Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.343

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Günlerden 31 Ağustos 1526 Cuma. İki gün evvel Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Kanuni Sultan Süleyman Han tebrikleri kabul ediyor. Elbette herkes zafer neşesi içindedir. Kara haber otağ-ı hümayuna bir gülle misali düşer. Akıncı alperenlerinden Gül Baba gaza meydanında şehid düşmüştür. Kendisi şehid düşmüş de, başı yere düşmemiştir. Elinde gürzü ve yatağanı ile vuruşurken, bir kafir sillesi ile başı gövdesinden ayrılmıştır. Ve o aziz kahramana layık efsaneler de o anda destanlaşmaya başlamıştır. Rivayet edilir ki, Gül Baba başsız gövdesiyle atından inmiş, kesik başını koltuğunun altına almış ve etrafını saran Haçlı askerlerini defettikten sonra Mohaç ovasını velveleye veren Kelime-i Şehadet getirdikten sonra şehadet mertebesine erişmiştir.

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyhülislâm Abdullah Efendi

Yenişehirli Abdullah Efendi, Hânefi mezhebi fıkıh âlimlerinden ve elliyedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. Yenişehir'de doğdu. 1156 (m. 1744) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kanlıca'da İskenderpaşa Câmii bahçesinde medfûndur. "Behcet-ül-fetâvâ" adlı fetvâ kitabını yazmıştır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Insanın Huyu Sonradan Değişebilir

Vehbi Tülek

Kınalızâde Ali Efendi Osmanlı âlimlerinin en meşhurlarındandır. 916 (m. 1516) senesinde Isparta'da doğdu. İstanbul'a giderek, medrese tahsilini mükemmel bir şekilde tamamladıktan sonra, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kadı ve kadıasker olarak vazife yaptı. 979 (m. 1571) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdıysa da, daha çok "Ahlâk-ı A'lâi" adlı eseriyle tanınmıştır. Bu kitabında şöyle anlatır:

Yeryüzü Iki Kimseye Çok Hayret Eder!

Vehbi Tülek

Sözünde Durmak Güzel Bir Haslettir

Vehbi Tülek

Muhammed Ebû Hamza Bezzâr hazretleri Kelâm, fıkıh, tefsir ve hadis âlimlerindendir. 289 (m. 901)'de Bağdad'da vefat etti. İmâm-ı Ahmed bin Hanbel, bu zâta çok saygı gösterirdi. Evliyâ hâllerine âit bir mesele olursa, "Ey Ebâ Hamza! Bu hususta ne buyurursun?" diye sorar, aldığı cevaplara hayran olurdu. Ebû Hamza buyurdu ki:

İyi Amellerini Beğenen Kimse, Helâk Olur

Vehbi Tülek

Dırâr Bin Mürre

Vehbi Tülek

Şehîd Hacere Hanım

Vehbi Tülek

Mucizeye "sihir Ve Göz Boyama" Diyenler!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîme Hürmetin Önemi

Vehbi Tülek

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Kadin Akli

Abdullah-i EnsÂrî

Evliyalar Ölmez İmiş

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek