Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.673.990

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hırs Sâhibi Her Zengin Fakirdir

Ebû Abdullah Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'de Hadramut’ta doğdu. 1253 (H.651) senesi Yemen'de Tihâme taraflarında, Dıhhî köyünde vefât etti.

Ebû Abdullah Hadramî birçok âlimden ilim tahsîl edip hadîs, fıkıh ilimlerinde büyük bir âlim oldu. Bunun yanında Allahü teâlânın sevgili kullarıyla görüşüp tasavvuf yolunda ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cenâb-ı Hak, Hazreti Âdem'in Çocukları Ile Bu âlemi Süsledi

Muhammed Zehâvî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1793 (H. 1208) târihinde Irak’ta Süleymâniye kasabasında doğdu. Süleymâniye’de ve Senendec’de medreselerde okudu. İcâzet aldıktan sonra müderris tâyin edildi. Sonra Bağdat’a gitti. 1853 târihinde Irak’a müftü tâyin edildi. 1890 (H.1308) târihinde Bağdat’ta vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahirete Eli Boş Gitmemek Için

Vehbi Tülek

Tâvûs bin Keysân hazretleri Tâbiînden, meşhur hadis âlimi ve velilerdendir. Aslen İranlıdır. Eshâb-ı kirâmdan yetmiş kişiyi gördüğünü söylerdi. Hadîs-i şerîf ilmini; hazret-i Âişe, hazret-i Abdullah İbn-i Ömer, hazret-i Ebû Hüreyre, hazret-i Abdullah bin Amr, hazret-i Zeyd bin Erkam “radıyallahü anhüm” gibi sahâbe-i kirâmın seçkinlerinden öğrendi. Kıraat ilmini, İbn-i Abbâs’dan talim etti.

Ben Şefâat Etmeyi Seçtim

Vehbi Tülek

Allah'ın Anıldığı Yerler Cennet Bahçeleridir

Vehbi Tülek

İbrâhîm bin Abdullâh hazretleri hadis âlimidir. 713'te (m. 1313) Endülüs'te (İspanya) Gırnata'da (Granada) doğdu. Burada iyi bir tahsil gördükten sonra, Kahire ve İskenderiye gibi ilim merkezlerinde giderek Şafiî ve Mâlikî âlimleriyle görüş­tü; onlardan hadis dinledi ve bazılarından hadis rivayeti için icazet aldı. 780 (m. 1378)’de Gırnata'da vefat etti. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Haydi Ibâdet Edenler Kalksın!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hubeyk

Vehbi Tülek

Yumuşak Davranmayan Hayır Yapmamış Olur.

Vehbi Tülek

Feyiz Ve Marifete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Boynu Bükük Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Kalkaşendî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

9 Evi Dolaşan Kelle

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kabahat Kilincin Midir?

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek