Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.261.239

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fetih Sabahi

20 Cemaziyelevvel (29 Mayıs) Salı sabahı ezan ve namazdan sonra, Türk ordusunun büyük ve tarihi hareketi başladı. Ordu, hem kara, hem de denizden bütün cephelerden harekete geçti. Toplar, hep birden şehir üzerine çevrilerek ateşlendi. İlk hamlede iki bin merdivenle 50 bin yiğit ileri atılmış, harbin en şiddetli anında, Akşemseddin ile Molla Gürani ateş hattına girerek, gazâ yolunda şehidlik mertebesine ulaşmayı taleb ile askere önderlik edip örnek olmuşlardı. Bizzat genç hükümdar dahi, askeri tehyic edici sözlerle, elinde kılıç ile Topkapı gediğine saldırmıştı. Bu sırada Ulubatlı Hasan adındaki muazzez nefer, tekbirlerle Topkapı suruna sancak dikti. Böylece İslâm dilâverlerinin ve Oğuz kavminin, asırlardan beri hayal ettigi mukaddes bir rüya gerçekleşiyordu. Ulubatlı, Hz. Peygamberin müjdesine mazhar olarak 30 kadar arkadaşıyla şehâdet mertebesine ulaştı.

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Vaktiyle ticâri izin kâğıdını kaybeden bir denizci yeniden çıkartmak için ilgili merciye mürâcaat etmiş. Me'mur sormuş:

"Adın ne? "Kara Ali. "Memleketin? "Karabiga."Nereden geliyorsun? "Karadeniz'den. "Yükün? "Kara boya. "Nereye gideceksin? --Karamürsel'e. "Dönüşte uğrayacak mısın? "Hayır. Orada gemiyi karaya çekeceğim. "Eee?... "İş ortağım Karaman'dan Karadağoğlu Kara Mustafa'yla buluştuktan sonra kararlaştır dığımız üzre gemiyi ona havâle edeceğim ve karadan Mekke-i Mükerreme'ye Kara örtülü Beytullah'a yüz sürmeye gideceğim. "İnşâllah oradan yüz aklığıyla dönersin! "Orasını kara toprağa gömüldükten sonra kararımızı verecek olan bilir. Memur artık dayanamamış ve; "Zift mi kesildin be adam, demiş

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Ebu Abdullah Muhammed bin Hafif hazretleri 889 (H.276) senesinde Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de aynı yerde vefât etti. Babası sultan idi. Çağındaki "Şeyhlerin Şeyhi" olup âlemde bir tane idi. O asırda tasavvuf yolunu tutanlar hep ona başvururlardı. Büyük bir ifade gücüne sahipti. En derin hakikatlere dair kırk günde bir eser telif ederdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullahın Bayraktarı Mus'ab Bin Umeyr

Vehbi Tülek

Mus'ab bin Umeyr, Eshab-ı kirâmın ileri gelenlerindendir. Mekke'de o günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Muhammed aleyhisselâmın insanları İslâm'a davet ettiğini öğrendi. Vakit kaybetmeden hemen Peygamber efendimize giderek iman etti. Müslüman olduğunu ailesi duyunca kendisine çok eziyet ettiler...
Habeşistan'a hicret eden ilk kafileye katılıncaya kadar ailesi tarafından hapiste tutulan Hazreti Mus'ab, hicret imkânı çıkınca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için hicret etti. Bir süre orada kaldıktan sonra Resûlullah efendimizin yanına döndü...

En Kıymetli Zamân Gençlik Zamânıdır

Vehbi Tülek

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Kevâkibi hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimidir. 1018 (m. 1609)'da Halep'te doğdu. Medrese tahsilinden sonra Halep Müftülüğüne ta­yin edildi. Şeyhülislâm Minkârizâde Yahya Efendi onu çok methetmiştir. Kevâkibi 1096 (m. 1685)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Dinde Bir Bidat, Bir Sünneti Yok Eder!

Vehbi Tülek

İlim Gıdâ Gibidir; Her Zaman Ihtiyaç Vardır

Vehbi Tülek

Sâlihleri Vesile Ederek Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Sizi Sevenleri Allahü Teâlâ Da Sever

Vehbi Tülek

Tecvîd Ve Kırâat Üstâdı Muhyiddîn Niksârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Sarik Ve Sakal

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Değişen Sizin Kalbiniz

Mazarratli Harfler Kaçtir?

İcÂzetin Sirri

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek