Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.472.074

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde hac dönüşü Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Sîneçâk Sinâneddîn Efendi Osmanlı âlim ve evliyasının büyüklerindendir. Rumeli'deki Vardar Yenicesi'ndendir. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. İçine düştüğü aşk ve muhabbet sebebiyle çeşitli memleketleri dolaştı. Edirne'ye gelerek Mevlevî Dergâhına yerleşti. Burada talebe yetiştirmeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyâ Için, Dünyâda Kalacağın Kadar Çalış!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî hazretleri meşhûr velîlerdendir. 861 (H.247) senesinde Irak’ta Samarrâ'da doğdu. Bağdât'a gelip, buraya yerleşti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebesidir. Aynı zamanda Mâlikî mezhebinin fıkıh âlimlerinden olup, İmâm-ı Mâlik'in Muvattâ'sını ezbere bilirdi. Cüneyd-i Bağdâdî Ebû Bekr-i Şiblî hazretlerini çok sever, ziyâde önem verirdi. 945 (H.334) senesinde Bağdât'ta vefât etti.

Yûsuf Hakîkî Baba

Vehbi Tülek

Din Ilimlerinin En Mühimi Fıkıhtır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Lübâbe el-Kurtubi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Medrese tahsilinden sonra İlbire'de (Elvira) kadılık, Kurtuba'da şûra üyeliği yaptı. 330 (m. 942)'de Kurtuba'da vefat etti. Bir dersinde ilmin ehemmiyeti hakkında şunları anlattı:

Yular Sahibi Kadının Oğlu

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Yapılan Harcama

Vehbi Tülek

Akkermânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Düşman Olan Hükümdar!

Vehbi Tülek

Kıraatin Başlangıcı Nakle Dayanır

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah Diyen Genç

Bizi Hatirlayin!

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek