Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.424.818

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ateş Gelirken Ondan Nasıl Emin Olunur?

Abdullah bin Dînar hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. 744 (H.127) senesinde vefât etti. Hadîs-i şerîf ilminde üstün bir dereceye yükselmiş olup müksirûndan yâni, çok hadîs-i şerîf rivâyet edenlerdendir. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Ömer, Enes bin Mâlik'ten (radıyallahü anhümâ) ilim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eti Yenen Ve Yenmeyen Hayvanlar

Ahîzâde Sinânüddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aydın’ın Güzelhisar kasabasında doğdu. Asrının âlimlerinden ilim tahsil etti. Molla Birgivî-zâde’nin hizmetinde bulunup, ondan ilim öğrendi ve istifâde etti. İstanbul’da ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra, Trabzon’a müftî ve müderris olarak tayin edildi. Bu vazîfeden emekli olup, Bursa’ya döndü ve 936 (m. 1529) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâmzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İmâmzâde Mehmed Efendi, Kanuni Sultan Süleymân zamanında yaşamış âlim ve kadılardandır. 973 (m. 1565) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında buyurdu ki:

Şehitlerin De Şefaati Haktır

Vehbi Tülek

Ölümü Çok Hatırlayan Kimse Az Konuşur

Vehbi Tülek

Ahmed Kâdir-billâh hazretleri Yirmibeşinci Abbasi Halifesi olup, kelâm, hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimi idi. 336 (m. 947)'de doğdu. 381 (m. 991)'de hilâfete geçti. Kırkbir sene üç ay hilâfet makâmında kalıp, 422 (m. 1031) yılında vefât etti. Birçok talebe yetiştirip, kıymetli kitaplar yazdı.

Molla Câmî

Vehbi Tülek

Buhârâlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Zâhirde Halk Ile Bâtında Hak Ile Bulunmalı

Vehbi Tülek

Abdürrahîm Irâkî

Vehbi Tülek

Alâeddin Arabî Efendi

Vehbi Tülek

Nefsin Için Kimseye Kızma

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Arafatta Görüşürüz

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek