Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.255.364

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Sultan III. Selim Hanın 1787 Rus savaşında Ordu-yu Hümayuna gönderdiği ferman şöyledir:"Sizin tereddüt göstermeden ve mukavemet etmeden düşmana terkettiğiniz toprakları, ecdadımız göğsünü düşmanın top ve tüfeğine siper ederek ve karşısında demir yumruk gibi durarak, aslan gibi kükreyerek zaptetmişti. Size ne oldu? Siz onların evlatları değil misiniz? Bu ne haldir ki yüz geri edip memleketi düşmana terk edersiniz. Moskof askeri, kraliçeleri olan bir avretin gayreti için, açlığa, susuzluğa, soğuğa, sıcağa, yaraya, bereye, kan ve ölüme katlanıp, eş yüz senedir cihanı titreten devletimize galebe eder. Fethedip ele geçirdiği Müslüman memleketlerde akla gelmedik facialar yapar. Düşmanın istila ettiği yerlerde, eteğinin ucu açılmamış ve niceleri Peygamber evladından olan Müslüman kız ve gelinleri esir edip, kocalarının, baba ve kardeşlerinin gözü önünde ırzlarına saldırırlar. Yazık, çok yazık! Sizde hiç vatan millet sevgisi, ırz namus kaygısı yok mudur? Gayret-i İslam'a ne oldu? Ben şehzade iken bunları işitip kan ağlardım. Şimdi kalbim parçalanıyor. Dünya çabuk geçer. Ne kadar yaşasak, sonunda ölümün pençesinden kurtuluş yoktur. İmdi düşman elinde esir düşmüş kadınlar ve kızlar, ana babalarından ayrılmış çocuklar, mahşer gününde yakamıza yapışacaklardır. Ben, kudretim dahilinde sizlerden hiçbir şey esirgemedim. Bakalım bundan sonra gazi, dilaver kullarım, hepinizden istirhamım, gayret kemerini belinize birkaç yerden bağlayıp, korkaklık ve alçaklık edenleri kabul etmeyip, İslam gayretinin tamamlanmasına ve Allahü teâlânın fazlı ile düşmandan intikam almaya ihtimam edesiniz. Benim duam sizinle beraberdir. Büyüğünüz ve küçüğünüz berhudar olasınız. Allahü teâlâ sizlere yardım ve muvaffakiyetler versin."

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dalâletten Ve Isyândan Uzak Olanlara Ne Mutlu

Ahmed bin Muhammed Sa'dân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. Gençliğinde ilim tahsili için İran'ın Rey şehrine gitti ve büyük âlim oldu. Cüneyd-i Bağdâdi ve Ahmed Nûri'nin rahmetullahi aleyhim sohbetlerinde yetişti. Şâfii mezhebinde idi. Amel ve ibâdetle ilgili çok güzel sözleri vardır. Uzun müddet Tarsus'ta oturdu, konuşma ve hâlindeki kemâl ve olgunluk sebebiyle Bizans İmparatoruna elçi gönderildi.
Allahü teâlânın rızâsına ve sevgisine kavuşmak için; haramlardan, günahlardan ve bid'atlardan mutlaka sakınmak lâzım olduğunu beyân ederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Doğru Cevap Verirse O Bir Peygamberdir

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Eşte İsfahâni hazretleri kıraat âlimidir. İran'da İsfahan'da doğdu. Orada meşhur âlimlerden kıraat ilmi tahsil etti. Sonra Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 360'ta (m. 971) Mısır'da vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Bizans Imparatorunu Hayran Bırakan Iman

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Sana Bir Çocuk Verir Inşallah

Vehbi Tülek

Şeyh Sıddık Efendi İstanbul velîlerindendir. 1719 (H.1131) senesinde İstanbul’da doğdu. Büyük velî Neccârzâde Mustafa Efendinin oğludur. Tasavvuf yolunu babasından öğrendi. İcâzet aldıktan sonra Hüdâî Dergâhında talebe yetiştirmeye başladı. 1794 (H.1208) senesinde vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Osman Efendi

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanının Babası Mevlânâ Hamidüddin

Vehbi Tülek

Sığırın Karnından Çıkarılan Havlu

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Tavilî

Vehbi Tülek

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Vehbi Tülek

Kabrimi Ziyâret Edene Şefaatim Vâcib Oldu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek