Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.179
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Fatih Sultan Mehmet Han hangi ülkede bir hüner sahibi, bir sanatçı olduğunu işitse, hemen davet ederdi. İstanbul'a gelen bu maharetli insanları en mükemmel şekilde ağırlar, kendilerine makam verip ihsanda bulunurdu.Bu yüzden Müslüman, Hıristiyan, dindar, dinsiz her taifeden insan İstanbul'a toplanmıştı. O furyada Acem diyarından Habili, Kabili ve Hamidi namında şairler gelmiş ve Fatih'ten büyük bağışlar almışlardı. Bunlarla birlikte, zamanın Sokrat'ı sayılan bir Yahudi doktor ve adı Dozri olan bir Frenk ressam da bulunuyordu.
18. Yüzyılda, Osmanlının teknolojide Batı'dan geri kaldığını görerek, dinin emrini yerine getirmek için Batı'daki gelişmeleri memleketlerine getirmek istediler. Buna ilk öncülük yapan, Sultan Üçüncü Ahmed Han idi. Padişahın, Lâle Devrindeki idâri, sosyal ıslâhat ve mimâri yenilik lere orduyu da ilâve etmesi, ilimden irfandan uzaklaşmış, her türlü rezaletin hakim olduğu Yeniçerileri telaşlandırdı. Yeni tarzda teşkil edilecek nizâmi ordu için Fransa'dan mütehassıslar getirtilerek Üsküdar'da bir kışla kurdurulması, bozulmaya yüz tutmuş Yeniçeri leri ve yenilik leri yanlış anlayanları ve Osmanlı Hânedânı düşmanlarını harekete geçirdi.
Muhammed Zeynel'âbidin hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Mısır'da doğdu. 1048 (m. 1638) senesinde Mısır'da vefât etti. Sohbetlerinde, evliyanın hallerinden bahsederdi. Buyurdu ki:
Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs'te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa'ya gönderildi. Bursa'da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti.
Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:
"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:
"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."