Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.519.138

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti, adayı fethettikten sonra, Kıbrıs'da adaletin tam tesisi ve Venediklilerin vergi adaletsizliklerinin ortadan kaldırılması için gereken bütün hukuki düzenlemeleri de yapmıştır. İslam hukuku­nun tatbiki yanında, özellikle haraci arazi vergilerinin dü­zenlenmesi ile alâkalı olarak 980/1572 tarihli Kıbrıs Adası Kanunnâmesi hazırlanmıştır. Biz bu kanunnâmeyi uzun uzadıya zikredecek değiliz. Ancak Kıbrıs'daki vergi adaletini sağlayan giriş mahiyetindeki kısmını özetle­yeceğiz. Diğerlerininin ise, orijinalini vermekle yeti­neceğiz:Kıbrıs Kanunnâmesi'nin Mukaddemesi:"Venedikli kâfirler zamanında Kıbrıs ahalisinin mah­sulatından, bazılarından altıda bir; bazılarından beşte bir; bazılarından dörtte bir ve bazılarından da üçte bir alınıyordu.Ada halkı arasında Farikoz denen bir gurup haftada iki gün beglerine ve toprak sahiplerine çalışmakla mükel­lefdi.Ahali ve büluğa eren gençler, 60, 80, 90 akçe arasında değişen maktu vergilerini verdikden sonra ken­dileri, oğulları ve kızları için ayrı ayrı tuz hakkı adı altında ayrıca beşer akçe verirlerdi.Ziraat edilen arazilerden kesin olarak üçte bir ürün alınırdı.Ahalinin kısrağı katır doğursa 60 akçe; tay doğursa 25 akçe; inekleri doğursa beş akçe; her koyun ve kuzu­dan bir akçe alınırmış.

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Gönül Sultanı Ebü’l Hasen Bağdadî

Ebü'l Hasen hazretleri, Bağdad'da yaşamış olan evliyadandır. İlim ve takva sahibi bir zat idi. Evinden dışarı çok az çıkardı. Ruzbehan-ı Bakli ile sık sık görüşürdü. Bu zat kimdir derseniz, kısaca bahsedelim. (Ruzbehan-ı Bakli'nin asıl adı Ebu Muhammed Şirazi'dir. Kübreviyye meşayıhındandır. Necmüddini Kübra'nın mürşididir. Ebu Necibi Sühreverdi'nin halifesi olan Ammar Yaser'in halifesidir. 1209 tarihinde Şiraz'da vefat etti. Tefsiri arayis, Kitab-ül envar ve Şerh-ul-şathiyyat kitapları vardır.)

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Malı Isrâf Etmek Şükretmemek Olur

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Süleymi hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 796 (H.180) senesinde Basra'da vefât etti. Eyyüb Sahtiyâni, Âsım bin Ahvel ve başka âlimlerle görüşüp onlardan ilim tahsil etti. Bişr bin Mansûr'a, ömrünün son günlerinde borçların için vasiyette bulunmayacak mısın? denildiğinde; "Ben, Rabbimin günahlarımı af ve mağfiret edeceğini ümid ediyorum. Hâliyle borçlarımın da ödenmeyeceğini nasıl ümid etmem" dedi. Çok geçmeden vefât etti. Sevdikleri borçlarını ödeyiverdiler. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Merhamet Edene, Allahü Teala Merhamet Eder

Vehbi Tülek

Muhibbüddin ibn-i Rüşeyd hazretleri hadis ve Maliki fıkıh âlimidir. 657'de (m. 1259) Fas'ta Sebte'de (Ceuta) doğdu. İlk tahsilinden sonra ilim tahsili için Tunus, Mısır ve Suriye'ye gitti; Medine ve Mekke'ye geçerek hac vazifesi­ni ifa etti, muh­telif âlimlerden hadis rivayet etti. Tekrar memleketine döndü ve 721'de (m. 1321) vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kıyâmet Yaklaştıkça Fitneler Çoğalır!

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Avf (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Tövbe Eden Hiç Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Âlimlerin Farklı Ictihadları Rahmettir

Vehbi Tülek

Abbâdî Mekkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek