Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.240.049

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han, dostluk ve ittifak kurmak için Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'i İstanbul'a davet etmişti. II. Wilhelm ve İmparatoriçeyi getiren zırhlı ile beraberin deki savaş gemileri Çanakkale Boğazına gelince Âsâr-ı Tevfik ve Feth-i Bülend zırhlıları tarafından karşılandı. Padişah, Dolmabahçe Sarayının mermer rıhtımında misafirlerini karşıladı. Burada İmparatorla bir müddet görüştükten sonra onları akşam yemeğine Yıldız Sarayına davet etti. Misafirler Dolmabahçe sarayından, kalacakları köşke hareket ettiler. Akşam saatinde de hizmetlerine tahsis edilen saltanat arabalarıyla Yıldız Sarayına hareket edildi. Yollarda binlerce İstanbullu, İmparatora sevgi gösterisinde buluyordu.

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Alevli Bir Ateşe Girecek

Abdurrahmân ibn-i Ebi Hâtim hazretleri Meşhûr tefsir ve hadis âlimlerindendir. 240 (m. 854)'de İran'da Rey şehrinde doğdu. 327 (m. 938)'de orada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kâinatın Efendisi Zamanın Güneşidir

Vehbi Tülek

Celâleddin ibn-i Hatib Dâreyyâ hazretleri siyer, hadis ve fıkıh âlimidir. 745 (m. 1344)'de doğdu. 811 (m. 1408)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

A­na­do­lu Ve­li­le­rin­den Ho­ca Ah­med Fa­kih

Vehbi Tülek

ebü'l-fadl Defterî Muhammed Bitlisî

Vehbi Tülek

Muhammed Bitlisi (Molla Ebü'l-Fadl Defteri) Osmanlılar zamanında yetişen Hânefi mezhebi âlimlerinin büyüklerinden olup, meşhûr âlim Molla İdris-i Bitlisi'nin oğludur. 982 (m. 1574)'de Şam'da vefât etti.

seyyid-üt-tâife Cüneyd-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Kâsım Çelebi

Vehbi Tülek

Kederden Sevince Âdile Sultan

Vehbi Tülek

Ben Nasîhati, Dünyâlık Karşılığında Satmam!

Vehbi Tülek

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Vehbi Tülek

Mümin, Bütün âzâları Ile Oruç Tutmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Allah’a Firar Et

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sakin Kalyona Binme

Kum Ve Kaya

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek