“Genç Osman” İkinci Osman Han

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 20 Mayıs 2007

İkinci Osman Han, 1604 senesinde İstanbul’da doğdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. İyi bir terbiye ve tahsil yaptırdı. Zeki ve enerjik bir padişahtı. Bıyıkları henüz terlememiş olan İkinci Osman Han, sima itibarı ile çok güzeldi. 26 Şubat 1618 günü babasının yerine tahta geçen amcası birinci Mustafa Han’ın rahatsızlığı yüzünden tahtı bırakmaya mecbur olması üzerine Osmanlı sultanı oldu. Atılgan, cesur ve gözü pek olan bu padişah yaşasaydı “İkinci bir Fatih olurdu” diyenler vardır...

Devamını oku...

Şâfiî ve Şâzili Alvân Hamevî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 19 Mayıs 2007

Büyük velî Alvân Hamevî hazretleri 1468 (H.873) senesinde doğdu. Doğum yeri belli değildir. 1530 (H.936) senesi Cemâzilevvel ayında Hama’da vefât etti. Vaaz ettiği yerin civârında defnedildi. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır.

Devamını oku...

“Hat üstâdı” Hamid Aytaç

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 18 Mayıs 2007

Hattat Hamid Aytaç, 1893’te Diyarbakır’da doğmuştur. Hattat Amidî yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa’nın oğludur. İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb’usu hoca Mustafa Akif Efendi’den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi’den rik’a ve jandarma kolağalarından (ön yüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi’den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sagîr imamı Said Efendi’den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdü’s-selam efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür...

Devamını oku...

Hârûn Reşîd’in kâtibi Bilâl-i Ma’ribî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 17 Mayıs 2007

Bilâl-i Ma’ribî, Halîfe Hârûn Reşîd’in kâtibi idi. Bu görevde iken, sara hastalığına yakalandı. Sık sık düşüp bayılıyordu. Bu hâl ile uzun zaman dolaştı. Şeyh Muhammed Dîneverî Bağdât’a geldiğinde bir gün yolda kendinden geçmiş hâlde olan Bilâl Ma’ribî’yi gördü. Hemen paramağını ağzına götürdü ve ıslattığı parmağını ilâç niyetiyle Bilâl-i Ma’ribî’nin ağzına sürünce, ayılıp iyileşti. Bilâl-i Ma’ribî talebeliğe kabûl edilmesi için Muhammed Dîneverî’ye yalvardı. Talebeliğe kabûl edilince, Vâdı-ül-Kurâ’ya gidip yerleşti.

Devamını oku...

Şeytana secde eden âbid: Bersesisa

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 16 Mayıs 2007

İsrailoğullarından Âbid Bersesisa, halk arasında sevilen ve sayılan bir kimse idi. Şeytan onu saptırmanın yollarını arıyordu. İblis, bir gün bütün avanesini topladı ve sordu:
-Bu âbidi kim yoldan çıkarabilir? O sizi artık aciz bıraktı!
Şeytanlardan bir ifrit dedi ki:
-Onu ben fitneye düşürebilirim!
Bunun üzerine İblis:
-Haydi hemen işe başla, dedi.

Devamını oku...

Cepheden cepheye... Abdülezel Paşa

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 15 Mayıs 2007

Abdülezel Paşa, askerlik mesleğine âşık bir insandı. Çok gayretli ve çalışkan olduğu için; otuz yaşlarında subaylığa geçirildi. 1853-56 Kırım Harbinde, baştan sona bulundu. 1868 Girit İsyanının bastırılmasında görev aldı. 1872’de Sırbistan ayaklanmalarının bastırılmasında dillere destan kahramanlıklar gösterdi. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinde, Plevne Muharebelerindeki hizmetlerinden dolayı, Tuğgeneralliğe yükseltildi.

Devamını oku...

“Kerem sâhibi olan Allaha kavuştum!..”

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 14 Mayıs 2007

Ebû Ali Dekkâk hazretleri, ilmi âlimden öğrenmeyi teşvik ederdi. Bir gün buyurdu ki: “Kendiliğinden yetişen ağaç, yaprak verir. Fakat meyve vermez. Verse de tatsız olur. İnsan da böyledir. Hocası olmayan kimseden hiçbir şey hâsıl olmaz. Ben söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Bu anlattıklarımı hocam Nasrabâdî’den öğrendim. O, Şiblî’den, o da Cüneyd-i Bağdâdî’den öğrendi. Bizim büyüklerimize olan hürmet ve tâzimimiz o kadar fazlaydı ki, hocamın huzûruna gideceğim zaman, mutlaka gusül abdesti alıp, ondan sonra giderdim.”

Devamını oku...

Ebû Bekr Verrâk hazretlerinin oğlu

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 13 Mayıs 2007

Ebû Bekr Verrâk hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Doğum târihi bilinmemekte olup 893 (H.280) senesinden önce vefât ettiği tahmin edilmektedir. Aslen Tirmizli olup, Belh şehrine yerleşmiştir. Zamânının büyük âlimlerinden ve evliyânın meşhurlarından olan Ahmed bin Hadreveyh ve Muhammed bin Ali Hâkim Tirmizî’nin derslerinde ve sohbetlerinde bulunup kemâle ermiştir. Allahü teâlânın sevgili kuluydu. Dünyâya ve dünyâlığa aslâ düşkünlük göstermezdi. Devamlı ibâdet eder, günahlardan şiddetle sakınırdı. Velî yetiştiren mânâsında “Müeddib-ül-Evliyâ” lakabıyla anılmıştır.

Devamını oku...

Buharalı Müderris Osman Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 12 Mayıs 2007

Seyyah olarak gelen Buharalı Osman Efendi, tabiî konumu ve insanlarının cana yakınlığı dışında güler yüz ve tatlı dilli olmalarına hayran kalıp Elbistan’a yerleşir... Osman Efendi âlimdir, velîdir. Kısa zamanda kendisini sevdirir. Müderrislik (Medrese hocalığı) vazifesine getirilir. Elbistan ve havalisi çocuklarının zeki olduğu bilinmektedir. Kısa zamanda çok talebe yetiştirir. Bu yaşı küçük, ilmi büyük talebelerin ünü Padişah Dördüncü Mehmed Han’ın kulağına kadar gider...

Devamını oku...

“Ölmek için temiz bir yer arıyorum!”

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 11 Mayıs 2007

Onuncu asırda Irak’ta yaşayan büyük velîlerden olan Mimşâd ed-Dîneverî, çok zengin bir zat idi. Allahü teâlânın sevgili kullarıyla tanıştıktan sonra, bütün varlığını fakirlere dağıttı. Sonra hac için yola çıktı. Oradan ayrılırken de;
“Yâ Rabbî! Âilem ve çocuklarımı sana emânet ettim” diye duâ etti.

Devamını oku...