Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.596.302

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Ruh

1854 senesi kış aylarında Silistre kalesini muhasara eden Ruslar, bir avuç Osmanlı askeri karşısında zor durumlara düşmüşlerdi. Ağır kış şartlarında erzakları tükenmiş, çoğu açlık ve soğuktan kırılıyordu. Zabitlerine:-Açız!... ekmek, ekmek... diye bağırdıklarında, zabitler:-İşte kale... zaptedin, orada karnınızı doyurun... diye cevap veriyorlardı. Nihayet aç kalan Rus askerleri Osmanlı siperlerine yanaşarak:-Ekmek... diye cılız ve sararmış ellerini uzatıyorlardı. Osmanlı askeri de asil ruhlarını isbat etmek için süngülerinin ucuna ekmek takıp Rus siperlerine uzatıyorlar ve kanlarına susamış olan Rusların aç karınlarını doyuruyorlardı.Bu iyiliklerine Rusların verdiği cevap ise şu oldu: şehri zaptedemiyeceklerini anlayınca yağlı paçavraları ateşe verip, şehre fırlatarak yangınlar çıkardılar. Bu yangınlar bir felaket halini aldı. Tam bu sırada gelen bir derviş:-Ey Müslümanlar korkmayın!... Moskof Kadir gecesi kaçacak, Müslümanlar muzaffer olacaktır, diyerek askerin maneviyatını arttırdı.Hakikaten ertesi gün Kadir gecesiydi ve Ruslar bütün ağırlıklarını alarak, Silistre muhasarasını bir müddet için bırakıp, mağlup bir vaziyette gittiler. Silistre müdafileri de kale burçlarından ezanlar okuyarak zafer şenlikleri yaptılar.

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548'de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerin den Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunanlarla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti.

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülmü'min Bin Abdülhak El-bağdadî

Abdülmü'min bin Abdülhak el-Bağdadi, Irak evliyasındandır. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Bağdad'da Müslümanlara sohbet ederdi. Buyurdu ki:
"Havf, Allahü teâlânın azâbından korkmak ve recâ, Allahü teâlânın rahmetinden ümitli olmak, bir kuşun iki kanadı gibidir. İkisi birden bulunursa, hem kuş, hem de uçuş düzgün ve mükemmel olur. Kanatların birisi bulunmazsa, kuş da, uçuş da noksan olur. Kanatlarının ikisi de bulunmazsa kuş ölüme terk edilmiştir."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anaya-babaya Güzellikle Muâmele Edin

Vehbi Tülek

Evliyazade İsmaıl Hakkı Efendi Nakşibendi şeyhlerinden olup Kütahyalıdır. 1282 (m. 1865)'de Kayseri'de vefat etti. (Miftahü'l-Tefasir) ismindeki tefsir kitabında şöyle nakleder:

Günahlar Birer Derttir Devası Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

Sâlih Efendi

Vehbi Tülek

Sâlih Efendi, İstanbul'da yetişen evliyâdan olup, 1788 (H.1203) senesinde, Karagümrük'te doğdu. "Odabaşı Şeyhi" diye meşhur olan Nûri Efendiye talebe oldu. Tam yirmi iki sene cân-u gönülden hizmet etti. Hocasının vefatından sonra onun yerine geçerek Fâtih civârında talebe yetiştirmeye başladı. 1879 (H.1296) senesinde vefât etti. Dergâhındaki tevhidhânesine defnedildi.

Sâlih Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

İman Etmedikçe Cennete Giremezsiniz

Vehbi Tülek

Hanbelî F1k1h âlimi Muhammed Kudâme

Vehbi Tülek

Nüzhet Efendi

Vehbi Tülek

rahmete Kavuşmuş Bahtiyar Kimse...

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Karşısındakinin Anlayışına Göre Konuşur

Vehbi Tülek

Kanaatkâr Olan, Ansızın Nimetlere Kavuşur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Anzakli Ömer

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kul Hakkı

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek