Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.148.959

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahve İkrami

Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından üç hizmetçi kahve ikramına başlarlardı. Kahvenin soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. Stil takımları tombak, gümüş veya pirinçten yapılmıştır. Kahve ikramında ayrıca yuvarlak stil örtüsü kullanılırdı. Atlas veya kadifeden yapılan bu örtü sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemelidir. Stil takımı ve örtüsünün zenginliği ailenin varlık derecesini yansıtırdı.

İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan tepsiyi taşıyan hizmetçi, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar, ikinci hizmetçi stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, stildeki güğümden kahveyi doldurur, fincanı altın,tombak, gümüş veya porselen zarfa yerleştirir, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek misafirlere ikram ederdi. Tiryakiler kahve ile birlikte nargile veya uzun çubuklarda tütün içerlerdi.

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Bir gece Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, fener hazırlatıp saraya gitti. Saraya varınca, kapıda bulunan görevliler içeri aldılar. Pâdişâha durumu arzedilince, kendisini kabûl etti. Pâdişâhla uzun müddet sohbet ettikten sonra şu rüyâsını anlattı: "Bu gece Resûlullah efendimizi rüyâmda gördüm. Emir buyurdu ki: "Süleymân'a bizden selâm söyle; İslâmın düşmanlarıyla farz olan cihâdı niçin terk etti? Benim şefâatimden ümit bekler ve rızâmı almak isterse, İslâm askerini hazır bulundurup, İslâm düşmanlarını ihtar etmekten uzak durmasın!"

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müslüman Kardeşini Sevindirmek

Esed bin Mûsâ el-Ümevi hazretleri hadis âlimidir. 132'de (750) Mısır'da doğdu. Hadis tahsiline başladıktan sonra çe­şitli ilim merkezlerini dolaşan Esed, ta­biinden Şu'be bin Haccâc, Hammâd bin Seleme gibi âlimlerden hadis tahsil etti. 212 (m. 827)'de Mısır'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Taberî

Vehbi Tülek

Ali Taberi hazretleri, Şafii mezhebindeki tefsir, hadis, fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerinden olup, İmâm-ı Eş'ari'nin üstün talebelerindendir. 380 (m. 990) yılları civarında vefât etmiştir.

Ali Taberi hazretleri, bir dersinde buyurdu ki:

Hazreti Haris (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Allah, Milletleri Ilimle Yükseltir

Vehbi Tülek

Abdülkerim bin Atâullah İskenderi hazretleri hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'da İskenderiye'de doğdu. 612 (m. 1215)'de Kâhire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allah Korkusu Olanın Dilinden Lüzumsuz Bir Kelime Çıkmaz!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Mûsâ El-kûfî

Vehbi Tülek

Yabancı Kadından Süt Emen Çocuklar

Vehbi Tülek

Allah’tan Korkarak Günah Işlemeyenin Hâli

Vehbi Tülek

Cezûlî Ve Saliha Hanımı

Vehbi Tülek

Bundan Daha Hayırlısı Var

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah Diyen Genç

Kadin Akli

Abayi Yakmak

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek