Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.220.369

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatima Sultan’in Rüyasi

Yıldırım Bayezid Han, Rumeli'de sefere çıkmıştır. O yıl Edirne'de konaklar. Ailesi Bursa' dadır. Bâyezid'in Hundi Fatıma adında hâya ve takva sahibi bir kerimesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Efendimiz'i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. Ama kız cağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasını şereflendirir ve "Eğer" buyururlar, "Ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!"
Hundi Fatıma Sultan'ın talibi çoktur. Adı büyük paşalarla, namlı beyler sıradadır. Görünüşte Emir Sultan gibi fakir ve garip biri onlarla aşık atamaz. Ancak Hundi Sultan kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun Emir Sultan'la evlenecektir. Ama sırrını kimselere açamaz. Hem Emir Sultan'ın Efendimizin emrinden haberi var mıdır acaba? Çok geçmez. Bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Açıktan açığa "olmaz!" demez; ama öyle demeye getirir: "Söyleyin ona" der, "kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı!" Emir Sultan sakindir, "Öyleyse!" der, "göndersin develeri!"

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zevcelerinizi Dövmeyiniz! Onlar, Sizin Köleniz Değildir

Yahyâ Bin Ya'mer hazretleri Tabiinin meşhûr nahv ve hadis âlimidir. Bazı rivâyetlere göre, Kur'ân-ı kerimin benzer harflerini birbirinden ayırmak için noktaladı. Basra'da kadılık yaptı. 129 (m. 746) senesinde orada vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden ba'zıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs-i Şerîfleri Tespit Ve Tetkik Hususu

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Osman Şehrezûri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 577'de (m. l181) Kuzey Irak'taki Erbil'e bağlı Şehrezûr'un Şerehân köyünde doğ­du. Har­ran, Musul, Şam ve Bağdat'ta ilim tahsil etti. 643 (m. 1245)'de vefat etti. "Mukaddimetü İbni's-Salah" isimli Usûl-i hadis kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Çocuklar, Ana Baba Elinde Emanettir

Vehbi Tülek

Eyyûbîzâde Atâullah Efendi

Vehbi Tülek

Eyyûbizâde Atâullah Efendi "rahmetullahi aleyh" yetmişdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik ve kadılık yap­tı. Ana­dolu, sonra Rumeli Kadıaskerli­ğine ve Sultan III. Ahmed Han zamanında Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Bir süre sonra azledilince Bolu'ya yerleşti. 1127 (m. 1715)'te orada vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

İdârecilerin En Hayırlısı, âlimleri Sevendir

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Hayırsever Sultan Gevher Nesibe

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Ebü'l-feth

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yusuf-i Hemedani

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Mûsâ Cezûlî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Şikayet

O Kullarına Çok Merhametlidir

Bereketi Var Mı?

Kabahat Kilincin Midir?

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek