Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.684
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Memlûklerin Safevileri desteklemesi yüzünden Osmanlılarla arası açılmıştı. Sultan Gavri, İbrâhim Gülşeni hazrelerinin karşı çıkmasına rağmen, devlet adamlarının ısrarı üzerine, Yavuz Sultan Selim üzerine yürüdü. Ancak yapılan savaşta hayâtını kaybetti. Onun yerine tahta çıkan Tomanbay, İbrâhim Gülşeni'ye gelip duâ istirhâm eyledi. Şeyh dedi ki: "Siz duâya kâbiliyet ve istidâd hâsıl eyleyin ki duâ size ulaşsın. Sultanların duâya istidâdı adâlettir. Ol dahi Allahü teâlânın kitâbı ile hüküm vermektir. Her kim Allahü teâlânın emri üzere hüküm etmez ise zâlimdir. Sultanım! Eğer makâm-ı selâmette olmak istersen, Selim'e tâbi olasın." Bu nasihatlere rağmen Tomanbay Ridâniye'de Yavuz'un karşısına çıktı. Bozguna uğradı, sonra yakalanarak idâm edildi.
Haçova Meydan Muharebesi üzerinden henüz fazla bir zaman geçmeden Avusturya İmparatoru, Osmanlı topraklarına tekrar saldırdı. Bunun üzerine, Sadrazam Damad İbrahim Paşa kumandasında bir ordu hazırlandı. Sefer hazırlıklarını tamamladıktan sonra 1599'da İstanbul'dan Belgrad'a doğru harekete geçti. Edirne'ye geldiğinde Avusturya seraskeri olan Satırcı Mehmed Paşayı başarısızlığı sebebiyle katlettirdi. Daha sonra Belgrad'a, oradan Macaristan'a giren İbrâhim Paşa, Estergon üzerine yürüdü. Ancak bu hareketi, muhârebe yapmak veya kale fethetmekten ziyâde uzun süren muhârebeler neticesinde dağılan veya Osmanlılar aleyhine cephe alan yerli halkın yeniden kazanılması, serhad kalelerinin tâmiri gâyesine yönelikti. Kışı Belgrad'da geçiren Veziriâzam İbrâhim Paşa, 1600 senesi baharında Estergon üzerine yürüyüşe geçti.
Muhammed Hâdimi hazretleri Osmanlı İslam âlimlerinin meşhurlarındandır. 1701 (H.1113) senesinde Konya'nın Hâdim kasabasında doğdu. İlk tahsilini babasından gördü. Konya'da Karatay Medresesinde ilim öğrendikten sonra İstanbul'a gitti. Meşhûr âlimlerden Kazâbâdi Ahmed Efendiden ilim öğrenerek icâzet aldı. Hâdim'e dönerek Hâdim Medresesinde ders verdi. Kısa zamanda nâmı İstanbul'a kadar varan Muhammed Hâdimi hazretleri, önce Pâdişâh Üçüncü Ahmed Han, sonra da Birinci Mahmûd Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Pekçok kitap yazdı. Bu eserlerden, İmâm-ı Birgivi hazretlerinin Tarikat-ı Muhammediye isimli kitâbına yaptığı şerhi çok kıymetlidir. Bu şerhe Berika ismini vermiştir. Bu mübarek zat, 1762 (H.1176) senesinde Hâdim'de vefat etti...
Muhibbüddin ibn-i Rüşeyd hazretleri hadis ve Maliki fıkıh âlimidir. 657'de (m. 1259) Fas'ta Sebte'de (Ceuta) doğdu. İlk tahsilinden sonra ilim tahsili için Tunus, Mısır ve Suriye'ye gitti; Medine ve Mekke'ye geçerek hac vazifesini ifa etti, muhtelif âlimlerden hadis rivayet etti. Tekrar memleketine döndü ve 721'de (m. 1321) vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Ümmü Hırâm (radıyallahü anha) Ensârın (Medineli Müslümanların) büyüklerinden olan Enes bin Mâlik'in (radıyallahü anh) teyzesidir. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin de teyzeleri tarafından akrabâsı olup süt teyzesidir. 647 (H. 28) senesinde Kıbrıs'ta şehid oldu...
Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:
"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:
"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."