Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.799.477

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazda Fâtiha Okumak Vâcibdir

Mehmed Refik Efendi 147. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Bosna'da Rogatica'da (Çelebipazarı) doğdu. Saraybosna'da medrese tahsili yaptıktan sonra İstanbul'a giderek kadılık, Anadolu Kadıaskerliği, nihayet Şeyhülislâmlık gö­revine tayin edildi. 1288 (m. 1871)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi İbn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek


Muhammed bin Osman bin Ebi Şeybe (Ebû Ca'fer) fıkıh ve hadis âlimidir. Aslen Kûfelidir. Hadis ilminde hâfız (yüzbin hadis-i şerifi râvileriyle beraber, ezbere bilen) idi. Muhammed bin Osman marifet ve dehâ sahibiydi. Târih ve diğer sahalarda kaleme aldığı değerli eserleri vardır. Kûfe'den Bağdâd'a gelmiş ve burada hadis-i şerifle meşgul olmuştur. 297 (m. 910) yılında Bağdâd'da vefât etmiştir...

Bir ân Sabretmenin Bile Mükâfâtını Görürsünüz

Vehbi Tülek

Abdülhâlık Goncdüvânî

Vehbi Tülek

Abdülhâlık Goncdüvâni rahmetullahi aleyh, evliyânın önderlerinden, İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Babası Abdülcemil, Malatyalı idi. Bir zaman sonra Buhârâ'ya göçtü ve Goncdüvân kasabasına yerleşti.

Hacı Bulam

Vehbi Tülek

I­rak Velî­le­rin­den Ebû Bekr Ensârî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Dergâhına Dil Uzatanın Sonu!..

Vehbi Tülek

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Hârûn Reşîd’in Kâtibi Bilâl-i Ma’ribî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:

- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.


Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Değişen Sizin Kalbiniz

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kum Ve Kaya

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek