Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.621.911

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Peki Yikilmasin

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâüddîn-i Semerkandî

Alâüddin-i Semerkandi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ'da vefât etti. Meşhur "Tuhfet-ül-fukahâ" kitabında, "Sular" bahsinde uyruruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sabah Dûlâbî

Vehbi Tülek

Muhammed bin Sabah Dûlâbi hazretleri hadis âlimlerindendir. 151'de (m. 768) İran'da Rey yakınlarındaki Dûlâb'da doğdu. Sonra Bağdad'a gitti. Zamanın büyük âlimlerinden hadis riva­yet etmiştir. Kendisinden de Ahmed bin Hanbel, Buhâri, Müslim, Ebû Dâvûd gi­bi meşhur âlimler rivayette bulunmuş­lardır. Bağdat'ta 227'de (m. 841) vefat etmiş­tir. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hazret-i Ömer'in Valisi Umeyr Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Seyyid Ebû Ali Tunusî

Vehbi Tülek

Seyyid Ebû Ali hazretleri, Tunus'ta yaşamış velilerdendir. Mâliki mezhebi âlimi olup Salyâne Şehrinde zâviyesi vardı. 1256 yılında vefât etti. Hizb-ül-Latif adlı bir eseri vardır.

Ebû Ali hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Süleymân Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

bu Senedi Kabrime Koyun!

Vehbi Tülek

İmânı Kâmil Bir Mümin Olmak

Vehbi Tülek

Devlet Adamları Ve âlimler...

Vehbi Tülek

Molla Hasen Bey

Vehbi Tülek

Cennete Allahın Lütfu Ihsânı Ile Girilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

İcÂzetin Sirri

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

A'meş Ve Hanımı

Korkma!

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek