Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.905

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

İkinci Ahmed Hanın 6 Şubat 1695'te vefâtıyla tahta çıktı. Pâdişâh olduğunda, Osmanlı Devleti on iki yıldan beri Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerle harp ediyor du. Gayretli ve kahraman ruhlu bir hükümdar olan Sultan Mustafa Hân, tahta çıkışının üçün cü günü sadrâzama gönderdiği fermânda;"Cenâb-ı Hak, bu âciz, bu günahkâr kuluna bir cihân pâdişâhlığı ihsân etti. Pâdişâh ların hangisi zevk ve sefâya; kendi nefsinin râhatına düşmüş ise, eli altındaki memleketleri nin ve tebeasının huzûru ve râhatı kaçmıştır. Biz, bugünden zevki ve sefâyı kendimize haram kıldık. Düşmana karşı ceddim (Kânûni) Sultan Süleymân gibi kendim sefere çıkmaya kat'i niyet ettim. Sizler ki veziriâzamım, vüzerâ, ulemâ, vükelâ ve ocak ağalarısınız, cümleniz bir yere gelip, bu hatt-ı hümâyûnumu okuyup düşününüz, gazâya gitmem mi makbul, yoksa Edirne'de oturup, kalmamız mı münâsip? Din ve devlet ve halka hangisi faydalı, Allah için söyleşüp, doğruyu bana bildiriniz vesselâm..." buyurarak vazifeye başladı. Bu Hatt-ı Hümâyûn devlet adamlarını, âlimleri, kumandanları, askerleri ve ahâliyi çok memnun edip coşturdu. Hocası Seyyid Feyzullah Efendiyi yanından ayırmayıp, sultanlığında da çok istifâde etti. Ordunun başında sefere karar verip, saltanatının ilk günlerinde sevindirici zaferler kazanıldı. 18 Şubat 1695'te Sakız Adasının Venedik İşgâlinden kurtarılmasını temin eden Koyun Adaları Zaferi kazanıldı.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

senin Yüzünden Beni Azarladılar!

Abdullah ibn-i Mübarek hazretleri bir vakit İslam ordusuyla birlikte savaşa katılmıştı. Harp bütün şiddetiyle sürüyordu. Savaşta karşısına çok zorlu bir düşman askeri çıkmıştı. Bu düşman askeri ile uzun bir mücadeleye girişir. Bire bir bu savaş o kadar sürer ki, namaz vakti geçmek üzeredir. İbn-i Mübarek hazretleri düşmanına der ki:
-Şu kadar zamandır çarpışıyoruz, birbirimize üstünlük sağlayamadık, benim namaz vaktim girdi ve de geçmek üzeredir. İzin ver, ben namazımı kılayım, sonra çarpışmaya devam edelim!
Düşman askeri bu teklifi kabul eder ve İbn-i Mübarek hazretleri namaza durur. Namazı bitip çarpışmaya başlayacakları sırada bu sefer de düşman askerinden bir teklif gelir:
-Sen ibadetini yaptın, bana da müsaade et, ben de putlarıma gerekli tazimde bulunayım!

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nâfilenin Kıymeti, Farzın Yanında Hiç Gibidir

Vehbi Tülek

Muhammed Sâdık hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin birinci oğludur. 1591 (H.1000) senesinde Serhend'de doğdu. Pederi ile birlikte Hâce Muhammed Bâkî-billah ile görüştü. Hazret-i Hâce Bâkî-billah'ın ve muhterem babalarının dâimî tasarrufları altında idi. O günlerde velîlikte görülen ve cezbe denilen hâlin kendilerinde gâlib olduğu zamanlarda bile, din ilimleri öğrenmekten geri kalmayıp, onları da bitirmeye uğraştı. 1616 (H.1025) senesinde tâûn hastalığından Serhend'de vefât etti. Hazret-i İmâm'ın bu yüksek oğullarına yazdıkları birçok mektuplar vardır. Bunlarda birinci cild iki yüz altmışıncı mektubun bâzı kısımları şöyledir:

Amelini Az Gören Kimse Gibi Ol

Vehbi Tülek

Halvetiye’nin Kurucusu Pir Ömer Halvetî

Vehbi Tülek

Pir Ömer Halveti, Maveraünnehir'de yetişen evliyanın büyüklerindendir. "Halvetiye"nin kurucusu ve piridir. Lahcan'da doğmuştur. Burada yetişerek Harezm'de bulunan amcası Ahi Muhammed Nur-el Halveti'nin yanına gitmiştir. Bu zat seyri sülukda halvet zikrini çok sever ve ömrünün çoğunu halvetle (tenhada, yalnız) geçirirdi. Bundan dolayı "Halveti" lakabını almıştır...

“bu Hususlara Karışmak Bize Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatan Kâmil Rehberler

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Mevlânâ Tâceddîn

Vehbi Tülek

Resûlullahın Açıkça Bildirdiği Şeyleri Tasdik Eden Mümindir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Arafatta Görüşürüz

Sarayda İftar

Sünnet Akçesi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Gül Yaprağı

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek