Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.986.374

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâyı, Akıllı Kimse Daha Çok Tanır

Ebü'l-Hasan bin Ebü'l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)'de Kûfe’de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam'da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî'nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Sultan İkinci Bâyezid Hân tâcı ve tahtı Şehzâde Ahmed'e bırakmak istediği zaman, Şehzâde Selim babasına isyân etmiş ve yenilerek Kırım'a ilticaya mecbur kalmıştı. Şehzâde Ahmed, Kırım Hân'ı Mengli Giray'a bir mektup yazıp; eğer kardeşine yardım etmezse, kendisi padişah olunca, bütün Kefe vilâyetini, dokuz kalesiyle birlikte ona bırakacağını bildirmişti. Mengli Giray bu mektuba aldırış etmedi. Çünkü Yavuz'un bir cevher yürek taşıdığını ve er-geç padişah olacağını tahmin ediyordu. Oğlu Mehmed Giray ise, Şehzâde Ahmed'in teklifini kabul etmeye meyilli idi. Nihayet bir gün yemek esnasında sohbet ederlerken Yavuz'a sordu:" Sultânım! İhtimâl ki yakında tahta çıkarsın. O zaman Kefe vilâyetini bize bağışlayıp terk eder misin?Yavuz'un şu ibretli cevabı, Mengli Giray'ın tahmininde ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu:" Hükümdarlar sadece vilâyet zabteder; ama vilâyet bahşetmez. İstediğiniz kadar altın ve gümüş veririm; lâkin benden memleket istemeyin

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlânın Hükmüne Boyun Eğenler

Muhammed el-Ferrâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Zamânında bulunan evliyânın önde gelenlerinden Ebû Ali es-Sekafi, Abdullah bin Menâzil, Ebû Bekr-i Şibli, Ebû Bekr bin Tâhir, Ebû Muhammed Mürteiş ve başka büyüklerle görüşüp, sohbetlerinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip velilerden oldu. Vaaz ve nasihat ederek insanların kurtuluşları için gayret etti. 980 (H.370) senesinde Nişâbur'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rızâma Kavuşmak Için Gayret Eden Dostlarım

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân Dârâni hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. İsmi, Abdurrahmân bin Ahmed'dir. Şam'ın güneyindeki Dâran köyünde doğdu. 820 (H.205) senesinde Şam'da vefât etti. İbrâhim bin Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetinde bulundu. Şakik-i Belhi, Mârûf-ı Kerhi, Ahmed bin Âsım el-Antâki, Sırri-yi Sekâti ve Hâris el-Muhâsibi gibi büyük velilerle sohbette bulundu ve yüksek derecelere kavuştu. Ahmed bin Ebü'l-Havâri şöyle nakletti:

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

Kıyâmet Için Ne Hazırlık Yaptın?

Vehbi Tülek

Yanyalı Yûsuf Sinân Efendi İstanbul velîlerindendir. Rumeli’de Yanya'da doğdu. İstanbul'a giderek Semâniye müderrislerinden Şâh Efendinin derslerine devâm etti. Sonra babası Şeyh Yâkûb Efendinin sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Hilâfet verildi. Sultan 3. Murâd onu sever ve sohbet ederdi. Harem-i şerîf şeyhliği vazîfesine tâyin olundu. Bu sebeple Medîne-i münevvereye gitti. 1581 senesinde orada vefât etti. Çok kitap yazdı. “Tenbîh-ül-Gabî fî Rü'yet-in-Nebî” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

En Büyük Hayır Ve Iyilik...

Vehbi Tülek

Ebû Şu’be Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

kalbin Katılaşırsa!..

Vehbi Tülek

Halepli Velî Ebû Bekr Efendi

Vehbi Tülek

Otuz Dördüncü Sultan Ii. Abdülhamid Hân

Vehbi Tülek

İtikatta Mezhep"in Iki Imamı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Ahde Vefa

Allah'ın Emaneti

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek