Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.597.776

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Penç kalesi, Süleymân Şah zamânında mücâhid gâziler tarafından alınmak istendi. Kaleyi top ve tüfekle günlerce muhâsara altında tuttular. Bu sırada yirmiden fazla gâzi, orduya azık getirmek için, Penç Kalesinin ilerisindeki Lince vilâyeti taraflarına giderlerken, yolda bol miktârda ganimet ele geçirdiler. Gaziler bu ganimetin verdiği sevinç içinde yollarına devam ederlerken, karşılarına yedi yüz kadar düşman askeri çıktı. Gâzilerin sayısı az olduğu için onlara teslim oldular. Düşman askerleri bunları alıp, Lince'ye yedi gün mesâfe uzaklıkta ve deniz kenarında bulunan Papa Suntüres Kalesine hapsettiler. Bu kalenin tâmire ihtiyâcı vardı. Bu yüzden esir müslümanları tâmir için gündüz çalıştırırlar, gece hapsederlerdi. Bu esirlerin içinde, Ahmed Zâza isminde bir zât vardı. Bu zât şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 Perşembe günü sayısız İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan muazzam bir armada, bütün gayretlerine rağmen Çanakkale boğazını geçememiş, Türk'ün azmi karşısında boyun eğmek zorunda kalmıştı. Bu kesin yenilgiye rağmen İngiliz amirali Robek, hâlâ ümidini kesmemişti. -Çanakkale'yi geçebiliriz! Diyordu. Batan ve hasara uğrayan gemilerin yerine başka zırhlılar koyarak talihini bir kez daha denemek istiyordu. Fakat Akdeniz kuvvetleri kumandanlığına atanan General Hamilton böyle düşünmüyordu. O, "Yeni bir maceraya gerek yok" diyordu. 18 Mart savaşını Featon harp gemisinden, yerinde takibetmiş ve o müthiş manzarayı yerinde görmüştü. Hamilton'a göre, donanmanın geçişini sağlamak için karaya asker çıkarılması mecburi idi. Londra deniz meclisi, onun bu planını tasdik etti.

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dırâr Bin Mürre

Dırâr bin Mürre hazretleri, Tebe-i tâbiinin büyüklerinden hadis âlimidir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadis-i şerif nakletti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınânî

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 551'de (1156) Buhara'da Mergınân'da doğdu. Ba­bası Sadrüşşehid Tâceddin Ahmed, de­desi Burhâneddin el-Kebir, devirlerinin önde gelen âlimlerindendir. 616'da (1219) Mergınân'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ubeydullah Hayderî

Vehbi Tülek

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Vehbi Tülek

Ca’fer el-Firyâbî hazretleri hadis âlimidir. 207 (m. 822) yılında İran’da Firyâb kasabasında doğdu. Bağdat’a giderek birçok âlimden ilim tahsil etti, hadis-i şerif öğrendi. Çok talebe yetiştirdi. Abdullah ibn-i Mübârek de bunlardandır. Ca’fer el-Firyâbî 301 (m. 913) senesinde Bağdat’ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Komşunuzun Bir Şeye Ihtiyacı Varsa Verin

Vehbi Tülek

Herkes, Ehl-i Sünnet Itikadını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Haffâf

Vehbi Tülek

Cömertliğin Afeti Israf Zenginliğin Afeti Hırstır

Vehbi Tülek

Ubeyd Bin Hâris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Azâbı En Şiddetli Olanlar, Peygambere Sövenlerdir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Cennetlik Hanım Isteyen...

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Tüccarin Rüyasi

İmanı Ona Kafidir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek