Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.167.868

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Barbaros Hayrettin Paşa, Cezayir seferinde ordusu içinde bulunan kırk kişinin bir gece aynı rüyayı gördüklerini anlatır. Rüya şöyledir:

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

Fahrülislâm Muhammed Fârikî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 429 (m. 1037)’de Meyyâfârikîn’de (Diyarbakır-Silvan) doğdu. Burada ve Diyarbekir’de devrinin büyük âlimlerinden fıkıh dersleri aldı. Daha sonra Bağdat’a giderek Nizâmiye Medresesi’nde müderris olarak görevlendirildi. 507’de (m. 1114) Bağdat’ta vefat etti. “el-Umde fî fürûi’ş-Şâfiiyye” isimli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yaratılmışların En Üstünü Hürmetine

Vehbi Tülek

Lütfullah Zafiri hazretleri fıkıh ve nahiv âlimidir. Yemen'in Zafir beldesinde doğdu. 1035 (m. 1625) senesinde Zafir'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Seyyid Ebû Ali Tunusî

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdâdî'ye Bırakılan Emanetler!..

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, "Seyyid-üt-Tâife" denmekle meşhûrdur. Künyesi, Ebü'l-Kâsım'dır. Bu mübarek zat 822 (H.207)'de Nehâvend'de doğdu. Bağdat'ta büyüdü ve orada yaşadı. 911 (H. 298) senesinde vefât etti.
Bir kimse Cüneyd-i Bağdâdi'den duâ istediğinde şöyle duâ ederdi:

Sâlihler Cehenneme Hiç Gitmeyecektir

Vehbi Tülek

Eshâbım Hakkında Allah'tan Korkunuz!

Vehbi Tülek

Gece Evi Yakacaktın Bir Daha Uyanık Ol!

Vehbi Tülek

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimi Arabî Feştâlî

Vehbi Tülek

Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmemeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Latif Bir Şikayet

Latif Bir Şikayet

İstanbul'dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Kadin Akli

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Gül Yaprağı

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Evliyalar Ölmez İmiş

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek