Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.980
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:
Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.
Muhyiddin Magnisavizâde, zamanının âlimlerinden okudu ve Molla Hüsrev'in ders verdiği Ayasofya Medresesi'ne talebe oldu. Medresenin en üst bölümündeki odasında, geceler boyu kandilini yakar, ders çalışırdı ve çalışması sabah namazına kadar sürerdi...
Hüsameddin Ömer hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1091 [h.483] de doğdu, 1142 [h. 536] da Semerkand'da şehid oldu. "Sadrüşşehid" de denir. Muhammed Şeybâni'nin kitaplarını şerh etti. "Fetâvâ-i kübrâ" kitabında buyuruluyor ki:
Ahmed Raûfi Efendi İstanbul'da yaşamış olan evliyadan olup, Halvetiyye tarikatinin Ramazâniyye şubesinin Raûfiyye kolunun kurucusudur. 1068'de (m. 1657) Üsküdar' da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Köstendilli Şeyh Ali Efendiye intisab ederek ondan Halvetiyye hilafeti aldı. Sultan 3. Osman kendisini ziyaret ederdi. 1170 (m. 1756)'da Üsküdar'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.