Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.006.509

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlemdeki Her Şey Senin Için Yaratıldı

Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep'te vefât etti. Ebü'l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rebî’ Bin Süleymân

Rebi' bin Süleymân rahmetullahi aleyh, İmâmı Şafii hazretlerinin talebelerindendir. 174 (m. 790) senesinde doğup, 270 (m. 884) târihinde vefât etmiştir. Mısır'da, İbn-i Tolun Câmii'nde ilk hadis-i şerif yazdıran odur. Kendisi bu câmide müezzin idi. İmâm-ı Şafii hazretleri: "Rebi' bin Süleymân kadar, kimse bana hizmette bulunmamıştır." buyurmuştur. İmâm-ı Şafii'den rivâyet ettiği sözlerden ba'zıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâl Yemedikçe, Sâlih Ameller Işlenemez

Vehbi Tülek

Hayreddin Etrâdi hazretleri Türkistan velilerinden ve Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asrın sonlarına doğru yaşadı. Türkistan şehzâdelerinden zengin bir gençti. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerine devamla kısa zamanda kemâle geldi.

Ba­da­na­cı Velî Ah­med Bin A­li

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi hazretleri Celvetiyye tarikati şeyhlerindendir. Kütahya'da doğdu. Seyyid olduğu söylenir. İstanbul'a gidip Celvetiyye şeyhi Selâmi Ali Efendi'ye in­tisap etti. Mürşidinin vefatı üzerine şeyhinin Üsküdar Selâmsız'daki tekkesinde postnişin oldu. Dervişleriyle beraber Baltacı Mehmed Paşa'nın Prut Seferine "Ordu Şeyhi" ola­rak katıldı. 1158 (m. 1745)'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

"ben Sana Nimetim, Sen Bana Mihnetsin"

Vehbi Tülek

Yaratıcı, Yalnız Allahü Teâlâdır!

Vehbi Tülek

Evlâdım, Sen Allahü Teâlâyı Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Dil Uzatan, Zındıktır!

Vehbi Tülek

Yemekle Dolan Midede Hikmet Durmaz!

Vehbi Tülek

O Zata Karşı Edebi Asla Terk Etme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Abdullah El-acemî

İmanı Ona Kafidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Karşılık Beklemiyorum

Alabilirsen Al

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek