Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!
Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.444.468
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.
İsmail Hami Danişmend'in İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi kitabında yer alan bir pasajda: "Protestanlığın kurucusu Martin Luther, Osmanlıları, Allah tarafından Avrupa'nın cezasını vermek üzere gönderilmiş bir kuvvet saymış ve hatta Osmanlı'ya mukavemetin küfür olduğu nu bile ilan etmiştir. Bu vaziyeti büyük bir alâka ile takip eden Kanuni'nin, sıksık Luther'in sıhhat ve muvaffakiyet derecesi hakkında malumat aldırdığı biliniyor. Bunun yanı sıra, Kanuni' den arpalık alan ve gizli din taşıyan bir Meşihat-ı İslamiyye vazifelisi olduğu da söylenir."
Sultan Murad Hüdavendigar'ın Edirne'yi fethi, Osmanlılara Balkan fetihlerinin yolunu açtı. Lala Şahin Paşa, Bulgaristan'a girerek Filibe'yi, komutanlarından Evrenos Bey ise Serez'i aldılar (1363). Yeni fethedilen yerlere Türkler yerleştirildi. Edirne ve Filibe'nin fethi üzerine Hristiyan dünyası büyük bir telaşa kapıldı. Çünkü 550 sene önce Müslümanlar, Cebelitarık boğazını geçip İspanya'ya girerek kısa zamanda bütün yarımadayı fethetmişlerdi. Aynı şekilde Balkan yarımadasının da Osmanlıların eline geçmesi yakındı. Osmanlıları derhal Balkanlardan atmak için yeni bir haçlı seferi düzenlenlendi.
Muhammed bin Süleymân Sûsi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1037 (m. 1627)'de Fas'ta Sûs vilâyeti Târûdânt beldesinde doğdu. 1094 (m. 1683)'de Şam'da vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:
Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendi son devir Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1851 (H.1267) senesinde Tekirdağ'ın Kılıçlar köyünde doğdu. İstanbul'da medrese tahsilininden sonra Müderrislik ve Huzûr Dersleri muhataplığına tâyin edildi.
Osman bin Ebi Kâsım Yemeni hazretleri fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1374 (H.776) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil edip fıkıh ilminde yüksek âlim oldu. Velilerin sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda ilerleyerek, büyük bir veli oldu. Buyurdu ki:
Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.