Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.547.022

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hirka-i SaÂdet Töreni

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odasının temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Hân, 1396 Niğbolu Zaferi'nden sonra Rabbine karşı bir şükran ifâdesi olarak Bursa'ya büyük bir câmi yaptırmaya karar verdi. Câminin inşasında çalı şanların ekmek ihtiyacını yakında küçük bir fırını bulunan Somuncu Baba karşıladı. Ulu Câmi'nin bir Cuma günü açılmasına karar verildi. Bursalılar bu muhteşem câmiyi hınca hınç doldurmuşlardı. Başta pâdişah Yıldırım Bayezid Hân, Şeyhülislam Molla Fenâri, gönüller sultanı Emir Sultan, diğer ulemâ ve devlet erkanı açılış için hazırdı. Yıldırım Bayezid Hân, câminin açılış hutbesini okuması için Emir Sultan'ı görevlen dirdi. Emir Sultan, "Sultanım, zamanımızın büyük âlimi burada iken, bizim hutbe okumamız uygun düşmez." diyerek affını istedi.

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Harputlu Hacı Ömer Efendi

Harputlu Hacı Ömer Efendi 1800 (H.1215) yılında Harput'un Germiri köyünde doğdu. Kayseri'de yerleşti ve 1878 (H.1295) yılında orada vefât etti. (Kabri Hunad Câmii şerifi içerisindedir.) 1830 târihine kadar Harput'ta oturarak yüksek medreselerde ilim tahsiline çalıştı. Bu târihte Ayıntab'a (Gaziantep) ve bir sene sonra da Kayseri'ye gitti. Burada talebe yetiştirmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Dürrizâde Seyyid Abdullah Efendi 131. Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1182 (m. 1769)'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra İstanbul Kadılığı, Anadolu Kazaskerliği ve Nakibüleşraflık vazifelerine; nihayet 1808'de Şeyhülislamlığa tayin edildi. 1243 (m. 1828)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Mahlûkatımın Arzu Ettiklerini Veririm

Vehbi Tülek

Hasen ibn-i Rahhâl hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Fas'ta Merakeş civarında Tâdile'de doğdu. Fes şehrinde tahsilini tamamladı ve Mütevekkiliyye Med­resesinde müderris oldu. Sonra Fas Başkadılığına tayin edildi. 1140 (m.1728)'de vefat etti. Buyurdu ki:

O Allah Ki, Ondan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Fahreddîn İbnü'l-mâristâniyye

Vehbi Tülek

Ebû Seleme Ve Ümmü Seleme

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Irâdesine Teslim Olmak Lazımdır

Vehbi Tülek

Dünyâda âfiyet Üzere Olanlar

Vehbi Tülek

Tövbeye Sebep Olan Mektup!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bülbülün Zikri

Cünnetü'l-esmâ

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sakin Kalyona Binme

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek