Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.143.513

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Sesi

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

23 Ağustos 1877. Tarihimize 93 harbi olarak geçen Osmanlı-Rus savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Ruslar, Doğu Anadolu'ya girmişler, Erzurum'a doğru ilerliyorlardı.Kars'ın Alacabay bayırındaki Türk Ordu karargahındayız. Kumandan çadırının içinde, portatif bir asker karyolası, tahtadan yapılma portatif bir masa ve sandalyeler var. Masanın üzerine bir harita serilmiş, genç bir Paşa (Orgeneral), karşısındaki Mirliva'ya (Tuğgeneral):-Bu harekatı bir an önce yapmağa mecburuz! Diyordu.Bu genç Orgeneral, Ruslara karşı harp etmek için hazırlık yapan 4. Ordu Komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Tuğgeneral ise, ordu kurmay başkanı Hüseyin Kazım Paşa idi.

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müslümanın Ayıp Ve Kusurunu Araştırma

Ali Ukberi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 469 (m. 1076)'da Bağdad'da vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tokatlı İshak Zencânî

Vehbi Tülek

İshak Zencâni hazretleri, Tokatlı âlim ve velilerindendir. On yedinci asırda yaşamıştır. Osmanlı sultanlarından Dördüncü Mehmed Han ve İkinci Süleymân Han devrini görmüştür.

İshak Zencâni hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Akıllı Kimse Ya âlim Ya Da Talebe Olur

Vehbi Tülek

Mûsâ Bin Mâhîn Mardînî

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Mâhin hazretleri, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin talebelerindendir. Hocası, onun yetişip, büyük bir veli olacağını önceden müjdeledi ve; "Ey Bağdât halkı, yakında öyle biri gelecek, öyle bir güneş doğacak ki, öyle birisi daha size gelmedi" buyurdu. "O zât kimdir?" denilince, Mûsâ bin Mâhin olduğunu işâret etti.

Fakirlerin Sığınağı Safiyyüddîn Erdebilî

Vehbi Tülek

Onlar, Pek Cömerttirler

Vehbi Tülek

Dünya Hayatının Ziynetleri

Vehbi Tülek

Yanlışı, Doğrusundan Çok Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Hüseyin Nakkaş Efendi

Vehbi Tülek

Azarlaması Çok Olanın Arkadaşı Az Olur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fani Dünya

Fani Dünya

Eskiden, yoldan geçen birisi, bahçesinde acâyip hareketler yapan bir adama sorar:-Niye öyle tepinip duruyorsun?-Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Başındaki çıngırak ne?-Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için, çıngırakla ses çıkarıyorum. Sâhipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Peki, sırtındaki yük nedir?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

İcÂzetin Sirri

SelÂmetle Gidip Gel

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek