Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.724

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Âlimleri çok seven Fâtih Sultan Mehmed Han, Anadolu'ya gelen Alâeddin Ali hazretlerini Bursa'daki Manastır Medresesine müderris tâyin etti. Sonra da, Sultan İkinci Murâd Medrese sinde vazifelendirdi. Ardından Bursa kâdısı, en sonra da kâdıasker yaptı. On yıl bu yüksek mevkide kalarak, ilmin ve âlimlerin şerefini korudu. Pekçok âlim, onun yüksek himmetiyle, lâyık oldukları şerefli hizmetlerin zirvesine ulaştı. Bir süre sonra kâdıaskerlik vazifesinden ayrıldı ve emekli oldu.

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Imân Edenler! Allahı Çok Zikrediniz

Ebû Ali Hüseyin hazretleri Mısır'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 790 (m. 1388)'de Bulak kasabasında vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-münzir Esed Bin Amr

Vehbi Tülek

Ebü'l-Münzir Esed bin Amr hazretleri İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin talebelerindendir. Kûfe'de doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin derslerine devam etti, en büyük 10 talebesinden biri oldu. Hârûn Reşid çok iti­bar ettiği Esed'i kendi kızıyla evlendirdi, Ebü Yûsuf'tan sonra Bağdat Kadısı tayin et­ti ve beraberinde hacca götürdü. Esed bin Amr hazretleri 190'da (m.806) vefat etti. Şöyle buyurmuştur:

Hadis İmâmı İbn-i Asâkir

Vehbi Tülek

Kur’ân Okunan Evden Arş'a Nûr Yükselir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hüseyn Kalânisi hazretleri kıraat âlimidir. 435 (m. 1043)'de Irak'ta Vâsıf'ta doğdu. Bağdat'a giderek zamanın meşhur âlimlerinden kıraat ilmini tahsil etti. Bağdat'ta bir müddet kıraat dersleri verdik­ten sonra Vâsıt'a dönerek Vâsıt Camii'nde ders okutmaya başladı. 521'de (m. 1127) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Gariplerin Sığınağı İbn-i Üstad-ül-a'zam

Vehbi Tülek

Müminlere Namaz Kılmak Farzdır

Vehbi Tülek

oğullarımın Üçü De Birer Cevher Idi

Vehbi Tülek

Ebû İmrân Hazretleri

Vehbi Tülek

Dünya Sevgisi Kalpten Çıkarsa

Vehbi Tülek

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bizi Hatirlayin!

Padişah Ve At

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Şikayet

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek