Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.657.764

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Sultan Mehmed Reşad'a mesanesinden bir ameliyat yapılacaktı. Güçlükle yürüyerek ameliyat masasının önüne gelince ellerini açarak ve kıbleye teveccüh ederek, dokunaklı bir duada bulundu:-Ya Rabbi! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için muzır olacaksam bu ameliyat masasından beni kaldırma!.. dedi. Etrafında bulunanlarla helalleştikten sonra ameliyat için cesaret ve metanetle yattı.Ameliyat başarıyla geçtikten sonra, kendisini tebrike gelenlerin; "Mâşaallah! Büsbütün iyileştiniz. Artık yüz seneden fazla muammer olursunuz!" gibi sözlere Sultan Reşad:-Ne kadar yaşayacağımızı biz bilemeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak bilir. Mukadder ne ise ömrümüz o kadar olur. Yalnız diyebiliriz ki:Bin yıl yaşasak yine cihan bu ,Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!..

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi.

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekir Bin Hâmid

Ebû Bekir Muhammed bin Hâmid hazretleri, Horasan'da yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. Hicri üçüncü asırda Belh şehrinde yaşamıştır. Muhammed bin Hâmid hazretleri buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîme Tazim Hakkında

Vehbi Tülek

Abdullah bin Dâvûd Hureybi hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 126 (m. 744)'de Kûfe'de doğdu. Şam'a giderek Ebû Amr bin Alâ'dan kıraat ilmi tahsil etti. Evzâi, İbn Cüreyc ve Süfyân-ı Sevri gibi âlimlerden hadis öğrendi. Şam'da kıraat dersi vererek çok talebe yetiştirdi. 213 (m. 828)'de vefat etti. Kur'ân-ı kerime tazim hakkında buyurdu ki:

Üç Şey, Üç Şey Içinde Gizlendi

Vehbi Tülek

Âhireti Düşünme Hâssasını Kaybeden Kullar

Vehbi Tülek

Abdî Efendi Bayrâmiyye meşayıhındandır. Adı Abdullah olup "Sarı" lakabıyla da tanınır. 1584 (H.992) senesinde İstanbul'a doğdu. Zamânın meşhûr âlimlerinin ilimlerinden istifâde etti. Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleriyle görüşüp ondan feyiz aldı. Reîs-ül-küttâblık ve Cizye muhâsebeciliği gibi devlet memuriyetlerinde bulundu. Sultan İbrâhim'in "Ser-şükûfeci" berâtına mazhar olmuştur. 1660 (H.1071) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Semerât-ül-Fuâd" adlı eseri meşhur oldu. Bu kitabında şöyle anlatır:

Dünyayı "hükmen" Terk Etmek Ne Demek?

Vehbi Tülek

Ebü'l-yümn Tâcüddîn Kindî

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Vassaf-zâde

Vehbi Tülek

Ailesi Kalabalık, Rızkı Az Olana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Ebû Yazî Magribî Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

SelÂmetle Gidip Gel

Sarayda İftar

Keramete İnanmayan Âlim

Üç Kandil

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek