İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez
Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.264.231
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:
Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta:
- Kimdir o?
- Kim var orda?..
v Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.
Meyân Mir hazretleri, Hindistan velilerinden olup, Hazret-i Ömer'in soyundandır. İran'ın Süstan şehrinde 1550 (H.957) senesinde doğdu. 1635 (H.1045)te vefât etti. Kabri Lahor yakınlarında Haşimpur'dadır.
Sekiz yaşından itibâren Lahor'da ikâmet eden Meyân Mir hazretleri, tasavvufta Kâdiriyye yolunda aslen Sustanlı olan Şeyh Hızır'ın sohbetlerinde ve hizmetinde kemâle erdi. Ayrıca Abdülkâdir Geylâni hazretlerinin rûhâniyetinden feyz aldı.
Meyân Mir hazretleri vefatına yakın günlerde buyurdu ki:
Abdullah bin Hâzır hazretleri evliyânın büyüklerinden ve hadîs âlimidir. Evliyâullahtan Yûsuf bin Hüseyin'in dayısı ve Zünnûn-i Mısrî'nin arkadaşıdır. İran'ın Rey şehrinde doğdu ve hicrî dördüncü asırda orada vefât etti. Bir sohbetinde şöyle anlattı:
Abdullah bin İbrahim Cedri hazretleri hadis âlimi olup, Hanbeli mezhebi fıkhı, kırâat ve ferâiz ilminde de söz sahibi idi. 679 (m. 1280)'da Musul'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:
Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.