Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.881
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
"Büyük Maârif Meclisi a'zâsından Ziya Bey'in teşebbüsiyle hazırlanmış olan 'Okmeydanı' nda iftar' merâsimi dün gece pek parlak bir sûrette yapılmıştır. Sekiz-on mektebin talebesi o akşam, ellerinde Osmanlı sancakları olduğu halde Kasımpaşa'ya gitmişler ve mekteplilere katılan binlerce halkla beraber akşam namazını Kasımpaşa Câmii'nde kılmışlardır. Ondan sonra meş'aleler yakılarak Kasımpaşa yoluyla Okmeydanı'na varılmış ve tahminen sekiz bin kişinin iştirâkiyle, orada karavanlar içinde götürülen et, helva, sebze ve maruldan ibâret yemekle sahra iftarı yapılmıştır. İftardan sonra talebe, aralarında neşideler okumuş, marşlar söylemiştir. Okmeydanı' nda bu esnada bir polis kıt'ası ve jandarma müfrezesi hazır bulunmaktaydı.Sonra oradan hareketle yollara maytap ve havâi fişekler yakılarak avdet edilmiştir. Talebelerin geçtikleri yerler, bayraklar ve çiçeklerle süslenmiştir. Baruthâneönü'nde bahriye mızıkası tarafından istikbâl olunmuşlardır. Daha sonra Galata'da merâsime nihâyet verilmiştir."
Bizans imparatoru ile yaptığı Pelekanon savaşını kazanan Orhan Gâzi, İznik şehrinin kuşatmasını şiddetlendirdi. Bizanslıların İznik kumandanı, Pelekanon Muhârebesinin neticesini öğrenince, artık kendisine yardım edilemeyeceğini kestirdiğinden, Osmanlıların adâletine sığınarak teslim oldu. Kaleyi teslim alan Orhan Gâzi, ahâliden arzu edenlerin eşyâlarıyla birlikte gitmesine müsâade etti. Ayrıca Osmanlı Devletinin tebaası olarak kalıp, yalnız cizye vermek şartıyla, âdet ve ananelerini muhâfaza edebileceklerini de ilân etti. Halkın büyük çoğunluğu Osmanlı idâresini tercih etti. Muhârebe ve kuşatmada eşleri ölen kadınlar, Orhan Gâziye mürâcaat edip, sâhipsiz kaldıklarını, Müslüman olup, Osmanlılardan isteyenlerle evlenebileceklerini bildirdiler.
Ali ibn-i Sogdi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Mâverâünnehr'de bulunan Sogd kasabasında doğdu. 461 (m. 1068)'de Buhârâ'da vefât etti. "En-Nutafu fil-fetâvâ" isimli eserinde buyuruyor ki:
Mecdeddin Mûsuli hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1203 [h.599] senesinde Kuzey Irak'ta, Musul şehrinde dünyaya geldi, 1285 [h.683] senesinde vefât etti. "Muhtâr" ve bunun şerhı olan "İhtiyâr" kitâbları meşhûrdur.
Mûsuli hazretleri, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:
Dağıstanlı Ziyâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1849 (H.1266) senesinde Dağıstan'da doğdu. Gençliğinde Şeyh Şâmil'in ve onun oğlu Gâzi Mehmed Paşanın maiyetinde Ruslara karşı senelerce savaşıp cihâd etti. Sonra İstanbul'a gidip tahsîlini yaptı. Hocası Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî hazretleridir. Ondan zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrenip icâzet aldı. İlim tahsîlini tamamlayıp, icâzet aldıktan sonra, Edirne'de İkinci Ordu alay müftülüğüne tâyin edildi. Sonra Malkara ve Tekirdağ kâdılığı yaptı. Meşrûtiyetin îlânından sonra İstanbul'a gitti. Medreset-ül-Mütehassısînde mezhebler ve hadîs ilmi dersleri verdi. Bu vazîfesinden sonra da Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî hazretlerinin dergâhında üçüncü halîfesi olarak irşâd vazîfesini üstlendi.1921 (H.1339) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:
Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.