Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.645.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

1821'li yıllarda Mora'da isyan eden Rumlara, Avrupa'nın Düveli muazzaması kol kanat gerdiler. Bozulan Türk ordusunun, eski günlerine döndürülmesi mümkün görül meyince, Yeniçeri Ocağı Vak'a-yı Hayriye ile ortadan kaldırıldı. Yerine modern eğitimleri sistem olarak benimsemiş birlikler kuruldu. Osmanlı ihraç mallarının, yabancı Tüccarlar tarafından ucuza kapatılmasını önlemek ve ekonomik kalkınma için, İkinci Mahmut tarafından, Yed-i Vahid himaye usulü yürürlüğe kondu. Bu kararla, çıkarları pek zedelenen İngilizler, Osmanlı devletinin başına 1828-1829 Rus Harbi belasını tebelleş ettiler. Bu arada zayıf bir eğitim görmüş olan Mustafa Reşid Paşa, Londra elçiliğine gönderildi. Paşa bu görevi esnasında, Osmanlı devletini düze çıkarma çalışmalarını, İngilizlerle ortaklaşa yaptı. Dönüşünde Paşa, dışişleri bakanı oldu. 1838'de İngilizlerle Balta Limanı anlaşmasını bizzat imzaladı. Bu anlaşma, Türk ekonomisinin yıkılışını hazırladı. Anlaşma on maddelikti. İşte hükümlerin özeti:

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşında çarpıştığımız cephelerden biri de Doğu cephesi. Buradaki en önemli hadise olan Sarıkamış harekatı bir kış günü başlamıştı: 24 Aralık 1914. O tarihte yürüyüşe geçen başkumandan vekili Enver Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, Erzurum yoluyla Kalaboğazı ve Keşer dağlarını aşarak Bardız'a gelmişti. Oradan ikiye ayrılıp, bir kol Soğanlı dağ larından, diğer kol da Allahüekber dağlarından Selim köyü yolu ile Kars'a ilerledi. Gayesi, Rus ordusuna karşı Kars-Sarıkamış demiryolu hattını kesmekti. Fakat erli halkın deyimiyle "Felek yar olmadı!" Moskof'un tabii yardımcısı olan dondurucu kış soğuğu Türk ordusunu perişan etti. 90.000 Mehmetçik, daha düşmanla karşılaşmadan karlar altında dondu! (25 Aralık 1914)

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azılı Bir Müşrik Nadr Bin Hâris

Nadr bin Hâris, Mekke müşrikleri arasında, küfründe inat eden, çok kurnaz ve fesat bir adamdı. Resulullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) hep hakaret eder, Kur'an-ı kerimle rekabete kalkışırdı. Kureyşlilere şunları söylerdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Maksatları Sırf Dünyâ Olanların Vay Hâline

Vehbi Tülek

Seyyid Osman Fadlı Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. 1632 (H.1041)'de Rumeli’de Şumnu’da doğdu. Fâtih'te Atpazarı denilen yerde oturduğu için; "Atpazarı Şeyhi Osman Efendi" nâmıyla şöhret buldu. Kıbrıs'ta ise "Kutup Osman" ismiyle bilinir. 1691 (H.1102) senesinde Kıbrıs'ın Magosa şehrinde vefât etti...

o Hâller, Şeytanın Oyunudur!..

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve büyük velilerdendir. 1502 (H.908) senesinde Filibe'ye bağlı Anbarlı köyünde doğdu. Tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Sonra İstanbul'a gelip, Küçük Ayasofya Dergâhına yerleştirildi. Vaaz ve sohbetlerinin yanında, hadis-i şerif ve tefsir okutmakla da meşgûl oldu. Bir kısım âlimler ona talebe olup feyz aldılar. Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa onun talebeleri arasındaydı. Osmanlı pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân da ona muhabbet edip, sohbet meclislerinde bulundu. Bâzan da saraya dâvet edip, sohbetleriyle şereflenirdi.
Nûreddinzâde, 1573 (H.981) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, İstanbul'da Edirnekapı dışında, Sırt Tekkesi bahçesindedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Talebelerim Dünyâda Nâmerde Muhtaç Olmasın!

Vehbi Tülek

Mecusilerin Ateşinin Söndüğü Gece

Vehbi Tülek

Abdülvehhab Sâbûnî

Vehbi Tülek

Ebû Yazî Magribî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sıddıklara Gaflet Gelmeseydi!

Vehbi Tülek

Gâlib Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Gül Yaprağı

Kul Hakkı

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah Diyen Genç

Kul Hakkı

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek