Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.693.931

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müjde! Sâlih Bir Evlâdın Olacak!

Seyyid Eska hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1567 (H.974) senesinde, orada vefât etti. İlk tahsilinden sonra zamânında bulunan büyük İslâm âlimlerinin derslerinde bulunarak yetişti. Bir taraftan da tasavvuf yolunda ilerledi. Abdullah Kuşeyri'den ve Medîne'de bulunan Ali Müttekî Hindî'den tasavvuf yolunda icâzet aldı. Hırka giydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ateş Pahasi

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

İbrâhim bin Tahmân hazretleri tabiinden hadis, fıkıh ve kelâm âlimidir. 80'de (m. 699) Afganistan'da Herat'ta doğdu. Bağdad ve Hicaz'a giderek Süfyân-ı Sevri hazretleri gibi ta­biin âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye yerleşti. İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretleri ile görüştü. 168'de (m. 784) Mekke'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebedî Saadetine Vesile Olana Çok Hizmet Et

Vehbi Tülek

Ebû Mansûr İsfahani hazretleri hadis ve tasavvuf âlimidir. 338 (m. 950)'de İran'da İsfahan'da doğdu. Taberâni gibi âlimler­den hadis okudu. Ayrıca evliyanın meşhurlarından Ebü'ş-Şeyh hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 418 (Ekim 1027) vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Namaz, Ihlâsla Kılınırsa Çok Kıymetli Olur

Vehbi Tülek

O Hidâyet Yıldızlarının Işıkları Olmasaydı

Vehbi Tülek

Mevlânâ Emânullah Lâhori, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek talebelerindendir. Pakistan'da Lâhor'da doğdu. Serhend'e giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin büyüklerinden olmakla şereflendi. Üstün hâller, kerâmetler ve yüksek dereceler sâhibi idi. İcâzet verilerek Lâhor'a döndü. İmâm-ı Rabbâni hazretleri bu yüksek talebesine yazdığı mektuplardan birinde buyurdu ki:

Mümin, Bütün âzâları Ile Oruç Tutmalıdır

Vehbi Tülek

Ebû Osman Nehdî

Vehbi Tülek

Hâline Bakıp, Gafletten Uyan!

Vehbi Tülek

Sarı Yâkub Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Müttekî

Vehbi Tülek

Sakal-ı Şerîfe Değer Verenin Değeri...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah'ın Emaneti

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek