Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.242.342

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dost Ve Akrabâ Ziyâretini Ihmal Etmemelidir

Ali Havâs hazretleri büyük velîlerdendir. 1534 (H.941) senesinde Kâhire’de vefât etti. Ümmî olup, okuma-yazması yoktu. Allahü teâlânın ihsânı ile Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler üzerinde, âlimleri hayrette bırakan çok kıymetli açıklamalarda bulunurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Kiyamet

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Ahmet Şemseddin, Tokatlı'dır. Annesi, İbn-i Küpeli'nin kızı Yusuf Sinaneddin hazretleri nin yeğenidir. Ancak o, babası ve dedesi gibi bir asker olmak ister, orduya girer. İkinci Bâyezid Han'ın yanında seferlere katılır. Ama görünen o ki, bu ocağa ömrünü de verse, geleceği son nokta sıradan sipahiliktir. Zira askerliği sevmesine rağmen, çelebi meşreplidir. Kışlada Evranosoğlu Ahmed adında bir komutan vardır ki tam bir liderdir. Kara yağız, heybetli bir adamdır. Hani "dağ gibi" derler ya, işte öyle. Gözleri çakmak çakmaktır, sesi yıldırımları andırır. Her silahı maharetle kullanır ve tam bir kurmaydır. Vezirler ardınca yürür, paşalar selâma durur.İhtiyar bir âlimin ordugâha yolu düşer. Libası soluk, hırkası yamalıdır. Çarıkları dağılacak kadar eskidir sonra. Evranos bey hürmetle eğilir, ellerini öper. Vezir İbrahim Paşa kalkar, yerini gösterir. Kemalpaşazade sorar: "Bu zat kim?"-Ona Molla Lütfü derler, Filibe medresesinde muâllimdir.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâlih Kimselere Dil Uzatma

Ebü'l-Hasen Ali bin Yahyâ hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Seyyid Ahmed-i Rıfâi hazretlerinin babasıdır. 459 (m. 1067)'de Basra'da doğdu. 519 (m. 1125)'de Bağdad'da vefât etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Talebenin Riâyet Etmesi Gerekenler

Vehbi Tülek

İlmüddin Ali Sehâvi hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 558 (m. 1163) senesinde Sehâ'da doğdu. 643 (m. 1245)'de Şam'da vefât etti. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Şam'a gitti. Orada kırk seneden fazla ders verdi. Buyurdu ki:

kılıç Kınında Iken Kesmez

Vehbi Tülek

Zeyneddin Tâybâdî

Vehbi Tülek

Zeyneddin Tâybâdi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Üveysi idi. Ahmed-i Nâmıki Câmi'nin rûhâniyyetinden feyz aldı. 791 [m. 1388] senesinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ma'lülzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Yeşil Kuşların Kursaklarında

Vehbi Tülek

Kalp Kırmak, Allahın Lütfunu Incitmektir

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Hasen

Vehbi Tülek

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Üstünlük Sırası

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Delik Kova

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Onun Görmediği Yer

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hakikati Görmek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek