Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.663.295

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Süleymân Rüşdi Efendi, önce Karamullu köyünün efesi idi. Halk kendisinden çok korkardı. Daha sonra, Nâzilli'de Mehmed Zühdi Efendi'yi görüp, ona talebe oldu. Mehmed Zühdi Efendi' nin yanında kemâle eren Süleymân Rüşdi Efendi, çok yüksek mertebelere kavuştu. Efelik zamânında kullandığı bıçağını, palasını ve tüfeğini, oturduğu odanın duvarına astı. Kendisine bağlı efeleri de ona talebe oldular. Önceleri Mirzâde diye meşhûr idi. Sonra Rüşdi mahlasını aldı.

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Zür’a Dımaşkî

Ebû Zür'a Dımaşki hazretleri hadis hafızı, yani yüzbinden ziyade hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 200 (m. 815)'de Şam'da doğdu. O devirde Şam ve çevresinde yaşayan birçok muhaddisten hadis rivayet ederek genç yaşta hadis âlimi oldu. Kendisinden Tahâvi ve Taberâni gibi âlimler rivayette bulundular. 281'de (m. 894) Şam'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden ikisi şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firavun'a Nasihat Eden İblis

Vehbi Tülek

Şemsüş-Şümûs Ebü'l-Gays hazretleri Yemen'de yetişen evliyânın büyüklerindendir. 651 (m. 1253) senesinde vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Muhammed Itrîs Hazretleri

Vehbi Tülek

Vakitleri Çalışmakla Ve Ibâdetle Geçirmelidir

Vehbi Tülek

İmâmüddin ibn-üs-Sükkeri hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 553 (m. 1158)'de Mısır'da doğdu. 624 (m. 1227)'de vefât etti. Talebelerine şöyle vasiyette bulundu:

Maksûd Dede

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Insanlara Zulmedenleri Sevmez!

Vehbi Tülek

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Vehbi Tülek

Buhara Kadısı Ebu Abdullah Halimi

Vehbi Tülek

talebe Odur Ki!..

Vehbi Tülek

Cömert Zenginin Cimri Çocukları!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geç Gelen Kurtarıcı

Bülbülün Zikri

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ölüyü Diriltemem

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek