Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.605.739

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akıllı Bir Kimseyi, Hatâsı Için Azarlamak Yakışmaz!

İbn-i Avn hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Basra'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Hadîs-i şerîf mütehassısı olarak Basra'da şöhret buldu. Devrinin büyük âlimlerinden okudu. Hadîs-i şerîf öğrenmek için Mekke, Medîne, Kûfe, Basra ve daha pek çok yere seyahat etti. 768 (H.151) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce İmtihana Girin

Fatih Sultan Mehmed Han, fethettiği beldeleri kendi haline bırakmayarak imarına çalıştı. İstanbul'un fethinden sonra Edirne'ye geri dönerken, oğlu Bayezid'e bir saray yapılmasını emretti. Daha sonra Eyüp Sultan Camii, türbesi, medresesi, imaret ve hamamı yapıldı. Sekiz kilise, medrese haline getirildi. 1470 yılında kendi simiyle yaptırdığı caminin etrafında meşhur Sahn-ı Seman medresesini kurdu. Medreselerin açıldığı sırada koca Fatih, külliyede kendisine de bir oda ayrılmasını istedi. Fakat müderrisler: "Burada bir odanız olabilmesi için önce imtihana girin, Danişmend (Asistan) olun, tercih ettiğiniz ilim şubesinde tez yapın, eser verin, sonra müderrisliğe erişin. Ancak ilim ocağında bu şekilde makamınız olur." dediler.Fatih Sultan Mehmed Han, bunun üzerine müderrislerin koştukları şartları gerçekleştir dikten sonra Sahn-ı Seman'da oda sahibi olabildi.

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemseddin Remlî

Şemseddin Remli hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 919 (m. 1513)'de Filistin'de Remle'de doğdu. 1004 (m. 1595)'de Kahire'de vefat etti. İmam Nevevi'nin "Minhâc"ını da şerh etmiştir. Bu kitaptan bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O, Alevli Bir Ateşe Girecek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân ibn-i Ebi Hâtim hazretleri Meşhûr tefsir ve hadis âlimlerindendir. 240 (m. 854)'de İran'da Rey şehrinde doğdu. 327 (m. 938)'de orada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

mazlumun âhı Indirir Şâhı!..

Vehbi Tülek

İbrâhim Sumâdî

Vehbi Tülek

İbrâhim Sumâdi hazretleri, Şam'da yetişen velilerdendir. "Vâiz" ismiyle şöhret buldu. 1644 (H.1054) senesinde Havran'ın köylerinden Sumâdi'de vefât etti. Bâbüssagir Kabristanına defnedildi.
İbrâhim Sumâdi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ebû Abdullah Dîneverî

Vehbi Tülek

Haydi Ibâdet Edenler Kalksın!

Vehbi Tülek

“reîsü’l-ulemâ” Ebû Hafs-ı Kebîr

Vehbi Tülek

Namazı, Özürsüz Terk Etmek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ömer Gamrî

Vehbi Tülek

Nasihat Vermek Kolay Kabul Etmek Güçtür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Arafatta Görüşürüz

Her Şeyi Göze Almıştı!

Garip Karşilanan Bir Adak

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek