Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.480.110

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya'da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirim Savaşi

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim; Nefsi, Rûhu Ihyâ Eder, Diriltir

Himmetzâde Abdullah Efendi, Bayramiyye yolunun şeyhlerindendir. 1640 (H.1050) yılında İstanbul'da doğdu. Bayramiyye şeyhi olan babasına intisâb ederek kemale erdi. Babasının vefâtı üzerine Yenibahçe'deki Himmetzâde dergâhına şeyh tâyin edildi. Sultan Selîm, Fâtih ve Süleymâniye câmileri vâizliklerinde bulundu. 1697'de Sultan İkinci Mustafa'nın Avusturya Seferine ordu vâizi olarak katıldı. 1710 (H.1122) yılında vefât etti. Vaazlarında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şair Nef'î'yi Idama Götüren Hicivleri

Vehbi Tülek

Şair Nef'i Efendi, Saraydakilerle alay eden şiirler söyler, yazdığı hicivlerle dönemin birçok isminin nefretini ve öfkesini üstüne çekerdi... İşte bunlardan biri de Vezir Tahir Efendi idi. Ona da hakaret ettiğinden, Tahir Efendi Nef'i'ye "Kelb" demişti. Nef'i de hemen bir şiirle ona cevab verdi:
"Bize kelb demiş Tahir Efendi/İltifatı bu sözüyle zahirdir/Maliki'dir benim mezhebim zira/İtikadımca kelb, tahirdir..."

Nasr Bin Abdürrezzâk

Vehbi Tülek

Öfkelenince Hemen Abdest Almalıdır.

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Mervezi hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. 202 (m. 817)'de Bağdâd'da doğup, 294 (m. 906) târihinde vefat etmiştir. Babası, Mervli'dir. Bir dersinde buyurdu ki:

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Hayvanlar Gibi, Yok Edilecekler

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

İftihârüddin Tâhir Buharî

Vehbi Tülek

​irâde Etmek, Başka Râzı Olmak Başkadır

Vehbi Tülek

Hazreti Musa Ve Ibretli Bir Hadise

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır aleyhisselam da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır aleyhisselam adamı dürtüklüyor: -Uyuyacaksın, der.Adam: -Uyumam, beni rahat bırak. Hızır aleyhisselam ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek: -Uyuyacaksın dedim, der.Adam: -Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek: -Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok. Cevap gelir: -Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Helvaci Çocuk

Sünnet Akçesi

Firkateyne Bininiz

Altıyüz Dirhemlik İp

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek