Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.568.894
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?
Osmanlı devletinin Avrupa'ya açılmaya başladığı ilk yıllarada yurtdışına gönderilen elçiler gelecek yüzyılın mimarları olmaya aday kişilerdi. Bu insanların oralara gidip gördükleri, yaşadıkları tecrübeler yeni kurulacak devlet yapsının en önemki taşları olacaklardı. Osmanlı Devleti'nin ilk Fransa daimi elçisi Moralı Ali Efendi 2 Nisanda Osmanlı sancağı taşıyan Venedik gemisiyle, Ege denizinden Akdenize açılarak yol çıkar. 38 günlük bir yolculukdan sonra Messına, akabinde Marsilya'ya varan Ali Efendi hemen karantinaya alınır. Bu uygulama, o devirde tüm Avrupa limanlarında veba vb. salgınlara karşı uygulanan yöntemdir. Yolcuların bu karantina süresinde de pasaport,gümrük vs. işleride yapılmaktadır.
İbn-ür-Rıfâî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On üçüncü asrın ikinci yarısında Siirt’te yaşadı. Zamânında bulunan âlimlerin sohbetlerinde yetişen İbn-ür-Rıfâî bu yoldaki gayretleri ile kısa zamanda yükselerek zamânındaki evliyânın büyüklerinden oldu. Kerâmet ve fazîletler sâhibi idi.
Muhammed ibn-i Asker el-Mağribi hazretleri Şâzili şeyhi ve Mâliki fıkıh âlimidir. 936 (1530)'da Fas'ta Şefşâven'de doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Şâziliyye tarikatına intisap etti. Kasrülkebir bölgesine kadı ve müftü tayin edildi. 986 (m. 1578)'de Portekizlilerle Vâdilmehâzin'de yapılan savaşta şehid oldu. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:
Hâcı Efdal hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Hâcı Muhammed Efdal olup, Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin, kendilerinden ilim ve feyiz aldığı dört büyük hocasından ilkidir. On sekizinci (on ikinci hicri) asrın ortalarında Hindistan'da Delhi'de vefât etti. Müceddidiyye yoluna âit feyiz ve mârifetleri, Muhammed Huccetullah'tan aldı. Muhammed Huccetullah, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin İmâm-ı Muhammed Ma'sûm'dan olan torunudur.
Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır aleyhisselam da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır aleyhisselam adamı dürtüklüyor: -Uyuyacaksın, der.Adam: -Uyumam, beni rahat bırak. Hızır aleyhisselam ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek: -Uyuyacaksın dedim, der.Adam: -Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek: -Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok. Cevap gelir: -Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...