Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.662.538

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'nin Hatirasina

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Uzun seneler İngiltere'nin İstanbul'daki büyükelçisi olan Lord Paul Ricault, Sadrazamın daveti ile Eylül 1663'de Uyvar seferine gözlemci olarak katılmıştı. Sefer sırasında gördüklerini şöyle anlatır:"Gerek Veziriazamın, gerekse diğer büyük kumandanların otağ larına çadırdan ziyade saray demek doğru olur. Muhteşem ve harikul âde süslemeleri, çeşitli oda ve daireleri ile saraylardan fazla masraf edilmişti. Bu seyyar saraylar ve ağır kazıkları, parçalar halinde menzil den menzile taşınıyordu. Osmanlı ordusu günde 5-6 saat yürüyordu. Daha fazla yürüyüşe cebri yürüyüş denir ki, fevkalade hallerde olur. Ordu ağırlıklarını at, katır ve develer taşır. Otağ kurucular ordudan daima bir menzil önde giderler. Otağ sahipleri bir menzile gelince otağlarını kurulmuş bulur lar. Her otağ çifttir. Biri kullanılırken diğeri bir menzil sonrasında kurulmaktadır. Sanıyorum bu muhteşem otağları Osmanlılar, ne kadar zengin ve kudretli olduklarını gösterip, düşmanın gözünü korkutmak için kullanıyorlar.

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Seydî Alizade Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Molla Çelebi’nin medresesinde ilim öğrendi. Bursa, Ankara ve Akşehir, İznik ve Edirne medreslerinde müderrislik yaptı. Sonra Bursa ve Mekke kadılığına, daha sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Bu eserinde zekâtla ilgili bazı meseleleri şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Vehbi Tülek

Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:

Ebü'l-abbâs İbni Kâss

Vehbi Tülek

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Vehbi Tülek

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâklı Kimselerle Oturup Kalkmanın Lüzûmu

Vehbi Tülek

Bilmeyenlerin, Bilenlerden Sorup Öğrenmeleri Lâzım

Vehbi Tülek

Hâlid Bin Saîd Bin Âs

Vehbi Tülek

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Hanefi Fıkıh âlimi Alâüddin Haskefî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Alabilirsen Al

Alabilirsen Al


Hacı Bayram-ı Veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Veli'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Veli! Beni vatani vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Tüccarin Rüyasi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Kabahat Kilincin Midir?

Namazini Ben Kildirayim

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek