Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.644.562

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Üçüncü Ahmed Han, Patrona Halil ayaklanması sonunda tahttan çekilince, Şehzâde Mahmud, 2 Ekim 1730 günü Osmanlı sultânı oldu. Üçüncü Ahmed Hanın tecrübe ve tavsiye lerinden istifade etti. İlk icrâatı, Lâle Devrinde yapılan ilim, kültür ve sanat eserlerinin tahribini durdurmak oldu. Âsi Patrona Halil'i ve zorbaları imhâ ettirdi. İstanbul'da emniyet ve asâyişi sağladı. Ülkede huzur dolu, mesud günler başladı. İçişlerini düzelten Sultan Birinci Mahmud Han, doğuda hududa saldıran İran Safevileri ile, batıda Avusturya ve Rusya'ya karşı tedbir aldı.

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Edebâli hazretleri, kendi parasıyla Bilecik'te bir dergâh yaptırarak, gelen geçenlere, fakir ve muhtaçlara ikrâmda bulundu. Osman Bey de bir çok defâ burada misâfir kaldı. Hattâ bir gece dergâhta yatarken rüyâsında Şeyh Edebâli hazretlerinin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan istifâde ettiğini görmüştü. Sabah olup rüyâyı anlatınca, Edebâli hazretleri, bu güzel rüyâyı şöyle tâbir etti:"Sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın.Kızım Mal Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek, onlar nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar,Allahü teâlâ nice insanın huzûr ve saâdete kavuşmasına, İslâm dini ile şereflenmesine senin soyunu vesile edecektir.''

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

gençliğinle Gururlanma!..

Ali bin Muhammed, Buhârâ evliyâsından ve Şâfii mezhebi âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1010 (H.401) senesinde Buhârâ'da vefât etti... Ali bin Muhammed, zamânının büyük âlimlerinden idi. Ebû Hatem bin Hibbân'dan çok hadis-i şerif dinledi. İlim ve edeb sâhibi bir zât idi. Nazım ve nesir hâlinde yazılmış pekçok şiirleri vardır. Talebelerine sohbetlerinde sık sık şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haram Yiyenin Duâsı Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Osman Sâhib Efendi Yetmişyedinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1122 (m. 1710) senesinde İstanbul'da doğdu. 1183 (m. 1770) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Tokatlı Hayreddîn Efendi

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Fûrânî

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Fûrâni hazretleri, hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidır. 388 (m. 998) yılında Merv'de doğup, 461 (m. 1069) yılında aynı yerde vefât etti. Namazın ehemmiyeti hakkında bildirdiği hadis-i şerifler:

Gönülleri Alır, Ruhları Cezbederdi

Vehbi Tülek

Câhil Kusûrunu Anlamaz Nasihati De Kabûl Etmez

Vehbi Tülek

Her Azanın Farklı Şükrü Vardır

Vehbi Tülek

Mal Ve Çocuklar, Dünya Hayatının Süsleridir

Vehbi Tülek

Şamlı Berk Hazretleri

Vehbi Tülek

Bu Zâtın Inandığı Din, Bâtıl Olamaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Her Şeyi Göze Almıştı!

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

9 Evi Dolaşan Kelle

Sünnet Akçesi

SelÂmetle Gidip Gel

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek