Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.029.231

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Üçüncü Ahmed Han, Patrona Halil ayaklanması sonunda tahttan çekilince, Şehzâde Mahmud, 2 Ekim 1730 günü Osmanlı sultânı oldu. Üçüncü Ahmed Hanın tecrübe ve tavsiye lerinden istifade etti. İlk icrâatı, Lâle Devrinde yapılan ilim, kültür ve sanat eserlerinin tahribini durdurmak oldu. Âsi Patrona Halil'i ve zorbaları imhâ ettirdi. İstanbul'da emniyet ve asâyişi sağladı. Ülkede huzur dolu, mesud günler başladı. İçişlerini düzelten Sultan Birinci Mahmud Han, doğuda hududa saldıran İran Safevileri ile, batıda Avusturya ve Rusya'ya karşı tedbir aldı.

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Meşhur tarihçi, ilim ve devlet adamımız Ahmed Cevdet Paşa'nın hanımı Seniha Sultan, bir Fransız diplomatının hanımı olan Madame Simone de La Cherte ile pek çok kez mektuplaşmıştır. Bu mektuplarda, 1911'lerin Osmanlı kadınından birçok mevzuda bilgiler mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi:"Sevgili iki gözüm,Biz Türk kadınları, Avrupa'da hiç tanınmayız. Hatta diyebilirim ki, Çin ve Japon kadınları kadar bile tanınmayız. Halbuki Pekin ve Tokyo, Paris'e çok uzaktır. İstanbul ise çok yakındır. Bizim hakkımızda akla hayâle gelmeyecek şeyler uyduruyorlar. Ne ehemmiyeti var. Bizim esir olduğumuzu, kafes içinde birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu hâlinde yaşadığımızı sanıyorlar. Ve nihâyet -sevgili büyük Loti'mizin yazdığı öylesine güzel fakat öylesine yanlış anlaşılan- içimizden çoğunun Latince ve eski Yunanca, cebir ve felsefebildiğini, câhil olsun, âlim olsun, bütün Türk kadınlarının, gece gündüz hiç ara vermeden "boyunduruğumuzdan" kurtulmayı, "hürriyetimizi ve itibarımızı ve kadınlık haklarımızı" elde etmeye çalıştığımızı sanıyorlar.

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Asakir (rahmetullahi Aleyh)

İbn-i Asakir hazretleri meşhur fıkıh ve hadis âlimidir. 499 [m. 1105] da Şâmda tevellüd, 571 [m. 1176] de orada vefât etti. Seksen cild (Şâm târihi) yazmıştır. Kitabında bildiriyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Cemâleddin Geylâni hazretleri, İran'da yaşamış olan büyük velilerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran'ın Kazvin şehrinde vefât etti. Faziletler ve kerâmetler sâhibi, son derece âlim, yüksek bir zât idi. Necmeddin-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulundu...

Ey Gençler! Fırsatı Ganimet Biliniz

Vehbi Tülek

Yumuşak Davranmayan Hayır Yapmamış Olur

Vehbi Tülek

Nâsırüddîn Muhammed el-Medenî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen Semerkandlı bir aileden olup Medine’de doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Bağdat’a giderek meşhur âlimlerden fıkıh dersi aldı ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 556 (m. 1161)’de vefat etti. “el-Fıkhü’n-nâfi” isimli eserinde şöyle nakleder:

Yermük Şehidi Hazreti İkrime

Vehbi Tülek

Muhammed Hazîn

Vehbi Tülek

Tövbe Eden, Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Merhamet Edene Merhamet Edilir

Vehbi Tülek

Onlar, Allah Indinde Şeytandan Kötüdür

Vehbi Tülek

Hacı Bektâş-ı Velî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Sonunda Orta Yolu Buldular

Latif Bir Şikayet

Değişen Sizin Kalbiniz

Ahde Vefa

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek