Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.900.065

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti. Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Bülbülün Zikri

Derdi Olan Neylesin?

At Hirsizi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sarayda Bir Doğum

Baron de Tott, Sultan III. Mustafa zamanında askeri danışman olarak görev yapmış bir subay. 1755 yılında geldiği İstanbul'u dünyanın merkezi olarak görür. Aslen Macar asıllı olan Tott'un Türkiye'de geçirdiği yıllarını kaleme aldığı Fransızca seyahatnamesi çok beğenilmiş, defalarca basılmıştır. Seyahatnamesi için Tott şöyle der: "Ben Türklerin arasında 23 yıl yaşamış olmak sıfatıyla bu millet hakkında daha doğru şeyler yazabileceğime inanmış bulunuyorum." Baron de Tott'un İstanbul'da bulunduğu 1759 yılında, padişah III. Mustafa'nın ilk çocuğu doğar. Bu doğum, o vakte kadar hiçbir şehzade ve sultan için düzenlenmemiş biçimde şenliklerle kutlanır. Çünkü III. Mustafa'dan önceki iki padişahın çocuğu olmamıştır. Tott, sultanın doğumunu bakın nasıl anlatıyor:

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsrev Beyin Üç Şehit Oğlu

Kanije, Macaristan ve Avusturya sınırlarında küçük bir kaledir. lll. Mehmed Han zamanında ve 1600 tarihinde Avusturya'dan alınmıştı. Fakat ertesi yıl, 1601'de Avusturya Arşidük'ü Ferdinand büyük bir kuvvetle bu kaleyi kuşatmıştı...
Kanije'yi savunan askerlerimiz çok zor durumda kalmışlardı. Kaleyi kuşatan yüz bin kişilik düşman kuvveti yüklendikçe yükleniyordu. Üstelik Kanije önündeki nehri de doldurmaya başlamışlardı. Bunu yaptıkları takdirde kaleyi korumak çok güçleşecekti. Düşmanlar sonunda nehri doldurmayı başardılar. Kanije önündeki nehri, nisbeten geçit verdiği yerde sazlarla doldurup, üzerine çitten siperler yerleştirdiler. Bunun yanı sıra bir de tahtadan muntazam bir köprü yaptılar ve bunu kalenin hendeğine bağladılar. Artık hendeği rahatlıkla aşabileceklerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Çapakçurî

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Çapakçuri hazretleri, Anadolu velilerindendir. Bingöl'ün Kür köyünde 1830 (H. 1246) senesinde doğdu. Palu'da meşhur âlim Ali Septi hazretlerine talebe oldu. Hocasının vefâtından sonra Palu'dan ayrılarak Harput'a yerleşti. 1906 senesinde Urfa'nın Siverek ilçesine gitti. Sekiz sene burada, iki sene de Viranşehir ilçesinde kaldıktan sonra 1916'da Harput'a döndü. Ahmed Çapakçuri 1921 (H.1340) senesinde 94 yaşında vefât etti. Vasiyeti üzerine Harput'ta Ulu Câminin avlusuna defnedildi.

Seyyid Ahmed Çapakçuri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kötülük Yaptığında Üzülen, Iyiliklerine Sevinen Mümindir

Vehbi Tülek

Çocukların Hâmisi Alâeddîn Âbizî

Vehbi Tülek

Alâeddin Âbizi, evliyânın büyüklerindendir. İsmi Muhammed bin Mü'min Âbizi, lakabı Alâeddin'dir. Kûhistan'a bağlı Âbiz köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1486 (H.892) senesinde vefât etti. Kabri, Herat'ta hocası Sa'deddin-i Kaşgâri hazretlerinin kabri yanındadır.
Mevlânâ Alâeddin Âbizi, tasavvuf yolunda yetişip kemâle geldikten sonra, medreselerde, tekkelerde talebe okutup ders verecek yerde, küçük çocukları okutmaya başladı. Böylece büyüklük ve yükseklik hâllerini gizler, kendisini setrederdi.

Şehitlerin De Şefaati Haktır

Vehbi Tülek

Bidat Sahibinin Tövbesi Ve Ibâdeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Tilmsânî

Vehbi Tülek

Bozuk Fırkalar Birbirlerini Küfürle Suçlamışlardır

Vehbi Tülek

Cömertlik, Zenginde Olursa Daha Güzeldir

Vehbi Tülek

Taif Şehitlerinden Abdullah Bin Ebî Bekr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Allah’a Firar Et

Abayi Yakmak

Tüccarin Rüyasi

Adalet Ve Tevazu

"encümen-i Bîzebân"

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek