Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.622.905

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, bir gün Hüdâyi hazretlerine bir hediye göndermiş, o da bunu kabûl etmeyerek iâde etmişti. Pâdişâh bu sefer aynı hediyeyi Şeyh Abdülmecid Sivâsi'ye gönderdi. Onun kabûl etmesi üzerine bir gün pâdişâh kendisine; "Bu hediyeyi Hüdâyi'ye gönderdiğim halde kabûl buyurmadılar." dedi. Abdülmecid Sivâsi de; "Pâdişâhım, Hüdâyi bir ankâdır ki, lâşeye tenezzül etmez." cevâbını verdi.Pâdişâh birkaç gün sonra Hüdâyi hazretlerinin sohbetine gidince; "Geri gönderdiğiniz hediyeyi Abdülmecid Efendi kabûl etti." dedi. Bu söz üzerine Hüdâyi hazretleri de; "Sultanım! Şeyh Abdülmecid bir deryâdır. Ona bir katre necâset düşmekle pislenmiş olmaz." diyerek zârifâne bir cevap verdi.

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sevenin Ve âşığın Kendi Irâdesi Yoktur

Seyyid Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi Ebû Bekr bin Abdullah Şâzili'dir. 1447 (H.851) senesinde Yemen'de Terim'de doğdu. İlk temel bilgileri babasından öğrendikten sonra beldesinde bulunan âlimlerden ilim öğrendi ve çok talebe yetiştirdi. 1508 (H.914)'de Aden'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Safâtır

Vehbi Tülek

Muhammed aleyhisselam, Bizans İmparatoru Heraklius'u İslâm'a davet için bir mektûb yazdırdı ve çok iyi Rumca bilen Dıhye-i Kelbi (radıyallahü anh) ile gönderdi. Heraklius mektubu aldı; Arapça bilen bir de tercüman çağırttı. Tercüman Resûlullah efendimizin mektubunu okumaya başladı:
"Bismillâhirrahmânirrahim. Allah'ın Resûlü Muhammed'den, Rumların büyüğü Herakl'e..." diye başlandığını görünce Heraklius, müşaviri olan Üsküf'ü çağırttı. Mektub onun yanında okundu. Mektubun devamı şöyleydi:

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Mes'ud (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abdullah bin Mes'ud, Peygamber efendimizin müşaviri olup, her zaman Peygamberimizin huzuruna hatta evine girmeye izin verilmiş, eshâbın seçilmişlerinden, Cennetle müjdelenmişlerden idi. Hep Resûlullahın yanında bulunarak Kur'ân-ı kerimi iyi öğrendiği gibi pek çok da hadis-i şerif dinlemiş, ezberlemiş ve nakletmiştir.

İbâdetlerin En Kıymetlisi Ilim Ve Fıkıh Öğrenmektir

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Firkah

Vehbi Tülek

En Değerli Amel Kabul Olunandır

Vehbi Tülek

Ölü Yardım Yapamaz" Diyenler

Vehbi Tülek

Adnan Menderes

Vehbi Tülek

Çiftçi Yağmur Bekler, Tuğlacı Ise Güneş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah’a Firar Et

Allah’a Firar Et

Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Sakin Kalyona Binme

Keramete İnanmayan Âlim

Pişman Oldular!

Helvaci Çocuk

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek