Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.217.094

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyükleri, Veliler, Allah'ın Askerleridir

Bosnalı Ali Dede Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Bosna'nın Mostar kasabasında doğdu. 1598 (H.1007) yılında Sigetvar Kalesi yakınlarında vefât etti. Küçük yaşta İstanbul'a geldi. Devrin ulemâsından dersler aldı, ilmini ilerletti. Halvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Bosnalı Bâlî Efendinin halîfesi Nûreddînzâde'ye bağlandı. Uzun sene hizmetinde bulundu. 1566'da Sigetvar Seferine katıldı. Bu seferde Kânûnî Sultan Süleymân Han vefât etmişti. Oraya padişah için bir türbe inşâ edildi. Ali Dede türbedârlığa getirildi. Türbenin yanına bir de zâviye yaptıran Ali Dede, "Türbe Şeyhi" ünvânıyla tanındı. Pekçok eseri olup bunlardan Risâle fî Beyânî Ricâli'l-Gayb ve Terbiyeü'l-Merâtib ve'l-Usûl eserini yazmaktan murâdını şu sözlerle ifâde etmektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Sultan IV. Murad Han, kendi zamanındaki Şeyhlere çok hürmet gösterir ve onlara yardım ederdi. Mesela, Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Doğâni Ahmed Dede'ye hürmet etmiştir. Onu sık sık saraya davet etmek suretiyle kendisinden Mesnevi sohbeti dinlemiş ve semâ yapmalarına müsaade etmiştir. Galata Mevlevihânesi şeyhi Âdem Dede de, yine IV. Murad'ın saraya davet edip Mesnevi sohbetlerini dinlediği ve semâ yaptırdığı mevlevilerdendir.Antalya Mevlevihânesi postnişini Zincirkıran Muhammed Çelebi İstanbul'a geldiğinde IV. Murad'ın ihsanlarına nail olmuştur. Daha sonra Beşiktaş Mevlevihânesi postnişini olacak olan Çengi Yusuf Dede, IV. Murad döneminde "Gılmânân-ı Hâssa"ya alınmış mevlevilerdendir.

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet'in hocalarından Molla Gürani, padişah ile senli benli konuşacak kadar samimi idi. Onun huzurunda gayet rahat hareket eder ve vezirlere de gerektiğinde ihtarlarda bulunurdu. Bir gün padişaha, sultanların lokmalarının çoğunun şüpheli olduğunu söylemişti.

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemseddîn Timurtâşî

Şemseddin Timurtâşi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 923 (m. 1517) senesinde Filistin'de doğdu. 1004 [m. 1595]'de Gazze'de vefât etti. Vikaye kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zekâtını Vermeyenin Şehadeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde Hârezm’de Kâse köyünde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgul olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. İlim tahsilinden sonra Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesinde Kâhire’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Baş Tâcı Köle Atâ Bin Yesâr

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Bu Ümmete Hediyesi

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Cemâli Efendi Sekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İsmi Ali olup, aslen Aksaraylıdır. Memleketinde ilk tahsilinden sonra İstanbul'a gitti. Molla Hüsrev'in derslerine devâm edip, ilim öğrendi. Fâtih Sultan Mehmed ve İkinci Bâyezid Hân devrinde, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra İkinci Bâyezid Hân tarafından 1497 (H. 903)'de Şeyhülislâmlığa tâyin edildi.

Talebe Olmadıkça âlim Olunmaz

Vehbi Tülek

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

İbrâhîm Halebî

Vehbi Tülek

İbn-i Hacer-i Askalânî

Vehbi Tülek

Seyyidî Karamânî

Vehbi Tülek

Garip Göçmen Abdullah Dağıstanî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Bize Teveccüh Edin

Altıyüz Dirhemlik İp

Kabahat Kilincin Midir?

Helvaci Çocuk

Yirmi Saniyede

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek