Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.396.699

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

2 Haziran 1916'da Kolağası (Yüzbaşı) Mehmet Tevfik, Çanakkale harbinde bir İngiliz mermisi ile yaralanmış ve şehid olmadan önce şu mektubu yazmıştır:

Sebeb-i hayatım, feyz-i refikim
Sevgili babacığım, valideciğim;

Arıburnunda ilk girdiğim müthiş muharebe de sağ yanımdan ve pantolonumdan hâin bir İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum. Fakat, bundan sonra gireceğim muharebeler den kurtulacağıma ümidim olmadığından, bir hatıra olmak üzere şu satırları yazıyorum.

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Farz Namazdan Sonra Okunacak Dualar

Şeyh Abdullah el-Osmânî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh ve hadîs âlimlerinin büyüklerindendir. Nesebi Hazreti Osman’a ulaşır. 694 (m. 1295) senesinde Mekke-i mükerremede doğdu. 777 (m. 1375) senesinde vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-abbas Müberrid

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbas Müberrid rahmetullahi aleyh, kırâat, nahiv ve edebiyat âlimidir. Basra'da doğan Müberrid hazretleri, Bağdâd'a yerleşti ve 285 (m. 898) yılında burada vefât etti. Bir dersinde, Kur'an-ı kerim kıraati hakkında şunları anlattı:

Molla Halil Siridî

Vehbi Tülek

Kalb Ve Ruh, Cisim Değil, Cevherdir

Vehbi Tülek

İbrâhim Reyyâhî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 1180 (m. 1766)’da Tunus’un Tesfûr denilen bölgesinde doğdu. 1266 (m. 1850)’de Tunus’ta vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

Bahâeddin Ibn-i Akil

Vehbi Tülek

Uhud Şehidi: Amr Bin Ukeyş

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Vehbi Tülek

Kânûnî'nin Sârbânbaşı...

Vehbi Tülek

Şerâfeddin Zeynel Abidin Dağıstanî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

SelÂmetle Gidip Gel

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Altıyüz Dirhemlik İp

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek