Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.281

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ermeni Tehciri

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti Doğu cephesindeki muharebeleri kaybedince,Ruslar bütün Doğu Anadolu'yu işgal ettiler ve burada yaşayan Ermeniler ile Rusya Ermenistanı'ndaki Ermenileri silahlandırarak bu vilayetlerde yaşayan vatandaşlarımız üzerine saldılar. Ermenilerin binlerce Türk'ün canına mal olan isyan ve katliamları karşısında bile, Osmanlı Hükümeti'nin ortaya koyduğu sakin ve sağduyulu tavır, belgeleriyle sabittir. Ancak, tedhiş hareketleri bir türlü durmak bilmeyince hükümet, ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşayan Ermenileri, savaş bölgelerinden uzak yeni yerleşim merkezlerine götürmek zorunda kalmıştır. Kafkas, İran ve Sina cephelerinin güvenlik hattını oluşturan bölgelerdeki Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi, onları imha etmek değil, devlet güvenliğini sağlamak, onları korumak amacını gütmüştür ve dünyanın en başarılı yer değiştirme uygulamasıdır.

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefsini Iyi Idâre Edebilen Akıllıdır

Ebû Zeyd Abdurrahman Meczûb hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. 909 (m. 1504)'de Fas'ın Atlantik sahilinde Aynü'l-fitr köyünde doğdu. 922'de (1516) Miknâs'da vefat etti. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümana Nasihat Etmek Husûsunda

Vehbi Tülek

İbn-i Kayserâni hazretleri hadis ve târih âlimidir. İsmi, Muhammed bin Ali bin Ahmed'dir. 448 (m. 1056)'da Filistin'de doğdu. 507 (m. 1113) yılında Bağdad'da vefât etti. İbni Kayserâni'nin, "Safvet-üt-tasavvuf" adlı kitabının başında, eseri ne için yazdığı şöyle açıklanmaktadır:

Müminlerin Sığınağı Erkam Bin Ebi'l-erkam

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Hazreti Abdullah, Ahmed bin Hanbel hazretlerinin oğlu olup, hadis hafızlarındandır. 213 (m. 828) senesinde doğup, 290 (m. 903) senesinde vefât etti. Babasının terbiyesinde yetişmiştir.

Abdullah bin Ahmed bin Hanbel hazretlerinin bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Mısırlı Velî Ali Bin Şihâb

Vehbi Tülek

Amr Bin Utbe

Vehbi Tülek

İbn-ül-lebbân

Vehbi Tülek

İnsanlar, Birtakım Sapık Yollara Ayrılmışlardı

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Öfkelenmeyin Sultân'ım Mücevherler Bulunur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sünnet Akçesi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Keramete İnanmayan Âlim

Değişen Sizin Kalbiniz

Evliyalar Ölmez İmiş

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek