Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.684
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan I. Abdülhamid Han, 1787 senesinde Vasıf Efendi'yi Büüykelçi olarak İspanya'ya gönderdi. Bu hadise, Vasıf Efendi tarafın dan "Sefaretname-i Vasıf Efendi" adıyla kitap haline getirildi.Madrid halkı Osmanlı Büyükelçisinin kral sarayına gideceği günü büyük bir merak ve heyecanla bekliyordu. Çünki ilk defa bir Osmanlı göreceklerdi. Güzergah üzerindeki bütün evlerin balkonları ve pencereleri adam almıyordu. Bir pencere 50 altına kiralanmıştı.Nihayet Vasıf Efendi göründü. Halk büyük bir tezahürata başladı. Bu muazzam kalabalık arasından güçlükle saraya ulaştı. Kral onu ayakta bekliyordu. Bu devirde yeryüzünde en geniş topraklara sahip devlet İspanya idi. Brezilya hariç bütün Orta ve Güney Amerika ile bugün Amerika Birleşik Devletlerinin eyaleti olan bir çok memleket o zaman İspanya kralının hakimiyeti altındaydı.
Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?
Ebü'l-Hasan-ı Harkâni hazretleri evliyânın meşhurlarından olup, Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin altıncısıdır. Bâyezid-i Bistâmi'nin rûhâniyetinden istifâde ederek kemâle gelmiş, yükselmişti. On iki sene Harkân'dan Bistâm'a, hocasının kabrini ziyâret için gitti. Bu ziyârete giderken, yolda Kur'ân-ı kerimi hatmederdi. Her gittiğinde ziyâret ile ilgili vazifelerini yaptıktan sonra; "Yâ Rabbi! Bâyezid'e ihsân ettiğin sana âit ilimlerden, büyüklüğünün hakkı için, Ebü'l-Hasan kuluna da ihsân eyle!" diye yalvarırdı. Geri dönerken, hiçbir zaman Bâyezid'in türbesine arkasını dönmezdi...
Ebû Tâhir Hamevi hazretleri Şam'da yetişen Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 485 (m. 1092)'de Hama'da doğdu. 561 (m. 1165)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde bidatin zararları hakkında buyurdu ki:
Ebû Ya'zi Magribi hazretleri Fas velilerinin büyüklerindendir. On ikinci asrın son yarısında vefât edip, Fas'ta Bâit kasabasında defnedildi...
Ebû Ya'zi Magribi, kerâmetleri herkes tarafından görülüp bilinen, ilim sâhibi bir veli idi. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Daha sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmek için Fas'a gitti. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin yolu, Magrib'de onun vâsıtasıyla yayıldı.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır: