Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.811.285

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişaha Nasihat

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme.

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Ziyaretleri âhireti Hatırlatır

Ebû Ca'fer Muhammed Mûsuli hazretleri hadis âlimlerindendir. 162 (m. 778)'de doğdu. 242 (m. 856)'da vefât etti. Hadis ilminde hafız olup, yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezberlemiştir. "Musul Şeyhi" lakabıyla meşhûrdur. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Vehbi Tülek

Îsâ bin Ebân hazretleri Hanefi fıkıh âlimi olup İmam-ı Muhammed Şeybâni'nin talebesidir. Ondan fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Basra kadılığına tayin edi­ldi. 220'de (m. 835) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı

Vakti Gelince, Namazı Hemen Kıl

Vehbi Tülek

Ben Ümmetim Için Çok Korkuyorum

Vehbi Tülek

Hilâl bin Muhammed Haffâr hazretleri hadis âlimidir. 322 (m. 934)'de Bağdad'da doğdu. 414 (m. 1023)'de orada vefât etti. "Emâli" adlı kitabı ile, cüzler hâlindeki hadis-i şerif kitapları, onun eserlerinden bazılarıdır. Arş ve akıl hakkındaki uzun hadis-i şerifin son kısmı şöyledir:

Allahü Teâlânın Birinci Emri Iman Etmektir

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Fahreddîn-i Acemî

Vehbi Tülek

Gazze'den Doğan Güneş İmâm-ı Şâfiî

Vehbi Tülek

Keşfî Cafer Efendi

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Şa'rânî

Vehbi Tülek

Velî Kulların Alâmetleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Örümcek Ağı

Arafatta Görüşürüz

Allah’a Firar Et

9 Evi Dolaşan Kelle

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek