Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.513.752

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tasi Taraği Topladik

Vaktiyle İstanbul'da Abbas isminde yaşlı bir dilenci vardı. Bilhassa her sene Ramazan ayında dilendiği paralarla yüklü bir servete sahip olmuştu. Dilenciliğe yeni başlayan bir çingene genci, Abbas'ın namını duymuştu. Onu görüp, bu mesleğin püf noktalarını öğrenmek istiyordu. Nihayet bir Ramazan gecesinde hamama girdiğini görüp, ardınca içeri daldı ve kurna başında yanına yaklaşıp şöyle dedi: -Efendim! Bendeniz dilenciliğe başlamaya karar verdim. Umarım ki bu asil sanatın inceliklerini bu kulunuzdan esirgemezsiniz. Ne türlü usül ve kaidesi var ise bilcümle öğrenmek isterim. Şu mübarek geceler hürmetine lutfediniz. Abbas cevap verdi:-Peki evlat öğreteyim. Dilenciliğin başlıca üç kuralı vardır, kulağına küpe olsun. Bir, her nerede olursa olsun istemeli. İki, her kimden olursa olsun istemeli ve üç, her ne olursa olsun istemeli.

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adı hakîm Olan Mecûsî

Ebu Müslim Buhâri hazretleri, Horasan Hükümdarının kumandanı idi. Onunla birlikte Merv şehrine geldiler. Oranın halkına şöyle bir soru sordu:
- Şehrinizde hiç "hakim" var mıdır ki, ehl-i hikmet ola? Halk da;
- Vardır, fakat Mecûsi'dir, dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennete Allahın Fazlı Ve Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

Behişti Ramazan Efendi, Merkez Efendi halifelerinden fazilet sahibi bir zat olup Kırklareli'nin Vize kazasındandır. Çorlu'da yerleşerek vaaz ve irşad ile meşgul oldu. 979 (m. 1571)'de 'de vefat etti. "Haşiye âlâ Şerh-i Akaid li'l-Allâmeti-t-Taftazani" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Abdülazîz Derâverdî

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgilerini Anlamak Çok Güçtür

Vehbi Tülek

Kâ'b bin Sûr hazretleri tabiinin meşhurlarındandır. Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) sağlığında Müslüman oldu, ancak sohbetlerinde buluna­madığı için Eshab-ı kiramdan olamadı. Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) tarafından Basra'ya kadı tayin edildi. Sonra gelen halifeler de onu bu vazifede bıraktılar. 36 (m. 656)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Sâdık Talebe Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Marûf-ı Kerhî

Vehbi Tülek

Şeytan, Kan Gibi Damarlarda Dolaşır

Vehbi Tülek

Bir Ömürde Iki Şehadet Hazreti Nevfel

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Helvaci Çocuk

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Yirmi Saniyede

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Yuhçu Baba

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek