Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.431.293

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevilmeyenden Yüz Çevrilir Beğenilene Dönülür

Ebü'l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî'ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Mahmûd Han ülkede pekçok imâr faâliyetlerinde bulunup, ilim, kültür, sanat sâhalarında çok kıymetli eserler yaptırdı. Kâğıthâne civârındaki Bahçeköy ile Balaban köyleri arasında geçen iki çayın sularını toplayan Topuzlu Bendini yaptırdı. Burada toplanan sular, Taksim'deki depodan, Tophâne'deki Meydan Çeşmesi ile Azapkapı'da Sâlihâ Sultan Çeşmesi ve Beşiktaş, Galata, Kasımpaşa, Tepebaşı semtlerinin çeşitli yerlerindeki kırk kadar çeşmeye su verildi. Ahâli bol ve tatlı suya kavuşturuldu. Pekçok saray, kasır inşâ ve tâmir ettirildi. Beşiktaş Sarayının bir çok kısımlarını ve Bayıldım Kasrını yeniden yaptırdı. Yûşâ Tepesi civârındaki Tokat Köşkünü donatıp, Hümâyûn-âbâd, Kandilli Sarayını imâr ettirerek Nevâbâd isimleri verildi. Kanlıca'da Mihr-âbâd Kasrını yaptırdı. İstanbul'da Ayasofya Câmii içine, Fâtih Câmii yakınında ve Galatasaray'da olmak üzere üç, Belgrad'da bir kütüphâne yaptırdı. Ayasofya Câmii Kütüphanesine sarayın hazine odasından pek nefis, kıymetli, nâdide kitaplar gönderdiği gibi, devrin devlet adamları da hediyelerde bulunarak dört bin cilt nâdide kitap toplandı. Ayasofya Kütüphânesine İslâm âleminin en meşhûr hattatlarından Ya'kût-ı Musta'sımi, Şeyh Hamdullah ve Hâfız Osman hatlarıyla Mushaflar ve hazret-i Osman ve hazret-i Ali'ye âit olduğu söylenen iki Kur'ân-ı kerim de kondu. Kütüphânenin masrafını karşılamak için de Cağaloğlu'nda çifte hamamı yaptırıp, gelirini vakf etti.

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Necmeddin İbn-i Kâdi Aclûn hazretleri Şafii fıkıh ve kelâm âlimidir. 831 (m. 1428)'de Şam'da doğdu. İlk tahsilinden sonra gittiği Kahire'de İbn-i Hacer Askalâni, İbn-i Hümâm gibi birçok âlimden tefsir, hadis, fıkıh ve ferâiz dersleri aldı. Mısır Şafii Kadılığına tayin edildi. 876 (m. 1472)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Hasan Efendi, Osmanlı devri ulemâsındandır. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. İstanbul'da "Mirahor Zâviyesi"nde yerleşip zâhir ve bâtın ilimlerinde yetişmek için çalıştı...
Bu mübarek zat, Şeyhülislâm Şeyhi Efendinin sohbetlerine devâm etti. Sonra İbrâhim Gülşeni'nin halifelerinden Hasan Zarifi'ye talebe oldu. Tasavvufta epey yol katetti. Fakat tam olarak yetişmeden hocası Zarifi Efendi vefât etti. Bunun üzerine Şeyh Yâkûb Efendinin hizmetine girdi ve talebesi oldu. İlim tahsil ettiği sıralarda kendini o kadar ilme vermişti ki, odasına girer kapısını kilitletirdi. Sâdece namaz ve ders vakitlerinde açtırırdı. Odasında dâimâ çalışmakla, ibâdet ve zikir ile meşgûl olurdu. Devamlı yalnız kalmayı tercih eder, mânen yükselmek için gayret gösterirdi...

Hayreddîn Atûfî

Vehbi Tülek

Alâeddin Arabî Efendi

Vehbi Tülek

Alâeddin Arabi Efendi altıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Haleb'de doğdu. İlk tahsi­linden sonra Edirne'ye gitti. Molla Gürâni ve Hızır Bey'in dersle­rine devam etti. Bursa'ya müderris tayin edildi. Orada Şeyh Alâeddin Ali efendiye intisap ederek Halveti icazeti aldı. Sultan II. Bayezid devrinde şeyhü­lislâm oldu. 901 (m. 1496)'da İstanbul'da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

beni Öldüren Yeğenimdir!..

Vehbi Tülek

Ebû Saîd El-hudrî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bana Nasihat Et Ey Genç

Vehbi Tülek

Efendisinden Kölesine Yazılmış Mektup Gibi

Vehbi Tülek

Yusuf Bahri Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Sa'd Bağdadî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Garip Karşilanan Bir Adak

Namazini Ben Kildirayim

B0r Çuval Toprak

Abdullah-i EnsÂrî

Firkateyne Bininiz

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek