Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.688.392

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haliçteki İlk Köprü

Haliç'teki ilk köprünün Sultan II. Mahmud tarafından yaptırıldığını biliyoruz. Fakat bundan yüzyıllarca önce Fatih, İstanbul kuşatması sırasında Haliç üzerine geçici bir köprü inşa ettirmişti. 22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç'te gören Bizanslılar, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar. Kumbarahane ile Defterdar arası, deniz üzerine kuruluverilen bir köprü ile birleştirilmişti. Bu köprü üzerinde Osmanlı askeri gidip geliyor, karşı sahilden toplar geçiriliyordu. Bizanslı tarihçi Kritobulos'un verdiği bilgilere göre, binden fazla fıçı, sandal ve duba, birbirlerine kalaslar ve demir çengellerle bağlanmıştı. En üstü de döşeme tahtalarıyla kaplan mıştı. 700 metre uzunluğundaki bu köprü üzerinde 5 asker yanyana yürüyebiliyor, toplar rahat lıkla çekilebiliyordu. Çok geçmeden her iki tarafa yerleştirilen toplarla Bizans surlarının en zayıf noktaları ateş altına alınıyordu. Bizans İmparatoru hemen o gün tekrar daha fazla vergi vermek ve daha başka şartlarla barış teklif ettiyse de Fatih'i İstanbul'u almak niyetinden vazgeçiremedi. Bu sefer İmparator, verdiği emirle köprüyü yaktırmak istedi. Fakat bu maksatla surlardan dışarı çıkan 150 Bizanslı asker köprü üzerinde can verdi.Bizans Prensi Dukas, Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı köprüyle, gelmiş geçmiş bütün cihangirleri geride bıraktığını söyler ve "Böyle bir harikayı kim gördü, kim işitti" sözleriyle takdirlerini bildirmişti.

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri I. Sultan Ahmed'in de mürşidi idi. Hükümdardan büyük saygı görüyor, kendi de hükümdarı seviyor ve sayıyordu. Arayı pek fazla uzatmadan birbirini ziyaret ederlerdi. Biri din ve maneviyatın sultanı, diğeri devletin sultanı, bu iki insan uzun süre birbirini görmeden duramazdı. Sultan Ahmed'in en mutlu anları şeyhiyle beraber olduğu anlardı. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri ziyaretine geldiğinde onun hizmetini bizzat kendisi yapardı. Aziz Mahmud'un Topkapı sarayında yine padişahı ziyaret ettiği bir gün namaz vakti yaklaşmış, Aziz Mahmud Hazretleri de abdest alıp hazırlanmak istemişti. Derhal leğen ve ibrik istendi.

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakiri Sevip, Mazluma Yardım Etmelidir

Necmeddin Ahmed ibn-i Rif'at hazretleri büyük fıkıh âlimlerindendir. 645 (m. 1247)'de Mısır'da doğdu. 710 (m. 1310)'da orada vefât etti. Bir dersinde talebelerine şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Olmayan âlimler

Vehbi Tülek

Seyyid Mehmed Uşşâki Efendi, Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de doğdu. Orada Hasan Sezai Efendiye intisab edip, yüksek derecelere kavuşunca icazet alarak mânevi bir işâretle, İstanbul'a gitti. Hırâmi Ahmed Paşa Dergâhına şeyh tâyin edildi. 1751 (H. 1164) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Zafer Ve Yardım, Ancak Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Sıkıntının, Sabretmekten Başka Reçetesi Yoktur

Vehbi Tülek

Ahmed Yekdest Cüryânî hazretleri Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. 1707'de Mekke'de vefât etti. İlk tahsîlini babası Halil Efendi ile mahallindeki âlimlerden aldı. 1658 (H.1069) senesinde ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Ahmed Cüryânî'nin mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", (tek elli) denildi..

Bir Kimse, Kızını Iyi Terbiye Ederse

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Indinde Hangi Amel Sevgilidir

Vehbi Tülek

o'na Gidiyorum Gelen Var Mı?..

Vehbi Tülek

Abdülmelik Harnûtî Ve Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Âmir İbn-i Ekva

Vehbi Tülek

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kabahat Kilincin Midir?

Evliyalar Ölmez İmiş

Sarayda İftar

Yuhçu Baba

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek