Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.318.677

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Sultan Mehmed Reşad'a mesanesinden bir ameliyat yapılacaktı. Güçlükle yürüyerek ameliyat masasının önüne gelince ellerini açarak ve kıbleye teveccüh ederek, dokunaklı bir duada bulundu:-Ya Rabbi! Milletimin ve memleketimin bütün mukadderatını hayırlara tahvil et! Eğer memleketim ve milletim için muzır olacaksam bu ameliyat masasından beni kaldırma!.. dedi. Etrafında bulunanlarla helalleştikten sonra ameliyat için cesaret ve metanetle yattı.Ameliyat başarıyla geçtikten sonra, kendisini tebrike gelenlerin; "Mâşaallah! Büsbütün iyileştiniz. Artık yüz seneden fazla muammer olursunuz!" gibi sözlere Sultan Reşad:-Ne kadar yaşayacağımızı biz bilemeyiz. Ancak Cenâb-ı Hak bilir. Mukadder ne ise ömrümüz o kadar olur. Yalnız diyebiliriz ki:Bin yıl yaşasak yine cihan bu ,Gerdiş bu, zemin bu, asuman bu!..

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Sultan III. Mustafa zamanında topçuluğun ve donanmanın ıslahıyla görevli olarak Osmanlı devletine gelen Macar asıllı Fransız subayı Baron de Tott, " Memoires sur les Turcs et Tartares" adlı eserinde, Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen ilgi çekici bir istimlak mesele sini nakleder:"Süleymaniye Camiinin yeri tesbit edildiğinde, inşaatın yapılacağı arsanın tam ortasında, evini hiçbir suretle satmak istemeyen bir yahudi vardı. Çok büyük paralar teklif edilmesine rağmen Yahudi, kararından vazgeçmiyordu.Önünde bütün dünya ordularının mağlup olduğu ve bütün imparatorların eğildiği muhteşem Süleyman'ın, o Yahudiyi idam ettirirken, evini de yerle bir etmesi beklenirdi. Ne mutlu, davalarını adaletin hükmüne bırkan ve çevresindekilerin yargılarına değer vermeyecek kadar büyük bir ruh taşıyan hükümdarlara!... İşte Sultan Süleyman da böyle bir insandı. Kanunu çağırmak için tahtından indi. Şeyhülislama yazdığı mektupta şöyle diyordu:

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

İbn-i Devâlibi hazretleri Hanbeli mezhebi hadis âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Abdülmuhsin'dir. 634 (m. 1236)'da doğdu. Hadis ilminde büyük bir âlim olarak yetişti. 728 (m. 1327)'de Bağdad'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazda âzâlar Hareketsiz Olmalı

Vehbi Tülek

İsmâil bin Hammâd bin Ebû Hanife hazretleri Hanefi mezhebinin büyük âlimlerindendir. İmâm-ı a'zam hazretlerinin torunudur. Genç yaşta 212 (m. 827) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kıyâmeti Inkâra Kalkışan, İslâm'dan Ayrılmış Olur!

Vehbi Tülek

Fazıl Bircendî

Vehbi Tülek

Fazıl Bircendi hazretleri fıkıh âlimidir. İran'ın doğusunda Bircend'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Herat'ta medresede okudu. Şah İsmail'in buraları ele geçirip Ehl-i sünnet âlimlerini katletmeye başlaması üzerine İstanbul'a gitti ve burada Şerh-i Nikâye'yi tamamladı. 934'de (m. 1527) vefat etti. Şerh-i Nikâye isimli fıkıh kitabında şöyle buyurmaktadır:

Biz Kuluz, Başıboş Değiliz

Vehbi Tülek

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

Hakîm Senâî Hazretleri

Vehbi Tülek

­mı­sır­lı Bü­yük Velî E­bül-­feth Avfî

Vehbi Tülek

Onun Bir Hafta Ömrü Kaldı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ayyaşin Sonu

Onun Görmediği Yer

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek