Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.843.375

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Ebü'n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Es'ad Mühenî'den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn'den giydi. 1168 (H.563) senesinde Bağdad'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Uzun yıllar mesane hastalığından ıstırap çeken Sultan Reşat Han'a ölümünden iki yıl önce, Alman profesör İsrail tarafından başarılı bir ameliyat yapılmıştı. Yıldız sarayında bitkin halde yatmakta olan Padişah, ameliyat odası haline getirilen salona götürüldü. Doktorlar ve yardımcıları salonda bekliyorlardı. Ameliyat odasına girdiklerinde Padişah, oradakilerle ayrı ayrı helalleşti. Sonra da kıbleye dönerek:"Ey Büyük Allah!ım! Eğer ben milletim ve vatanım için hayırsız ve bahtsız isem beni şu ameliyat masasının üzerinden sağ kaldırma!" diye dua etti. büyük bir cesaret ve tevekkül ile ameliyat masasına uzandı. Yapılan başarılı ameliyat sonunda sıhhatine kavuştu ve iki yıl daha yaşadı.

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Ecdâdımız Osmanlılar her sâhada olduğu gibi, ahlâken de bütün milletlerden medeni idiler. Bu, Avrupalı yazarlar tarafından da kabul edilmektedir. Meselâ A. L. Castella'nın Osmanlı ahlâkı hususunda enteresan tesbitleri vardır. Yazarın arkadaşlarından biri, içinde bin kuruş bulunan bir torba ile İstanbul yakasından Beyoğlu'na gidiyordu. Tophane iskelesine çıkarken torbanın ağzı çözülüp paralar rıhtıma dağıldı. Bazıları da denize yuvarlandı. Çevreden bunu görenler, adamın yardımına koştular. Herkes bulabildiği kadarını topladı ve adamın torbasına doldurdu. Paranın sahibi şaşkınlık içindeydi. Hatta endişeliydi. Paralarının bir kısmının çalınabileceğinden korkmaktaydı. Fakat, denize düşen paraların bile çıkartılıp kendisine teslim edilmekte olduğunu görünce, içi ferahladı.

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hz. Ömer'in Oğluna Hile Yapan Yahudi!

Hazret-i Ömerin bir oğlu var idi. Bedenen çok zayıf kalmıştı. Bir Yahudi, bu gence kendisini hekim olarak tanıttı. Hâlini ve hâtırını sordu. O da, bedeninin zayıflığından bir miktâr bahsetti. Mel'ûn Yahudi tebessüm ederek, "bunun ilâcı kolaydır" dedi. Bu da ilâcını istedi. Zirâ kalbinde kin ve hile yoktu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"arap" Lügatte, Güzel Demektir

Vehbi Tülek

Zeyd bin Hasen Kindi hazretleri hadis, kırâat ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 520 (m. 1126) yılında Bağdad'da doğdu. 613 (m. 1217) yılında Şam'da vefât etti. Zamanının en meşhûr âlimlerinden ders aldı. Şam'da Emevi Câmii'nde ve Kâsiyûn'daki medresede ders verirdi. Buyurdu ki:

İhsân Ettiğini Hatırlayan Kimse Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Hayatı Da Ölümü De Yaratan O'dur

Vehbi Tülek

Alâüddin Bâci hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 631 (m. 1233) senesinde Endülüs'te (İspanya) Bâc (Baeja) şehrinde doğdu. Bir müddet Şam'da kaldı. Sonra Kâhire'ye gelip yerleşti. 714 (m. 1314) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Takıyyüddin Hısni

Vehbi Tülek

Hz. Ali'ye Düşman Olan Adamın Sonu!

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed

Vehbi Tülek

Bu Ümmet, Dalâlet Üzere Ittifak Etmez!

Vehbi Tülek

Ebü-l Abbas Bin Şüreyh

Vehbi Tülek

argûn Şah Öldürüldü!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Sonunda Orta Yolu Buldular

Adam Olmazsan

Yüz Vermedin!

Delik Kova

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek