Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.575.918

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçiye Zeval Yok

YAVUZ Sultan Selim Han, bir yandan Mısır üzerine yürüyor, bir yandan da Memluk sultanı Kansu Gavri'ye elçiler gönderiyordu. Fakat gönderdiği elçilerin hiçbiri de geri gelmemişti. Daha sonra bu elçilerin hapsedildiğini öğrendi. Bu sıralarda Kansu Gavri'nin elçisi Moğolbey, silahıyla Yavuz'un huzuruna çıkmış ve sultanının isteklerini bildirdi.

Bunun üzerine Moğolbey'in saçı sakalı kesilerek, yağlı bir elbise giydirildi ve bir eşeğe ters bindirilerek ordugahta gezdirildi. Yavuz tekrar huzura alına Moğolbey'e:"Seni öldürmüyorum, çünki elçiye zeval olmaz. Ancak efendine söyle, elçileri salsın, kendisini de Mercidabık'da bekliyorum"

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülcebbâr Mâzenderânî

Abdülcebbâr Mâzenderâni hazretleri fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İran'ın Mâzenderân bölgesinde doğdu. 500 (m. 1107) senesinde Mâzenderân'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“allahü Teala, Kifl’in Günahlarını Affetti!..”

Vehbi Tülek

Zengin bir adam olan Kifl, ahlâki değerlere önem vermeyen biriydi. Bütün servetini de faizden elde etmişti. Dara düşen kimse kendisine geliyor, o da yüksek bir faizle onlara para veriyordu...
Bir gün, bu Kifl'in kapısına borç için bir kadıncağız geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. O gün aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmak geldi. Ancak bunun için bir dokuma tezgâhına ihtiyacı olacaktı. Tezgâhı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarından istedi; ama kimsede para yoktu. Çaresiz kalınca mecburen Kifl'e gitmeye karar verdi...

Tevekkül Boş Oturmak Değildir

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, O’nun Hiçbir Şeyini Anlayamaz

Vehbi Tülek

Sedidüddin Tizmenti hazretleri Mısır'da yetişen fıkıh âlimlerinden, müderris ve kadıdır. 605 (m. 1208)'de Mısır'da Tizment'te doğdu. 674 (m. 1276)'da, Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bütün Dostların Mezar Kapısından Dönerler

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden Abdullah Bin Gâlib

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Ebû Abdurrahman Sülemî

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Onun Hâlini Allah Sizden Iyi Bilir

Vehbi Tülek

İnsanlara Iyi Muâmele Etmek, Aklın Yarısıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Bunlar Şarapti

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Örümcek Ağı

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Allah Nasil Misafir Edilir?

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek