Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.221.504

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Saray kâtiplerinden Esad Bey anlatır:Bir gece önemli bir şifre almıştım. Bunu Sultan Abdülhamid Hân'a imzalatmak için, yatak odasının kapısını çaldım. Kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra, tekrar çaldım. Yine açılmadı. Üçüncü defa vuracağım sırada kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu. bana şöyle dedi:"Evlâdım, beklettim kusûruma bakma! Daha kapıyı birinci çalışında kalktım. Gecenin bu saatinde geldiğine göre, mühim bir evrak olduğunu anladım. Abdestsiz idim. Bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım. Abdest almak için geciktim. evrakı oku da dinliyeyim!..." Evrakı okudum. Besmele çekerek imzaladı. "Hayırlı olur inşâallah!" dedi.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerifzâde Ataullah Efendi

Şerifzade Ataullah Efendi yüzyirmialtıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1760'ta İstanbul'da doğdu. Tahsilini ta­mamlayarak genç yaşta müderris oldu. 1804'te Rumeli kadıas­keri oldu. 1806'da şeyhülislâmlığa getirildi. 1810'da azledildi ve Aydın-Güzelhisar'a yerleşti. 1811'de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Kazancını Kitaba Yatıran Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Molla Hüsâmeddîn Hüseyn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aslen İran’ın Tebrîz şehrindendir. 880 (m. 1475) senesinde vefât etti. Önceleri bazı medreselerde müderrislik yaptı. Daha sonra Fâtih Sultan Muhammed Hân tarafından Fâtih Câmii civarında yaptırılan Sahn-ı Semân Medreselerinden birine müderris olarak tayin edildi. Fâtih Sultan Muhammed onu çok sever ve sayardı.

Yûnus Emre

Vehbi Tülek

Kötülük Edene De Iyilik Yapanlar

Vehbi Tülek

Kınalızâde Hasan Çelebi Osmanlı fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. Ahlâk-ı alâi ahlâk kitabının sahibi olan Ali bin Emrullah hazretlerinin oğludur. 953 (m. 1546)'da Bursa'da doğdu. 1012 (m. 1604)'de Mısır'da Reşid kasabasında vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, babasının kitabından naklederek buyurdu ki:

Ebül-hayr Fârûkî

Vehbi Tülek

Şihabüddin Ahmed

Vehbi Tülek

Din Kardeşine Yardım Etmenin Fazileti

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Kânî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Haris

Vehbi Tülek

Resûlullahın Vârisi Ve Vekilleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek