Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.365.397

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

28 Temmuz 1808'de Alemdâr Mustafa Paşanın Selim Hanı tekrar başa geçirmek üzere saraya girdiği sırada sâbık hâkânın âsiler tarafından şehit edilmesi üzerine Sultan Mahmûd, Osmanlı tahtına çıktı.İkinci Mahmûd Han, Alemdâr Mustafa Paşayı, veziriâzam tâyin edip, Kabakçı isyânından sonra ülkede pekçok hâdise çıkaran zorbaları yola getirmekle vazifelendirdi. Kabakçı Mustafa isyânında rol oynamış bulunan âsiler cezâlandırıldı. Fesat çıkaranlar İstanbul dışında ikâmete mecbur tutuldu. İstanbul'da otorite sağlamaya çalışılırken, Rumeli ve Anadolu'nun birçok yerinde ve bilhassa Halep ve Bağdât'ta vâlilerin çıkardığı karışıklıklar devâm ediyordu. Cezâyir'in idâresini dayılar ele geçirmişti. Vehhâbiler Haremeyn'i zaptede rek, hutbelerden pâdişâhın adını kaldırmışlardı. Bu kötü gidişe, dur demek isteyen Sultan Mahmûd, Anadolu ve Rumeli vâlilerini İstanbul'a dâvet etti. Bu vâlilerin yeni Sultan'a bağlılıklarını bildirmeleri istendi. Vâliler İstanbul'a gelip, Sultan Mahmûd Hana bağlılıklarını arz ettiler ve muhtemel âsilere karşı ittifak senedi imzâladılar.

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Meşhurdur, Osmanlı pâdişahları zaman zaman tebdili-i kıyâfet edip halkın arasına karışırlardı. Bazan da vezirlerin arasına girer, onların düşüncelerini öğrenmeye çalışırlardı. Nitekim vezirlerin hamam safâsında neler konuştuklarını anlamak için bir pâdişah, fakir kıyâfetinde gitmiş. Fakat hamamcılar:

" Şimdi olmaz, vezirler var! demişler.Bunun üzerine gariban kıyâfetindeki pâdişah:

" Ne olacak, gariban da bir kenarda oluversin, diye ısrar etmiş.

" Peki; demişler, şöyle bir kenarda yıkan, demişler. O da bakmış orada garip yaşlı bir vezir var.

" Yardım edeyim amcacığım, diyerek başlamış ihtiyarın sırtını oğmaya... Ama kulağı da diğer vezirlerde imiş. Kamufle olsun diye de:

" Ah! Vezir olmak varmış. Bak şunların haşmetli hallerine!.. dermiş. Yaşlı vezir de aslında firâset sahibi büyük bir veli imiş, ona demiş ki:

" Evlat, eğer duâ edersen, Cenâb-ı Hakk seni daha da büyük makamlara getirir; hatta hastalıklı, sırtını zamanın pâdişahına oğdurup yıkatır bile! Tabii böylece ikisinin de sırrı fâş olmuş...

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Kimse Ölünce, Onun Kıyâmeti Kopmuş Olur!

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 560’ta (m. 1165) Tebriz’de doğdu. Bağdat’a gidip Şehâbeddin Sühreverdî hazretlerineintisab etti. İcazet verilerek Hindistan’a gönderildi. Önce Delhi’ye, sonra Bedâyûn’a, oradan Bengal’deki Panduh kasabasına giderek insanları irşad etti. 642 (m. 1244)’de orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bosnalı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Bosnâvi Abdullah Efendi, Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1583'te doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsiline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsilini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Bursalı Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. Hâcı Bayram-ı Veli'nin halifelerinden Bıçakçı Ömer Dede'nin halifesi olan Hasan Kabaduz Efendinin feyiz ve himmetleri ile yüksek derecelere kavuştu...

Ey Oğul! Kimseyi Hakir Görme

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Yünûnî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Yünûni rahmetullahi aleyh, meşhûr Hanbeli hadis âlimlerinden olup, hadis ilminde hâfızdır. İmam Ca'fer-i Sâdık'ın soyundandır. 572 (m. 1177)'de Lübnan'da Ba'lebek'te doğup 658 (m. 1260)'da burada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kullarımı Nasıl Buldunuz

Vehbi Tülek

Ben Varken Ona Dokunamazsın

Vehbi Tülek

Kalbe Sıkıntı Veren Iki Haslet

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hakkârî

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'nin Sırdaşı Kümeyl Bin Ziyâd

Vehbi Tülek

Son Devir âlimlerinden Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Korkma!

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Kul Hakkı

Adalet Ve Tevazu

Garip Karşilanan Bir Adak

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek