Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.414.986

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cehennem Azâbından Kurtulmak Için

Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektuplarının bulunduğu Mektûbât kitâbının ikinci cildini topladı. İmâm-ı Rabbânî hazretleri hayatta iken onunla zaman zaman mektuplaşırdı. Hocasının kendisine yazdığı nasîhat dolu bir mektupta şunlar yazılıdır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Deli Hüseyin Paşa

Halk arasında "gâzi" ve bilhassa gözünü budaktan sakınmaz tavrı ve hareketleri netice sinde "deli" lakabı ile tanınmış olan Hüseyin Paşa, kuvvetli bir vücut yapısına sâhip, cesur bir vezirdi. Özellikle Revan ve Bağdat seferleri ile Girit'in fethinde gösterdiği kahramanlıklar kendisine büyük bir şöhret kazandırdı. Girit'te 12 yıl geceli gündüzlü cephede kalmış ve bütün parasını adanın imârına harcamıştı. Bu sebeple halk arasında ziyâdesiyle sayılıp seviliyordu. Bilhassa Girit Rumları arasında İslâmiyetin yayılmasına gayret etmiş ve onun gösterdiği adâlete hayran kalan Hıristiyanlar, kitleler halinde İslâma girmişlerdir. Bu, Arnavutluk ve Bosna-Hersek'tekinden sonra Balkan kavimleri arasında üçüncü toplu İslâmlaşma hareketidir. Bâzı kiliseleri câmiye çevirtip, Hanya ve Kandiye başta olmak üzere pekçok yerde câmi yaptırdı.

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Hân devri şeyhülislâmlarından Turşucuzâde Ahmet Muhtar Efendi, makamındayken Vâlide Sultan'ın kahvecibaşısı gelmiş. Vâlide Sultan'ın, Aksaray'da yapılan câmiye ait vakıflardan doğan dâvânın çok uzadığından üzüldüğünü hatırlatmış.Şeyhülislâm'ın cevabı şu olmuş: -Hükme te'sirim olmaz. Şer'-i şerif ne hükmederse, öyle olur.Kahvecibaşı çıkıp gidince etrafındakilere dönüp şöyle demiş:-Ben Vâlide Sultan'ın değil, hukûkun şeyhulislâmıyım… Ne zaman ki hak ve hukûka müdâhale edilmek istenirse, aklıma, vaktiyle Ayasofya Medresesi'nde derse çıktığım zaman pabuçlarımı koltuğuma aldığım gelir. Hak-hukuk bekçiliği zor iştir. Belki makama vefâ getirmez amma, kalbe şifâ verir. Bu sebeple pabuç koltukta olacak, makamı bırakacak, amma hakka dil uzattırmayacaksın!..

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Şeye Kadir Olan Sensin

Muhammed bin Ömer Melikeşi hazretleri fıkıh, hadis, tasavvuf ve edebiyat âlimidir. 740 (m. 1339)'da Tunus'ta vefât etti. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden derlediği duaları şiir şeklinde yazmıştır. Bunlardan bir kısmı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çalışabilenin Zekât Istemesi Haramdır

Vehbi Tülek

Hamidüddin Râmûşi hazretleri hadis, fıkıh ve tefsir âlimidir. Buhârâ'da doğdu. 666 (m. 1268)'de vefât etti. El-Fevâid kitabında şöyle yazmaktadır:

Meleklerin Göklere Çıkardığı Namaz

Vehbi Tülek

hükümdar Bağda Bardak Masada!..

Vehbi Tülek

Eski Yemen hükümdarlarından zalim birisi varmış. Zevk ve sefa içinde yaşarmış. Bu zalim hükümdar bir gün, yeni yaptırdığı bir bağa asma diktiriyormuş. İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlendirmeden çalıştırıyormuş...

En Üstün Amel Hangisidir?

Vehbi Tülek

Misyonerlerin Tuzağına Düşmeyelim

Vehbi Tülek

Nûreddîn Mahmûd Bâkânî

Vehbi Tülek

Alâüddîn Buhârî

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Ağa Sizi Bekliyor, Buyurun Gidelim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Değişen Sizin Kalbiniz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Hizir Ve Gelin

Allah Diyen Genç

Tüccarin Rüyasi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek