Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.751.935

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimdeki Hıyânet, Maldaki Hıyânetten Daha Kötüdür!

Ebû Saîd Lü'lüi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. 813 (H.198)de orada vefât etti. Mâlik bin Enes, Şu'be, Süfyan bin Uyeyne ve Süfyân-ı Sevrî'den hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Hadîs ilminde çok derin bilgiye sâhib oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Sultan Ahmed Han, bir gün Hüdâyi hazretlerine bir hediye göndermiş, o da bunu kabûl etmeyerek iâde etmişti. Pâdişâh bu sefer aynı hediyeyi Şeyh Abdülmecid Sivâsi'ye gönderdi. Onun kabûl etmesi üzerine bir gün pâdişâh kendisine; "Bu hediyeyi Hüdâyi'ye gönderdiğim halde kabûl buyurmadılar." dedi. Abdülmecid Sivâsi de; "Pâdişâhım, Hüdâyi bir ankâdır ki, lâşeye tenezzül etmez." cevâbını verdi.Pâdişâh birkaç gün sonra Hüdâyi hazretlerinin sohbetine gidince; "Geri gönderdiğiniz hediyeyi Abdülmecid Efendi kabûl etti." dedi. Bu söz üzerine Hüdâyi hazretleri de; "Sultanım! Şeyh Abdülmecid bir deryâdır. Ona bir katre necâset düşmekle pislenmiş olmaz." diyerek zârifâne bir cevap verdi.

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakirleri Sev Ve Onlarla Bulun

Ebû Bekr-i Nakkaş hazretleri hadis ve tefsir âlimidir. 266 (m. 879)'da Bağdâd'da doğdu ve orada 351 (m. 952) yılında vefât etti. Ebû Bekr-i Nakkâş'ın bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Hayır Ehli, Hayra Koş

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Serrâc hazretleri Bağdad'da yetişen büyük hadis âlimlerindendir. 417 (m. 1026) senesi sonlarında Bağdad'da doğdu. 500 (m. 1106) senesinde vefât etti. Naklettiği, Ramazan-ı şerif ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Azılı Bir Müşrik Ümeyye Bin Halef

Vehbi Tülek

Tasavvuf Büyükleri, Dîne Uyan âlimlerdir

Vehbi Tülek

Cemâleddin Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve velilerdendir. Amasya'da doğdu. Burada bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a giderek Alâeddin Halveti hazretlerinin sohbet ve hizmetiyle şereflendi. Fâtih Sultan Mehmed Han onu İstanbul'a dâvet edince, Kocamustafapaşa dergâhında yıllarca talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velilerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Başka bir halifesi de Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin hocası Hayreddin-i Tokâdi idi. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Muhammed Dükkî

Vehbi Tülek

Pîr Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Ahmed Ruaynî

Vehbi Tülek

Dostlarıma Ve Talebelerime Vasiyet Ederim Ki

Vehbi Tülek

Selmân-ı Fârisî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Abdülazîz Dîrînî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Abdullah El-acemî

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sarik Ve Sakal

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek