Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.319.327

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Aşçı Yahyâ Baba sâdece insanları değil, bütün mahlûkâtı severdi. Her gün yemek dağıtımından sonra artan pilavı Tunca balıklarına dökerdi. Bir süre sonra oranın anbar memuru; "Her gün pilavlar Tunca Nehrine dökülüyor. Demek ki fazla geliyor. Verilen pirinç mikdârını azaltın." diye emir verdi. Kilerci her gün artan pilav kadar az pirinç vermesine rağmen, her zamanki kadar pilav arttı. Aşçı Yahyâ Baba yine bu pilavı kepçe kepçe Tunca balıklarına serpti. Onlar yedikçe o doyuyordu. Her gün pirinç azaltılmasına rağmen sonuç değişmedi. Öyle oldu ki, durum pâdişâha aks etti. Sultan da denemek istedi. Kararlaştırılan günde bütün misâfirler yemeklerini yediler. Yemek yiyenler her zamanki misâfirden fazla ve pirinç mikdârından az olmasına rağmen pilav yetti ve arttı. Yahyâ Baba balıkların nasibini nehre dökeceği sırada Sultan Bâyezid-i Veli'nin; "Yahyâ Baba! Bu yaptığın isrâf değil midir?" demesi üzerine, binlerce balık başını sudan çıkarıp; "Sultânım! Devletin artığını bize çok mu görüyorsun?..Senin devletinin ikrâmı sâdece insanlara mıdır?" dedi. Aşçı Yahyâ orada secdeye kapanarak rûhunu teslim etti. Onun büyüklüğünü anlayamayanlar, yaptıklarına çok pişmân oldular. Muhteşem bir cenâze merâsimi ile külliyesinin kuzey tarafındaki bahçeye defnedildi.

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbâdete Zarar Gelmemesi Için Ilim Talep Ediniz!

Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî'nin üç büyük talebesinden biridir. İran’da İsfehan'da doğdu ve orada ilim tahsil etti. Mısır'a gitti ve Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin sohbet ve hizmeti ile şereflenerek, tasavvufta yetişti. Hocasının vefâtından sonra oralarda duramayıp, Mekke-i mükerremeye yerleşti. 1361 (H.763)’de orada vefât etti. Kendisinden nasîhat isteyenlere buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı Begâvî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Begâvi rahmetullahi aleyh, Hadis imamlarındandır. Aslen Bağdadlıdır. 214 (m. 829) yılında doğdu. Hadis ilminde hafızlık derecesine ulaşmış olup, yüzbin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere okurdu. Yüzüç yaşında 317 (m. 929) yılında vefât etti. Kitaplarında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Mehmed Kâmil Efendi

Vehbi Tülek

Tâceddîn Mes'ûdî

Vehbi Tülek

Tâceddin Mes'ûdi rahmetullahi aleyh, fıkıh, hadis ve tasavvuf âlimidir. 522 (m. 1128)'de doğdu. 584 (m. 1188)'de Şam'da vefât etti. Namazda huşu mevzuunda buyurdu ki:

Hazreti Musa Ve Ibretli Bir Hadise

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Bekkâr Bin Kuteybe

Vehbi Tülek

Müderris Hamza Efendi

Vehbi Tülek

Ümit Ediyorum Ki Sen O Kimselerdensin

Vehbi Tülek

Muhammed Kumul Efendi

Vehbi Tülek

Allah Adamları Ölü Kalpleri Diriltmeye Çalışmışlardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Minareden Okunan Şiir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek