Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.498.883

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimler Ve Velîler, Muhammed Aleyhisselâmın Vârisleridir

Ebû Muhammed Serrâc hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat'ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdâd'ın meşhûr âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Kırâat ve Hanbelî fıkhını öğrenip fıkıhta da yüksek âlim oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Kânûni Sultan Süleymân Hanın son seferinde müteferrika olması dolayısıyle, onun maiyyetinde bulundu. Zigetvâr muhâsarası esnâsında Nişancı Eğri Abdizâde Mehmed Bey vefât ettiğinden, Celâlzâde ikinci defâ Nişancı tâyin edildi. Kendisi, ihtiyarlığını ileri sürerek kabûl etmek istemedi ise de, kesin emir üzerine kabûle mecbur kaldı. Nişancılığa tâyini esnâsında Sultan Süleymân Han vefât etmişti (1566). Fakat vefât haberi pek gizli tutulduğun dan hâriçten duyulmamıştı. Celâlzâde, pâdişâhın ölümünden haberdâr olmadığı için, nişancılık hil'atı giymek için otağ-ı hümâyûna girdiği vakit, hayatta zannettiği kadirşinâs pâdişâhının öldüğünü anlayınca, kendisini tutamayarak ağlamaya başladı. Fakat Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşanın ikâzı üzerine kendisini toplayan Mustafa Çelebi memuriyet hil'atını giydikten sonra pâdişâhın vefâtını kimseye sezdirmemek için içi kan ağlar olduğu halde memnun bir şekilde sevinerek otağ-ı hümâyûndan dışarı çıktı. Onun bu hâlini görenler, pâdişâhın sıhhatte olduğu zannı ile şüphelerini giderdiler.

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrauf Sinkili

Abdurrauf Sinkili hazretleri Endonezya'da yaşamış olan bir İslam âlimidir. 1025'te (1616) Sumatra adasında Açe'ye bağlı Sinkil köyünde doğdu. Gençliğin­de ilim tahsili için Arabistan'a giderek on dokuz yıl orada kaldı. Medi­ne'de Şüttâriyye tarikatına intisap etti. Sonra memleketine dönerek Şüttâriyye'yi yaymaya çalıştı. 1693'te Açe'de vefat etti... Şüttâriyye tarikatı, Cava adasında bu zatın talebeleri tarafından yayıldı. Bir sohbetinde, zinanın kötülüğü hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Habeş Hükümdarı Eshame Bin Ebcar

Vehbi Tülek

Resulullah efendimiz İslamı tebliğe başlamıştı... İlk zamanlar, Müslümanların müşriklerden gördüğü baskı ve zulüm dayanılmaz bir hâl almıştı... Ambargolar, işkenceler birbirini takip ediyordu. Herkes canından, malından, ırz ve namusundan endişe ediyordu. Bu şartlarda, Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin "O, ülkesinde kimseye zulmedilmeyen meliktir" diyerek övdüğü Necaşi Eshame'nin ülkesine, Habeşistan'a hicret izni çıktı. Farklı tarihlerde iki ayrı kafile halinde yola çıkan sahabeler, Kızıldeniz'i aşarak Afrika topraklarına geçti. Burada, Resûl-i Ekrem efendimizin haber verdiği gibi hürmetle karşılandılar, aziz birer misafir gibi ağırlandılar... Bu ilgi ve alaka Mekke müşriklerini ziyadesiyle rahatsız etmişti. Sonradan büyük sahabeler arasında yer alacak olan Amr bin As başkanlığında bir heyeti, bu ülkeye göndermeye karar verdiler. Maksat, Necaşi'yi Müslümanlar aleyhine kışkırtmak, onların kendilerine teslim edilmesini sağlamaktı...

İbn-i Ayderûsî

Vehbi Tülek

Riya, Hayırlı Amelleri Yok Eder

Vehbi Tülek

Bâlizâde Mustafa Efendi Otuzsekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İlk tahsilinden sonra, zamanının âlimlerinden ilim öğrenip yükseldi. Galata Kadılığı, Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskerliği, nihayet Sultan Dördüncü Mehmed Hân tarafından Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1072 (m. 1661) senesinde İstanbul Sütlüce'de vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Sen O Peygamberin Hanımı Olursun

Vehbi Tülek

Nurlu Talebe Mükerrem Han

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ahmed Nablûsî

Vehbi Tülek

Resulullah'ın Mübârek âzâ-i Şerîfeleri

Vehbi Tülek

Ebû İsmail Rakaşî

Vehbi Tülek

Dünyânın âşıkları Sarhoşturlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sünnet Akçesi

Sünnet Akçesi

Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:

"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:

"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Latif Bir Şikayet

Sarik Ve Sakal

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek