Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.260.909

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Borcun VÂdesi

Osmanlı vezirlerinden biri, fakir ve muhtaçlara devlet hazinesinden borç para veriyor, borç alanlar, "Bunu ne zaman geriye ödeyeceğiz?" diye sorduklarında, "Padişahımız ölünce ödersiniz" diye cevap veriyordu. Bu duruma şahid olan bir adam, bir gün Padişaha: "Efendimiz sizin veziriniz devletinizin hazinesinden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyor. Demek ki niyeti kötü, sizin bir an önce ölmenizi istiyor, siz ölünce de paraları zimmetine geçirecek" diye gammazladı. Bunun üzerine padişah, vezirini Kendisini huzuruna çağırıp söylenenlerin doğruluk derecesini ve maksadının ne olduğunu sordu. Vezir, sıradan bir vezir değildi. Padişahı yatıştıran ve yüreğini ferahlatan şu açıklamada bulundu: "Padişahım, söylenen doğrudur. Ben hazineden muhtaçlara borç para veriyor, vadesini de sizin ölümünüze bağlıyorum. Ama bunu sizin ölmenizi değil, tersine daha çok yaşamanızı istediğim için yapıyorum. Bilirsiniz ki her borçluya borcunun vadesi kısa gelir, vade dolmasın diye bakar, bunun için dua eder. Bu demektir ki borçlarını siz ölünce verecek olanlar, borçlarının vadesi dolmasın diye sizin ölmemeniz için dua edeceklerdir. Allahı katında en makbul dualardan biri de borç altındaki kullarının duasıdır. Benim de maksadım ömrünüzün uzunluğu, sağlık ve afiyetinizdir"

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a, gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi. İç kalenin fethi ise biraz daha uzadıysa da Ramazan'ın 26. Kadir gecesi orası da alındı (29 Ağustos 1521). Fethin ertesi günü Belgrad'a giren Kanuni Sultan Süleyman kiliseden çevrilen camide Cuma namazını kıldı. Kale halkından Macaristan'a gitmek isteyen lere müsade edildi. Cizye vermeyi kabul edenler ise yerlerinde bırakıldı.

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

rüzgâra Emret Beni Hindistan'a Iletsin!

Süleyman aleyhisselamın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hazreti Süleyman'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Süleyman aleyhisselam benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:
-Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin? Derdin nedir? Söyle bana!..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Tâcüddin İbrâhim Karamâni hazretleri, aslen Manavgatlıdır. Piri Halife'den zamânın zâhiri ilimlerini öğrendi. Önce Konya'ya, sonra da Bursa'ya gitti ve orada Abdüllatif Makdisi'nin hizmet ve sohbetinde bulunup, onun teveccühlerine kavuştu. 1467 (H.872) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Zeyniler semtinde hocası Abdüllatif Makdisi'nin yanındadır.

Tâcüddin hazretleri bir sohbetinde buyurdu ki:

İskât Yapılması Için Vasiyet Etmek

Vehbi Tülek

Abdüssamed Vâ'iz-i Sûfî

Vehbi Tülek

Abdüssamed Vâ'iz-i Sûfi rahmetullahi aleyh, hadis, tasavvuf ve Şafii fıkıh âlimidir. Bağdâd'da oturur, emr-i ma'rûf ve nehy-i münkerle meşgûl olurdu. 397 (m. 1006) yılında vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Ez-zâhir Ve Hıdır Bin Ebî Bekr

Vehbi Tülek

Molla Arab Hazretleri

Vehbi Tülek

Celâleddîn Deşnâvî

Vehbi Tülek

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Üç Kandil

Keramete İnanmayan Âlim

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek