Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.137.288

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Kınalızâde Ali Çelebi, Hicri 916/1511 senesinde Isparta'da doğar. Babası Emrullah Efendi kadılık mesleğini icra eder. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'e de şehzadeliği döneminde hocalık yapmıştır.

Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan İsparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi'nin nezaretinde tahsilini ikmale çalışır. Bu doğrultuda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve eski Ali Paşa medreselerini bitirdikten sonra Fatih'teki üniversiteye girer. Burada dönemin tanınmış müderrislerinden Kara Salih Efendi, daha sonra da Kamil Çivizâde'nin derslerine devam eder ve 945'te onun yardımcılığını üstlenir.

Sıra Ali Çelebi'nin müderris olmasına gelince, Ebus Suud Efendi'den ses soluk çıkmaz. Çünkü tayin etme ve görevlendirme onun uhdesindedir. Ne ki, Ebus Suud Efendi, bütün kemalet ve faziletine rağmen kendisine rakip addettiği (saydığı) Çivi Zâde'nin yardımcısına müderrislik görevi vermek istemez. Bu durum Ali Çelebi'yi fazlasıyla üzer.

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

kâ­dıl-­kudât ­ibn­-i Hâ­restânî

Asıl adı "Ab­düs­sa­med" olan İbn-i Hâ­res­tâ­ni'nin ba­ba­sı, Hâ­res­tâ'dan Şam'a ge­lip, Bâb-ı Tû­mâ'da­ki evi­ne yer­leş­miş ve Mes­cid-i Zey­ne­bi'de imâm­lık yap­mış­tı. Şam'da, Irak'ta, İs­fe­han'da ve Ho­ra­san'da bir­çok âlim­den ilim tah­sil et­ti. Bu âlim­ler­den bir­ço­ğu ken­di­si­ne icâ­zet ver­di­ler. Şam'da Kâ­dı'l-ku­dât (Tem­yiz mah­ke­me­si rei­si) ola­rak gö­rev yap­tı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Abdullah bin Zeyd hazretleri, Tâbi'inin büyüklerindendir. Ensârdan Zeyd bin Erkam'ın "radıyallahü anh" oğludur. Babası, küçük olduğundan Uhud gazâsına götürülmemiş, diğer gazâların hepsinde hâzır bulunmuştu. 61 [m. 680] senesinde Kûfede vefât etmişti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Derviş Muhammed Hazretleri

Vehbi Tülek

Sicâh Bin Hâris Ve Mâlik Bin Nüveyre

Vehbi Tülek

Mâlik bin Nüveyre, Beni Temim kabilesinin reisi idi. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Medine'ye gelerek Müslüman olduğunu söyledi. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ahirete teşrif ettikten sonra Arabistân halkının çoğu dinden çıktı, mürted oldu...

Yırtıcı Hayvanlar Için Yapılan Misafir Odası

Vehbi Tülek

Müstekîmzâde Süleymân Sadeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Ömer Bin Sa'îd El-hemedânî

Vehbi Tülek

Bildiği Ile Amel Etmeyen Câhil Demektir

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Buğzedenin Nasîhatine Güvenilmez!

Vehbi Tülek

Evliyânın En Üstünleri Eshâb-ı Kirâmdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Alabilirsen Al

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Gül Yaprağı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek