Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.984

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinanin Mektubu

Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşıl dı. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin bütün taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşın mış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyordu. Hemen Türkiye' nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturuldu. Ortaya bir sürü fikir atıldı. Her kafadan bir ses çıktı ama sonuç alınamadı. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyordu. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyordu. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme buldu. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not vardı. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelendi. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektuptu. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıktı: "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyordu. Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yaptı. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarıldı. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı'nda saklanıyor.

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sen Ne Getirdin Ise Ben Ona Îmân Ettim

Ali ibn-i Battal el-Kurtubi hazretleri hadis âlimi olup Buhâri şârihlerindendir. Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Belensiye'de (Valencia) tah­silini tamamladıktan sonra Lûrka (Lorca) Kalesi'ne kadı tayin edildi. 449'da (m. 1057) Belensiye'de (Valencia) vefat etti. Şöyle rivayet eder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâl Yemedikçe, Sâlih Ameller Işlenemez

Vehbi Tülek

Hayreddin Etrâdi hazretleri Türkistan velilerinden ve Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asrın sonlarına doğru yaşadı. Türkistan şehzâdelerinden zengin bir gençti. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerine devamla kısa zamanda kemâle geldi.

Niyetsiz Sevap Yoktur

Vehbi Tülek

Pîr Ali Efendi

Vehbi Tülek

Pir Ali Efendi, büyük âlim ve veli İmâm-ı Birgivi hazretlerinin babasıdır. Kabri Balıkesir'dedir. On altıncı yüzyılda yaşadı. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Niyet Hayır âkıbet Hayır

Vehbi Tülek

ZerkÂnî Muhammed Bin Abdülbâkî

Vehbi Tülek

Meyyit, Ziyârete Gelenleri Tanır

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat

Vehbi Tülek

İhsân Etmek, Yani Hakiki Iyilik Nedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Bereketi Var Mı?

Evliyalar Ölmez İmiş

Değişen Sizin Kalbiniz

Hizir Ve Gelin

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek