Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.577.499

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Emri Altındakilere Merhamet Etmeyen

Ebû Hâzım hazretleri büyük Hanefi kadılarındandır. Basra'da doğdu. 292 (m. 905)'de Bağdât'ta vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Fehîm! Ubeydullah'ı, Kardeşim Sâlih'e Götür

Vehbi Tülek

Kûhistan Sultanı İskender Bin Kâbus

Vehbi Tülek

Kûhistan Hükümdarı İskender bin Kâbus"un "Kâbusnâme"si çok meşhurdur. Tarih boyunca pek çok padişah, sultan ve devlet adamı tarafından birçok dillere çevrilmiştir. Bu eser, birçok edebi, tarihi ve ahlâki eserlere kaynak teşkil eder. İskender bin Kâbus "Kâbusnâme"de özetle diyor ki:

Bir Hikmet Ehli Derviş Hacı

Vehbi Tülek

Yüz Kişiyi Öldüren Adamın Tövbesi!..

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Hansevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Celâleddîn Deşnâvî

Vehbi Tülek

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Vehbi Tülek

Muhammed Osman El-mergânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Fani Dünya

Sünnet Akçesi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Evliyalar Ölmez İmiş

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek