Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.624.793

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türk Adaleti

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de ömürleri kısa sürmüştür. Kendisine mahsus hususiyetleri, bilhassa kendi dışındaki dinlere tanıdığı çok geniş haklar, daha doğru bir ifade ile diğer dinlerin islerine, ibâdetlerine ve âdetlerine hiç karışmamakla özellik gösteren Türk adaleti çok yüksek meziyetlere sahip bir adalettir.Onaltinci yüzyıl için F. Dowey söyle demektedir; "Birçok Hıristiyan, adaleti ağır ve kararsız olan Hıristiyan ülkelerindeki yurtlarını bırakarak, Osmanlı ülkelerine gelip yerleşiyorlardı. Onbesinci yüzyıl için F. Babinger ise; "Osmanlı padişahının ülkesinde herkes kendi hâlinde.bahtiyâr olabilirdi. Mutlak bir dini hürriyet hüküm sürerdi ve kimse su veya bu inanca sahip olduğundan dolayı bir güçlükle karsılaşmazdı." demektedir. Bizzat padişah adalete itaat ederdi. Üçüncü Sultan Mustafa Hân (1757-1774) beylerbeyi sarayını genişletmek istemişti. Bunun için civardaki bir dul kadının arsasını almak lâzımdı. Kadın arsasını satmak istemeyince, padişah zorla arsayı almayı aklından geçirmedi. Fakat sarayın eskiyen bir kısmını yıktırdı ve halka mahsus bir bahçe hâline getirdi.

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Peygamberlere Mucize Evliyaya Keramet Verildi

Ahmed Vefâi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve velidir. 1014 (m. 1605)'de doğdu. 1086 (m. 1675) senesinde Mısır'da vefât etti. "İsbât-u kerâmât-il-evliyâ ba'de mevtihim" adlı eserinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rüyâda Resûlullahı Gören Borçlu Adam!

Vehbi Tülek

Şemseddin Merrakûşi hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1210 (H.607) yılında Cezayir'deki Tilemsan şehrinde doğdu. Tilemsan'da, Fas'ta Merrakeş'te ve İskenderiye'de meşhur âlimlerden ilim tahsil etti. Mâliki mezhebi fıkıh bilgilerinde zamânın imâmı oldu. Tasavvufta yüksek derecelere kavuştu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti.

onu, Iple Buraya Çektik!..

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Kara Müftü adıyla tanınan Abdülkadir Efendi rahmetullahi aleyh, Çorum'da yaşamış olan İslam âlimlerinden olup Nakşibendi şeyhlerindendir. 40 sene Çorum'da fetva makamında bulundu ve 1201 (m. 1787) tarihinde vefat etti. "Velediye Risalesi" üzerine bir şerh yazmıştır. Bu eserinde buyurdu ki:

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Müminin Baş Ağrısı Günahına Keffârettir

Vehbi Tülek

İsyan Edenlere Susanların Sonu

Vehbi Tülek

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Van’dan Doğan Güneş Abdülhakîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Mümin Câhil Olmaz!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah Bin MübÂrek

Bunlar Şarapti

Bize Teveccüh Edin

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sarik Ve Sakal

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek