Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.404.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Sultan II. Murad Han devrinde Osmanlı harb teknolojisinde muazzam bir ilerleme kayd edildi. Osmanlı mühendis ve ustaları, artık hiçbir memlekette rastlanamayacak çapta ve güçte toplar yapabiliyorlardı. İstanbul kuşatmasından önce Edirne'de dökülen 60 kadar top, 14 batarya halinde surların karşısına dizildi. Ancak bunlar bir süre sonra kaldırıldı. Yerlerine "Şâhi" denilen daha büyükleri konuldu.Söz konusu büyük toplardan birini, Bizans'dan ayrılarak Osmanlı hizmetine giren Urban isimli Macar dökmüştü. Sıradan bir dökümcü ustasıydı Urban. Ne topların balistik ve mukavemet hesaplarından, ne de barut ölçülerinden haberi vardı. Sadece çizilen plana göre döküm işlemini gerçekleştirmişti. Osmanlı ülkesinde, bu işi yapan pek çok usta vardı.

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

İran şahı İsmail Safevi, Yavuz Sultan Selim Han ile savaşmak için, Erzincan yakınların daki Çaldıran ovasına gelirken, zaferden son derece emindi. Savaşı kazandıktan sonra İstanbul'a gelecek, Yavuz'un tahtına oturacak ve Osmanlı devletini kendisine bağlayacaktı. Bu yüzden harp meydanına gelirken yanında bütün hazinelerini ve çok sevdiği hanımı Bihrûze Hatunu da getirmişti.Fakat Yavuz'un iyi eğitilmiş ordusu, ustaca manevralarla İran ordusunu kısa sürede bozguna uğrattılar. Şah İsmail, kendisini feda eden seyisi sayesinde canını zor kurtardı ve yanındaki birkaç kişiyle Kafkasya taraflarına kaçabildi. Bütün hazinesi ile birlikte, hanımı da Yavuz'un eline geçti.

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Zeynel’âbidîn

Muhammed Zeynel'âbidin hazretleri, Mısır'da yaşamış olan büyük velilerdendir. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Muhammed Şemseddin, lakabı Zeynel'âbidin'dir 1638 (H.1048) senesinde vefât etti

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yumuşaklık, Öfke Ateşini Söndürür

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Şeybân hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. İran'ın Kirmanşah şehrinde doğdu. İlim tahsilinden sonra evliyanın büyüklerinden Ebû Abdullah Mağribi'ye intisab etti. Onun vefatından sonra halife­si İbrahim Havvâs'tan feyiz aldı. 330 (m. 941)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kur’ânı Biz Indirdik, Yine Biz Koruyacağız

Vehbi Tülek

İsyancı Sih Lideri Guru Teg Bahâdır

Vehbi Tülek

Âlemgir Şâh, Hindistan'daki Bâbür (Gürgâniyye) Devleti'nin en büyük hükümdârıdır. İlim ve ilim ehline çok kıymet verirdi. Kitap yazıp eser takdim eden âlimleri mükâfatlandırırdı. İnsanların huzûru için elinden gelen hiçbir şeyi esirgemeyen Âlemgir Şâh, halkı tarafından çok sevildi...

Onlar, Pek Cömerttirler

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yaratıcı Kadîmdir Ve Hiçbir Şeye Benzemez

Vehbi Tülek

çıplak Âşık Ebdal Murad

Vehbi Tülek

Onlar Diridirler, Lâkin Siz Anlamazsınız

Vehbi Tülek

Senin Için Geldim, Kapıyı Aç

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Pişman Oldular!

Helvaci Çocuk

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

At Hirsizi

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek