Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.317.578

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Gerçekte korsan olarak vasılandırılması ve isimlendirilmesine rağmen Türk korsan sınıfı, âdi bir deniz haydudu sınıfı değildi. Bunlar, karadaki Akıncılar'ın denizdeki mukabiliydi ler, yani "Deniz akıncıları" idiler. Bunlar denizde düşman gemilerini tâkip eder, düşman ülkelerin sahillerini vurur, onların deniz kuvvetlerini tesirsiz hâle getirmeye çalışırlardı. Kendileriyle barış hâlinde bulunmayan hıristiyan devletlerin ekonomik ve moral bakımından sarsılmasını, bu devletler arasındaki deniz irtibatının kesilmesini hedef alırlardı. Bu sınıf içinde başta Barbaros olmak üzere Osmanlı denizciliğinin en büyük amiralleri yetişmiştir ki, bunlar 18. yüzyıla kadar Türk denizcilik tarihinin en parlak sahifelerini yazmışlardır. Binaenaleyh, Türk korsanlarını âdi birer deniz hırsızı olarak değerlendirmek, hem tarihi vak'aları yanlış değerlen dirmeye yol açar, hem de müslüman Türklerin tarihi başarılarını büyük bir taassupla hâlâ hazmedemeyen hıristiyan Avrupalılara iştirak etmeye sebep olur.

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evlâdım, Sen Allahü Teâlâyı Bilir Misin?

İbn-i Mübârek hazretleri Tebe-i tâbiîn evliyâsının büyüklerindendir. 736 (H.118) yılında Türkistan’da Merv'de doğdu. 797 (H.181) senesi bir gazâ dönüşü, Bağdâd yakınlarındaki Hît adlı yerde vefât etti. Türk asıllıdır. İlk tahsîlini, Merv'de yapan İbn-i Mübârek hazretleri Bağdâd'a giderek İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe, Süfyân-ı Sevrî, Mâlik bin Enes (rahmetullahi aleyhim) gibi büyük âlimlerin derslerinde yetişti ve ilimde yüksek bir dereceye ulaştı. İlim tahsîlinden sonra tekrar Merv'e döndü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûrî

Vehbi Tülek

Fadlullah Burhanpûri hazretleri Hindistan'da yaşamış olan İslam alimlerindendir. 1029 (m. 1620)'da Burhanpûr'da vefat etti. Tuhfetü'l-mürsele adlı eserinde şöyle yazmaktadır:

Kurtuluş, Sâlihlerin Sohbetindedir

Vehbi Tülek

Dünya Haraptır Şerbetleri Seraptır

Vehbi Tülek

Yahyâ Îdili hazretleri Kuzey Afrika'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Hicri dokuzuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hem Dünya Hem âhiret Için Iyilik Istemelidir

Vehbi Tülek

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Müminin Sahûrunun Hurma Ile Olması Ne Güzeldir

Vehbi Tülek

Hammâd Bin Müslim Debbâs

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

Efendisinden Kölesine Yazılmış Mektup Gibi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Alabilirsen Al

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kabahat Kilincin Midir?

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Örümcek Ağı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek