Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.084.791

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Hân, kızını Melek Ahmed Paşa'yla evlendirir. Sultan hanım ve eşi Melek Ahmed Paşa; Boğaziçi'nde Kuzguncuk'ta otururlar. Her yıl tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyâyı, her Ramazan kendi kapu halkına haraç-mezad satmak!... Bu garip mezad'ın iştirakçileri de pek sevinirlerdi. Aldıkları eşyaya karşı vereceklerini, seve seve edâyâ çalışırlardı. Belli günde, münâdi mezadçı bağırır:-Bir altın sahan!... Haydi bir kapaklı, altın sahan..Yok mu tâlibi?-Kaça?...Kaça?...-Bir yetim okutmaya. Hadi bir yetim okutmak isteyen yok mu? İki yetim... Üç yetim... Arttırma başlar. En fazla tâlibine "Altın sahan" verilirdi. Münâdi, "Murassa" mücevherli bir kılıç gösterir. Gözler kamaşır. Böyle böyle yetimler okutulur, dullar korunur, garibler gözetilir; Yasinler, Hatimler indirilir... Dünya ve Âhıret seâdeti yaşanılırdı.

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nasrâniyyet Ve Yahûdiyyet Bâtıl Olmuşlardır

Seyyid Muhammed Mehdî Senûsî hazretleri Libya evliyasından olup Senûsiyye tarikatının pîri Muhammed bin Ali Senûsî’nin oğludur. Bingazi ile Derne arasındaki Mâsse’de doğdu. Babasının vefatının ardından postnişin oldu. Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhamid’den ferman aldı. Osmanlı Devleti’ne bağlılığını İstanbul’a bildirdi. 1320 (m. 1902)’de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüseyin Nakkaş Efendi

Vehbi Tülek

Hüseyin Nakkaş Efendi Osmanlılar zamanında yetişen fıkıh âlimlerindendir. İran'ın Tebriz şehrinde doğdu. 964 (m. 1556) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Karahisârî İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Şemsül-eimme Hulvânî

Vehbi Tülek

Şemsül-eimme Hulvâni hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olup 456 (m. 1064) senesinde Buhârâ'da vefât etti. Buhârâ'da, o zamanda bulunan âlimlerin İmâmı, en yükseği idi. Fıkıhdan başka hadis ve diğer ilimlerde de derin âlim idi. Derslerinde buyurdu ki:

Ahirette Bütün Insanlar Ve Canlılar Diriltilecek

Vehbi Tülek

Abdürrahim Semerkandî

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Olanlar!..

Vehbi Tülek

Yeryüzü Iki Kimseye Çok Hayret Eder!

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken On Edeb Lâzımdır

Vehbi Tülek

Onun Bir Hafta Ömrü Kaldı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Latif Bir Şikayet

B0r Çuval Toprak

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek