Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.620.076

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

1912 senesi. Osmanlı tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Balkan savaşı günleri. Aralık ayı başları idi. Edirne Müstahkem Mevkii Kumandanı Şükrü Paşaya gelen şifreli bir telgrafta, Bulgarlarla mütareke yapıldığı bildiriliyordu. Aylardan beri kuşatma atında bulunan Edirne'de yiyecek ve cephane iyice tükenmişti. Buna rağmen bu atalar yadigarını, her türlü takdirin üstünde bir cesaret ve kahramanlıkla savunuyorlardı. Balkan savaşlarını konu alan bir yabancı yazar:-Hiç kimse Edirne'nin akıbetinden, cesur müdafii Şükrü Paşa ve askerlerini sorumlu tutamaz. Demişti.Mütareke sırasında müttefikler arasında başlayan barış görüşmeleri devam ediyordu. Eğer Türkiye ile Balkan devletleri arasında anlaşma sağlanamazsa, savaşın tekrar başlayacağı söyleniyordu. İstanbul'dan gelen ikinci bir telgraf haberi de bunu teyit ediyor, Edirne'nin dayanması isteniyordu. Şükrü Paşa bundan memnundu. -Son kurşunu atmadan şehri düşmana teslim etmem, diyordu.

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

500 sene kadar Osmanlı Devleti'nin ordusunun temelini teşkil eden yeniçeriler, büyük savaşlar ve fetihler yaparak haklı bir üne kavuşmuştu. Fakat son yıllarda bu ocak bozulmuş ve Osmanlı Devleti'nin başına belâ olmaya başlamıştı. 15 Haziran 1826 Perşembe gününe, tarihler Vak'a-i Hayriyye derler ki, hayırlı olmuştur. Yeniçeriler tarih sahnesinden bir günde silinmişlerdir. O sırada İstanbul'da bulunan Fransız edebiyatının büyük ismi Theophile Gautier, bakınız bu hâdiseyi nasıl anlatır:

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sen Allahü Teâlâya Nasıl Duâ Ederdin?

Ebû Muhammed el-Ezdî hazretleri hadîs âlimlerinden olup zamanının en meşhûr hâfızlarındandı. Yüz binden çok hadîs-i şerîf ezberlemişti. 332 (m. 944) senesinde Mısır’da doğdu. 409 (m. 1018) senesinde aynı yerde vefât etti. Kendi asrındaki âlimlerden ilim alıp, hadîs-i şerîf dinlemiştir. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslüman Tevazu Sahibi Olur

Vehbi Tülek

Abdullah el-Baltaci hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 658 (m. 1260) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Nefis, Hep Kötülük Yapmak Ister

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Vehbi Tülek

Seydî Alizade Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Molla Çelebi’nin medresesinde ilim öğrendi. Bursa, Ankara ve Akşehir, İznik ve Edirne medreslerinde müderrislik yaptı. Sonra Bursa ve Mekke kadılığına, daha sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Bu eserinde zekâtla ilgili bazı meseleleri şöyle anlatır:

Mevlânâ Seyyid İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Indinde Hangi Amel Sevgilidir

Vehbi Tülek

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hasene Ve Sünnet-i Seyyie

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmi, Kurtuluşa Götürür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Cennetlik Hanım Isteyen...

Allah Nasil Misafir Edilir?

Kul Hakkı

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek