Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.535.657

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

60 - Yavuz'un Adaleti

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmadan önce, hazinede fazla para yoktu. Bu sebeple tüccardan borç para istendi. Bu sefer, Osmanlı devleti için çok kazançlı oldu ve hazine ağzına kadar altınla doldu. Mısır'ın meşhur hazineleri Yavuz'un eline geçmişti. Ordu büyük bir zaferle İstanbul'a döndü. Yavuz Sultan Selim Han, kedisini karşılamaya hazırlanan İstanbul halkının büyük tezahüratın dan hoşlanmadığı için, şehre bir gece vakti girdi. Ertesi gün defterdara, borç para alınan tüccarlara, hemen borçlarının ödenmesi emrini verdi. Hemen bütün alacaklılar gezilerek borçlar ödenmeye başladı.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü. İhtiyâr kendisine: "Efendimiz, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor. Onu ziyâret ediniz." dedi. Pâdişâh uyanınca bu sıcak sesi mânâlândırmaya çalıştı. Kimdi bu Baba Haydar? Devamlı Eyüb'e gitmesine rağmen, Baba Haydar diye birisinden bahsedildiğini hiç duymamış tı. Pâdişâhı ayağına dâvet eden bu zât kimdi? Kânûni bunları düşünürken Şeyhülislâm huzûra girdi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" diye sordu. Pâdişâh da; "Hayrolsun inşâallah. Bu gece rüyâda yaşlı bir zât bana; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor." dedi. Buna bir mânâ veremedim. Bu dâvete, sen ne dersin?" dedi. Şeyhülislâm; "Hayırdır inşâallah Pâdişâhım! Eyüp'te hiç bu isimde kimsenin bulun duğunu bilmiyorum. Baba Haydar kim acabâ? Sizinle Baba Haydar'ı arayıp bir ziyâret etsek iyi olur." dedi.

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhtiyâcı Olan Ilmi Öğrenmek Farzdır

Şemsüddin Mûsuli hazretleri fıkıh, lügat ve nahiv âlimidir. 699 (m. 1300)'de Lübnan'da Ba'lbek'te doğdu. 774 (m. 1372)'de Trablusşâm'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yermük Şehidi Hazreti İkrime

Vehbi Tülek

Eshab-ı kirâmdan Hazreti İkrime, Ebû Bekir (radıyallahu anh) devrinde Yermük savaşına katıldı. Bu savaşta oğlu ile birlikte Hicri 15 (m. 636) yılında şehid oldu. Vücudunda 70'ten fazla kılıç ve mızrak yarası vardı...

kalburcu Şeyhi Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebî

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin Halebi hazretleri, Şafii fıkıh âlimlerindendir. 818 (m. 1416)'da Halep'­te doğdu. İlk tahsiline babasının yanında baş­ladı. Daha sonra İbn-i Hacer Askalâni ve diğer büyük âlimlerden Hadis ve Şafii fıkhı okudu. Üstün zekâsı ve güzel ahlakı sebebiyle hocası İbn-i Hacer'in takdirini kazandı. 884 (m. 1480) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Hasan Bin Ali Askerî

Vehbi Tülek

Dünya Hayatının Ziynetleri

Vehbi Tülek

Ey Deniz! Allah'ın Izni Ile Sâkin Ol!

Vehbi Tülek

Allah'a Kavuşturan Yollar Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Talebenin Riâyet Etmesi Gerekenler

Vehbi Tülek

Amasyalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

İftiranin Neticesi

Firkateyne Bininiz

Adalet Ve Tevazu

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek