Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.171.399

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Osmanlı devletinde bütün kararlar, Divan denile meşveret meclisinde alınırdı. Bütün Vezirler, Paşalar, Beylerbeyleri fikirlerini beyan ederler, fakat son söz yine Padişahın olurdu. 1621 yılının Nisan ayı başları. Yapılan Divan-ı Hümayun'da, bütün Vezirlerin ve Sadrazamın karşı çıkmasına rağmen, henüz 16 yaşındaki Padişah Genç Osman, Lehistan üzerine sefer açılmasına karar verdi.29 Nisan 1621. Otağ-ı Hümayun, Davut Paşa kışlasına kuruldu. Harp tuğları dikildi.

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Sultan 1. Ahmed (1590-1617), kalbi hayatının derinliği olan oldukça müttaki bir Osmanlı Padişahıdır. Bahti mahlasıyla Peygamber Efendimize sevgisini ve bağlılığını ifade eden çok içli şiirleri vardır: Nola tacım gibi başımda götürsem daim Kadem-i resmini ol bazret-i şab-i Resül'ün. İşte bu ince ruhlu Osmanlı sultanının vefat etmeden bir gün önce huzurunda bulunan mabeynci Mustafa, Ahmed Han'ın odada muhatabını göremediği kimselere karşı dört defa; "Ve aleyküm selam" dediğine şahit oldu. Mabeynci, bir mânâ veremediği bu garip davranışların sebebini Sultanına sorduğunda, Sultan Ahmed Han şu cevabı verdi: "O anda Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali efendilerimiz geldiler ve bana; 'Sen, dünya ve ahiretin sultanlığını kendine toplamışsın. Yarın Resulullah Efendimiz'in yanında olacaksın', buyurdular." Gerçekten de bu Hak dostu, denildiği gibi ertesi gün vefat ederek sevdiklerine kavuştu.

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Ebû Muhammed ibn-i Ebi Cemre hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Kâhire'de 675 (m. 1276)'da vefât etti. "En-Nihâye fi bed'il-hayr ve gâyetühü" adlı eserinden alınan bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Tetâî

Vehbi Tülek

Semsüddin Tetâi hazretleri, Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin İbrâhim'dir. Mısır'da, Tetâ beldesinde doğdu. 937 (m. 1530)'da vefat etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde, Kabir hallerini şöyle anlattı:

Ebû Yühmid Bakıyye

Vehbi Tülek

Câmiye Girince, Dünya Kelâmı Söylememelidir

Vehbi Tülek

Ali bin Ömer Harrânî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 510 (m. 1116) senesinde Urfa-Harran’da doğdu. Bağdad’da pekçok âlimden ilim öğrendi. Kendisinden de; birçokları ilim tahsil ettiler. 559 (m. 1164) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:

Meyyit, Ziyârete Gelenleri Tanır

Vehbi Tülek

Ebu Mansur Abbadi

Vehbi Tülek

Kalbin Hastalıktan Kurtulması Için

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebî

Vehbi Tülek

Bir Günah Işlediğinde Hemen Tövbe Et

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

A'meş Ve Hanımı

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Cünnetü'l-esmâ

Zalimlere Dersini Verdi!

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek