Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.692.964

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Sultan II Abdülhamid Han, Serasker Müşir Rauf Paşa'yı seraskerlik vazifesi uhdesinde kalmak üzere, yaveri ekremilik ve fevkalade büyük elçilik payeleriyle hem Rusya 'da bazı görüşmelerde bulunmak ve hem de Gazi Osman Paşa'yı alıp İstanbul'a getirmek üzere Petersburg'a göndermiştir.Yapılan görüşmeler neticesinde Gazi Osman Paşa 'nın İstanbul'a dönmesine müsaade olunmuştur. Yolculuk esnasında mihmandarlık vazifesinde bulunmak üzere meşhur General Nemikof, Gazi Osman Paşa nın maiyetine verilmiş ve ayrıca Rus Çarı tarafından Paşa'ya, kahramanlığını takdir manasında, çifte nişan takılmıştır.Gazi osman Paşa nın gelmekte olduğunu haber alan İstanbul halkı sahile dökülerek tüm geceyi ayaküzerinde sabaha kadar geçirmeye razu omuş ve büyük bir Çoşku ile kendisini beklemeye koyulmuştur.

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kefevî Hüseyin Efendi

Kefevi Hüseyin Efendi Osmanlılar zamanında yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, Kırım'da bulunan Kefe'de doğdu. 1010 (m. 1601)'da Mekke'de vefat etti. Memleketinde ve sonra İstanbul'a gelip ilim tahsil etti. 1007 (m. 1598) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir vaazında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Vehbi Tülek

Ka­dı Ebû Ya'lâ haz­ret­le­ri, kı­ra­at, ke­lâm, ha­dis, tâ­rih ve Han­be­li mez­he­bi fı­kıh âli­mi­dir. 1059 (h. 451) yı­lın­da doğ­du 1131 (h. 526) yı­lın­da Bağ­dad'da­ki evin­de şe­hid edil­di...
Ebû Ya'lâ, fı­kıh bil­gi­le­rin­de za­ma­nın ön­de ge­len âlim­le­rin­den ol­du. Han­be­li mez­he­bi fı­kıh bil­gi­le­rin­de arif idi. Fet­va ma­ka­mı­na yük­sel­di. Üs­tün ze­kâ­sı ve en­gin bil­gi­si ile in­san­la­rın mes'ele­le­ri­ni kı­sa za­man­da hal­le­der­di. Ehl-i sün­net ve ce­mâ­at yo­lu­nun mü­dâ­fa­asın­da çok gay­ret­liy­di. Bu hu­sus­ta pek­çok ki­tap yaz­dı...
Gü­zel ah­lâ­kı yük­sek il­mi, ha­fı­za­sı­nın üs­tün­lü­ğü ve ze­kâ­sı­nın kes­kin­li­ği, in­san­la­rın mes'ele­le­ri­ni ko­lay­ca çö­züm­le­me­si ile Müs­lü­man­la­rın sev­gi­si­ni ka­zan­dı. On­la­ra Al­la­hü te­âlâ­nın emir ve ya­sak­la­rı­nı öğ­ret­ti. Eh­li sün­net i'ti­kâ­dı­na ters olan fi­kir sa­hip­le­ri­ne gü­zel ce­vap­lar ve­re­rek sus­tur­du.

Nüzhet Efendi

Vehbi Tülek

Bu Yolun Sonu Başlangıçta Yerleştirilmiştir

Vehbi Tülek

Tâhir-i Lâhorî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden ve çocuklarının hocalarındandır. Büyük bir âlim idi. Küçük yaşta memleketindeki âlimlerden zâhirî ilimleri tahsîl etmeye başladı. Tasavvuf yolunda ilerlemek için Serhend’e giderek İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Senelerce hizmet ederek yüksek derecelere kavuştu. 1630 (H.1040) senesinde Lâhor'da vefât etti.

Abdülganî Meydânî

Vehbi Tülek

Muhabbet Ve Edep Timsali Bir Talebe

Vehbi Tülek

Alâüddîn Âbizî Ve Abdülkebîr Yemenî

Vehbi Tülek

Bir Garip Derviş Hacı Mesud

Vehbi Tülek

Halife Mu'tasım Ve Fitnecilerin Marifeti!

Vehbi Tülek

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Ayyaşin Sonu

Dört Şey Mühimdir

Helvaci Çocuk

Bizi Hatirlayin!

Allah Diyen Genç

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek