Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.802.713

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İslamiyet Dersi

Ahmed Cevdet Paşa, Sultan Abdülaziz Hân devrinde, Bosna'dan, İstanbul'a dönerken, Tuna Nehri'nde bir vapura biner. Vapurda Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Mösyö Moustier'e rastlar. Onunla, dünya siyasi ahvâlini, dini, felsefi konuları samimi havada konuşurlar. Fransız Büyükelçi bir aralık, Napoleon'un yukardaki sözünü, hatırlatarak der ki:-İslâmiyeti iyice inceleten Napoleon Bonaparte: "Eğer bir dinin dindarı olsaydım Müslüman olurdum. Zirâ Müslümanlıkta ruhbâniyet yoktur." demiş. Halbuki, bir müddet İstanbul'da kalınca Ulemâ Sınıfını gördüm. Demek ki, Napoleon, buraya gelmediği için, gerçek durumu bilememiş.

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Şey Yapmak Istiyorsan Sana Yakışanı Yap

Karamollazade Abdülhamid Efendi Nakşibendi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zat olup Ayıntaplıdır. Memleketinde tedris ve irşad ile iştigal edip 1278 (m. 1861)'de vefat etti. "Âdabü'z-Zakirin ve Necatü's-Salikin" isminde tasavvufi bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haram Yiyenin Duası Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Abdülkerim Irâki hazretleri fıkıh ve tefsir âlimidir. 623 (m. 1226) senesinde Mısır'da doğdu. Kâhire'deki el-medreset-üş-şerif'de ders okuttu. Mensûriyye Medresesi'nde tefsir kürsüsü başkanlığı yaptı. Birçok talebe yetiştirdi. 704 (m. 1304) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Onların Gönüllerini Ahiret Düşüncesi Kaplamıştır

Vehbi Tülek

Ölülerin Ruhuna Okuyup Bağışlamak

Vehbi Tülek

Cemâleddin-i Aksarâyi hazretleri Anadolu'da yetişen âlimlerden ve evliyâdandır. Aksaray'da doğdu. Aksaray'da ilim tahsilinden sonra Amasya'ya giderek Fahreddin İlyâs Rûmi'den ders aldı. Amasya kâdılığına ve Dârü'l-ilim müderrisliğine getirildi. Sonra Aksaray'a döndü. Zincirli Medresesine müderris tayin edildi. 1389 (H.791) senesinde Aksaray'da vefat etti.

Kabir, âhıretin Ilk Durağıdır

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Muhafaza Edecek Olan Da Biziz

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Yahlef Tunusî

Vehbi Tülek

evliyâ, Lamba Gibidir!..

Vehbi Tülek

Şeyh İbrahim El-mücahid

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Padişah Ve At

Allah’a Firar Et

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bize Teveccüh Edin

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Şikayet

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek