Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.148.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hediye Baston

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haram Işlememek Için Camdan Atlayan Genç!

İmâm-ül Ârifin, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin torunu ve Muhammed Sibgatullah'ın ikinci oğludur. İsmi Muhammed İsmâil olup "İmâm-ül Ârifin" diye meşhur oldu. Hindistan'da Serhend'de doğdu. Küçük yaşta, yüksek dedesi Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma'sûm hazretlerinden ilim öğrenip, sohbetleri ile şereflendi. Dedesinin vefâtından sonra, babası Muhammed Sibgatullah hazretlerinin ders ve sohbetlerine devâm etmeye başladı. Onun teveccühleri ile olgunlaşıp, kemâle geldi. Âlimler onun meâlen; "Allahü teâlânın indinde en iyiniz, takvâsı en çok olanınızdır" (Hucurât sûresi: 13) âyet-i kerimesi ile medh olunanlardan olduğunu bildirdi. Nitekim gençliğinde başından geçen şu hâdise onun takvâ sâhibi olduğunun en açık delilidir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zulmü, âdil Bir Hükümet Önler!

Vehbi Tülek

İbn-i Abdülber Nemeri hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 368'de (m. 978) Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordaba) doğdu. Şâtıbe'ye (Jativa) giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmini tahsil etti ve icazet alarak çok talebe yetiştirdi. 463 (m. 1071)'de Şâtıbe'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

Kâdı Şüreyh

Vehbi Tülek

Kâdı Şüreyh hazretleri Tâbiinin büyüklerindendir. Babası, kabilesi nâmına elçi olarak Medine'ye gelmişti. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) görünce Müslüman oldu. Resûlullah efendimiz ona Ebû Şüreyh ismini verdi. Kâdı Şüreyh, hazret-i Ömer tarafından Kûfe'ye kadı [hakim] yapıldı. Hazreti Ömer, Hazreti Ali ve İbn-i Mes'ûd'dan (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. 79 [m. 698] senesinde, 120 yaşında vefât etti. Şöyle anlatılır:

Saatlerini Boşa Geçirenler Kıyamette Pişman Olacak!

Vehbi Tülek

Sizin Şerrinizden Nasıl Kurtuluruz

Vehbi Tülek

Ebû Sa’d Mübârek Muharrimî

Vehbi Tülek

Bu Zâtın Inandığı Din, Bâtıl Olamaz!

Vehbi Tülek

benim Sorularıma Kim Cevap Verir?

Vehbi Tülek

Size Cömertlik Ve Güzel Huy Yaraşır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Alabilirsen Al

Alabilirsen Al


Hacı Bayram-ı Veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Veli'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Veli! Beni vatani vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Şikayet

Kum Ve Kaya

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Değişen Sizin Kalbiniz

Sakin Kalyona Binme

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Şikayet

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek