Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.875.317

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bunu Böyle Bilesiniz

Fatih Sultan Mehmed Han'ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda Rum vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir:

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

1600 senelerine kadar, küçük devlet memurları ve serveti ne olursa olsun halk, surların içinde kalan İstanbul'da ata binemezlerdi. "Hilye-i Peygamberi" adlı eseri yazmış olan Hâkâni Mehmed Efendi bu kitabını bitirdiği 1598 senesinde yetmiş yaşını geçmiş bulunuyordu. Vazifesi Babı âli kaleminde, evi de Edirnekapı'da idi. Padişah III. Mehmed Han, Hâkâni Mehmed Efendi'ye, bu eserine karşılık ne gibi bir mükafat istediğini sordu. Mehmed Efendi:

"Artık ihtiyar oldum. Her gün Edirnekapı'ya kadar yayan gidip gelmeğe kudretim kalmadı, müsaade buyurulursa hayvan ile gidip gelmek istiyorum" dedi.

Padişah, bu kadar kıymetli bir eser meydana getirmesine rağmen Mehmed Efendi'nin hatırı için kanunu bozmadı. Ona Bâbıâli civarında bir ev aldılar ve arzusunu bu şekilde yerine getirdiler.

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velîd Bin Velîd (radıyallahü Anh)

Velid bin Velid, Eshâb-ı kirâmdandır. Medine'de h. 8 (m. 629) senesinde vefât etti. Bedir gazâsında müşriklerin safında harbe katıldı. Müşrikler bu harpte yenilince, O'nu Abdullah bin Cahş esir aldı. Medine-i Münevvere'ye getirdi. Kardeşlerinden henüz müşrik olan Hâlid bin Velid ile Hişam bin Velid, O'nu esâretten kurtarmak üzere Medine'ye geldiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

İlyâs aleyhisselâm, İsrâiloğullarını Allahü teâlâya imâna ve ibâdete çağırdı. Onu dinlemediler, hattâ memleketlerinden kovdular. Ba'l adındaki puta tapmaya ısrarla devâm ettiler. Allahü teâlâ onlar üzerine belâ ve musibet gönderdi. Çeşitli sıkıntılarla cezâlandırıldılar. Yiyecek bulamaz oldular. Sonunda İlyâs aleyhisselâmı bulup, nasihatini dinlediler. İmân ettikleri için, üzerlerinden belâlar ve musibetler kaldırıldı...

Korkma, Sana Bir Zararım Dokunmaz!

Vehbi Tülek

O, Peygamber Olarak Gönderildi Mi?

Vehbi Tülek

Akbilek Bahşî Halîfe Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da Mısır, Hicaz ve Şam’a giderek İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti. Çok kitap yazdı. “Mi'râc-ül-Ulâ fî Tefsîri Sûret-il-İsrâ” isimli eserinde şöyle anlatır:

Osmanlı Şeyhülislamı Dürrizade Arif Efendi

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Âmir Bin Ebî Mûsel-eş'arîÂmir Bin Ebî Mûsel-eş'arî

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Rıfâî

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Latif Bir Şikayet

"encümen-i Bîzebân"

At Hirsizi

Hizir Ve Gelin

Ayyaşin Sonu

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek