Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.984.998

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır'da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire'de vefât etti. Câmi-ul-Ezher'de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Diye Akçe Versin

Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mecdüddîn Mûsulî

Mecdüddin Mûsuli hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 599 (m. 1202) senesinde Musul'da doğdu. Şam'da Cemâlüddin-i Husayri'den ilim tahsil etti. Yaşadığı devirde, fıkıh ve usûl ilimlerindeki âlimlerin en büyüğü oldu. Hanefi fakihlerinin altıncı tabakası olan "Eshâb-ı Temyiz"dendir. 683 (m. 1284) senesinde Bağdad'da vefât etti. "İhtiyâr" kitabında diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Abdülazîz Hallâl

Vehbi Tülek

Abdülaziz bin Ca'fer hazretleri; Muhammed bin Osman bin Ebi Şeybe, Mûsâ bin Hârûn, Muhammed bin Fadl el-Vâati, Sa'id bin Aceb el-Enbâri, Ebû Halife Fadl bin Hab-bâb, Ali bin Taygûr, Ca'fer el-Feryâbi, Ahmed bin Muhammed Ca'd, İbrâhim bin Muhammed bin Heysem, Kâsım bin Zekeriyyâ el-Mutnz, Hüseyn bin Abdullah, Ebü'l-Kâsım el-Begâvi, Abdullah bin Ahmed, Ebû Bekr bin Ebû Dâvûd gibi pek çok değerli âlimden hadis-i şerif öğrenmiş, rivâyetlerde bulunmuştur.
Kuvvetli bir zekâya sahip olan Abdülaziz Hallâl; çok güç, anlaşılması zor olan meseleleri hemen anlardı. Hadis âlimleri, onun sağlam, güvenilir bir râvi olduğunu bildirmişlerdir.

Resûlullah'ın Buyurduğu Gibi Dua Eden âmâ Zat

Vehbi Tülek

Ahmed Harrâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Ahmed Harrâr hazretleri milâdi on birinci asırda Mısır'da yaşamıştır... Tasavvufta kemâle ermiş, keşif ehli olmuş ve pekçok şeyleri müşâhede etmiştir. Kendisi şöyle anlatmıştır: "Mısır'da bulunduğum sırada Kurafe yolundan geçerek evden mescide gider gelirdim. Gece vakti çıktığımda bende korkuyla karışık bir ürperti olurdu. Allahü teâlâ gözümden perdeyi kaldırıp bana kabirdeki mevtânın hâllerini görmeyi nasib etti. Nimet ve azâb içinde olan ölülerin hâllerini de görürdüm."

Nikâhtan Sonra Nafaka Farz Olur

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bize Senden Utanmayı Ihsân Eyle

Vehbi Tülek

İbni Hacer-i Mekkî

Vehbi Tülek

Rahmetin Hakkında Çok Ümitliyim Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

yedinci İmam Mûsâ Kâzım

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimlerinden Ayrılan Dalalettedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Allah'ın Emaneti

Derdi Olan Neylesin?

Her Şeyi Göze Almıştı!

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek