Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.325.654

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Îsâ bin Ebân hazretleri Hanefi fıkıh âlimi olup İmam-ı Muhammed Şeybâni'nin talebesidir. Ondan fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Basra kadılığına tayin edi­ldi. 220'de (m. 835) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Malının Zekâtını Vermeyenler

Vehbi Tülek

Ebü'l-Fadl bin Ebi'l-Meâli hazretleri Hanbeli Hadis âlimlerindendir. 520 (m. 1126)'da Bağdat'ta doğdu. Yüzbinden çok hadis-i şerifi ezberlediği için "Hâfız" unvanına sahip oldu. 565 (m. 1170)'de vefât etti. Zekat ve sadakanın faziletini anlatırken buyuruyor ki;

Yemâ­me Şe­hi­di Ebû Dücâ­ne

Vehbi Tülek

Azılı Bir Müşrik Nadr Bin Hâris

Vehbi Tülek

Nadr bin Hâris, Mekke müşrikleri arasında, küfründe inat eden, çok kurnaz ve fesat bir adamdı. Resulullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) hep hakaret eder, Kur'an-ı kerimle rekabete kalkışırdı. Kureyşlilere şunları söylerdi:

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Ebû Şu’be Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ya’kûb Germiyânî

Vehbi Tülek

Abdullah Harrânî

Vehbi Tülek

Talebe, Bütün Varlığı Ile Hocasına Bağlanmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Karşılık Beklemiyorum

Karşılık Beklemiyorum

Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halka­larında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâ­tınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Al­tından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben va­ziyeti öğrenince ona dedim ki :

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Evliyalar Ölmez İmiş

Abayi Yakmak

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Alabilirsen Al

Delik Kova

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek