Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.289.840

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Sultan İkinci Selim'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki' ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haberci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

en Büyük Musîbet: Kalb Katılığı!

Câfer bin Süleymân Dâbii hazretleri Tebe-i Tâbiindendir. Sekizinci asırda vefât etti. Sohbetleriyle insanların hak yola kavuşmalarına vesile ve sebep oldu. Hadis-i şerif rivâyet etti.
Câfer bin Süleymân, Mâlik bin Dinâr hazretlerinden naklederek buyurdu ki:
"Allahü teâlâ kalplere ve bedenlere çeşitli musibetler verir. Bunlar, rızık darlığı, ibâdetlerde gevşekliktir. Bunlardan daha şiddetlisi kalbin katılığıdır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Atıyye el-Avfi hazretleri Kûfe'de yaşamış olan Tabiin'in büyüklerinden olup tefsir ve hadis âlimi idi. Doğduğu zaman Hazret-i Ali "radıyallahü anh", "Bu Al­lah'ın bir atıyyesidir" diyerek adını Atıyye koydu. Ebû Said el-Hudri, Ebû Hüreyre, Abdullah İbn-i Abbas gibi sahâbilerden hadis tahsil etti. 111 (m. 729)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

Her Ümmetin Bir Fitnesi Vardır

Vehbi Tülek

Ben De Seni Mağfiret Ettim

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Ahmed ibn-i Ferah hazretleri hadis hafızı ve Şâfii fıkıh alimidir. 624 (m. 1227)'de Endülüs'te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Memleketinin İspanyolların eline geçmesinden sonra Fas'a, oradan Mı­sır'a, ardından Şam'a giderek orada ilim tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 699'da (m. 1300) ve­fat etti. Şöyle nakleder:

Edîb Ve Şâir Behiştî

Vehbi Tülek

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Ye­rin Bi­le Ka­bul Et­me­di­ği A­dam!

Vehbi Tülek

Alâeddîn Halîfe

Vehbi Tülek

Allah, Câhili Kendine Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yirmi Saniyede

Hizir Ve Gelin

"encümen-i Bîzebân"

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek