Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.316.740

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

27 Aralık 1916. Saat: 13.00

"Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25'te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

İstanbul'da uzun seneler kalmış olan ve hatıralarını kaleme alan İtalyan asıllı Avusturyalı general Kont Marsigli, 1737'de yazdığı eserin de Osmanlı tüccarlarını şöyle anlatıyor:"Osmanlı devletinde yaşayan tüccarlar, gayet mahir ve bilgili dir. Devlet, ticaretle uğraşanlara her türlü kolaylığı gösterir. Osmanlı nın prensibi, mümkün olduğu kadar ticaret malı girip çıkmasıdır. Zira mal ne kadar gelip giderse, devletin geliri de o derecede artmakta, halk da o kadar zenginleşmektedir. Osmanlı hükûmetleri ağır ticari vergilerden kaçınmışlardı. Ağır verginin, hem malın dolaşmasını engel lediği, hem de kaçakçılığı doğurduğu, devletin ve halkın kazancını azalttığı fikrindedir.Hükûmet kaçak mala hazine adına el koyar. Hiçbir tüccar, beyan etmediği, vergisini ödemediği malı kaçırmaya cesaret edemez. Zira ticaret müsaadesi elinden alınır.

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbinde Sadece Ben Olayım

Abdurrahmân Magribi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1023 (m. 1614)'de Fas'ta doğdu. 1085 (m. 1675)'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âmâ Hadîs âlimi Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Yûnus bin Meysere, Tâbiinden, hadis âlimidir. Şam'da yaşamıştır. Âmâ idi. Birçok Sahâbiden (radıyallahü anhüm) hadis rivâyet etmiştir.
Yûnus bin Meysere'nin Hz. Muâviye'den rivâyet ettiği hadis-i şerifte;
"Hayr kalbe sükûnet verici, şer ise çarpıntı doğurucudur" buyurulmuştur.
Vasile bin el-Eska'dan (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadis-i şerifte;

Doğru Sözü Kabul Etmelidir

Vehbi Tülek

Kime Tâbi Isen Onun Kulu Olursun

Vehbi Tülek

Feştâlî Mağribî hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Kuzey Afrika'da yaşadı. Pekçok âlim ve evliyânın ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Zâhirî ilimler yanında tasavvuf ilminde de yüksekti. 1679 (H.1090) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde şöyle buyurdu:

Ömrüm Uzadıkça Günahlarım Çoğalıyor

Vehbi Tülek

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Ömer Bin Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

İlim Amelden, Iman Ise Ilimden Öncedir

Vehbi Tülek

Azap Yapılan Kimseler, Muhakkak Ona Lâyıktır!

Vehbi Tülek

Ahmed Makkarî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Abdullah El-acemî

Alabilirsen Al

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek