Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?
Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.452.783
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:
Batı Akdeniz'e yıllarca hükmeden Turgut Reis, Tunus yakınlarındaki Cerbe adasını ele geçirerek kendisine üs yapmıştı. Preveze'de büyük bir mağlubiyete uğrayan Avrupalılar, bunun intikamını almak ve çok korktukları Turgut Reisi Batı Akdeniz'den uzaklaştırmak için kalabalık bir donanma ile 1560 yılı Mart ayının 2'sinde Cerbe adasına asker çıkardı. Aynı gün Turgut Reis durumu İstanbul'a bildirdi ve sayıca kalabalık düşman ordusuna karşı komanın zor olacağını, bu sebeple derhal adayı terkedeceğini bildirerek Trablus'a çekildi.
"Savaş, cesur milletlerin ilacı, korkak milletlerin ecelidir..."Osmanlı Sultanı III. Ahmed Han'a, Sadrazam cevap verdi:-Ne doğru söylersiniz Devletlûm... Şu Deli Petro, hakikaten eceline susamış!1711 yılı, mübarek Ramazanın 28. günü...Topkapı sarayında Büyük Divan toplantısı yapılmakta...Bütün Devlet Ricali mevcut.Şeyhülislam Paşmakçızade Ali Efendi merak ediyordu:-Biz şimdiye kadar Padişahımızı sulh taraftarı görmüşüzdür. Muharebe için zaruret mi zuhur etti? Veziriazam Baltacı Mehmed Paşa cevap verdi:-Ruslar, Eflak-Buğdan Voyvodalarını kışkırtır...Mora'da ihtilal tertip ederler.
Derviş Osman Efendi Anadolu velilerinden olup, Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin babasıdır. 1670 (H.1081) senesinde Erzurum-Hasankale'de doğdu. Zamânın velilerinden Zekeriyyâ Efendiye hizmet etti. Bir müddet sonra arkadaşlarıyla birlikte Hicaz'a gitmek niyetiyle Siirt'e doğru yola çıktılar. Hizan'dan Siirt'e giden kervanda ihtiyâr bir kimse ile tanıştılar. O ihtiyâr bunlara, "Siirt'in Tillo kasabasında şeyh İsmâil Fakirullah hazretleri vardır. Allahü teâlânın çok sevdiği evliyâsındandır. Onu ziyâret etmeden, duâsını almadan bir yere gitmeyin!" dedi.
İbn-ül-Hüzhib hazretleri, Ahmed İbni Hanbel'in "Müsned" kitabının râvilerindendir. 355 (m. 966)'de Bağdad'da doğdu. 444 (m. 1052)'de vefât etti. Bildirdiği bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
Alâeddin Ali hazretleri, İran'ın Erdebil bölgesinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası gibi ilim ve fazilet sâhibi idi. 1429 (H.833) senesi Kudüs'te vefât etti. Oraya defnedildi. Kabri ziyâret mahallidir.
Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.