Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için
Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.064.031
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...
Batı Akdeniz'e yıllarca hükmeden Turgut Reis, Tunus yakınlarındaki Cerbe adasını ele geçirerek kendisine üs yapmıştı. Preveze'de büyük bir mağlubiyete uğrayan Avrupalılar, bunun intikamını almak ve çok korktukları Turgut Reisi Batı Akdeniz'den uzaklaştırmak için kalabalık bir donanma ile 1560 yılı Mart ayının 2'sinde Cerbe adasına asker çıkardı. Aynı gün Turgut Reis durumu İstanbul'a bildirdi ve sayıca kalabalık düşman ordusuna karşı komanın zor olacağını, bu sebeple derhal adayı terkedeceğini bildirerek Trablus'a çekildi.
Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.
Dürri Mehmed Efendi, Altmışikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Doğum yeri ve târihi kesin olarak bilinmemektedir. 1149 (m. 1737) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. 1173 (H.569) senesinde, Mâverâünnehir'de Ûş kasabasında doğdu. Hâce Muinüddin-i Çeşti hazretlerine intisab ederek evliyalık yolunda yükseldi. 1235 (H.633) senesinde Hindistan'da Delhi'de vefât etti.
Büyük velilerdendir. İstanbul'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1519 (H.926) târihinde İstanbul'da Baba Nakkaş semtinde vefât etti.
Kâsım Çelebi önceleri uzleti, insanlardan uzak yaşamayı seçip, yalnız başına tenhâ yerlerde, dağlarda dolaştı. Bir zaman; saray ağası, bir dergâh ve yanında bir câmi yaptırdı ve veli bir zât olan Çelebi Halife'den bir talebesini burada irşâd ile hak yolun bilgilerini yaymakla görevlendirmesini ricâ etti. Çelebi Halife de bu arzu üzerine bir talebesini gönderip tenhâ yerlerde Allah aşkı ile dolaşan Kâsım Çelebi'yi getirtti. Saçını tıraş ettirdi ve elbise giydirip, saray ağasının yaptırdığı dergâhta görevlendirdi.
Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.
İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.