Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.808.964

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Binbir Hilesi Vardır, Aldanma Sakın!

Ebû Sâlih Belhî hazretleri Tâbiîn devrinin tanınmış, hadîs ve tefsîr âlimlerindendir. 670 (H.50) senesinde doğup, 752 (H.135) târihinde Eriha'da vefât etti. İbn-i Abbâs, Ebû Hüreyre, Ebüdderdâ, Enes bin Mâlik, Muaz bin Cebel (radıyallahü anhüm) ve daha başka sahâbeden hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alçakliğin Böylesi

Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a gelen Fransız Matin gazetesi başyazarı Stephane Lausanne, 1913 yılında yayınlanan kitabında, Osmanlı Devletindeki Ermenilerin yaptıkları zulüm ve katliamları anlatır. Kitabın bir yerinde şöyle bir hadise nakleder:

1890 senesinde Sivas'da Ermeniler isyan çıkararak silahsız Müslüman ahaliye saldırdılar ve bir çok suçsuz insanı katlettiler. Bunun üzerine oraya sevkedilen askeri birlikler hadiseyi bastırdı. Bunun üzerine şehirdeki silahlı Ermeniler, Fransız konsolosluğuna sığındılar. Bizzat konsolos ve eşi onları Osmanlı makamlarına vermemek için direndiler.

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Osmanlı askerleri, İstanbul'un fethinden sonra bir hapishanede asil tavırlı iki yaşlı Bizanslı gördüler. Bunlar son Bizans imparatorunun haksız uygulamalarına karşı çıktıkları için hapse atılmış iki devlet adamı idi. Bu mahkûmları Fatih'in huzuruna getirdiler. Fatih onları özgürlüklerine kavuşturup, iltifatlar etti. Ayrıca Osmanlı ülkesini gezmelerini ve gördüklerini gelip kendisine rapor etmelerini istedi.Bizanslılar önce Bursa'ya gittiler. Çarşı pazarı dolaşıp halkın birbirlerine ve yabancılara karşı davranışını gözlemlediler. Baktılar ki, her tarafta saygı, sevgi, hoşgörü. Ezan okunduğu zaman dükkanları kapatmaya bile gerek görmeden halk camiye gidiyor. Hırsızlık, dolandırıcılık, yolsuzluk, kimsenin hatırına bile gelmiyor. Hayret içinde kaldılar.

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâdık Ali Efendi

Sâdık Ali Efendi, Diyarbakır velilerindendir. Kanûni Sultan Süleymân Han devrinde yaşadı. İbrâhim Gülşeni hazretleri bir zaman Diyarbakır'a gelmiş ve dükkanlarının önünden geçmekte idiler. Sâdık Ali Efendiye bir nazar ettiler. Bu bakışın tesiriyle Sâdık Ali Efendi kendinden geçip, cezbe hâline girdi ve gönlüne Allahü teâlânın aşkı doldu. Pir hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Sâdık Ali Efendi 1553 (H.961) târihinde vefât etti...
Ali Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O, Medîne'nin En Büyük âlimidir

Vehbi Tülek

Ahmed ibn-i Zago hazretleri Cezayir'deki Tlemsân'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. 786 (m. 1384)'de doğdu. 845 (m. 1441)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ümmetim! Yâ Rabbî! Ümmetim

Vehbi Tülek

sultânü'ş-şuarâ Bâkî Efendi

Vehbi Tülek

Bâki Efendi, on altıncı asrın büyük âlim ve şairlerindendir. Devrinde "Sultânü'ş-Şuarâ" lâkabıyla anılan, şöhreti daha sonraki asırlarda da devam eden ve bugün divan şiirinin en büyük 5-6 üstadından biri olarak kabul edilen Bâki'nin ası adı Mahmud Abdülbâki'dir. Fatih Câmii müezzinlerinden Mehmet Efendinin oğludur...

Şuaybzâde Ali Âkif Efendi

Vehbi Tülek

“sultan Dîvânî” Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

Küçüklere Acımak Ve Büyüklere Saygılı Olmak

Vehbi Tülek

Müftülük Görevini Kabul Etmeyen Zat!

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Allah'a Yakınlık Demektir

Vehbi Tülek

Kelimelerin Üstündeki Ve Altındaki Işaretler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

İmanı Ona Kafidir

Ölüyü Diriltemem

Abdullah-i EnsÂrî

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hakikati Görmek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek