Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.469
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.
Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:
Hindistan Sultanı Alâeddin'in yerine, kardeşlerini öldürerek geçen Kutbeddin Hilci, zamanın en büyük velisi Nizâmeddin Evliyâ hazretlerine, akıl almaz bir kin beslemeye başladı. Bu kin, daha sonra açık bir düşmanlığa dönüştü... O zaman Nizâmeddin Evliyâ'nın dergâhında günlük masraf; fakir, dul kadınlara, yetimlere ve muhtaç kimselere verilen sadakalar hâriç, iki bin gümüştü. Bu durumu kıskanan bâzı fitneciler, sultâna; "Nizâmeddin Evliyâ, bu sadaka olarak dağıttığı ve harcadığı servetini, onu sık sık ziyâret eden şehzâdelerden ve devletin resmi vazifelilerinden topluyor" diye şikâyette bulundular. Ayrıca sultânı, herkesin Nizâmeddin Evliyâ'yı ziyâret etmemesi için bir emir çıkarmak üzere iknâ ettiler...
Muhammed Şüveymi hazretleri, Kahire'de yaşamış olan evliyadandır. Kaynaklarda doğum ve vefât târihleri bulunmayan Şüveymi, on beşinci asrın sonlarında vefât etti. Midyen Eşmûni hazretlerinin talebelerindendir. Hocasının vefâtından sonra talebelere ders okutmaya başlayan Muhammed Şüveymi'den çok kimseler istifâde etmiştir...
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.