Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.819.124

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bü­yük E­dip Ve Ha­tip Ebû A­li Se­kafî

Ebû Ali Se­ka­fi, bü­yük ve­li­ler­den­dir. İs­mi, Mu­ham­med bin Ab­dül­veh­hâb, kün­ye­si Ebû Ali Se­ka­fi'dir. Ni­şâ­bur'da doğ­du. Do­ğum tâ­ri­hi bi­lin­me­mek­te­dir. 939 (H. 328) se­ne­si Ni­şâ­bur'da ve­fât et­ti.
Za­mâ­nın­da­ki âlim­ler­den ilim tah­sil edip, he­men he­men bü­tün ilim dal­la­rın­da ih­ti­sas sâ­hi­bi olan Ebû Ali Se­ka­fi haz­ret­le­ri, da­ha son­ra ta­sav­vuf yâ­ni mâ­ne­vi bil­gi­le­ri tah­sil için ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den Ebû Hafs Had­dâd ve Ham­dûn Kas­sâr'ın soh­bet­le­ri­ne ka­tıl­dı. Kı­sa za­man­da ve­li­lik bil­gi­le­rin­de de yük­se­lip kâ­mil, ol­gun bir zât ol­du. Gü­zel ko­nuş­ma­sı ile in­san­la­rı cez­be­dip ken­di­ne çe­ker­di.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Güneş, Mürşid-i Kâmilin Kalbidir

Vehbi Tülek

Tevfik Bosnevi Efendi İstanbul velilerdendir. 1785 (H.1200)'de Bosna'da doğdu. 1866 (H.1283)'de İstanbul'da vefât etti. Kabri, Üsküdar'da Nalçacı Halil Dergâhı bahçesindedir. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a geldi. Burada Kuşadalı İbrâhim Halveti'nin sohbetlerinde kemale geldi. Hocası vefât edince, yerine geçerek ölünceye kadar insanlara doğru yolu göstermeye çalıştı. Çok kerametleri görüldü. Muhyiddin isimli bir zât şöyle anlatır:

Ebû Abdullah Huşenî

Vehbi Tülek

kalbin Katılaşırsa!..

Vehbi Tülek


Ahmed Diyobendi hazretleri, Hindistan'da yetişen velilerdendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Sehârenpûr'a yakın Diyobend şehrinde doğdu. Serhend şehrine giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerine talebe oldu. İhlâsı sebebiyle İmâm-ı Rabbâni'nin iltifat ve merhametine kavuştu. İcâzet alarak halifesi oldu.

Sözünüz Zikir, Sükûtunuz Fikir, Bakışınız Ibret Olsun

Vehbi Tülek

Helâlin Hesabı Haramın Ise Azabı Vardır

Vehbi Tülek

Necmeddîn İsfehânî

Vehbi Tülek

Verdiğini Az Gören Kimse Cömerttir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Cahş (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebû Ümeyye Bin Hâris

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gerçek Zehir

Gerçek Zehir

Vaktiyle bir kasabada, kayınvalidesiyle birlikte yaşayan bir gelin vardı. İkisinin de kişiliği tamamen farklıydı. Sık sık kavga edip tartışırlardı. Evde huzur kalmamış, bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından, annesi ile karısı arasında kalan koca için de, ev cehennem haline gelmişti.Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğruca babasının eski bir arkadaşı olan yaşlı bir aktara gitti ve derdini anlattı. İlim ve marifet sahibi olan yaşlı aktar, ona bitkilerden yaptığı bir karışım hazırladı ve üç ay boyunca hergün azar azar, kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyledi. Zehir az az verilecek, böylece kaynanayı gelininin öldürdüğü belli olmayacaktı. Yaşlı aktar gelin hanıma, kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için, kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Allah'ın Emaneti

Firkateyne Bininiz

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Korkma!

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek