Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.418.352

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire'de doğdu. İstanbul'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın hocası Hayreddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi'nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vasif Efendi İspanya’da

Zeynep Kadin

Allah Diyen Genç

Alabilirsen Al

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Babası Sultan İbrahim'in tahtan indirilmesi üzerine IV. Mehmed Han, 8 Ağustos 1648 Cumartesi günü padişah oldu. Fakat henüz 7 yaşındaydı. Bu yüzden annesi Mahpeyker Valide Kösem Sultan ona yardımcı oluyordu. Padişahın çocuk yaşta olmasını fırsat bilen bazı saray adamları, istedikleri gibi hareket etmeye, bu arada işi zorbalığa kadar götürmeğe başlamışlardı. Bunlardan biri de Boyacı Hasan adıyla meşhur olan bir saray ağasıydı. Yaptığı kanunsuz işlerden dolayı Macaristan'daki Göle kasabasına sürüldü. Fakat burada da rahat durmadı ve halka baskı ve işkence yapmağa başladı. Alınması gereken verginin iki katını topluyor, vermeyenlere de akıl almaz cezalar uyguluyordu.

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anla mak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Cündeb bin Damre, çok zengin ve çok yaşlı ve dört erkek evlâd sahibi Mekkeli bir Müslümandı. Hicret edememeşti. Birçok Müslüman Mekke'den Medine'ye; Resulullah'ın yanına göçmüşken O'nun hâlâ Mekke'de durup kalması yüreğini yakıyordu. Nisâ sure-i şerifesi, bu yangını harlandırdı; ihtiyar çınar tutuştu. Sure-i şerifede mealen "Mü'minlerden mazereti olmadan yerlerinde oturup kalanlar; elbette mallarıyla canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerle bir olamazlar!.." diye buyuruluyordu... Cündeb radıyallahü anh, Rabbine yalvarmaya başladı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Diline Sahip Olan Sıkıntıya Düşmez

Vehbi Tülek

Ali bin Bendâr Sayrafi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Nişâbûr'da doğdu. 359 (m. 969)'da vefât etti. İmânı ve itikâd bilgilerini hülâsa ederek yazmıştır. Bunlardan bir kısmı şöyledir:

Ben Şefaate Izinli Değilim

Vehbi Tülek

Abdülmün’îm Bâcisrâî

Vehbi Tülek

Abdülmün'im Bâcisrâi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 549 (m. 1154)'de Bağdat'ın Bâcisrâ köyünde doğdu. Birçok âlimden fıkıh ve hadis ilmini öğrendi. 612 (m. 1215)'de Bağdat'ta vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Ebu Salih El-müezzin

Vehbi Tülek

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Vehbi Tülek

Ebu Muhammed El-ezdî

Vehbi Tülek

Velîlere Yakınlık, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Adalet Her Kökü Sulamak Değildir

Vehbi Tülek

İmanla Vefat Eden Herkes Şefaate Kavuşacaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Bana Delil Getir

Kum Ve Kaya

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek