Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.062.286

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için

Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri adıyla meşhur olan sulh ve sükun devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona ermiş, tekrar karışıklıklar başlamıştı. Bunu fırsat bilen Rusya, 1733 yılında Avusturya ile ittifak anlaşması yaptı. Anlaşma hükümlerine göre Rus ordusu aniden Osmanlı topraklarına girecek, Avusturya araya girerek, Osmanlı hükûmetini oyalayacak, bu arada onlar da hücuma geçerek iki ateş arasında bırakacaklardı.

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

A­na­do­lu Velî­le­rin­den Mus­ta­fa Sâfî E­fen­di

Mus­ta­fa Sâ­fi Efen­di, (Sâ­fi Âme­di Bo­le­vi) Ana­do­lu'da ye­ti­şen ve Ana­do­lu'yu ay­dın­la­tan ev­li­yâ­nın meş­hur­la­rın­dan­dır. İs­mi Mus­ta­fa bin Sâ­lih'tir. Di­yâr­be­kir Müf­ti­si Ha­cı Sâ­lih Efen­di­nin oğ­lu­dur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

İbrâhim Metbûlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Seksen Seneye Bedel Gece

Vehbi Tülek

Ebû Hâmid İsferâini hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinin meşhûrlarındandır. 344 (m. 955) senesinde İran'da İsferâin'de doğdu. Genç yaşta Bağdad'a gidip, hadis âlimlerinden hadis-i şerif dinledi ve fıkıh ilmi öğrendikten sonra ders vermeye başladı. 406 (m. 1016)'da Bağdad'da vefât etti. Buyurdu ki:

Delâil-ül-hayrât Ve Meşârık-ul-envâr

Vehbi Tülek

Yürürken Yemek Ve Içmek.

Vehbi Tülek

Tâbiinin Büyüklerinden Râbi Bin Huseym

Vehbi Tülek

Beni Kimseye Muhtaç Etme Yâ Rabbî

Vehbi Tülek

Muhammed Bisâtî

Vehbi Tülek

Zekâtı Zenginlerden Al Müslüman Fakirlere Ver

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Firkateyne Bininiz

Allah Haramdan Kaçani Korur

Geç Gelen Kurtarıcı

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

At Hirsizi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek