Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.668.146

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dörtyüz Kese Altin

Öküz Mehmed Paşa, Ulukışla'nın bir aşireti olan "Oğuz" aşiretindendi. Fakat Türkmenler arasında Oğuz kelimesi, Okuz olarak söylenir ve yazılırdı. Buna nisbetle Mehmed Paşa'nın adı Okuz Mehmed Paşa olmasına rağmen, yazılırken yapılan bir hata ile Öküz olarak meşhur oldu. Sultan I. Ahmed'in damadıdır. Kızı Gevherhan Sultan ile evlenmiştir. Sadrazamlığı sırasında, bir sefer esnasında bir köyün civarında konaklamışlardı. Köylü nün hayvanları da orada otluyordu. Bir öküz Mehmed Paşa'nın yakınına kadar sokuldu. Tabii bütün paşalar gülüşmeye başladılar. Hatta içlerinden biri:"Paşam öküzle neler konuştunuz, size ne söyledi" diyerek espri yapmaya kalktı. Mehmed Paşa:"Evet öküzle biraz konuştuk. Bana dedi ki, sen de bizlerdensin, fakat bu eşeklerin arasında ne işin var, anlayamadım."

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Çanakkale muharebeleri sırasında 7 yaşında olan ve savaşa katılan Recep Duray, daha sonra hatıralarında o günleri şöyle anlatır:"Çanakkale Savaşı başlamıştı. Köyümüz, muharebelerine cereyan ettiği bölgenin tam ortasında kalıyordu. Askerler, köyümüzün hemen üst taraflarında siperler kazıyorlardı. Kimbilir belki yarın buralar kan gölüne dönecekti. Düşman gemileri boğaza girmişler di. Köydeki herkes gibi, anam ve kardeşlerim, cephanelikten siperlere arabalarla cephane taşımaya gidiyorlardı. Ben o zaman henüz 7 yaşında olduğum için evde yalnız bırakıyorlardı. Hiç unutmuyorum; günlerden 17 Mart 1915. Evde kimse yok. Canım sıkıldı ve yandaki komşu Saliha Ninenin evine gittim. Kapı açıktı, içeri girdim. Saliha Nine, torunları Ahmet ve Üzeyir ile oturuyordu. Baktım, Saliha Nine ağlıyordu. Beni görünce:-Demin siperdekileri düşündüm. Ne mutlu onlara. Vatan borcunu ödüyorlar. Belki de şehid olacaklar. Ama biz burada otu...

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

El Helâl Kârda, Gönül Ise Hakîkî Yârdadır

Üryânî Mehmed Dede Rumeli velîlerinin büyüklerindendir. Şimdi Romanya’da bulunan Yergöğü kasabasında doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîli ile meşgûl olan Üryânî Dede, çeşitli dallarda ilim sâhibi olduktan sonra, aşk-ı ilâhî'nin cezbesine kapılıp kendinden geçti. Dizkapağı ile göbeği arası hâriç, diğer taraflarına bir şey giymez oldu. O şekilde etrafta dolaşmaya başladı. Mısır'a kadar gitti. Kâhire’de Gülşenî dergâhına vardı. O sırada İbrâhim Gülşenî hazretleri vefât etmiş, oğlu Emîr Ahmed Hayâlî yerine kalmıştı. Emîr Ahmed Hayâlî, Üryânî Dede'yi görünce; "Hüner, insan olmaktır, hayvan gibi ot otlamak değildir" deyip, nasîhatte bulundu. O da orada kalıp, Hayâlî'nin feyiz ve himmetinden istifâde etti. Zâhir ve bâtın ilimlerinde kemâle geldi. Ahlâkı güzelleşti. İbâdet ve hâlleri düzeldi. İcazet verilerek memleketine geri gönderildi. Yergöğü'nde ikâmet edip, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin mesnevî tarzında yazdığı Mânevî adlı eserini okuyup açıkladı. İnsanlara nasîhatlerde bulundu. 1590 (H.999) senesinde Yergöğü'nde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Simkeşzade Hasan Feyzi Efendi İstanbul evliyasındandır. Şeyh Abdülehad Nuri'den hilâfet aldıktan sonra Halvetiyye yolunu taliplerine öğretti. 1102 (m. 1690)’da vefat etti. “Gamze-i Dil” isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Vehbi Tülek

Konyalı Velîlerden Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Bostan Çelebi, Konya'da yetişen velilerdendir. 1647 (H.1057)'de doğdu. 1706 (H.1118)de orada vefât etti. Mev-levi şeyhlerindendir. Dergahında taliplere ders verir ve Mesnevi okuturdu. Okuttuğu Mesnevi'den bazı kısımlar:
*Cömertlik; şehvet ve lezzetleri terk etmektir. Şehvet yüzünden düşen kalkamaz, hiç unutma.
*İhlasa eren kurtulur. Hiçbir ekmek tekrar buğday olmaz, hiçbir ayna tekrar teneke olmaz. Öyleyse ihlas makamına ermeye bakmak. Erdin mi geri inmezsin korkma.
*Güzele eş olan kurtuldu. Kara odun ateşe eş oldu aydınlık geldi. Ölmüş buğday (ekmek) cana eş oldu hayat geldi.

Ondan Daha Sevgili Hiç Kimse Yaratmadım

Vehbi Tülek

Kadere Imân, Sıkıntı Ve Kederi Giderir

Vehbi Tülek

Fıkhı Bilmeden Dine Uymak Mümkün Olmaz

Vehbi Tülek

İnsanı Hayvandan Ayıran Ilim Ve Idrâktir

Vehbi Tülek

bu âsilerin Şefaatçisi Ol!

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Ebû Bekr Ya’fûrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Sarik Ve Sakal

Minareden Okunan Şiir

Değişen Sizin Kalbiniz

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek