Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.456.634

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin'in kazâlarından Şavşat'ta doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendî Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785 senesinde vefat etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

110 - Fatih'in Sirri

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Kanuni spora meraklıdır. Bir gün saltanat kayığı ile dergahın iskelesine yaklaşır ve Yahya Efendi'yi alıp, Yeniköy Çayırı'na götürür. Burada güreşler vardır. Ancak hiç hesapta olmayan şeyler olur. Nereden geldiği bilinmeyen Bulgar asıllı bir pehlivan bizimkileri duman eder. Adam insan azmanıdır, bacakları kök salar çınar gibi. Koca koca yiğitler çaresiz kalırlar. Bırakın yenmeyi, yerinden kıpırdatamazlar. Adam her yıktığı Türkün ardından kahkahalar atar, haçını öperek tamenna çakar. Yerli Rumlar sevinçten çıldırırlar. Kanuni mi? Kahrolur tabii. Yahya Efendi bakar Padişah çok üzülüyor, çıkar meydana ve akıllara durgunluk bir pazarlık yapar. "Yenilen, yenenin dinini kabul edecek" der, "tamam mı?" Bulgar pehlivanı bıyıklarını burarak güler, teklifi kabul eder. Ancak bu aksakallı ihtiyar karşısında eli ayağı tutmaz olur. Adalelerinde güç, derman kalmaz. Yahya Efendi onun sırtını yere vurur mu bilmiyoruz, ama nefsini ve kibrini yerden yere vurur. Gözünü ve gönlünü açar. Sayfa sayfa hakikatleri aralar. Pehlivan diz çöker, iman eder.

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali Ibn-i Ehı'l-menûfî

Ali ibn-i Ehı'l-Menûfi rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi âlimlerindendir. 823 (m. 1420)'de Mısır'da Menûf şehrinde doğdu. 889 (m. 1484)'de Kâhire'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir talebesine şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kuşadalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Kuşadalı Mustafa Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aydın vilayeti Kuşadası kazasındandır. 1085 (m. 1674)'de orada vefat etti. En önemli eseri "el-Hayât fi şerhi Şürûti's-salât", Kemalpaşazâde'nin Şürûtü's-salât adlı eserine yazdığı bir şerhtir. Bu eserinde şöyle anlatır:

Ergün Çelebi

Vehbi Tülek

Seyyid Mesud Kanâvî

Vehbi Tülek

Seyyid Mesud Kanâvi hazretleri Mısır'da yaşamış Şâfii fıkıh âlimlerindendir. 1205 [m. 1790] senesinde yazdığı Feth-ur-rahim kitabında, Şâfii mezhebinde Cuma namazının sıhhat şartlarını şöyle nakleder:

Malı Isrâf Etmek Şükretmemek Olur

Vehbi Tülek

Sonsuz Öncelerde Yoktan Var Olmak

Vehbi Tülek

İmam, Kendisine Uyulmak Içindir

Vehbi Tülek

Kıyâmet Için Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Dilini Yersiz Sözlerden Koru

Vehbi Tülek

eğer Sevgin Doğru Olsaydı!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah Nasil Misafir Edilir?

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"encümen-i Bîzebân"

Gerçek Zehir

Minareden Okunan Şiir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek