Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.689.520

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Osman Gazi zamanında Kumral Ebdal isminde, evliyadan bir zat vardı. Bir çok kerameti görülen bu zat, sık sık Hızır aleyhisselam ile görüşürdü. Yine bir defasında Hızır aleyhisselâm, Ebdal Kumral'a Osman Bey'den söz etti. Onun dağılmış olan müslümanları bir bayrak altında toplayacağından ve kurduğu devletin üç kıtaya yayılacağından bahsetti. Ebdal Kumral hazretleri bu genç beyi tanımıyordu. Ancak, birçok gazâda bulun duğunu ve zaman zaman gelip Şeyh Edebâli'nin zâviyesinde misâfir kaldığını duymuştu. Hızır aleyhisselâm; "O genç erin, geleceği çok ümitlidir. Kendisine bu müjdemizi ulaştır" dedi. Kumral Ebdal kendisini tanımadığını söyleyince, Hızır aleyhisselâm; "Onu, Edebâli hazretlerinin yanında bulacaksın. Şeyhe bu mevzuda bir rüyâsını nakledecektir." buyurdu.

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Fatih, Rumeli Hisarı gibi, Bizans'ın boğazını sıkacak dev eseri, üçbuçuk ayda tamamladı. Başta kendisi olmak üzere bütün Vezirler sırtlarında taş taşıdı. Dürüstlükle, harcından çalınmadan yapılan eser, 550 senedir dimdik ayakta. 17 Ağustos'ta moloz yığını olan binaların mimar ve mühendisleri bundan ders almalıdır! Çeşitli yalanlarla suçladıkları fethin babası, din ayrımı gözetmeksizin Rum, Ermeni ve Yahudilere inanç ve icrai sanat hürriyetini tattıran insandır. 52 günlük bir muhasaradan sonra, Türk askerleri İstanbul surlarından, coşkun bir sel gibi akıyordu. Bizans halkı ise, ölüm korkusu ile Ayasofya'da toplanmışlar ve gaipten bir kurtarıcı bekliyorlardı.

Habib Baba

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbinin Ürperdiği Işi Yapma

Nâsıruddin ibn-ül-Münir hazretleri fıkıh ve tefsir âlimidir. 620 (m. 1223)'de doğdu. 683 (m. 1284)'de İskenderiyye'de vefât etti. Talebelerine şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Haleb'de dünyâya gelen Hüseyin bin Ahmed el Mûsuli hazretleri, küçük yaştan itibârenilim tahsil etti. Zamânındaki âlim ve velilerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Mûsul'a gelip orada yerleşti. Zâhiri ve bâtıni ilimlerde yüksek bir âlim ve tasavvuf yolunda olgun bir veli oldu. Bilhassa Şâfii fıkhında âlim idi. İnsanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlattı. Onların dünyâ ve âhirette saâdet ve mutluluğa kavuşmaları için gayret etti. Pekçok kerâmetleri görüldü...

Tâbiînin Büyüklerinden Ebû Eyyûb-i Sahtiyanî

Vehbi Tülek

Ba'lebek Müftîsi Muhammed Tâcî

Vehbi Tülek

Muhammed Tâci, Hânefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İlk dersi babasından aldı ve daha sonra birçok âlimden ilim öğrendi. Bu âlimlerin çoğundan icâzet aldı. İlim ve evliyâlıkta yetişip, kemâle geldikten sonra, doğup büyüdüğü Ba'lebek şehrinin müftisi oldu.

Hâlid Zibârî

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Nizamülmülk

Vehbi Tülek

Nefsinin Peşine Düşenin Başına Çok Belâlar Gelir!

Vehbi Tülek

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

Saîd Bin El-müseyyeb

Vehbi Tülek

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Keramete İnanmayan Âlim

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek