Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.683.248

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

İzdin (Zeytin) Voyvodası Ali Ağanın oğlu olan İbrâhim Paşa, Nevşehir'de dünyâya geldi. İş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve Eski Saray masraf kâtibi Mustafa Efendinin delâletiyle (tavsiyesiyle) 1689'da sarayın helvacı ocağına, daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolmuştur. İbrâhim Efendi hizmetleri ile yükselip Dârüssaâde ağasının yazıcı halifesi olarak Pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitti. Şehzâde Ahmed'in pâdişâh olmasından sonra 1703'te Dârüssaâde ağası yazıcılığına tâyin edildi. Bu vazifedeyken pâdişâhın itimât ve teveccühünü kazandı. Ancak Sadrâzam olan Çorlulu Ali Paşa onu Edirne'ye gönderdi.1715'te Mora Seferine çıkanVeziriâzam ŞehidAli Paşa, İbrâhim Efendiyi mevkûfâtçı lıkla berâberinde götürdü. Buranın alınmasından sonra da tahrir (kâtiplik) işi ile vazifelendi rildi.

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Bir gün Kanuni, Yahya Efendi'ye: "Ağabey sen ilahi sırlara vakıfsın" diye haber yollar. "Acaba devletimizin encamı n'ola?" Yahya Efendi iki kelime yazar: "Neme gerek!" Kanuni bu cevaba şaşırır. Halbuki sır o kelimelerde gizlidir. Eğer zulüm yayılır, fukaralar feryada başlarsa ve şahısların menfaati devletin çıkarının üstüne çıkarsa. Üstelik görüp işitenler "Amaaan neme gerek" derlerse bil ki yıkılış yakındır! Gün gelir Kanuni vefat eder. 2. Selim kendini bir anda devletin başında bulur. Saltanat yükü omuzlarını çökerttiğinde sığınacak gölge, tutunacak dal arar. Birden aklına baba dostu Yahya Efendi gelir. Yüce Veliyi gördüğü an içi bir hoş olur. Onun bir bakışı ile öylesine rahatlar ki tarifi ne mümkün. Devletini ve milletini güvende hisseder ve ayaklarına kapanmamak için zor tutar kendini. Mübarek onu kulaklarından yakalar: "Söyle bakalım!" der, "abdestin var mı?" Sultan edeple başını eğer, zor duyulan bir sesle: "Var efendim" der. Yahya Efendi, tonunda şefkat hissedilen bir sesle:"Hayır!" der, "benim sorduğum tövbe abdestidir. Şimdi seninle tövbe edeceğiz ve bundan böyle birbirimize eksiklerimizi söyleyeceğiz tamam mı?" Ve öyle de olur.Yahya Efendi mükemmel bir şairdir. Şiirlerini "Müderris" mahlası ile yazar ve her bahane ile ölümü hatırlatır, ölüme hazırlanır. Mübarek, kabrini elceğizi ile kazar ve döner dolaşır kendi mezarına okur. Ona göre müminin ölümü bayram olmalıdır. Bakın şu işe ki bir bayram gecesi vefat eder, cenaze namazı bayram namazını müteakip kılınır ve defnolunur bayram günü.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bişr Bin Gıyas Merîsî

Bişr bin Gıyas Merisi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 140 (m. 737) yılında Kûfe'de doğdu. Tahsiline İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine de­vam etmekle başladı. Daha sonra Bağdad'a gitti ve orada çok talebe yetiştirdi. 218 (m. 833) yılında Bağdad'da vefat et­ti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

gece Olan Şeyler Gündüz Anlatılmaz!

Vehbi Tülek

Salih bir zat, İmam-ı Rabbani'yi ziyarete gider. Serhend'de birine misafir olur. Ancak ev sahibi, İmam-ı Rabbani'yi hiç sevmeyen biridir!..

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve âlimdir. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam'ın bekçisi, Müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam âlimlerinin gözbebeğidir. "Silsile-i aliyye"nin yirmi üçüncüsüdür. Hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:

Kişinin Ayağının Sürçmesi, Bir Kusuru Sebebiyledir!

Vehbi Tülek

Bakkalzâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Bakkalzâde İsmail Hakkı efendi son devir Osmanlı müderrislerindendir. 1830 senesinde Trabzon-Çaykara'ya bağlı Ataköy'de (Şinek) doğdu. Trabzon civarındaki medreselerde büyük âlimlerden ilim öğrendi. Sonra Çaykara Medresesinde müderrislik yaptı. Rusların Trabzon'u işgali sırasında yaptığı vaazlarla halkı cihada çağırdı; talebelerinden kurduğu birliklerle Rus ordusu­nun Baltacı deresinden geçmesine en­gel olmaya çalıştı. 1921'de doğduğu köyde vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

ey âdemoğulları, Kalkınız!

Vehbi Tülek

Amr Bin Cemuh (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Tövbe, Akıllı Kimsenin Ihtiyâcı Olan Bir Şeydir

Vehbi Tülek

“kerem Sâhibi Olan Allaha Kavuştum!..”

Vehbi Tülek

Siz De Bu Genç Gibi Olurdunuz

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Ahmed Ruaynî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Allah Diyen Genç

Her Şeyi Göze Almıştı!

Allah Nasil Misafir Edilir?

Sünnet Akçesi

Hizir Ve Gelin

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek