Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.625.638

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun vefatında sonra dergâhına şeyh oldu. Çok kerametleri görüldü: Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Acele Tövbe Et

Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coşar, kâh akar sular gibi. O yanık Kahire aksanı ile okumaya başladı mı, dinleyenler bir hoş olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sıcak damlalar kayar. Şah İsmail'in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu'da cinayetler, baskınlar birbirini izler, halk canından bezer. Geceleri kapı sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir ağırlık vardır. Hani sıkıntı, kasvet karışımı bir şey. Kargaşa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunluları da sarar. Öyle çok cami yıkılır ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlı geçti sanır.

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertlik, Zenginde Olursa Daha Güzeldir

Abdullah bin Muhammed bin Asker hazretleri hadis âlimidir. Allâme Burhânüddin'in babasıdır. 672 (m. 1273)'de Lübnan'da Belbis köyünde doğdu. 739 (m. 1338)'de Şam'da vefât etti. Kitaplarında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadere Imân, Sıkıntı Ve Kederi Giderir

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Hargûşî hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Nîşâbur'un Hargûş mahallesinde doğdu. İlk tahsiline Nîşâbur'da başladı. Sonra Bağdat, Mekke, Şam ve Mısır'da ilim tahsil ettikten sonra Nîşâbur'a dönerek hadis dersi verdi. Hâkim Nîşâbûrî gibi âlimler kendisinden hadis rivayet ettiler. 406 (m. 1015)’te Hargûş'ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Beni Geçmek Isteyen Bu Kadın Kimdir?

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Süleymân ibn-i Fetâ hazretleri hadis, fıkıh ve tefsir âlimidir. İran'da Nehrevân'da doğdu. 493 (m. 1100)'de İran'da İsfehan'da vefât etti. "Tefsir-ül-Kur'ân" isimli eserinde şöyle nakleder:

Hastalık, Teyemmüm Etmek Için Özürdür

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Herkese Merhametli Olmaktır

Vehbi Tülek

şehidlerin Efendisi Hazreti Hamza

Vehbi Tülek

İlim Amelden, Iman Ise Ilimden Öncedir

Vehbi Tülek

Nûh Bin Ebî Meryem

Vehbi Tülek

Âlimin Kıymeti Ve Şerefi...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
B0r Çuval Toprak

B0r Çuval Toprak

Hükümdarlardan biri, fakir bir kadının arsasına bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına yakındı. Arsanın bedelini de ödemiyordu. Zavallı kadıncağızın bu arsasından başka hiçbirşeyi de yoktu. Ne yapsın, ne etsindi? Bu müşkilatı halletmesi için kadıya gitti. Hükümdarı şikayet etti. Zamanın Şeyhü'l-İslam'ı meseleyi dinleyip kadının haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiçbirşey söylemeden bir tane kazma ve kürek bir de çuval alarak geldi. Kadının arsasını kazıyor sonra da bu toprağı kürekle çuvala dolduruyor du. Bu işleri yaparken hükümdar da sarayından bu durumu seyrediyor ve kendi kendine:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Onun Görmediği Yer

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah Diyen Genç

Alabilirsen Al

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek