Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.628.445

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdürrezzak Kâşî

Abdürrezzak Kâşi hazretleri, tasavvuf ve fıkh âlimidir. Tefsir, Füsûs şerhi ve daha birçok kıymetli eseri vardır. 730 senesinde vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadis âlimi İbrâhim Nehâî

Vehbi Tülek

İbrâhim Nehâi, Tâbiinden, yâni Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshâbını gören büyüklerdendir. Kûfe'de yetişen en büyük fıkıh ve hadis âlimlerindendir. İsmi, İbrâhim bin Yezid'dir. 668 (H.47)'de Kûfe'de doğdu, 715 (H. 96) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Âişe, Ebû Sa'id-i Hudri ve daha birçok sahabeyle görüşüp, hadis-i şerif rivâyet etti. Bu mübarek zat, İmâm-ı A'zâm Ebû Hanife hazretlerinin fıkıh ilmini almış olduğu hocalar silsilesindendir. Hadis ilminde, bilhasa fıkıh ilminde müctehid derecesine yükseldi.

Abdülazîz Bin Ebî Hazım

Vehbi Tülek

En Büyük Hayır Ve Iyilik Resûlullah'a Uymaktır.

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:

Müminlerin Rızkı Bu Ayda Artar

Vehbi Tülek

Eşrefoğlu Rûmî (eşrefzâde)

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Tanımanın Alâmeti

Vehbi Tülek

Bir Müminin Karnını Doyurmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Hayatta Hiç Kimseye Hased Etmedim!

Vehbi Tülek

Ebûbekr Ibn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Tüccarin Rüyasi

A'meş Ve Hanımı

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek