Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.024.759

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dari Ekmek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbe Kapısı Devamlı Açıktır

Burhânüddin İbn-i Abdülhak hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 669 (m. 1270)'de Şam'da doğdu. 744 (m. 1343)'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Altınları Fakirlere Ve Zavallılara Dağıt

Vehbi Tülek

Bennân-ı Hammâl hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Ebû İmrân-ı Kebir'in talebesi idi. Cüneyd-i Bağdâdi Ebû Hafs Nişâbûri ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. Ebü'l-Hüseyin Nûri'nin hocası idi. 928 (H.316) senesinin ramazan ayında Mısır'da vefât etti.

Müslümânların Günleri Sıkıntı Içinde Geçiyordu

Vehbi Tülek

Ebû Yahyâ Bin Kays

Vehbi Tülek

Ebû Yahyâ bin Kays hazretleri Şam'da yaşamış olan kıraat âlimlerinden olup, tabiindendir. Hicretin 7. yılında doğdu. Eshab-ı kiramın büyüklerinden Kur'ân-ı kerim kıraatini öğrendi. Ebû Eyyûb el-Ensâri ile birlikte İstanbul'un muhasarasına da katıldı. 121'de (m. 739) ve­fat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

kalbleri De Tedavi Edebilir Misin?..

Vehbi Tülek

Takvâ Sahipleri Bir Şey Istemez

Vehbi Tülek

Senin Için Geldim, Kapıyı Aç

Vehbi Tülek

Velîler, Gelen Her Türlü Eziyete Tahammül Eder!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Vaadini Yerine Getirdi

Vehbi Tülek

Âlimin Yüzüne Bakmak Ibâdettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Allah'ın Emaneti

Ölüyü Diriltemem

Allah Haramdan Kaçani Korur

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek