Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.996.226

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Az Vermez

Sultan II. Mahmud, çocukların Kur'ân-ı Kerim öğrendikleri mektebi gezerken içlerinden bir küçük dikkatini çeker ve yaklaşarak sorar:

" Sen sınıfın kaçıncısısın?Küçük, cevap verir:

" İnsana kendini medhetmek düşmez efendim, hocama sorun. Padişah cebinden bir altın çıkarır ve küçüğe uzatır; fakat o almaz, babasının "nereden buldun?" diye kendisini sıkıştıracağını ileri sürer.

" Padişah verdi, dersin, diye akıl verince de şu karşılığı verir:

" Padişah verseydi böyle az vermezdi, der efendim!Bu defa elini cebine sokup avuç dolusu altın çıkaran hükümdar;

" Sen hakikaten sınıfın birincisiymişsin, diyerek avuç dolusu altını cüz çantasının içine boşaltmak zorunda kalır

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tâc’ül-Ârifîn Sıddîkî

Tâc'ül-Ârifin Sıddiki hazretleri, Mısır'da yaşamış olan tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 898'de (1493) Kahire'de doğdu. Soyu Hazret-i Ebû Bekir'e (radıyallahü anh) ulaşır. Küçük yaşta Mı­sır'ın büyük âlimlerinden ders alma­ya başladı. Daha sonra Kadiri şeyhi Radiyyüddin el-Gazzi'ye intisap etti ve onun halifesi oldu. Mısır'da Kadiri yolunu taliplere anlattı. 952 (m. 1545) Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Halife Mu'tasım Ve Fitnecilerin Marifeti!

Vehbi Tülek

Me'mun'un ölümü üzerine 833 yılında kardeşi Mu'tasım Abbasi halifesi oldu. Onun halifeliğinde Bizanslılarla uzun süren savaşlar yapıldı. Mu'tasım (833 - 842) döneminde Bizans İmparatoru Theophilos topladığı büyük bir ordu ile İslam memleketleri üzerine yürüdü. Oldukça büyük bir kuvvetle İstanbul'dan hareket eden imparator Orta Anadolu'ya geldiği sırada kuvvetlerini iki kısma ayırarak bir kısmını doğuya, Erzurum üzerine gönderdi. Kendisi de asıl kuvvetlerinin başında olduğu halde yukarı Fırat havzasına doğru yürüdü...

Hoca Kâmil, Talebe De Uygun Ise

Vehbi Tülek

Ona Tam Tâbi Olmak Için

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Buhâri hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 932 (m. 1526)'de Delhi'de vefât etti. Hindistan'daki Mültan'da, Seyyid Sadreddin Buhâri'den nakli ve manevi ilimleri tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Seyyid Sadreddin Buhâri'den ilk olarak şu sözleri duydu:

Sâlih Baba

Vehbi Tülek

Büyük Velîlerden Ebû Ali Dekkak

Vehbi Tülek

Hz. Mevlânâ'nın Torunu Ulu Ârif Çelebi

Vehbi Tülek

Fakirler, Benimle Cennete Girecek

Vehbi Tülek

Muhammed Ma’sum-i Ömerî

Vehbi Tülek

Şehridâr Deylemî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Korkma!

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sarik Ve Sakal

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Değişen Sizin Kalbiniz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek