Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.123.468

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rumeli Hisari Ve Fatih

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nasihat Vermek Kolay Kabul Etmek Güçtür

Şihâbüddin Ba'levi hazretleri meşhûr velilerdendir. 1539 (H. 946) senesinde Yemen'de Terim'de vefât etti. Kabir ehlinin hâllerini, onların azap ve sevinç durumlarını, Allahü teâlânın izni ile bilirdi. Çok kerâmetleri vardır. Huccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâli hazretlerinin rûhâniyeti ile görüştü. İmâm-ı Gazâli'den bütün kitaplarını okuduğunu ve bu kitapları okutmaya izin verdiğine dâir icâzet istedi. İmâm-ı Gazâli de ona icâzet verdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hafız İbrahim Cevherî

Vehbi Tülek

İbrahim Cevheri hazretleri hadis hafızı olup yüzbin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 170'te (786) doğdu. Aslen İran'daki Taberistanlıdır. Hayatının büyük bir kısmını Bağdat'­ta geçirdi. Hayatının son yıllarında Adana'daki Misis'e (Yakapınar) geldi ve 247 (m. 861)'de orada ve­fat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Şeytan Sizi Bana Şikâyet Etti!

Vehbi Tülek

Marûf-ı Kerhî

Vehbi Tülek

Ma'rûf-ı Kerhi, büyük velilerdendir. İranlı Hristiyan bir anne ve babanın çocuğu iken, Hristiyanlığı öğrenmesi için bir râhibe gönderildi. Fakat oradaki rahibin kendisine eziyet etmesi üzerine oradan kaçarak bir camiye geldi. Burada İbn-i Semmak hazretlerine rastladı ve sonra da İmam-ı Ali Rıza hazretlerinin sohbet halkasına katıldı...

Ömer Şirvânî

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn Uşâkî Hazretleri

Vehbi Tülek

“kerem Sâhibi Olan Allaha Kavuştum!..”

Vehbi Tülek

Günah Işlemek Allah'ın Gadabına Sebeptir!

Vehbi Tülek

Yemenli Büyük Velî Ebû Bekr Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Câhiller Çoğaldığı Için, âlimler Garip Oldu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Karşılık Beklemiyorum

Cünnetü'l-esmâ

İftiranin Neticesi

Evliyalar Ölmez İmiş

Tüccarin Rüyasi

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek