Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.379.727

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emrediyorum Paşa!

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müdâra Ederken Güler Yüzlü Ol!

Yahyâ bin Sa'id hazretleri Tabiinden fıkıh ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. Medineli olup kadı (hâkim) idi. 143 (m. 760)'de Hâşimiyye'de vefât etti. Hadis ilminde huccettir ve çok hadis-i şerif rivâyet etmiştir. Kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ey Kişi! Ben Rahip Değilim

Vehbi Tülek

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri meşhûr hadis, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Tebe-i tâbiinden olup, Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Bir rivayete göre de 805 (H. 189) senesinde vefât etmiştir...
Bu mübarek zat, öğrendiklerini insanlara öğretmeye çalışırdı. Cumâ namazından sonra evinin çevresi hadis ve fıkıh öğrenmek isteyen talebelerle dolardı. Bıkıp, yorulmadan saatlerce ders verir ve onların yetişmelerini isterdi. Bir dakikasının boşa geçmesini istemez, ya öğrenir yâhut da öğretirdi. Derslerine sâdece namaz vakitlerinde ara verdiğini talebeleri anlatmışlardır...

Hazret-i Hüseyin’e Muhabbet

Vehbi Tülek

Ölümden Nasıl Gaflette Olunur

Vehbi Tülek

Hüseyn ibn-i Kâvân Geylâni hazretleri tefsir, usûl, nahiv ve Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 842 (m. 1438)'de İran'daki Geylân'da doğdu. 889 (m. 1484)'de Mekke'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

“nurlu Dede” Ömer Rûşenî

Vehbi Tülek

Firavun Ve Sihirbazlar

Vehbi Tülek

Ahnef Bin Kays

Vehbi Tülek

Hâce Evliyâ-i Kebîr

Vehbi Tülek

Arab Baba Hazretleri

Vehbi Tülek

Ben Duâmı Şefâat Için Sakladım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Adam Olmazsan

Bülbülün Zikri

Abdullah El-acemî

Sarik Ve Sakal

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek