Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.888.637

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Büyük Hayır Ve Iyilik Resûlullah'a Uymaktır.

Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hasan Can’in Tabiri

Yavuz Sultan Selim Hân'ın sırdaşı ve yoldaşı olan, birçok dil de bilen ve âlim bir zat olan Hasan Can'a, birgün Sultan der ki:-Bu gece rüyâmda Muhammed Bahşi hazretlerini gördüm. Beyaz bir elbise giymiş, yolcu luğa hazırlanıyordu.Hasan Can, gayriihtiyâri olarak cevap verir:-Âhıret yolculuğu olsa gerektir.Sultan'ın bu cevâba canı sıkılır. -Sen bilmez misin? Rüyâlar tâbire bağlıdır. Eğer şeyh hazretlerine birşey olursa, sakın gözüme gözükme! Çok geçmez, Muhammed Bahşi hazretlerinin vefât haberi gelir. Hasan Can hâl ehli dir, telâşlanmaz. Sultan'a der ki; -Araştıralım. Eğer benim tâbirimden sonra vefât ettiyse cezâya râzıyım. Ama önce vefât etti ise, Sultanım bu fakire bir hediye verse gerek.Araştırmalar sonunda Hasan Can haklı çıkar. Sultan, kaftanını çıkarır, bir kese altın la birlikte hediye eder. Hasan Can kaftanı alır, parayı da fakirlere dağıtıp sevâbını Muham med Bahşi hazretlerinin rûhuna hediye eder.

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdürrahim Semerkandî

Abdürrahim Semerkandi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Hidâye kitâbının sâhibi olan Burhâneddin Ali'nin torunudur. 651 [m. 1253] senesinde hayatta idi. (Füsûl-i imâdi) fıkıh kitâbı meşhûrdur. Bu kitapta buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Adamlarında Üç Alâmet Vardır

Vehbi Tülek

Gümüşlüzâde Şücâeddîn İlyâs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. Zamânındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Amasya müftîliği vazifesini yürüttü. Tîmûr Han Amasya'yı aldığı zaman, onu Türkistan'da bulunan Şirvân ahâlisinin istifâdesi için gönderdi. Şirvân'da kâdılık ve ilim öğretmekle meşgûl oldu. Sonra kâdılıktan ayrıldı ve Ârif-i billah Sadreddîn Hayâvî'nin sohbetiyle şereflendi. Sonra memleketi olan Amasya'ya döndü.1433 (H.837) târihinde Amasya'da vefât etti.

Misvak Kullanmanın Bazı Faydaları

Vehbi Tülek

Münâzara Ve Muhâlefet!..

Vehbi Tülek

Bahâeddinzâde, Osmanlılar zamânında Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup, tefsir, hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1545 (H.952) senesinde Kayseri'de vefât edip, hocasının hocası Şeyh İbrâhim-i Kayseri hazretlerinin yanına defnolundu...

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hasırlı Baba

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

İçini Düzeltenin Dışını Allahü Teâlâ Düzeltir!

Vehbi Tülek

Hocasına Edeple Bakan Hak Yoluna Girmiş Olur

Vehbi Tülek

Dinlerin En Hayırlısı Ve Ümmetlerin En Üstünü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bana Delil Getir

Pişman Oldular!

A'meş Ve Hanımı

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek