Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.907.389

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Siz, Hayırlı Bir Ümmetsiniz!

Yûsuf ibn-i Tanrıverdi hazretleri Fıkıh ve târih âlimidir. Türkmen asıllıdır. 813 (m. 1411)'de Kâhire'de doğdu. 884 (m. 1470)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâfirin Hakkı Için De Helâlleşmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Şemsüddin Raini hazretleri hadis, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 902 (m. 1496)'de, Mekke-i mükerremede doğdu. 954 (m. 1547'de Trablusgarb'da vefât etti. Bir dersinde, tövbe hakkında şunları anlattı:

Ey Âdemoğlu! Sustuğun Müddetçe Selâmettesin!

Vehbi Tülek

Nimet Ve Rızıklardaki Değişikliğin Sebepleri

Vehbi Tülek

Ebû Said Ahmed el-Basri hazretleri ilk sûfi müelliflerdendir. Basra'da doğdu. Bağdat'a giderek fı­kıh ve hadis ilmiyle meşgul oldu. Burada Cüneyd-i Bağdadi, Amr bin Osman el-Mekki, Ebü'l-Hüseyin Nûri ile sohbet etti. Hayatının son yıllarını Mekke'de geçiren ve "şeyhü'l-Harem" unvanıyla tanınan İbnü'l-A'râbi burada 341 (m. 952)'de ve­fat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebû Sa’d Mübârek Muharrimî

Vehbi Tülek

kendi Bulunduğun Hâle Ağla!..

Vehbi Tülek

Sâlihzâde Esad Efendi

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratılanlar

Vehbi Tülek

Kötülük Yaparsan Peşinden Iyilik Yap

Vehbi Tülek

beni Bu Zalimin Elinden Kurtar!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bülbülün Zikri

Adalet Ve Tevazu

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek