Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.636.916

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm'de vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek derecelere kavuştu ve çok kerametleri görüldü. Talebesi Selî onun hakkında şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

28 Temmuz 1808 günü, Topkapı Sarayı, tarihinin en acı olaylarından birini yaşadı. Harem dâiresini basan 20 kadar azılı serseri, tekrar tahta çıkarılacağı anlaşılan III. Selim Hân'ı şehit etmiş, sonra da Şehzâde Mahmud'un peşine düşmüşlerdi. Onu da katledeceklerdi. Câniler, 23 yaşındaki şehzâdenin yanına vardıklarında, karşılarına III. Selim Hân'ın iki sâdık adamı dikildi: Anber Ağa ve Hafız İsa Ağa... Bunlar, kılıçlarını çekmiş, saldırganları durdurma ya çalışıyorlar dı. Ancak, durum ümitsiz ve vahimdi. Çok geçmeden hem kendilerinin hem Şehzâde Mahmud'un ecel şerbetini içmesi kaçınılmaz gibi görünüyordu. O sırada, hiç akla gelmeyecek bir imdat yetişti. Harem gediklilerinden Cevri Kalfa, sevgili şehzâdesinin elden gitmekte olduğunu görünce, hamam külhanından bir tas sıcak kül alıp koşturmuş, saldırganların yüzüne serpivermişti. Adamlar yanan gözlerini silip toparlanmaya çalışırken, o yeniden kül serpiyor du. Bu müdâhale, Anber ve İsa Ağalara yeterli zamanı kazandırdı. Şehzâde Mahmud'u hemen dama çıkardılar, oradan da aşağıdaki arkadaşlarının uzattığı merdivenle yere indirmeyi başardılar. Ertesi gün, genç şehzâde, 30. Osmanlı pâdişahı olarak tahta oturdu. Sultan II. Mahmud Hân, hayatını kurtaran bu kahraman kadını Hazinedar Ustalığı görevine getirdi, ona Çamlıca'da, içinde yeni köşküyle beraber geniş bir arazi bağışladı. Cevri Kalfa ise, zenginleşince kendini hayır işlerine vererek Divanyolu'nda büyük bir Sıbyan Mektebi ve bir çeşme yaptırıp, Üsküdar ve Eyüp'te vakıflar kurmuştur.

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Ramazan'ın 27. gecesi Kadir Alayı düzenlenirdi. Kadir Alayı, 19. ve 20. yüzyıllarda, Sultan II. Mahmud Hân'ın yaptırdığı Tophâne'deki Nusretiye Câmii ile Yıldız'daki Hamidiyye Câmii meydanında yapılırdı. Gece, çevresi renkli fenerler ve fânuslarla donatılan câmi meydanı, bir ışık dünyası hâline gelirdi. Hava kararmadan önce, Harem'de bulunan kadınlar ve sultanlar iki atın çektiği arabalara binerler, meydanda kendilerine ayrılan yerlerde dururlardı. Arabalardan inmezlerdi. Arabaların perdeleri inik dururdu.

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ümmetimin En Önce Unutacağı Ferâiz Ilmidir

Seyfeddîn el-Makdisî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. 559 (m. 1164)’de Kudüs’te doğdu. Bağdad’da ilim tahsil etti. Ferâiz, nahiv ilmini öğrendi ve bu konuda kitap yazdı. 586 (m. 1190)’da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytanın Herkese Karşı Bir Hilesi Vardır

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Abdülkerîm Cîlî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1365 (H.767) senesinde Bağdad'a bağlı Ciyl kasabasında doğdu. 1428 (H.832) senesinde vefât etti. İsmâil bin İbrâhim el-Cebertî hazretlerinin talebeleri arasına girerek hocasının teveccühlerini kazandı. Bilhassa hadîs, fıkıh ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Îmân-ı Kâmil eserinde şöyle buyurmaktadır:

Faziletli Kadıköy Müftüsü Ahmed Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Nûreddîn Berîfkânî

Vehbi Tülek

Nûreddin Berifkâni hazretleri, Kuzey Irak evliyâsındandır. 1789 (H.1204) târihinde Berifkan köyünde doğdu. Önce Kur'ân-ı kerimi hatmetti. Zâhiri ilimlerde de yükseldikten sonra mânevi ilimlerde de olgunlaşmak isteyen Şeyh Nûreddin, önce Şeyh Hâc Mahmûd Celili hazretlerinden Kâdiriyye yolunun edeplerini öğrendi. Sonra da Nakşibendi yolu büyüklerinden Şeyh Nûr Muhammed Hindi hazretlerinden bu yolun edeplerini ve usûlünü öğrendi. Allahü teâlâ kalb gözünü açtı ve böylece mânevi feyizlere kavuşmuş oldu. Hocası kendisine icâzet (diploma) verip hak yolun bilgilerini öğretmekle vazifelendirdi. 1850 (H.1267) târihinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ey Oğullarım, Beni Cihâda Hazırlayınız

Vehbi Tülek

Celâleddîn Rûyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Insanı Dört Zıt Şeyden Yarattı!

Vehbi Tülek

Siz Ümmetlerin Hayırlısısınız

Vehbi Tülek

En Çok Ibadet Eden!..

Vehbi Tülek

Mecdüddîn Îsâ'nın Malkaralı Hocası

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sarayda İftar

Abdullah-i EnsÂrî

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek