Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.640.181

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâyı Sevmek Bütün Günahların Başıdır

Muhammed Dehlevî hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1385 (H.787) senesinde Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Çerâğ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halîfelerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

20 - Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Mehmet Paşa, Ulukışlalı bir Türkmendir. Asıl lâkabı "Oğuz" olmasına rağmen, İslâm harf lerindeki Kef ve Kaf harflerinin karıştırılmasından dolayı, hasımları onu "Öküz" diye anarlar. Babası Kumkapı semtinde öküz nalbantlığı yaptığı için, kendisini aşağılamak maksadı ile de kullanırlar bu sıfatı. Politikanın cilvesi işte. Ama tarihler, Mehmet Paşa'dan "Edib-i vakûr, vezir-i sahip-şuur" olarak bahsederler.Mısır Vâliliği, Osmanlı Devleti'nin ilk sırada yer alan gelir ve vergi kaynağıdır. O yüzden, hemen herkes, kısa zamanda zengin olabilmek için Mısır'a tayinlerini isterler. Kara Mehmet Paşa, bu göreve 27 yaşında iken tayin edilir. Sultan I. Ahmet Hân, yakışıklı ve namuslu genç vâliye, 17 yaşındaki kızı Gevher Sultan'ı verir. Hanımı yanında olduğu hâlde yola çıkar.

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti Mevlânâ

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, büyük bir veli idi. Onun; Müslümanların haricindekileri de kendisine hayran bırakan merhameti, insan sevgisi, tevâzuu, gönül okşayıcılığı gibi üstün vasıfları, İslâm dininin emrettiği güzel ahlâkından bâzı nümûnelerdir. Hazreti Mevlânâ'yı yalnız bir mütefekkir, şâir gibi düşünmek çok yanlıştır. O, tasavvuf deryâsına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryâdan saçılan hikmet damlalarıdır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İzzeddin Askalânî

Vehbi Tülek

İzzeddin Askalâni hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Filistin'de bulunan Askalân asıllı olup 800 (m. 1397)'de Kahire'de doğdu ve tahsilini orada yaptı. Hanbeli mezhebinin önde ge­len âlimleri arasında yer aldı. Mısır Han­beli Kâdılkudâtlığına getirildi. Kadiri tarikatına da intisap eden Askalâni, 876 (m. 1471) tarihinde Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İhsân Ettiğini Hatırlayan Kimse Cömert Değildir

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed ibn-i Adlân hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 663 (m. 1264)'de Mısır'da doğdu. 749 (m. 1349)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

sekran Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Kul, Bir Şey Yapmak Isteyince

Vehbi Tülek

bayramzâde Zekeriyyâ Efendi

Vehbi Tülek

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Vehbi Tülek

Gerçek Dost, Sana Nasihat Edendir

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Karşılık Beklemiyorum

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Bülbülün Zikri

Korkma!

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek