Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.404.587

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ahmed Ebdal Çeştî

Ebû Ahmed Ebdal Çeşti hazretleri, evliyânın büyüklerinden Ebû İshâk Çeşti hazretlerinin en büyük talebelerindendir. 260 (m. 873) senesinde doğdu. 355 (m. 965)'de vefât etti.

Ebû Ahmed Ebdal Çeşti, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Vehbi Tülek

Ahıskalı Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Mısır, Şam, Erzurum, sonra Diyarbakır'a giderek ilim tahsil etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Burada talebe yetiştirdi ve birçok eser yazdı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Ahıskalı Abdullah Efendi sohbetlerinde şöyle buyururdu:

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon'da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'ta kadılık yaptı. 1161 (m. 1748)'de İstanbul'da vefat etti. "Mir'âtü's-safâ" isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Kuşlara Yem Veren Mecûsî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin Haddâd

Vehbi Tülek

İyi Ve Kötü Huyları Öğrenmek Farzdır

Vehbi Tülek

Salevat Okuyanlar Fakirlik Görmezler

Vehbi Tülek

anka Kuşuna Tuzak Kurulmaz!

Vehbi Tülek

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta yakın köylerde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kenarında oturdular. Bahçede çalışan bir ihtiyar onları fark edince hemen bahçeye davet etti ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. Padişah nar şerbetini içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

İmanı Ona Kafidir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek