Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.247.376

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Velîlere Yakınlık, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Ezher el-İsfehânî hazretleri büyük velîlerdendir. Filistin’de Remle'de otururdu. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Türâb Nahşebî gibi büyüklerle görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Bennâ'nın talebesidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Osmanlı Sultanı İkinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasının girişmiş olduk ları büyük ve cür'etli teşebbüsü gerçekleştirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, İstanbul'u, doğu ve batıdaki Osmanlı ülkelerine merkez yapmıştı. Kostantiniyye, başka bir devletin elin de kaldıkça Osmanlı ülkesi, Hristiyan istilasına açık bulunacağı gibi, Avrupa ile Asya arasında ki bağ ve alaka da emniyete alınamazdı. Böylece devlet, tam ve sağlam bir vücud olacak yerde, gövdesi ortasından ikiye bölünmüş olarak parçalanmak tehlikesine maruz kalırdı.

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Hanın Ortadoğu'da hâkimiyetini genişletmesi; Suriye, Filistin, Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika'nın doğusuna hâkim Memlûklu Sultanı Kansu Gavri (Gûri)yi harekete geçirip, tedbir almaya sevk etti. 23 Ağustos 1514'te Çaldıran Meydan Muhârebesinde Yavuz Sultan Selim Hana yenilip, kaçan İran Safevi hükümdârı Şah İsmâil ile ittifâk kurdu. Yavuz Sultan Selim Han, haber alma teşkilâtı vâsıtasıyla Şah İsmâil-Kansu Gavri ittifâkını öğrenince, Vezir-i âzam Sinan Paşayı kırk bin kişilik bir kuvvetle Safeviler üzerine gönderdi. Sinan Paşanın, Diyarbekir'e giderken, Fırat'ı geçmek için Memlûklerden müsâade isteyip de iznin verilmemesi ve Kansu Gavri'nin elli bin kişilik kuvvetle Haleb'e gelmesi, harb sebebi sayıldı. Devrin âlimlerinden Zenbilli Ali Cemâli Efendinin fetvâsıyla sefere çıkıldı. Yavuz Sultan Selim Han, dâhiyâne bir siyâsetle Mısır devlet adamlarının bir kısmını ve Suriye ahâlisini kendi safına almaya muvaffak oldu.

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar, Allahü Teâlânın Yaratmasına Vâsıtadır

Mansûr bin Muhammed Mervezî hazretleri Şâfiî fıkıh, kelâm ve tefsir âlimidir. 426’de (m. 1035) Türkistan’da Merv’de doğdu. Bağdat’ta fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. Nîşâbur’da, sonra Merv’de medresede talebe yetiştirdi. 489 (m. 1096)’da burada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Îmanı Gitmez

Vehbi Tülek

Mahmûd Hamza el-Hüseyni hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 1236 (m. 1821)'de Şam'da doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Şam'da çeşitli mahkemelerde kadı nâibliği ve Şam Vilâyeti Meclis-i Kebir üyeliği yaptı. 1305 (m. 1887)'de Şam'da vefat etti. "el-Ferâidü'l-behiyye fi'l-kavâidi'l-fıkhiyye" adlı eserini Sultan II. Abdülhamid'e ithaf etti. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Ebü'l-abbâs'ın Velî Kızı Ve Damadı

Vehbi Tülek

Teyemmüm Ne Zaman Caiz Olur

Vehbi Tülek

Ecezâde Muhyiddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Zamanın âlimlerinin büyüklerinden ders okudu. İlim tahsilini tamamladıktan sonra, İznik Medresesi Müderrisliği, Trabzon Selanik ve Bursa Kadılığı yaptı. 924 (m. 1518)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Enbiyânın Ve Şühedânın Gıbta Ettiği Zatlar!

Vehbi Tülek

Bu Hasletlerin Bulunduğu Kimse, Cennete Girer

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed İbâdî

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Halk Içinde Hak Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Belalardan Ve Nazardan Korunmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

İmanı Ona Kafidir

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Derdi Olan Neylesin?

Hizir Ve Gelin

Zalimlere Dersini Verdi!

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek