Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.008.690

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlemdeki Her Şey Senin Için Yaratıldı

Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep'te vefât etti. Ebü'l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Kavmin Efendisi, Onlara Hizmet Edendir

Abdüllatif Mahrûki Efendi büyük velilerdendir. 1497 (H. 903)'te İstanbul'da doğdu. İstanbul'da ilim ve edep öğrenip, Halveti büyüğü olarak Vefâzâde Dergâhının piri oldu. Hocalarının silsilesi Seyyid Burhâneddin, Nâsih Efendi, Tâcüddin Karamâni olup, Şihâbüddin Ömer Sühreverdi'ye ulaşır. Uzun zaman İstanbul'da irşâd ile insanlara mânevi terbiye vermekle meşgûl oldu. Sonra Şam'a gidip orada Emevi Câmiinde vaaz ve nasihatlerde bulundu. Sonra İstanbul'a döndü ve Vefâ'daki dergâhta karar kıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hucvîrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hucviri hazretleri, Sultan Gazneli Mahmûd zamânında 1009 (H.400) senesinde Afganistan'da, Gazne'de doğdu. 1072 (H.465) senesinde Lâhor'da vefat etti. Kıymetli eserler yazdı. Hadis ilminde de söz sâhibi idi. Bir eserinde buyuruyor ki:

Ferec Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Mümine Cahillik Yakışmaz

Vehbi Tülek

Muhammed El-Becli hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Doğum târihi bilinmemekte olup, 621 (m. 1224) senesinde vefât etti. İlim öğrenmenin fazileti hakkında buyurdu ki:

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Hazreti Berra (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Gazabını Yenen Kimse Cennetle Müjdelendi

Vehbi Tülek

Müfessir Ve Müderris Abdurrahmân İmâdî

Vehbi Tülek

Niçin Bizden Ibret Almadın

Vehbi Tülek

Taşkesenli Gazi İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

SelÂmetle Gidip Gel

Onun Görmediği Yer

Gül Yaprağı

Garip Karşilanan Bir Adak

Bereketi Var Mı?

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek