Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.641.646

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmaz dı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenlerden bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rüyâda Bile Haram Işlemedim

Abdülvehhâb Müttekî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan'da Mendev'de doğdu. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine, sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Büyük hadîs âlimi ve evliyânın meşhurlarından olan Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine katıldı ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 1592 (H.1000) senesinde Mekke'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Sırri-yi Sekati hazretleri, büyük ve meşhûr velilerdendir. İsmi, Sırri bin Muglis es-Sekati, künyesi, "Ebü'l-Hasen"dir. Bağdât'ta doğdu. 865 (H.251)'de Ramazan-ı şerif ayında orada vefât etti. Şûnizi Kabristanına defnedildi. Ma'rûf-i Kerhi hazretlerinden feyz aldı. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin dayısı ve hocasıdır. Bu mübarek zat, tasavvufta, verâ ve takvâda asrının bir tânesi idi...

Harâma Sebep Olan Şeyler De Harâmdır

Vehbi Tülek

Dilinden Hikmet Dökülen Zatlar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Seyyâri hazretleri büyük velilerdendir. Fıkıh ve hadis ilimlerinde büyük âlim idi. Faziletler ve kerâmetler sâhibi olup, zamânın seçkin âlimlerindendi. Ebû Bekr-i Vâsıti'nin en büyük talebesidir. Tasavvufta yetişip kemâl derecelerine ulaştı. 953 (H.342) senesinde Türkistan'da Merv şehrinde vefât etti.

Ey Insanlar! Ölmeden Önce Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Bâki-billah

Vehbi Tülek

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Kalbinde Sevgi Taşıyanın Sıkıntı Çekmesi Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

İftiranin Neticesi

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Her Şeyi Göze Almıştı!

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek