Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.546.061
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşı bitirmek ve anlaşma sağlamak üzere Avrupa devletleri elçileri İstanbul'a gelmişlerdi. 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen konferansa, Osmanlı hariciyesinden Saffet Paşa başkanlık ediyordu.Bir anda yüzlerce top gümbürdemeye başladı. Yabancı elçiler bunun ne olduğunu daha sormadan Saffet Paşa ayağa kalkarak:-Atılan bu toplar, Osmanlı Devletinde meşruti bir idarenin ve anayasanın kurulduğunu müjdeliyor, dedi. Yabancı elçiler, hiçbir şey olmamış gibi ilgi göstermediler.Bâbıâli'de, Meşrutiyetin öncüsü olan Midhat Paşa, Safet Paşa'yı heyecanla bekliyor, yabancı elçilerin, ilan edilen meşrutiyet için ne düşündüklerini sormak istiyordu. Midhat Paşa biraz sonra Bâbıâli'ye gelen Saffet Paşa'ya:-Ne dediler, ne dediler? Deyince, Saffet Paşa:-Ne diyecekler, çcuk oyuncağı dediler, cevabını verdi.
17 yaşında tahta çıkan Sultan Abdülmecid, Hariciye Vekilliğine tayin ettiği ve sonradan da Sadrazam yaptığı Mustafa Reşid Paşa'nın, Osmanlı Devletini âdeta batılılara satmasına son derece üzülüyordu. Hiçbir şey yapamamanın verdiği elem ile verem hastalığına yakalanıp 25 Haziran 1861 günü 39 yaşında vefat etti. Hayatının son dakikaların da baş ucunda Sadrazam Kıbrıslı Mehmed Paşa, Serasker Rıza Paşa, Evkaf Nazırı Hasib Paşa ve Kaptanıderya Mehmed Ali Paşa bulunuyor du. Abdülmecid Han son nefesini verdiğinde Sadrazam, Hasib Paşa'ya:-Sen burada bekle...diyerek Serasker Rıza Paşa ve Kaptanıderya Mehmed Ali Paşa ile birlikte hemen Abdülmecid Han'ın küçük kardeşi olan Şehzade Abdülaziz'in yanına gittiler. Sadrazam:-Efendimiz, başınız sağ olsun. Biraderiniz vefat ettiler. Taht ve saltanat teşriflerinizi bekliyor...dedi.
İmâm-ı Râfii hazretleri, tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Abdülkerim bin Muhammed olup, 555 (m. 1160)'de doğdu. 623 (m. 1226) senesinde İran'ın Kazvin beldesinde vefât etti...
İmâm-ı Râfii; nakil, irşâd, tahsil ve bilhassa fıkıhda çok meşhûr idi. Fıkıh ilminin yayılmasında büyük hizmeti olmuştur...
Ebû Ca'fer Muhammed Mûsuli hazretleri hadis âlimlerindendir. 162 (m. 778)'de doğdu. 242 (m. 856)'da vefât etti. Hadis ilminde hafız olup, yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezberlemiştir. "Musul Şeyhi" lakabıyla meşhûrdur. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
Ahmed bin Atâ hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 931 (H.319) yılında Bağdat'ta vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdi, İbrâhim Mâristâni ve daha birçok âlimden ilim öğrenmiş, hadis-i şerif dinlemiştir.
Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki: