Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.935.510

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Koca Yusuf

Koca Yusuf yalnız Türk güreşinde değil, güreş dünyasında da büyük bir zirvedir. Er meydanları Koca Yusuf'u, güreş tarihimizin en büyük pehlivanlarından biri olan ve 26 yıl Kırkpınar'ın başpehlivanlığını elinden bırakmayan ünlü Kel Aliço'nun karşısında tanıdı ilk kez. 27'inci yılda da başpehlivanlığı rakipsiz alacağını umarak Kırkpınar'a gelen Kel Aliço burada "Başa güreşeceğim" diyen Deliormanlı Yusuf isminde körpe bir çocukla karşılaştı. Herkes er meydanlarının pek yaman kurdu Kel Aliço'nun bu "tüysüz kızan"ı karşısına çıktığına pişman edeceğini umuyordu. Ancak Deliormanlı Yusuf, öylesine yaman bir güreş çıkarıyordu ki, buna Kel Aliço da şaşırmış ve güreş alemindeki meşhur gaddarlığını dahi ortaya koymaktan çekinmemişti.

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Avustralya'nın Melburne şehrinden İstanbul'a gelerek Osmanlı hizmetine girmiş olan Doktor Charles S. Ryan, Plevne muharebelerin de, Osmanlı ordusunda Operatör Binbaşı olarak vazife yapmış ve IV. Mecidi, Plevne ve Harp madalyaları kazanmıştı. Daha sonra Fransa'ya gitmiş, I. Dünya savaşı sırasında orada bulunmuş ve Generalliğe kadar yükselmişti. Fakat göğsüne taktığı Osmanlı şeref madalyalarını bir an bile çıkarmamıştı. Daha sonra memleketine döndü ve 23 Ekim 1926'da Melburne'deki evinde, göğsünde Osmanlı madalyaları takılı olduğu halde vefat etti. Charles S. Ryan, hatıralarında Osmanlı askeri nin üstün vasıflarını anlatır. Bunlardan biri şöyledir:

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü’l-abbâs Vâsıtî

Ebü'l-Abbâs Vâsıti hazretleri, fıkıh âlimi olup, 476 (m. 1083)'de doğdu. Bağdad'a yerleşip orada hadis-i şerif öğrenmekle meşgûl oldu. 552 (m. 1157) senesinde vefât etti. Kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Muhammed Aynî

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Ayni, memleketinde ilim tahsili sırasında bir gün Şeyh Sâlih Sübki'yi ziyâret için Basret köyüne gitti. Şeyh Sâlih hazretleri onun mürşid olmaya istidâtlı ve kâbiliyetli bir kimse olduğunu görerek onu yetiştirip kendine vekil olarak insanların irşâdı ile vazifelendirdi. Bu emir üzerine bir hafta Ayni, bir hafta da Basret köyünde kalmak sûretiyle insanların irşâdı ile meşgûl oldu...

Hazreti Ali (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İyilik Ve Ihsan Edenler Sevilir

Vehbi Tülek

Ahmed Hariri hazretleri Halveti meşayıhından idi. Şam'da Usâl köyünde doğdu. Sonra Haleb şehrine gitti. Orada da, Ârif-i billâh Ahmed-i Dergerâni'den ilim öğrendi. Sonra Antep'e geldi. Burada Halveti şeyhi, Şah Veliyyüddin Halveti ile buluştu ve Halvetilik yoluna girdi. Daha sonra Şam'a döndü ve talebe yetiştirdi. 1048 [m. 1639] de orada vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Senin Kapından Başka Gidecek Kapım Yok İlâhî

Vehbi Tülek

Muğlalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Muhammed Hazîn

Vehbi Tülek

Ebûbekr Cessâs

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

İftiranin Neticesi

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Ölüyü Diriltemem

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek