Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.379.412

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Otlukbeli Savaşi

Karamanoğlu İbrahim'in 1464'te ölmesi üzerine oğulları birbirlerine düşmüşlerdi. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yardımıyla İshak Bey Karamanoğlu beyliğine sahip oldu. Bunun üzerine diğer oğlu Pir Ahmed Bey Fatih Sultan Mehmed'den yardım istedi ve gelen yardım sayesinde Beyliği ele geçirdi. Fakat Pir Ahmed Bey bir süre sonra gidip Venediklilerle anlaşınca, bu duruma sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, Karaman Seferi'ne çıkmaya karar verdi. Konya ve Karaman alınarak Osmanlı'ya bağlandı. Karaman halkı İstanbul'a ve çeşitli yerlere göç ettirildiler. Pir Ahmed Bey kaçarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'a sığındı. Bu olay Osmanlılarla Akkoyunluların arasının açılmasına neden oldu. Osmanlılar Avrupa ve Anadolu'daki topraklarını genişletirken, Akkoyunlular Devleti'de Doğu Anadolu, Kafkasya, İran ve Irak üzerinde hakimiyet kurmuşlardı. Sınırlarını genişleten iki Türk Devleti arasında büyük bir savaş kaçınılmaz olmuştu. Otlukbeli mevkiinde 11 Ağustos 1473'de yapılan savaşta, devrin en kuvvetli savaş tekniğine ve araçlarına sahip olan Osmanlı ordusu, Uzun Hasan'ın kuvvetli süvarilerden kurulmuş olan ordusunu birkaç saatte dağıttı. Bu savaştan sonra Akkoyunlular bir daha kendilerini toparlayamadılar. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu tehlikesini bu şekilde engellemiş oldu. Anadolu'da ve Rumeli'de birçok sefer düzenleyip pek çok zafer kazanmıştı. Buna rağmen güneyde güçlü bir devlet konumunda olan Memlüklerle problemler yaşandığı halde sıcak bir savaştan kaçınmıştı.

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İstiğfar Edenlere Çıkış Yolu Vardır

İbn-ül-Kemâl hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh, hadis ve kırâat âlimlerindendir. Asıl ismi, Muhammed bin Ahmed Lahmi'dir. 640 (m. 1242)'de doğdu. 702 (m. 1302)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Takıyyüddîn Sübkî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Sübki hazretleri, daha küçük yaşta, babasının yanından ayrılmadan âlim oldu. Bir ara, Kâhire'ye giden bu mübarek zat, ezberlediği Tenbih ile diğer kitapları, oradaki meşhûr âlim İbn-i bint-il-Eaz'a ve diğer âlimlere okudu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh, hadis, usûl, mantık, tefsir, ferâiz, nahiv ilimlerini ve tasavvuf yolunu öğrendi...

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Âlimi Ve Ilmi Seven Hatâ Işlemez

Vehbi Tülek

Radıyyüddîn Ali hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Seyyid olup soyu Peygamber (sallallahü aleyhi ve selem) efendimize ulaşır. İran’da Tebrîz yakınlarında doğdu. Tebrîz'de ilim öğrendi. Tahsîlini tamamlayıp, fetvâ verecek dereceye yükseldikten sonra Herat şehrine kâdı olarak tâyin edildi. Gördüğü bir rüyâyı bir işâret kabûl edip, derhâl vazifesinden istifâ etti. Herat'tan ayrıldı. Geylân bölgesinde bulunan Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretlerine talebe oldu. Bâtınî ilimlerde kısa zamanda yükseldi. Seyyid Cemaleddîn'in en önde gelen talebelerinden ve halîfelerinden oldu. Ona hocası tarafından icâzet ve hilâfet verilip, Horasan taraflarına gönderildi. 1320 (H.720) senesinde Horasan’da Meşhed’de vefât etti. Sohbetlerinde talebelerine buyurdu ki:

Hafîdzâde Sâdık Efendi

Vehbi Tülek

Amr Bin Mürre El Cüheni

Vehbi Tülek

Tövbesini Bozmayan Terzinin Güzel Sonu

Vehbi Tülek

Fadlullah Türpüştî

Vehbi Tülek

İman, Dil Ile Söylemek Kalp Ile Inanmaktır

Vehbi Tülek

Şerefli Bir Insan Olabilmek Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Şikayet

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Evliyalar Ölmez İmiş

Gül Yaprağı

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek