Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.910.005

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî'den ders almak üzere Mısır'a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve talebe yetiştirmek üzere memleketi Merzifon'a göndedi. 1465 (H.870) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

36 - Gel Kerem Eyle

Aziziye Müdafaasi

Allah’a Firar Et

İcÂzetin Sirri

Adam Olmazsan

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Belgrad’da İki Şehid

Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'nın kapısı olan Belgrad'ı 13 Haziran 1456 günü kuşatmıştı. Kale yarımada şeklinde, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştikleri yerde olup, çok iyi bir şekilde tahkim edilmişti. Hristiyanlar, Orta Avrupa'nın kapısı ve kilit noktası olan Belgrad'ın müdafaası için büyük hazırlıklar yapmışlardı. Muhasara sadece kara tarafından başlamıştı. Bu yeterli değildi, zira kalenin nehir yoluyla irtibatı devam ediyordu. Macarların kendisini milli bir kahraman olarak gördükleri Hunyad gelmeden önce kaleye girmek lazımdı.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlayan Osmanlı-İran savaşları, Sultan I. Ahmed devrinde de devam ediyordu. İranlılar Tebriz'i almışlar ve Kars'ı kuşatmışlardı. 15 Haziran 1604 yılında Cağaloğlu Sinan Paşa kumandasında bir ordu Kars'ı kurtarmak için İstanbul'dan yola çıktı. Beylerbeyi Osman Bey, az bir kuvvetle Kars'ı müdafaa ediyor, yar dım gelinceye kadar kaleyi düşmana teslim etmemeye çalışıyordu. Bir gece, genç subay larından biri olan Kenan Beyi yanına çağırdı ve:-Bak yiğidim! Cenab-ı Hakk'ı ve Resûl-ü Ekrem'i memnun etmenin, şecaat göster menin zamanıdır. Bir gece gizlice kaleden dışarı çıkıp düşmanın içine dalacaksın ve kaç kişiler, erzakları, topları ne kadardır, öğrenip bize haber edeceksin. Haydi göreyim seni.. diyerek uğurladı.

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhakkak, Sen De Onlar Da Öleceksiniz

İbnü'n-Neccar El-Bağdadi hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 578'de (m. 1183) Bağ­dat'ta doğdu. Bağdat'ta meşhur âlimlerden ilim tahsili yaptıktan sonra Müstansıriyye Medresesinde ders verdi. 643'te (m.1245) vefat etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Şeyh Behrâm

Vehbi Tülek

Şeyh Behrâm onyedinci asırda Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Şeyh-ul-meşâyıh olarak bilinir... 1647 senesinde Mirzâ Muzaffer, Beytûli ve çevresini zabt etmesi için bir Hindû'yu görevlendirip gönderdi. Dinsiz ve zâlim olan bu Hindû oraya gelince, kasaba halkı çok sıkıntı çekti. Müslümanlara yapmadığı zulüm ve işkence kalmadı...

İlmi Kendisine Fayda Vermeyen âlimler!

Vehbi Tülek

İlim, Amel Ve Mevhibe

Vehbi Tülek

Hamdûn bin Abdurrahmân Sülemi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 1174 (m. 1760)'da Fas'ta doğdu. Burada iyi bir tahsil gördükten sonra Cezayir, Tu­nus, Mısır ve Haremeyn'e giderek birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönderek talebe yetiştirdi. 1232 (m. 1817)'­de Fas'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hz. Ebu Ma'lek'in Kabul Olan Duası

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kiramın Hepsi Övülmüştür

Vehbi Tülek

Melekleri Sevindiren Ibadet: Namaz

Vehbi Tülek

Büyük F1k1h âlimi Abîde Bin Amr

Vehbi Tülek

Şeytanın Uğraştığı Üç Kısım Insan

Vehbi Tülek

Bakalım Allahü Teâlâ Ne Gösterecek Bize

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hakikati Görmek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek