Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.094.470

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Ebü'l-Abbâs Necibî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Endülüs’te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Mısır'da vefât etti. Önce İşbiliye'de İbn-i Âs isimli zâtın derslerini tâkib etti. Sonra büyük âlim ve velî Câfer Endülüsî'nin hizmetine girdi. Onun sohbetlerinde olgunlaştı ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Endülüs’te sultanın kendisine sıkıntı vermesinden dolayı Mısır'a gitti ve orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Denizalti

1719 yılında Sultan III. Ahmed Hân, şehzâdeleriyle İstanbul'dan 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu vesileyle İstanbul'da onbeş gün onbeş gece şenlikler yapılmış, halkın yüzü gülmüştü. Bu şenliklerde bütün halka yemekler verilmiş, herkese hediyeler dağıtılmıştı. Osmanlı tarihindeki sünnet düğünlerinin en muhteşemi olarak bilinen bu düğünde sanatkârlar ve esnaf da olanca hünerlerini göstermişti. Bu gösterilerden biri vardı ki anlatmaya değer: Düğünün son günlerinden bir gün Pâdişah Aynalıkavak Kasrı'ndaydı. Herkes kayıklarla Haliç'e dökülmüştü. Denizin yüzü kayıklarla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın imkânı yoktu. Gemilerin üzeri de mahşer gibiydi. Bu gösteride, Mimarbaşı İbrâhim Ağa'nın yaptığı gemi büyüklüğündeki bir timsah modeli, üst çenesini açıp kapayarak yarım saat kadar deniz yüzünde dolaştıktan sonra denize daldı. Zevkle seyredilen bu gösteri çok da takdir toplamıştı. Fakat o da ne? Bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bu sefer hayrete dönüştü. Timsah ağzını açıp durdu, ağzından rengârek kıyâfetli beş tane çocuk çıkıp oynamaya başladı. Mimarbaşının bu timsahı dünyanın bundan üç asır kadar önce tecrübe edilmiş ilk denizaltı gemisi sayılmaktadır

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Kenan Paşa, Şeyh Muhammed Ayni hazretlerini ziyâret maksadıyla Siirt'e oradan da Ayni köyüne gitmişti. Askerleriyle birlikte Ayni köyüne varınca, câminin avlusunda bir hasır üzerine oturdu. Paşa için yemek hazırlamak istediler. Şeyh hazretleri; "Bu hususta tekellüfe girmeyi niz, kendinizi zorlamayınız." dedi. Evinde arpa unundan yapılmış iki yufka ve iki gün önce pişirilmiş et yemeği vardı. Bunları yedirmek bizim için ar olur dedilerse de, Şeyh hazretleri; "Bunlar yemek olarak kâfidir. Mevcud olan bunlardır. Bunları ikrâm etmekte bir mahzur yoktur." dedi. Sonra kendisi Kenan Paşanın yanına gitti. Paşa onu görünce ayağa kalkıp hürmetle elini öptü ve duâ istedi. Sofrayı getirmelerini söyleyince, Paşanın önüne iki yufkayı ve et yemeğini koydular. Bunları yedi. Sonra kalkıp Şeyh Muhammed Ayni hazretlerinin elini tekrar öptü. Teşekkür ederek müsâde isteyip ayrıldı. Dönerken yolda adamlarından biri, Şeyh'in huzûrunda ne yemeği yediğini sorunca; "Arpa ekmeği ve bayat et yemeği yedim. Yemin ederim ki ömrümde böyle lezzetli yemek yemedim." dedi.

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Taberî

Ahmed Taberi rahmetullahi aleyh, Şafii fıkıh âlimi, vâiz ve hatibdir. İran'da Taberistan'da doğdu ve orada ilim tahsil etti. Ömrünün sonuna doğru Tarsus'a göç etti. Orada 335 (m. 946) yılında vefât etti. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman evvel nefsini hesaba çekerek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rükneddîn Ebü'l-feth

Vehbi Tülek

Rükneddin Ebü'l-Feth, Hindistan'ın büyük velilerindendir. Feridüddin Genc-i Şeker gibi Çeştiyye büyükleriyle görüştü. Şihâbüddin Sühreverdi hazretlerinin yolunda din-i İslâma hizmet ile meşgûl oldu. Binlerce talebe yetiştirdi. Zamânın büyüklerinden Nizâmüddin Evliyâ ile sohbet etti...

Melekler, Kur’ân-ı Kerim Okunan Yere Toplanırlar

Vehbi Tülek

Siz, Hayırlı Bir Ümmetsiniz!

Vehbi Tülek

Yûsuf ibn-i Tanrıverdi hazretleri Fıkıh ve târih âlimidir. Türkmen asıllıdır. 813 (m. 1411)'de Kâhire'de doğdu. 884 (m. 1470)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Faziletli Kadıköy Müftüsü Ahmed Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Şeytana Secde Eden âbid: Bersesisa

Vehbi Tülek

Mardinli Abdüsselam Efendi

Vehbi Tülek

senin Sonun Da Böyle Olacak!..

Vehbi Tülek

Ârif, Yalnızca Allah'ın Rızâsını Düşünür

Vehbi Tülek

O Havuzdan Içen Ebediyen Susamaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Gül Yaprağı

SelÂmetle Gidip Gel

"encümen-i Bîzebân"

Ölüyü Diriltemem

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek