Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.383.878

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zekât Vermek Için Nisaba Malik Olmak Lazımdır

Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok eser yazdı. En meşhuru olan Münyetü'l-müftî haşiyesinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Ruhaniyeti

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Düğmecizâde Mehmed Efendi Osmanlı Devleti'nde yetişen ulemânın büyüklerindendir. Aslen İranlı olup, babası ile birlikte İstanbul'a geldi. 998 (m. 1590)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tövbe Eden Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Yahyâ Münâvî hazretleri fıkıh, hadîs âlimi olup büyük velîlerdendir. 1396 (H.799) senesinde Kâhire'de doğdu. Buradaki meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Birçok âlim ona icâzet verdiler. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden oldu. 1467 (H.871) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ömer Bin Muhammed Kalşânî

Vehbi Tülek

Sözünde Durmak Güzel Bir Haslettir

Vehbi Tülek

Muhammed Ebû Hamza Bezzâr hazretleri Kelâm, fıkıh, tefsir ve hadis âlimlerindendir. 289 (m. 901)'de Bağdad'da vefat etti. İmâm-ı Ahmed bin Hanbel, bu zâta çok saygı gösterirdi. Evliyâ hâllerine âit bir mesele olursa, "Ey Ebâ Hamza! Bu hususta ne buyurursun?" diye sorar, aldığı cevaplara hayran olurdu. Ebû Hamza buyurdu ki:

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Askerine Ve Cephânesine Güvenen Hezîmeti Yaşar!

Vehbi Tülek

Yalancı Şahitliğin Sonu Böyle Rezil Olmaktır!..

Vehbi Tülek

Kuss Bin Saide

Vehbi Tülek

Göklerin Parçalandığı, Yıldızların Dağıldığı Gün

Vehbi Tülek

Ali Efendi Ve İbrahim Halvetî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Örümcek Ağı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Yirmi Saniyede

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek