Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.365.506

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Şahsiyeti nesillere örnek mâhiyette olan Orhan Gâzi, halim selim olup, son derece merhametliydi. Kolay kızmaz, kızınca da belli etmezdi. Askerlerini ve tebeasını kendisinden fazla korurdu. Muhârebelerde zâyiât durumuna dikkat ederdi. Zâyiâta sebep olacak yerlerin fethini kuşatmayla kolaylaştırıp, teslimini beklerdi. Çok âdildi. Dini bütün bir Müslüman olup, ülkede İslâm hukûkunu tereddütsüz tatbik ettirirdi. Orhan Gâzinin İslâm ahlâkına hayrân olup adâletine gıbta eden Hıristiyanlar, kendi soyundan ve dininden hânedânların yerine, Osmanlı idâresini tercih ederlerdi. İyi bir teşkilâtçı, cesur bir kumandan olduğu gibi mükemmel bir idâreciydi. İlme, âlimlere ve gönül sultanı mânevi şahsiyetlere hürmetkârdı. Âlimlerin sohbetinde bulunup, onlarla istişâre ederdi. Îmâr ve iskân siyâsetine önem verip, devrinde fethedilen beldelere Türk-İslâm nüfûsu yerleştirirdi. Osmanlı ülkesinin nüfûzunu arttırıp, devleti müesseseleştirdi.

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Affedilmiş Olarak Sabahlayanlar

Mehmed Şah Çelebi, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin soyundan gelen Osmanlı âlimlerindendir. Afyonkarahisar'da doğdu. 978 (m. 1570)'de İstanbul'da vefât etti. Bir talebesine şunları tavsiye etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Sabûnî

Vehbi Tülek

İbn-i Sabûni (Sabuncuoğlu) rahmetullahi aleyh, hadis âlimlerindendir. Şam'da, 676 (m. 1278) senesinde doğdu. Sonra Kâhire'ye yerleşti. 731 (m. 1330) senesinde vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Taşköprüzâde Halîl Efendi

Vehbi Tülek

Ana Yazıklar Olsun Sabredemedim

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Sülemî hazretleri evliyanın meşhurlarından olup tefsir ve hadis âlimidir. 325 (m. 937)’de İran’da Nîşâbur’da doğdu. Rey, Hemedan, Merv ve Hicaz’a giderek Dârekutnî, Hâkim Nîşâbûrî ve Muhammed Kâffâl gibi âlimlerden hadis ve fıkıh okudu. Ebû Saîd Ebü’l-Hayr, Abdülkerîm Kuşeyrî, Beyhekî gibi meşhur velî ve âlimleri yetiştirdi. 412’de (m. 1021) Nîşâbur’da vefat etti. “Tabakâtü’s-sûfiyye” isimli eserinde evliyalar ve kerametlerini anlatır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Türkistan Evliyâsından Hakîm Süleymân Atâ

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nûdihî

Vehbi Tülek

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Acemî Efendi

Vehbi Tülek

Şemseddîn Muhammed Dâvûdî

Vehbi Tülek

Onlar, Kendilerine Zulmediyorlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Ayyaşin Sonu

Arafatta Görüşürüz

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

İsmail Hakki Efendi

Başka Du Bilmez Misin?

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek