Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âşıkların Sultânı İbn-i Fârid

Büyük İslam âlimlerinden İbn-i Fârid, aslen Sûriye'nin Hama şehrindendir. Babası, buradan Mısır'a gelip yerleşmiştir. İbn-i Fârid'in babasına; devlet kademelerinde, haksızlığa uğrayanların haklarını kazanmalarında yardımcı olduğu için "Fârid" denilmiştir. Daha sonra, kâdılık işi ile meşgûl olmuştur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Deştûtî

Vehbi Tülek

Memlûk Sultanı Kayıtbay, gazâlarında zor durumda kaldıkça zamanın büyüğü ve çok sevdiği Abdülkâdir Deştûti hazretlerinden imdâd isterdi. O mübarek de, Allahü teâlânın izni ile askerin arasında görülür, düşmana hücûm ederdi. Böylece, diğer askerlerin şevki artar, coşarak hamle yaparlar, nihayet zafer elde edilirdi. Araştırdıklarında, Deştûti'nin memleketinde bulunduğunu öğrenirler, harp meydanında aralarında bulunmasının, onun bir kerâmeti olduğunu anlarlardı.

Muhammed Sıddîk Keşmî

Vehbi Tülek

Üstü Başı Fena Kokan Câmilere Gitmemeli

Vehbi Tülek

Mehmed Esad Efendi 165. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1263 (m. 1847)'de İstanbul Şehzadebaşı'nda doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderris, İ'lâmât-ı Şer'iyye mümeyyizi, Meclis-i Tetkikât-ı Şer'iyye reisi oldu, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1336 (m.1918)'de vefat etti. Bazı fetvaları şöyledir:

Dünyayı "hükmen" Terk Etmek Ne Demek?

Vehbi Tülek

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Vehbi Tülek

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

Kabir Ehlini Iyi Veya Kötü Hâlde Görmek

Vehbi Tülek

Akıllı Insan Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Ahde Vefa

Zalimlere Dersini Verdi!

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kadin Akli

Değişen Sizin Kalbiniz

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek