Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.811.073

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Şihâbüddîn Aysâvî hazretleri tanınmış velîlerdendir. 1534 (H.941) de Şam'da doğdu. Orada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, hadis ve kıraat ilmi tahsil etti. Tasavvuf yolunda, Şihâbüddîn Ahmed bin Bedrüddîn el-Gazzî'den feyiz ve icâzet aldı. Tevrîziyye Câmii'nde hatiblik yaptı. 1617 (H.1026) senesinde, Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mîraç'a Inanmayanların Durumu Hakkında

Muallâ bin Mansûr Râzî hazretleri Hanefî fıkıh ve hadîs âlimidir. İmam-ı Azam Ebû Hanîfe hazretlerinin talebelerinden sonraki en büyük âlimlerdendir. Muhammed Şeybânî’den Hanefî fıkıh ilmi tahsil etti. Mâlik bin Enes gibi âlimlerden hadis rivayet etti. 211 (m. 826)’da vefat etti. “Kitâbü’n-Nevâdir” en meşhur eseridir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yasak Edilenlerden Sakınmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Mehmed Mekki Efendi 121. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1126'da (m. 17l4) Mekke'de doğdu. Babası Mekke Kadısı iken, vefatı üzerine İstanbul'a geldi. Tahsilini ta­mamladıktan sonra müderris ve 1202'de (m. 1787) Şeyhülislâm oldu. 1212'de (m. 1797) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdullah Bin Muhammed Bağdadî

Vehbi Tülek

Misvakta, Din Ve Beden Için Faydalar Vardır

Vehbi Tülek

İshâk el-Medini hazretleri hadis âlimlerindendir. Hicaz'da Bezû'an köyünde doğup büyüdü. 256 (m. 870) senesinde hayatta idi. Vefât târihi kesin olarak bilinmemektedir. Onun en meşhur eseri (Kitâb-ül-münir)'dir. Bu eserinde, rivâyet ettiği ve Müslim'de bulunan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Terzi Baba'nın Hocası Abdullah Mekkî

Vehbi Tülek

Dört Mezhebe Göre Hüküm Bildiriyorum

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese, Tevekkülü Emreyledi!

Vehbi Tülek

Farzlara Ve Haramlara, Olduğu Gibi Inanmalıdır

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika Fatihi Ukbe Bin Nafi

Vehbi Tülek

Âsi Olan Da Itaat Eden De Tövbe Etmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Arafatta Görüşürüz

Yuhçu Baba

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek