Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.934.361

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kolumu Kesiver Kumandanim

Çanakkale savaşlarına kumanda etmiş emekli bir subay şöyle anlatır:"Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama kadar devam eden savaş, bu nisbetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle neticelenmek üzereydi. Gözet eme yerinde muharebenin son safhasını heyecan içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..." nidaları ufku titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Çanakkale Savaşına yedek subay olarak katılan Nejad Süreyya beyin bir arkadaşına cepheden yazdığı mektup:"Neden saklayayım? Doğrusu askerlik hayatımın ilk aylarında epeyce zahmet çek tim. Hele ilk haftalarda öyle sandım ki, harbe girmeden evvel öleceğim. Çünkü, hatır ve hayalimde askerlik nedir, zabit olmak, harbe girmek nasıl bir şeydir? Nasıl silah atılır? Bir gülleye, bir kurşun yağmuruna nasıl karşı durulur? Bütün bunlara dair hatır ve hayalimde bir şey yok iken, sarışın, kibar, nazlı İstanbul çocuğu, günün birinde pek farkına varmayarak asker oluvermişim.Cepheye göndermeden evvel sıkı bir talimden geçtik. Sabahleyin şafakla beraber kalkmalar, kızgın güneş altında, toz toprak içinde saatlerce mesafeler kat etmeler, bayırlar tırmanmalar, yokuş aşağı yuvarlanırcasına koşmalar, taşlık, gübrelik veya çamur demenden yüzükoyun yere uzanmalar, silah elde sabahtan akşama kadar bin türlü yoru cu hareketler, daha şimdi hatırıma gelmeyen bir sürü müzic vazifeler.

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bozuk Bir Yol Tutanlar

İbn-i Circis hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin talebelerinin büyüklerindendir. 1222 (m. 1807)'de Bağdat'ta doğdu. 1299 (m. 1882)'de orada vefât etti. Yazdığı "Minhat-ül-vehbiyye" kitabından bazı kısımlar:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Felaketten Ve Azaptan Kurtulmak Için!

Vehbi Tülek

Cemâlüddin İbnü'n-Nakib hazretleri tefsir ve tasavvuf âlimidir. 611'de (m. 1214) Kudüs'te doğdu. Kahire'ye giderek kelam ilmi tahsil etti. Sonra Şehâbeddin Sühreverdi hazretlerine intisab ederek tasavvufta yükseldi. Daha sonra Kudüs'e dönerek talipleri yetiştirdi. 698'de (m. 1298) vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Muhammed Çelebi Sultan

Vehbi Tülek

Cennetten Ümitli Ol Cehennemden Kork

Vehbi Tülek

Seyyid Mehmed Nûri Efendi İstanbulda yetişen evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni'nin onbeşinci bâtından torunudur. 1216 (m. 1801)'de İstanbul'da doğdu. 1282 (m. 1866)'de aynı yerde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

En Lüzumlu Olan Şey!.

Vehbi Tülek

Macar Subayının Kızı Nasıl Iman Etti?

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hasene Ve Sünnet-i Seyyie

Vehbi Tülek

Yaratıcı, Yalnız Allahü Teâlâdır!

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Hamevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ölüyü Diriltemem

SelÂmetle Gidip Gel

Arkadaşlarımı Korumak Için

Evliyalar Ölmez İmiş

B0r Çuval Toprak

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek