Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.896.546

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

İbn-i Arabşah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1410 (H.813) senesinde Kuzey Kafkasya'da bulunan Astrahan'da doğdu. Küçük yaşta babasıyla birlikte Tokat'a, sonra Haleb ve Şam'a gitti. Kur'ân-ı kerîmi okudu ve diğer ilimleri tahsil etti. İbn-i Hacer Askalânî hazretlerinden hadîs-i şerîf dinledi. Kâhire'de bir müddet kâdılık yaptı. 1516 (H.922) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Avuç Bulgur

Sultân Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi. Sultanın emri üzerine bulgur, pilav yapıldı. Bu bulgur pişirilirken gitgide artıp çoğaldı ve kazanlar dolusu pilav oldu. Bütün ordu bu pilavdan yiyip doyduğu halde yine de arttı. Samanı da atlara vermişlerdi. Saman da artıp atları doyurdu.Sultan, Misâli Baba'nın bu kerâmeti üzerine tekrar huzûruna gitti. Ona bâzı hediyeler verdi. Misâli Baba, Sultanın hediyesine karşılık, elini koynuna sokup, daha yeni açılmış tâze bir gül çıkardı ve Sultana verdi. Sultan gül mevsimi olmadığı halde kışın böyle bir gül vermesinin de başka bir kerâmeti olduğunu görerek, bir müddet daha sohbetinde kaldı. Sonra duâsını alıp elini öptü vedâlaşıp ayrıldı.Bağdât seferine giden Dördüncü Murâd Han, Misâli Baba'nın ve yol boyunca ziyâret ettiği veli zâtların duâsı bereketiyle târihte benzeri az görülen bir zafer kazandı.

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine başka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devletine karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 Ağustos 1516 târihinde Mercidâbık'ta Mısırlıları mağlup ederek, Sûriye veFilistin'i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla berâber Sinâ Çölünü beş günde geçerek, Sâlihiye'ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yağmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koşulduğu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaşması sâyesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridâniye'ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp târihinde rekordur.Osmanlı ordusu, 21 Ocakta Kâhire'ye çok yakın Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı.

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müslümana Hüsnüzan Etmek Lâzımdır

Ömer bin Osman Cenzî hazretleri tefsîr âlimidir. 478 (m. 1085) yılında Azerbaycan ile Şirvan arasındaki Cenz şehrinde doğdu. Bağdad’a gitti. Büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunup derslerine devam etti. Tefsîr ilminde de yüksek ilim sahibi idi. 550 (m. 1155) yılında Merv’de vefât etti. Ömer Cenzî’nin tamamlayamadığı “Tefsîr-ül-Kur’ân” adlı bir kitabından başka “El-Muktefâ fil-emr ven-nehy” adlı bir eseri daha vardır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kutb-i Medar Bedîüddin Mankpûrî

Vehbi Tülek

Kutb-i Medar Bediüddin Mankpûri hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden olup, Medâriyye tarikatının kurucusudur. 715'te (1315) Halep'te doğdu. Bayezid-i Bistami yolunun büyüklerinden Şeyh Tayfûrüddin'den hilâfet aldı. Bu yolun silsilesi Hazret-i Ebû Bekr'e (radıyallahü anh) ulaşır. Hin­distan'a giderek Mankpûr'da talebe yetiştirdi. 840'ta (m. 1436) orada vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Resûl-ü Zîşân âlemlerin Övünç Kaynağıdır

Vehbi Tülek

İlim Ganîmettir, Sükût Ise Kurtuluştur

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Râsibi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğdu. 977 (H.367) senesinde orada vefât etti. İlim tahsil etmek için bir ara Şam'a gitti. Bir müddet sonra Bağdat'a döndü ve vefâtına kadar orada kaldı. İbn-i Atâ Muhammed Ceriri ve başka zâtlarla görüşüp sohbet etti. Buyurdu ki:

İnsan Dilini Tutabilirse Bütün Amelleri Iyi Olur

Vehbi Tülek

Sen Ölümden Değil Kendinden Kork!

Vehbi Tülek

Resûlullahın Vârisi Ve Vekilleri

Vehbi Tülek

Onun Gönderilmesi Ile Peygamberlik Son Buldu

Vehbi Tülek

Ebû Mes’ud Dımaşkî

Vehbi Tülek

Bu Fâni Dünyâ Bir Kâr Ve Zarar Beldesidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Allah'ın Emaneti

Cünnetü'l-esmâ

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek