Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.234

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hammâd Bin Müslim Debbâs

Hammâd bin Müslim hazretleri, Bağdât'ta yetişen büyük velilerdendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni'nin tasavvuf ilmini öğrendiği hocalarındandır. Aslen Şamlı olup, hayâtı Bağdât'ta geçti. Doğum târihi bilinmemektedir. 1131 (H.525) senesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Müslümanlara Hürmet Et

Vehbi Tülek

Ahmed ibn-i Sâlim hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'de doğdu. 1020 (m. 1611)'de Hindistan'ın Benderşahar şehrinde vefât etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Ali Bin Bendâr Sayrafî

Vehbi Tülek

İdris-i Muhtefî (hacı Ali Bey)

Vehbi Tülek

İdris-i Muhtefi hazretleri, İstanbul evliyâsındandır. İsmi Ali'dir. Halk arasında Hacı Ali Bey diye bilinir. Terzilik mesleğiyle meşgûl olduğu için "İdris", kendi hâllerini ve yakinlerini insanlardan gizlediği için "Muhtefi" lakaplarıyla anılmıştır.

Talebe, Sâdık Olan Tâlib Demektir!

Vehbi Tülek

Dört Kimse Hayırla Şahitlik Ederse

Vehbi Tülek

Ahmed-i Nâmıkî Câmî

Vehbi Tülek

Münâzara Ve Muhâlefet!..

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî Ve Hıristiyan Bir Genç

Vehbi Tülek

Ölü Ve Diriye De Sevap Bağışlanabilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sarik Ve Sakal

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek