Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.598.170

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Osmanlı'nın, temellerindeki en sağlam harçların başında, "Peygamber Sevgisi" gelmiştir. Osmanlı, Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) ve O'nun kutsal beldesine karşı, derin muhabbet, hürmet ve sadâkâtini büyük bir hassasiyetle muhafaza etmiş ve devletinin en muhkem kâidelerinden biri hâline getirmiştir. Bu ruh, yedi iklim üç kıta demeden, asırlar boyunca Osmanlı'yı arkasından sürüklemiştir. İlâ-yı Kelimetullâh dâvâsı uğrunda fütuhatta bulunurken; Osmanlı'nın baş hedefleri arasında hiç kuşkusuz rızâyı bâriyi kazanmak kadar Peygamberimizin hoşnutluğuna mazhar olmak da vardı. Osmanlı Sultanları, hayatları boyunca gazâ meydanlarında hep bu ulvi gâyeyi gözetmiş ve bunun efsunuyla hârikalar sergilemişler dir. Hâl böyleyken, Peygamberimize hürmet ve muhabbet, soylu ceddimizin en mümeyyiz vasfı ve şiârı olma husûsiyetini kazanmıştır. Söz konusu asil duygularını her zaman ve mekân da açığa vurmayı; hattâ devlet çapında bir ciddiyet ve duyarlılığa bürümeyi meziyet bilmişler dir. Tarih, bunu izah eden birbirinden muhteşem misâllerle doludur.

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eşkıyâ Tehlikesi Geçene Kadar Yola Çıkmıyoruz

Mevlana Abdüllatîf Câmî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Şeyhülislâm Ahmed-i Nâmıkî Câmî'nin soyundandır. 1555 (H.963) senesinde Hârezm'de vefât etti. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra devrin büyük âlimlerinden Muhammed bin Sıddîk Hubûşânî'nin talebeleri arasına katıldı. Zamânında bulunan âlim ve evliyânın önde gelenlerinden oldu. Hocasından aldığı icâzetle talebe yetiştirdi. İstanbul’a giderek Kânûnî Sultan Süleymân Han ile görüşüp sohbet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Nizamülmülk

Vehbi Tülek

Nizamülmülk'ün asıl adı, "Ebû Ali Hasan"dır. Doğu tarihinin yazdığı en büyük devlet adamlarından biridir. O, âdil bir "Vezir-i âzam" olmakla kalmamış, üniversiteler kurmak suretiyle bilimin yayılmasına çalışmıştır. Büyük sanatkâr ve bilginleri korumuş, değerli eserler yazmış ve hükümdarlara en doğru yolu göstermiştir. Bütün bu büyük özelliklerinden dolayı ona "Memleketin nizamlarının kurucusu" anlamına gelen "Nizamülmülk" adı verildi.

Rahmetin Hakkında Çok Ümitliyim Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

Davet Edilen Yere Gitmenin Şartları

Vehbi Tülek

Sipâhîzâde Mehmed Efendi, Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Bursa’da doğdu. Tahsilini burada tamamladıktan sonra Bursa, Edirne sonra İstanbul Ayasofya müderrisliğine, ardından İzmir kadılığına getirildi. 997’de (m. 1589)’da orada vefat etti. “Hâşiye-i Şerhu Tecrîd” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Evliyâyı Sevmek, Allahü Teâlâyı Sevmeye Yol Açar

Vehbi Tülek

Kim, Allah'a Isyan Edenleri Beğenirse

Vehbi Tülek

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Vehbi Tülek

Sana Kim Dedi Ki Dünya Ile Hoş Ol

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Cübbâb

Vehbi Tülek

Kalplerinizi Tertemiz Yapınız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

At Hirsizi

İftiranin Neticesi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Garip Karşilanan Bir Adak

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek