Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.543.914

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrâhim Karamânî

Tâcüddin İbrâhim Karamâni hazretleri, aslen Manavgatlıdır. Piri Halife'den zamânın zâhiri ilimlerini öğrendi. Önce Konya'ya, sonra da Bursa'ya gitti ve orada Abdüllatif Makdisi'nin hizmet ve sohbetinde bulunup, onun teveccühlerine kavuştu. 1467 (H.872) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Zeyniler semtinde hocası Abdüllatif Makdisi'nin yanındadır.

Tâcüddin hazretleri bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Için Bir Şey Isteyene Veriniz

Vehbi Tülek

Safvan bin Süleym hazretleri Tabiinden tanınmış bir hadis âlimidir. 132 (m. 749)'de Medine-i münevverede vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Emriniz Altındakileri Ateşten Koruyun

Vehbi Tülek

Hazreti Hasan (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hazreti Hasan, Resûlullahın kızı hazret-i Fâtıma'nın oğludur. Peygamber efendimizin, "Cennet gençlerinin seyyidi, efendisidir" buyurduğu, torunu Hz. Hasan, 625 senesinin ramazan ayının ortasında doğdu. Beyaz ve güzel yüzlü olup, yüzü Resûlullahın yüzüne çok benzeyen yedi kişiden biri bu idi. Resûlullaha bundan dahâ çok benzeyen kimse yoktu. "Oniki İmâm"ın ikincisi, İslâm halifelerinin beşincisidir...

Allahın Izniyle Şeytanı Yakalayıp Bağladım

Vehbi Tülek

Vaktini Boş Şeylerle Geçirme Kardeşim

Vehbi Tülek

Evliya Kınından Çekilmiş Kılıç Gibidir

Vehbi Tülek

Mescid-i Nebevî, Takva Üzere Kuruldu

Vehbi Tülek

Mehmed Emîn Tokâdî

Vehbi Tülek

Esile Kıza Saldıran Hamele'nin Sonu!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Kadin Akli

Hizir Ve Gelin

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bizi Hatirlayin!

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek