Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.664.020

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhârâlı Gönül Sultanı Hâce Evliyâ-i Kebîr

Hâce Evliyâ-i Kebir hazretleri, Buhârâlıdır. Hicri yedinci asrın ortalarında vefât etmiş olup, kabri Buhârâ yakınlarında Hakriz Hisârı'nda Ayyâr burcu yakınındadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Salihi

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed Salihi hazretleri, Suriye'de yaşamış olan Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1134 (H.528) senesinde dünyaya geldi. Tahsil hayatına Kur'ân-ı kerimi ezberleyerek başladı. Daha sonra Şam'a gelerek, burada fıkıh âlimlerinin derslerine devam etti. Daha sonra Mısır'a gidip buradaki ulemadan da ilim öğrendi. Ayrıca nahiv ilmine çalıştı ve bu sahada da ileri gelen âlimlerden biri oldu.

Şâfiî Fıkıh âlimi Ahmed Aysâvî

Vehbi Tülek

Harputlu Hacı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Ali Efendi, Harput'ta yetişen büyük velilerdendir. 1784 (H. 1198) senesinde Harput'ta doğdu. Babası Hacı Mahmûd Efendi nâmında bir zâttır.
Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Hacı Ali Efendi, Zahriye Medresesinde ders gördü ve Müftü Hacı Yûnus Efendiden icâzet aldı. Sonra Malatya'ya giderek meşhur Müderris Süleymân Efendiden, daha sonra Antep'te Mustafa Sağir'den, daha sonra da İstanbul'a gelerek Harputlu Hacı Abdurahmân Efendiden ilim öğrenerek icâzet aldı...

Talebelerimizle Her Zaman Ona Duâcıyız

Vehbi Tülek

Cennet Karşılığı Satılan Bostan!..

Vehbi Tülek

osmanlıya Karşı Harbe Gitmeyiz!..

Vehbi Tülek

ikimiz Için De Farklı Bir Gün Olacak!..

Vehbi Tülek

Üsâme Mutlaka Savaşa Gidecek

Vehbi Tülek

o Hâller, Şeytanın Oyunudur!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Kadin Akli

Dört Şey Mühimdir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Bize Teveccüh Edin

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek