Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.788
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Sultan II. Bayezid, Yavuz ve Kanuni zamanlarında Şeyhülislamlık yapan ve 1526 se nesinde vefat eden, Zenbilli lakabıyla meşhur olan Alâüddin Ali Cemâli Efendi, aslen Kara manlıdır. Efdalzâde Hamidüddin Molla'nın vefatından sonra 1503'te Şeyhülislam oldu ve yir miüç sene aralıksız bu makamda kaldı. Bilassa Yavuz gibi çok sert bir padişaha karşı çekin meden doğru olanları söylemesi ile hem padişahın, hem de halkın sevgisni kazandı.
Sesi de güzel olan Evliya Çelebi, 1630'da, bir Kadir Gecesi, Ayasofya Camii'nde mukabele okurken, Sultan IV. Murat'ın, dikkatini çekmişti. Maiyetiyle camiye gelen Sultan, sesine hayran kaldığı bu genci sormuş, hakkında bilgi almıştı. Silâhdar Melek Ahmed Paşa'nın da aracılığıyla musahip olarak sarayda hizmete alınmasına irade buyrulmuştur. Evliya Çelebi'ye devlet kapısında memuriyet verilmesine aracılık eden Silâhdar Melek Ahmed Paşa, Evliya'nın teyzesinin kocasıydı.O günden sonra dört yıl süreyle sarayda padişah musahibi olarak kalmış, sonunda sipahiler zümresine katılarak, 1640 yılında meşhur seyahatlerine başlamıştı.
Ebû Bekr-i Beydâvi hazretleri, Şafii mezhebinde büyük bir fıkıh âlimidir. 392 (m. 1002) senesinde İran'ın Beydâ şehrinde doğdu. 468 (m. 1076) senesinde vefât etti. Kur'ân-ı kerim okumanın ve Kur'ân-ı kerim ehlinin fazileti hakkında şunları anlattı:
Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...
Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:
Kays bin Âsım, Tebe-i tabiindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. Kendisinden, bazı hadis âlimleri hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Emevi halifesi Ömer bin Abdülaziz hazretlerinin dayısıdır. İlim sahibi olmasının yanında, Bizans ile yapılan savaşlara da katılarak büyük kahramanlıklar göstermiştir.
Bu mübarek zatın hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:
Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır