Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.429.083

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kiminle Dost Olmam Uygun Olur Efendim?

Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran'da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Merv'de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Vaaz ve nasîhatleriyle şöhret bulmuştur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Hocazade

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-u ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşıl dı. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin bütün taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşın mış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyordu. Hemen Türkiye' nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturuldu. Ortaya bir sürü fikir atıldı. Her kafadan bir ses çıktı ama sonuç alınamadı. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyordu. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyordu. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme buldu. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not vardı. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelendi. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektuptu. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıktı: "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yaptı. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarıldı. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı'nda saklanıyor.

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerîm Mahlûk Değildir

Alâüddin Merdâvi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 818 (m. 1414)'de Filistin'de Merdâ köyünde doğdu. 885 (m. 1480)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Armağanî Mehmet Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlı imparatorluğunun manevi direkleri o büyük imparatorluğu altı asır ayakta tutmuştur... İşte bunlardan biri de Dördüncü Murad Han devrinde yaşamış olan Armağani Mehmet Efendi'dir. Aslen Foçalı olan Mehmet Efendi, herkese bir elma hediye ettiğinden kendisine bu isim verilmiştir... Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdular ki:
"Beraberce oturup kalkılan her kimse ile, ülfet ve muhabbet üzere olmak uygun olmaz. Her ülfet ve yakınlık duyulan kimseye de, sırların kapısı açılıp söylenemez. Yalnız emin olan, sırları saklayacak kimseye sırlar açılır, vesselâm!"
"Ahlâkı ve anlayışları birbirine zıt olanlarla oturup görüşmek, ruhlar için kurtlardır. Bunlar insanın içini kemirirler. Huyları ve anlayışları iyi olanla oturup kalkmak ise, ruhların gıdâsı, akılların aşısıdır. Aklın bereketlere kavuşarak artmasına bunlar sebeb olur."

Ödünç Vermek Müstehaptır

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdî

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdi hazretleri Şafii mezhebi tefsir ve fıkıh âlimi olup 364 (m. 974) de Basra'da doğdu. Daha sonra Bağdad'a geldi ve 450 (m. 1058) senesinde orada vefat etti. "Edeb-üd-dünya ved-din" isimli eserinde rivayet ettiği hadis-i şeriflerde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

O Müminler Için âhiret Saadeti Vardır

Vehbi Tülek

İbn-i Sâlim Kilâ'î

Vehbi Tülek

Hocalık Ve Talebelik, Takvâ Ile Olur

Vehbi Tülek

Ebû Bekr­-i Şiblînin ­son Ne­fes Kor­ku­su!

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleridir

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sarik Ve Sakal

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Abdullah El-acemî

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek