Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.522.894

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Devir, "Yavuzu kahhar" diye anılan öfkeli hünkar Yavuz Sultan Selim devri... Öfkeli, ancak keyfe keder hükmetmek yok, zulmetmek yok; her şey kitabına uymalı ki, Zembilli Ali Cemali Efendi'nin ya da İbni Kemal Hoca'nın ihtarına maruz kalmasın. Zira, özellikle Zembilli Hoca, "Hükümden ayrılırsan halline (padişahlıktan azledilmek) fetva veririm" diye gürleyen insandır. Hoca, dünyevi kudret ve kuvvetlerden değil, sadece Allah'tan korkan bir gönül ve hukuk adamıdır. Öyle olduğu için de Zembilli Hoca'nın karşısında tir tir titremektedir. Aslında korktuğu şey hukuktur, onun dışına çıkma endişesidir. Mercidabık Seferi pahalıya patladığın dan, hazinenin paraya ihtiyacı olur. Yavuz Defterdarından (Maliye Bakanı) para bulmasını iser. Defterdar bir formül teklif eder:

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Güneş, Mürşid-i Kâmilin Kalbidir

Tevfik Bosnevi Efendi İstanbul velilerdendir. 1785 (H.1200)'de Bosna'da doğdu. 1866 (H.1283)'de İstanbul'da vefât etti. Kabri, Üsküdar'da Nalçacı Halil Dergâhı bahçesindedir. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a geldi. Burada Kuşadalı İbrâhim Halveti'nin sohbetlerinde kemale geldi. Hocası vefât edince, yerine geçerek ölünceye kadar insanlara doğru yolu göstermeye çalıştı. Çok kerametleri görüldü. Muhyiddin isimli bir zât şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytan Niçin Feryâd Etti?

Vehbi Tülek

Atâ bin Meysere el-Horasâni, Tâbiin devrinin tanınmış, hadis ve tefsir âlimlerindendir. 670 (H.50) senesinde doğup, 752 (H.135) târihinde Eriha'da vefât etti...

gidecek Başka Kapı Mı Var Ki?..

Vehbi Tülek

Namazda Yanlış Okumanın Hükmü

Vehbi Tülek

Zahiruddin Hârezmi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 601 (m. 1204) senesinde Harezm'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Endülüs Emevi Halifesi Hakem Bin Abdülmelik

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Esîrüddin Ceyyânî

Vehbi Tülek

Hibetullah Sekatî

Vehbi Tülek

Mümine Lanet Etmek Onu Öldürmek Gibidir

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr Ezherî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Üç Kandil

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bülbülün Zikri

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek