Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.141.155

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yalnizlik Köşkü

1909 yılı, Nisan ayının 27'nci günü, çift atlı saray arabaları Yıldız Sarayı'nın önünde sıra sıra dizilmiş, yolcularını bekliyorlardı. Akşam karanlığında koşuşturan subaylar, askerler ve içinde mum yanan fanuslu lâmbaların ışığında güçlükle fark edilen sürücülerdeki telâş ve tedirginlik, atlara da sirayet etmişti. Huysuzlanıyor, başlarını aşağı yukarı sallıyor, ayakları ile toprağı eşeliyorlardı. Sanki, felâketlerle geçecek yılların işaretlerini şimdiden veriyorlardı.
600 yılı geride bırakarak yedinci asrını süren Osmanlı İmparatorluğu tarihinde, kırılma noktası denilebilecek çok önemli bir gün yaşanıyordu. 32 yıl, 7 ay ve 27 gün süren bir saltanattan sonra 34'üncü padişah Sultan İkinci Abdülhamid Han, o gün tahttan indirilmiş, yerine kardeşi geçirilmişti.

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahım, Bize Helal Ve Temiz Rızık Ihsân Et!

Cemâl Halîfe Osmanlı âlimlerindendir. Aksaraylıdır. Konya medreselerinde ilim öğrendi. Halvetî tarikatı şeyhlerinden Habîb Karamânî’nin sohbetlerine devam ederek tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Daha sonra da İstanbul’a gitti. 933 (m. 1526) senesinde orada vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

İbn-i Milli Necmeddin rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 617 (m. 1220) yılında Lübnan'da Ba'lebek'te dünyâya geldi. 699 (m. 1300) yılında Bağdad'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Gıybet, Amelleri Boşa Çıkarır

Vehbi Tülek

Ali Ûşî

Vehbi Tülek

Ali Ûşi hazretleri, şimdi Özbekistan'da bulunan Fergâne'lidir. 575 [m. 1180] de vefât etti. [569] da (Sirâciyye) fetvâ kitâbını ve ayrıca Ehl-i sünnet itikâdını bildiren (Emâli kasidesi)ni yazdı. Bu eserde özetle deniyor ki:

Emîrzâde Cenâbî Çelebi

Vehbi Tülek

Ey âdemoğlu! Dünyâ Sevgisini Kalbinden Çıkar

Vehbi Tülek

Muîdzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Doğru Yolundan Ayrılanlar

Vehbi Tülek

Sana Birinci Vasiyetim Ilmihâlini Iyi Öğren

Vehbi Tülek

Amr Bin Mürre El Cüheni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Allah Nasil Misafir Edilir?

Kabahat Kilincin Midir?

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Ölüyü Diriltemem

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek