Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.588.850

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Hârûn Mervezî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 231 (m. 845) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim ve Sünen-i Ebû Dâvûd’da yazılıdır. Bu hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Düyûn-u Umûmiye Başkâtibi Hasan Şevki Efendi o akşam, dairesindeki işlerini geç saatte ancak bitirebilmiş, neyse ki Yakacık'taki yazlığına gitmek için en son trene yetişebilmişti. Kartal istasyonuna geldiğin de etrafta kimsecikler kalmamıştı. Yatsı ezanları okunuyordu. Yakacık'a gitmek için bu saatte nereden fayton bulacaktı? Yaya gitmek en az iki saat sürerdi. Biraz ilerde zaptiye karakolu vardı. Oraya gidip vaziyeti anlattı. Hemen etraftaki kahvehane leri araştırdılar ve biraz sonra, bir ayağı topal, genç bir arabacı geldi. Hasan Şevki Efendi hemen faytona atladı ve Yakacık'a doğru yola çıktılar. Adam, gecenin bu vaktinde önüne çıkan zoraki işten pek memnun olmamışa benziyordu. Hırsını atlardan alırcasına insafsızca kamçılıyordu. Derken bir yokuşun başında atlar durdu. Daha yarım saatlik yol vardı. Şevki Efendi arabacıya yaklaştı ve:-Bırak dinlensinler, sonra hiç yürümezler... diye bağırdı.

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yalan Söylemek Büyük Günahtır

Ebü'l-Mehâsin İbnü'l-Cevzi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. Büyük âlim Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzi'nin oğlu olup, 580 (m. 1185)'de Bağdat'ta doğdu. Babasından ve buradaki büyük âlimlerden kıraat, tefsir, hadis, fıkıh dersleri tahsil etti. Müstansıriyye Medresesi'nde Hanbeli mez­hebi müderrisi olarak görev yaptı. 656 (m. 1258)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi 78. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1054 (m. 1645)'te İstanbul Çarşamba'da doğdu. Tahsilini tamam­ladıktan sonra İstan­bul'un çeşitli medreselerinde müderris­lik yaptı. Sonra Mekke-i Mükerreme Kadılığı görevine getirildi. Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskerliğine, nihayet Şeyhülislâm­lığa tayin edildi. 1137 (m. 1725) tarihinde vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

İbrahim Şevki Efendi

Vehbi Tülek

İbrahim Şevki Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1834'de Bolu'da doğdu. Orada tahsilini tamamladıktan sonra Şabaniye yolu şeyhlerinden Rahmi Efendi'ye intisab etti. Daha sonra Kastamonu'ya davet edilerek Şeyh Şaban-ı Veli dergâhının şeyhi olarak tayin edildi. 1897'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Şemseddin Muhammed Bisâtî

Vehbi Tülek

Onların Beni Tanımakla Şereflenmesi Için

Vehbi Tülek

Bitmek Tükenmek Bilmeyen Hazîne!

Vehbi Tülek

Hazreti Rukayye (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleridir

Vehbi Tülek

Ölmeden Evvel Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Fani Dünya

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Firkateyne Bininiz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek