Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.901.771

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti. Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Konuşma âdâbı Ve Çok Konuşmanın Zararları!

Muhammed Celâleddin-i Devâni hazretleri İslâm âlimlerinin ve velilerin büyüklerindendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. Zamânının din ve fen ilimlerini tamamlayıp icâzet aldıktan sonra Tebriz'de Muzafferiyye Medresesinde müderris oldu. Bu sırada İbrâhim-i Gülşeni hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti. Sonra Şirâz şehrindeki Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti.

Celâleddin-i Devâni hazretleri pek çok eser yazdı. "Ahlâk-ı Celâli" isimli kitabında çok konuşmanın zararlarını ve konuşma âdâbını şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâli, Haramı, Farzı, Vâcibi Öğrenmeliyiz!

Vehbi Tülek

Sâhib Abdürreşîd Fârûkî hazretleri evliyanın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Küçük yaştan îtibâren, evliyânın büyüklerinden dedesi Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Daha sonra babaları Ahmed Saîd Fârûkî ve diğer âile fertleri ile birlikte Mekke-i mükerremeye hicret etti. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Bu mübarek zat, bir sohbetinde şunları anlattı:

Muhlis Baba

Vehbi Tülek

Tasavvufu Inkâr Edenler Ve Kerîmüddîn Bâbâ Ebdâl

Vehbi Tülek

Kerimüddin Bâbâ Ebdâl, Hindistan'ın büyük velilerindendir. Doğum târihi belli değildir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin önde gelen talebelerindendi. Çok kerametleri görüldü. Yaşadığı beldede insanları İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yoluna davet etti...

Nikâh Yapmak Benim Sünnetimdir

Vehbi Tülek

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Muhammed İhsân

Vehbi Tülek

Şuaybzâde Ali Âkif Efendi

Vehbi Tülek

Abdülcebbâr Mâzenderânî

Vehbi Tülek

Ölüm Hastası Olan Vasiyet Yazmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Şikayet

Sarik Ve Sakal

SelÂmetle Gidip Gel

Pişman Oldular!

Gül Yaprağı

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek