Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.100

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad devrinde Evliya Çelebi, Cemşid Hezarfenlerden bahsederken bir de Lagari Hasan Çelebi'yi anlatır. Bu zat hakkındaki kaynak, sadece bundan ibarettir. Evliya Çelebi'ye göre Lagari Hasan Çelebi Sarayburnu'ndan kendi yapısı bir roket fişeğe binerek yükselmiş ve salimen denize inmiştir:"Lagari Hasan Çelebi, Murad Han'ın Kaya Sultan nam duhteri pakizesi vücude geldiği gece akube şadmanlığı oldu. Lagari Hasan, elli okka barut macunundan yedi kollu bir fişeng icad etti. Sarayburnu'nda Hünkar huzurunda fişenge bindi ve şakirdleri fişengi ateşlediler. Lagari padişahım seni Huda'ya ısmarladım diyerek temcid ve tevhid ile evci asumana huruc eyledi.

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Veli Mustafa Efendi

Veli Mustafa Efendi Trabzon'da yetişmiş olan İslam âlimlerindendir. 1791'de Çaykara'nın Akdoğan köyünde doğdu. Of'un Uğurlu Beldesi'nde (Çifaruksa) 30 yıl medrese eğitimi vererek çok talebe yetiştirdi. 'Veli' unvanı ile anıldı. Kerametleri görüldü. 1821'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Yahya Gırnâtî

Vehbi Tülek

Ebû Yahya Gırnâti hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 796 (m. 1393)'te Endülüs'teki (İspanya) Gırnâta'da (Granada) doğdu. Medrese tahsilinden sonra Endülüs emirinin divan kâ­tipliğine, sonra da kâdılkudâtlığa (Şeyhülislam) tayin edildi. 857 (m. 1453)'te vefat etti. Oruç ve ramazan ayının faziletleri hakkında şöyle buyurdu:

Kur'ân-ı Kerim Okurken Riayet Edilecek Hususlar

Vehbi Tülek

Kabirde Şaşılacak Şeyler Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Bedi'uddin Sehârenpûri, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin en meşhurlarındandır. Hindistan'da Sehârenpûr'da doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Zaman zaman İmâm-ı Rabbâni'nin sohbetlerini dinlemeye Serhend'e giderdi. Ne zaman Serhend'e mübârek hocasının huzûruna gitse kendiliklerinden buyururlardı ki: "Sen şu hâldesin, bundan sonra şöyle şöyle olacak." Gerçekten buyurdukları gibi vâki olurdu. Dâimâ ona hâllerini söyler, bu yolda ilerlemesini sağlar ve kontrol ederdi. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Bedi'uddin Sehârenpûri'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Âlime Değer Verilmeyen Günler Gelecektir!

Vehbi Tülek

ölüm Peşimde, Kabir Önümde

Vehbi Tülek

Nihânî Çelebi

Vehbi Tülek

Hâtim-i Esâm

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yardımı, Herkesin Niyetine Göredir

Vehbi Tülek

Bağdâtlı Velî Ebû Hamza

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ahde Vefa

Ahde Vefa

Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.
Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar.
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Helvaci Çocuk

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

A'meş Ve Hanımı

Hizir Ve Gelin

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek