Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.602.633

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!

Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Beşir Ağa, küçük yaştan itibâren Yapraksız Ali Ağa'nın yanında sarayda yetişti. 1707 senesinde saray hazinedârı oldu. Sultan Üçüncü Ahmed'in şehzâdeliği sırasında müsâhibi, danışmanı idi. Sonraları dârüsseâde ağası Süleymân Ağa ile berâber 1713'de Kıbrıs'a gönderil di. Kıbrıs'dan Mısır'a ve oradan da Hicaz'a gönderilerek şeyhül-haremeyn vazifesi verildi. Bu vazifesi sırasında Mekke-i mükerremede bulunan ve evliyânın büyüklerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine katıldı. Ondan pek çok feyz alıp tasavvufda yükseldi. Duâlarına mazhar oldu. 1717 senesinde İstanbul'a çağrılarak dârüsseâde ağalığına tâyin edildi. Bundan sonra Sultan Üçüncü Ahmed Hanın pâdişâhlığının son ve Sultan Birinci Mahmûd Hanın pâdişâhlığının ilk devirlerinde olmak üzere ölümüne kadar tam otuz sene dârüsseâde ağalığı yaptı.

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yûsuf-i Kâmitî

Yûsuf-i Kâmiti hazretleri Suriye'de yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Doğum târihi belli değildir. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Evliyânın sohbetinde kemâle geldi. 1259 (H.657) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh-i Hemedânî

Vehbi Tülek

Şeyh-i Hemedâni hazretleri Diyarbakır velilerindendir. On altıncı yüzyılda yaşamış olup, uzun müddet Nakşibendiyye yolunu anlatmıştır. Türbesi, kendi adını taşıyan Şeyh Yûsuf Câmiinin avlusundadır. Bir talebesine şöyle nasihat etti:

Ârif, Emirleri Yerine Getiren Kimsedir

Vehbi Tülek

Muhammed Kuhistânî

Vehbi Tülek

Muhammed Kuhistâni hazretleri Horasan'da bulunan Kuhistân beldesinde yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Buhârâ Müftüsü idi. 962 (m. 1555) senesinde Buhârâ'da vefât etti. (Câmi'ur-rumûz) adındaki (Nikâye) şerhi meşhûrdur. Bu kitapta buyuruyor ki:

Ya Hayır Söyle Yahut Sus

Vehbi Tülek

Ali Bin Heytî'ye Cevap Veren Ölü

Vehbi Tülek

Mallarınız Ile Herkesi Memnun Edemezsiniz

Vehbi Tülek

İmâm-ı Nevevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Kur’an Için Inen Huzur Bulutu

Vehbi Tülek

Abdullah Mürteiş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

İcÂzetin Sirri

Ölüyü Diriltemem

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek