Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.134.318

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

1550 (H.957) senesinde Manisa sancağında şehzâde olarak bulunan Sultan İkinci Selim Hanın hocası ve terbiye edicisi Akşemseddin evlâdından olan Şemsi Çelebi vefât edince, onun yerine Ataullah Efendi, Şehzâde hocalığı ile vazifelendirildi. İlim ve edeb yönünden Şehzâdenin iyi yetişmesine çalıştı ve bu hususta büyük hizmetleri oldu.1566 (H.974) senesi Rebi'ul-evvel ayında Sultan İkinci Selim Han tahta geçip pâdişâh olunca, Atâullah Ahmed'i büyük bir câmide halka vâz ve nasihat etmesi için vazifelendirdi. Vâz ve nasihatleri insanlar üzerinde çok tesirli idi. Çok sevilip sayıldı.

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yûsuf Ayyâd

Yûsuf Ayyâd hazretleri, Kırâat, hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 505 (m. 1111) yılında, Endülüs'te (İspanya) Rey (Raiyo) isimli beldede doğdu. Belensiye'de (Valencia) yerleşti. 575 (m. 1180) yılında şehid edildi...

Yûsuf Ayyâd hazretleri, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Din Ilimlerinin En Mühimi Fıkıhtır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Lübâbe el-Kurtubi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Medrese tahsilinden sonra İlbire'de (Elvira) kadılık, Kurtuba'da şûra üyeliği yaptı. 330 (m. 942)'de Kurtuba'da vefat etti. Bir dersinde ilmin ehemmiyeti hakkında şunları anlattı:

gençliğinle Gururlanma!..

Vehbi Tülek

Salih Bir Babanın Kabul Olan Duâsı

Vehbi Tülek

İmâm-ı Gazâli hazretlerinin babası fakir ve sâlih bir zâttı. Âlimlerin sohbetlerinden hiç ayrılmazdı. Elinden geldiği kadar, onlara yardım ve iyilik eder, hizmetlerinde bulunurdu. Âlimlerin nasihatini dinleyince ağlar ve Allahü teâlâdan kendisine âlim bir evlât vermesini yalvararak isterdi. Allahü teâlâ onun duâsını kabûl edip, Muhammed ve Ahmed isminde iki oğul ihsân etti...

"bedeli" Çanakkale'de "bedeni" Gazze'de!..

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Abdurrahman

Vehbi Tülek

Mecdüddîn Îsâ'nın Malkaralı Hocası

Vehbi Tülek

Abdülkerîm Râfi’î

Vehbi Tülek

İsyan Edenlere Susanların Sonu

Vehbi Tülek

Yünûnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Abdullah El-acemî

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Korkma!

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

İmanı Ona Kafidir

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek