Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.441.470

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi'den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Rus çarı I. Nikola, koyu bir Türk düşmanı olarak tarihe geçmişti. Osmanlı İmparatorluğu için "Hasta Adam" tabiri ilk kullanan odur. 1844'de İngiliz Kralını ziyareti esnasında Osmanlı İmparatorluğunun paylaşılmasını teklif etmişti. Fakat İngilizler, Rusya'nın daha fazla kuvvetlenmesinin, ileride kendilerine zararı olacağı düşüncesi ile bu teklifi reddettiler. Bunun üzerine Rus hükûmeti, Ortodoks azınlıkların haklarını korumak ve bunun takibini yapmak üzere, İstanbul'a yeni bir büyükelçi tayin etti. Esas maksatları, uygun bir zamanı kollayıp, aniden Osmanlı topraklarına saldırmaktı.

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

II. Viyana bozgunundan sonra, Avusturyalılar bütün Macaristan'ı istila etmişlerdi. Kısa zamanda, çok geniş topraklar elimizden çıkmış, Venedik donanması da bazı Ege adalarına asker çıkarmıştı. İşte bu kara günlerde tahta çıkan Sultan II. Süleyman, felaket halini alan bu bozgunun önüne geçmek için çaba sarfediyordu. Tahta çıkışından bir kaç ay sonra, Belgrad kalesi de düşman eline geçti. Bunun üzerine Padişah, bizzat ordunun başında sefere çıktı. Edirne'ye geldiklerinde hastalanarak yatağa düştü...Cihan Sultanı ağlıyordu..."Belgrad düşmüş!...9 katlı Belgrad kalesini düşman kaplamış..." dedikleri zaman, Koca Padişah II. Süleyman gözyaşlarını tutamadı.

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Süveyd Sincârî Ve Bir Günahkârın Affı

Büyük velilerden Süveyd Sincâri hazretleri, Diyarbakır'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Musul'un yetmiş kilometre batısında bir kaza merkezi olan Sincar'da vefât etti. Kabr-i şerifi orada olup, ziyâret mahallidir.
Süveyd Sincâri hazretleri, Allahü teâlânın, kulları arasından seçtiği ve dilinde hikmetli sözler söylettiği ve hârikulâde hallere kavuşturduğu veli bir kuluydu. Herkes tarafından sevilip saygı ve hürmet gördü. İlim, amel, ihlâs, zühd sâhibi olup, dünyâ ve dünyâlık olan şeylerden uzak durmakta emsalsizdi. Ömrünün çoğunu Sincar ve civârında geçirdi. Çok talebe yetiştirdi. Şeyh Hasan Telaiferi, Osman bin Âşûr Sincâri ve başka âlimler ona severek talebe olmuşlar ve sohbeti ile şereflenmişlerdir. Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretleri de sık sık Süveyd Sincâri'yi anıp, medhederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O, Medîne'nin En Büyük âlimidir

Vehbi Tülek

Ahmed ibn-i Zago hazretleri Cezayir'deki Tlemsân'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. 786 (m. 1384)'de doğdu. 845 (m. 1441)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdullah Razi

Vehbi Tülek

Hastayı Sadakayla, Malı Zekâtla Koruyun

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Gırnatî hazretleri hadîs ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Endülüs'te (İspanya) Gırnata (Granada) sehrinde doğdu. 699 (m. 1299) yılında vefât etti. Endülüs'ün çeşitli bölgelerine, Kuzey-Batı Afrika'daki ilim merkezlerine seyahatlerde bulundu. Oralardaki âlimlerden fıkıh ve usûl bilgilerini öğrendi. Bir dersinde şunları anlattı:

Ali Taberî

Vehbi Tülek

Molla Hüsrev Hazretleri

Vehbi Tülek

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Müslümana Nasihat Etmek Husûsunda

Vehbi Tülek

Komşuya Hürmet, Onunla Iyi Geçinmektir

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Seyyid Atâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Kum Ve Kaya

Kabahat Kilincin Midir?

İmanı Ona Kafidir

Allah'ın Emaneti

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek