Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.452.068

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Korkma, Bir Gemi Gelip Seni Kurtaracak

Mustafa Sâfî Efendi Anadolu'yu aydınlatan evliyânın meşhurlarındandır. Diyârbekir’de doğdu. Babası Diyârbekir ulemâsından ve Diyârbekir müftîsi Hacı Sâlih Efendidir. Tahsîline Diyârbekir'de başladı. Sonra, babasının izni ile, İstanbul'a gidip tahsîlini tahsîlini tamamlayarak icâzet aldı. Gördüğü bir rüya üzerine Çankırı-Çerkeş'e giderek Hacı Mustafa Efendinin talebesi oldu. Üç sene müddetle sohbetlerine devâm edip, tasavvufta yetişti. Hocasının vasiyetiyle yerine tâyin edildiğini öğrenince, Bolu'daki Semerkand Medresesinde talebelere ders vermeye başladı. 1846 (H.1263) senesinde Bolu'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhaşşi Sinânüddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhaşşi Sinânüddin Efendi, 1487 (H.893) senesinde Tokat-Erbaa'da doğdu. Amasya Medresesinde Taşköprülü Muslihuddin Efendiden ilim tahsil ettikten sonra İstanbul'a gelip Muhyiddin Fenâri'nin talebeleri arasına dâhil oldu. Mezun olduktan sonra çeşitli vilayetlerde kadılık ve nihayet Anadolu Kadıaskerliği yaptı. Ebüssü'ûd Efendi vefât ettiği zaman Şeyhülislâmlığı teklif ettikleri halde kabûl etmedi. 1578 (H.986) senesinde İstanbul'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Osmanlı Ulemâsından Behâyî Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Rûşen Efendi

Vehbi Tülek

Rûşen Efendi, İstanbul Üsküdar'daki Aziz Mahmûd Hüdâi Dergahı şeyhlerindendir. 1719'da Mudanya'da doğdu. Babası Abdurrahman Efendi Birinci Mahmud Han devrinde İstanbul'a hicret etti. Rûşen Efendi tahsiline burada devâm etti ve Aziz Mahmûd Hüdâi dergahına meşihatına tâyin olundu. 1795 yılında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, israfa dikkat çekerek buyurdu ki:

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Hüseyin Diyarbekrî

Vehbi Tülek

Ebülhasen Bahşel

Vehbi Tülek

Bîçâre Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yüz Şehit Sevabına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Emirlere Riâyet Ve Ibâdete Devam Etmek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Bizi Hatirlayin!

Abayi Yakmak

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allah Haramdan Kaçani Korur

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek