Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.841.047

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Ebü'n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Es'ad Mühenî'den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn'den giydi. 1168 (H.563) senesinde Bağdad'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Veli pâdişâh İkinci Bayezid Han sahte tarikatlerin ayıklanarak kapatılmasını istedi. Böylece halkın yanlış inanışlara kapılıp Ehl-i sünnet itikâdından uzaklaşmasına mâni olmak üzere harekete geçti. Kurulan bir mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Bu düğümü çözmek için de Ahmed Şemseddin hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.O gün Ahmed Şemseddin hazretlerinin tuttuğu şeriat süzgecinden hak ve doğru yolda bulunan şeyhler rahatlıkla geçerken sahteleri tutuldu. Bunlar mahcup ve perişan oldular. Tekkeleri kapatıldı ve yaptıkları işten men edildiler. Ahmed Şemseddin hazretlerine, imtihan sırasında gösterdiği kemâl, dirâyet ve olgunluk sebebiyle "Yiğitbaşı" lakabı verildi. Pâdişâh çok hoşnut kaldığı ve takdir ettiği bu büyük veliyi hediyelerle taltif etti. O ise bu hediyelerin tamamını fakirlere dağıttı. İstanbul'da kalması tekliflerine rağmen, tekrar Manisa'ya döndü. Bu hâdise dilden dile, şehirden şehire yayıldı. Sohbetine kavuşmak isteyenler Manisa'ya akın ettiler ve çevresinde geniş bir sohbet halkası meydana getirdiler.

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Söz, Yüce Bir Şeydir Ve Yerinde Kullanmalıdır

Ramazan Behişti Efendi Osmanlılar zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. Kırklareli'ye bağlı Vize kasabasında doğup yetişti.

Muhaşşi Sinân Efendinin yanında dânişmend, yardımcı iken, İstanbul'daki evliyânın büyüklerinden Merkez Efendi'ye intisab etti. Kemâle gelip icazet aldıktan sonra Çorlu'ya yerleşti.

1569 (H.977) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günah Işleyenlerle Arkadaşlık Etmek

Vehbi Tülek

Ebû Ali bin Kâtib hazretleri Mısır'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Kerâmetler sahibi bir zât idi. Ne zaman bir müşkülü olursa, rüyâda Peygamber efendimizi görüp, müşkülünü arz eder, O da (sallallahü aleyhi ve sellem), müşkülünü hallederdi. 340 (m. 951)'de vefât etti.

İlim Yok Olmadan Evvel Ilim Öğrenin

Vehbi Tülek

ben Hayattayken Kimseye Söyleme!

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddin Ali Semerkandi hazretleri, Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu'da yaşayan velilerdendir. Semerkand'da doğdu. Buhârâ, Taşkent gibi ilim merkezlerinde ilim tahsil etti. Tefsir, fıkıh ve tasavvuf, ahlâk ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı. Daha sonra Anadolu'ya hicret etti. Lârende'ye (Karaman'a) geldi. 1456 (H.860) târihinde yüz elli yaşlarında iken vefât etti. Kabr-i şerifi, İçel'e bağlı Gülnar ilçesinin Zeyne kasabasındadır... (Ankara-Çamlıdere'deki Şeyh Ali Semerkandi başka bir zattır.)
Seyyid Alâeddin Ali Semerkandi hazretleri buyurdu ki:
"Bizi sevenler dünyâda nâmerde muhtaç olmasın, şeytan şerrinden emin olsunlar, şirkten, Allahü teâlâya ortak koşmaktan uzak olsunlar ve zâlimlerin şerrinden, kazâ ve belâdan emin olsunlar doğru yoldan ayrılmasınlar..."

Ali Bin İbrahim Husrî

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Ehl-i Beytim, Nûh’un Gemisi Gibidir

Vehbi Tülek

​duâ, Allahü Teâlâya Boyun Eğmektir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Mübârek

Vehbi Tülek

Edirne'nin Ilk Müderrisi Mevlânâ Behâeddîn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bizi Hatirlayin!

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Salavat-ı Şerifin Bereketi

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek