Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.569.172
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:
Sultan Abdülhamid Han'ın son senesinde İttihad ve Terakki Partisi iktidarı ele geçirince, halkı padişah aleyhine çevirmek ve kendi partilerine üye yapmak için çalışmalara başladılar. Bunlardan Dr. Nazım, Aydın'a giderek, tütün tüccarı sıfatıyla beldenin ileri gelenleriyle görüşü yordu. Bu arada meşhur efelerden Çakıcı Mehmed Efe'nin yanına da gitti. Sohbet esnasında Efe'ye:"Sultan Abdülhamid devlete hainlik ediyor. Bilhassa ortalığı hafiyelerle doldurdu. Bunla rın hemen dağıtılması lazım" demesi üzerine Efe, Nazım Bey'e dönerek:"Padişah memlekete hainlik etmez. Hafiye işine gelince, ben bir eşkıyayım. Dağda geze bilmem için jandarmaalrın hareketlerinden haberdar olmam lazım. Bu köylerde benim yirmi den fazla hafiyem var. Eğer onlar olmasa ve bana zamanında haber iletmeseler, bir gün bile bu dağlarda dolaşamam. Benim gibi bir eşkıyanın hafiyeye ihtiyacı oluyor da bu devletin padişahının niçin olmasın. Onun da hafiyeleri olmasa, bir gün bile bu devlet ayakta kalamaz. Bana böyle münasebetsiz laflar etmeyin ve derhal burayı terkedin" diyerek Nazım Bey'i kovdu
İbn-i Muhallid hazretleri hadis, fıkıh ve târih âlimidir. 233 (m. 848)'de Bağdâd'da doğdu. 331 (m. 943) senesinde aynı yerde vefât etti. Şöyle nakleder:
İbrahim et-Teymi hazretleri tabiinin fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 53 (673)'de doğdu. Enes bin Mâlik'ten ve bazı sahabilerden (radıyallahü anhüm) hadis rivayet etti. Kendisinden İbrahim Nehai, A'meş ve Beyân bin Bişr gibi büyük zatlar rivayette bulundu. 92'de (m. 710) vefat etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Bolulu Himmet Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. Bolu'da doğdu. İlk tahsilini Bolu'da gördü. Sonra İstanbul'a gelerek ilim tahsiline devâm etti ve müderris olmaya hak kazandı. Fakat Hüsâmeddin Uşşâki'ye bağlanarak, talebesi oldu ve yetiştikten sonra hilâfet aldı. Hocasının izni ile memleketine gitti. Memleketinde Bayrâmiyye yolu büyüklerinden Bolulu Ahmed Efendinin hizmetinde bulunarak Bayrami tarikatı hilâfeti aldı. Uşşâkilik ve Bayramilik tarikatlarının sırlarını birleştirdi. İstanbul'a gitti. Üsküdar Divitçiler Dergâhında Şâbâniyye ve Bayrâmiyyenin birleştirilmesinden meydana çıkan Himmetiyye yolunun esaslarını anlattı. 1683 (H.1095) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:
Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.