Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.791.715

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul'da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul'da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas'ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî'nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından dâvet edilince yeğeni Abdülehad Nûrî'yi de berâberinde İstanbul'a getirdi. Abdülehad Nûrî bir yandan medrese tahsîline devâm ederken bir yandan da dayısından tasavvuf terbiyesi gördü. Ayasofya, Fâtih ve Sultan Ahmed Câmilerinde vaaz vermeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

1683'deki II. Viyana bozgunundan sonra, Osmanlı ordusu bütün cephelerde yeniliyor, on binlerce şehidin kanlar pahasına fethedilen şehirler, kasabalar, kaleler, birer birer düşman eline geçiyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın bergüzarı olan Belgrad bile elimizden çıkmıştı. Koca Osmanlı İmparatorluğu bir felakete doğru sürükleniyordu. Hazine tamtakırdı. Orduda disiplin diye bir şey kalmamıştı. Güngörmüş, tecrübeli askerler:-Ah, diyorlardı, eğer Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kıyılmasaydı, devlet bu hallere düşmezdi.

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Hubeyk

Abdullah bin Hubeyk hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Antakya'da yaşadı ve miladi 840 senelerinde orada vefat etti. Antakya'da yaşamış olan Yusuf bin Esbat hazretlerinden ilim öğrendi ve evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevri hazretlerinin yolunu tâkib etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rûşen Efendi

Vehbi Tülek

Rûşen Efendi, İstanbul Üsküdar'daki Aziz Mahmûd Hüdâi Dergahı şeyhlerindendir. 1719'da Mudanya'da doğdu. Babası Abdurrahman Efendi Birinci Mahmud Han devrinde İstanbul'a hicret etti. Rûşen Efendi tahsiline burada devâm etti ve Aziz Mahmûd Hüdâi dergahına meşihatına tâyin olundu. 1795 yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, israfa dikkat çekerek buyurdu ki:

Fethullah-ı Mûsulî Hazretleri

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kisâî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kisâi hazretleri, meşhûr yedi kırâat imamından yedincisidir. Tebe-i tabiindendir. 189 (m. 805) târihinde İran'da, Rey yakınlarında vefât etti. Buyurdu ki:

Yusuf Bahri Efendi

Vehbi Tülek

Cehennem'den Kurtaran Sağlam Ip: Namaz

Vehbi Tülek

Sonsuz Öncelerde Yoktan Var Olmak

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım

Vehbi Tülek

Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Hadis İmâmı İbn-i Asâkir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hayat Kurtaran Yalan

Hayat Kurtaran Yalan

Şeyh Sa'di-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle bir hadise anlatır;
Bir Padişah, kölelerinden birinin, huzurunda iken yanlış bir işinden dolayı hemen kellesinin uçurulmasını emreder. Zavallı köle, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa, uygunsuz sözler söylemeğe başlar. "Canından el çeken, gönlünde ne varsa döker" demişler ya. Padişah, vezirlerine esirin ne dediğini sorar. İyi kalpli vezirlerden birisi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Padişah Ve At

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Değişen Sizin Kalbiniz

Latif Bir Şikayet

Abdullah El-acemî

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek