Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.547.972

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

41 - Çekirge Suyu

Sultan Murad Han zamanında Osmanlı pâyitahtı olan Bursa'da bir çekirge âfeti oldu. Her tarafı çekirge kaplamış, mahsûlleri ve çiçekleri harâb etmiş idi. Bu âfetten kurtulmak için, zamânın zirâatçılarından çâre soruldu. Yapılan bütün araştırmalardan bir netice alınamayın ca, âlimlere ve velilere haber gönderildi. Bu çekirge âfetinden kurtulma çâresinin ne olduğu soruldu. Bu haber, Çamlıdere'de yaşayan Ali Semerkandi'ye de ulaştı. Ali Semerkandi hazret leri, dağda asâsıyla çıkardığı sudan bir mikdâr Bursa'ya gönderdi. Bu suyu, zarar veren haşerâtın bulunduğu bölgeye dökmelerini tenbih etti. Suyu Bursa'ya götürdüler. Çekirge âfetinin bulunduğu bölgelere azar azar döktüler, çok kısa bir zaman içinde çekirgeler kayboldu. Mahsûller, bitkiler, çiçekler çekirgelerin istilâsından böylece kurtuldu. Bir rivâyete göre bu su, bir kap içinde yüksek bir yere asıldı. Allahü teâlânın izni ile suyun götürüldüğü yerde sığırcık kuşları toplanıp, bir anda çekirge sürülerini mahvettiler

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haram Işlemekte Olanı Söz Ile Menetmelidir

Şerefüddin Dâvûd-i Kayseri hazretleri Osmanlı Devletinin kuruluş döneminde yetişen âlim ve velilerdendir. 1261'de (H.659) Kayseri'de doğdu. İlk önce Kayseri ve çevresinde ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a gitti. Kâhire'de hadis-i şerif, tefsir ve diğer akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Bu sırada İznik'i fetheden Osmanlı Sultânı Orhan Gâzi ilk olarak yaptırdığı Orhâniye Medresesine Dâvûd-i Kayseri'yi müderris tâyin etti. 1350 (H.751) yılında İznik'te vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osman (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Aşere-i mübeşşeredendir. Üçüncü halifedir. Resûlullahın iki kızını aldığı için (Zinnûreyn) denir. Önce müslimân olanların dördüncüsüdür. [35]. ci senenin Zil-hicce ayında, Kur'ân-ı kerim okurken şehid edildi.

Sonsuz Öncelerde Yoktan Var Olmak

Vehbi Tülek

İmâm-ı Rabbânî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Rabbâni hazretleri; insanların itikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenmelerini, öğrendikleri bu bilgiler ile amel etmelerini sağlayan, insanları Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen İslâm âlimlerinin yirmi üçüncüsüdür. 1563 (H.971) senesinde Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmâm-ı Rabbâni ismiyle tanınmıştır.

Ey Nefsim! Allahü Teâlâdan Utan

Vehbi Tülek

İstediğin Gibi Yaşa Mutlaka Öleceksin

Vehbi Tülek

Ubeydullah Hayderî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kibirli Olanları Elbette Sevmez

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî

Vehbi Tülek

Talebe, Kalp Hastalığını Hocasına Söylemelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Allah’a Firar Et

Cünnetü'l-esmâ

Helvaci Çocuk

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Sakin Kalyona Binme

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek