Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.884.318

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Tasavvuf Yolcuları, Niyetinizi Düzeltiniz!

Bekâ bin Mahled hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Zamânın âlimlerinden ilim tahsîl etti. Tasavvuf, hadîs ve tefsîr ilimlerinde söz sâhibi oldu. 986 (H.376) senesinde Endülüs'te vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnanarak Duâ Edenler, Eli Boş Dönmezler!

İmâm-ı Muhammed Bâkır hazretleri "Oniki İmâm"ın beşincisidir. Hazret-i Hüseyin'in torunu ve İmâm-ı Zeynelâbidin hazretlerinin oğlu İmâm-ı Câfer-i Sâdık hazretlerinin babasıdır. 676 (H.57) senesinde Medine-i münevverede doğdu. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Câbir ve hazret-i Enes bin Mâlik ile görüşüp onlardan ilim öğrenip hadis-i şerif rivâyet eden Muhammed Bâkır hazretleri Medine'nin büyük fıkıh âlimlerinden oldu. İmâmlığı on dokuz sene sürdü. 731 (H.113) senesinde Medine-i münevverede vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

Abdülcelil Çelebi, Mısır'da yetişen velilerdendir. On yedinci yüzyılda yaşamıştır. Kahire'deki Mevlevi dergahında taliplere Mesnevi okutur ve sohbet ederdi. Mesnevi'den anlattı ki:
* Tamah, kulağa bir şey duyurmaz. Garez, göze perde olur.
* Âleme tamah edersen, öte âlemi duyacak ne kulağın, ne de görecek gözün olur.
* Ömrün, altın kesesine benzer; gece-gündüz de para sayan adama.
* Eski ve tecrübe görmüş akıl; sana yeni bir baht bağışlar.

Ebû Amr Dımeşkî

Vehbi Tülek

Ruh Ile Cesedin Bağlılığı Vardır

Vehbi Tülek

Dürrizâde Atâullah Efendi Seksenbeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729)'da İstanbul'da doğdu. 1199 (m. 1785)'de hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu'ya geldiği zaman vefat etti. Cenâzesi İstanbul'a getirilip defnedildi. Bir dersinde buyurdu ki:

Seven Kurtuldu Sevmeyen Öldü!

Vehbi Tülek

“ibn-i Acîl” Ahmed Bin Mûsâ

Vehbi Tülek

Talebe, Kalp Hastalığını Hocasına Söylemelidir

Vehbi Tülek

Belhî Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehîdi Ali Çavuş

Vehbi Tülek

Rükneddin Amîdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Sarik Ve Sakal

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek