Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.682.990

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tek Kollu Reis

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Birinci Kosova savaşı ile büyük bir hezimete uğrayan haçlılar, bunun acısını çıkarmak için yedi yıl boyunca uğraşarak büyük bir ordu daha kurdular ve 1396 yılı yaz aylarında Macaristan'dan yola çıkan kalabalık haçlı ordusu 9 Eylül günü Tuna boyunda ki Niğbolu kalesi önlerine geldi. Sayıları öyle çoktu ki, ordugâhlarında, "Gök yıkılsa mızraklarımızla tutarız" sözleri işitiliyordu. Fransız, İngiliz, İskoç, Alman, Avusturya, Venedik, Ulah gibi Avrupa'nın en kuvvetli devletlerinin asilzadeleri kumandasındaki bu son derece kalabalık ordu, bu sefer Osmanlıları mağlup edip, kesin olarak Balkanlardan atacaklarından gayet emin görünüyorlardı. Niğbolu kalesi kumandanı Doğan Bey, yanındaki üç bin askerle, ikiyüz bin kişilik orduya karşı nasıl başedeceğini düşünüyor ve çareler arıyordu. Bu sırada Fransız birliklerinin kumandanı Mareşal Busiko kaleye bir elçi göndererek teslim olmalarını istedi ve,

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâr Muhammed Kadîm

Yâr Muhammed Kadim Talkâni, Hindistan'ın büyük velilerindendir. On yedinci asrın sonlarında vefât etti... İmâm-ı Rabbâni hazretleri, Mektûbât'ın birinci cildinde 117 ve 211. mektuplarını Yâr Muhammed Kadim'e yazdı. Birinci cild, yüz on yedinci mektup özetle şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nûdihî

Vehbi Tülek

Molla Ma'rûf hazretleri, Kuzey Irak velilerindendir. 1761 (H.1175) târihinde Süleymâniye'ye bağlı Nûdi köyünde doğdu. Seyyid olup, soyu hazret-i Hüseyin'e ulaşır. Kâdiriyye yolu üzerineydi. Süleymâniye'de Câmiü'l-Kebir'de ders okuttu. Çok talebesi oldu. 1838 (H.1254) târihinde Süleymâniye'de vefât etti. Sivan Kabristanına defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Zikredenin Kalbinde Nifâk Kalmaz

Vehbi Tülek

Sakın Gelen Fakirleri Boş Çevirme

Vehbi Tülek

Ahmed Ticâni hazretleri meşhur âlim ve velilerindendir. 150 (m. 1737) senesinde Cezayir'de Ayn-ı Mâdi denilen yerde doğdu. Orada tahsilini tamamladıktan sonra Kâhire'ye gitti. Evliyânın büyüklerinden Ahmed bin İdris'le görüştü. Ondan ilim öğrenip feyz aldı. Hilâfeti ile şereflendi.1230 (m. 1815) senesinde Fas'ta vefât etti. Oğluna şöyle nasihat etti:

Malik Bin Dinar'ın Zenci Kölesi!..

Vehbi Tülek

Oğul! Hani Seninle Bir Anlaşmamız Vardı!

Vehbi Tülek

Zühd, Dünyâyı Yok Saymaktır

Vehbi Tülek

Râhib Yemlîhâ'nın Ta'bîr Ettiği Rü'yâ!.

Vehbi Tülek

Sen Dünyâda Fakirlere Yiyecek Veriyordun

Vehbi Tülek

Zâhirde Halk Ile Bâtında Hak Ile Bulunmalı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Şikayet

Kabahat Kilincin Midir?

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Latif Bir Şikayet

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek