Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.675.714

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya'nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant'a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu'ya gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ümid Bekler

Bir gece Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, fener hazırlatıp saraya gitti. Saraya varınca, kapıda bulunan görevliler içeri aldılar. Kanuni Sultan Süleyman Han'a durumu arzedilince, kendisini kabûl etti. Pâdişâhla uzun müddet sohbet ettikten sonra şu rüyâsını anlattı: "Bu gece Resûlullah efendimizi rüyâmda gördüm. Emir buyurdu ki: "Süleymân'a bizden selâm söyle; İslâmın düşmanlarıyla farz olan cihâdı niçin terk etti? Benim şefâatimden ümit bekler ve rızâmı almak isterse, İslâm askerini hazır bulundurup, İslâm düşmanlarını ihtar etmekten uzak durmasın!" Bunun üzerine Pâdişâh yerinden saygı ile kalkıp, şevkle ve gözleri yaşararak nimete şükür ettikten sonra; "Efendim, şimdi Peygamberlerin Sultânı bu tâkatsız ve güçsüz kölesine ismiyle zikr edip emir buyuruyorlar. Bu emre boyun eğmemiz gerekmez mi? Buna binlerce hamd olsun" deyip, gazâya gitmek üzere niyet etti. Ertesi gün Zigetvar seferine gitmek üzere hazırlıklar yapıldı. Ordu, İslâmın düşmanlarıyla cihâd etmek üzere yola çıktı.Kânûni Sultan Süleymân bu sefere katılıp, orada vefât etti. Şehid olmak sûretiyle Resûlullah efendimizin muhabbetine lâyık oldu. Kânûni'nin Zigetvar seferine, Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi de katılmıştı. Sultan Selim'in İstanbul'da tahta çıkıp Belgrat'ta orduyu ve babası Kânûni'nin cenâzesini karşılamasından sonra, cenâze, Muslihuddin Efendi ve yanındaki dört yüz kişiye teslim edilip İstanbul'a gönderildi

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duanın Kabul Olması Için

Ebül-Kâsım Semerkandi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 556 [m. 1161] senesinde vefât etti. (Câmi'ul-fetâvâ) kitabı meşhurdur. Bu kitabında diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

kâ­dıl-­kudât ­ibn­-i Hâ­restânî

Vehbi Tülek

Asıl adı "Ab­düs­sa­med" olan İbn-i Hâ­res­tâ­ni'nin ba­ba­sı, Hâ­res­tâ'dan Şam'a ge­lip, Bâb-ı Tû­mâ'da­ki evi­ne yer­leş­miş ve Mes­cid-i Zey­ne­bi'de imâm­lık yap­mış­tı. Şam'da, Irak'ta, İs­fe­han'da ve Ho­ra­san'da bir­çok âlim­den ilim tah­sil et­ti. Bu âlim­ler­den bir­ço­ğu ken­di­si­ne icâ­zet ver­di­ler. Şam'da Kâ­dı'l-ku­dât (Tem­yiz mah­ke­me­si rei­si) ola­rak gö­rev yap­tı...

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kıyamet Günü Mîzân Kurulur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hattâb Kelvezâni hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimidir. 432 (m. 1041)'de Bağdad'da doğdu. Kâdı Ebû Ya'lâ'dan fıkıh ilmi tahsil etti. Fıkıh ilminde vaktinin İmâmı, asrının en büyüklerinden oldu. İnsanlara ilim öğretti. Fetvâ verdi. 510 (m. 1116)'da vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Hayvan Topal, Vakit Ise Kış Zordur Akşama Ulaşmamız

Vehbi Tülek

Akıl, Nasıl Kulluk Yapılacağını Bulamaz

Vehbi Tülek

Mâlikî Fıkıh âlimi Abdullah Menûfîmâlikî Fıkıh âlimi Abdullah Menûfî

Vehbi Tülek

Toprak, Peygamberlerin Cesetlerini Çürütmez!

Vehbi Tülek

şeyh-i Sani Hafız Osman

Vehbi Tülek

Gençlerin Ibâdeti Daha Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Pişman Oldular!

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek