Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.023.152

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Barbaroszade Hasan Paşa

Preveze Zaferinden üç yıl sonra Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Beşinci Karl, Cezâyir'i zaptetmek üzere büyük bir donanmayla harekete geçti. Andrea Doria'nın komutasın daki Haçlı donanması, 516 parça gemi ve 40 bin askerden müteşekkildi. İmparatorun asıl hedefi, Kuzey Afrika'daki Türk hâkimiyetini yıkmaktı. Gâfil avlanan Hasan Beyin kuvvetleri ise, 600 Türk levendi ile 2000 Arap gönüllüsünden meydana geliyordu. Buna rağmen Cezâyir'i terk etmeyi düşünmeyen Hasan Paşa, mücâdeleye karar verdi. Beşinci Karl şehre hâkim Küdyetü's-Sabûn Tepesini ele geçirdiyse de ummadığı bir mukâvemetle karşılaştı. Geri çekilen kuvvetleri yağmur ve fırtına sebebiyle yumuşayan toprakta hareket edemez hâle düştü. Fırsatı kaçırmayan Hasan Paşanın üst üste vurduğu darbelerle imparatorun 20 bin askeri telef oldu. Bütün topları ve 130 harp gemisi ele geçirildi. Hasan Paşanın elinden güçlükle kurtulan imparator, tâcını denize fırlatırken, Barbaros Hayreddin Paşanın amansız düşmanı Andrea Doria Preveze'den sonra yediği bu ikinci darbenin üzüntüsü içine düştü.Bu sırada dokuzuncu sefer-i hümâyûnundan dönen Kânûni Sultan Süleymân, Hasan Paşayı vekâleten baktığı Cezâyir Beylerbeyliğine asâleten tâyin etti. Hasan Paşa, bundan sonra Akdeniz'de İspanya'yı daha sıkı bir şekilde baskı altına aldı. Cezâyir'de bayındırlık işlerine önem verdi ve pekçok hayır eseri vücûda getirdi. Sağlığının bozulması sebebiyle, 1544'te görevinden ayrılan Hasan Paşa, 1549'da Cezâyir'de vefât etti. Bâbü'l-vâd'deki türbesine defnedildi. İspanyol târihçi Hedo, Hasan Paşa için; "Hiç bir paşa, Cezâyir'de onun kadar adâlet ve hakkâniyet göstermemiştir." demektedir.

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Aşçı Yahyâ Baba sâdece insanları değil, bütün mahlûkâtı severdi. Her gün yemek dağıtımından sonra artan pilavı Tunca balıklarına dökerdi. Bir süre sonra oranın anbar memuru; "Her gün pilavlar Tunca Nehrine dökülüyor. Demek ki fazla geliyor. Verilen pirinç mikdârını azaltın." diye emir verdi. Kilerci her gün artan pilav kadar az pirinç vermesine rağmen, her zamanki kadar pilav arttı. Aşçı Yahyâ Baba yine bu pilavı kepçe kepçe Tunca balıklarına serpti. Onlar yedikçe o doyuyordu. Her gün pirinç azaltılmasına rağmen sonuç değişmedi. Öyle oldu ki, durum pâdişâha aks etti. Sultan da denemek istedi. Kararlaştırılan günde bütün misâfirler yemeklerini yediler. Yemek yiyenler her zamanki misâfirden fazla ve pirinç mikdârından az olmasına rağmen pilav yetti ve arttı. Yahyâ Baba balıkların nasibini nehre dökeceği sırada Sultan Bâyezid-i Veli'nin; "Yahyâ Baba! Bu yaptığın isrâf değil midir?" demesi üzerine, binlerce balık başını sudan çıkarıp; "Sultânım! Devletin artığını bize çok mu görüyorsun?..Senin devletinin ikrâmı sâdece insanlara mıdır?" dedi. Aşçı Yahyâ orada secdeye kapanarak rûhunu teslim etti. Onun büyüklüğünü anlayamayanlar, yaptıklarına çok pişmân oldular. Muhteşem bir cenâze merâsimi ile külliyesinin kuzey tarafındaki bahçeye defnedildi.

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr-i Dükkî

Ebû Bekr-i Dükki hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 961 (H.351) senesinde, 100 yaşını geçmiş olarak Şam'da vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdi'yi görmüştür. Ebû Ali Rodbâri'nin akrânıdır. Ebû Abdullah bin Cellâ'nın sohbetlerine devâm edip, kendisinden ilim ve feyz aldı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İman Etmek, Şerefli Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Hammâd bin İshâk el-Ezdi hazretleri Mâliki fıkıh ve hadis âlimidir. 199'da (m. 815) Basra'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Abbasi halifeleri yanında müstesna bir yeri olan Hammâd, Halife Mühtedi-Billâh döneminde Bağdat kadılığı yaptı. 267 (m. 881)'de Sus şehrinde vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Şihâbüddîn Hamevî

Vehbi Tülek

Eşrefoğlu Rûmî (eşrefzâde)

Vehbi Tülek

Eşrefoğlu Rûmi, Anadolu'da yaşayan büyük velilerdendir. Şiirleri ile meşhur oldu. İsmi Abdullah olup, babasınınki Eşref'tir. Babasının ismi ile şöhret buldu. Babası, Mısır'dan İznik'e göç etti.
Eşrefoğlu Rûmi İznik'te doğdu. 1484 (H. 889) senesinde vefât etti. Türbesi İznik'tedir. Eşrefzâde-i Rûmi diye de bilinir.

Hocalık Ve Talebelik, Takvâ Ile Olur

Vehbi Tülek

Kin Tutmaktan Ve Sert Davranmaktan Sakın

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Necmeddîn-i Kübrâ

Vehbi Tülek

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Bu Ümmete Hediyesi

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sarik Ve Sakal

Abdullah Bin MübÂrek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek