Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.072.024

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Ilk Itirâzı, Secde Etmemek Oldu!

Hâce Ahmed bin Mevdûd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1113 (H.507) senesinde Afganistan'ın Çeşt beldesinde doğdu. 1181 (H.577)'de aynı yerde vefât etti. Evliyânın meşhûrlarından Hâce Mevdûd Çeştî hazretlerinin oğludur. Babasının ders ve sohbetlerinde yetişip kemale erdi. Evliyâlıkta üstün derecelere yükseldi. Babası onu kendine halîfe, vekil tâyin etti. Babasının vefâtından sonra, talebeleri yetiştirmekle vakitlerini geçirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın isyanı büyüyünce Sultan II. Mahmud çaresiz kaldı. Hatta Mehmed Ali Paşa ordusu Kütahya yakınlarına kadar ilerledi. II. Mahmud Han, İngiliz ve Fransızlardan ardım istedi ise de onlar bunu "Baba-oğul arasındaki mesele" addede rek yardım etmediler. Başka yapacak şeyi kalmayan Sultan II. Mahmud bu sefer Ruslardan yardım istedi. Öteden beri Anadolu'da gözü olan Rus Çarı, bu isteği memnuniyetle kabul etti.

Ruslardan yardım istenmesine tepki gösteren vezirlere, Usltan Mahmud:"Ne yapalım, denize düşen, yılana sarılır" diye cevap verdi.

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hatim Okunan Yere Rahmet Yağar

İsâ ibn-i Verdân el-Medeni hazretleri "Kırâat-ı aşere" imamlarından Ebû Ca'fer el-Kâri'nin meşhur iki râvisinden biridir. Medine'de doğdu ve orada yaşadı. Kıraat ilmini Ca'fer el-Kâri ve "Kurrâ-i seb'a"dan Nâfi bin Abdurrahman'dan tahsil etti. Kendisinden arz yoluyla Vâkıdi gibi âlimler kıraat okudular. İbn-i Verdân 160 (777)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Süleymân Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

Süleymân Sıdkı Efendi, İstanbul velilerindendir. "İzzi Efendi-zâde" diye bilinir. 1795 (H.1210) senesinde Sütlüce'de doğdu. Evliyanın büyüklerinden Murâd-ı Münzâvi hazretlerinden feyz aldı ve Nakşibendi yolunun edebini öğrendi. 1843 (H.1259) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sütlüce'deki Sa'di Dergâhı bahçesine defnedildi.

Süleymân Sıdkı Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Boynu Bükük Olur

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed bin Hibetullah hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 549 (m. 1154)'de İran'da, Şirâz'da doğdu. 635 (m. 1237)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hibetullah Sekatî

Vehbi Tülek

Yemen'de Nasıl Hükmedeceksin?

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Pîr Ali Aksarâyî

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ali Bin Fudayl

Vehbi Tülek

Şükrü Paşa Ve Mülazım Sadık Bey

Vehbi Tülek

Din Ve Ahkâm, Kıyâmete Kadar Bâkî Kalacaktır.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Geç Gelen Kurtarıcı

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek