Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.998.400

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Memlûklerin Safevileri desteklemesi yüzünden Osmanlılarla arası açılmıştı. Sultan Gavri, İbrâhim Gülşeni hazrelerinin karşı çıkmasına rağmen, devlet adamlarının ısrarı üzerine, Yavuz Sultan Selim üzerine yürüdü. Ancak yapılan savaşta hayâtını kaybetti. Onun yerine tahta çıkan Tomanbay, İbrâhim Gülşeni'ye gelip duâ istirhâm eyledi. Şeyh dedi ki: "Siz duâya kâbiliyet ve istidâd hâsıl eyleyin ki duâ size ulaşsın. Sultanların duâya istidâdı adâlettir. Ol dahi Allahü teâlânın kitâbı ile hüküm vermektir. Her kim Allahü teâlânın emri üzere hüküm etmez ise zâlim dir. Sultanım! Eğer makâm-ı selâmette olmak istersen, Selim'e tâbi olasın." Bu nasihatlere rağmen Tomanbay Ridâniye'de Yavuz'un karşısına çıktı. Bozguna uğradı, sonra yakalanarak idâm edildi.

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennetlik Birisini Görmek Isteyen, Bu Zâta Baksın!

Affân bin Müslim hazretleri hadîs âlimlerindendir. 134 (m. 751) târihinde Basra’da doğup, 220 (m. 835) senesinde Bağdad’da vefât etti. Hadîs ilminde güvenilir bir Âlimdir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Kütüb-i sitte’de mevcûttur. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gönülleri Alır, Ruhları Cezbederdi

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülkâdir Mekki hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 972 (m. 1564)'de Mekke'de dünyâya geldi ve orada yetişti. "Seyyid"dir. 1033 (m. 1623)'de Mekke'de vefât etti. "Hüsn-üs-serire fi hüsn-is-sire" isimli kitabı, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimizin siretini (hayatını) anlatan çok güzel manzûm bir eserdir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Ona Itâat Etmememin Neticesi Azledilmiştim

Vehbi Tülek

Meşveret Etmek De Sebebe Yapışmaktır

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân Nevfelî hazretleri evliyanın meşhurlarından ve Malikî fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 288’de (m. 901) Tunus’ta Kayrevan’da doğdu. Burada meşhur âlimlerden fıkıh ve hadis tahsil etti. Mekke'ye giderek büyük velî Ebû Ali Rodbârî’nin sohbetlerinden istifade etti. 334’te (m. 945) Vâdilmâlih’te vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Az Gül, Çok Sus Ve Az Konuş

Vehbi Tülek

İlim Talebesinin Dikkat Edeceği Husûslar

Vehbi Tülek

Cennetten Cehenneme Açılan Pencere

Vehbi Tülek

İslâm âleminde Görülen Kötülüklerin Sebebi

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen Harama Düşer!

Vehbi Tülek

Kâfirlere Kabirde Azap Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Değişen Sizin Kalbiniz

At Hirsizi

Evliyalar Ölmez İmiş

İftiranin Neticesi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek