Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.016.304

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinde bütün kararlar, Divan denile meşveret meclisinde alınırdı. Bütün Vezirler, Paşalar, Beylerbeyleri fikirlerini beyan ederler, fakat son söz yine Padişahın olurdu. 1621 yılının Nisan ayı başları. Yapılan Divan-ı Hümayun'da, bütün Vezirlerin ve Sadrazamın karşı çıkmasına rağmen, henüz 16 yaşındaki Padişah Genç Osman, Lehistan üzerine sefer açılmasına karar verdi.29 Nisan 1621. Otağ-ı Hümayun, Davut Paşa kışlasına kuruldu. Harp tuğları dikildi.

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuşdur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ne Kadar Kibrin Varsa, Aklın O Kadar Noksan!

Hâcı Efdal hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Hâcı Muhammed Efdal olup, Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin, kendilerinden ilim ve feyiz aldığı dört büyük hocasından ilkidir. On sekizinci (on ikinci hicri) asrın ortalarında Hindistan'da Delhi'de vefât etti. Müceddidiyye yoluna âit feyiz ve mârifetleri, Muhammed Huccetullah'tan aldı. Muhammed Huccetullah, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin İmâm-ı Muhammed Ma'sûm'dan olan torunudur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Ali Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Ali bin Hüseyin hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 681 (m. 1282)'de Musul'da doğdu. 755 (m. 1354)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Helale Harama Riayet Etmek

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Mahfuz bin Ahmed Kelvezâni hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 432 (m. 1041)'de Bağdat'ta doğdu. Kadı Ebû Ya'lâ ile İmam Gazâli hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. Talebeleri arasında Abdülkâdir-i Geylâni gibi büyük âlimler vardır. Kelvezâni 510 (m. 1116)'da Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Fıkıh Ilmiyle Meşgul Olanın Şerefi Artar

Vehbi Tülek

Osman El-hattâb

Vehbi Tülek

Amasyalı Bayram Efendi

Vehbi Tülek

yetişin! Allah Düşmanı Burada!

Vehbi Tülek

Sultan Alâeddin Muhammed Harezmi

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Iftira Hakkında

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Ayyaşin Sonu

Garip Karşilanan Bir Adak

Bizi Hatirlayin!

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek