Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.665.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

"Hilafet nedir ve niçin bu kadar önemlidir?" Bu soruların enteresan cevaplarını Rıza Tevfik şöyle anlatıyor;İngilizlerin parmağı olan 31 Mart Hadisesinin tertipçilerinden olan Rıza Tevfik, bu ihtilal sonrası İngiliz sefaretine gittiğinde çok soğuk karşılanır. Rıza Tevfik bunlara bir mana veremez. Bir süre sonra ingiltereye gittiğinde ingilterenin Türkiye büyükelçisi Lord Nicholson'ı ziyaret eder ve bu soğuk karşılamanın nedenini sorar ve şu ibretli cevabı alır: -Biz jön Türkleri teşvik ettik çünkü ihtilal olacak ve sultanla hilafet alaşağı edilecekti. Fakat aldandık, beklediğimiz neticeyi alamadık. Gerçi Kanun-i Esasi geldi fakat sultan ve hilafet yerinde kaldı." Bu cevap üzerine Rıza Teyfik şu soruyu sorar; -İngiltere Devleti'ni hilafet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor.?"-Haa biz Mısır'da, Hindistan'da İslam kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlar ca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki sultan yılda bir defa bir selam-ı şahane, bir de hafız Osman hattı Kur'anı Kerim gönderiyor, bütün İslam ümmetini hudutsuz bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyor."

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ey Meleklerim, Onu Hesaba Çekmeyin

Eshâb-ı kiramdan Zeyd bin Vehb radıyallahü anh Resûlullah efendimize salevât getirmenin önemi hakkında buyurdu ki:
İbn-i Mes'ûd (radıyallahü anh) bana buyurdu ki: "Ey Zeyd bin Vehb! Cum'a gecesi olunca, Resûlullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) bin kere salât okumayı terk etme."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Vehbi Tülek

Kâdi İsfehâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 585 (m. 1189) senesinde İsfehan'da vefât etti. Fıkıh ilmini Şehid Muhammed bin Yahyâ'dan öğrendi. Başka âlimler ile de görüşüp, kendilerinden istifâde etti. Birçok ilimlerde, bilhassa hılâf ilminde çok yükseldi. Buyurdu ki:

Nefs Doğru Yola Girince...

Vehbi Tülek

Müslüman, Sevdiğini Allah Için Sever

Vehbi Tülek

Ebü'l-Fazl İbnü'ş-Şıhne hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 804 (m. 1402)'de Halep'te doğdu. Halep, Şam ve Kahire'de, devrinin büyük âlimlerinden ilim tahsil etti ve İbn-i Hacer Askalâni'den icazet aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Kahire'­de Hanefi başkadılığı, nihayet Ku­düs'te Şeyhûniyye Hankahı şeyhliğine getirildi. 890'da (m. 1485) orada vefat etti. Buyurdu ki:

Herkese Karşı Hürmetkâr Ol

Vehbi Tülek

Doğru Sözü Kabul Etmelidir

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Huzûrunda Iman Eden Hristiyanlar

Vehbi Tülek

İnsanlara Iyi Muâmele Etmek, Aklın Yarısıdır

Vehbi Tülek

Hasen Irâkî

Vehbi Tülek

sen Darim Oğlu Madarsın!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Başka Du Bilmez Misin?

Allah’a Firar Et

Minareden Okunan Şiir

Bize Teveccüh Edin

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek