Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.294.853

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Ecdâdımız Osmanlılar her sâhada olduğu gibi, ahlâken de bütün milletlerden medeni idiler. Bu, Avrupalı yazarlar tarafından da kabul edilmektedir. Meselâ A. L. Castella'nın Osmanlı ahlâkı hususunda enteresan tesbitleri vardır. Yazarın arkadaşlarından biri, içinde bin kuruş bulunan bir torba ile İstanbul yakasından Beyoğlu'na gidiyordu. Tophane iskelesine çıkarken torbanın ağzı çözülüp paralar rıhtıma dağıldı. Bazıları da denize yuvarlandı. Çevreden bunu görenler, adamın yardımına koştular. Herkes bulabildiği kadarını topladı ve adamın torbasına doldurdu. Paranın sahibi şaşkınlık içindeydi. Hatta endişeliydi. Paralarının bir kısmının çalınabileceğinden korkmaktaydı. Fakat, denize düşen paraların bile çıkartılıp kendisine teslim edilmekte olduğunu görünce, içi ferahladı.

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Osmanlı hükümdarları zaman zaman memleketin dâhili vaziyetini bizzat teftiş ve kontrol için tebdil-i kıyâfetle halk arasına karışırlardı. Sultan IV. Murad ile III. Mustafa Hânlar'ın sıkça tebdil gezdiklerini tarihler kaydederler.Sultan Mustafa Hân bir bahar günü derviş kıyâfetiyle çarşıyı pazarı dolaşmış ve yorgunluk gidermek üzere kırlara doğru yürümeye başlamış. Samatya taraflarında bir tepecik üzerinde oturmuş dinlenirken, musâhibi Nakşi'nin taşıdığı dürbünü isteyip bir müddet çevreyi temâşâ etmiş. Meğer uzaklarda bir kadınla bir erkeğin sarılıp öpüştüklerini görmesin mi!?.. Nakşi'ye seslenmiş:" Derhal git! Şu karşıdakiler kimlerdir, öğren gel!..Nakşi emri yerine getirip nefes nefese dönmüş ve:" Efendimiz, demiş, bunlar hayli zamandır birbirlerini görmeyen iki kardeş imişler. Oracıkta rastlayınca dayanamayıp sarmaş dolaş olmuşlar. Zât-ı şâhâneye de arz-ı ihlâs eylediler.Pâdişah gülmüş:" Nakşi! Yalan söyledin amma, zararı yok; bir yalanla iki kelleyi birden kurtardın, demiş

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sırât'ı Şimşek Gibi Geçenler

İzzeddin İbn-i Cemâa hazretleri Şafii fıkıh alimidir. 694 (m. 1294)'de Şam'da doğdu. Küçük yaşta Kur'an-ı kerimi ezberledi. Babası Kahire'de kâdılkudât olunca tahsilini orada sürdürdü. Kahire'deki Sâlihiyye Medresesi'nde müderris oldu. Sonra Mısır kâdılkudâtlığına getirildi. Daha sonra Mekke'ye yerleşti ve 767 (m. 1366)'da orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osman Dârimî

Vehbi Tülek

Osman Dârimi hazretleri, hadis ve fıkıh âlimidir. 200 (815)'de İran'da doğ­du. Sicistanlıdır. İlk tahsilini Sicistan"da yaptı. Hadis tah­sili için Hicaz, Şam, Humus, Irak, Küfe, Mısır, Cezire, Horasan gibi merkezleri dolaştı. Mekke ile Medine'de beş yıl kal­dıktan sonra Nişâbur'a döndü ve Herat'a yerleşti. 280 (m. 894) tari­hinde Herat'ta vefat etti. Namazın ehemmiyeti ile ilgili naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Mağarada Uzlete Çekilen Zatın Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Reisi İmâm-ı A’zam

Vehbi Tülek

Ehl-i sünnetin reisi olan İmâm-ı A'zam'ın hocası Hammâd, fıkıh ilmini İbrâhim Nehai'den, bu da Alkame'den, Alkame de Abdullah bin Mes'ûd'dan, bu da Peygamber efendimizden öğrenmiştir. Hammâd'ın derslerine yirmi sekiz yıl devam edip emsalsiz bir dereceye ulaştı, daha ders aldığı sırada fıkıhta tanınıp meşhur oldu...
İmâm-ı a'zam Ebu Hanife hazretlerinin, düzgün itikâda sahip olmak için, ölüm hastalığında yaptığı vasiyetin özeti şöyledir:

Ey Nefsinin Kurtuluşunu Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

Hibetullah Sekatî

Vehbi Tülek

Velîler, Gelen Her Türlü Eziyete Tahammül Eder!

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye Bin Hâris

Vehbi Tülek

Asrın Yesevîsi Ahmet Arvasi

Vehbi Tülek

Onlar, Halk Arasında Hakk Ile Olurlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Allah’a Firar Et

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Yirmi Saniyede

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek