Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.832.643

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertlik En Güzel Mücevherdir

Nureddin Üsküdari hazretleri Nakşibendi büyüklerindendir. Şifa-i Şerif Şerhi, Şitab Muhtasarı en meşhur eserlerindendir. 1182 (m. 1768)'de hacca gitti. Dönüşte Medine'de vefat ederek Baki Kabristanına defnolundu. Şifa-i Şerif Şerhi kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Amr Dimaşkî

Vehbi Tülek

Ebû Amr Dimaşki hazretleri Şam evliyasının büyüklerindendir. Gençlik yıllarında dini ilimlerle meşgul oldu, tefsir ve hadis tahsil etti. Daha sonra Zünnûn-i Mısri'nin talebeleriyle karşılaştıktan sonra tasavvufa yö­neldi; Şam'ın en meşhur âlimi Ab­dullah bin Cellâ'ya intisab etti. 320 (m. 932)'de Şam'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Herkes Dünyada Iken Hesabına Baksın

Vehbi Tülek

Herkes Ektiğini Biçer, Ettiğini Bulur

Vehbi Tülek

Bâli Mehmed Çelebi Anadolu evliyâsındandır. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Afyonkarahisar’da doğdu. Burada ilim tahsîlini tamamladı. Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin terbiyesinde yetişerek icâzet aldı. Babasından kalan dergâhında talebe yetiştirdi. 1485 (H.890)’da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevî’den anlatırdı. Buyurdu ki:

Avrupa'yı Sarsan Bahadır Abdurrahman El Gafikî

Vehbi Tülek

Son Devir âlimlerinden Yûsuf Nebhânî

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Şah

Vehbi Tülek

Kalbden Geçen Şeyler Hakkında

Vehbi Tülek

Bir Garip Çocuk Ve Tâvûs Bin Keysân

Vehbi Tülek

Şemseddin Desûkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

İcÂzetin Sirri

Zalimlere Dersini Verdi!

Sünnet Akçesi

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek