Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.696.871

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müjde! Sâlih Bir Evlâdın Olacak!

Seyyid Eska hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1567 (H.974) senesinde, orada vefât etti. İlk tahsilinden sonra zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti. Bir taraftan da tasavvuf yolunda ilerledi. Abdullah Kuşeyri'den ve Medîne'de bulunan Ali Müttekî Hindî'den tasavvuf yolunda icâzet aldı. Hırka giydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Çanakkale muharebeleri sırasında 7 yaşında olan ve savaşa katılan Recep Duray, daha sonra hatıralarında o günleri şöyle anlatır:"Çanakkale Savaşı başlamıştı. Köyümüz, muharebelerine cereyan ettiği bölgenin tam ortasında kalıyordu. Askerler, köyümüzün hemen üst taraflarında siperler kazıyorlardı. Kimbilir belki yarın buralar kan gölüne dönecekti. Düşman gemileri boğaza girmişler di. Köydeki herkes gibi, anam ve kardeşlerim, cephanelikten siperlere arabalarla cephane taşımaya gidiyorlardı. Ben o zaman henüz 7 yaşında olduğum için evde yalnız bırakıyorlardı. Hiç unutmuyorum; günlerden 17 Mart 1915. Evde kimse yok. Canım sıkıldı ve yandaki komşu Saliha Ninenin evine gittim. Kapı açıktı, içeri girdim. Saliha Nine, torunları Ahmet ve Üzeyir ile oturuyordu. Baktım, Saliha Nine ağlıyordu. Beni görünce:-Demin siperdekileri düşündüm. Ne mutlu onlara. Vatan borcunu ödüyorlar. Belki de şehid olacaklar. Ama biz burada otu...

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Tavır Ve Hareketleri Güzel Olan âşıklar

Hakim Senâi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1071 (H.464) senesinde Afganistan'da doğdu. 1140 (H.535) senesinde orada vefât etti. Zamânının âlimlerinden okuyup üstün bir dereceye yükseldi. Horasan'a geldiğinde Yûsuf-i Hemedâni hazretlerinin sohbetlerine katılıp talebesi olmakla şereflendi. Tevhid, ilâhi bilgiler ve hakikatlerle ilgili şiirler söyledi. Feridüddin-i Attâr, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, Sa'di Şirâzi ve Hâfız gibi kendisinden sonra gelenler şiirlerinden istifâde edip nazireler yazdılar. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretleri kendini Senâi'nin tâbilerinden saydı ve; "Attâr ruh, Senâi de onun iki gözü idi. Biz Attâr'ın ve Senâi'nin izinde yürüdük" demiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Vehbi Tülek

Amasyalı Bayram Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Merzifon'da doğdu. Zamânının ileri gelen âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Tahsilini tamamlayınca Amasya müftülüğüne ve Sultan Bâyezid Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. Medine, Trablusşam, Sofya, Konya ve Kayseri kadılığı yaptı. 1709 (H.1121) senesinde Eskişehir'de vefât etti. Buyurdu ki:

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Eyüplü Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Eyyûbi (Eyüplü) Abdullah Efendi Osmanlı kıraat âlimlerinin büyüklerindendir. İstanbul-Eyüp'te doğdu. Şeyhülislam Hamidizâde Mustafa Efendi'den kıraat ilmi tahsil etti. Buhâri Dergâhı Şeyhi Mehmed Efendi'ye intisap ederek Nakşibendi icazeti de aldı.1252 (m. 1836) senesinde Eyüp'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Yaşayanlar Ölenlerden Ibret Almıyorlar!

Vehbi Tülek

Yemenli Büyük Velî Ebû Bekr Eş-şelî

Vehbi Tülek

Amellerin En Efdali, Vakti Girince Kılınan Namazdır

Vehbi Tülek

Hiçbir Iyiliği Hor Görme

Vehbi Tülek

Abdülmü’min Dimyâtî

Vehbi Tülek

Büreyde Bin Hasib

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Gerçek Zehir

Bereketi Var Mı?

Sarayda İftar

Allah Diyen Genç

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek