Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.684.798

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Sultan I. Murad'ın Karamanoğulları üzerine sefere çıkmasını fırsat bilen Sırplar ve Bulgarlar, sınırlardaki Osmanlı köylerine saldırdılar ve 20.000'den fazla müslümanı katlettiler. Bunun üzerine derhal Sırplar üzerine sefere çıkan Sultan I. Murad, mevcudu 40.000'i bulan bir orduyla Kosova sahrasına kadar geldi. Bundan büyük bir telaşa kapılan Sırp kralı Lazar, Osmanlı ile tek başına başedemiyeceğini bildiği için Bulgar, Macar, Ulah, Arnavut, ve Boşnaklardan yardım istedi. Böylece, mevcudu 150.000'i aşan kalabalık bir haçlı ordusu Kosova'ya hareket etti. iki ordu arasında 9 Ağustos 1389 günü şiddetli bir muharebe başladı. Şehzade Yıldırım Bayezid ve şehzade Yakub beylerin olağanüstü gayretleri ile kısa zamanda kalabalık haçlı orduları mağlup edildi. Düşman ordusunun kaybı yüzbinden fazlaydı. Sırp kralı da esir alınmıştı.

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanı İkinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasının girişmiş olduk ları büyük ve cür'etli teşebbüsü gerçekleştirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, İstanbul'u, doğu ve batıdaki Osmanlı ülkelerine merkez yapmıştı. Kostantiniyye, başka bir devletin elin de kaldıkça Osmanlı ülkesi, Hristiyan istilasına açık bulunacağı gibi, Avrupa ile Asya arasında ki bağ ve alaka da emniyete alınamazdı. Böylece devlet, tam ve sağlam bir vücud olacak yerde, gövdesi ortasından ikiye bölünmüş olarak parçalanmak tehlikesine maruz kalırdı.

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyâyı Inkâr Etmeyip, Muhabbet Beslemelidir

Bursalı İsmâil Hakkı Efendi Osmanlı evliyasından olup 1652 (H.1063) senesinde Trakya'da bulunan Aydos'ta doğdu. İstanbul'a giderek Celvetiyye yolunun büyüklerinden Atpazarlı Osman Fadli Efendiye intisab ederek fıkıh, kelâm, tefsir ve hadis dersleri aldı. Hocasının vefâtından Bursa'ya geldi. Bir dergâh yaptırdı ve talebe yetiştirmeye başladı. Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. 1725 (H.1137) senesinde Bursa'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cemâleddîn Hansevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Cemâleddin Hansevi hazretleri Hindistan'da yetişen velilerdendir. Hanefi mezhebine göre fetvâ verir, câmide hatiblik yaparak Müslümanlara vaaz ve nasihatlarde bulunurdu. Feridüddin Genc-i Şeker ile tanışınca, her şeyi terk etti. Dili söylemez, eli tutmaz, ayağı gitmez oldu. O şeker hazinesinin elinde işlenip, maddi ve mânevi olgunluğa kavuştu. Üstün derecelere yükseldi. Genc-i Şeker'in sevgi ve muhabbetine mazhar oldu. Genc-i Şeker; "Cemâl, cemâlimizdir" buyururdu...

Büyük Mutasavvıf Ya’kûb Germiyânî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Hiçbir Şeye Benzemez

Vehbi Tülek

Şeyh Nûr Muhammed Pütni hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. Şöyle Rivâyet edilir:

Siz Ümmetlerin Hayırlısısınız

Vehbi Tülek

Vaazın Tesiriyle Vefat Eden Salih Bir Zat!

Vehbi Tülek

Namazı Terk Etmenin Tehlikesi Büyük

Vehbi Tülek

Her Padişahın Bir Korusu Olur

Vehbi Tülek

Mazlumun Duâsından Sakınınız

Vehbi Tülek

İlim Müminin Dostu Hilm Ise Veziridir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kum Ve Kaya

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Namazini Ben Kildirayim

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek