Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.804.435

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han'ın haçlılar ve diğer din düşmanlarına karşı giriştiği cihâd hareketine de katıldı. Giriştiği seferlerde, Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin diğer talebeleri ile birlikte büyük kahramanlıklar gösterdi. Böylece Osmanlıların Rumeli deki yayılmasında önemli hizmetler gördü.Bu gazâlarda gösterdiği başarılardan birinin sonunda İkinci Murâd Han tarafından Yenişehir köylerinden bir tanesi kendisine temlik edildi (1437). Bu parayı ticarette kullanan Akbıyık Sultan kısa zamanda malının hesâbını yapamayacak kadar zenginleşti. Mal, mülk meşgûliyeti az zaman içinde, hocasının sohbetinden daha az istifâde etmesine yolaçtı. Bu sebeple birgün hocası Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, dünyâya ve onun geçici lezzetlerine bağlanmanın mahzurlarından bahsederek Akbıyık Sultan'a;

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Asıl Kahramanlık Öfkesini Yenmektir

Ebû Osman Sâbûni hazretleri Horasan'da yetişen meşhûr hadis, tefsir ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 373 (m. 983)'de İran'da Nişâbûr'da doğdu. Birçok âlim, kendisinden hadis-i şerif rivâyet etti. 449 (m. 1057)'de Nişâbûr'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Bir Şeye Gönül Vermek

Vehbi Tülek

Kayserili Dâvûd Hoca Osmanlı Devleti’nin ilk fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Kayseri’de doğdu. İlk tahsilinden sonra Mısır’a gitti. Kâhire’de Sadrüddîn-i Konevî hazretlerinin talebelerinden Kemâlüddîn Kâşânî’nin talebeleri arasına katıldı. Tasavvuf yolunda da ilerleyip, yüksek derecelere kavuştu. Osmanlı Sultanı Orhan Gazi, davet edip, İznik’teki Orhâniye Medresesi’ne müderris tayin etti. İlk Osmanlı medresesinin ilk müderrisi olması dolayısıyla, Osmanlı devletinin ilmiye heyetini teşkil eden ilk kadrolar onun talebeleri arasında yetişti. 751 (m. 1350) yılında İznik’de vefât etti. Buyurdu ki:

Allah, Câhili Kendine Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâti hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 760'ta (m. 1359) Endülüs'te (İspanya) Gırnata'da (Granada) doğdu. Memleketindeki büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil etti. Vâdiâş'ta (Guadix) kadılık, Kurtuba'da (Cordoba) başkadılık görevinde bulundu. 829'da (m. 1426) Gırnata'da vefat etti. Ticarette adalet ve ihsan hakkında şunları anlattı:

İşlerimi Allaha Havale Ediyorum

Vehbi Tülek

Kayyûm-i Cihân Muhammed Seyfullah

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Halk Içinde Hak Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Nefsini Cezalandırmak Isteyen Sünnete Uyar

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Zalimlere Dersini Verdi!

Arkadaşlarımı Korumak Için

Adam Olmazsan

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek