Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.500.170

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlihlerle Sohbet, Ebedî Saâdetin Anahtarıdır

Câfer-i Huldî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde aynı yerde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebelerinin en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Feridüddin Genc-i Şeker hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1174 (H.569) yılında Hindistan'da Delhi'de dünyâya geldi. Mültan'daki tahsili sırasında, Kutbüddin-i Bahtiyâr oraya geldi. Feridüddin, o zâtın ellerini öpüp, talebesi oldu. Bundan sonra ona çok bağlanıp, yanından hiç ayrılmadı. İcazet alarak talebe yetiştirdi. 1265 (H.664) senesinde Mültan'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mezheb Imamının Sözü Senettir

Vehbi Tülek

Abdülaziz İbn-i Bezize hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 606'da (m. 1209) Tunus'ta doğdu. Orada, zamanın meşhur fıkıh âlimlerinden ders okudu. Tahsilini tamamladık­tan sonra Tunus'ta Mâliki kadılığı ve müderrislik yaptı. 673 (m. 1274)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Medrese Hocalığında Israr Eden Talebe

Vehbi Tülek

Tâceddîn Küçük Efendi

Vehbi Tülek

Tâceddin Küçük Efendi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Asıl ismi, İbrâhim Hamidi'dir. Isparta'ya bağlı Atâbey'de doğdu. 973 (m. 1565)'de İstanbul'da vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Güzel Bir Rüyâ Görürsen Allahü Teâlâya Hamdet

Vehbi Tülek

Hazreti Osman (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İhlâs Ve Muhabbetle Yazılan Bir Eser

Vehbi Tülek

Mahrûk Efendi

Vehbi Tülek

Türklerin Hakanı Oğuz Kağan

Vehbi Tülek

Muhammed Mehdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Kum Ve Kaya

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Altıyüz Dirhemlik İp

Adalet Ve Tevazu

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek