Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.684.285

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz’un Vefati

Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in vefâtını şöyle anlatmaktadır: "Sultan-ı Arab ve Acem, 1520 Şâbân ayında eski saltanat merkeziEdirne'ye gitmeyi kararlaştırıp, vezirler ve divân erkânını önceden, ordu-yı hümâyûna lâzım olan pekçok ağırlıklar ve hazine-i âmire ile yola çıkardılar. Ferhad Paşayı, berâber gitmek üzere alıkoydular. Hareketten evvel, bir gün oturdukları köşkten çıkıp, sarayın eteğindeki bahçeye yürüyerek indiler. Gezintileri sırasında bir yokuşa çıkarken, ol din-i İslâmın koruyucusu, sırtlarında hissettikleri bir acıdan rahatsız olup, bu zavallı hizmetçilerine hitâb ederek; "Arkama gûyâ bir diken batıp acıtır." buyurdular. Bu hakir dahi: "Herhâlde bahçedeki ağaçlardan düşüp gömleğe takılmış olmalı. Ferman buyurulursa görülsün." dedim. Buyurdular ki: "Câizdir." O anda iskemleci, taşımakta olduğu yaldızlı kürsüyü getirdi. Selim Hân da, kürsü üzerine oturdu. Mübârek yakalarından elimi sokup her ne kadar araştırdımsa da, bir şey bulamadım. Mübârek arkaları gâyet kıllı olduğu için, elimi sürmekle bir şey hissedemedim. Ayağa kalkıp bir miktar gittikten sonra, acıdan şikâyetlerini tekrarladılar. Bu kere düğmelerini açıp baktım.

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Kızı Hundi Fatıma Sultan'ın Emirsultan ile nikâh haberi Edirne'ye ulaşınca, Yıldırım Bâyezid, Kapıkulu askerlerinden kırk askeri Süleymân Paşanın emrine vererek, Emir Sultan'ın ve Hundi Hâtun'un başlarını getirmesi için Bursa'ya gönderdi. Süleymân Paşa Bursa'ya gelince, Vâlide Sultandan onları istedi. Vâlide Sultan vermeyince, kırk asker, Vâlide Sultan'ın sarayına saldırdı. Vâlide Sultan, onların bu saldırısından korktu. Emir Sultan onun bu hâlini görünce, ona; "Bu dehşet ve korkunuz nedir? Allah aşkına söyleyin." dedi. Sonra Vâlide Sultan'a "Şu yayı alın ve oku gerin. Ben bakayım siz atın." dedi. Vâlide Sultan; "Ben ok atamam." deyince, Emir Sultan; "Siz oku takın, o kendiliğinden gider." dedi. Bunun üzerine Vâlide Sultan, pencereden askerlere karşı oku kirişe koyup, bıraktı. Yeşil ok, parlayarak gidip kırkına saplandı. Askerler derhâl kaçtılar. Vâlide Sultan; "Yâ Emir Sultan! Niye oku sen atmadın da bize attırdın?" diye sorunca, Emir Sultan; "Eğer oku biz atmış olsaydık, hem o askerlerin, hem de Osmanoğullarının nesilleri helâk olurdu. Onun için bu işi size yaptırdık." dedi

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

mahşî Bin Humeyr Abdürrahmân Bin Sâbit

İslam ordusu Tebük Seferine çıkmıştı... Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma, "Yarın kuşluk vaktinde Tebük'e ulaşacaksınız. Ben gelmeyince kimse elini suya dokunmasın!" buyurdu. Mücahidler oraya varınca gördüler ki, suyu gâyet az akan bir çeşme vardı. Suya hiç el sürmediler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Pütnî

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Pütni, Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. On yedinci asrın ortalarında vefât etti. Zâhiri ilimlerdeki tahsilini tamamladıktan sonra, Hâce Muhammed Bâki-billah'ın yüksek dergahına talebe oldu. Daha sonra hazret-i Hâce, onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbâni hazretlerine havâle etti. Nûr Muhammed, tam bir zevk, şevk, acz ve itâatle İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin huzûrunda bulundu, hazret-i İmâm'ın huzûrunda husûsi hizmette bulunanlar arasına girdi.

Şemseddin Bekrî

Vehbi Tülek

Melekler, Ilim Talebesinin Üzerine Kanatlarını Gerer!

Vehbi Tülek

Ahmed Gaznevî hazretleri Hanefî fıkıh ve usûl âlimidir. Afganistan’da Gazne’de doğdu. 593 (m. 1197) senesinde Haleb’de vefât etti. “Mukaddimet-ül-Gazneviyye” ismindeki kitabında; farzlar, vâcibler, sünnet ve edebler, ferâiz, ilim öğrenmek, îmânın esasları, sular ve çeşitleri, istibrâ ve istincânın fazileti, abdest ve fazileti, misvak kullanmak, namaz, zekât, Ramazân-ı şerîfin fazileti, İmâm-ı a’zamın büyüklüğü, fazileti ve menkıbeleri anlatılmaktadır.

Sâbit El-benânî

Vehbi Tülek

Merhamet Eden Merhamet Bulur

Vehbi Tülek

Ahmed Nâşirî

Vehbi Tülek

“otuz Beş Yaş” Ve Cahit Sıtkı Tarancı

Vehbi Tülek

bugün, Iyi Gündür...

Vehbi Tülek

Kutb-i Alem Burhaneddin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Başka Du Bilmez Misin?

Bize Teveccüh Edin

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bana Delil Getir

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek