Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.398.110

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ne Diye Akçe Versin

Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeytanın Zincirini Çözmek

Ahmed Es'ad Efendi Doksanbeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1150 (m. 1737) senesinde İstanbul'da doğdu. 1230 (m. 1814) senesinde vefât etti. Süleymaniye Medresesinde müderris iken, derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı Begâvî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Begâvi rahmetullahi aleyh, Hadis imamlarındandır. Aslen Bağdadlıdır. 214 (m. 829) yılında doğdu. Hadis ilminde hafızlık derecesine ulaşmış olup, yüzbin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle ezbere okurdu. Yüzüç yaşında 317 (m. 929) yılında vefât etti. Kitaplarında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

En Lüzumlu Olan Şey!.

Vehbi Tülek

Söz Dinlemenin Mükafatını Gördü!

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Ahmed bin Hadraveyh hazretleri fakirlere, gariblere acır, onları himâye ederdi. Buyurdu ki: "Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükâfatlandırılır: Tevâzu, edep güzelliği, cömertlik."
Bir kimse Ahmed bin Hadraveyh hazretlerine gelip; "Fakir ve bitkin bir kimseyim, sıkıntıdan kurtulmam için bana bir yol gösterir misiniz?" dedi. Onun bu arzusu üzerine; "Git bütün mesleklerin ve yapılan işlerin isimlerini ayrı ayrı yaz. Bir torbaya doldur bana getir" dedi...

Öfke, Tutuşturulmuş Bir Ateş Gibidir!

Vehbi Tülek

Şeytanın Sürmesi!..

Vehbi Tülek

Tövbe, Akıllı Kimsenin Ihtiyâcı Olan Bir Şeydir

Vehbi Tülek

Kalplerinizi Tertemiz Yapınız

Vehbi Tülek

Sizin Şerrinizden Nasıl Kurtuluruz

Vehbi Tülek

İbn-i Abdûs Kayrevânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Cünnetü'l-esmâ

Sarik Ve Sakal

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Evliyalar Ölmez İmiş

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek