Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.613.380

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaratılanların En Üstünü Peygamberimizdir

Şemseddîn Muhammed Şîrâzî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh, hadis ve tefsir âlimlerindendir. 549 (m. 1154) yılında doğdu. Şam’da daha birçok âlimden hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerini tahsil edip, icâzet aldı. Şam kadılığına tayin edildi. Vefâtına kadar kadılık yaptı. 635 (m. 1237) yılında Şam’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Acele Tövbe Et

Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Azizzâde Mehmed Behâi Efendi Otuzikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Nesebi, Yavuz Sultan Selim Hân'ın nedimi Hasan Can'a ulaşmaktadır. O da, Şah-ı Nakşibend Behaeddin-i Buhari hazretlerinin neslindendir. Bu sebeple "Behâi" denilmiştir. 1004 (m. 1595)'de İstanbul'da doğdu. 1064 (m. 1654)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemenli Velî Hasan Sekkâf

Vehbi Tülek

Hasan Sekkâf, tasavvuf büyüklerindendir. Yemen diyârında bulunan Terim beldesinde yaşamıştır. Doğum târihi tesbit edilememiştir. 813 (m. 1410) senesinde vefât etti. Zamanındaki evliyânın büyüklerinden olan Hasan Sekkâf'ın baba ve dedeleri de kendisi gibi âlim ve evliyâ zâtlar idi...

Bu Altınları Fakirlere Ve Zavallılara Dağıt

Vehbi Tülek

Salih Bin Ömer Bülkinî

Vehbi Tülek

Salih bin Ömer Bülkini hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimi olup, 791'de (m. 1389) Kahire'de doğdu. Genç yaşta fetva vermeye ve fıkıh okut­maya başlayan Bulkini müderrislik yaptı. Celâleddin Süyûti ve Sehâvi'nin de arala­rında bulunduğu birçok talebe yetiştir­di. 868'de (m. 1464) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allahü Teâlâ, Isrâf Edenleri Sevmez!

Vehbi Tülek

Bir Kimse, Kızını Iyi Terbiye Ederse

Vehbi Tülek

Kim Zulmedeni Affederse

Vehbi Tülek

En Büyük Mucize Kur'ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Şâh Raûf Ahmed

Vehbi Tülek

Kabirleri Ziyaret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Arkadaşlarımı Korumak Için

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Gül Yaprağı

Ahde Vefa

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek