Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.153

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhûrîzâde Abdülkerim Efendi

Buhûrizâde Abdülkerim Efendi İstanbul'da yaşamış olan evliyadandır. 1112 (m. 1695)'de doğdu. Kocamustafapaşa'da Sünbül Efendi dergahı şeyhi Nûreddin Efendi'ye intisab etti. Bir müddet sonra da Eyüp'te Şah Sultan Tekkesi şeyhi oldu. Bu vazifede iken 1192 (m. 1778)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Miskâlî Efendi

Vehbi Tülek

Miskâli Efendi, Bursa velilerindendir. 1608 (H.1017) senesinde vefât etti. Gençliğinde işi gücü mızıka denilen bir çalgıyı çalmaktı. Sonradan tövbe edip tasavvufa yöneldi. Tasavvufta kemâle erdikten sonra Bursa'da ikâmet etti...
Miskâli Efendi, sohbetlerinde büyük mürşidi Şah-ı Nakşibend hazretlerinden ve Hâce Ubeydüllah-i Ahrâr hazretlerinden bahseder, onlardan nakiller yapardı. Vefatına yakın buyurdu ki:

Nimetullah Geylânî

Vehbi Tülek

hay Ateşbâz Hay!

Vehbi Tülek

Ateşbâz Veli ismiyle meşhur olan Yûsuf bin İzzeddin, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin meşhûr talebelerindendir. Hayâtı hakkında yeterli bilgi yoktur. 1285 (H.684) senesinde Konya'da vefât etti...
Mevlânâ hazretlerinin sohbetleri ile olgunlaşan Ateşbâz Veli, tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. Kendisini Mevlânâ hazretleri çok sevdiği için dergâhtan hiç çıkmak istemediğinden, ona dergâhın aşçılığı verildi. Böylece devâmlı hocasının sohbetlerinde bulunmaya ve ondan istifâdeye çalıştı...

Ali Nakî (hâdî) (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Mahmûd Sûfî Hazretleri

Vehbi Tülek

Niğdeli Misâlî Baba

Vehbi Tülek

Cennetin Kapısını Çalmaya Devam Et

Vehbi Tülek

iki Çul Sahibi Abdullah El-müzeni

Vehbi Tülek

O Elmayı Kulumun Rûhuna Göster

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Padişah Ve At

Fani Dünya

Bana Delil Getir

Helvaci Çocuk

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek