Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.622.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Fatih Sultan Mehmed'in sadrazamlarından Mahmut Paşa da, tarihimizde cömertliği ile ünlüydü. Mahmutpaşa Çarşısı, bu çarşının üstündeki zarif cami, ayrıca İstanbul'dan başka Ankara, Bursa, Edirne ve Sofya'daki birçok vakıf eser, onun adını günümüzde de yaşatmaktadır.Her vesile ile yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmut Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Ele konağında verdiği iftar ziyafetleri dillere destandı. Buradaki ziyafetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için... Onun sofrasında oruç açanlar, her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini dört gözle beklerlerdi. Dişlerine takılma ihtimali olan sert bir nesneyi yakalama ümidiyle... Çünki, Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine altınlar attırırdı. İşte bu olay, hâlâ herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep oldu: "Kısmetinde olanın kaşığına çıkar."

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâce Muhammed Çeştî

Hâce Muhammed Çeşti hazretleri, zühd ve verâ sâhibi idi. 1020 (H.411) yılında Afganistan'da, Çeşt şehrinde vefât etti. Zâhiri ve bâtıni ilimleri Hızır aleyhisselâmdan öğrendi. Tesirli nasihatleri vardır. Vefatına yakın buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anasına Babasına âsi Olan Melundur

Vehbi Tülek

Ali bin Hüsâmeddin Hindi hazretleri hadis âlimi ve evliyadandır. 885'te (m. 1480) Hindistan'da Burhânpûr'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Mekke'ye gitti. İbn-i Hacer el-Heytemi gibi âlimlerden ders gördü. Muhammed es-Sekafi'den Kadiriyye, Şâziliyye ve Medyeniyye hilâfeti alarak talebe yetiştirdi. 975 (m. 1567)'de vefat etti. "Kenzü'l-ummâl fi süneni'l-akvâl ve'l-efâl" isimli eserinde buyuyor ki:

Kabir Amellerin Sandığıdır, Ölünce Her Şey Ortaya Çıkar

Vehbi Tülek

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şa'bi hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. 641 (H.20) senesinde Basra'da doğup, 723 (H.104) yılında Kûfe'de ansızın vefât etmiştir. Aslen Yemenlidir. Şa'bi hazretleri, büyük bir fıkıh âlimidir. Hattâ İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin en büyük hocalarındandı...
Şa'bi hazretleri buyurdular ki:

Abdülgafûr Müşâhidî

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, O’nun Hiçbir Şeyini Anlayamaz

Vehbi Tülek

kıraat İmâmı Esved Bin Yezîd

Vehbi Tülek

Hakîkî Muhabbet Artmaz Ve Eksilmez

Vehbi Tülek

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Vehbi Tülek

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Fani Dünya

Gerçek Zehir

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek