Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.276

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Milletin Efendisi Kimdir?

Kanuni Sultan Süleyman Han, birgün yakınları ile sohbet eder ken yanındakilere:"Milletin efendisi kimdir?" diye sordu. Onlar da:"Padişah hazretleridir" deyince,"Hayır, milletin efendisi reâyâ, yani köylüdür ki, ziraat ve hayvan cılık için huzur ve rahatı terkedip meydana getirdikleri mahsullerle bizleri doyururlar" cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dağlar Kadar Borcun Olsa Da Ödersin

Ebû Muhammed Hacri hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 505 (1122)'de Endülüs'­te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. Kurtuba (Cordoba) ve İşbiliye'de (Sevilla) ilim tahsil etti. Meriye İspanya tarafından işgal edilince Mürsiye'ye (Murcia) gitti. Buradan da Fas'taki Sebte'ye geçerek talebe yetiştirdi. 591 (m. 1195)'de Sebte'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:
Müminlerin annesi Aişe Validemiz (radıyallahü anha) şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kıraatin Başlangıcı Nakle Dayanır

Vehbi Tülek

Seleme bin Âsım hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. Kûfe’de doğdu. Kıraat ilmini Kûfe’de Yahyâ bin Ziyâd el-Ferrâ’dan aldı. 270 (m. 883)’de vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Balkan Harbinde Bir Askerin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Galiptir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hasen Dımaşkî hazretleri Hanbelî fıkıh âlimidir. 1248’de (m. 1832) Şam’da doğdu. Burada fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Şeyh Muhammed Mekkî vasıtasıyla Şâziliyye tarikatına intisap etti. Şam Meclis-i Maârif üyeliği, Evkaf Komisyonu üyeliği, Şam’da mahkeme başkâtiplik görevinde bulundu. 1307 (m. 1890)’da Şam’da vefat etti. “Tevfîku’l-mevâddi’n-nizâmiyye li-ahkâmi’ş-şerî’ati’l-İslâmiyye” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Büyük Hadîs âlimi İmâm-ı Buhârî

Vehbi Tülek

Fatiha Ve Âyet-el Kürsînin Önemi

Vehbi Tülek

Edep, Insanın Nefsini Tanımasıdır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kurtubî

Vehbi Tülek

Tâceddîn Mes'ûdî

Vehbi Tülek

Süleyman Kilâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Sarik Ve Sakal

Arafatta Görüşürüz

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek