Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.382.781

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Birini Seviyorsan, Onun Düşmanını Sevemezsin

Nîmetullah Nahçıvânî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Âzerbaycan'ın Nahçıvân şehrinde doğdu. 1514 (H.920) senesinde Konya-Akşehir’de vefât etti. Nahçıvân'da bulunan kıymetli âlimlerden dersler aldıktan sonra tasavvufa yöneldi. Aldığı mânevî işâret üzerine memleketinden ayrılıp Osmanlı ülkesine gelen Nahçıvânî, Akşehir beldesinde yerleşti. Burada talebe yetiştirdi. Fevâtih-ul-İlâhiyye vel-Mefâtih-ul-Gaybiyye isimli tefsiri meşhurdur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Sultan I. Mahmud Han, bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus, Avusturya muharebelerini değerli kumandanları ile idare etti. Bilhassa hayatı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu Ali Paşa gibi yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadarette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak oldu. Sultan Mahmud Han hizmet edenleri takdir edip, kıymetli vezirlerini ufak tefek kusur ve hataları ve hatta mağlubiyetleri yüzünden derhal azil ve sair suretle cezalandırmaz ve hatalarını tashih için kendilerine imkan tanırdı. Bağdat Valisi Ahmet Paşa, İran seferleri dolayısıyla salahiyeti haricinde, izin almadan devlet tevcihatını istediği gibi yapması sebebiyle buradan alınarak Rakka valiliğine tayin olunmuştu. Bunun üzerine korkarak katledileceği vehmine kapılan Ahmet Paşa, Veziriazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya mektup yazarak korkusunu bildirdi ve yardımını istedi. Ali Paşa bu mektubu Padişaha arzedince, Sultan Mahmud kendisine şunları yazdı:"Sadrazam tarafına gönderdiğin mektubun manzar-ı hümayunum olup, bazı fikir lere sahip olduğun anlaşılmıştır. Sen bu kadar zamandan beri seraskerlik ve tevcihat ile istediğini yapmış olmana rağmen, bundan sonra senden üstün başarılar ümid edilerek, bu hataların affolunmuştur."Bu ferman ile Sultan Mahmud Han, Ahmet Paşanın hizmetlerini takdir ettiğini ve ufak tefek bir kusur ile en ağır cezanın verilmeyeceğini bildirerek kendisini rahatlattı.

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Ebi Bekr-i Siddîk (radiyallahü Anh)

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddik'ın oğludur. Hazreti Abdullah, babası Ebû Bekr-i Siddik'in da'vetiyle, küçük yaşta Müslüman oldu. Peygamber efendimiz ile babası Mekke'den Medine'ye hicretlerinde, Sevr Mağarasına geldiklerinde, habercilik vazifesini yaptı. Onun hilafetinin başlangıcında, hicretin onbirinci yılının Şevval ayında, daha önce Taif'te aldığı yaranın iyileşmemesi sebebiyle vefat etti. Cenaze namazını babası Hazreti Ebu Bekr kıldırdı. Kabrine ise Hazret-i Ömer, Talha ve kardeşi Abdurrahman (radıyallahü anhüm) indirdiler. Taif şehidlerinden sayılmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mezârlarından Yüzü Kara Olarak Kalkarlar

Vehbi Tülek

Kara Ya'kûb hazretleri Osmanlı fıkıh âlimi ve müfessirdir. 789 (m. 1387)'de Niğde'de doğdu. 833 (m. 1429)'da Karaman'da vefât etti. Mâide sûresinin tefsirinde buyuruyor ki:

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Vehbi Tülek

Müslüman Kardeşinin Ihtiyacını Gidermek

Vehbi Tülek

Hayseme bin Süleyman hazretleri hadis hafızıdır. 250 (m. 864)'de Lübnan'da Trablus'ta doğ­du. İlk tahsilinden sonra hadis öğrenmek için Hicaz, Irak, Yemen, Halep, Bağdat, Medâin, Nişâbur gibi ilim merkezlerini dolaştı. Daha sonra Trablus büyük camisinde hadis dersi vermeye başladı. 343'te (m. 955) Trablus'ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Sizi Ne Güldürdü Yâ Resûlallah?

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefistendir

Vehbi Tülek

Vefâttan Sonra Bizim Mekânımız Burasıdır

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Şeyh Behrâm

Vehbi Tülek

Günahımın Bir Anlık Lezzetine Aldandım

Vehbi Tülek

Edirne Evliyasından Abdülkerim Gülşenî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

B0r Çuval Toprak

İcÂzetin Sirri

Alabilirsen Al

Allah'ın Emaneti

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek