Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.239.541

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tez Sakabaşini Getirin

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han'ın türbedarlarından biri, bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden hâmile bulunan hanımının bir isteğini iki etmiyordu. Ancak hanımı o sabah, kendisinden kiraz istemişti. O da, hâmilelerde bu gibi isteklerin olacağını zâten biliyordu. Lâkin kirazın henüz çıkmaya başladığı bu günlerde, çok pahalı olduğu da muhakkaktı. İmkânsızlıklarına rağmen, ümit vererek evden ayrılmıştı. Şimdi türbeyi süpürüyor, hem de bunu düşünüyordu. Akşam eve varınca hanım, "kiraz aldın mı?"diye sorarsa, ne diyecekti. İçinden her türlü fikir geçiyor, fakat bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Çünkü pahalı kirazı alacak parası yoktu. Tam bu esnâda, elindeki süpürgenin sapıyla, yıllardır hizmetini gördüğü Yavuz Sultan Selim Hân'ın sandukasına vurdu ve şöyle söylendi:

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hamîdüddîn Nâgûrî

Hamidüddin Nâgûri hazretleri, Muinüddin-i Çeşti hazretlerinin talebelerinin büyüklerindendir. Aşere-i mübeşşereden Said bin Zeyd'in (radıyallahü anh) soyundandır. Hind âlimlerinin önde gelenlerindendi. Uzun bir ömür sürdü. Hâce Muinüddin-i Çeşti'nin zamânından, Nizâmeddin-i Evliyâ'nın zamânına kadar yaşamıştır. 1274 (H.673) yılında vefât etti. Kabri Nâgûr'dadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsîyye

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsiyye, evliyâ hanımlardandır. Bağdât'ta yaşadı. Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Cevhere Hanım, sâlih bir zât olan Ebû Abdullah el-Berâsi ile evlendi. Hanımlar her gün onun evine gelirler kendisinden nasihat isterlerdi. Onlara buyurdu ki:

Büyük Mutasavvıf Şeyh Ali Safvetî

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Allah'a Yakınlık Demektir

Vehbi Tülek

Fethullah Evdehi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan'da Delhi'de yaşadı. Şeyh Sadreddin Hakim'in talebesi oldu. Onun yanında ve hizmetinde bulunup, tasavvuf yolunda ilerledi ve Çeştiyye icazeti alarak talebe yetiştirdi. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin babası Abdülehad hazretlerinin hocası olan Abdülkuddûs bin Abdullah da, Fethullah Evdehi hazretlerinin talebesidir. Onyedinci miladi (onuncu hicri) asrın başlarında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Türâb-ı Nahşebî

Vehbi Tülek

Şeyh Sa’dî Şîrâzî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Beydâvî

Vehbi Tülek

Sadreddîn Hayâvî

Vehbi Tülek

Birbirinize Kardeş Muamelesi Yapınız

Vehbi Tülek

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Korkma!

Cünnetü'l-esmâ

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Helvaci Çocuk

Yirmi Saniyede

Abdullah El-acemî

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek