Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.601.487

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Anadolu'da yıllarca yaptığı Şiilik propagandası ile Osmanlı ülkesini parçalama gayesini güden Şah İsmail'e karşı harekete geçerken, kendisine de şu mektubu gönderdi:"Bilesin ve anlayasın ki, ilahi hükümlerden yüz çevirenlerin, Allahü teâlânın dinini yıkmaya çalışanların bu hareketlerine bütün Müslümanların, adaletperver hükümdarların kudretleri nisbetinde mani olmaları farzdır. Sen ki Müslümanların memleketlerine saldır dın, şefkat ve utanmayı bir tarafa bırakarak zulüm kapılarını açtın. Günahsız Müslüman ları incittin. Fitne ve fesadı gaye edindin. Nefsinin kötü arzularına ve fıtratındaki bozukluk lara uyarak Din-i İslam'ın emirlerini değiştirmeye kalktın. Haramlara helal diyerek nice Müslümanları ifsad ettin. Mescitleri, türbeleri ve mezarları yıktın. Alimleri ve Peygamberi miz "Sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimizin neslinden gelen mübarek seyyidleri ldürdün. Kur'ân-ı Kerimi hela çukurlarına attın. Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer'e söverek hakaret ettin. Bu saydıklarım senin kötü hallerinden sadece birkaçıdır. Dillerde dolaşan bunlar ve bunlara benzer diğer hareketlerinden dolayı âlimlerim kesin delillere dayanarak, senin kafirliğine fetva verdiler. Bu durum karşısında Allahü Teâlâ'nın emirlerini yerine getirmek ve zulüm görenlere yardım etmek için, merasimlerde giydiğim padişahlık elbise lerimi çıkardım. Zırhımı giyip kılıcımı kuşandım. Atıma binerek Safer ayının başında Anadolu yakasına geçtim. Maksadım, Allahü Teâlânın inayetiyle senin Şahlığını yok etmek ve bu suretle âcizler üzerinden zulmünü ve fesadını kaldırmaktır. Ancak kılıçtan önce sana, Sünnet-i Seniyye icabı Sünni itikadını teklif ederim. Eğer yaptıklarından pişman olup, cân-ü gönülden istiğfar eder ve aldığın kaleleri geri verirsen, tarafımızdan, dostluktan başka bir şey görmezsin. Fakat kötü hallerine devam ettiğin takdirde, zulümlerinle simsiyah yaptığın yerleri nura kavuşturmak ve elinden almak üzere Allahü Teâlâ'nın izniyle yakında geleceğim. Takdir ne ise öyle olacaktır."

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

onu Yerime Halîfe Bıraktım

Mevlâna Hâlid hazretlerinin talebelerinden Şeyh İsmâil Enerâni vebâya yakalanmıştı. Abdullah-ı Herâti'ye haber gönderip, hemen gelmesini istedi!..

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, on sekizinci yüzyılın sonu ve on dokuzuncu yüzyılın başında Irak ve Şam'da yetişmiş büyük velilerdendir. "Silsile-i aliyye" adı verilen âlimler ve veliler zincirinin yirmi dokuzuncusudur. Asrının müceddidi idi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplerin De Pası Vardır Ve Bu Pas Istiğfarla Giderilir!

Vehbi Tülek

Abdülvâhid Melîhî hazretleri hadîs, lügat ve fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Herat’ta doğdu. 463 (m. 1070) yılında vefât etti. Birçok âlimden hadîs-i şerîf işitti. Duyduklarını yazarak ezberledi. Fıkıh ve hadîs ilminde zamanın ileri gelen âlimlerinden oldu. Talebe yetiştirip kitaplar yazdı.

Şehid Velî Utbet-ül-gulâm

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Berzencî

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Berzenci hazretleri, Kuzey Irak'ta yetişen evliyâdandır. Seyyid olup soyu Peygamber efendimize ulaşır. 1677 (H.1088) târihinde Nûdi köyünde doğdu. 1743 (H.1156) târihinde Gelezer'de vefât etti.

Resûlullah Ile Müsâfeha!..

Vehbi Tülek

Sadakanın Karşılığı Cenette Verilir

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Önce Ahiretini Düşünendir

Vehbi Tülek

Muhabbetin Şartlarına Son Derece Dikkat Edin

Vehbi Tülek

Hâce İbrâhim

Vehbi Tülek

Kalbini Nasûh Tövbesi Ile Süsle

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Evliyalar Ölmez İmiş

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Gerçek Zehir

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek