Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.140.877

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Osmanlı Devleti zamanında, İstanbul Okmeydanı, birçok ünlü atıcılar görmüştür. Bunların en namlılarından biri de Tozkoparan İskender'dir. O sıra İran'dan Bahtiyar adını taşıyan bir pehlivan gelip, hükümdarın yanında sert yaylar çekmiş, birçok aynalar (metal levha) vurmuş ve büyük hünerler göstermiş. Hükümdar; "Bizde buna gâlip olan kimse yok mudur?" deyince,"Pâdişahım bir nice gün izin verin tedârik olunur." demişler. Atıcıların ileri gelenleri bir yere toplanıp görüşmüşler ve şu tedâriki görmüşler: Birkaç kantar ağırlığındaki bir top taşına demirden bir halka yapıp Bab-ı Hümayun'dan içerideki meydana koymuşlar ve; "Her kim bu taşı kaldırırsa, çok büyük ihsan vardır!" diye etrafa haber yaymışlar. Bileğine güvenen herkes o demir halkaya yapışıp ancak yerden iki parmak kadar kaldırabilmiş. Ziyade kaldırabilen ancak bir karışı bulabilirmiş.

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Alî Halebî

Nûreddin Ali Halebi hazretleri Şafii âlimidir. 975'te (m. 1567) Kahire'de doğdu. Şemseddin Remli'nin derslerine devam etti. Şafii fıkhı ve siyer ilminde icazet aldı. 1044 (m. 1634)'de vefat etti. Siretü'l-Halebiyye isimli siyer kitabında şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Peygamberlerin Mübârek Cesetleri Çürümez!

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Râî hazretleri Malikî fıkıh ve nahiv âlimidir. 782 (m. 1380)’de Endülüs’te (İspanya) Gırnata’da (Granada) doğdu. Kahire’de başta İbn-i Hacer Askalânî olmak üzere birçok âlimden ilim tahsil etti. Müeyyediyye Camii’nde ders verdi. 853’te (m. 1450) Kahire’de vefat etti. “İntisârü’l-faķîri’s-sâlik li-tercîhi mezhebi’l-İmâm Mâlik” isimli eserinde şöyle anlatır:

Ebû Abbas Eşnâî

Vehbi Tülek

Mazlumun âhı, Indirir Şâhı

Vehbi Tülek

Muhammed Rebhâmi hazretleri Hindistan'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. Dokuzuncu asrın sonlarında vefât etti. En meşhur kitabı olan Rıyad-un-nâsihin ismindeki eserini, 835 (m. 1432) senesinde yazdı. Bu eserinde buyuruyor ki:

Büyük Fıkıh âlimi Ebû Abdullah El-mehâî

Vehbi Tülek

Bilmez Misin, Her Işin Hayırlısı Ortasıdır

Vehbi Tülek

Müminler, Ailesine Din Bilgilerini Öğretmelidir

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey, Verâ Gibi Olamaz!

Vehbi Tülek

Ey Insanlar! Ölmeden Önce Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

“kolumu Kesiver Kumandanım!..”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Ölüyü Diriltemem

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Yüz Vermedin!

Abdullah El-acemî

Garip Karşilanan Bir Adak

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek