Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.534.731

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Meyyitezade

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

İlmiye sınıfından Şemseddin Efendi o akşamüzeri köşe penceresinin önünde oturmuş iftar saatinin gelmesini bekliyordu. Birden Rumeli Kazaskeri'nin at üzerinde ve çevresinde adamları olduğu halde sokak başında belirdiğini gördü. Allah Allah, bu civarda kimin konağına gidiyordu bunlar?Şemseddin Efendi pencereye yapışmış ve gözlerini daha da açmış bakarken, şaşkınlı ğı iyice arttı. Çünkü, kafile onun evinin önünde durdu ve kapı tokmağı vurulmaya başladı. Apar topar fırlayan ve önce hareme dalan efendi, "Aman hanım! Rumeli Kazaskeri teşrif buyurdular. Ona göre sofrayı hazırlat!" dedikten sonra merdiven başında gelenleri karşıladı. Ama o da ne! Daha misafirler yerine oturmamıştı ki, Anadolu Kazaskerinin maiyeti ile birlikte çıkageldiği haber verilmez mi?

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbini Allah'a Çevireni Bütün Kullar Sever

Ziyâdî Mehmed Efendi İstanbul'daki büyük velîlerdendir. 1790 (H.1205) senesinde vefât etti. Şeyh Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebesidir. Onun terbiyesinde yetişti. Mânevî ilimlerde üstün derecelere yükseldi. Şam civârında Kadem köyündeki Kadem-i şerîfin (Peygamber efendimizin mübârek ayak izinin bulunduğu taş) bulunduğu câmiyi yaptırdı. Birinci Sultan Abdülhamîd Han zamânında, Sultan tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Bu dâvet üzerine, Kadem-i saâdeti başına alıp, yürüyerek İstanbul'a getirdi. Kadem Dergâhı adıyla meşhur dergâh yapılarak Ziyâdî Efendiye, bu dergâhta insanlara ilim öğretmesi için vazife verdi ve dergâhı kendisine teslim edildi. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

beni Amr'ın Rabbi Öldürüyor

Vehbi Tülek

Amr bin Mürre el Cüheni (radıyallahü anh), Eshâb-ı kiramdandır. Cüheyne kabilesindendi. Bu kabile, Kızıldeniz ile Vadi'l-Kura arasında yaşamakta idi. Resûl-i ekrem "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" hazretleri ile beraber birçok gazalara katıldı. Onun vefatından sonra Şam'a yerleşti. Hazret-i Muaviye'nin (radıyallahü anh) halifeliği sırasında Şam'da vefat etti...

Duânın Kabûl Olmasının Şartları Ve Edepleri.

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

İlyâs aleyhisselâm, İsrâiloğullarını Allahü teâlâya imâna ve ibâdete çağırdı. Onu dinlemediler, hattâ memleketlerinden kovdular. Ba'l adındaki puta tapmaya ısrarla devâm ettiler. Allahü teâlâ onlar üzerine belâ ve musibet gönderdi. Çeşitli sıkıntılarla cezâlandırıldılar. Yiyecek bulamaz oldular. Sonunda İlyâs aleyhisselâmı bulup, nasihatini dinlediler. İmân ettikleri için, üzerlerinden belâlar ve musibetler kaldırıldı...

Yenilikçi Sultan Abdülmecid Han

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Hz. Hâlid Bin Sinân Abesî

Vehbi Tülek

Mûsâ Hâlidî

Vehbi Tülek

Akl-ı Kâmil Sahipleri Allahü Teâlâyı Dâima Zikrederler

Vehbi Tülek

Seven Kurtuldu Sevmeyen Öldü!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kum Ve Kaya

Namazini Ben Kildirayim

Kul Hakkı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Gerçek Zehir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek