Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.732.464

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şek Mi, Eşek Mi?

Fatih Sultan Mehmed Hân hazretleri Sahn-ı Semân'a müderris olacak hocaların kütüb-i sitte ile lugatten Sıhâh-ı Cevheri, Kâmus, Tekmile ve emsâlini hıfz ve cem etmişkimselerden olmasını şart koşmuştur. Oraya müderris olmak için imtihana hazırlanan Molla Lutfi ile Uslu Şücâeddin, bir gün, bir yerde karşılaşırlar. İmtihana ve lugate müteallik konuşurlarken Şücâeddin:"Sıhah'da müşkilâtım çok. Hemen her satırın başına şek (şüphe)işâreti koyuyorum, der.Molla Lutfi şu cevabı verir:"Vâkıa ben de şek ediyorsam da, sen benden eşek (Arapça ismi tafdil sigası ile, daha ziyade şüpheci mânâsına) imişsin!..

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâ Resûlallah, Bu Zat Ne Hayır Yapardı?

Ebü'n-Nadr Said bin Ebi Arûbe hazretleri hadisleri ilk defa konularına göre tasnif eden hadis âlimidir. 76 (m. 695)'de Basra'da doğdu. Hasan-ı Basri, İbn-i Sirin gibi Tabiin'in büyüklerinden fıkıh, tefsir ve hadis öğrendi. Basra'da devrin fıkıhta önde gelen âlimi, hadiste en büyük hafızı sayılan İbn-i Ebû Arûbe 150'de (m. 767) vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım İbnü'd-Debbâğ hazretleri hadis hafızıdır. 325'te (m. 937) Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Tahsil için Mısır, Şam ve Hicaz'a giderek pek çok âlimden istifade etti. Memle­ketine döndükten sonra Kurtuba'da ha­dis okuttu. 393'te (m. 1003) vefat etti. Şöyle nakletti:

Zeyd Bin Hasen

Vehbi Tülek

Onu Isteğine Kavuştur

Vehbi Tülek

Abdüla'lâ bin Abdila'lâ hazretleri hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu ve orada yaşadı. 189 (m. 804)'de vefât etti. Buyurdular ki:

Nefsini Şerefli Görene Dîni Küçük Görünür

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Salevat Getirmek Hürmete Sebep Olmaktadır

Vehbi Tülek

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân Dârânî

Vehbi Tülek

Vefâttan Sonra Bizim Mekânımız Burasıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Fani Dünya

Alabilirsen Al

Cennetlik Hanım Isteyen...

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek