Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.625.809

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Böyle Soruya Böyle Cevap

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Dilediğimi Ihsân Etti

Mecdüddin Zünkelûni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 679 (m. 1280) senesinde doğdu. 740 (m. 1339)'da Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhiretin Azapları Pek Acı Ve Sonsuzdur

Vehbi Tülek

Ahmed Ervâdi hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Lübnan'da Trablusşam'ın Ervâd kasabasında doğdu. İlim ve irfânını arttırmak için Trablusşam, Mısır ve başka yerlere gitti. Zamânın meşhur âlimleriyle görüştü. Kendilerinden icâzet, diploma aldı. Daha sonra da Şam'da evliyânın göz bebeği Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Kısa zamanda olgunlaştı. Kendisine icâzet verilip insanlara doğru yolun bilgilerini anlatıp öğretmek için Trablusşam'a gönderildi. 1858 (H.1275) senesinde orada vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

seyyid Ve Şehîd Hüseyin Bin Ali

Vehbi Tülek

Peygamberimizin Ismiyle Bereketlenmek Için

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed Ebşîhî hazretleri Şafii mezhebi fıkıh alimlerindendir. 790 (m. 1388) Mısır’da Ebşûye köyünde doğdu. Burada ilk tahsilinden sonra Kahire’de Celâleddin el-Bülkīnî’nin derslerine devam ederek fıkıh ve tefsir okudu. 850 (m. 1446) de Kahire’de vefât etti. (Mustatraf) kitabında buyuruyor ki:

Mümin, Müminin Aynasıdır

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Üzülmesi, Sadece Ümmeti Içindi

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Hükümdarın Oğlu

Vehbi Tülek

Büyük Şair Hafız-ı Şirazi

Vehbi Tülek

Müslüman Kardeşinin Ihtiyacını Gidermek

Vehbi Tülek

Nefsinin Kusurlarını Görmeyenin Hâli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Bize Teveccüh Edin

Gül Yaprağı

Keramete İnanmayan Âlim

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Abdullah-i EnsÂrî

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek