Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.566.253

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Sultan Üçüncü Mehmed Hân, Eğri Seferine çıktı. Orduyu vâz ve nasihat ile takviye etmesi için Yayabaşızâde Efendiyi de berâber götürmek istedi. O da Allahü teâlânın dinini yaymak niyetiyle sefere katılmayı kabûl etti.Sefere çıkmadan evvel, kendisinin olan Beydâvi Tefsiri'ni talebelerinin büyüklerin den Bosnalı Hüseyin Efendiye gönderip; "Mütâlaa ettikçe bize duâ etmeyi unutmasın." dedi. Bundan sonra pâdişâh ile birlikte sefere çıktı. Yol boyunca askeri çok güzel bir şekil de muhârebeye hazırladı. Muhârebe esnâsında bir ara askerin durumu bozulup, firâr kaçınılmaz bir hâl almışken, Hızır Efendi pâdişâhın huzûruna çıkıp; "Sultânım! Ricâlullah bizimle birliktedir. Bir mikdâr daha harbe tahammül ediniz. Neticede zafere ulaşacaksınız. Beni de duânızdan unutmayınız. Bu uğurda şehid olacağımı ümid ediyorum." Buyur du ve toplanan askerle düşman üzerine at sürdü. Büyük kahramanlıklar gösterdi, nihâyet şehid oldu. Şehid olduğunda mübârek vücûdunda birçok kılıç ve mızrak yarası vardı.

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ahmed Ebdal Çeştî

Ebû Ahmed Ebdal Çeşti hazretleri, evliyânın büyüklerinden Ebû İshâk Çeşti hazretlerinin en büyük talebelerindendir. 260 (m. 873) senesinde doğdu. 355 (m. 965)'de vefât etti.

Ebû Ahmed Ebdal Çeşti, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyhîzâde Damad Efendi

Vehbi Tülek

Şeyhizâde Damad Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Babası Gelibolulu Şeyhi Mehmed Efendi'ye nisbetle "Şeyhizâde", Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi'nin damadı olduğu için "Damad Efendi" olarak bilinir. Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'nin mülâzemetinde bulundu. Müderrislik, kadılık, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği yaptı. 1078'de (m. 1667) vefat etti. Buyurdu ki:

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Vehbi Tülek

Şeytan Beyne, Öfke Ise Göze Girer

Vehbi Tülek

Bedreddin Konevi Efendi Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde yaşamış Hanefi mezhebi fıkıh âlimi olup, tasavvuf büyüklerindendir. Konya'da doğdu ve 1216 (m. 1801) senesinde İstanbul'da vefât etti. İmâm-ı Birgivi'nin "Birgivi Vasıyyetnamesi"ni şerhetti. Bu eserinde buyurdu ki:

Allahım, Kavmime Hidayet Eyle

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Vehbi Tülek

Nefsin Için Kimseye Kızma

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Ardûn

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Her An Allahü Teâlâ Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Yüz Vermedin!

Arkadaşlarımı Korumak Için

Bereketi Var Mı?

Hizir Ve Gelin

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek