Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.665.978

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odasının temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâbımın Ismini Işitince, Susunuz

Ebû Mes'ûd-i Dımeşki hazretleri Şam'da yetişen hadis âlimlerindendir. "Kitâb-ül-etrâf ales-Sahihayn" isminde meşhûr bir eseri vardır. 400 (m. 1010)'da, 30 yaşında Bağdâd'da vefât etti. Eshâb-ı kiramın fazileti hakkında naklettiği hadis-i şeriflerde, Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kerâmeti Inkâr Edene Hayret Ediyorum

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ Tikriti hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 531 (m. 1136)'de Irak'ta Tikrit'te doğdu. 616 (m. 1219) senesinde Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kalbini Nasûh Tövbesi Ile Süsle

Vehbi Tülek

Helal Yiyeceklerden Hayır Meydana Gelir

Vehbi Tülek

Ahmed Kâdiri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 920 (m. 1514)'de Şam'da doğdu. 1005 (m. 1596)'da, orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

La’lî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Zeyrek Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Benan Bin Muhammed

Vehbi Tülek

İnsanların En Cömerdi Peygamber Efendimizdir

Vehbi Tülek

Çok Gülmek, Heybeti; Çok Şaka, Vakarı Giderir

Vehbi Tülek

Bir Asilzâde Hasîrîzâde

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Adalet Ve Tevazu

Yuhçu Baba

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Abdullah-i EnsÂrî

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek