Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.071.572

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kafkasya'yı fethederken Şii Safevi ordularıyla yaptığı meydan muharebeleri ve savunma savaşları sonunda kazandığı muvaffakiyetleriyle dillere destan olan kahraman Özdemiroğlu Osman Paşa İstanbul'a geldiğinde büyük bir coşku ile karşılandı. III. Murad Han bu kahramanı bizzat görüşmek üzere Yalı köşküne davet etti. Paşa huzura girdiğinde Padişah, saray âdetlerini bozarak:"Hoş geldin Osman otur!" dedi. Osman Paşa oturmadı. Ayakta durdu. Padişah tekrar:"Otur Osman!" dedi. Osman Paşa oturdu. Fakat hayâ edip tekrar kalktı. Murad Han dördüncü defa oturmasını ve Kafkasya'daki muharebeleri anlatmasını emredince oturdu ve anlatmaya başladı ve 4 saat devam etti.

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Nuaym El-hâfız

Ebû Nuaym el-Hâfız, hadis âlimlerindendir. 130 (m. 748) senesinde Kûfe'de doğup, 219 (m. 834) târihinde vefât etti. İmâm-ı Buhâri ve Müslim'in hocalarındandır. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Arîbe Harrânî

Vehbi Tülek

Ebû Aribe Harrâni hazretleri hadis âlimlerindendir. 222 (m. 837)'de Urfa-Harran'da doğ­du. Cizre, Şam ve Irak gibi yerleri dolaşarak devrinin âlimlerinden hadis öğrendi. Kendisinden tanınmış muhaddisler riva­yette bulundular. Daha sonra Harran'a dönerek zamanının büyük ilim merkezi olan Harran'ın müf­tüsü oldu. 318 (m. 930)'da vefat etti. Naklettiği Hadis-i şerfilerden bazıları:

Evlâdım! İt Ürür Kervan Yürür

Vehbi Tülek

Sen Şark Ehlinin Önderi Olacaksın

Vehbi Tülek

Ebü’l-Kasım Sâbit Sarakustî hazretleri hadis hâfızıdır. 219’da (m. 834) Endülüs’te (İspanya) Sarakusta (Saragossa) şehrinde doğdu. Kurtuba’da (Cordoba) devrinin büyük âlimlerinden ders aldı. 313’te (m. 925) Endülüs’te vefat etti.Bu mübarek zat buyurdu ki:

Ey Allah’ın Sevgili Kulu, Bana Duâ Et

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Affedicidir Affedenleri Sever

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Kelimelerin Üstündeki Ve Altındaki Işaretler

Vehbi Tülek

Helâl Ve Haram Olan Şeyler Açıkça Bildirildi

Vehbi Tülek

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

SelÂmetle Gidip Gel

Başka Du Bilmez Misin?

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek