Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.791.520

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul'da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul'da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas'ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî'nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından dâvet edilince yeğeni Abdülehad Nûrî'yi de berâberinde İstanbul'a getirdi. Abdülehad Nûrî bir yandan medrese tahsîline devâm ederken bir yandan da dayısından tasavvuf terbiyesi gördü. Ayasofya, Fâtih ve Sultan Ahmed Câmilerinde vaaz vermeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Bir Saltanat Ki

İlmin Kiymeti

Allah Diyen Genç

Ahde Vefa

Kum Ve Kaya

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Destileri Kirmasinlar

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Dünyâ Oyun Ve Eğlence Yeri Değil

Bedreddin İbn-i Habib el-Halebi hazretleri Şafii fıkıh ve siyer âlimidir. 710 (m. 1311)'de Halep'te doğdu. Halep, Kahire, Kudüs ve Şam'da tahsilini tamamladı. Halep'e dönünce kadı naibi oldu. 779'da (m. 1377) Halep'te vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Akıl Nerede Ki, Kemaline Erişsin

Vehbi Tülek

Kâdı Hamidüddin Nâgûri hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Asıl adı Muhammed Atâ'dır. Buhara'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Hindistan'a Nâgûr şehrine göç etti ve bu şehirde kadı oldu. Kutbüddin Bahtiyar Kâki ve Feridüddin Genc-i Şeker'in sohbetlerine devam etti. Kutbüddin'den Çeştiyye icazeti aldı. 643 (m. 1246)'da Delhi'de vefat etti. Hocası Kutbüddin Bahtiyar Kâki hazretlerinin ayak ucuna defnedildi.

Kalbini En Iyi Koruyan Diline Hâkim Olandır

Vehbi Tülek

Allah Indinde En Makbul Amel

Vehbi Tülek

Yâkût El-Habeşi hazretleri ariflerin ve evliyânın büyüklerinden ve meşhurlarındandır. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 707 (m. 1307) senesinde Mısır'da İskenderiye şehrinde vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Yemenli Velî Ahmed Bin Alevî

Vehbi Tülek

Şeytanı Sevindirmeye Ne Kadar Devam Edeceğiz?

Vehbi Tülek

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Vehbi Tülek

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Eğer Gavs Iseniz, Beni Bu Mecliste Öldürün

Vehbi Tülek

Seyyid Nizâm Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Şikayet

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Abdullah-i EnsÂrî

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek