Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.664.941

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Osmanlı Devleti, adayı fethettikten sonra, Kıbrıs'da adaletin tam tesisi ve Venediklilerin vergi adaletsizliklerinin ortadan kaldırılması için gereken bütün hukuki düzenlemeleri de yapmıştır. İslam hukuku­nun tatbiki yanında, özellikle haraci arazi vergilerinin dü­zenlenmesi ile alâkalı olarak 980/1572 tarihli Kıbrıs Adası Kanunnâmesi hazırlanmıştır. Biz bu kanunnâmeyi uzun uzadıya zikredecek değiliz. Ancak Kıbrıs'daki vergi adaletini sağlayan giriş mahiyetindeki kısmını özetle­yeceğiz. Diğerlerininin ise, orijinalini vermekle yeti­neceğiz:Kıbrıs Kanunnâmesi'nin Mukaddemesi:"Venedikli kâfirler zamanında Kıbrıs ahalisinin mah­sulatından, bazılarından altıda bir; bazılarından beşte bir; bazılarından dörtte bir ve bazılarından da üçte bir alınıyordu.Ada halkı arasında Farikoz denen bir gurup haftada iki gün beglerine ve toprak sahiplerine çalışmakla mükel­lefdi.Ahali ve büluğa eren gençler, 60, 80, 90 akçe arasında değişen maktu vergilerini verdikden sonra ken­dileri, oğulları ve kızları için ayrı ayrı tuz hakkı adı altında ayrıca beşer akçe verirlerdi.Ziraat edilen arazilerden kesin olarak üçte bir ürün alınırdı.Ahalinin kısrağı katır doğursa 60 akçe; tay doğursa 25 akçe; inekleri doğursa beş akçe; her koyun ve kuzu­dan bir akçe alınırmış.

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Zamânını, din, edebiyât ve tıb kitaplarını okuyarak kendisini yetiştirmekle geçiren Üçüncü Osman, 13 Aralık 1754 târihinde ağabeyi Birinci Mahmûd Hanın vefâtı üzerine sultan oldu.Sultan Üçüncü Osman, 2 Ocak 1755'te Eyüp Câmiinde kılıç kuşandı. O devre kadar, yeni pâdişâh tahta çıktığı zaman mukâtaa, timar ve zeâmet sâhiplerinin beratları yenilene rek bir cülûsiye vergisi alınırdı. Hazine dolu olduğu için, Sultan Osman bu vergiyi affetti. Ayrıca emeklilere de cülûs bahşişi dağıttı. Sultan Üçüncü Osman'ın tahta çıktığı 1755 kışı çok şiddetli geçti. Haliç dondu ve deniz yol oldu.Osman Hanın saltanatı huzur ve sükûnla başladı. Belgrad Muâhedeleriyle başlayan sulh dönemi devâm etti. Rus sınırındaki bâzı olaylar, Rusya ile bir ihtilâfa yol açacak gibi göründü ise de, iki tarafta da sulh bozulmadı. Hudutlarda bâzı ayaklanmalar oldu. Mısır'da Memlûkler başkaldırdılarsa da olaylar kısa sürede bastırıldı.

Valide Suyu

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhtiyar Şarkıcının Halis Tövbesi

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretleri, Mesnevi'sinde anlatır: Hazret-i Ömer'in (radıyallahü anh) halifeliği zamanında bir çalgıcı vardı. Düğünlerde çalgı çalar, şarkı söylerdi. Zaman geçti, yaş ilerledi, çalgıcı ihtiyarladı. Sesi çirkinleştiği için itibardan düştü. Artık bir şey kazanamaz duruma gelmiş, bir dilim ekmeğe muhtaç olmuştu. Bir gün içi yanarak Cenabı Hakk'a şöyle niyazda bulundu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sul­tan­la­ra Bi­le ­na­si­hat E­den Zat

Vehbi Tülek

Bü­yük ve­li Mu­ham­med bin Sem­mâk, Sul­tan­la­ra bi­le na­si­hat et­me­siy­le meş­hur­du. Bir ara Kû­fe'den Bağ­dât'a ge­lip Ha­li­fe Hâ­rûn Re­şid'e de na­si­hat­ler­de bu­lun­du. Ona; "Ey mü­min­le­rin emi­ri! Se­nin Al­la­hü te­âlâ­nın hu­zû­run­da bir ye­rin var­dır. An­cak ilâ­hi hu­zur­da du­ru­şun bit­tik­ten son­ra Cen­net'e ve­ya Ce­hen­nem'e gi­de­cek­sin. Aca­ba se­nin ye­rin han­gi­si ola­cak?" bu­yur­du. Hâ­rûn Re­şid bu söz­le­ri du­yun­ca ken­di­ni tu­ta­ma­yıp ağ­la­ma­ya baş­la­dı...

kabirdeki Ibâdete Sevap Verilmez!..

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed Antâkî

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed Antâki hazretleri meşhur kıraat âlimlerindendir. 299'da (m. 911) Antakya'da doğdu. Burada kıraat öğrendi. Sonra Kahire'ye, sonra da Endülüs'e (İspanya) gide­rek Kurtuba'ya (Cordoba) yerleşti ve 377 (m. 987) tarihin­de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

Vehbi Tülek

Selîm Kırımî

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Seyyid Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Allaha Tam Kulluk Helâl Lokmayla Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

İftiranin Neticesi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Dört Şey Mühimdir

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek