Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.827.087

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu'da yetişen evliyâdandır. Edirne'de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul'da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesine şeyh olarak tâyin edildi. 1705 (H.1117)’de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye; "Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendiye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve; "Mehmed nicesin, iyi olabilecek misin?" dedi. Çuhadar da; "Pâdişâhım, bana verdikleri hiçbir ilaç fayda vermedi. Çâre olarak sâlih bir kimsenin şifâlı duâsına muhtâcım." dedi.Pâdişâh;

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hekîmşah Kazvînî

Hekimşâh Kazvini hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. İran'da Kazvin'de doğdu. Şiraz'a giderek tefsir, kelâm, mantık, nahiv, tıp ilimlerini tahsil etti. Şii Safeviler İran'a hâkim olunca Mekke'ye gitti. Osmanlı Padişahı II. Bayezid İstanbul'a davet etti ve sarayda hekimbaşılık vazifesi verdi. 928 (m. 1522)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Uhud Şehidi: Amr Bin Ukeyş

Vehbi Tülek

Hâkim Nişâbûrî hazretleri meşhur hadîs âlimidir. Hadîs ilminde hâkim idi. Yani râvîlerinin hâl tercümeleri ile beraber, sekizyüzbinden ziyâde hadîs-i şerîfi ezbere bilirdi. Bu ilimde ve diğer ilimlerde çok kitap yazdı, ilimde, fazilette, Allahü teâlâyı tanımakta ve hafızasının kuvvetliliğinde çok yüksek idi. 321 (m. 933) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 405 (m. 1014)’de orada vefât etti. Müstedrek kitabında şöyle anlatır:

Şeytanın Idaresine Girmiş Olanlar!

Vehbi Tülek

yumuşaklık Kılıcı Keskindir!

Vehbi Tülek

Cemâleddin Çelebi, Anadolu velilerindendir. Babasının ismi Emir Ali Küçük'tür. Hayâtı hakkında fazla bilgi bulunmayan Cemâleddin Çelebi, Sultan Yıldırım Bâyezid zamânında yaşamıştır. Zamânın âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden ilim öğrendi. Şeyh Âdil'den icâzet, diploma alarak, halifesi oldu...

Cepheden Cepheye... Abdülezel Paşa

Vehbi Tülek

Fakir, Her Şeyiyle Hakka Yönelen Kimsedir

Vehbi Tülek

İmâm-ı Rabbânî

Vehbi Tülek

Yıldızlardan Biri... Abdullâh Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Hansevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Gözyaşı Denince Küllab Bin Ceri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Evliyalar Ölmez İmiş

Sarik Ve Sakal

İcÂzetin Sirri

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Allah'ın Emaneti

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek