Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.826.156

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu'da yetişen evliyâdandır. Edirne'de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul'da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesine şeyh olarak tâyin edildi. 1705 (H.1117)’de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ferruh Çelebi

Ferruh Çelebi, on altıncı asır velilerindendir. Neseben hazret-i Ebû Bekr'e dayanır. Doğum târihi belli değildir. Bursa'da yaşadı ve 1592 (H. 1000) yılında Konya'da vefât etti...
Ferruh Çelebi, Bursa'da Sultan Murâd Türbesi şeyhi iken, hasedçilerin kötülemesine mâruz kaldı. Bu gibi sözlere üzüldü ve göre-vinden ayrılarak Konya'ya geldi. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanındaki mevlevihânede dersler vermeye başladı. Meclisi kısa zamanda âlimlerin, devlet ileri gelenlerinin ve halkın toplandığı bir yer oldu. Derslerinde anlattığı Mesnevi'den bazı hikmetli sözler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Dürrizâde Seyyid Abdullah Efendi 131. Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1182 (m. 1769)'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra İstanbul Kadılığı, Anadolu Kazaskerliği ve Nakibüleşraflık vazifelerine; nihayet 1808'de Şeyhülislamlığa tayin edildi. 1243 (m. 1828)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdülmü’min Cilyânî

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nerkisecârî

Vehbi Tülek

Molla Ma'rûf Nerkisecâri hazretleri, Kuzey Irak evliyâsındandır. 1863 (H.1280) târihinde doğdu. 1912 (H.1331) târihinde Süleymâniye'de vefât etti. Cenâzesi Ahmed Berende'ye getirilip mescidinin civârında defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Bitlisli Edhem Baba

Vehbi Tülek

o Emanete Seni Lâyık Gördüm

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Karşı Sâdık Ve Samîmî Ol!

Vehbi Tülek

Mucize Ve Kerâmet Hakkında

Vehbi Tülek

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Sen Kırk Senedir Namaz Kılmamışsın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Minareden Okunan Şiir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Ahde Vefa

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek