Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.658.514

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

47 - Özi Kahramanlari

Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri adıyla meşhur olan sulh ve sükun devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona ermiş, tekrar karışıklıklar başlamıştı. Bunu fırsat bilen Rusya, 1733 yılında Avusturya ile ittifak anlaşması yaptı. Anlaşma hükümlerine göre Rus ordusu aniden Osmanlı topraklarına girecek, Avusturya araya girerek, Osmanlı hükûmetini oyalayacak, bu arada onlar da hücuma geçerek iki ateş arasında bırakacaklardı.

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Molla Halil Si’ridi

Molla Halil Si'ridi hazretleri tefsir fıkıh, hadis ve tasavvuf âlimidir. 1164 (m. 1750)'de Bitlis'in Hizan ilçesinin Kulpik (Süttaşı) köyünde doğdu. Siirt'te Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin terbiyesinde yetişti. Tahsilini tamamladıktan sonra çok talebe yetiştirdi. Bunların biri de, Seyyid Fehim Arvâsi hazretlerinin hocalarından Muş Müftüsü Molla Hasan Ehvedi'dir. Molla Halil 1259 (m. 1843)'de Siirt'te vefât etti. "Tefsirü Tabsırat-ü-kulûb fi kelâmi Allâm-il-guyûb" isimli eserinde şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Insanlara Hep Kolayı Emretmiştir

Vehbi Tülek

Hâce Ubeydullah, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası olan Muhammed Bâkî-billah’ın büyük oğludur. Küçük yaşta iken babası vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yüksek teveccühleri ile yetişti ve önde gelen talebelerinden oldu. Onbirinci asrın sonlarında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Hâce Ubeydullah’a yazdığı mektûbun (1. cild, 266. Mektûp) bazı kısımları:

İbn-i Ayderûsî

Vehbi Tülek

Şeytan Cimrileri Çok Sever

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah el-Havlâni hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerindendir. 181 (m. 797)'de doğdu. 267 (m. 880)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Sana Söz Getiren Senden De Götürür

Vehbi Tülek

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

Rahmet Kapıları Herkese Açık

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Kalbi Sâf Yapmak, Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

İslâmiyette Niyetin Önemi Büyüktür

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ali (ebû Bekr Hemedânî)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

At Hirsizi

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Korkma!

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek