Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.149.659

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"kendini Hiç Kimseden Faziletli Zannetme

Şeyh Zâhid bin Süleymân hazretleri büyük velîlerdendir. 1417 (H.820) senesinde Mısır’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlim ve velilerin sohbetlerinde kısa zamanda yetişerek kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü. Vefat etmeden evvel oğluna şu nasihati yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hiddet Değil Gayret

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

"Kadr" olması muhtemel olan bir gece Sultan Ahmed Han da şöyle bir rüyâ gördü:Saray-ı hümâyûndaki husûsi köşkün etrâfında heybetli ve nûrâni zâtlar geziniyordu. Onların kimler olduğunu araştırınca, yakın adamlarından birisi gelerek; "Sultânım! Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretleri köşkünüzü teşrif ettiler. Peşindekiler, onun dervişleri ve talebeleri dir." dedi. Bu haberi alan Sultan büyük bir sevinçle sarayın içine girdi ve orada Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerini gördü. İkrâm ve iltifât olmak üzere ona saltanat tahtına oturmasını teklif etti. O zaman Mevlânâ hazretleri; "Arşın gölgesi altında oturanlar, bu birkaç ağaç parçasından yapılmış tahta iner mi? Bu tac ve taht sizindir." buyurdu. Bu sırada Sultan Ahmed Han, Mevlânâ hazretlerinin orada bulunuşunu fırsat bilip, ondan devlete isyân eden, azgınlık ve taşkınlık yapan celâlilerin hakkından gelebilmek için himmet ve hayır duâda bulunmalarını istedi.

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Ebü'l-Muzaffer İsferâini hazretleri tefsir, kelâm ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Horasan'da İsferâin şehrinde doğdu. 471 (m. 1078)'de Tûs'ta vefât etti. Çok güzel şiirler de yazan İsferâini, bir şiirinin tercümesinde kendi nefsine şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aldatarak Satmak Hıyanet Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Semûre el-Ca'di hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 547 (m. 1152)'de Yemen'de doğdu. Buradaki büyük fıkıh âlimlerinden ilim tahsil etti. Yemen'in çeşitli şehirlerinde kadılık ve müftülük yaptı. 580'de (m. 1184) Ebyen'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Gül Baba

Vehbi Tülek

Mardinli Velî Mûsâ Bin Mâhîn

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Mâhin hazretleri, Hicri altıncı asırda Mardin'de yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin talebelerindendir. Hocası, onun yetişip, büyük bir evliyâ olacağını daha önceden müjdelemiş, "Ey Bağdad halkı, yakında öyle biri gelecek, öyle bir güneş doğacak ki, öyle birisi daha size gelmedi" buyurmuştur. "O zât kimdir?" denilince, Mûsâ bin Mâhin Mardini olduğunu işâret etmiştir...

Her Günahtan Sonra Tövbe Et!

Vehbi Tülek

“tek Murâdım Sizin Gibi Olmak!”

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Sana Bir Çocuk Verir Inşallah

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

İhtiyar Mücahid Ve Pehlivan Büteyrak

Vehbi Tülek

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kul Hakkı

İcÂzetin Sirri

Firkateyne Bininiz

A'meş Ve Hanımı

Yuhçu Baba

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek