Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.996.656

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, 1389 yılında Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesiínde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısına gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır:Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın. Nehir üzerlerindeki dolap ve karaca değirmenler, yeni
yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın. Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halka pazar yerine götürmelerini isterler imiş, pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin. Askerler boyunduruk hakkı diye vergi almasınlar. Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar. Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi
alınır imiş, bundan böyle alınmasın. Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar ve yerleştiği yerde, evleri önünde, sancakları altında kendi geçimleri için ürettikleri arı kovanından dahi vergi alırlar imiş. Onu dahi göresin. Başka kovanlık
olmayıp, evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın. Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin. Bu husus için şikayet ettirmeyesin.

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlk Konak Beşik, Son Konak Kabir

Feridüddin Mes'ûd hazretleri Hindistan'da yaşamış olan Çeştiyye yolunun büyüklerindendir. 571'de (m. 1175) Mültan yakınındaki Kehtvâl'de doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Çeştiyye büyüklerinden Kutbüddin Bahtiyar hazretlerine intisab etti. İcazet verilerek Ecûdehen'de (Pak Pattan) insanları irşad için vazifelendirildi. 664'te (m. 1265) bura­da vefat etti. Bir sohbetinde geceyi ihyâ etmenin fazileti hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Bir Şeye Gönül Vermek

Vehbi Tülek

Kayserili Dâvûd Hoca Osmanlı Devleti’nin ilk fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Kayseri’de doğdu. İlk tahsilinden sonra Mısır’a gitti. Kâhire’de Sadrüddîn-i Konevî hazretlerinin talebelerinden Kemâlüddîn Kâşânî’nin talebeleri arasına katıldı. Tasavvuf yolunda da ilerleyip, yüksek derecelere kavuştu. Osmanlı Sultanı Orhan Gazi, davet edip, İznik’teki Orhâniye Medresesi’ne müderris tayin etti. İlk Osmanlı medresesinin ilk müderrisi olması dolayısıyla, Osmanlı devletinin ilmiye heyetini teşkil eden ilk kadrolar onun talebeleri arasında yetişti. 751 (m. 1350) yılında İznik’de vefât etti. Buyurdu ki:

Hindistan Evliyasından Ebû Said Fârûkî

Vehbi Tülek

Kötülük Edene De Iyilik Yapanlar

Vehbi Tülek

Kınalızâde Hasan Çelebi Osmanlı fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. Ahlâk-ı alâi ahlâk kitabının sahibi olan Ali bin Emrullah hazretlerinin oğludur. 953 (m. 1546)'da Bursa'da doğdu. 1012 (m. 1604)'de Mısır'da Reşid kasabasında vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, babasının kitabından naklederek buyurdu ki:

Kabul Olmuş Haccın Alâmeti

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtar Beyefendi

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî, Bizi Iyi Kullarınla Haşret

Vehbi Tülek

tövbe, Cennete Götürür!..

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bidattir

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Sevgili Kulu Olmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kadin Akli

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek