Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.379

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Zabit

Çanakkale Savaşına yedek subay olarak katılan Nejad Süreyya beyin bir arkadaşına cepheden yazdığı mektup:"Neden saklayayım? Doğrusu askerlik hayatımın ilk aylarında epeyce zahmet çek tim. Hele ilk haftalarda öyle sandım ki, harbe girmeden evvel öleceğim. Çünkü, hatır ve hayalimde askerlik nedir, zabit olmak, harbe girmek nasıl bir şeydir? Nasıl silah atılır? Bir gülleye, bir kurşun yağmuruna nasıl karşı durulur? Bütün bunlara dair hatır ve hayalimde bir şey yok iken, sarışın, kibar, nazlı İstanbul çocuğu, günün birinde pek farkına varmayarak asker oluvermişim.Cepheye göndermeden evvel sıkı bir talimden geçtik. Sabahleyin şafakla beraber kalkmalar, kızgın güneş altında, toz toprak içinde saatlerce mesafeler kat etmeler, bayırlar tırmanmalar, yokuş aşağı yuvarlanırcasına koşmalar, taşlık, gübrelik veya çamur demenden yüzükoyun yere uzanmalar, silah elde sabahtan akşama kadar bin türlü yoru cu hareketler, daha şimdi hatırıma gelmeyen bir sürü müzic vazifeler.

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saray Hocası Molla Şemseddîn

Yavuz Sultan Selim Hân, bir gün hocası Halimi Efendi'ye dedi ki: "Molla Şemseddin bize Târih-i Vassâf yazsın." Şemseddin Efendi çok hızlı yazardı. On günde bir adet Mushâf-ı şerifi yazıp bitirirdi...
Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Saray Hocası Şemseddin Efendi'ye bildirdi. O da yirmi beş gün mühlet isteyip Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Şemseddîn

Vehbi Tülek

Ahmed Şemseddin hazretleri, on dokuzuncu yüzyıl Irak velilerindendir. Büyük veli Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden Osman et-Tavili'nin dördüncü oğludur. Hacı Şeyh Ahmed Şemseddin diye meşhûr olmuştur. 1811 (H.1226) senesinde doğdu. 1890 (H.1308) senesinde vefât etti...

Kıyamette En Şiddetli Azap Kime Yapılacaktır?

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebî

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebi hazretleri, Şafii fıkıh âlimlerindendir. 818 (m. 1416)'da Halep'­te doğdu. İlk tahsiline babasının yanında baş­ladı. Daha sonra İbn-i Hacer Askalâni ve diğer büyük âlimlerden Hadis ve Şafii fıkhı okudu. Üstün zekâsı ve güzel ahlakı sebebiyle hocası İbn-i Hacer'in takdirini kazandı. 884 (m. 1480) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ömer Naimi Efendi

Vehbi Tülek

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Vehbi Tülek

Veren Zat Olgun, Alan Ise Uygun Olmalıdır

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddîn Îcî

Vehbi Tülek

Cennet Ve Cehennem Ehlinin Amelleri Nelerdir?

Vehbi Tülek

Kaza Ederken Tertibe Riayet Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Onun Görmediği Yer

Abdullah-i EnsÂrî

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Abayi Yakmak

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Delik Kova

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek