üzeriydi.Birden, meydana toplanmış büyük bir kalabalık gördü. Ne var, ne oluyor, diye merak etti. Kalabalığın arasına sokuldu. Tiplerinden, konuşmalarından, meydanı dolduranlardan çoğunun Ermeni olduğu anlaşılıyordu. İçlerinden birine sordu:- Bu kalabalık nedir, bir şey mi var?- Bir adam asıldı, ona bakıyoruz.Bu cevâbı duyan Arif Bey, kalabalığı yararak, yaklaştı. Sehpada sallanan, oğlu Kemâl Bey'in cesediydi. Bir feryat kopararak yığıldı.

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sevilen Bir Kul Olabilmak Için

Bezcizâde Muhyiddin Efendi Osmanlı velilerindendir. Konya'da doğdu. Seyyiddir. Medrese tahsilinden sonra Halveti şeyhlerinden Nûreddinzâde Molla Çelebi'ye intisap etti. Sultan I. Ahmed devrinde İstanbul'a davet edilerek Üsküdar'daki Şemsi Paşa Tekkesi şeyhliğine getirildi. Nuhkuyusu'nda bir tekke yap­tırdı. 1020'de (m. 1611) vefat edince buraya def­nedildi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytana Yoldaş Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Kemâleddin Kalyûbi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 627 (m. 1230)'da Filistin'de Askalân'da doğdu. 689 (m. 1290)'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Sâlih Bin Beşîr El-mürrî

Vehbi Tülek

Tâcüddîn Bin Rıfâî

Vehbi Tülek

Tâcüddin bin Rıfâi hazretleri, Irak'ta yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Moğol hükümdarı Hülagu'nun istilası sırasında, on üçüncü asrın ikinci yarısında yaşadığı bilinmektedir. Nasihatleri pek tesirli idi...

İbn-ür-Rıfâi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Fudayl Bin Iyâd

Vehbi Tülek

İhbân Bin Üveys (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Müminin Kalbi Allah'ı Zikirle Kuvvetlenir

Vehbi Tülek

ehl-i Yâsîn İsmâil Cebertî

Vehbi Tülek

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Bana, Allah'ın Azâbından Kurtulma Yolunu Göster!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Cünnetü'l-esmâ

Kul Hakkı

İmanı Ona Kafidir

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek