Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.357.683

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe'ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Denizalti

1719 yılında Sultan III. Ahmed Hân, şehzâdeleriyle İstanbul'dan 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu vesileyle İstanbul'da onbeş gün onbeş gece şenlikler yapılmış, halkın yüzü gülmüştü. Bu şenliklerde bütün halka yemekler verilmiş, herkese hediyeler dağıtılmıştı. Osmanlı tarihindeki sünnet düğünlerinin en muhteşemi olarak bilinen bu düğünde sanatkârlar ve esnaf da olanca hünerlerini göstermişti. Bu gösterilerden biri vardı ki anlatmaya değer: Düğünün son günlerinden bir gün Pâdişah Aynalıkavak Kasrı'ndaydı. Herkes kayıklarla Haliç'e dökülmüştü. Denizin yüzü kayıklarla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın imkânı yoktu. Gemilerin üzeri de mahşer gibiydi. Bu gösteride, Mimarbaşı İbrâhim Ağa'nın yaptığı gemi büyüklüğündeki bir timsah modeli, üst çenesini açıp kapayarak yarım saat kadar deniz yüzünde dolaştıktan sonra denize daldı. Zevkle seyredilen bu gösteri çok da takdir toplamıştı. Fakat o da ne? Bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bu sefer hayrete dönüştü. Timsah ağzını açıp durdu, ağzından rengârek kıyâfetli beş tane çocuk çıkıp oynamaya başladı. Mimarbaşının bu timsahı dünyanın bundan üç asır kadar önce tecrübe edilmiş ilk denizaltı gemisi sayılmaktadır

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-u ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Merhamet Edene, Allahü Teala Merhamet Eder

Muhibbüddin ibn-i Rüşeyd hazretleri hadis ve Maliki fıkıh âlimidir. 657'de (m. 1259) Fas'ta Sebte'de (Ceuta) doğdu. İlk tahsilinden sonra ilim tahsili için Tunus, Mısır ve Suriye'ye gitti; Medine ve Mekke'ye geçerek hac vazifesi­ni ifa etti, muh­telif âlimlerden hadis rivayet etti. Tekrar memleketine döndü ve 721'de (m. 1321) vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alâüddîn-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Alâüddin-i Semerkandi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ'da vefât etti. Meşhur "Tuhfet-ül-fukahâ" kitabında, "Sular" bahsinde uyruruyor ki:

Firavun Ve Sihirbazlar

Vehbi Tülek

Yüz Bin Söz, Bir Pul Kadar Etmez!

Vehbi Tülek

Hamzavi Beşir Efendi İstanbul'da yetişen evliyâdandır. Arnavutluk'un Gonca kazâsında doğdu. İstanbul'a gelerek Fâtih Câmiinde Hâce İdris Ali ve Hâcı Kubây isimlerinde iki mübârek zattan Hamzaviyye yolunun edeblerini öğrendi ve icazet aldı.

Tasavvufun Sadece Ismi Kalmıştır!

Vehbi Tülek

Sabır, Iyi Vasıfların En Üstünüdür

Vehbi Tülek

Abdullah Lebbân

Vehbi Tülek

Allah, En Hayırlı Koruyucudur

Vehbi Tülek

Abdullah Bin El-eşec El-kindî

Vehbi Tülek

Kevser Nedir, Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Bize Teveccüh Edin

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Latif Bir Şikayet

Arafatta Görüşürüz

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek