Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.502.639

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlihlerle Sohbet, Ebedî Saâdetin Anahtarıdır

Câfer-i Huldî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde aynı yerde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebelerinin en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Din Bilgilerini Yaymanın Fazileti

Ebû Bekr ibn-i Fûrek hazretleri Kelâm, tefsir, nahiv, lügat ve Şafii mezhebi usûl ve fıkıh âlimidir. 406 (m. 1015) yılında İran'da, Nişâbûr yakınlarında vefât etti. Kelâm ilmiyle ilgili olarak yazdığı "En-Nizâmi fi usûl-iddin" adlı eserinin mukaddimesinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz, Her Şey O'ndandır Diyenlerdeniz

Vehbi Tülek

Bozkırlı Mehmed Kudsi Efendi Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. Halk arasında "Memiş Efendi" lakabıyla tanındı. 1784 (H.1198) senesinde Konya'nın Bozkır kazâsının Aliçerçi köyünde dünyâya geldi. İstanbul ve bazı şehirlerde ilim tahsil etti. Memleketine geri geldi. Karacahisar köyünde yerleşip evlendi. Tâliblerine ilim öğretmekle meşgûl oldu. Bu sıralarda Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, halifelerinden Ödemişli Hasan Kudsi Efendiyi Konya'ya göndermişti. Mehmed Efendi Konya'ya gidip, beş ay Hasan Efendinin sohbetinde bulundu. Evliyâlığın yüksek derecelerine kavuştu. Kemâle gelip icâzet aldı. Karacahisar'a geri dönüp yeniden insanlara feyiz saçmaya başladı. Fakat bâzı kendini bilmez câhil kimselerin muhâlefetine mâruz kaldı. Oradan Seydişehir'in Çavuş köyüne hicret etti. 1852 (H.1269) senesinde orada vefât etti.

Zamanının Bir Tanesi Ebü'l-hasen-i Şâzilî

Vehbi Tülek

Bu Zamanda Talebenin Hizmetleri Kusurludur!

Vehbi Tülek

Ebû Said Fârûki hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunlarındandır. 1782 (H.1196) senesinde Hindistan'da Râmpûr'da doğdu. Sisile-i aliyye büyüklerinden olan Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin sohbetine kavuştu. Fevkalâde izzet ve ikrâm gördü. Birkaç ay sohbetlerinde bulunduktan sonra, Müceddidiyye, Çeştiyye, Kâdiriyye yollarından icâzet verip mezun eyledi. Ebû Said Fârûki hazretleri buyurdu ki:

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Vehbi Tülek

Abdüssamed Vâ'iz-i Sûfî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

İşlerin En Evlâsı Ayıpları Örtmektir

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah Yâfiî

Vehbi Tülek

İmam Olmanın Sorumluluğu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Cünnetü'l-esmâ

Arkadaşlarımı Korumak Için

Allah’a Firar Et

Latif Bir Şikayet

Sarik Ve Sakal

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek