Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.420.421

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire'de doğdu. İstanbul'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın hocası Hayreddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi'nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Konağinda

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Meşhur 15. asır Osmanlı tarihçisi Neşri merhûmun Tevârih-i Âl-i Osmân'ından kısmen sâdeleştirerek:"Bu Osmanoğulları doğru bir soydu: Nâ-meşrû hareket etmezlerdi. Âlimlerin 'yasakdır' dediklerinden kaçınırlardı. Osman ve Orhan Bey zamanındaki âlimler, tezvirlik ve fesatlardan âri idiler. Vaktâ ki Kara Rüstem Karaman'dan geldi, hile ve bid'at hâdis ola-başladı. Kadılar da azdı. İlimleriyle amel etmeyerek rüşvet almaya başladılar. Suç baştan aşınca, Bâyezid Han kadıları teftiş ettirdi; her birinde bir türlü fesat buldu ve karar verdi. Ne kadar kadı varsa, hepsini Yenişehir'de bir eve doldurdu. Etrafına odun yığdırarak bu zâlim kadıların hepsi yansın diye ateşe vermeyi buyurdu.

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çelebi Sâlih Efendi

Çelebi Sâlih Efendi, İstanbul'da yetişen evliyâdandır. 1203 (m. 1788) senesinde, İstanbul'un Karagümrük semtinde doğdu. 1296 (m. 1879) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bu mübarek zat, Fâtih civârında, Tahtadâra Dergâhı'nda Mesnevi-yi şerif okuturdu. Bu eserden bazı ibretli sözler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

sâlihlere Hizmet Eden Yükselir

Vehbi Tülek

Ebû İshâk hazretleri, tasavvufta Çeştiyye yolunun büyüklerindendir Çeşt'te otururdu. Bu yüzden yoluna "Çeştiyye" denildi. 940 (H.329) yılında vefât etti. Kabr-i şerifi, bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akka'dadır...

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Resule Itaat Eden, Allah’a Itaat Etmiş Olur

Vehbi Tülek

Ketile el-Bağdâdî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 605 (m. 1208) senesinde Bağdâd’da doğdu. İlim öğrenmek için birçok yerlere gitti. Şam’da, Bağdad’da, Mısır’da meşhur âlimlerden hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. 681 (m. 1282) senesinde vefât etti. Birçok eserler yazdı. “Es-Simâ” isimli kitabında şöyle nakleder:

Rüşd Ve Hidâyet, Onun Vasıtasıyla Gelmektedir

Vehbi Tülek

Hayırlı Işe Besmele Ile Başlamalıdır

Vehbi Tülek

Her âyetin Hakkını Vererek Okumalı

Vehbi Tülek

Babazâde Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Alî Bin Abdullah Semhûdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bunlar Şarapti

Minareden Okunan Şiir

Bana Delil Getir

Minareden Okunan Şiir

İsmail Hakki Efendi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek