Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.327.136

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’a Kavuşmak Için Salih Amel Işlemelidir

Kâdı Beydâvî hazretleri meşhur tefsir âlimidir. İran’da Şîrâz’ın Beydâ kasabasında doğdu, 685’te [m. 1286] Tebriz’de vefat etti. Şâfii mezhebinde derin âlim idi. (Envârüttenzîl) adındaki tefsiri çok kıymetli olup, bütün âlimlerce kuvvetli senet olmuştur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlk Şeyhülislâm Molla Fenârî

Molla Fenâri hazretleri Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmıdır. İsmi Muhammed olup, babasının adı Hamza'dır. Nisbeleri Rûmi ve Fenâri, lakabı Şemsüddin'dir. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı "Fenâri" nisbetiyle meşhur oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cehennem, Küfür Ve Küfür Bulaşıklıkları Içindir!

Vehbi Tülek

Abdullah el-Eska' hazretleri Mekke-i mükerremede yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden olup seyyiddir. Zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti. Abdullah bin Hakem bin Sehl Kuşeyr'den tasavvuf yolunda icâzet aldı. Zâhirî ve bâtınî ilimlerde asrının imâmı, tasavvuf yolunda bulunanların da üstâdı oldu. 1567 (H.974) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Dostun Dostları Insana Sevimli Görünür

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1163 [m. 1749]'de Medine'de vefat etti. "Gâyet-üt-tahkik" isimli eserinde buyuruyor ki:

Ölümü Unutanın Hâli Nasıl Olur

Vehbi Tülek

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

"seydî Halîfe" Ali El-halvetî

Vehbi Tülek

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Er-razî

Vehbi Tülek

Tövbe Kapısı Devamlı Açıktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Allah'ın Emaneti

Onun Görmediği Yer

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Helvaci Çocuk

A'meş Ve Hanımı

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek