Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.643.472

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zağanos Mehmed Paşa

Fâtihin şehzâdeliğinde lalalık yapan Zağanos Mehmed Paşa, ona Rumca ve Lâtinceyi öğretti. Sultan İkinci Murâd Hanın vefâtından sonra pâdişâh olan Fâtih Sultan Mehmed Hanın yakını, en güvendiği devlet adamı olarak vezirliğe yükseltildi. İstanbul'un fethi için genç pâdişâhı devâmlı teşvik etti. Rumeli Hisarının yapımında bizzat çalıştı.İstanbul kuşatmasında Cenevizlilerin harekâtına karşı bugünkü Beyoğlu sırtlarını tuttu. Haliç cephesi tamâmen Zağanos Paşa kumandasındaydı. Kuşatma esnâsında muhâsaranın kaldırılması gerektiğini ileri sürenlere karşı, büyük ve kahraman veli Akşemseddin, Molla Gürâni, Molla Hüsrev'le birlikte muhâsaranın fethe kadar devâm etmesini istedi. İstanbul'un fethinde büyük faydası görüldü. Fetihten sonra Galata'nın Cenevizlilerden sulhla alınmasını sağlayan anlaşmayı imzâladı.1460'ta Mora'da çıkan isyânı bastırmakla görevlendirildi. 1461'de Fâtih Sultan Mehmed Hanın Trabzon-Rum İmparatorluğuna açtığı sefere katıldı. Trabzon'un fethi üzerine buranın ilk sancakbeyi oldu. Daha sonra Gelibolu sancakbeyi ve kaptan-ı deryâlık vazifelerinde bulundu. 1469'da Balıkesir'de vefât etti. Balıkesir'de yaptırdığı pekçok eserin en önemlileri kendi adını taşıyan câmi ile çeşmesidir. Bir de hamam yaptırmıştır.Zağanos Mehmed Paşa, çalışkan, sadâkatle devletine bağlı, bilgili, hayırsever bir vezirdi. Oğlu Ahmed Çelebi, Sultan İkinci Bâyezid ile Yavuz Sultan Selim Han devirlerinde iki defâ defterdârlık vazifesi yapmıştır.

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlk Konak Beşik, Son Konak Kabir

Aydi Baba, Gâziantep velilerindendir. 1812 (H.1227) senesinde Antep'te doğdu. İlk tahsiline bu vilâyette başlayan Aydi Baba sonra, ilim öğrenmek için, Halep, Kayseri ve İstanbul'a gitti. İlim tahsilini tamamlayınca memleketine dönüşünde Kayseri Medresesinde bir süre müderrislik yaptı. Bir arkadaşı ile berâber İstanbul'a seyâhate gitti. İstanbul'da Kuşadalı İbrâhim Efendiye talebe oldu ve ondan icâzet, diploma aldı. İstanbul dönüşünde İki Şerefeli Câmide imâmlık yapmaya başladı. Evinin bir bölümünü tekke hâline getirerek insanlara doğru yolu anlattı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Habîb Ömerî Karamânî

Vehbi Tülek

Habib Ömeri Karamâni hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. Niğdelidir. Sultan Rükneddin Medresesinde müderris idi. Daha çok ilim tahsil etmek ve mânevi feyizlere kavuşmak arzusuyla İran taraflarına gitti. Orada bulunan Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin dergâhına gidip talebe oldu. Sonra hocasından izin alarak Anadolu'ya geri döndü. Amasya'da çok talebe yetiştirdi. 1496 (H.902) senesinde Amasya'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde şunları anlattı:

Ölüm, Sevgiliyi Sevgiliye Kavuşturan Köprüdür

Vehbi Tülek

Mardinli Velî Mûsâ Bin Mâhîn

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Mâhin hazretleri, Hicri altıncı asırda Mardin'de yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin talebelerindendir. Hocası, onun yetişip, büyük bir evliyâ olacağını daha önceden müjdelemiş, "Ey Bağdad halkı, yakında öyle biri gelecek, öyle bir güneş doğacak ki, öyle birisi daha size gelmedi" buyurmuştur. "O zât kimdir?" denilince, Mûsâ bin Mâhin Mardini olduğunu işâret etmiştir...

tek Üm­met Zeyd Bin Amr

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Insanı Kemâle Kavuşturan Yoldur

Vehbi Tülek

Amr Bin Osman Mekkî

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Osman Bin Merzûk

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâktan, Sâlih Ameller Meydana Gelir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Zalimlere Dersini Verdi!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Firkateyne Bininiz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek