Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.259.746

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Söylemekten Hiç Çekinmeyen Zat

Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Kanuni Sultan Süleyman Han, Mohaç savaşında Avusturya ve Macar müttefik ordusunu perişan ettikten sonra, Macaristan Krallığına, Osmanlılara yardımcı olan Macar asilzadelerin den Yanoş Zapolya'yı tayin ederek İstanbul'a dönmüştü. Fakat Avusturya Kralı Ferdiand, bu tayini tanımadı ve kendi adamlarından birinin, yine kendisine niyabeten Macar kralı tayin edil mesi için harekete geçti. Eğer kendi adamı kral yapılmaz ise, ordusuyla Macaristan'a girecekti. Bunun üzerine Yanoş Zapolya, Feron Laçki isimli bir elçiyi, durumu padişaha bildirmesi için İstanbul'a gönderdi. Elçi önce Veziriazam İbrahim Paşa ile görüştü. Veziriazam elçiyi pek hoş karşılamadı. Daha sonra İkinci Vezir Mustafa Paşa, elçiyi çağırarak:-Senin efendin, bizim Padişahımızın istirahat ettiği Budin köşküne oturmağa nasıl cür'et etmiştir? Padişahımızın istirahat ettiği, atının göründüğü her yer daima hükmümüz altında demektir. Sen, vergisiz olarak ve Padişahımızın kullarından biri tarafından geliyorsun. Bilmez misin ki, padişahımızın hükmü her yerdedir.

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Vazîfeyi Yapacak Kuvvete Sahip Değilim

İbrâhim bin Ebi Abele hazretleri hadis âlimlerindendir. Tabiinden olup, 152 (m. 769) senesinde vefât etmiştir. Kendisi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âdem Aleyhisselama Ilk Gelen, Besmeledir

Vehbi Tülek

Darendeli Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Malatya’nın Darende ilçesinde doğdu ve orada yaşadı. 1184 (m. 1770)’de vefat etti. “Fevaidü'l-Lâtife” isminde Besmele-i Şerife tefsiri adında bir kitabı vardır. Bu eserinde şöyle buyurmaktadır:

Harem-i Şerîf Imâmı Ebü'l-hüseyin Şirvânî

Vehbi Tülek

Gönderilen Hediyeleri Fakirlere Dağıtan Zat!

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede Osmanlı Devleti zamânında yetişen velilerindendir. Amasya'da doğdu. İlk tahsilini memleketi olan Amasya'da gördükten sonra, Bursa'ya gelen Mehmed Efendi, Abdülmümin Efendinin sohbetlerinde bulunmaya başladı. Ona talebe olup ondan ilim ve feyiz aldı. Abdülmümin Efendinin torunu ile evlendi. Zamânın Bursa Kâdısı Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin kâdılığı ve dünyânın debdebesini bırakıp Üftâde hazretlerine talebe olmasına Eskici Mehmed Dede vesile olmuştur.

Allah, Günahların Hepsini Affeder

Vehbi Tülek

Yahyâ Acîsî

Vehbi Tülek

kâdılkudât Ebü'l-behterî

Vehbi Tülek

İnsanlardan Isteme De Dağdan Odun Getir Sat

Vehbi Tülek

Satılan Malın Kusurunu Gizlemek Helal Değildir

Vehbi Tülek

Vakitleri Çalışmakla Ve Ibâdetle Geçirmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Bereketi Var Mı?

Hizir Ve Gelin

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Dört Şey Mühimdir

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek