Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!
Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.442.854
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.
Kanuni Sultan Süleyman tahta çıkalı tam 46 sene olmuştu ve yaş da 73 olmuştu. Osmanlı devletiyle yaptığı her savaşta mağlup olan Avusturya İmparatorluğu, padişahın artık ölüm döşeğinde olduğu sanarak sınırlarımıza saldırıyor, Osmanlıya bağlı hristiyan beyleri, devlete karşı kışkırtıyordu. Devrin sadrazamı Sokollu Mehmet Paşa, Avusturya elçisini çağırarak:
-İhtiyar aslanı uykudan uyandırmayın. 46 yıldır cihad meydanlarında kılıç sallayan saadetlû padişahım hâlâ dinç ve gençtir. Onu asla savaşa teşvik etmeyin. Aslanım bir kere uyanırsa bütün haçlı devletler bir araya gelseler nafiledir.
Şemseddin Sivâsi bir gün talebelerinden Receb Efendi'yi odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.
İbn-i Ebi'l-Kâdi hazretleri hadis, usûl ve Şafii fıkıh âlimidir. Aslen Harezmlidir. 346 (m. 957) senesinde vefât etti. "İyi bir Müslüman nasıl olur?" diye sorduklarında, buyurdu ki:
Mevlânâ Abdurrahmân Câmi hazretleri Hirat'ta yetişen âlim ve büyük velilerdendir. 1414 (H.817) de İran'ın Câm kasabasında doğdu. İmâm-ı Muhammed Şeybâni hazretlerinin neslindendir. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:
Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.