Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.655.691

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde Marmara denizine ulaşır ulaşmaz, bölgedeki şartlar gereği donanma kurdular. Hiç denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara' ya açıldılar. Bu donanma, Marmara denizinde faaliyet gösterdi ve Bizanslılar'la muhatap oldu. Akça Koca'nın komutanlarından Karamürsel Bey, İzmit Körfezi'nin güney kıyılarını zaptetti ve bu bölgede bir tersane kurarak inşa ettiği hafif ve süratli gemiler ile Bizans donanmasının bu kıyılara yaptığı taarruzları durdurdu. Karamürsel ismi verilen bu teknelerin daha sonra yeni şekilleri yapıldı fakat isim aynı kaldı ve yakın zamana kadar sahil güvenlik teknelerine verilmeye devam etti. Yine bu sıralarda Orhan Gazi'nin bu küçük donanma ile Bizans üzerine başarısız bir seferini görüyoruz.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Daha önceden fethedilen Sakız Adasını Venedikliler yeniden istilâ etmişler, oradaki müslüman halka eziyet ve işkencelerde bulunmuşlardı. Bunlara karşı Mezomorto Hüseyin Paşa komutasında bir donanma gönderildi. Bu donanma Sakız'ı almak üzere savaşa girdi. Osmanlı yiğitleri Sakız'da çarpıştıkları bir sırada, Nasûhi Efendi, Üsküdar'daki dergâhında kırk gün süren bir halvete çekildi. Kimsenin olmadığı bir odada Allahü teâlâyı zikreder, oruç tutar, namaz kılar, Kur'ân-ı kerim okuyarak ibâdet ederdi. Bir gün yakın dostlarına; "Elhamdülillah Sakız Adası ehl-i İslâma nasib oldu." buyurdu. Yakın dostları bugünün târihini bir yere kaydettiler. Birkaç gün sonra fetih haberi duyuldu. Aylar sonra Sakız Adasının fethine katılan gâzilerden bâzıları Nasûhi Efendinin dergâhına ziyârete geldiler. Adanın fethi sırasında, Venediklilere karşı elinde kılıç olduğu halde asker kıyâfetinde olmayan pekçok yiğitle birlikte Nasûhi Efendiyi çarpışır gördüklerini söylediler. Adanın fetholunduğu günü bildirdiler. Talebeler daha önce kaydettikleri târihle karşılaştırdıklarında bunun, bildirilen güne rastladığını hayretle müşâhede ettiler.

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“vallâhi Muhammed Beni Öldürdü!..”

Mekkeli müşriklerin ileri gelenlerinden olan Ubeyy ibn-i Halef, Mekke'de Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve selem) rastladıkça; "Yâ Muhammed! Benim bir atım var, her gün ona 16 ölçek darı yediriyorum, bir gün gelir onun üzerine biner seni öldürürüm!" diyordu. Peygamber Efendimiz de; "Belli olmaz, belki inşaallah ben seni öldürürüm!" buyururmuştu. Ubeyy ibn-i Halef, Uhud'da, Peygamberimizin hayâtına son vermek için and içmişti. Kardeşi Ummiyet'ibn-i Halef'in intikamını almak istiyordu. "Muhammed nerededir?" diye bağırıyordu: "Gelsin de benimle çarpışsın. Peygamber ise beni öldürür" diyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Abdullah ibn-i Hafif, Şafii mezhebi kelam âlimlerindendir. İmâm-ı Eş'ari'nin en meşhûr talebelerinden olup, Şeyh-i Şiraziyyin "Şirazlıların şeyhi, üstâdı" ismiyle meşhûr olmuştur...
Bu mübarek zatın bütün gıdâsı her gece sâdece yedi adet kuru üzümdü. Bedenen hafif, rûhen yüksek bir hâle sâhipti.
İbn-i Hafif hazretleri kendisi anlatır:
Gençliğimde, İmâm-ı Eş'ari hazretlerini görmek için Basra'ya gitmiştim. Basra'ya vardığımda, heybetli ve güzel yüzlü, yaşlıca bir zât gördüm. Ona, "Ebü'l-Hasan Eş'ari hazretlerinin evi nerededir?" dedim. "Onu niçin arıyorsun?" dedi. "Onu seviyorum ve görüşmek istiyorum" dedim. Bana, "Yarın erkenden buraya gel" dedi...

Nizâ­meddîn Ev­liyâ Ve ­has Ta­le­be Ziy­âed­din

Vehbi Tülek

Mısır Evliyasından Muhammed Şenâvî

Vehbi Tülek

Muhammed Şenâvi, çok yardımsever bir zat idi. Dâimâ halkın ihtiyaçlarını karşılamak için koşardı. Herkese, Allahü teâlâyı devamlı hatırlamaları için zikir telkini yapardı. Kimseden hediye almazdı. Muhammed Şenâvi'nin vaaz ve nasihatleri, çoğunlukla uzun olurdu. Yatsı namazından sonra başlayan sohbet, sabaha kadar devâm ederdi.
Muhammed Şenâvi buyurdu ki: "Bu yol, baştan sona kadar iyi huydan ibârettir."
Abdülvehhâb-ı Şa'râni anlatır:

Ümm-i Habîbe (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Dünyada Iken Cennet Ile Müjdelenenler

Vehbi Tülek

Gönderilen Hediyeleri Fakirlere Dağıtan Zat!

Vehbi Tülek

Mardinli Abdüsselam Efendi

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti, Cuma Günü Daha Sevaptır

Vehbi Tülek

Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah Diyen Genç

Hizir Ve Gelin

Sarayda İftar

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek