Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.489.717

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İznik Medresesi müderrisi Molla Tâceddin vefât ettiğinde, Fâtih Sultan Mehmed çok üzülmüştü. Mahmûd Paşaya; "Yerine, onun gibi yüksek bir âlim bulunup tâyin edilsin." emrini verdi. O mecliste, Mahmûd Paşanın hatırına Molla Hayâli geldi. Durumu pâdişâha arz edip, onun hakkında bilgi verdi. Sultan Fâtih de; "Molla Hayâli, o kimse değil midir ki, Şerh-i Akâid'e yazdığı hâşiyesiyle, ismini duyurmuştur?" diye sorduğunda, vezir; "Evet pâdişâhım, o kimsedir." cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâhın; "O kimse, bu medreseye lâyıktır." demesi üzerine, 130 akçe maaş ile, bu medresedeki müderrislik vazifesini Molla Hayâli'ye vermeyi kararlaştırdılar. Bunun üzerine, Filibe'den İstanbul'a gelen Molla Hayâli, Pâdişâh ile konuştu.

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân Okunan Evden Arş'a Nûr Yükselir

Muhammed bin Hüseyn Kalânisi hazretleri kıraat âlimidir. 435 (m. 1043)'de Irak'ta Vâsıf'ta doğdu. Bağdat'a giderek zamanın meşhur âlimlerinden kıraat ilmini tahsil etti. Bağdat'ta bir müddet kıraat dersleri verdik­ten sonra Vâsıt'a dönerek Vâsıt Camii'nde ders okutmaya başladı. 521'de (m. 1127) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Celâl Buhârî

Vehbi Tülek

Seyyid Celâl Buhâri hazretleri, Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. 1307 (H.707) yılında doğdu, 1383 (H.785) yılında Gücerât'ın Ahmedâbâd şehrinde vefât etti. Hocası Nasıruddin Mahmûd, Nizâmüddin Evliyâ'nın halifesiydi...
Seyyid Celâl Buhâri hazretleri vefatından bir müddet evvel kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:

Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Tâlût, Câlût Ve kutsal Tâbût

Vehbi Tülek

Musa aleyhisselamın vefatından sonra İsrailoğullarının başına Yuşa aleyhisselam geçti. İsrailoğullarını çölden çıkararak onları dedelerinin ülkesi olan Kenan bölgesine yerleştirdi. Bu ülke, Yakub aleyhisselamın yaşadığı yer olup, İsrailoğulları için mukaddes sayılır...

Alemdar Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Vehbi Tülek

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

ayaklı Kütüphane İsmail Sâib Sencer

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

ölmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Allah Diyen Genç

Latif Bir Şikayet

Sarik Ve Sakal

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek