Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.200

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin her alanda çökmeye yüz tuttuğu bir devirde yaptığı ıslahatlar ve kazandığı savaşlarla tekrar parlak bir devir yaşatan Köprülü Mehmed Paşa, sadrâzamlığa getirilmesiyle, esaslı bir ıslâhat başlattı. Mâli, adli, askeri tedbirler alıp, Osmanlı Devletini daha da kuvvetlendirdi. Venediklilerin işgâline uğrayan Bozcaada'yı 31 Ağustos 1657'de, Limni Adasını da 15 Kasım 1657'de kurtardı. Osmanlı Devletine karşı Avrupa devletleriyle ittifak kurup, isyân eden Erdel üzerine, 1658 yazında sefere çıktı. 1 Eylül 1658'de Erdel'in kapısı vaziyetindeki Yanova teslim alınıp, Prens Georges Rakoczy kaçınca, yerine Akos Borcsai tâyin edildi. Yanova, Şebes ve Lagoş şehirleri Osmanlı Devletine katıldı. Erdel'in haracı kırk bin altına çıkarılıp, elli bin kuruş harb tazminâtı alındı. Osmanlı ordusunun ve Vezir-i âzam Köprülü Mehmed Paşanın Avrupa kıtasında seferde olmasını fırsat bilen Celâliler, Anadolu'da harekete geçti. Bunun üzerine Avrupa seferi dönüşünde görevlendirilen Köprülü fesad yuvalarını dağıtıp, elebaşlarını yakalattı. Âsilerin üzerine kuvvet sevk edip, cezâlandırdı. Bu Celâli hareketlerinin bastırılmasında, Diyarbakır Vâlisi Murtaza Paşanın çok hizmeti geçti. Osmanlı Devletinin varlığı ve bekâsı için âsilere karşı sert tedbirler aldı.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dertlerin, Belaların Gitmesi Için

Molla Ca'fer hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. 925 (m. 1519)'da Çorum-İskilip'te doğdu. 978 (m. 1571)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Güzel Ahlakın Alametleri

Vehbi Tülek

Hüseyn Vâiz-i Kâşifi hazretleri Timûroğulları hükümdarlarından Sultan Hüseyin Baykara zamanında Herât'ta yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 910 [m. 1505] da orada vefat etti. Çok kitap yazdı. Vâiz-i Kâşifi yazdığı Ahlâk-ı Muhsini adlı eserinde buyuruyor ki:

Pâdişâhın Rüyasına Giren Zât!

Vehbi Tülek

nurlu Bir Rü­ya Ve Amr Bin Mür­re

Vehbi Tülek

Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni (ra­dı­yal­la­hü anh) Es­hâb-ı ki­ram­dan­dır. Hi­caz'da­ki Cü­hey­ne ka­bi­le­si­ne men­sup­tur. Hic­ret­ten ön­ce Müs­lü­man olan­lar­dan­dır...
Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni, bir grup ar­ka­da­şıy­la Mek­ke'ye gel­miş­ti. Mek­ke'de bir rü­ya gör­dü. Rü­ya­sın­da Kâ­be'den bir nur çık­tı. Nur bü­yü­dü, yük­sel­di, Me­di­ne Da­ğı ile Cü­hey­ne ka­bi­le­si­nin Eş'ar Da­ğı ara­sı­nı dol­dur­du, ay­dın­lat­tı...

Kim Amel Ederek Tövbesini Düzeltirse

Vehbi Tülek

Cennet Bâzı Kimseleri Iştiyakla Arzu Eder

Vehbi Tülek

Akl-ı Kâmil Sahipleri Allahü Teâlâyı Dâima Zikrederler

Vehbi Tülek

Doğru Bir Tövbe Edebilmek Için

Vehbi Tülek

Ebülleys-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Onların Beni Tanımakla Şereflenmesi Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Garip Karşilanan Bir Adak

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Yirmi Saniyede

Arkadaşlarımı Korumak Için

Her Şeyi Göze Almıştı!

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek