Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.974
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Eylül 1902'de İran Şahı Muzafferüddin Kaçar Han, İstanbul'a resmi bir ziyarette bulunmuş tu. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han, onun ikamet etmesi için Şale köşkünü inşa ettirmişti. İran tahtında, 1794'den beri Oğuz'ların bir kolu olan Kaçar hanedanı bulunmaktaydı ve Muzaferüddin Han Türklüğü ile gurur duyuyor, Osmanlıları kardeş biliyordu. Misafir hükümdar, bir gün Edirne'ye giderek, Osmanlı II. Ordusunun geçit töreninde hazır bulundu. Birliklerin geçecekleri yolda su birikintileri vardı. Topçu kumandanlarından Şükrü Paşa atını telaşla sürerek geldi ve selam verdi:
Sultan İkinci Bâyezid Han, Bâyezid Câmiini yaptırınca, bir Cumâ günü câminin açılışı için geldi ve Baba Yûsuf Sivrihisâri'yi de dâvet etti. Baba Yûsuf Sivrihisâri, namazdan sonra kürsüye çıkıp vâz etmeye başladı. Tesirli vâzıyla, Pâdişâh ve câmide bulunan cemâat ağlamaya başladı ve bu ağlama ile câmi inledi. Câminin açılışını seyretmek için gelip, dışarıda bekleyen üç hıristiyan, Baba Yûsuf hazretlerinin tesirli sözlerinden ve cemâatin topluca ağlamasından çok etkilenmişlerdi. Bu üç hıristiyan, müslüman olmaya karar verdiler. Hemen câmiye girip, Baba Yûsuf Sivrihisâri'nin huzûrunda müslüman oldular. Bu hâdiseyi gören Sultan İkinci Bâyezid Han, yaptırdığı Bâyezid Câmiinin ilk açılışında böyle bir hâdisenin vukû bulmasından dolayı çok sevindi. Sonra bunlara pek çok para ve mal hediye etti. Ayrıca vezirlerinin de vermelerini söyledi. Böylece müslüman olmakla şereflenen üç kişi, dünya ve âhiret saâdetine kavuştular.
Ebü’l-Kâsım Temmâm el-Becelî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 330’da (m. 941)'de Şam'da doğdu. Buradaki meşhur âlimlerden hadis tahsil etti. 414’te (m. 1023) Şam'da vefat etti. "Fevâ'idü’l-hadîs" ismindeki kitabında naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Esba' bin Ferec hazretleri Hadis âlimidir. Hadis ilminde hafız (yüzbinden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilen) idi. Kâhire yakınlarındaki Fustât kasabasında 150 (m. 767) senesinde doğdu, 225 (m. 840) senesinde vefât etti. Mısır'daki âlimlerden hadis-i şerif işitti ve ilim öğrendi. Mâlik bin Enes'ten hadis-i şerif dinlemek için Medine'ye gittiğinde, onu vefât etmiş buldu. Orada Eşheb'le sohbet etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Hâli-u Kasem hazretleri Hadramut evliyâsının büyüklerindendir. Hadramut’ta Beyt-i Cübeyr şehrinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Kırâat ilmini yâni Kur'ân-ı kerîmi okuma ilmini babasından öğrendi. Babası ona başka ilimleri de öğretti. Büyük hadîs âlimlerinden hadîs-i şerîf dinledi. 1132 (H.527) senesinde Terîm'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.