Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.748.207

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehlini Sev Ve Kitaplarını Oku!

Şerîf el-İdrisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hazret-i Hasan soyundan olup, şerîflerdendir. 1614 (H.1023) senesinde Mağrib (Fas) beldelerinden Miknâset-üz-Zeytün denilen yerde doğdu. 1674 (H.1085) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Medeniyet Merkezi İstanbul

Bir İspanyol, 1552-1556 yıllarında Türkiye'de geçirdiği dört yılını anlatır. Aynı zamanda bir hekim olan bu seyyah, Cenova'dan Napoli'ye giderken Türk gemicilerine esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra, tıp bilgisini göstererek Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın hekimleri arasına girmeyi başarmış. Adı Petro. Seyahatnamesinde, dört yılını yaşadığı Kanuni devrinin yaşantısını gözler önüne serer. Biraz da imrenerek.İşte seyahatnameden birkaç kesit: "İstanbul öyle işlek bir şehir ki, buraya günde İspanya'nın Valladolid şehrinin nüfusu kadar yabancı girip çıkar.""Türklerin bıraktığı hayır eserleri, bizde bırakılandan çoktur. Türk zenginleri, bizimkilerden daha cömert davranırlar.""Türkler sadece insanlara değil, hayvanlara bile iyilik yapmayı sevap sayarlar. Bir-iki düzine ciğer satın alıp, kedi ve köpekleri doyuranlara çok rastlanır."

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sirâcüddîn Ali Ûşî

Sirâcüddin Ali Ûşi hazretleri kelam âlimi ve şair olup, Özbekistan'da, Fergâna Müftüsü idi. 575 (m. 1180)'de vefât etti. Ehl-i sünnet itikâdını nazım olarak anlatan "Kaside-i Emâli"si meşhûrdur. Emâli Kasidesi'nin bir kısmı şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hassan Bin Muhammed El-ümevî

Vehbi Tülek

Hassan bin Muhammed el-Ümevi hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 267 (880)'de İran'da Kazvin'de doğdu. Nişâbur ve Bağdat'ta zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. Devrinin en zâhid ve ibadete düşkün âlimlerinden olan Ümevi hazretleri 349 (m. 960)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Putun Içinden Gelen Ses

Vehbi Tülek

Kalp Vardır Ölüdür, Kalp Vardır Gâfildir

Vehbi Tülek

Emirüddin Hübeyr hazretleri Çeştiyye yolunun büyüklerinden olup, Huzeyfetü'l-Mer'âşi hazretlerinin halifelerinin ileri gelenlerindendir. On yedi yaşında Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Birçok âlimden din ve âlet, yardımcı ilimleri tahsil etti. Kur'ân-ı kerimi çok okur, çok ibâdet ve çok duâ eder, Allah aşkından devamlı ağlardı.

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Hilmin Ve Yiğitliğin En Yükseği

Vehbi Tülek

Melekler Kıymetlidir Cinniler Ise Hakîrdir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Cevzî

Vehbi Tülek

Hiç Itiraz Etmeyen Talebe Ahmed Bin Ebü'l-havârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

O Kullarına Çok Merhametlidir

Pişman Oldular!

A'meş Ve Hanımı

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek