Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.507.709

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilekçesi Sirtinda

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hayatım Da Vefatım Da Sizin Için Hayırlıdır

Ahmed Bürzülî hazretleri kıraat, hadis, tasavvuf ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 730 (m. 1341)’de Tunus’ta Kayrevan’da doğdu. Zamanının en meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Şemseddîn Muhammed bin Merzûk’tan fıkıh ve hadis ilmini, hadis ravileri ve kıraat rivayetlerini öğrendi. İbn-i Tafracîn Medresesi’nin müderrisliğine, sonra Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 844 (m. 1440) yılında Kayrevan’da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Ebü’l-hasan Şüsterîebü’l-hasan Şüsterî

Vehbi Tülek

Ebü’l Hüseyin Şirvânî

Vehbi Tülek

Ebü'l Hüseyin Şirvâni hazretleri, Azerbaycan velilerdendir. Şirvan'da doğdu. Onuncu asrın ortalarında vefât etti. İlim öğrenmek için çok yerleri dolaştı. Mısır'da yerleşti. Sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Vefâtına kadar orada ikâmet etti. Ömrünün sonlarına doğru felç oldu. Eli ayağı tutmaz, ayağa kalkamazdı. Fakat, müezzinin namaz için ikâmet okumaya başladığı andan, namazını bitirdiği âna kadar olan zamanda ve sohbet esnâsında çok sağlam olur, hiçbir şeyi kalmazdı. Bu zamanlar hâricinde, yine felçli hâle dönerdi. Mekke-i mükerreme'de vefât etti. Vefât ettiğinde 124 yaşlarındaydı...

Delâil-ül-hayrât Ve Meşârık-ul-envâr

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Yapılan Harcama

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Allah Indinde En Kıymetli Sözler

Vehbi Tülek

Ölülerinizi Iyilikle Yâd Ediniz

Vehbi Tülek

Nasihatların Özü, Allah Adamları Ile Bulunmaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Tüccarin Rüyasi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Allah'ın Emaneti

Abayi Yakmak

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek