Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.442.812

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!

Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Hanın Ortadoğu'da hâkimiyetini genişletmesi; Suriye, Filistin, Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika'nın doğusuna hâkim Memlûklu Sultanı Kansu Gavri (Gûri)yi harekete geçirip, tedbir almaya sevk etti. 23 Ağustos 1514'te Çaldıran Meydan Muhârebesinde Yavuz Sultan Selim Hana yenilip, kaçan İran Safevi hükümdârı Şah İsmâil ile ittifâk kurdu. Yavuz Sultan Selim Han, haber alma teşkilâtı vâsıtasıyla Şah İsmâil-Kansu Gavri ittifâkını öğrenince, Vezir-i âzam Sinan Paşayı kırk bin kişilik bir kuvvetle Safeviler üzerine gönderdi. Sinan Paşanın, Diyarbekir'e giderken, Fırat'ı geçmek için Memlûklerden müsâade isteyip de iznin verilmemesi ve Kansu Gavri'nin elli bin kişilik kuvvetle Haleb'e gelmesi, harb sebebi sayıldı. Devrin âlimlerinden Zenbilli Ali Cemâli Efendinin fetvâsıyla sefere çıkıldı. Yavuz Sultan Selim Han, dâhiyâne bir siyâsetle Mısır devlet adamlarının bir kısmını ve Suriye ahâlisini kendi safına almaya muvaffak oldu.

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kıvâm-üs-sünne

Kıvâm-üs-Sünne İsmâil Cevzi rahmetullahi aleyh, tefsir, hadis ve lügat âlimlerinin meşhûrlarındandır. 475 (m. 1082)'de İran'da İsfehan'da doğdu. 535 (m. 1141)'de vefât etti. "Kitab-ül-Hucce fi beyân-il-muhacce" adındaki eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Abdullah bin Necmeddin el-Mısri, evliyânın büyüklerinden olup, Mısır'da yaşamıştır. Âriflerin gözbebeği, evliyânın baş tâcı, yüksek ve kıymetli hâllerin sâhibi, kerâmetleri açık ve tasarrufu kuvvetli bir zâttı. Yüksekçe bir kürsünün üzerine çıkıp, din ve hakikat ilimlerini anlatırdı. İslâmiyetin emir ve yasaklarını bildirir, evliyâlığın yüksek hâllerini haber verirdi. Onun meclisi, âlim ve veliler ile dolup taşardı. Himmet ve yardımı ile tasarrufu kuvvetli olup, duâ ve murâdı çabuk hâsıl olanlardandı.

“otuz Beş Yaş” Ve Cahit Sıtkı Tarancı

Vehbi Tülek

Yusuf Aksûrî

Vehbi Tülek

Yusuf Aksûri hazretleri Mısırlı evliyânın meşhûrlarındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. Mısır'ın Aksûr bölgesinde yerleşmiş ve orada 1244 (H.642) senesinde vefât etmiştir. Tasavvufta yetişmiş, sözleri ve hâlleri meşhur bir zât idi. Şöyle anlattı:

Onun Için Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Hazret-i Alinin Kölesi: Kanber

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Üstünlük Sırası

Vehbi Tülek

Bu Ümmete Ihsan Edilen Beş Şey

Vehbi Tülek

Sıla Bin Eşyem Ve Amca Kızı Muaze

Vehbi Tülek

ey Anneciğim Hâlin Nicedir?..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Yüz Vermedin!

Sarayda İftar

Dört Şey Mühimdir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Helvaci Çocuk

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek